Bilmek istediğin her şeye ulaş

Burhan Çetinkaya, 

Yazılım Geliştirme Uzmanı

software developer @inploid , ceit @YeditepeUni , interested in #bodybuilding #happiness

Mayıs 2016

Burhan Çetinkaya bu yanıtı beğendi:

Aft için en iyi ilaç hangisidir?

Kenacort faydalı olur ama ağzınızda çok sık aft çıkıyorsa çok sık kortizon kullanmak sakıncalı olabilir.  özellikle ilk çıktığı bir-iki gün içinde Tantum Verde sprey veya Kloroben/Farhex/Klorhex sprey günde birkaç kez aft üzerine sıkılarak kullanılarak enfekte olması önlenebilir. böylece daha hızlı iyileşmesi sağlanabilir. yemeklerden önce sıkılırsa (klorhex hariç) lokal olarak ağrıyı keseceğinden yemek yemeyi de kolaylaştırır.

aftın malesef kesin bir çözümü yok ama sıklığını azaltmak için stresten olabildiğince uzak durup beslenmenize dikkat edin :) çünkü aftlar bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda çıkar..
Mayıs 2016

Burhan Çetinkaya bu yanıtı beğendi:

Quora ile inploid'i kıyaslar mısınız?

Quora'nın veya inploid'in özgün bir fikir olup olmaması beni hiç ilgilendirmiyor. Ne kadar faydalı olduğunu düşünürüm. Quora'daki cevaplar daha çok işin ehlinden gelir. Barack Obama'dan tutun Jimmy Wales'a kadar kendileriyle ilgili sorulara cevap verenler var. inploid'e daha yeni kayıt olup bilgi akışına baktığınızda "yok kardeşim öyle bir şey" gibi bir cevapla karşılaşabilirsiniz. Quora'daysa bazı cevapları gördükten sonra "Acaba maaşlı mı çalışıyorlar? " fikri gelir aklınıza. Tabi kullanıcıların sahip olduğu üslup da çok güzel. Bir süredir kullanıyorum beni rahatsız eden hiçbir şey ile karşılaşmadım. Tabi bu biraz kişiden kişiye değişebilir ama amaç saldırı olmadıktan sonra herkes her şey hakkında soru sorup yorum yapabilir. Quora'nın dünya genelinde olması ve hemen her yerden cevaplar gelmesi de güzel bir özelliği.

inploid ise Türkiye'de çoğu web sitesinden daha faydalı ve kullanışlıdır. Yine de cevapların geneli tatmin edici değil. Daha güzel cevapların bilgi akışında ön sırada gözükmesiyle ilgili bir algoritma geliştirilebilir. Güzel sorular sormayı ve güzel cevaplar vermeyi teşvik edici ekstra şeyler yapılabilir. Yine de bu biraz bizim kültürümüzle ilgili, nerede olursak olalım biz biziz.

Eğer kendi açımdan düşünürsem inploid'in benim için en güzel yanı Türkçe olmasıdır. Daha rahat bir şekilde daha çok şey hakkında konuşabiliyorum bu şekilde.
Mayıs 2015

Burhan Çetinkaya bu yanıtı beğendi:

Nesne tabanlı programlamaya neden gerek duyulur?

Öncelikle programlamanın gelişimine bakmak gerekiyor. Önceleri kod içindeki dallanmalar için goto ve benzeri deyimler kullanılıyordu. Daha sonra prosedürel teknikle program parçacıkları fonksiyonlarda yazılmaya ve çağrılmaya devam etti. Nesne yönelimli programlama ise sadece bir teknik değil, yaklaşım şeklidir. Nesne yönelimli yazılım tasarımı yapılır. Sonra bu tasarım ilgili tekniklerle kodda uygulanır.

4 temel prensibi vardır.
  • Çok biçimlilik (Polymorphism)
  • Soyutlama (Abstraction)
  • Miras alma (Inheritance)
  • Sarmalama (Encapsulation)

Neden gerek duyur sorusuna cevap değil bunlar ama giriş niteliğinde. Temel olarak sebebi ise kod boyutunun artması, yazılan kodların tekrar kullanılabilirliği ve ekip şeklinde çalışmaya kolaylık göstermesi temel sebepleridir.

Bir programlama dilinde OOP (Nesne yönelimli programlama) tekniklerini biliyor olmak, OOP yazmak anlamına gelmez. Siz gidip klasik fonksiyonları bir veya birden fazla sınıf içerisine alıyorsanız bu OOP değildir. OOP'nin bir düşünce yapısı vardır.

Mesela miras alma ve çok biçimlilik çok önemlidir. Nedir bu miras alma? Temel olarak bir sınıfın diğer bir sınıf veya sınıflardan özellikler veya metotlar miras almasıdır. Örneğin tarihi Türkçe tarih formatına çeviren bir metodunuz var. Bunun dahil olduğu tarih sınıfını miras alan bir sınıf yazarsanız bu metodu da kullanabilirsiniz. Yani kod tekrarını önlemiş olursunuz. Bu fonksiyonel programlamada da vardır ama çok biçimlilik yoktur. Örneğin tarih sınıfınızda gün artır diye bir metot olsun ve tarihe belirlenen günü eklesin. Siz miras aldığınız sınıfın bu metodunu ihtiyaca göre değiştirebilirsiniz. Yani komple tarih sınıfını alırsınız ama gün artırma metodunun üzerine yazabilirsiniz (overriding). Örnek olarak gün artır dediğinizde artık bu metot, verilen günün iki katı günü tarihe ekleyebilir. Ama dikkat edin, eski sınıfta bir modifikasyon yapmadık.

Sınıflar gelişmeye açık, değişime kapalı olmalıdır. Yani tarih sınıfını miras alan 10 sınıf varsa ve siz tarih sınıfını değiştirirseniz, bunu miras alan sınıflarda da değişim yapma ihtimaliniz olabilir.

Sarmalama (Encapsulation) kavramına da değineyim. Mesela bir veritabanı sınıfınız var ve bunun hata şeklinde bir özelliği var. Siz bu özelliğe dışarıdan erişimi kapatabilirsiniz. Yani bir sınıf bu sınıfı miras alsa da hataya direkt erişim sağlanamaz. Bu mantıklıdır, çünkü veritabanı hatalarını işlem yapan metotlar üretir. Siz gidip durup dururken hataya "olmadı bea" yazamazsınız. Eğer yazarsanız bu sınıfın log tutan sınıfla etkileşimini bozabilir, loglara tanımlanamayan hatalar yazdırabilirsiniz.

Sonuç olarak OOP, kod tekrarını azaltan, geliştirme sürecini verimli kılan, takım çalışmasına kolaylık sağlayan bir programlama paradigmasıdır. Ekrana "Merhaba Dünya" yazdırmak için OOP yapmak zorunda değilsiniz. İhtiyaç duyduğunuzda kullanabilirsiniz. Tabi Java, C# gibi diller tamamen OOP yönelimlidir. Temel veri tipleri bile nesnelerle ifade edilmiştir. Ama genel olarak OOP yapmak belli bir tasarım ve kodlama sürecini beraber gerektirir.
Mayıs 2015

Burhan Çetinkaya  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları

Kendi otomobilini üretemeyen ülkeye borç verip otobanlar yaptırırız. Sonra onlara arabalarımızı satarız. Sonra bankalarını satın alırız. O bankalardan halka ucuz krediler verip daha çok araba almalarını sağlarız. Böylece verdiğimiz o krediyi arabamızı satarak geri alırız, hem de faiziyle. O ülkeye dünya bankası ya da kardeş kurumlardan kredi ayarlarız. Ayarlanan kredi "ASLA" o ülkenin hazinesine gitmez. O ülkede ‘proje‘ yapan bizim şirketlerimizin kasasına girer. Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar, dev havaalanları yapılır. Aslında insanların işine yaramayan bir yığın beton. Bizim şirketlerimiz kazanır o ülkedeki birileri de nemalandırılır. Toplum bu düzenekten hiçbirşey kazanmaz. Ama ülke büyük bir borcun altına sokulmuş olur. Bu o kadar büyük bir borçtur ki ödenmesi imkansızdır. Plan böyle işler. Sonunda ekonomik danışmanlar/tetikçiler olarak gider onlara deriz ki; "Bize büyük borcunuz var ödeyemiyorsunuz. O zaman petrolünüzü satın, doğal gazınızı bize verin, askeri üslerimize yer gösterin, askerlerinizi birliklerimize destek olmaları için savaştığımız bölgelere gönderin, Birleşmiş Millletler de bizim için oy verin! Elektrik su kanalizasyon sistemlerinizi özelleştirin! Onları Amerikan şirketlerine ya da diğer çok uluslu şirketlere satın... " Sosyal hizmetleri, teknik sistemleri, eğitim kurumlarını, sağlık kurumlarını hatta adli sistemleri ele geçiririz. Bu, ikili, üçlü, dörtlü bir darbeler serisidir.

John Perkins
Nisan 2015

Burhan Çetinkaya  bu yazıyı beğendi:

CrushMe - Multiplayer iOS Oyun

10174

Kendimiz severek oynadığımız bir ürün ortaya çıkardık. Arkadaşlarınızla ve tüm dünyayla gerçek zamanlı oynayabileceğiniz, oynaması zevkli bir multiplayer oyun geliştirdik.

iPhone'u veya iPad'i olan arkadaşlardan indirmelerini ve güzel düşüncelerini iletmelerini rica ediyorum. Şu an için tüm dünyaya açılmadı, Türkiye, Kanada ve Avustralya ülkelerinde yayında. Tahminen 2 haftaya tüm ülkelere açmış olacağız. Sizlerden ricam oyunu indirip, oynayıp geri bildirimlerinizi bize iletmeniz. Çok uğraştık ve çok da güveniyoruz oyuna ama sizlerden gelecek fikirler ile daha da geliştirilebiliriz. Mümkün olduğu kadar da paylaşıp, destek olursanız çok memnun olurum.

