Bilmek istediğin her şeye ulaş

MÜZİKFOTOĞRAFSEYAHATTEKNOLOJİHUKUKEĞİTİM hakkında soru sor, yanıt ver, yazı yaz...

Abdullah Gürel
Bugün 02:10

Google vb yerlerden 5 dakikadan önce öğrenilecek şeyleri burada soru olarak sormak ne tür bir mantık ve zeka içerir? Gerekli mi?

Ya google bu konuda tartışılmaz bir seviyede ama böyle soru sorup cevap almak sizi daha iyi tatmin edebilir insanlar geliyor google da arama yapıyor web bilgileri ile kodlanmış bir yapıda sıralamada cevap alıyorsunuz burda ise düşünsenize arkadaşınıza birşey sormuşsunuz size duygularıyla karışık bir biçimde uzmanlığı yettiği kadarıyla cevap veriyor.. .
Demet Yiğit
Bugün 01:53

Doğru soruyu doğru sormak

Doğru soruyu sormak ya da soruyu doğru sormak.. Bu ikisi çok farklı şeyler olup fiile dökülebilmeleri için soruya konu olan nesne ya da durumun doğru şekilde sorgulanmasını gerektirir. Cevabını kendi içimizde ya da çevremizde kolaylıkla bulabileceğimiz soruları bir başkasına yöneltmenin anlamsızlığı ve bunun doğal sonucu olan, tatmin edici bir cevap alamama durumunun, başka bir açıklaması yoktur. Kendi içimizde ya da dışımızda yapacağımız küçük gözlem ve araştırmaların cevaba ulaşmak için yetersiz kalması halinde, anlaşılamayan durum ya da ulaşılamayan bilgi üzerinde yapılacak uzun sorgulamalar sonrasında, tüm düşünce kirliliği ve laf kalabalığı uzaklaştırıldıktan sonra yani üzerinde düşünülen konuya gerekli yalınlık kazandırıldıktan sonra, artık soru oldu demektir ve bir başkasına yöneltilebilir. Böyle bir soru mutlaka sorunun yöneltildiği kişilerde bir merak hissi uyandıracak ve kişiyi soru üzerine düşünmeye ve cevap vermeye yöneltecektir. İşte bunun adı da doğru soruyu doğru sormaktır. Ki bu da insanları gerçekten meraka, düşünmeye, sormaya, sorgulamaya ve sonuç olarak hoş bir tartışma ortamına çekecektir.
Adem Şahin
Bugün 00:37

Merak nedir? İnsanlar neden merak ederler?

Her insanın bu hayatta bi ideali ve yaşam tarzı vardır bunlara ulaşmak için bazı şeyleri merak ederler ve öğrenmek isterler birde birde duygularının ve hormonlarının istekleri doğrultusunda bazı şeyleri merak ederler bunlara istek sonucu da deye biliriz. Yani insanlar bi şeyi merak ediyosa mutlaka bunun bi sebebi vardır
Adem Şahin
Bugün 00:09

Türkiye'de artık şu değişsin dediğiniz şey nedir?

Meslek sahibi olmak için alakasız dersler görmeyelim ve çocukluğumuzu ve gençliğimizi meslek sahibi ola bilmek için uzun yıllar buyunca okullarda geçmesini istemiyorum.
Turgay Aksoy
Dün 22:24

Kitap Önerisi: Krizin Sözlü Tarihi

2001 yılında meydana gelen ve meşhur '' Anayasa Kitapçığının Atılması'' olayı ile fitili ateşlenen büyük ekonomik kriz hakkında yazılmış bir kitap '' Krizin Sözlü Tarihi ''.

