Bilmek istediğin her şeye ulaş

Redeye, 

Avukat

Nevbet-i köhne-fürûşân dergüzeşt. Nev fûrûşânîm ü in bâzâr-i mâst
Docendo discitur = Öğrenerek öğretilir.

Ekim 2016

Redeye bu yanıtı beğendi:

Beyin jimnastiği için neler yapılabilir?

5 km yürüdükten sonra, son 100m yi geri geri yürüyünce bacaklarımın daha fazla çalıştığını ve müthiş terlediğimi hissediyorum. Olay bence rutinden çıkmada. İşe gidip gelirken farklı bir yol ya da araç kullanmak bile beyin için bir egzersizdir. Hayatta amacımız ertesi günü aynı şekilde yaşamamak olmalı. Her gün yeni bir tuğla koyalım ama onu bile bir sağdan bir soldan bir ordan bir burdan yapmaya gayret edelim.
Ocak 2014

Redeye bir yanıt verdi.

Amerika'daki kullanıcılar için yapılacak internet girişiminde Amerikan lokasyonlu sunucu mu kiralanmalıdır? Türk bir şirket bu durumda nereden hizmet almalı, nasıl bir yol izlemelidir?

Tahminimce kullanıcı verisi toplayacak olduğunuz düşünülürse, batıda kişisel veri mahremiyetine verdikleri önem çerçevesinde, Avrupa menşeili "safe harbour" ilkeleri gözetilerek, bu ilkelere uygunluk gösteren coğrafyalardaki sunucularda depolama yapmanız gerekecektir.
Ekim 2013

Redeye bir yanıta alt yorum yaptı

Buralarda "robot hakları" mevzusuna yaklaşıldığını gözlemledim.
Soruyu okuyunca bir kaç söz geldi aklıma konuyla alakalı:
  1. Düşünüyorum öyleyse varım (Descartes)
  2. İnsan düşünen bir hayvandır (Aristo)
  3. İnsan sosyal bir hayvandır (Aristo)
  4. İnsan politik bir hayvandır (Aristo)
Bütün bu önermeler doğrultusunda (hayvanlığı baki kalmak şartıyla!) insan düşünen ve düşündüğü ölçüde sosyalleşen ve sosyalleştiği ölçüde yönetime dahil olan ve varlık gösteren bir canlıdır. Dolayısıyla insanın şekillendirdiği, adlandırdığı nesneler dünyasında nesnelerin düşünmeye başlaması (hayvanlardan daha) imkansızdır. Hadi düşündüklerini düşünelim; sosyalleşebilecekler mi, politik bir yapı kurabilecekler mi ve varlık gösterebilecekler mi? Bu açıdan bakıldığında nesneler dünyasını şekillendiren insan olduğuna göre, nesneler sadece insanoğlunun düşüncelerini yansıtabilir; ama asla düşünemezler...

Diğer taraftan, nesnelerin düşünememesine rağmen asıl önemli nokta düşünemeyen/mukayese yeteneğini hiç kullanmayan insanların ve toplumların bir süre sonra asosyalleşip, apolitikleşerek varlıklarının da yok olmasıdır. Yani bir nesneye dönüşmeleridir; böylece diğer insanlar onları adlandırıp, şekillendirebilecek ve birer nesneden farkları kalmayacaktır...
Asıl sorun nesnelerin düşünmeye başlaması değil, insanların nesnelere dönüşmeleridir ki ilginç bir şekilde aslında bunu da insanoğlunun şekillendirdiği nesneler yapar: TV, cep telefonları, bilgisayarlar(PC) , laptoplar vs...
Ekim 2013

Redeye bir yanıta alt yorum yaptı

Ekim 2013

Redeye  yeni bir  gönderide  bulundu.

Ekim 2013

Redeye  bu yazıyı beğendi:

Ekim 2013

Redeye  bu yazıyı beğendi:

Ekim 2013

Redeye  yeni bir  gönderide  bulundu.