NOT: Kulaklık ile ya da sesleri açık oynamanız tavsiye edilir :).

Oyun tanıtım adresi:crushmeapp.com
iTunes adresi:itunes.apple.com/tr/app/crushme/id925647040? Ls=1& mt=8

Geri bildirimleriniz için info[at]lenasoftware.com adresine mail atabilirsiniz.
Sevgiler,

10174

10174

ÖNEMLİ: Bir de Microsoft yarışmasında adayız. Oylarınızla desteklerseniz çok sevinirim :) Oylamak için:
bit.ly/1E8Xmy7 (puanlama sayfası işlem yardımcısı aşağıda :))

10174
Mart 2015

Burhan Çetinkaya bu yanıtı beğendi:

İnternet girişim projesinde yazılım altyapısını yapacak ekip mi kurmalı yoksa mevcut firmalar ile mi çalışılmalı? Her iki şekilde de projenin sizden önce başkası tarafından yapılmaması için nasıl önlemler alınabilir?

Türkiye'deki kültür eksikliği hızla iyiye doğru gidiyor bu konularda. Ben fikrinizin çalınacağını düşünmüyorum. Her ne kadar ekip kurmanın uzun vadede çok doğru olduğunu düşünsem de, iyi ve profesyonel olarak bu işi yapan ve fikrinizi dış kaynak olarak sizin adınıza hayata geçirerek ekiplerin/firmaların de artık varolabildiğini biliyorum. Bir firma ile çalışıyorsanız da ekip kuruyorsanız da, kendinizi iyi hissetmek adına, fikrinizin kişi veya firmalar tarafından kullanılamayacağını ve bunun sınırlarını ana hatları ile anlatan resmi bir sözleşme ile bunu sağlayabilirsiniz.

Benim size en önemli tavsiyem, "bu iş tutar" dediğiniz fikirlere değil "ben bu işi tutturabilirim" dediğiniz fikirlere yönelmeniz. Kendi kendine tutan fikir yoktur, modeli başarıya ulaştırılabilen fikirler vardır.

O kadar çok insan ile konuşuyor ve fikir dinliyorum ki inanın herkes fikrine aşık ve onu kimse ile paylaşmak istemiyor ama iş hayatında böyle aşklara yer yok :).
Aralık 2014

Burhan Çetinkaya  bu yazıyı beğendi:

Bazı konular

Bu konuda oldukça fazla şey yazma isteğim olmasına rağmen, birden fazla nedenden ötürü bunu yapmamaya karar verdim. Aranızdan herhangi birisi; soru-cevap ve tecrübe paylaşımı üzerine büyük bir platform kurup yönetmedikçe, onbinlerce kullanıcı ile temasa geçip, yüzlercesi ile sayısız kez günün herhangi bir saatinde konuşamadığı sürece, onlarca gönüllü moderatörün tamamen gönüllü olarak sistemin ayakta kalması için nasıl uğraşabildiğini görmediği ve böylesine büyük bir sistemdeki problem ve süreçleri ilk elden yaşamadığı sürece kesinlikle bu tartışmada/tartışmalarda sonuca varamayacağımızı net bir şekilde anladım. Bu durumdan dolayı sizlerden özür diliyorum. Sizler kullanıcılarımızsınız; ve dünya elbette ki sizlerin etrafında dönecek. Elbette ki sistemde eksik olduğunu düşündüğünüz bir şeyin düzeltilmesini ya da açıklanmasını ACİLEN isteyeceksiniz ve aslında karşınızdaki çok çok küçük ekip (hele ki böyle büyük bir platformu ayakta tutan) de elbette ki robot olduğu için, size hemen, çok hızlı, ne kadar kısa zamanda olursa, hayatlarında o an ne olursa olsun dönecek ve ne istiyorsanız onu hemencecik yapacaklar. Elbette ki onlar da aslında insan değil ve bugüne kadar sürekli olarak hızlıca çözebildikleri birçok konu yanında; böyle basit bir konuyu, yaşadıkları herhangi bir dönemde hemen çözememişlerse asıp keseceksiniz. Elbette ki bunu kendinizin iyiliği için değil, platformun iyiliği için isteyeceksiniz. Elbette ki bu konularda bir şeyler yazacaksınız, tartışmak isteyeceksiniz ve o güne kadar küçük bir ekip olarak ne kadar büyük işler çıkardığını takdir ettiğiniz ve desteklediğiniz inploid ekibine, o anda “bu kadar büyük bir şirket, paranın da dibine vurdular heral, soruları görüyorlar ama yanıt vermiyorlar inanılmaz, bu nasıl iştir, bunlar şucu olmuş, yok bunlar hatta bucu olmuş, bunlar devlet olmuş, hatta faşizan olmuş, vb.” demeye hakkınız olacak. Elbette ki bu platform ile değil tamamen Google’ın etkisi ile sayfanızda görülen bir reklamdaki kadın figürlerini de espri ile karışık inploid platformuna maledeceksiniz (şaka mı gerçek mi ayırt edemedim, benim algı hatam da olabilir elbet)... Bunların hepsi bizim için kabul edilmiş durumlar.Yazdıklarımın hiçbirine hiçbirinizin alınmasını istemem. Açıkçası ben şahsen yazılanlara alınmıştım ama şu an bu konuda içim çok rahat çünkü bugün bir şeyi farkettim. Sizlerin kullanıcı olduğunuzu unutmuşum oldukça uzun bir süredir :). Bunu farkettim ve o andan beri de iyi hissediyorum.Sizleri kullanıcıdan öte olarak gördüğümüz çok uzun bir sürecin iki taraflı bir etkisi tüm bunlar. Sizleri sadece birer kullanıcı olarak görse idik bunların hiçbirisi olmazdı. Aramızda yeniler var, eskiler var, çok büyük ya da çok az olsun, sayısız emek var elbette ki (tüm bunlara inanılmaz saygı duyduğumuzu zaten her fırsatta dile getirdim) … Ama işin içinde insan olduğu sürece bunlar hayatın da platformun da bir parçası. Size yaşamdaki bu olaylarla
ilgili birkaç örnek vermek de isterim hatta. Bazen sorularınız silinebilir mesela, ya da yanıtlarınız silinebilir, ya da sorularınız anlamsız olduğu düşünüldüğü için elden geldiğince değiştirilebilir de ve belki de anlamı tamamen değişmiş olur. Bunların hepsini de aslında birer insan olan ve hayata karşı kendi bakışı, duruşu da olan, yani objektifliğinden de şüphe edebileceğiniz moderatörler tarafından da yapılabilir hatta. Elbette ki onların da hataları olur, ancak bu sistemin ayakta kalması için yaptıkları sayısız doğrunun yanında çok az sayıda hata yapıyorlar ve ben göğsümü gere gere onları sonuna kadar savunacak kadar iyi tanıyorum ve gözlemliyorum onların iş süreçlerini. Bu konudaki sorunlarınızı benimle zaten uzunca bir zamandır konuşuyordunuz ancak bundan sonra bunu da bir sisteme oturtmak istiyorum. Herkes için daha faydalı olacağına eminim de. Sistemle ilgili herhangi bir dilek, düşünce ve isteğinizi inploid’in info @ inploid.com adresine iletebilirsiniz. Yine ben göreceğim hepsini ve sizlerle temasa geçeceğim elbette ki ancak bu konudaki tek temas noktası bu adres olsun isterim. Maillerinizi hemen yanıtlayamayabiliriz ancak mutlaka döneceğimizden emin olun.

Konuyu fazla uzatmadan; yukarıda daha çok sıradan insan Serkan KÖSE kimliğim ile yazdığımı farkettiğim duygusallaşmış paragrafımı sonlandırarak, inploid platformundaki bir yönetici olarak, bu konudaki yanıtımı siz sevgili kullanıcılarımıza daha resmi olarak iletmek istiyorum şimdi.