10279

Ankara' da ekonomi muhabirliği yapan, Hatice Aydoğdu ve Nurhan Yönezer' in derlediği kitapta, o dönemde görev almış olan üst düzey bürokratlarla, intihara teşebbüs eden Ekonomiden Sorumlu Bakan Hikmet Uluğbay ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ile yapılmış röportajlar her alıyor. Aslında bu kitapla, koalisyon ortaklarının devleti nasıl yönetemedikleri, aralarındaki uyumsuzluk ve çekişme de dönemin tanıkları tarafından itiraf edilmiş oluyor.
Bu krizin ardından 2002 de yapılan seçimlerde, koalisyon ortakları meclis dışında kalırken, AKP iktidara gelmişti.
Kitap, aslında vatandaşın, bunca olumsuz olaya rağmen neden AKP' den vazgeçemediği ve koalisyon ihtimali ortaya çıkaracak seçeneklerden neden kaçındığı konusunda fikir veriyor. Ayrıca krizin anayasa kitapçığı atılmasa da çıkacağı dönemin yetkilileri tarafından belirtiliyor. Dipnot Yayınevinden çıkan ve 2007 basımı olan kitap 464 sayfa.
Çiğdem Çelik
Dün 20:47

Evde beslemeye en uygun köpek cinsi hangisidir?

Avcı kırması bir sokak köpeğini kısırlaştırdım.Bakımı için bir kaç gün evde tutmam gerekti. Bir kutuya koyup banyoya bıraktım. Sıfır eğitimli bu köpek çişi geldiğinde gidip banyo deliğine işiyordu. Özet olarak köpek sizin gözünüze bakıyorsa evinizde yaşayabilir. Hangi cins olursa olsun bir önemi yok.Onlar tahmininizden daha zeki ve saygılı hayvanlar.
Doğan Ataman
Dün 19:10

Yetişkinler neden çocuklar kadar çok soru sormaz?

Yaş ilerledikçe ilgi düşer ve düzene uyulur.
Abdulkerim Özkan
Dün 15:03

Yanlışlıkla bir sefere mahsus küflü ekmek yemenin zararı var mıdır?

Sağlıklı bir insan küflü ekmek yediğinde herhangi bir sorun olmaz . Fakat midesinde gastrit, ülser veya hasar varsa küflü ekmek ile alınan mantar küfleri (mantarların küf ve maya formu vardır) kan dolaşımına geçerek sistemik bir hastalık oluşturabilirler. İmmünsistemi sağlam kişilerde, midesinde rahatsızlığı olmayan kişilerde herhangi bir sorun oluşturmaz. Fakat buradan küflü ekmek yiyebiliriz algısı oluşmamalıdır.
Abdulkerim Özkan
Dün 14:53

Kronik ağrınız var mı? Ağrınız size ne demek istiyor?

Kronik Ağrı(3-6 Ay Devam Eden Ağrı) Akut ağrı vücuttaki herhangi bir rahatsızlığı beyine iletirken, kronik ağrıda ise beynin konturolu dışında kendiliğinden oluşur. Sinir hücreleri ağrı olmayan yerden ağrı sinyalleri gönderebilir.
Ağrı türlerine göre 3 ayrı grüpta ağrı vardır.
Çevre Ağrı: Sinir sisteminin verdiği ağrı (trigeminusneuralgie)
Santral Ağrı: Sürekli ağrı, beyin kanamasından sonra örneğin
Yansıyan Ağrı: Burada içerideki herhangi bir organdaki problemin deri üzerinde yansıması olarak görülür.
Kronik Ağrı nasıl oluşur?
Sinir hücreleri beyine sürekli ağrı sinyalleri göndererek metabolizmayı değiştirir. Sinir hücresi sürekli uarı gönderirken beyinde gereki uyarıyı artık yapamaz. Bu nedenlede hücre tepki alamadığından sinyal gönderme merkezi oluşturur. Bu hattalı sinyali göndermeyi durdurmak ve ağrı göndermeyi durdurmak gerekir.
Kronik ağrı nasıl anlaşılır?
Ağrının sürekliliği ve eğer ağrının şekli değişir kendi kendine bağımsız hareket etmeye başlarsa o zman kronik ağrıdan bahsedilir. Bu kronik ağrı 3-6 ay gibi bir zaman sürerse o zaman kronik ağrı oluşur. Ağrının temel ortaya çıkışı gibi olmaz veya sürekli devam eder.
Kronik ağrı türleri:
  • Belağrısı:Belfıtığı veya sinir köklerinin sıkışması gibi
  • Başağrısı:Migren veya gerginlik başağarısı gibi
  • Romatizmalı ağrılar: Artirit, fibromiyalji
  • Nevralji:yüz felçi, zona hastalığı gibi
  • Ur ağrıları: Beyin uru, kemik urları gibi
  • Deformasyon ağrıları:Artroz, osteoporoz gibi
  • Fantom ağrısı: Amputasyon gibi