İnterneti işleten sistemin kurumsal yüzleri

İnternetin kontrolünü kaybetmek ABD açısından ne anlam ifade ediyor?

theatlantic.com/technology/archive/2013...
Ekim 2013

Redeye  bu yazıyı beğendi:

Bilgisayarların Kısa Tarihi

Algoritmalar hakkında bir yazı yazmaya karar verdiğimde bu işin temelindeki adamdan yani Abu Jafar Muhammed ibn Musa el Khowarizmi daha tanıdık gelecek ismi ile Musa el Horazmi’den ve Horazmi’nin sıcak bir yaz akşamı Özbekistan’ın Horazm bölgesinde 825 yılında tamamladığı 3. Kitabı al jabr ve al-muqabala yani cebir ve mukayese kitabı ile başlamak istedim. Fakat bu konu üzerine araştırmalar yaparken algoritma kavramının Horazmi’den daha eski zamanlarda m. Ö 1800 yıllarına ait Babil tabletlerinden çevrilen metinlerde var olduğu ve bu metinlerde bazı denklem türlerinin ve bu denklemlere ait çözümlerin belgelendiği gerçeği ile karşılaştım. Bu aşamada ben de algoritma kavramından değil de bu kavramın pratik kullanım alanı olan bilgisayarlardan başlamaya karar verdim. Bilgisayarların nasıl ve hangi tarihsel olaylar sonucu ortaya çıktığı konusunda aşağıdaki yazıyı hazırladım. Bu makale algoritmalar konusuna giriş makalesi olarak düşünülebilir.

Bilgisayarların Kısa Tarihi :
cbasaranoglu.com/blog/? Page_id=1384
Ekim 2013

Redeye bir yanıta alt yorum yaptı

Ekim 2013

Redeye  yeni bir  gönderide  bulundu.

Ekim 2013

Redeye  yeni bir  gönderide  bulundu.

Bu vesileyle nehir restorasyonu kavramı ile tanışmış olduk

Şavşat Derelerin Kardeşliği Platformu

Yüzyılın başında doğayı terbiye etmek kibriyle devasa barajlar ve HES’ler inşa eden Amerikalılar, bugün son kullanma tarihi gelmiş on binlerce barajı büyük maliyetler karşılığında sökmenin derdine düşmüş durumda. Amerikalıların nehirlerin restorasyonu yönünde attığı adımları inceleyerek bu konudaki görüşleri de yansıtan bir makale yazan Washington Post yazarı Juliet Eilperin, ABD’deki barajların kaldırılması çalışmalarının 2006-2010 yılları arasında 241 barajın yıkılması ile birlikte artış gösterdiğini ve bu konuda yüzde 40 oranında artış olduğunu kaydetti. Yıkılan barajların çoğunluğunun ülkenin doğu ve iç batı kesiminde yer aldığını ve dokuma fabrikalarıyla kağıt ürünleri üreten işletmeler dâhil 20. yüzyıl sonlarında tüm sanayinin enerji ihtiyacını karşılayan kaynaklar olduğunu belirten Eilperin, makalesinde zaman içerisinde yıpranan altyapı ve azalan balık rezervleri tehdidiyle yüz yüze kalan insan topluluklarının, akarsuların kontrol altına alınmayıp serbestçe aktığında daha fazla ekonomik fayda sağlayabileceğini anlayarak, ülkenin her köşesinde kilit noktalardaki su yolları üzerinde kurulan barajları bir bir yıkmaya başladıklarını aktarıyor.

GEÇMİŞTE RADİKAL GÖRÜŞTÜ, ŞİMDİ GENİŞ KABUL GÖRÜYOR

Makalesinde, barajların yıkılmasıyla ilgili görüşlere de yer veren Eilperin, bu yıkımları çevresel nedenlerden dolayı destekleyen Amerika Nehirleri Grubunun başkanı Bob Irvin’in “geçmişte radikal olarak görülen düşüncenin günümüzde hâkim görüş olarak benimseniyor. Bütün yaşananlar doğanın kendisini nasıl yenileyebildiğine dair deneyler olarak nitelendirilebilir ve Elwha bunun en büyük örneğidir” yönündeki görüşünü aktarıyor.

NEHİRLER RESTORE EDİLİYOR

Yerel topluluklar ve çevreci grupların hukuki itilaflar oluşturarak yükselen seslerinin, ABD yetkililerini normal şartlarda bugün varlığını sürdürebilecek bazı barajların kaldırılması yönünde harekete geçirdiğini belirten Eilperin, “bu kararlar, barajın varlığının önem taşıdığı Kuzeybatı Pasifik gibi bölgelerde siyasi tartışmalara yol açsa da, aynı zamanda bugünkü tarihsel uzlaşmalara da şekil vermiştir. İçişleri Bakanı Ken Salazar bir beyanında, ‘Elwha Nehri restorasyon çalışması, toplumun geniş bir kesiminin desteğiyle, nehirlerimizin ve geçimini bu nehirlerden sağlayan toplumların yaşatılmasını sağlayacak çalışmalara bir temel sağlayarak, nehir restorasyonu alanında yeni bir dönemi başlatmaktadır’ şeklinde ifadeler kullandı” diyor.

