Bilmek istediğin her şeye ulaş

Ne bu şiddet bu celal!

Nisan 2015

Kio Sey bu yanıtı beğendi:

Şaman Bayyurt'u (@chamacon) nasıl bilirsiniz?

Duyarlı , zeki , kırılgan.Kendisine Ş'inploid diyebiliriz. Atına binip gitmemesi gerekir ☺
Nisan 2015

Kio Sey bu yanıtı beğendi:

Şaman Bayyurt'u (@chamacon) nasıl bilirsiniz?

Kendisi duymasın :) bakış açısıyla ufkumuzu açan değerli bir abimiz... He bir de iyi bir inşaat mühendisi olduğunu duydum öyle derler... İyidir ya şaman abi
Mart 2015

Kio SeyAplikalab kişisini takip etmeye başladı

Aplikalab, Mobil Yazılım Uzmanı, @aplikalab

İşimiz Gücümüz Mobil. Sadece mobil uygulamalar geliştiriyoruz. Ve yaptığımız işi çok seviyoruz.

Mart 2015

Kio Sey bu yanıtı beğendi:

Günün stresini ve yorgunluğunu üzerinizden ne şekilde atarsınız?

Güzel sakin bir yerde çay ya da kahve içerek, evde sürükleyici bir kitap okuyarak, sevgilimle sinemaya gidip güzel bir film izleyerek günün stresini atabiliyorum...
Mart 2015

Kio Sey  bu yazıyı beğendi:

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

8 Mart Dünya Kadınlar Gününe Geldiğimiz Bu Günde Ne Kadar Kötü Olaylar Yaşanmış Olsa da Bundan Sonra Yaşanmaması Dileğiyle Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu Olsun Güzel Bayanlar...
2010
Mart 2015

Kio Sey  bu yazıyı beğendi:

Mart 2015

Kio Sey bu yanıtı beğendi:

Yepyeni sıfırdan düzgün bir devlet kurmak mümkün mü?

Evet kurulur. Bakın Yeni Türkiye kuruldu . Yepyeni Türkiye de kurulur 😆
Mart 2015

Kio Sey  bu yazıyı beğendi:

Şans Eşitliği / Sosyal Sorumluluk Projesi

Eğitim, toplumların çağdaşlaşması, bilginin geniş kitlelere yayılması, kızların okula gitmesi, şans eşitliği, düşünce özgürlüğü ve gelecek için çabalıyoruz. Hepimiz dünyanın daha yaşanabilir bir yer olması için fikirlere sahibimiz fakat fikrin başlangıcı sözcük değil, eylemdir ve biz bu eylemi gerçekleştirdik. Şimdi sizlerinde desteği ile eylemlerimize devam etmek istiyoruz. Bu eylemleri gerçekleştiriyoruz çünkü,
- Yaşadığımız toplumda tüm cinayetlerin ve tecavüzlerin % 89 eğitimsiz insanlar tarafından işlenmektedir,
- Kadına, çocuğa ve hayvanlara eziyet eden insanların da büyük bir yüzdesi eğitimsiz kişilerden oluşmaktadır,
- Gelecek nesillerden emanet aldığımız dünyayı daha yaşanabilir teslim etmek istiyoruz,
- Dünyayı biz kurtaramasakta, çocuklarımıza gönül rahatlığı ile denedik diyebilmek istiyoruz,
- Okullara kütüphaneleri kurduğumuzda, paranın satın alamadığı mutlulukları görüyoruz,
- Bir kişi ile dünyanın değişebileceğine inanıyoruz.
Kütüphane kurulumu sırasında, öğrencilerin gözündeki mutluluğu gördüğümüzde buna değdiğini ve daha önce böyle bir girişimde bulunmamamış olmanın eksikliğini hissediyoruz. O çocukların, o kitaplara ve defterlere ihtiyacı var. Sizde bizlerle çocukların gözlerindeki sevinci, heyecanı, mutluluğu paylaşmak için, kendiniz ve geleceğiniz için, lütfen bize destek olun.

fongogo.com/p/benim-size-cocuklarin-da-b. . .
Şubat 2015

Kio Sey bu yanıtı beğendi:

Sesleri huzur veren şarkıcılar hangileridir?

