Bilmek istediğin her şeye ulaş

Yüksel Tan, 

Filozof

Filozof Yüksel Tan inploid.com'da 17 soru sordu, 62 soru yanıtladı ve 8 takipçisi var.

Haziran 2015

Yüksel Tan bir yanıta alt yorum yaptı

Düşünce önemlidir. Çünkü önce düşünce gelir, arkasından duygu.
Birbiriyle bütünlesmiş olguları ayırıp önceligini degerlendirmek ne kadar dogru olabilir bilmiyorum ama ben hic bir dusuncenin duygusuz var olduğuna inanmıyorum
Haziran 2015

Yüksel Tan bir yanıta alt yorum yaptı

O zaman bu soruyu sormanıza da gerek kalmayacak, daha faydalı konularla ilgilenecek vaktiniz kalır eminim
Herkez istediği gibi giyinir. Sen başını önüne eğip yürümediğin zaman problemi kendinde arayacaksın bir zahmet.
Haziran 2015

Yüksel Tan bir yanıt verdi.

Neden kadınlar kısa etek giyer?

Herkez istediği gibi giyinir. Sen başını önüne eğip yürümediğin zaman problemi kendinde arayacaksın bir zahmet.
Haziran 2015

Yüksel Tan bir yanıta alt yorum yaptı

Neden giymesin. Giymemesi için bir sebep mi var. Üstelik giysi bu. Neden pantolun giyiyor bu erkekler sort giyse daha iyi olmaz mı demekle aynı şey. Yani aslında sorunuzu anlayamadım!
Erkeklerin onun peşinden koştuğunu, ağzı açık baktığını görünce kendini güçlü hisseder ve toplum baskısı bazen onları buna itebilir. 'Güzel olmak sadece bacağı açmakla olur, bak ben açtım sen niye yapamıyorsun' demese de insanlar, bunu psikolojik olarak bir baskı şeklinde hissettirebilirler ve buna yönlendirebilirler.
Haziran 2015

Yüksel Tan bir yanıta alt yorum yaptı

bu ikisi arasında ben de hiçbir mantık görememekle birlikte cevabı çok basit aslında çantanın çocuk için ağır olması.
Kimse bir çocuğa ebeveynleri yanındayken saldırmaz, hatta vahşi hayvanlar bile bunu yapmaz. Ebeveynlerin çocuklarının okul çantasını taşımaları ya o çantanın gerçekten küçük bir çocuk için çok ağır olmasından ya da çocuklarını çok şımartmalarından kaynaklanıyor.
Haziran 2015

Yüksel TanInsan  kişisini takip etmeye başladı

Insan , Psikolog, @insanevladi

Düşün, dinle, oku, çalış, sev, say ,güven...

Haziran 2015

Yüksel Tan bir yanıt verdi.

Geceleri ekrana boş bakmaktansa ilgilenebileceğimiz neler var?

Televizyon programlarının 12 yaş zeka düzeyine göre hazırlandığını , insanların genel eğilimlerini yönetmek , yaratmak olduğunu farkettiğimde , yayının arka fonunda bizim duyamadığımız beyinlerimizi manipüle eden beyaz ses frekansının olduğunu söyleyen yazılar okulduğumda , kimseciklere güvenmediğimden subliminal telkinlerin kullanılıp kullanılmadığına emin olamadığım için de tv yi kapattım ve sadece canımın istediği filmi koyup izlemek için açıyorum. İlgilenecek yapılacak çok şeyimin olduğunu da farkettim. Farkında olmadan saçma sapan aptallaştırıcı program dizi ve hatta haberlerini izlemek için bile yarım saatimi bile üstüne basa basa iradem dışında heder ettirdiği içinde lanet okuduğum şey haline geldi. Televizyondan sonra facebook u da kapattım. Çünkü facebook da bana hitap eden iletilerin bile nereden çıkıp benim profilime ulaştığını irdeledim. Burada da bir eğilim yaratma , eğilim yönlendirme vardı. Mantıklı gelmedi bu kadar fotomun aile yaşantımın ve hatta telefon numaramın dışardan birilerinin elinde olması . Onu da kapattım. Çok rahatım. Kamu spotu reklamı gibi oldu farkındayım.:) tam soruna cevap vermekten çok senin de yönlendirerek sorduğun soruya gönül rahatlığıyla yönlendirilmiş olarak cevap vermeye çalıştım. Gerçek soruna gelirsek bunları kapattıktan sonra ilgileneceği şeyler kişinin yetenekleri ve ilgileri doğrultusunda yolunu bulacaktır .
Haziran 2015