Aşağıdaki durumlarda karar hakkı tamamen moderatörlere ve yöneticilere aittir. Bu kurallara uymayan herhangi bir içerik ilgili yönetici ve moderatörler tarafından silinebilir, değiştirilebilir ya da şikayet edilebilir.
  1. İmla kurallarına uymayan veya soru için gerekli olan “doğru ilgili konu başlığı, doğru noktalama, doğru soru cümlesi olma” gibi kriterleri içermeyen sorular.
  2. Kullanım şartlarındaki herhangi bir kuralı ihlal eden sorular, yanıtlar, alt yorumlar veya her türlü paylaşım.
  3. Sadece geyik maçlı olarak açılmış paylaşım, soru, yanıt veya içerikler.
  4. Sisteme daha önceden eklenmş olan sadece kişisel düşünce içeren ve “Düşünce” konu başlığına dahil edilerek kullanıcıların fikir beyanlarını da kurtarmaya yönelik daha önceden yaptığımız çalışma bugün itibarı ile sonlandırılmıştır. Eski içerik, indeks yapısından dolayı kalacaktır ancak yenilerine izin verilmeyecektir.
  5. Yukarıdaki maddelere ragmen ilk aşamada silinmemiş ama moderasyonda işlemi süren sorular için; moderasyon süreci tamamı ile sonlanmamış herhangi bir içerik bu süreçte silinebilir, ya da düzenlenebilir. Moderasyonun çok adımlı teknik yapısı nedeni ile bu soruların ne kadar süre moderasyonda kalacağı tamamen sistemdeki online moderatör sayısı ile ilgilidir, bu süre değişebilir ancak bugüne kadar mümkün olan en kısa sürede bu süreç işlemiştir. Moderasyon süreci tamamlanmış olan içerik silindiği takdirde yanıt sahiplerine ya da soru sorana mesaj ile bildirilecektir. ÖNEMLİ bir not olarak; sistemde moderasyonu tamamlanmadan once sorunun hiçbir yerde görüntülenmemesi ve tüm süreçlerin tamamlandıktan sonra yanıta açılması daha önceden inploid içerisinde varolan bir özellik olmasına ragmen, kullanıcıların aşırı aceleci tavırları nedeni ile sorusu yayınlanmadığı için aynı soruyu defalarca sorması ve sayısız şikayetin oluşması üzerine kaldırılmıştır.
  6. Soruların benzerleri sistemde var ise silinebilir, birleştirilebilir, değiştirilebilir.
  7. Tamamı büyük harfle yazılan sorular veya paylaşımlar ile tüm kelimelerin büyük harfle başladığı sorular ve yazılar silinebilir ya da düzeltilebilir.
  8. Sistemde moderatörlerin kim olduğunu öğrenmeye yönelik sorular, yazılar, tartışmalar açmak veya paylaşımlarda bulunmak yasaktır. Moderatörler inploid’in garantörlüğünde faaliyet gösteren gönüllü inploid ailesi üyeleridir. Onlar da insandırlar ve hata yapabilirler. Kullanıcılar yapılan hataları yönetime mail vasıtası ile bildirebilirler. Yönetim gereken çalışmayı yapacaktır.
  9. Yanıtı sadece “var/yok, evet/hayır, isterim/istemem, vb.” olabilecek tüm paylaşımlar silinebilir.
  10. Sadece anket amaçlı olarak sorulan veya şık da belirtilerek girilen her türlü içerik (anket için bu işi çok iyi yapan platformlar var).
  11. Sadece geyik amaçlı olarak girilen ve sistemdeki hiçbir kullanıcıya faydası olmayacak her türlü içerik silinebilir.
  12. Reklam amaçlı olarak girildiği düşünülen her türlü içerik silinebilir.
  13. SEO amaçlı olarak girilen her türlü içerik (bu tarz içerikler için inploid’in başka bir özelliğinin devreye alınması planlanıyor, süresi net değil ama o zamana dek bu kural geçerli) silinebilir.
  14. Bir soru, sonunda soru işaretini bile hak etmeyecek şekilde, soru niteliğinde değilse silinebilir.
  15. Öğrencilerin sordukları ödev soruları ve net olarak anlaşılmayan tüm içerik silinebilir.
  16. inploid platformu bu kurallara uymamasına rağmen, teknik yapının elvermediği durumlarda, içeriği sistemde tutma hakkına sahiptir.
  17. INPLOID platformundaki kuralları değiştirme ve yeni kurallar ekleme hakkı saklıdır ve inploid yönetimine aittir.
Şimdi bu kuralları okuyunca, bu kuralları destekleyici bazı inploid yazılım geliştirmelerinin yapılması gerektiğini söyleyebilir ya da isteyebilirsiniz. Bunu da saygı ile karşılıyorum ancak bu konuda size şu tarihte bunu ekliyoruz gibi bir söz verecek durumda değiliz teknik olarak. Bunu da mazur görmenizi dilerim.Buna ek olarak; sistemde hali hazırda varolan ve silinmemiş, kurallara da uymayan içerikleri de görebilirsiniz. Bunlar teknik olarak silmiyoruz ama kullanıcılarımızın önüne bu soruların düşmesini engelliyoruz. Bunu da adım adım yapıyoruz ve bu da zaman alabilir. Bunu da belirtmek isterim.

Gelelim birkaç teknik açıklamaya. Merak edilen bazı konularda da zihinleri berraklaştırmak iyi olacak sanıyorum. Sorularınızın moderasyon işlemi tamamlandıktan sonra, "indeks problemi nedeni ile silinmemesini" emsal göstererek silinen soruların "nasıl oluyor da silindiğini" sormuşsunuz. Moderasyon işlemi tamamlanma süreci bittikten sonra indekse alınıyor da ondan. Yani bizler her sorulan soruyu hemen indeks işlemi için dizinimize eklemiyoruz. Bu yüzden bazı sorular silinebiliyor ama işlemi tamamlanmış sorular silinmiyor/silinemiyor. Bu duruma rağmen silinen sorular varsa bunları bize bildirebilirsiniz ve nerede hata yapmışız bulmaya çalışırız. Bir soru ve yanıt üzerinde; kurallara uyduğu sürece, birçok kullanıcının emeği olduğu için, moderasyon işlem süreci sonunda faydalanacaklara iletiliyor bu soru.

İkinci konu, kurallar ile ilgili yöneticilerle temasa geçen sevgili Şaman’ın yanıt alamaması konusu. Bu konuyu özellikle yazmak istiyorum çünkü bu gerçekten kişisel olarak beni rahatsız etti (mesajı bana attığı için). Sevgili üstadım; şunu söylemek isterim ki, mesajı iki ya da üç hafta önce attın sanıyorum ve listeye eklediğimizi söyledim, bu ara çok yoğun olduğumuzu ve listede çok fazla iş olduğunu da ekledim sana. Bunun üzerine bir konuşma yaptığımızı ben hatırlamıyorum (yaptıysak da atlamışım demektir). Sen ise istediğini alamadığını yazmışsın. Tam olarak istediğin şey; “şu gün ve saatte kurallar açıklansın” idi sanırım ama malesef şu an geçtiğimiz süreçte bu mümkün değil ve bu konuda elimizden gelecek bir şey de şu anda yok (bu şekilde kesin bir tarih beklentisi ile bir isteğin olmasını da sağlıklı bulmuyorum zaten eğer öyle ise). Yukarıda belirlediğim kurallara ek bazı eklemeler olması gerekiyor mesela ancak konu buralara kadar geldiği için ve gerçekten bu yazıyı yazmaya zamanım bu aralar olmamasına rağmen, kendimi zorlayarak, aldığım bazı notlardan faydalanarak taslak olarak oluşturduğum bazı kurallar ile sınırı çizmeye çalıştım. Bence sağlıklı değil ama (bu konudaki tutumu da genel olarak sağlıklı görmediğim halde) bunu yine de yapıyorum. Amacım asla olayı büyütmek değil, bunun altını çiziyorum ama bakış açımı da belirtmem gerekiyor. Bugün herhangi bir devlet dairesine SADECE BİLGİ ALMA amaçlı olarak dilekçe yazsanız bile 30 iş günü bekleme süreniz var (o da yanıt gerçekten alabilirseniz). Biz elbette ki devlet değiliz ama mübalağa yaparak verdiğim bu örneğimi de mazur görün.

Diğer bir konu da inploid ile ilgili siz sevgili kullanıcılarımızın istekleri. Bugüne kadar yüzlerce istek aldık. Birbirine benzeyenleri birleştirerek, platform kullanıcılarının genel yönelimlerini gözeterek ve aramızda konuşup tartışarak da karara bağlayıp gerçekleştirdik. Buna devam da ediyoruz. Ne var ki bazı istekler tamamen kişisel olarak o kullanıcının daha çok ihtiyacı olan şeyler oluyor ve genel kullanımda önceliği olmadığını farkettiğimizde bunu ya “daha sonra yapılacaklar” listesine ekliyoruz ya da “bir daha konuşmamız gerek” olarak işaretliyoruz yeniden dönebilmek için. Şunu eklemeliyim ki dünyadaki hiçbir platformda her istediğiniz gerçekleşmez ve sizin için çok mantıklı gelen bir iyileştirme herkes için de öyle olmaz. Bunu denemesi de bedava hatta. Bu akşam facebook’a üst menüyü değiştirmeleri için mesaj atın mesela. 1 milyarın üzerinde kullanıcısı olan facebook bu değişiklik isteğini ancak yüzdelik dilimde daha fazla yer kapladıkça hayata geçirmek için daha çok çaba sarfedecektir ya da dikkate alacaktır. Sistem büyüdükçe ve kullanıcı sayısı arttıkça istekleriniz genelin içinde matematiksel olarak küçülüyor malesef (ancak biz yine de hepsini değerlendiriyoruz buna emin olun). Yapacağız dediğimiz her şeyi mutlaka yaparız, yapmamıza engel bir durum oluşursa da o durum oluştuğu anda bilgilendirme yaparız. İsteklerinizi değerlendiriyoruz ama makine değiliz. Kaldı ki; inploid’in geçirdiği sayısız değişikliğe ve geliştirmeye bakarsanız aslında sizlere ne kadar kulak verdiğimizi de anlamış olursunuz.

INPLOID, platform olarak elinden geleni en iyi şekilde yaptı, yapıyor ve yapacak. Hepinizin memnun olmayacağını elbette ki biliyoruz. Herkes memnunsa zaten yeterince iyi bir iş yapmıyoruz demektir.

Sizlerle karşılıklı olarak platformun yararına bir sonuç çıkardığımız bir süreç yaşadığımızı düşünüyorum. Bunun ötesindeki her şey kişiselleştirmeye açık olacaktır. Buna ise gerek yok.

Unutmayalım… İnsanın olduğu her yerde hata da vardır.

Sevgiler,
Aralık 2014

Burhan Çetinkaya bu yanıtı beğendi:

Yıllardır bolca emek verdiğimiz inploid'in soru ve yanıtları neye göre sildiğini bilmek istemez misiniz?