Kronik ağrı nasıl teşhisedilir?
Kronik ağrısı olanların %60'ı doktor tedavisi görmektedir. Kronik Ağrı kişiden kişiye ve ağrının türüne göre farklılıklar gösterir ve bazen teşhisi oldukca detaylı bir araştırma sonucu ancak anlaşılabilir. Kronik ağrının tedavisi zaman alan bir tedavidir.
  • Ağrının teşhisi için
  • Fiziksel muayene
  • Sinirsel muayene
  • Ortopedik araştırma
  • Gerekli olursa beyin tomografisi ve EKG gerekli olabilir.
  • Aidozun teşhisi

Kronik ağrılar nasıl tedavi edilebilir?
Kronik ağrı rahatsızlıkları olan hastaların, çok yönlü olarak sebebi araştırılmalıdır ve hastalığa hangi faktörlerin etki yaptığı vede hangi tür bir kombinasyonlarla tedaviedilebileceği araştırılamalıdır. Kronik ağrının vücut üzerinde yaptığı fiziki ve psikolojik etkileri vede kişinin sosyal çevresi araştırılmalıdır. Kronik ağrılara karşı sürekli ilaçlar kulanılır ve bu ilaçlar rahatsızlığın ağırlığına karşı 4 katogoride elealınır.
Alıntı. . .
Abdulkerim Özkan
Dün 14:51

Polikistik Over Sendromu olmak çocuk sahibi olmaya engel midir?

Polikistik over sendromu (PCO), yumurtalıklarda birçok küçük iyi huylu kist oluşmasıyla beliren bir hastalıktır. Yumurtalıkta oluşan ve kist olarak adlandırılan bu organizmalar yumurtalıkların çevresine yerleşmiş çok sayıda yumurta hücresidir. Bu hücreler ultrasonda özel bir görüntü oluşturmaktadırlar.
Polikistik over sendromu genel anlamda 35 yaş ve altında bulunan yaş gruplarını tehdit etmektedir. Genç kızlarda da görülebilmektedir. Yumurtalıklarda bulunan kist ile karakterize olarak meydana gelen hormonal bir problemdir.
PCO,hipofiz bezinden salgılanan LH ve FSH hormonlarının anormal şekilde üretilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu, kadınlarda düzenli olarak yumurtlama olmamasına neden olur (bazıları düzenli olarak adet görürken, bazıları ise yılda yalnızca birkaç kez adet görebilir. ). Yumurtlama düzensizliğinin sonucu olaraksa erkeklik hormonunda bir artış gözlenir. "LH'daki artış overde erkeklik hormonu üretimini artırır. Salgılanan bu erkeklik hormonları (androjenler) yağ dokusunda östrojene dönüşmekte, bu östrojen LH üretimini artırmakta ve bir kısır döngü ortaya çıkmaktadır. Bu kısır döngü kilo kaybı ya da yumurtalıkların baskılanması gibi etkenlerle kırılabilir. Yine kilo fazlalığına bağlı olarak insüline karşı bir direnç ortaya çıkmakta ve sonuçolarak hormonal denge bozularak yine bu kısır döngüye ulaşılmaktadır. "


Tedavisi
Tedavi şekli bebek sahibi olmak isteyenlere göre değişim gösterir. Bu tedavide aşama aşama giden bir tedavi yöntemi uygulanır. Eğer başvuran kişi çocuk sahibi olmak istemiyorsa yapılacak birkaç tane uygulama vardır. İlk öncelikli olarak adet düzensizliği sorunu çözülür. Uzun süre adet görmeyen kadınlarda östorojenin etkisi ile rahim kanseri riski de artar. İkinci aşama ise tüylenmenin önüne geçmektir. Tüylenmenin önüne geçmek için antiandrojenler kullanılır. En iyi yöntem ise doğum kontrol haplarıdır. İnsülin direncine bağlı olarak gelişen kilo problemini de düzenlemek gerekmektedir. Hastaya uygulanan diyetler ve egzersizler en başarılı tedavi yöntemleridir. Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda ise, kişinin insülin direncini ayarlamak ve yumurtlamasını sağlamak gerekir. Polikistik over sendromu hastalığına sahip bazı kadınlarda haplarla yumurtlama oluşturuluyor ve çocuk sahibi olabiliyorlar.
Alıntı. . .
Abdulkerim Özkan
Dün 14:47

Çaydan, kahveden, çorbadan, bitki çayından aldığım su neden yeterli gelmiyor da, bir bardak su ancak susamışlığımı gideriyor?