Enya
enigma
cusco
kitaro
lorena
Snatam kaur
Şubat 2015

Kio Sey bu yanıtı beğendi:

Mikro-denetleyici programlama nedir?

1. Mikrodenetleyici programlama, uC (emikrodenetleyiciler) için program yazmak demektir. Her uC kendi komut setine sahip (ya da ait olduğu ailenin komut setini kullanan) ve üzerindeki ROM (genelde EEPROM veya FLASH ROM) üzerine kaydedilen programı işleten, konfigürasyona göre de bir takım çevre birimlerini on-chip olarak (mesela USB modülü veya USART modülü ya da PWM jeneratörü gibi) üzerinde taşıyan çiplerdir. Bu çipler için program geliştirmeye de uC programlama denir.

Vardı yoktu, hayaldi-gerçekti nasıl bir tartışma bu böyle?

2. O yazıda : "Microcontroller Programları, chip üzerinde yer alan belleğe sığmalıdır .... " diyor. Bu cümleden nasıl "Microcontroller Programı" diye bir şeyin olmadığı sonucuna vardınız anlayamadım?

Var ki bir büyüklük oluşturuyor, yer kaplıyor,
yer kaplıyor ki bir yerlere sığmasından bahsediliyor :)

3. Asıl "Microcontrolerler için yazılmış program vardır" demek saçmadır. Bir kod yazacaksınız tüm (veya çoğu) uC 'de çalışacak demektir bu.
Tam aksine uC için program yazdığınızda sadece tek bir uC 'yi hedef alırsınız. O chip'in en yakın aile üyesinde bir yazdığınız kod genelde çalışmaz (nadiren çalışır). Çünkü her uC üzerindeki konfigürasyon farklıdır. Kaldı ki ayrı seriden bir uC üzerinde aynı derlenmiş kodu çalıştırmanın imkanı kesinlikle yoktur. Yani ATMEL veya PIC için geliştirdiğiniz kodu ARM üzerinde çalıştırmanızın imkanı zaten kesinlikle yoktur hatta PIC18 için yazdığınız bir kodu bile PIC24 üzerinde çalıştıramazsınız. Her uC için ayrı program geliştirmek ve derlemek gerekir.

Zaten "yüksek düzeyli diller" (C, Basic, hatta ASM, pascal vs) ve "işletim sistemleri" bu ihtiyaçtan doğmuştur. Yani insanlar her uC (microcontroller) veya uP (microprocesser) yi ayrı ayrı öğrenmek zorunda kalmasınlar;
Belli yüksek düzeyli diller yaratalım: Derleyiciler veya yorumlayıcılar, bu dillerde yazılan kodları alsın hedef işlemciye uygun şekle (object code) çevirip çalıştırsın,
İşletim sistemleri yaratalım : insanlar program yazarken donanımdan bağımsız olarak kullanabilsin diye. (mesela program yazarken makinadaki diskin SATA mı yoksa IDE mi yoksa SCSI mi olduğunu düşünmeyin diye)

Ama belli ki , Seviye yükseldikçe ve CASE araçları geliştikçe donanım ile, makina ile bağı kopmuş bir "programcı nesli" yetişmiş :)
Şubat 2015

Kio Sey  bu yazıyı beğendi:

Şubat 2015

Kio Sey  bu yazıyı beğendi:

inploid'de Stres Giderme Yolları-2

Bunu Mouse İle Yan yana Gelecek Şekilde Hızlıca Yapın...
383

383

383

BUNA BENZER BİR ŞEY ÇIKIYOR ORTAYA

383
Şubat 2015

Kio Sey  bu yazıyı beğendi:

Bazenler Vardır Bazen

Bazen düşünüyorum ama bazen
Bazen özgür müyüm diye...
Bazen yaşıyor muyum diye...
Bazen ise şafak sökmeden ölür müyüm diye...
Bazen bir sigara yak diyorum...
Bazen ama diyorum sen sigara içmezsin diye...
Bazen şükürsüz biri mi yoksa şükreden biri mi...
Bazen neden bazen diye düşünür üstat diyorum...
Ama bazen ne gerek var diyorum...
Al kitabı, bir bisikleti, yoruldu mu kitaba, dinlendi mi bisiklete, bazen de yürüyüşe,
3 günlük dünya ne sen beni üz ne ben seni ikimizin yolu da var, ne sen,
kapitalist ne ben ise emparyelist , ben bir özgür düşünürüm sen yoluna ben yoluma. . .
Şubat 2015

Kio Sey  bu yazıyı beğendi:

Bu Gecenin Çılgınlığı Ve İstatistikleri

Atakum sahilde yiyemediğimiz tatlıları insanlara dağıtmak için teklifte bulunduk
Teklif edilen kişi sayısı : 30
Alan kişi sayısı : 10
En çok alan kişi : erkekler
bize faydası felsefesi olan bir abiyle konuşup 1.5 saat konuşmak
Şubat 2015

Kio Sey  bu yazıyı beğendi:

Şubat 2015

Kio Sey  bu yazıyı beğendi:

Brad Pitt in MEktubu Son Kısım Anlayana Çok Güzel...

"Karım hasta. Kişisel yaşamı, işi, kendi hataları ve çocukların sorunlarından dolayı sürekli gergindi. Karım 14 kilo verip, 40 kiloya kadar düştü, . Çok sıskaydı ve sürekli ağlıyordu. Karım mutlu bir kadın değildi. Devamlı başı ağrıyordu. Kalp ağrısı vardı ve kaburga arkasında sinirleri sıkışıyordu. Sağlıklı bir uyku düzeni yoktu, sadece sabahları ve çok yorgun olduğu zamanlarda hemen uykuya dalıyordu. Bizim ilişkimiz bitmek üzereydi. Ayrılığın eşiğine gelmiştik. Karım kendi güzelliğini bırakmıştı. Gözlerini altında torbalar vardı, yüzüyle alay ediyordu. Kendisine gelen tüm filmleri ve rolleri reddediyordu. Artık ben de umudumu kaybetmiştim.. Yakında boşanacağımızı düşündüm. Ama sonra bir şey yapmaya karar verdim. Sonuçta dünyanın en güzel kadınıyla evliydim. Onun yanında uykuya dalmaya başladım, ona sarılmaya başladım. Çiçeklerle beraber uyandırmaya, onu öpmeye, güzel sözler söylemeye başladım. Onu her dakika memnun ediyordum. Sadece onun için yaşamaya başladım. Onun hakkında basınla sadece ben konuştum. Bütün olayları onun yönetimi altına aldım. Onun ve ortak arkadaşlarımızın yanında onu övdüm. İnanamayacaksınız ama yüzünde çicekler açtı, daha iyi hissetti. Kilo almaya başladı. Artık sinirlenmiyordu ve beni hiç olmadığı kadar seviyordu. Hem de beni bu kadar sevebileceğine dair hiçbir ipucu yokken.
Ve sonra bir şey fark ettim: Kadın, erkeğin yansımasıdır. Eğer erkek kadını deliler gibi seviyorsa, kadın gelecektir. . . "
Şubat 2015

Kio Sey  bu yazıyı beğendi:

Travmatik Anılar

Travmatik deneyimler yaşayan kişiler bu deneyimleri unutmaya ya da düşünmemeye çalışırlar. Bir düşüncenin zihinden uzaklaştırılmaya çalışılması özellikle yoğun duygular yaratıyorsa düşüncenin tekrarlamasına sebep olacaktır. Bu çabanın istenmeyen bir şekilde sonuçlanıyor olması ise kişinin düşünceleri üzerindeki kontrol algısını azaltır.
Travmatik anıların yarattığı rahatsızlık ancak bu anıların işlenmesi ve anlamlandırılabilmesi ile mümkün olur. Psikoterapi sürecinde travmatik anıların ele alınması iltihaplı bir yarayı yeniden açmaya ve iltihabı temizlemeye benzer. Yaranın temizlenmesi acı verici ve zorlu bir süreç olsa da sonuçta anıların anlam kazanmasını, olumsuz etkilerinin azalmasını ve kişinin olgunlaşmasını sağlar.