İHTİYACIN YÜZDE 10’UNU KARŞILIYOR

1940 yılında Birleşik Devletlerin elektrik ihtiyacının yüzde 40’ını karşılayan barajlar bir zamanlar ulusun enerji kaynağı olarak büyük rol oynadı. Bugün, Birleşik Devletlerdeki barajların üretim kapasiteleriyle övünç duyulan sadece yüzde 3 kadarının üretimi ile ihtiyacın yüzde 7 ila 10′u karşılanmaktadır. Ortalama bir kömür santralinin 500 megavatlık kapasitesiyle karşılaştırıldığında Elwha nehri üzerindeki 19 megavatlık iki baraj çok mütevazı bir miktarda elektrik üretiyor. Ulusal Hidrolik Enerji Birliği Başkanı Linda Kilisesi Ciocci, hidroelektriğin düşük karbon emisyonu nedeniyle ideal bir enerji kaynağı olduğunu söylüyor. Ciciocci, endüstriyel barajları geliştirmenin yanında dalga ve gelgit enerjisi gibi teknolojik yeniliklerle birlikte 15-20 yıl içinde üretim kapasitesini yüzde 66 oranında arttırmayı umuyor.

80 BİN BARAJ 50 YAŞINA GELDİ

ABD’deki 80 bin barajın 50 yıl önce inşa edilmesi, ülke çapında devlet yetkililerini endişelendiriyor. Bugünlerde yetkililer, üretim kapasiteleri dolan bu barajlardan nasıl kurtulacağını düşünüyor. Duke Üniversitesi’nden Nehirbilim ve politika profesörü Martin Doyle, ABD’deki barajların yüzde 85′inin 2020 yılına kadar ömürlerini tamamlayacağını tahmin ediyor.

MİLYONLARCA DOLARLIK SÖKÜM MALİYETİ FONLARDAN

Pennsylvania Eyaletinde sökülen toplam 186 barajın neden olduğu zararları gidermek için ödenen tazminatların küçük bir ülkenin bütçesine eşit olduğu belirtiliyor. Devlet fonları milyonlarca doları bulan barajların kaldırılması maliyetini karşılamak için ülke genelinde büyük çabalar sarfediliyor. 1900′lü yılların başında sadece bir kaç yıllık enerji üretimi için inşa edilen dev barajlar bugün Amerikan devletinin en büyük sorunlarından biri haline gelmiş durumda.

ABD TÖRENLE BARAJLARINI YIKIYOR

Türkiye’nin birçok konuda model aldığı ABD’de, barajlar konusunda geçtiğimiz yıl ülke tarihinin en önemli dönüm noktalarından birini yaşandı. Washington yakınlarında bulunan 33 metre yükseklikteki Elwha barajının geçtiğimiz yıl adeta törenle yıkılması, Amerikalıların akarsuların yönetimi yönünde bir kaç yıldır gerçekleştirdikleri geniş çaplı değişimin son adımı olarak yorumlandı. ABD yönetiminin kâbusu haline gelen barajların yıkılmasıyla ilgili ayrıntılara geçmeden önce kısa bir anımsatma yapmakta yarar var. 1800′lerin sonunda başlayan büyük barajlar yapma konusunda ABD’li yöneticilerin hemen hepsinin görüşü de aynıdır. Dönemin yöneticilerine göre doğa vahşi bir güçtür ve insanoğlunun onu eğitmesi gerekmektedir. ABD Jeolojik Tetkik Dairesinin, 1881-1889 yılları arasındaki başkanı Wesley Powell’in ‘nehirler denize israf ediliyor’ sözü, 1902′de Başkan Roosevelt’e de ilham verir ve büyük baraj ve sulama projelerinin temeli atılır. Hintli aktivist Vandana Shiva’nın ‘bgts’ yayınları arasında çıkan ‘Su Savaşları’ kitabından aktardığımız bu ayrıntıların yanına, yine Shiva’nın dikkat çektiği Ordu Mühendis Kıtaları’nı da ekleyelim. 1775′te ABD ordusu bünyesinde kurulan mühendis kıtalarının 32 bin sivil, 300 de asker personeli olduğunu kaydeden Shiva, ABD’nin baraj projelerini yürüten bu devasa örgütün ülke sınırlarını aşarak ‘Yeşil Devrim’ hareketiyle üçüncü dünya ülkelerinde barajlar inşa ettiğini aktarıyor.