Öncelikle susamak nedir ?
Ağırlığımızın % 50 ila % 60 inin su olmasına rağmen insan vücudunun içecek şeye ihtiyacı vardır.Gerçekte, yetişkin bir insan terlemeyle bir günde yaklaşık olarak 600gram su kaybeder. Bunun dışında, idrarla kaybedilen su miktarı da l litreye yakındır. Dolayısıyla, kaybedilen bu su miktarını karşılayacak ölçüde su almamız kaçınılmaz bir şeydir.
Öte yandan, su halinde içsek de içmesek de gene su alırız. Vücut sindirimi yaptığında, hemen her gün 200 ile 300 gram arasında su sağlamış olacaktır. Fakat bu işlem, kaybettiğimiz suyu karşılamağa yetmez. Vücudun su dengesini sağlamamız şarttır. Dengenin yokluğu halinde, vücudumuz daha fazla suya ihtiyacı olduğunu belirtir.Susuzluk da bunun sinyali, belirtisi , başka türlü söylemek gerekirse, vücudun suya ihtiyaç duyduğunun açık seçik işaretidir.
Ağızdaki kuruluk, çok kimsenin düşündüğü ve inandığı gibi susuzluğun sebep olduğu bir durum değildir.Boğazdaki kuruluk gibi, bu da başka nedenlerle olabilir. Sinirlilik (asabiyet), aşırı yorulma, salya ifrazında yavaşlama söz konusu kuruluğu yaratabilir. Biraz dinlenme veya bir dilim limon, ağzımızdaki kuruluğun geçmesine, kaybolmasına yetecektir.
Buna karşılık, salya ifrazı normal olabilir. Mideniz, dolaşım halindeki kanınız, mesaneniz yeteri kadar suyla doludur. Gene de susuzluk hissedebilirsiniz. Sözgelimi bir tezgah başında birkaç su harici içecek tüketen bir kimse, içtiklerine rağmen susuzluk duyar. Bunun nedeni arasında yediği şeyler (fıstık, badem vs.) olabileceği gibi örneğin meyva suyu ile aldığı organik maddelerde onun susuzluk duymasındaki nedendir.
Dolayısıyla, susuzluğun kanımızdaki tuz miktarında bir değişime bağlı olduğunu, bundan kaynaklandığını söyleyebiliriz. Kanımızda belirli ölçüde tuz ve su vardır. Herhangi bir değişimle tuz miktarının ağır basması, dengenin sağlanması için su ihtiyacını yani susuzluk duyurur.
Beynimizde bulunan bir "susama merkezi" de hemen gerekli uyarmayı yapacaktır. . .
Ismail Barış Salman
Dün 12:17

Anksiyete bozukluğu sebebiyle kullanılan Atarax ve Paxera çok uyku yapıyor ama bu ilaç tedavisi şart. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İlacın uyku sürenizi artırması istenilen bir etki değilse (yani uykularınızı düzenlemek için de verilmediyse) bu ilacın bir yan etkisi olabilir. Bu durumda doktorunuzla tekrar görüşüp yan etkiler konusunda onu bilgilendirmek ve ilacın yeniden düzenlenmesini istemek uygun olacaktır.
Rukiye Koksal
Cmt - 12:06

Saygınlık puanım neden artmıyor?

100 kişiye sorulmuş sorunun en popüler cevabını bulursan o zaman saygınlık puanını alırsın.. .
Abdullah Gürel
Cmt - 02:51

Aslında Oyun İçinde Miyiz?