5712
Şubat 2015

Kio Sey  bu yazıyı beğendi:

Aslında Oyun İçinde Miyiz?

Bebekler üzerinde yapılan testleri, deneyleri vs bilimsel çalışmalar vardır.Aslında burda hepimizin bu evreden geçtiği bir süreç olan oyun oynama süreci aslında emeklemeden baba veya anne demek için geçen zamanda şimdi geldiğimiz süreçte aslında herşey bilinçaltımızda bir oyun olarak mı sergilendi oluştu ve bizi bu hale getirip bizi bir oyun sanatçısı mı yaptı bilinmez ama benim felsefem de, yapılan deneylerde bebekler oyun olarak yaklaştığı bu olaylara oyunsal bir mantıkta yine cevap veriyor, başta dediğim gibi hepimiz saklambaç oyunundan bir çok oyunlar ile hayatın emeklemesinden sıçrama dönemine kadar büyük bir süreçten geçtik aslında demek istediğim konu bebek iken oyun ile tanışıp bilinçaltına yerleşen bu oyun düşkünlüğü bizi yaşadığımız zamanda bu oyun sürecinden mi geçiriyor? Bebekler üzerinde yapılan bir oyun temalı en son testte bebeklerin Ahlak Felsefesi yada Ahlak yapısı o zamanda var mıdır sorusuna aranan cevaptı cevaplara gelecek olursak bebeklerin Ahlak yapısı o zamanda olduğuydu konuyu pek saptırmadan gelecek olursam bebek iken başlayan oyun sevdamız geldiğimiz süreçte merak duygumuzla bizi törpülüyor törpülenen bu duyguda insan merak ediyor ve bir şeylerin cevaplarını buluyor aslında bebek iken yaptığımız oyun sürecindeki gibi araştırma fikir yürütme gündelik olayları kullanma pratik zekayla olayları çözme. Düşünsenize bir metro veya otobüse bineceğiz bir bilet alırız veya kart doldururuz kartı sisteme öttürdükten sonra geçer yerimize otururuz... Acaba bebek iken gelen bir oyun duygusuyla mı bunları yaparız ?
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Aşk

1173 Kişi   292 Soru

KYK (Kredi Ve Yurtlar Kurumu)

71 Kişi   20 Soru

Üniversiteler (Türkiye)

2234 Kişi   175 Soru

inploid

1153 Kişi   709 Soru

Yazılım

2913 Kişi   548 Soru

Varoluş Hakkında

2775 Kişi   1061 Soru

Korku

46 Kişi   34 Soru

Müzik

2851 Kişi   472 Soru

Müzisyen

37 Kişi   33 Soru

Bilgisayar

2527 Kişi   437 Soru

Araba Aksesuarları

9 Kişi   10 Soru

Çocuk Gelişimi

309 Kişi   115 Soru

Makine Teknikerliği

83 Kişi   4 Soru

Motor Bakımı

27 Kişi   15 Soru

Bilgisayar Oyunları

785 Kişi   111 Soru

Deprem

90 Kişi   68 Soru

Görsel Sanatlar

205 Kişi   29 Soru

Gülmek

17 Kişi   6 Soru

Kas

12 Kişi   14 Soru

Fotoğrafçılık

1868 Kişi   166 Soru

Türkiye

910 Kişi   373 Soru

Konser

33 Kişi   11 Soru

Komünizm

23 Kişi   16 Soru

Ülke Yönetimi

12 Kişi   12 Soru

Yaşlılık

23 Kişi   33 Soru

Günün Şarkısı

3 Kişi   1 Soru

Taksim Gezi Parkı

69 Kişi   42 Soru

Direniş

19 Kişi   8 Soru

Rocky

2 Kişi   0 Soru

Sigara

125 Kişi   95 Soru