10 Mayıs 2013
"Yusuf Yavuz"

Ekim 2013

Redeye bu yanıtı beğendi:

Sonuç mu önemlidir süreç mi?

Kristof Kolomb, Hint adaları'na gidiyorum diye yola çıkıp Amerika kıtasını keşfetmişti. Ama o bu keşfi yaptığının farkında değildi, zira vardığı yeri Hint adaları olarak duyurmuştu. Dolayısıyla o dönemde süreç de sonuç da yanlıştı, ama bunu şimdi biz bilebiliyoruz sadece. Oysa Kolomb'dan önce de hem Vikingler hem de Avrupalılar Amerika kıtasıyla ilişki halindeydiler. Ama bugün de gene yanlış bir sonuç olarak Kolomb'u Amerika'nın kaşifi olarak biliyoruz.
Benzer şekilde ampulün mucidi olarak biz Edison'u biliriz. Oysa Edison değil, Nicola Tesla'dır- ki kendisi elektriksel bir çok şeyin mucididir... Sınıfsal nedenlerle o dönemde Edison öne çıkmıştır ama.
Bazı sonuçların doğruluğunu veya yanlışlığını bilebilmemiz için üzerinden epey zaman geçmesi gerekebilir. Bu da bir süreçtir. . .
Ekim 2013

Redeye  bu yazıyı beğendi:

Saythanks.me - Herkesin etmesi gereken bir teşekkür'ü vardır.

Everyone has someone they want to thank & something that they are thankful for. #SayThanks and never more. What are you thankful for?


Merhabalar,


Amacımız Teşekkür'e yönelik olarak sosyal bir platform oluşturmk biraz mizahi bir yaklaşm ile herhangi birşeye veya birine teşekkür ettirtmek.

Kimi zaman unutulmuş bir teşekkürün burukluğu ile kimi zamanda unutulmaması gereken bir teşekkürü ölümsüzleştirmeyi hedefliyoruz.

Herkesin edilecek bir teşekkürü mutlaka vardır diyerek insanları bunu paylaşması için teşvik etmeyi düşünüyoruz.


Ilk olarak London ve New york üzerinden çıkış yapmayı düşünüyoruz içeriğimiz tamamen eng olacak.


saythanks.me 2 Şubat 2013 tarihini çıkış tarihi olarak belirledik.

Ekim 2013

Redeye bu yanıtı beğendi:

Dekoltesi bakan tarafından eleştirildiği için işinden atılan sunucu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Başbakanı "yetkilileri göreve çağırıyorum" deyince savcısının koşa koşa gittiği bir ülkede, bakanının "aşırı dekolte giymiş" diye suçladığı sunucunun işine de haydi haydı son verilir. Ama sorsanız başbakana "yargı bağımsız", bakana sorsanız da "kanalın taktiri" der... Ayrıca "Yetenek Sizsiniz"e bikiniyle çıkıp akrobasi yapan kadınlar varken ve siz buna ses etmezken, çıkıp da bir sunucuyu dekolte giymiş diye suçlayamaz (zaten bunu yapmaya hakkınız yoktur ama öyleyken böyle olmaz) , ardından da "Biz kimsenin yaşam tarzına karışmıyoruz" diyemezsiniz. Zira "öğretmenler sonunda başörtüleriyle rahatça derslerine girmeye başladı "diye kanal kanal dolaşırken, bir yandan da işi "seyircinin ilgisini" çekmek olan bir sunucuyu dekoltesinden suçlayamazsınız... Ayrıca bildiğim kadarıyla o elbise kendisinin değil, programın sponsorlarının verdiği bir elbise.
Ekim 2013

Redeye  bu yazıyı beğendi:

Bakış açısı


“SİZ KARŞILAŞTIĞINIZ ZORLUKLARDA YALNIZCA BİR NOKTAYA MI TAKILIP KALIYORSUNUZ?” Olaylara farklı açıdan bakıyor musunuz? Hadi gelin, ufak bir test yapalım.


Soru Avrupa’da özel bir şirketin sınav elemesinde sorulan sorudur.