Yüksel Tan bir yanıt verdi.

Duygu mu daha önemlidir düşünce mi?

Hangisi daha önce oluşuyorsa o önemlidir. Yani düşünce .
Haziran 2015

Yüksel Tan bir yanıta alt yorum yaptı

Aklıma gelen tek şey bıkmadan usanmadan bu gerçekleri insanlara anlatmak.
Chemtrail, haarp, yeni dünya düzeni, tüketim toplumu, açlık, yoksulluk, kaynakların yok olması... Vs vs
Mayıs 2015

Yüksel Tan bir yanıta alt yorum yaptı

Bakınız cevap.organikfilozof.blogspot.com.tr/2011/10/b... bu yazıya başka bir alternatif ekleyebilirim. Belki beynimizi başka bir organımızla ( örn : pankreas) değerlendirirsek daha objektif bir sonuç çıkarabiliriz.
Beyin tam kapasiteyle çalışır ama onu fark ettirmeden yapar ve insan sadece küçük bir kısmının farkındadır ve daha da küçük bir kısmını yönetebilir. Beynin kullanımı konusunda 'Lusy' filmini izlemeni tavsiye ederim, biraz absürt olsa da genel olarak fikir veriyor.
Mayıs 2015

Yüksel Tan bir yanıta alt yorum yaptı

Maalesef illuminati kelimesi ile bu gerçekleri mehdi deccal gibi safsatalarla ayak altına düşürdüler. Magazin haberi gibi değersizleştirdiler. Bilerek planlı. Bu illuminati kelimesini de bu mehdi deccal safsatalarına inanların kimliği haline getirip gerçek bilgiyi bu safsatalara inanmayanların önyargıyla baklamalarına sebep oldular. yapılacak şey yeni dünya düzeni ve hain planlarının gerçek olduğunu insanların anlaması. Ve yapılacak şey çok basit aslında ; inanmamızı istediklerine inanmamak, tüketmemizi istedikleri şeyi türketmemek. Ve insanların ilk mücadele edeceği şey toplum sağlığıyla oynayan chemtrail olmalıdır. bunun yanında Hayat tarzında yaşayısımızda çoğunluğun yaptığını yapmamak. Genel eğilimlere kapılmamak. En azından benim yapabildiğim bu. İlluminati kelimesine çok da inanmıyorum . Bunun da bir paravan olduğunu düşünüyorum.
Chemtrail, haarp, yeni dünya düzeni, tüketim toplumu, açlık, yoksulluk, kaynakların yok olması... Vs vs
Mayıs 2015