Merhabalar herkese öncelikle benimde bu konuda söyleceklerim var. Sitenin yaklaşık 3 senelik üyesiyim emekten bahsedecek olursak benimde çok fazla paylasimim olmuştur. Ülkenin her türlü durumunu hiç bir sansür yemeden burda yazdığım, içimden gelen her şeyi yazdığım çok yazım vardır. Bu güne kadar tek bir sorum ve yanitim silinmedi. Burda hepimiz bildiklerimizi paylaştık, bilmediklerimizi araştırıp birbirimize aktardık ve bu böyle de devam ediyor. Hangi platform da bu kadar özgür oldugunuzu bir düşünün? Iki gün üst üste yazdığınız şeyler facebook arkadaşlariniz tarafından çok sıkıcı bulunup sizi arkadasliktan cikaracakken biz burda birbirimizi tanımadan her düşüncenizi okuyup buna birde kendi fikrimizi katiyoruz. Yapılan yorumların çok nankorce olduğunu düşünüyorum bu site için arka planda ne kadar özverili çalışıldığını yakınan tanıma şansı yakaladim. Sorulan Afedersiniz saçma sapan sorularınızın bile bir kenarından tutulup kullanıcıya red gelismesin diye duzeltigini, siteyi daha kolay nasıl kullanıp fikirlerinizi ortaya koyabilceginizi düşünen, bunun için yıllarını ortaya koymuş bir avuç insanın başarısını insanlara hiç bir şey katmayacak bir sorunun silinmesi yüzünden harcamanizi anlayamıyorum.. Ayrıca dip not : hayattaki duruslari bu kadar kararlı ve kaliteli insanların elinden çıkan bir siteyi kullanıyorsunuz.. Çok sevdiğim ve takip ettiğim Saman in yaptığı yorumuna çok üzüldüm.
Aralık 2014

Burhan Çetinkaya bu yanıtı beğendi:

Yıllardır bolca emek verdiğimiz inploid'in soru ve yanıtları neye göre sildiğini bilmek istemez misiniz?

Öncelikle herkesten rica ediyorum, biraz sakinlik. Olayı biraz detaylı incelemek ve aydınlatmak için bazı bilgiler vererek başlayalım.

Silinme zamanına göre son silinen 100 soru (gizli/anonim sorular hariç) ve bu soruların aldığı yanıt sayısı ve ayrıca soruyu soran kullanıcılar aşağıdaki şekildedir.

Sizden ricam lütfen listeyi dikkatlice inceleyiniz ve silinmesinin yanlış olduğunu düşündüğünüz kaç tane soru var bir düşününüz. Bunu düşünürken bazı kriterlerden bahsedeyim yeri gelmişken.

Öncelikle bir soru,mükerrer olduğu için silinebilir. Eğer mükerrer olan soruların her ikisi de yanıt almış ise, bunlar birleştirilerek tek hale getirilebilir.

Bir soru,çok fazla yazım hatası içeriyorsa ve anlam eksikliği var ise silinebilir. Mesela aşağıda şöyle bir soru var; "bana acil deney lazım çünkü 1. Olursam tablatle laptop alıyorum:)"

Not; yazım hataları moderasyonda düzeltilebilir ancak bazen soruyu soran kişinin anlatmak istediği düşünceyi değiştirmemek adına bunu yapamıyoruz. Çünkü, bunu yaptığımızda "sorumu neden değiştirmişler, ben bunu sormamıştım" şeklinde şikayetler geliyor.

Bir soru,soru değil ise silinebilir. Mesela aşağıda şöyle bir soru var; "Galaxy note 4"

Bir soru, soran kişinin eğlence çabası ya da fazlaca geyik ise silinebilir. Mesela şöyle bir soru var; ""Ceviz getireyim yersin" sözünden ne anlıyorsunuz? Bu soruyu herkes anlayabilir mi? "Beni benden alırsan seni sana bırakmam" sorusuna bile cevap verenler varken bu soruya cevap vermemenizi şimdiden şiddetle kınarım... Ceviz cümlesindeki felsefeyi açıklayınız.. " sağolsun guzinturhan bizleri hiç rahat bırakmıyor soruları ile :)

Bir soru,şikayet aldığında silinebilir. Buna şu an örnek veremem ancak şikayet konusu soru ve şikayet edenin rahatsız olduğu noktalar dikkate alınarak silinme ile sonuca bağlanabilir.

Bir soru,hakaret, küfür, aşağılayıcı kelimeler, kişinin sadece kendi düşüncesini, reklam ve bunlara benzer sakıncalı şeyler içeriyorsa silinebilir.

Bir soru,sürekli olarak aynı kişi tarafından yukarıdaki sebeplere dayalı olarak ve genel kullanımı bozmaya yönelik biçimde soruluyor ise silinebilir. Yani buradaki durum şudur; örneğin sevgili guzinturhan tarafından sorulmuş sorulara baktığımızda tablo şöyle:

[guzinturhan]: "Ceviz getireyim yersin" sözünden ne anlıyorsunuz? Bu soruyu herkes anlayabilir mi? "Beni benden alırsan seni sana bırakmam" sorusuna bile cevap verenler varken bu soruya cevap vermemenizi şimdiden şiddetle kınarım... Ceviz cümlesindeki felsefeyi açıklayınız..
[guzinturhan]:'Bir bakireden beklenmeyecek sürpriz kaltaklık yetti canıma sarraflık' cümlesini felsefik, sosyolojik ve psikolojik açıdan açıklayabilecek misiniz?
[guzinturhan]:Yani sen İstanbul'sun ya da İstanbul'un kokusu vb sinmiş üstüne. İstanbul parçalarında neden İstanbul var ve ben neden İstanbul deyince gözlerim doluyor ve unutamıyorum?
[guzinturhan]:İnploidde tanıdığınız ağzı yayık bir şamar oğlanı var mı, varsa ismi nedir?
[guzinturhan]:Buranin modetörü kim
[guzinturhan]:Bir toplantida sikıntidan patladiginizda naparsiniz ?
[guzinturhan]:Bir toplantida sıkıntıdan patlamak uzeresiniz naparsiniz :)
[guzinturhan]:Bir toplantida sıkıntıdan patlamak uzeresiniz naparsiniz :)
[guzinturhan]:Kalbinizde kac gül kuruttunuz?


İşte sorun da burada başlıyor sanırım. Şimdi bu tabloya baktığımda, ben şöyle düşünüyorum; burada oluşturulan içeriğin sadece size değil başka insanlara da faydalı olabilmesi için bir mekanizma gerekiyor. Hatta zaman zaman bu mekanizmanın iyi olmasından dolayı memnuniyet belirtiyorsunuz. Şimdi ise hayal edin ki her önüne gelen yukarıdakine benzer sorular sorarsa burası sizce nasıl bir yer olurdu?

Örnekse örnek buyurun, sevgili cevahircakir diyor ki "inploid benim sorularımı sansürlüyor, bu uygulama faşizandır". Tarih sırasıyla kendisinin sorduğu ve silinen soruları;

[cevahircakir]: Ben gerçeğim ya siz gerçek misiniz ??
[cevahircakir]:Seviyorsan git elini tut bence halay çekersiniz olursa olur olmadı bi çay içersiniz derken?
[cevahircakir]:İnploid benim soruları sansürlüyor! Bu faşizan uygulamanın sizce bir mantığı var mıdır, doğru mudur

Ayrıca, aşağıdaki listeye bakınca, moderasyon tarafında nelerle uğraştığımızı da bir miktar anlamanızı rica ediyorum. Listenin devamında bazı açıklamalar yapacağım, lütfen okuyunuz.

===================================================================
Kendinize ait, içerisinde bloğunuzun ve takipçilerinizin olduğu bir web siteniz olsun istermiydiniz ?
0 YANIT gustobilisim

"Ceviz getireyim yersin" sözünden ne anlıyorsunuz? Bu soruyu herkes anlayabilir mi? "Beni benden alırsan seni sana bırakmam" sorusuna bile cevap verenler varken bu soruya cevap vermemenizi şimdiden şiddetle kınarım... Ceviz cümlesindeki felsefeyi açıklayınız..
4 YANIT guzinturhan

'Bir bakireden beklenmeyecek sürpriz kaltaklık yetti canıma sarraflık' cümlesini felsefik, sosyolojik ve psikolojik açıdan açıklayabilecek misiniz?
5 YANIT guzinturhan

insanlar neden karsısındakine kötü davranırken bir başkasından iyilik bekler ?
1 YANIT AYSGL

Bugüne kadar Orhan Pamuk un ve Elif Şafak ın kaç tane eserini okudunuz ?
0 YANIT omerkomurcu

Yani sen İstanbul'sun ya da İstanbul'un kokusu vb sinmiş üstüne. İstanbul parçalarında neden İstanbul var ve ben neden İstanbul deyince gözlerim doluyor ve unutamıyorum?
1 YANIT guzinturhan

yağmur kar bulut ve dolu arasındaki benzerlikler
0 YANIT sasasasaas

Birkaç gündür sağ tarafta çıkan Travel Girls reklamları hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu kızları davet etsek gelip bizde mi kalıyorlar? ☺
0 YANIT chamacon

eğer para kazanmak gibi bir derdiniz olmasaydı, ne ile meşgul olurdunuz?
0 YANIT ozgeekupeli

Kadın/erkek ilişkileri ile ilgili sorulardan sıkıldığımı hissediyorum peki ya siz kadın/erkek ilişkileri ile ilgili sorulardan sıkıldınız mı, neden?
2 YANIT devrimdeniz

Seçme şansınız olsa hangi zaman diliminde yaşamak isterdiniz?
4 YANIT HECTOR
Seçme şansınız olsa hangi zaman diliminde yaşamak isterdiniz ..
0 YANIT HECTOR

Okuyacağınız son kitap, sarfedeceginiz son sözcük , göreceğiniz son kişi (ruhunuzu alacak olan değil :) ), bulunacaginiz son yer, son şarkı ve aşık olacağınız son kişi cevaplar sizi nasıl bir duyguya sürüklüyor ne ne olurdu?
2 YANIT omerkomurcu

Galaxy note 4
0 YANIT ismailkacmazer

Mustafa Sarıgül Vatikan'ın emri ile İBB adayı oldu diyenlerin, tayyibin ak Sarayın açılış ziyaretini PAPA hazretlerine (!) yaptırması arasındaki çelişkiyi anlamak için bir insanın ZEKİ olması gerekli midir?
1 YANIT hakkan

midyatweb(nokta) com/yazarlar/tuba-ceker/dobo-suryani-yemegi-midyat/156/
0 YANIT tubaceker