Bir adam yıllar boyu Almanya’da bir bankada çalışmış ve emekli olmasına yakın artık yurda dönmeye karar verdiği gün, “felekten bir gün çalalım” bari deyip bir bara gitmiş… Barda içkisini içerken karşısına çok güzel bir kadın oturmuş. Bizimki kadına hayran kalıp hemen garsonu çağırarak, kâğıda “Tanışabilir miyiz?” mesajını yazdıktan sonra garsonla kadına göndermiş.


Kadın kâğıdı almış, okumuş, adama imali bir bakış attıktan sonra kâğıdın arkasına bir şeyler yazıp kâğıdı tekrar adama geri göndermiş. Adam kâğıda bakmış bakmış… Hiçbir şey anlamamış. Yazı ne Almanca, ne bildiği başka bir dile aitmiş. Gitmiş kâğıdı en yakın arkadaşına verip “Ya bunu bir kadın bana yazdı. Ben anlamadım, ne yazıyor burada?” diye sormuş. Arkadaşı kâğıdı okur okumaz, sakın bir daha beni arama, arkadaşlığımız sona erdi diyip yanından gitmiş…
Adam şaşkın bir halde eve gidip anne babasına ya siz eski insanlarsınız, bilirsiniz, burada ne yazıyor, diye sormuş. Anne babası kâğıdı okuyunca adamı evlatlıktan reddetmişler. Karısına göstermiş, karısı boşanma davası açmış. Adam artık çıldırma noktasına gelmiş. Bunu en iyi doktor anlar, ne de olsa onların yazısı karışık deyip bir doktora gitmiş. Doktor kâğıdı okuyunca çok sakin bir şekilde izin isteyip odasına girmiş, aradan 1-2 saat geçmiş, doktor yok… Bizim adam merak edip odaya girince bir bakmış ki doktor tavanda sallanıyor. Kendini asmış.


En sonunda pes etmiş. Bu kâğıt başıma çok işler açtı. Başkasının da hayatını karartmasın diye kâğıdı çalıştığı bankanın kasasına koyup evine gitmiş. O akşam da tesadüf bankaya hırsızlar girmiş. Kasadaki bütün paraları almışlar. Tam kaçacakları sırada hırsızların reisi kâğıdı görmüş, şef kâğıdı okuyunca birden “Çabuk paraları yerine koyun,” demiş ve bütün paralar kasaya geri koyduktan sonra çekip gitmişler.


Şimdi gelelim sorumuza. Haliyle, bu ‘yazı’da ne yazıyor?


İpucu: Soru gerçek olup cevabı metnin içeriğinde, klasik ve basit bir şifreleme yöntemiyle gizlenmiştir.


Ekim 2013

Redeye bir yanıt verdi.

Sonuç mu önemlidir süreç mi?

Pek çok bilimsel keşfin, süreçteki hatalar, karışıklıklar vb. beklenmeyen durumlar (kurulan yeni bağlantılar ve anlamlar) çerçevesinde ortaya çıktığını akılda bulunduracak olursak yer yer sonuçtan daha önemli bulguları içerir süreçlerin varlığından da bahsetmek gerek.
Ekim 2013

Redeye bu yanıtı beğendi:

Pivot nedir? Ne zaman gerçekleştirilmelidir?

Girişimler belirli bir fikir üzerine yola çıkarlar ve bu fikrin bir problemi çözdüğünü düşünerek yollarına devam ederler. Ancak bazı nedenlerden dolayı, yolda, fikrin çözdüğü problem ile ilgili olarak değişikliğe uğratılması gerekebilir. Bunlar köklü değişiklikler olabileceği gibi küçük oynamalar da olabilir. Bazılarında ürün doğrudur ama yönelinen kitle yanlıştır, bazılarında ise kitle tamamdır ama ürün kısmi olarak ya da tamamı ile değiştirilmelidir. Bir kısmında ise doğru olan tek şey girişimi oluşturan takımdır. Pivot, bir girişimin geleceği ile ilgili aldığı en önemli kararlardan birisidir:
  • Pivot, pes etmemektir
  • Pivot, fikrinizi elinizdeki gerçek verilerle sorgulamanızdır
  • Pivot, iş fikrinize daha farklı ve yeni bir bakış açısıdır

Bu konuda mevcut bazı başarılı pivot örneklerini de şu şekilde sıralayabilirim:

  • YouTube :) : Evet. Youtube da "Tune in hook up" adındaki bir çöpçatanlık sitesi olarak yola çıkmıştır. Ancak bu sitenin/fikrin gidişatından dolayı ekip daha spesifik ve basit bir işe "video paylaşımı" na odaklanmışlardır. Daha ayrıntılı bilgiye de buradan ulaşabilirsiniz.