Bebekler üzerinde yapılan testleri, deneyleri vs bilimsel çalışmalar vardır.Aslında burda hepimizin bu evreden geçtiği bir süreç olan oyun oynama süreci aslında emeklemeden baba veya anne demek için geçen zamanda şimdi geldiğimiz süreçte aslında herşey bilinçaltımızda bir oyun olarak mı sergilendi oluştu ve bizi bu hale getirip bizi bir oyun sanatçısı mı yaptı bilinmez ama benim felsefem de, yapılan deneylerde bebekler oyun olarak yaklaştığı bu olaylara oyunsal bir mantıkta yine cevap veriyor, başta dediğim gibi hepimiz saklambaç oyunundan bir çok oyunlar ile hayatın emeklemesinden sıçrama dönemine kadar büyük bir süreçten geçtik aslında demek istediğim konu bebek iken oyun ile tanışıp bilinçaltına yerleşen bu oyun düşkünlüğü bizi yaşadığımız zamanda bu oyun sürecinden mi geçiriyor? Bebekler üzerinde yapılan bir oyun temalı en son testte bebeklerin Ahlak Felsefesi yada Ahlak yapısı o zamanda var mıdır sorusuna aranan cevaptı cevaplara gelecek olursak bebeklerin Ahlak yapısı o zamanda olduğuydu konuyu pek saptırmadan gelecek olursam bebek iken başlayan oyun sevdamız geldiğimiz süreçte merak duygumuzla bizi törpülüyor törpülenen bu duyguda insan merak ediyor ve bir şeylerin cevaplarını buluyor aslında bebek iken yaptığımız oyun sürecindeki gibi araştırma fikir yürütme gündelik olayları kullanma pratik zekayla olayları çözme. Düşünsenize bir metro veya otobüse bineceğiz bir bilet alırız veya kart doldururuz kartı sisteme öttürdükten sonra geçer yerimize otururuz... Acaba bebek iken gelen bir oyun duygusuyla mı bunları yaparız ?
Abdullah Gürel
Cmt - 00:22

Kaybeden insanlar mıdır yoksa duygular mı?

Kaybeden insanlardır duygular silah mermiler ise bizi kaybettirmeye meyilli sevdiklerimiz
Seyda Kartal
Cum - 23:18

Hayatın size dayattığı hangi düşünceye karşı yoğun bir savaş içinde olduğunuz yada ona hiç boyun eğdiğiniz oldu mu?

Biraz komik olabilir fakat hayatta hep ikizimsiz kıyafet alamama içgüdümle savaştım ta ki ayrı düşene kadar.. Sonra farkettim ki bazı ayrılıklar ne kadar hüzün barındırsada insanda ne büyük olgunluklar bırakıyormus
Seyda Kartal
Cum - 23:13

Çay, kahve içilen bir mekanda ne gibi özellikler (küçük bir kütüphane vb. ) olmalıdır?

Mekan insanı içine alabilmeli, sonucta amac cay icilen oturulup dinlenilen bir mekan.. Bu tarz çözümlerde kendini mekana dahil et mesela ben hayal ediyim suan 4 duvar icindeyim duvar soguk, uzak terim oldu bana yumuşatmalıyım ahsap olsa mesela (ki farklı sistemlerlede çözülünebilinir) oturma alanina ihtiyacım var rahat mobilyalar olmali fakat uykumu getirecek rahatlikta değil sandalye uzeri hafif puf bana yeterli ortamı bana bagdastiricak bir seyler arıyor gözüm; bir kitap, bir dergi, bir renk, bir muzik, tablo veyahut bitkiler tabi bu mekani yaratanada bağlı.. Mekanda bosluklar olmali; açısı, yeri, konumu tabiki sana bağlı belki yukardan bir açıklık belkide kitap okuyanlari dusunecegim soldan ışığı alacağım bir açıklık ve düzen yani kısaca diyorum ki mekanın mimari kurallarını oluştururken mekanda yaşa, mekanı sev, mekanla bütünles gerisi zaten gelicektir :) hatta aklına öyle fikirler gelicek ki iclerinden secim yapmakta zorlanıcaksın, burdada analizler sonucu mimari acıdan ortama en uygun olanı secmeye calısacaksın, mimarlık bir tutkudur bunu yaşa ve özgün ol :)
Daha fazla göster

INPLOID NEDİR?


DAHA FAZLA BİLGİ
şifremi hatırlat
Sosyal hesaplar ile  Giriş Yapın