Ask nedir
0 YANIT zekiye2

bana acil deney lazım çünkü 1. Olursam tablatle laptop alıyorum:)
0 YANIT yagmur5

bu sitenin moderatoru kim? 0 YANIT belgisaygi
bu sitenin moderatoru kim? 0 YANIT belgisaygi

Bir daha dünyaya gelecek olsanız nerede veya hangi zamanda doğmak isterdiniz?
4 YANIT belgisaygi

Kapısı kapalı ve saatte 100 km hızla giden bir otobüs düşünün. Siz koltuğa sabitsiniz ve gözünüzün önünde yer değiştirmeyen bir sinek uçuyor. Klima açık veya kapalı olabilir. Camlar ve kapılar tamamen kapalı.
1 YANIT vildirivizzik

Tam iç dünyanız kararmışken nasıl kendinize gelirsiniz acaba hı?
0 YANIT sirayet

Doğru yada yanlış nedir? Yanlışla gunah ayni kavramlar midir? Degilse yanlis neden gunah olmaz. Ornegin; Acliktan olmek uzere olan evsiz ve parasiz bir cocugun bir markete girip konserve calmasi dogru mudur yanlis midir? Calmak olumsuz bir eylem ise ve cocugun sadece karnini doyurmak icin hirsizlik yapmasi yanlis ise dogru olan nedir? Tabi bu yanlis ise gunah midir degil midir?
0 YANIT mutlutesaduf

Kader kismet diyoruz. Hoş, peki sizce insanin kaderi bir midir? Evet sayi ile 1 midir sadece? Lakin insan kaderini kendi cizer klişesini de goz onune alirsak insanin kendi insiyatifiyle yonlerdigi kaderi tartismaksizin bir de Allah`in bize yazmis oldugu kaderi konusacak olursak insanin aslinda bir suru kaderi oldugunu ve anlik kararlarla aslinda herseyi her an degistirebilecegini varsayabilirmiyiz? Copcu birini dusunun (Asagilama olarak algilaanmasin-Itibar duzeyi) Copcu olmasi kayitsiz sartsiz Allahin takdiri midir? Degil ise kendi takdiri midir?
0 YANIT mutlutesaduf

Alaaddin sihirli lambasindan çıkıp : sadece bir süper güç edinebilme hakkın var dese seçimin ne olurdu?
2 YANIT omerkomurcu

Doğru yada yanlış nedir? Yanlışla gunah ayni kavramlar midir? Degilse yanlis neden gunah olmaz. Ornegin; Acliktan olmek uzere olan evsiz ve parasiz bir cocugun bir markete girip konserve calmasi dogru mudur yanlis midir? Calmak olumsuz bir eylem ise ve cocugun sadece karnini doyurmak icin hirsizlik yapmasi yanlis ise dogru olan nedir? Tabi bu yanlis ise gunah midir degil midir?
0 YANIT mutlutesaduf

Doğru yada yanlış nedir? Yanlışla gunah ayni kavramlar midir? Degilse yanlis neden gunah olmaz. Ornegin; Acliktan olmek uzere olan evsiz ve parasiz bir cocugun bir markete girip konserve calmasi dogru mudur yanlis midir? Calmak olumsuz bir eylem ise ve cocugun sadece karnini doyurmak icin hirsizlik yapmasi yanlis ise dogru olan nedir? Tabi bu yanlis ise gunah midir degil midir?
0 YANIT mutlutesaduf

Günümüzde yaşayan Türk yazarlar
0 YANIT nazliyildirim

Hava durumu tahminleri nasıl yapılıyor?
0 YANIT Caimsun

Parse error: syntax error, unexpected ')' in /home/a6931709/public_html/CreativePlayer/themes/default/functions.php on line 5
0 YANIT selimayaydin

Merhaba benim 2 sorum yayından kaldırılmış. Benzer bir soru yokken, kaldırılmasının Nedeni nedir?
1 YANIT anildogan

Arkadaşlar telefon almayı düşünüyorum ama bir türlü karar veremiyorum.Galaxy note 4, LG G3 ve HTC M8 arasında gidip geliyorum. Yarımcı olursanız sevinirim
1 YANIT ismailkacmazer

Sizce ortaokul 5. Sınıf zor mu?
0 YANIT omercelikel

Acaba neden ellerde olduğu gibi ayak parmaklarının birer adı yok?
3 YANIT belgisaygi

Günlerdir geçmek bilmeyen mide ağrısına var mıdır bi'çare? 0 YANIT devrimdeniz
Günlerdir geçmek bilmeyen mide ağrısına var mıdır bi'çare? 1 YANIT devrimdeniz

Adnan Oktar'a bir soru sormanız gerekseydi, o soru ne olurdu?
3 YANIT anildogan

Çocukluk hayalleriniz nelerdi?
3 YANIT anildogan

İnploidde tanıdığınız ağzı yayık bir şamar oğlanı var mı, varsa ismi nedir?
1 YANIT guzinturhan

bir kahraman olmak istediniz. Bu hangisi olurdu? ( film karakteri, çizgi film karakteri... ) :)
0 YANIT nedimalpsecgel

En çok sevdiğiniz sarılar?
2 YANIT anildogan

Php de oturumlar konsunu ve header konusunu acces veritabanı olay yordamlarını ve acces sql kodları bilen var mı
0 YANIT serdarakar1994

En iyi hava durumu veren xml web servisleri hangileri
0 YANIT KUYUCUOGLU

Orf ve adetlerlere gore evlilik hazirliklarinda , kiz tarafi 'yatak odasini', erkek tarafi diger esyalari aliyormus..... Peki namusuna bu kadar duskun olan bir ulkede, Yatak odasinin kadin tarafindan aliniyor olmasi bir gonderme midir? Neden mutfak veya salon takimini degilde, yatak odasini alir?
0 YANIT Minerva

1000000 lira kazanmak için 1 milyon kişiden 1 er lira yada 100 bin kişiden 10 ar lira almak için nasıl bir yol izlersiniz?
1 YANIT anildogan

Yahu ne dir ne değildir ? Bu durum hissetmeleri? Sanal alemde almış başını gidiyor.Yeni bir akım başladı da bizim mi haberimiz yok açlık tokluk sevgi eksikliği fazlalığı sancılı keyifli durumlar diş ağrıları boyun tutulmaları hayır yani face den durum güncellemelerine hissiyata göre cevap mı geliyor
0 YANIT tcnesimesakrak

Babasız büyümenin eksileri nelerdir?
5 YANIT eskiz

Şair Hasan PULUR “Hadi ordan hain-i vatan sümüklü cenabet' sözleriyle neyi ima etmektedir?
3 YANIT devrimdeniz

Ödenmeyen Fatura? 0 YANIT neverwalkalone
Dil Nasıl Ortaya Çıkmıştır? 0 YANIT aydintanis

Ölüme yakın uykulardayım cümlesinden ne anlıyorsunuz?
2 YANIT guzinturhan

11. Sinif öğrencisiyim hala idealimdeki mesleği bulabilmiş degilim ve artık bir hedef belirlemem gerektiginin farkindayim , tavsiyeleriniz ?
0 YANIT baharsalici1

Tercih etme hakkınız olsaydı. Dünya da hangi canlı türü olmak isterdiniz.
0 YANIT bedirhanoguz

Bir sevgiliye alınacak en güzel kitap sizce nedir? Aklımda o kadar seçenek var ki secemiyorum :)) )
0 YANIT seydakrtll

günlük hayattan buharlaşmaya örenekler süblimleşmeye örnekler kırağılaşmaya örnekler katıya örnekler
0 YANIT ozgegurel

Sosyal sınavına gireceğim. Sizce nereden çalışabilirim?
0 YANIT tuanaberfintur

merhaba arkadaşlar, ben şu anda makinada okuyorum 10. Sınıfım bu sene iki seçeneğim var ya teknik resim yada cnc fakat bölümümden memnun değilim. Teknik resim olabilir bu arada teknik liseyim ben. üniversitede bölüm değiştirme gi bir hakkım söz konusumu sayın arkadaşlar lütfen cevap yazın bekliyorum
1 YANIT mehmetkutlu

inploid nasıl kullanılır, nasıl popüler kullanıcı olunur? 1 YANIT hepinizgibi
inploid nasıl kullanılır, nasıl populer kullanici olunur 0 YANIT hepinizgibi
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende

İstatistik Frekans Sınıf Sayısı Sınıf Limiti 0 YANIT ebb

Ask denilen sey bir kere mi oluyor :) 0 YANIT guzinturhan

Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende
Ağrı tarifi nasıl yapılır, yapılmalıdır? 0 YANIT nazende

İnploid benim soruları sansürlüyor! Bu faşizan uygulamanın sizce bir mantığı var mıdır, doğru mudur
7 YANIT cevahircakir

Emc bilişim kampanyaları sayesinde projelerinize daha uygun fiyata daha fazla değer katmak ister misiniz?
1 YANIT emcbilisim

Seviyorsan git elini tut bence halay çekersiniz olursa olur olmadı bi çay içersiniz derken?
2 YANIT cevahircakir

Buranin modetörü kim 0 YANIT guzinturhan
Eniştenin baldızı ile çok fazla ilgilenmesi doğru mudur? 57 YANIT MehmetAktas
Bir toplantida sikıntidan patladiginizda naparsiniz ? 0 YANIT guzinturhan
Bir toplantida sıkıntıdan patlamak uzeresiniz naparsiniz :) 0 YANIT guzinturhan
Bir toplantida sıkıntıdan patlamak uzeresiniz naparsiniz :) 0 YANIT guzinturhan
Kalbinizde kac gül kuruttunuz? 0 YANIT guzinturhan