Yüksel Tan bir yanıta alt yorum yaptı

İsterse notredame ın kamburu olsun o kamburu kucakladığı sevdiği ölçüde özgüvenlidir. Özgüven asla mükemmel olamayacağını kavramış ve kendinden beklentisi; hatalarını iyileştirmeye meraklı kişilerde doğal olarak bulunur. Hatalarını kucakla, sev. İyi insan olmaya, yardım etmeye odaklan. Okuduğun okul çalıştığın işle ilgili başkalarına nazaran daha iyi olduğunu kendine fısıldaman egonu şişirir. Ego ne kadar fazlaysa özgüven de o kadar azdır. Özgüven ne kadar iyi insan olduğunla alakalı. Ego ise diğer insanlara nazaran ne kadar fiyakalı olduğunla. Egosu yüksek insanlar diğer insanlar tarafından itici bulunurken özgüvenli insan her ortamda kabul bulur. özgüvenli insan doğal insandır. Asla mükemmel olamayacağını bilir
İnsan kendini diğer insanlardan aşağıda görmeye başlarsa özgüveni kaybolur, kendini onlardan üstün görmek de egoistlik olur, kendini herkesle eşit gören insan yeterli özgüvene sahiptir diye düşünüyorum.
Mayıs 2015

Yüksel Tan bir yanıta alt yorum yaptı

İsterse notredame ın kamburu olsun o kamburu kucakladığı sevdiği ölçüde özgüvenlidir. Özgüven asla mükemmel olamayacağını kavramış ve kendinden beklentisi; hatalarını iyileştirmeye meraklı kişilerde doğal olarak bulunur. Hatalarını kucakla, sev. İyi insan olmaya, yardım etmeye odaklan. Okuduğun okul çalıştığın işle ilgili başkalarına nazaran daha iyi olduğunu kendine fısıldaman egonu şişirir. Ego ne kadar fazlaysa özgüven de o kadar azdır. Özgüven ne kadar iyi insan olduğunla alakalı. Ego ise diğer insanlara nazaran ne kadar fiyakalı olduğunla. Egosu yüksek insanlar diğer insanlar tarafından itici bulunurken özgüvenli insan her ortamda kabul bulur. özgüvenli insan doğal insandır. Asla mükemmel olamayacağını bilir
İnsan kendini diğer insanlardan aşağıda görmeye başlarsa özgüveni kaybolur, kendini onlardan üstün görmek de egoistlik olur, kendini herkesle eşit gören insan yeterli özgüvene sahiptir diye düşünüyorum.
Mayıs 2015

Yüksel Tan bir yanıt verdi.

Günümüz insanları neden bu kadar duygusuz, sevgi, saygı, güven niye kayboldu

Chemtrail, haarp, yeni dünya düzeni, tüketim toplumu, açlık, yoksulluk, kaynakların yok olması... Vs vs
Mayıs 2015

Yüksel Tan bir yanıta alt yorum yaptı

Bu ancak eğitim düzeyiyle değil bilinç düzeyiyle değerlendirilebilir. Eğitim düzeyi ne ola ki!
Eğitim düzeyinin büyük önemi olduğunu düşünenlerdenim. Çünkü belli bir yere gelince sizi pişman edecek sebepler oluşuyor.
Mayıs 2015

Yüksel Tan bir yanıta alt yorum yaptı

Bir kere düşünmek zaman kaybı değildir. T ki kendini zehirleyene kadar. güzel düşünmenin arkasından bir eylem planı iyi gider.
Düşünüp duracağına düşündüğün konuların genel olarak belirle ve onlar hakkında kitap oku. Eğer geleceğin hakkında düşünüyorsan çok düşünme, çünkü boşuna düşünürsün, çok küçük bir olayda hayatın tamamiyle değişebilir. Düşünmek güzeldir, tabi sen onu yönlendiriyorsan. O seni yönlendirmeye başlarsa mutsuz olursun.
Mayıs 2015