Hastane atıklarının en tehlikeli kısmını oluşturan besiyerieri vb. enfeksiyöz atıklar; buharla sterilize edildikten sonra rahatlıkla kentsel atıklarla birlikte gömmeye gönderilebilir. Bu ifade doğru mudur yanlış mıdır ?
0 YANIT abdulkerim

Bin odanız olsa odalarınızı nasıl döşerdiniz? 0 YANIT chamacon

deneme.. 0 YANIT dodgegtscharger

Ben gerçeğim ya siz gerçek misiniz ?? 1 YANIT cevahircakir

Cübbeli Ahmet Hoca Atatürkçü olsaydı saygı duruşuna kalkmayanların kafalarını be yapardı?
0 YANIT aslanoz

Kişi diş fırçası olduğu halde neden dişlerini fırçalamaz? 0 YANIT devrimdeniz
İç mimarlik olmak icin izlenmesi gereken yol nedir ve bu meslek hakkinda dusunceleriniz neleedir???
0 YANIT hilalkacr

ALMANYA 1 dünya savaşında niçinTÜRKİYE nin yanında yer aldı çıkarı neydi.
1 YANIT ademsahin

Ben 100 e 100 bi duzlemde calisma yapacam hangi malzemeyi secmeliyim mimarlarr :)
0 YANIT kadircanaydinl

Ben 100 e 100 bi duzlemde calisma yapacam hangi malzemeyi secmeliyim mimarlarr :)
0 YANIT kadircanaydinl

===========================================================

Sevgili Şaman, öncelikle yazdığın bazı şeylere hem üzüldüğümü hem de kırıldığımı belirtmek istiyorum. Senin buradaki varlığın ve emeğin bizim için elbette önemli. Her kişinin emeği için de aynı düşüncedeyim. Fakat yazdığın şeylerde çok haksızlık ediyorsun bence.

"Benim kanaatim inploid akapeci yatırımcı buldu ve onun siteyi kurtaracağını umuyorlar ama yanılıyorlar. Dikta yönetimi sürerse biz olmayacağız... "
"Yok abi ne serti, inploid de senin gibi düşünüyor, her bir kullanıcıyı harcamaya hazırlar... "
"Sadece benim değil hepimizin emeklerini harcıyorlar, yokmuşçasına. Yazılı emeğe değer vermez bir site oluyor burası ama doğru dürüst fotoğraf ve video paylaşım özelliği de yok ki... "


Bunlar kesinlikle çok çok yanlış değerlendirmeler, bence ayıp ediyorsun.

Düşünsene dostum, çok basit bir örnek vereyim sana; hangi internet sitesinin kurucusu TeamViewer ile senin bilgisayarına bağlanıp, site ile ilgili fotoğraf yükleme sorununu çözmeye çalışırdı?

Pekala, bazı teknik veya kullanım sorunları var haklısınız. Fakat bu sorunları sizlerle beraber listeledik ve ilerliyoruz. Her defasında söylüyorum, ilerliyoruz ve düzeltiyoruz. Biraz zaman alıyor bazı şeyler ancak devam ediyoruz. En azından devam etmek istiyoruz.

Umarım yazdıklarım herkese faydalı olur.
Kasım 2014

Burhan Çetinkaya  yeni bir  gönderide  bulundu.

Ekim 2014

Burhan Çetinkaya  yeni bir  gönderide  bulundu.

Token Based Authentication using ASP.NET Web API 2, Owin, and Identity - Bit of Technology

Part 1 of 2 where I'll cover using token based authentication by using ASP.NET Web API 2, Owin middleware, and ASP.NET Identity, the API will support CORS so it can be consumed from any front-end application
Ekim 2014

Burhan Çetinkaya  bu yazıyı beğendi:

Fiyatlandırmanın Psikolojisi

Bu yazıda okuduğum bazı makalelerden yaptığım derlemeler ve yaptığım bazı çevirilerin de desteği ile fiyatlandırmanın psikolojisi üzerine bazı noktalardan bahsedeceğim.

Akademisyenler, tüketicilerin farklı fiyat politikalarına tepkisi üzerine sayısız inceleme yapmışlar. Ortaya çıkan önemli bulgulardan birisi de fiyatlardaki noktalı rakamlı küçültücü oynamalar bizim daha ürünü almadan pazarlık yaptığımız hissini uyandırdığıdır. Fiyatlandırma konusunda Amerika'daki şirketlerin %15'i düzenli olarak araştırma yapıyor ve çalışmalar da gösteriyor ki fiyat üzerindeki küçük oynamalar dahi şirketin karlılığını %20 artırabiliyor ya da azaltabiliyor.

Örneğin; üst-düzey bir yazılımı 1.000 TL yıllık bedel ile SAAS (Servis olarak sunulan yazılım (Sofware as a service - SaaS) nedir?) olarak satmaya çalışıyorsunuz diyelim. Bu rakamın mantıklı olduğunu insanlara göstermek için yazılımınızın sayısız üstün özelliklerinden bahsediyorsunuz ve potansiyel müşterilerinize bu yazılımın diğerlerinden ne kadar iyi olduğunu göstermeye çalışıyorsunuz ve buna rağmen de istediğiniz kadar satış yapamıyorsunuz. Peki aynı ürünü, aynı fiyatı gözeterek, günlük 3TL'ye sattığınızı söylerseniz ne olur? Bir kahve fiyatına bu süper ürünü satmış olursunuz kullanıcı gözünde. Daha küçük fiyatlandırma yapmak (fiyatı bölmek) beyin için daha kolaydır. Çalışmalar gösteriyor ki yüksek fiyatlar beyindeki bazı nöral devreleri aktive ederek, kullanıcıda (pazarlığı) kaybettiğine dair hisleri tetikliyor. Günlük 3TL'nin aslında yine yıllık 1.000TL'ye eşit olması beyin tarafından düşünülen şey olmuyor.

Bir başka örnek de, fiyatlandırma etiketlerine eklenen bazı kelimeler ile ilgili. Carneige Mellon Üniversitesi'nde yapılan bir çalışma ile DVD kiralayan bir marketin fiyat etiketi üzerindeki yazıda küçük bir değişiklik satışları %20 artırmayı başarmış. "5 dolar kiralama bedeli ile" yerine, "5 dolarlık küçük bir kiralama bedeli ile" yazılarak eklenen "küçük" kelimesi bu satış artışını başaran. 5 doların zaten küçük olduğunu düşünüyor olabilirsiniz ancak buradaki mevzu "küçük" kelimesi ile beyinde alışverişi gerçekleştiren tetikleyicinin, bu rakamın fayda sağladığını düşünerek alımı tetiklemesi. Reklamlarda bu kelimeleri sık sık görmenizin nedeni de işte bu gerçekler. Steve Jobs ile ilgili ilginç bir fiyatlandırma hikayesini de buraya ekleyeyim. 2010 yılında ilk iPad'i tanıttığında, daha önce hiç iPad satın almamış olan ve fiyatı konusunda hiçbir fikri olmayan kitle ile karşı karşıya olan Jobs onlara şu soruyu yöneltti: "Bunu kaça satalım?". Hemen sonrasında şöyle devam etti: "Uzmanlara sorsak bunu 1000 doların altında bir rakama satalım derlerdi, ki bu da 999 dolar demek oluyor :)". Bu andan itibaren kalabalığın kafasında bu yeni rakamı sabitledi ve ardından da "ancak kaça satıyoruz biliyor musunuz? Sadece 499 dolara" diye ekleyerek herkesin aslında kafasında gerçekleşen bir pazarlığı satıcı olmadan sonlandırmayı başarmış oldu. iPad'i olması gerekenin yarısı fiyatına satın alıyorduk :).

Özetle, fiyat karşılaştırmasını kullanıcıların kendi kafasında kendi kendilerine yapmalarına izin vermemek gerekli. Müşteriler, kendi başlarına iPad'i, örneğin, iPhone ile karşılaştırsalardı ürünün zaten çok pahalı olduğu sonucuna kendi kendilerine varabilirlerdi -ki bu iyi olmazdı. Jobs, bunun yerine, onların, iPad'i yarı fiyatına aldıklarını düşündükleri bir üst fiyatla karşılaştırmalarını sağlamış oluyor.

Aşağıdaki TED videosunda Dan Airely de ilginç bir fiyatlandırma konusundan bahsediyor ki bu da online alemde çok yapılan bir şey aslında:



Dan Airely, yaptığı bir çalışmada; online bir dergi için aşağıdaki 3 fiyatlandırma önerisini sunuyor:
  1. Online üyelik: $59
  2. Sadece basılı dergi: $125
  3. Basılı dergi ve online üyelik: $125
İkinci seçenek size çok saçma gelmiştir eminim. Neden aynı fiyata hem online üyelik hem de basılı dergi alabilmek varken sadece basılı dergiyi seçeyim? Dan Airely, MIT'deki öğrencileri ile bir dizi test yaptı ve onlara yukarıdaki üçlemeden hangisini seçeceklerini sordu. Sonuç beklendiği gibiydi:
  • 16% online üyelik.
  • 0% sadece basılı dergi.
  • 84% basılı dergi ve online üyelik.
bu tablodan 2. seçenek çıkarıldığında deney sonuçlarında ilginç bir durum gerçekleşti:
  • 68% sadece online üyelik.
  • 32% sadece basılı dergi.
Sadece 2 seçenek sunduğunuzda insanlar daha ucuz olana yöneliyorlar. İkinci seçenek ise bir amaç içeriyor. Daha iyi bir anlaşma. Müşterilerinize onların henüz farkında olmadıkları daha iyi bir anlaşma önerin :).
Siz de kendi işinizde farklı fiyatlandırma seçeneklerini benzer etkileri de gözlemleyerek ölçümlemelisiniz. Bazen aslında hiçbir anlam ifade etmeyen bir seçenek bile sizi bir adım öteye taşıyabilir. Elbette ki seçenek sayısını çok da fazla artırıp kullanıcıları boğmadan. Bunu söyleme nedenim ise aşağıdaki paragrafta.