Yüksel Tan bir yanıta alt yorum yaptı

Şu noktada haklısınız. Eğitim seviyemiz o kadar düşük ki eşcinsellik eğilimde bir gariplik görüp tedaviye yanaşmıyoruz. Tamamiyle cahillik. Hoş, ortada bunu tedavi edebilecek doğru dürüst bir tıp mevcut mu tartışılır. Eşcinsellik özgürlük değil, hastalıktır. Şeker hastasıyım özgürlüğümü yaşıyorum gibi bişey olabilir mi.
Cemil ipekçi'nin çok güzel bir sözü var. Bir röportajdan hatırladığım... "Allah beni erkek vücuduyla yaratmış ama kadın ruhu vermiş. " diyordu. Fakat dostum eğitim seviyesi çok düşük bir memleketteyiz... İşin gerçekten zor... Solak çocukların dahi sağ elle zoraki yemek yedirilmeye çalışıldığı bu memlekette kime neyi nasıl anlatacaksın. Anneni en iyi sen tanıyorsun o zaten zamanla alışacak bence onu kafaya takma, ben de ateist olduğumu söylediğimde ilk tepkisi "tövbe de yavrum" olmuştu : -)
Mayıs 2015

Yüksel Tan bir yanıta alt yorum yaptı

"Allah beni erkek vücuduyla yaratmış, kadın ruhu vermiş " söz bu değil mi. Şimdi değerlendirelim. Allah yarattı zalimlik olsun o insana zulüm olsun diye erkek fizyolojisine kadın ruhu verdi, hayatı boyunca eziyet çeksin diye. 1. Si Ama Allah zulmetmez. diğer senaryo Allah erkek vücuduna yanlışlıkla kadın ruhu verdi. Bu da ikincisi ama Allah hata yapmaz öyle değil mi. Eşcinselliğin doğru olduğunu düşünen bir insanda Allah için yanlış algı oluşması şaşırılacak şey değil.
Cemil ipekçi'nin çok güzel bir sözü var. Bir röportajdan hatırladığım... "Allah beni erkek vücuduyla yaratmış ama kadın ruhu vermiş. " diyordu. Fakat dostum eğitim seviyesi çok düşük bir memleketteyiz... İşin gerçekten zor... Solak çocukların dahi sağ elle zoraki yemek yedirilmeye çalışıldığı bu memlekette kime neyi nasıl anlatacaksın. Anneni en iyi sen tanıyorsun o zaten zamanla alışacak bence onu kafaya takma, ben de ateist olduğumu söylediğimde ilk tepkisi "tövbe de yavrum" olmuştu : -)
Mayıs 2015

Yüksel Tan bu yanıtı beğendi:

Anneme eşcinsel olduğumu söyledim. Benim hasta olduğumu düşünüyor. Ona eşcinselliğin bir hastalık olmadığını nasıl anlatabilirim. Tavsiye edebileceğiniz belgeseller, kitaplar var mı?

Eş cinsellik normalde bir hastalık mıdır bilmiyorum. Ancak vücudunda hem erkek, hem kadına ait organ mevcut olan ve tıbbi açıdan gerçekten çift cinsiyetle doğmamışsanız veya hormonal bir bozukluğunuz yoksa eş cinsel değilsiniz bir kere.

Anatomik olarak herhangi bir farklılığınız yoksa sadece kendi cinsine ilgi duyan birisi olursunuz o kadar.
Cinsel tercihinizi eşcinselim diye ortaya koymanız tıbbi değil bir kere. Buradan hareketle cinsel tercihinize saygı duymak adına bunu çok irdelemek elbette haddim değil ancak şu da var ki organik yada hormonal sebeplerle tıbbi gerekçesi olmadan kendi cinsine ilgi duyan insanlar sadece haz duygusunun esiri olarak normal dışı tercihler yapabilirler.
Tarihte bir çok ünlü insanın kendi cinsleri ile birlikte olduğu biliniyor. En meşhuru büyük İskenderdir mesela adam Hindistan'a kadar fetih etmiş bir savaşçı ama erkek seviyor.
Doğal ve yaradılışçı hangi açıdan bakarsanız bakın üreme tekniği açısından erkek erkeğe yada kadın kadına ilişki bilimsel yada dinsel olarak normal dışıdır.

Eğer bedenim erke, ruhum kadın kafasında bir tercih ile kendi cinsinize ilgi duyuyorsanız ve tıbbi delilleriniz yoksa sizde normal olmayabilirsiniz ki bu durumda anneniz çok ama çok halı oluyor.