Markette bir reyonda aynı ürünün sayısız farklı seçeneğine bakıp hangisini alacağınıza karar vermek için dakikalar harcadığınız olmuştur sanıyorum. Bu durum çok fazla seçenek ile karşılaştığımızda başımıza gelen "seçenek yüklemesi" anlarında gerçekleşir. Araştırmacılar bu fenomeni de incelemişler (sağolsunlar) . Çalışmada, müşteriye 24 farklı çeşit reçel sunduklarında sadece %3'ü satın alma yaparken, seçenek sayısını 6'ya düşürdüklerinde satın alma oranı %30'a yükselmiş. Yani seçenek sayınızı olabildiğince düşük ve net tutmaya gayret göstermelisiniz.

Meşhur 0,99 mevzusuna gelince :). 2,99 rakamsal olarak 3'ten sadece 1 kuruş daha azdır ve aslında neredeyse 3'tür ama beynin sayıları işleme yönteminden ötürü aslında daha iyi bir fiyatlandırmadır. MIT burada da iş başında ve bu kez başka bir deneyde bir mağazanın fiyat kataloğundaki ürünleri baz alarak 3 farklı katalog hazırlamışlar. Buna göre fiyatı X kadar olan bir ürünün fiyatını X, X+5 ve X-5 olarak 3 farklı kataloğa yansıtmışlar. Rasgele seçtikleri tüketicilere de bu 3 farklı kataloğu dağıtarak postalamışlar. Örneğin bir katalogda 39 dolar olan bir elbise diğer kataloglarda 34 dolar ve 44 dolar olarak görünmüş.

Sonuçlar şaşırtıcı: fiyatların son basamakları 9 ile biten ürünlerde, diğerlerine oranla %40 haha fazla satış yapıldığı test edilmiş. Evet, aynı elbise :). Yazar burada fiyatın 9 ile bitmesinin etkisini gözardı etmeyin diyor.

Burada bir konu daha var. Rakamlarınız yüksek ise fiyat yazımı ile ilgili bir ipucu var. Bu ipucu daha çok Amerika için geçerli sanıyorum çünkü büyük rakamların okunma yapısı ile ilgili. Örneğin ürün 1599 dolar ise bunu "1,599 dolar" olarak yazmak ile "1599 dolar" olarak yazmak arasında da bir fark oluştuğu gözlemlenmiş. Amerika'da bu yazımlardan ilki "bin beş yüz doksan dokuz dolar" olarak okunurken, diğeri (ikincisi) "on beş doksan dokuz" olarak telaffuz ediliyor. Burada da okunması uzun süren fiyatların daha pahalı olduğuna dair beyin aldanmamız devreye giriyor ve ikinci yazım şekli beynimizde her zaman daha pozitif yaklaşım yapmamızı sağlıyor. Bu da diğer bir bulgu. İlginç bulgulardan diğer bazıları ise şu şekilde:
  • Menülerindeki fiyatlardan dolar simgesini ($) silen bir restoranda insanların daha çok para harcadığı saptanmış (25$ yerine 25). Elbette ki web sitenizde bunu yapmanız sorun yaratabilir ama bunun için de alttaki maddeye bakın derim.
  • Başka bir çalışmada da satış fiyatını küçük fontlarla yazmanız gerektiğine air bir bulgu var. İçgüdüsel olarak beynimiz fiziksel büyüklük ile sayısal büyüklük arasında bir bağlantı kuruyor ve fiyatın büyük yazılması o fiyatın aslında yüksek olduğuna dair de bir his uyandırıyor. Yani daha büyük fontlar bize pahalı bir fiyatı çağrıştırıyor.
  • Son olarak da; indirim dönemlerinde yapacağınız indirim rakamlarının, hesaplaması kolay rakamlardan seçilmesi üzerine. Fiyatı 10TL'den 8TL'ye indirmek gibi bir amacınız varsa ve bunu duyuracaksanız indirimi direkt bu şekilde duyurun. 10TL'den 7,99'a indiriyoruz şeklinde yazmak beynimizde daha uzun bir hesaplama gerektirdiği için 8 daha iyi bir anlaşma demek oluyor, ve elbette ki daha ucuz algısı :)
Kendi işinizde bu çalışmalar ile ilgili denemeleri siz de yapabilirsiniz. Online bir iş ile ilgileniyorsanız işiniz daha da kolaylaşıyor. Kampanya dönemindeyiz diyerek fiyatın kullanıcı davranışlarına yansımalarını ölçümleyebilir, stratejinizi bunun üzerine kurgulayabilirsiniz.
Ekim 2014

Burhan Çetinkaya  bu yazıyı beğendi:

iş hayatı

Merhaba. Ben 27 yaşındayım, adım b. Evde oturmayayım diye 5 yaşında anaokuluna başladım. Evde oyun oynasam ya da doya doya televizyon izlesem ya da en güzeli sabahtan akşama kadar mahallede koştursam da olurdu ama anaokulu diye bir kurum vardı ve ailem oraya yolladı. Yine ben 5 yaşında sıkıntıdan okuma yazmayı çözmüştüm ama ilkokul diye bir şey yaratıldığı, beş yıl boyunca çocukları oyalamak için bir bina yapıldığı için oraya gönderildim. İlkokul birinci sınıfı bitirdiğimde basit bir şekilde matematik anlatmayı beceremeyen babam sayesinde iki bilinmeyenli denklem çözebiliyordum. İlkokulun beş yılı boyunca acayip sıkıldım. Bu beş yılda defalarca dizimi kanattım, blok fülüt çalmayı öğrendim, bir kere gözümü yardım, kabakulak ve su çiçeği geçirdim, düzgün olmayan yazımı bir türlü düzeltemedim. Onun dışında çok sıkıldım. Bir de evde ailemin dinden hiç bahsetmemesi fakat okuldaki çocukların sürekli "allah karanlıktaki karıncayı bile görür" demesi yüzünden paranoyak oldum. Bir ara babamın düşüncelerimi okuyabildiğini düşünüp yaramazlık yapamıyordum. Ha bir de ilkokul beşte harket enerjisinin ısı enerjisine dönüşümünü anlatmak için kaydıraktan kayan ve poposu yanan çocuk örneğini verdiğim için dayak yedim.

İlkokul dört ve beşinci sınıflarda anadolu lisesi sınavına hazırlandım. Çünkü iyi iş bulabilmek için iyi üniversiteye gitmek, iyi üniversiteye gidebilmek için de iyi liseye gitmek gerekiyordu. Çocukluğumu ders çalışarak geçirdim. İlkokuldan sonar hazırlık okudum. Bak o güzeldi. Sonra ortaokul ve lise. Bozulmayan sırayla ve aynı kelimelerle selçuklular, osmanlı ve cumhuriyet tarihleri öğrendim. Liseden mezun olduğumda ikinci dünya savaşı hakkında hiçbir şey bilmediğim gibi birinci dünya savaşı da benim için bir sırp milliyetçisinin frand ferdinand'ı öldürmesinden ibaretti. Bol bol dua ezberledim, saçma sapan matematik problemleri çözdüm, üçgenin iç açılarını ve dış açılarını ezberlemem yetmiyormuş gibi onyedigenin bir dış açısını hesaplayabiliyordum. Blok fülüt çalmaya devam ettim. Sandıktan takla attım. Mercekte kırılan mum ışığının iz düşümünü buldum filan. Bunlar hep iyi bir üniversite ve akabinden gelecek iyi iş hayatı, bol para içindi.

Hayatımın en ergen yıllarını ders çalışarak geçirdiğim için manyak bir ergen oldum. Çılgın gibi test çözdüm. Trigonometri, türev, integral öğrenmeye çalıştım. Beceremedim çünkü çok sıkılıyordum. Üniversiteyi kazandım. İlerde iyi bir iş bulabilmek için anorganik kimya dersini geçmem gerekiyordu ve bunun için periyodik cetveli ezberledim. Sonra sülfürik asitle elimi yaktım. Bir keresinde organik kimya laboratuarında astım krizim tuttuğu için profesörden azar işttim. Haklıydı, astımım varsa niye bu bölümü okuyordum? Ama kimya bölümünde ne okunur, kimya mezunu ne iş yapar bilmeden o bölüme girmiştim işte. Zar zor mezun oldum üniversiteden, tca siklusunu ve karbondioksitin molekül orbital şemasını çizmeyi ezberleyerek.

Yaşım 24'ü bulduğundan artık ne iş yapmak istediğimi biliyordum ve yüksek lisansa başladım. Genetik bölümünü kazandım, kanser çalışmak için heyecanla okula gittim tezlerin dağıtıldığı gün. Maya çalışması verdiler bana. "kanser? " dedim, "maya da iyidir" dediler. Yüksek lisansı bıraktım.

İş aramaya başladım sonra. İstanbul'da 1+1 bir ev ve sadece elektrik faturasını karşılamaya yetecek işler teklif ettiler uzunca bir süre. Halbuki ben 24 yaşıma kadar iyi bir iş bulabilmek için franz ferdinand'ı, tca siklusunu ezberlemiştim. Blok fülüt bile çalmıştım! Bari doğalgaz faturamı da ödeyebilseydim!

Bir süre sonra tüm faturalarımı da ödeyebileceğim bir iş buldum. Çünkü hak etmiştim bence. En çok sandıktan takla atarken haketmiştim! İki yıl oldu. İki yıldır allahıma çok şükür faturalarımı ödüyorum. İki yıl oldu, iki yıldır mobbing yaşıyorum. İki yıl oldu, iki yılda defalarca hıçkıra hıçkıra ağlayarak çıktım ofisten. İki yıl oldu, iki yıldır nefret ederek geliyorum işe.