Sizin tercih haklarınız sadece haz ve hissi duygularınız özgürce tatmin olsun diye annenizi haksız görme hakkını kimseye vermez. Size de vermez.

Anneni dinle bir doktora git bir öğren bakalım gerçek eşcinsel misin bunu bile bilmiyorsun belkide.

Hormon denilen zıkkımlar insana kendini doğasının dışında hareket ettirecek kadar etkilidir ve bu etki insana normal dışı şeyleri normalmiş gibi gösterir ve hissettirir. Ancak böyle hissediyorum demek bunun doğal akışta normal olduğu anlamına gelmez.

Doğal olsaydı erkek erkeğe yada kadın kadına da üreme olurdu bu kadar bilimsel işte sorunuzun cevabı.

O doktora gidiniz. Anne sözü dinleyiniz.

İnsanların cinsel tercihlerinize saygı duyuyor olması sizi aldatmasın, durum normal değil dostum.

Sonuç olarak;
Vücudunuzda erkek ve kadın üreme organlarından ikisine de sahipseniz ya da emareleri varsa veya hormonal bir bozukluğunuz varsa eş cinsel sayılırsınız ve bu tespitlerin de bir doktor tarafından yapılması lazım. Aksi halde eş cinsel filan değilsiniz sadece haz ve hisleriniz size böyle hissettiriyordur bu da sadece aynı cinse yönelimdir eş cinsellik filan hiç değildir. bunu da yine bir doktorun tespit etmesi lazım ve duruma göre seçeneklerinizi bilim ışığında değerlendirmelisiniz.

Yazımı birkaç hakkan sözü ile (şiir ile değil, bazrovun isteği üzerine önemli uyarı :)) ) bitireyim.

1.SAKAL SAKALA DEĞİYORSA SAKATLIK SAKALDA DEĞİLDİR.

2. İNSAN SEVMİYORUM, HELE ERKEK HİÇ SEVMİYORUM.

3. ERKEK SEVEN ERKEK RAKI ŞİŞESİNİ SALLIYARAK AÇMAYA ÇALIŞIR.

: -)
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

İnsan Davranışları

3601 Kişi   955 Soru

Varoluş Hakkında

2775 Kişi   1061 Soru

Yaşam

1164 Kişi   390 Soru

Girişimcilik

3475 Kişi   358 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3450 Kişi   280 Soru

İnternet Sitesi

977 Kişi   171 Soru

Kadın Erkek İlişkileri

2088 Kişi   586 Soru

Kadınlar

931 Kişi   356 Soru

Felsefi Düşünce

478 Kişi   72 Soru

Düşünce Özgürlügü

33 Kişi   10 Soru

Düşünür

8 Kişi   5 Soru

Düşünme Süreçleri

13 Kişi   9 Soru

Sosyoloji

551 Kişi   149 Soru

İnsan Sağlığı

504 Kişi   314 Soru

Savunma Teknolojileri

31 Kişi   11 Soru

Felsefe

1849 Kişi   496 Soru

İnternet Teknolojileri

1212 Kişi   170 Soru

Eğitim

4004 Kişi   629 Soru

Okul Öncesi Eğitim

97 Kişi   13 Soru

Okul Fobisi

1 Kişi   2 Soru

Çalışma İzni

12 Kişi   4 Soru

Çalışma Koşulları

22 Kişi   24 Soru

Metafizik

44 Kişi   19 Soru

Psikoloji

2690 Kişi   947 Soru

Buluşma

867 Kişi   10 Soru

Çocuk Ve Genç Psikolojisi

502 Kişi   79 Soru

Dinler

1053 Kişi   327 Soru

İslam (İslamiyet)

535 Kişi   261 Soru

Hristiyanlık

29 Kişi   26 Soru

Parapsikoloji

144 Kişi   18 Soru