Merhaba, ben b. Birkaç ay sonra 28 yaşımı bitirecek ve 29. yılımdan gün almaya başlayacağım. 5 yaşından beri iyi bir iş bulabilmek için saçma sapan işler yapıyorum, ama mutsuzluktan ölüyorum. Hem badminton oynamayı öğrendiğim hem de ikinci dil olarak öğrenmeye çalıştığım almanca ile "ich bin acht un zwanzig jahre alt" demeyi becerebildiğim halde hayatımın 2/7'sinde geç uyanabilmek ve kahve içmeye gidebilmek için hayatımın geri kalan 5/7'sinden nefret ediyorum.

Merhaba, intihar edelim mi?

Kaynak: eksisozluk.com/entry/38817812
Ekim 2014

Burhan Çetinkaya bu yanıtı beğendi:

Patent alım süreci hangi aşamalardan oluşmaktadır?

Ben de tecrübelerime dayanarak, patent başvurusu aşaması ve sonrasından biraz bahsedeyim Ersin Tüzünoğlu (@ersintuzunoglu) 'na ek olarak.

Başvuru adımında bir patent bürosu ile birlikte çalışmanızı şiddetle öneririm. Bu noktadan itibaren ise süreç şu şekilde işler.
  • Bir patent bürosuna ücret ödeyerek ön araştırma yapmasını istersiniz. Bu işlemi kendiniz de online.turkpatent.gov.tr/web/index.html ve EPO (European Patent Office / Avrupa Patent Ofisi) sitesinden epo.org/searching/free/espacenet.html yapabilirsiniz ancak bu konuda acemi olmanız size zaman kaybettirecektir. İsim ve ünvan ile arama yapmanın daha efektif yolu olan sınıfsal arama işlemlerini öğrenmeye vakit harcamaktansa patent bürosuna para ödemenizi tavsiye ederim. Onlar hem daha fazla kaynağa daha hızlı erişiyorlar hem de ayrıntılı bir rapor da sunarak hızlı bir arama da yapabiliyorlar. İyi bir patent bürosu bu aşamada bile patent başvurusu yapmanızın sağlıklı olup olmayacağı konusunda sizi durdurabilir ya da süreci devam ettirmenizi sağlayabilir. Türkiye'de birçok patent bürosu patent yerine Faydalı Model denen sadece Türkiye'ye özgü bana çok saçma gelen bir modele yönlendiriyorlar örneğin ve birçok kişi de bu korumanın kendileri için yeterli olacağı inancı ile para harcıyor.
  • Bu ön araştırmanın ardından Claim (iddia/talep) yazma kısmı geliyor. Burada da patent yazımına ait birçok kuralı öğrenmeniz gerekecektir ancak yineliyorum ki iyi bir patent bürosu bu işi de oldukça iyi anlatarak ve yazımı kendileri yaparak çözebiliyor. Patent yazımındaki bu en önemli adım süreçte sizin tarafınızda ilerleyen en çok zaman alan kısım aynı zamanda. İddia yazımı esnasındaki en önemli şey ise patenti ürününüzdeki her mekanizmaya alamayacak olmanız, yani bir patent başvurusu esnasında sadece bir mekanizmaya hedefli çalışılabilir. Mekanizma diyorum çünkü bir cihazın ya da ürünün kendisine patent alamazsınız. Sadece icat ettiğiniz yöntem/mekanizmaya patent alabilirsiniz. Bu yüzdendir ki iddia yazım aşamasında mekanizmaya alacağınız patentinize tehdit oluşturabilecek ve gelecek ile ilgili öngörülerinizi de içeren ayrıntılı maddeler ekleyerek asıl patent koruma işlemini burada gerçekleştirirsiniz.
  • Patent koruması için iddia yazımında, önce geçmişteki icatlara atıfta bulunursunuz ve patent numaraları ile refere edersiniz, sonra da sizin mekanizmanızı tanımlarsınız ve son olarak da mekanizmanızın aslında benzer hangi şekillerde gerçekleştirilebileceğini (gelecek zaman ya da şimdiki zaman) belirterek, benzer patent alımlarının önüne geçerek korumayı gerçekleştirmiş olursunuz. Bu nedenle; yineliyorum; claim (iddia) yazımındaki her şey çok önemlidir. Bazen bir kelime yüzünden dahi patentinizin koruması aşılabilir bunu da ekleyeyim :).
  • İddia yazım aşamasının başarılı olması için burada şematik ve çizimsel/şekilsel olarak da tüm iddia adımlarını resimler ile desteklemeniz gerekmektedir. Örnekler için:
Patent Hukuku

Patent Hukuku

Patent Hukuku
  • Bu aşamadan sonra artık başvurunuz ek dökümanlarla birlikte EPO anlaşmalı olan TPE'ye gönderilir. Patent süreciniz başlar ve uzun süren (yıllar alabilir) ulusal veya uluslarası patent süreçlerinde ara ara paralar ödeyerek (bazen yüklü miktarlarda) süreç tamamlanır. Bu esnada EPO'daki kayıtlı hakemler patentinize dair güncelleme, düzenleme, yeni bir atıf isteyebilir ve hepsini sabırla tamamlamalı ve takip etmelisiniz. Burada da iyi bir patent ofisi işinizi oldukça kolaylaştıracaktır.
Benim kendi düşüncelerimi de buraya eklemek isterim. Patentleme sistemi, dünyadaki büyük kapitalist firmaların mevcut teknolojiyi kendi imkanlarının ötesinde de gelişimini sağlamak için ortaya çıkardıkları bir icat olarak görüyorum. Hem kendileri bundan güçleri sayesinde faydalanabilecekler hem de teknolojik gelişimin itici gücü olduğunu da belirterek dünyanın her yerinde yeni çalışanlar yaratabilecekler bu sayede (aynı durumu farklı bir açıdan CE belgesi için de düşünmekteyim ama o ayrı bir yazı konusu). Patent ile zengin olan birkaç kişiyi hepiniz biliyorsunuzdur belki ve size; aslında kafası çalışan insanın da bundan para kazanabileceğine dair umutlar da uyandırıyor olabilir ya da projenizin çok iyi olmasından ötürü onu bu yolla koruyarak ve patentli fikri satarak para kazanmak gibi bir hayaliniz de olabilir (ya da buna benzer içinde para hayali geçen bir durum) ama bence hiç bunlarla uğraşmayın ve direkt olarak hayata geçirmeye çalışın düşüncenizi (execution). Son cümlemdeki "para, kazanmak, zengin olmak" gibi kelimelerin patent ile ne kadar da çok kullanılabildiğini siz de görüyorsunuz ve bu da bahsettiğim sistemsel durumun belki de bir göstergesidir :).

Neyse, umarım fikriniz gerçekten çok iyidir ve patent almadan hızla yayılıp birilerini dize getirecek kadar da geniş çaplıdır. Sevgiyle...
Ekim 2014

Burhan Çetinkaya  bu yazıyı beğendi:

TÜBİTAK'ın beğenmediği proje dünya birincisi oldu

Her hücresi memuriyeti yaşayan insanların bilim aşkıyla yanan bir kalbin korunu anlaması mümkün olmaz. Bilimadamı olmak başka bir şeydir doçent, profesör gibi akademik ünvana sahip olmak bambaşka. Gerçekten kalkınma isteyen bir devlet, araştırmacısının önüne bürokrasi dağları çıkarmak yerine eline dosya tutuşturduğu memurunu bilim aşığının yanına yaver kılar. milliyet.com.tr/tubitak-in-begenmedigi-p...
Ekim 2014

Burhan Çetinkaya  bu yazıyı beğendi:

Eylül 2014

Burhan Çetinkaya bu yanıtı beğendi:

Uzayda kıble nasıl bulunur?

Dünyaya doğru dönünce kıbleye dönülmüş olur. [link] bu linkten daha ayrıntılı bilgi var.
Eylül 2014

Burhan Çetinkaya bir yanıt verdi.

C#'ta, Eventlog'a yazdırmak üzere, aggregateexception kullanarak, hatanın oluştuğu satır numarasını nasıl elde edebilirim?

Aşağıdaki örnekteki gibi elde edebilirsiniz:

Örnkek:
try
{
 throw new Exception();
}
catch (Exception ex)
{
 var st = new StackTrace(ex, true);
 var frame = st.GetFrame(0);
 var lineNumber = frame.GetFileLineNumber();
}
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Facebook

796 Kişi   185 Soru

Üniversiteler (Türkiye)

2235 Kişi   175 Soru

Yazılım Geliştirme

1187 Kişi   185 Soru

Cep Telefonları

595 Kişi   224 Soru

Kadın Erkek İlişkileri

2090 Kişi   586 Soru

Bilgisayar

2531 Kişi   438 Soru

Muhabbet

2083 Kişi   2355 Soru

İstanbul

555 Kişi   196 Soru

Öğrencilik

2175 Kişi   122 Soru

Kadınlar

932 Kişi   356 Soru

Sosyal Yaşam

524 Kişi   67 Soru

İnsan İlişkileri

967 Kişi   127 Soru

inploiders

348 Kişi   165 Soru

Mekan Önerileri (İstanbul)

798 Kişi   69 Soru

Girişimcilik

3476 Kişi   358 Soru

Sinema

3102 Kişi   300 Soru

Sevgili

180 Kişi   79 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3452 Kişi   280 Soru

Meslek Seçimi

772 Kişi   93 Soru

Türkiye

910 Kişi   373 Soru

İnternet Sitesi

978 Kişi   171 Soru

İçecek

115 Kişi   52 Soru

Yazılım

2917 Kişi   548 Soru

Web Tasarım

1184 Kişi   213 Soru

Para

422 Kişi   121 Soru

İnsan Davranışları

3603 Kişi   955 Soru

Müzik

2852 Kişi   472 Soru

Dragons' Den Türkiye

396 Kişi   82 Soru

Dinler

1054 Kişi   327 Soru