  • Paypal : Finans ve kriptografi üzerine konumlanmış 2 şirketin birleşmesi ile büyüyen, Palm Pilot cihazları arasında para transferi gerçekleştirmek için yola çıkmış bir şirkettir (İlgili bir makale için tıklayın). Bu süreçte; Peter Thiel sayesinde daha büyük bir problemin farkına varıp bunu çözmeye yönelmişlerdir - online para transferine kolay bir çözüm bulmak.

    NOT: Peter Thiel, Facebook'a işin başlarında yaptığı yatırım ve geçtiğimiz aylarda tüm hisselerini yarım milyar dolara yakın bir meblağdan satması ile gündeme gelmişti

  • Flickr : Ürüne ait bir özelliğin ürünün kendisi haline gelmesine ilişkin bir örnek de burada. Ludicorp adındaki bir online oyun girişiminin online role-playing oyunu geliştirirken temelleri atılmıştır Flickr'ın. Bu esnada daha büyük bir problemi çözdüklerinin farkına varmışlardır. Oyunu geliştirmeyi bırakıp web üzerinde fotoğraf paylaşımını kolaylaştırmaya odaklandılar (Karı koca olan Caterina Fake ve Stewart Butterfield). İlginçtir ki Ludicorp firması asla bir oyun çıkaramamış ama Flickr Yahoo tarafından 2005 yılında satın alınmıştır.

    NOT: Caterina Fake ve Stewart Butterfield'in yatırım portföylerine dikkatinizi çekerim. Özellikle Caterina çok başarılı şirketlere yatırım yapmakta.

  • Instagram : Kurucu Kevin Systrom mobil ve HTML5 uygulama yapmak ister ve marketing üzerine çalıştığı işten kalan zamanda öğrendiği programlama bilgisi ile Foursquare ile Mafia Wars oyununun bazı noktalarını birleştirecek bir uygulama yaratmak için Burbn'yi kurar. Sağlam VC'lerden yatırımı alınca diğer bir kurucuyu projeye dahil eder (Mike Krieger). Çok fazla özellik barındıran bu uygulamalarını hayata geçirdikten ve küçük kullanıcı gruplarına kullandırtmaya başladıktan sonra, uygulamadaki birçok özelliği kaldırıp -kitlenin davranışından da yola çıkarak- yeni kullanım şekline uygun ve tek bir işe odaklı yeni uygulamalarını hayata geçirmeye karar verirler, ki bu da instagram olacaktır :)

Yanıtımı konuya uygun düşeceğine inandığım Steve Blank'in girişim/şirket tanımı ile sonlandırayım:

"Bir girişim; büyütülebilir ve yinelenebilir iş modeli aramak için tasarlanmış geçici bir organizasyondur. Bu arayış Ürün-Pazar uyumu içindir. Bu konuyu tam anlamı ile çözemedikçe bir şirket sahibi olmuş sayılmazsınız"


Yanıtımı sürecin ayrıntılarına inerek güncelleyeceğim...


Bu konudaki diğer bazı yazılar şunlar:

Ekim 2013

Redeye bir yanıt verdi.

Girişimin geleceğini olumlu yönde etkileyecek yapılması gereken hamleler nelerdir?

Doğayla uyumlu kurguların giderek önem kazanacağından bahsediliyor. Yeşil bilişim tanımına entegre bir şirket ilgi çekebileceği gibi, geri dönüşüm üzerine tasarlanabilecek bir sosyal girişim de itibarlı bir yer hak edecektir. Zira gün geçtikçe dünya üzerinde kaynak kıtlığı yaratma potansiyelleri artan sistemler kullanılıyor halihazırda. Nasıl derler sanırım optimize etmemiz lazım biraz ya da verimliliğini mi arttırsak? Mikro ve makro planlarla iyi pozisyonlar alıp sağlam bir ölçeklendirme de gerçekleştirilse hiç fena olmaz herhalde.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Dil Bilimi

175 Kişi   59 Soru

Türkiye Sorunları

1108 Kişi   239 Soru

Yazılım

2910 Kişi   548 Soru

Kişisel Gelişim

1855 Kişi   145 Soru

inploiders

347 Kişi   165 Soru

Girişimcilik

3471 Kişi   358 Soru

Hukuk

650 Kişi   367 Soru

Bitkisel Tedavi

114 Kişi   35 Soru

Paintball

10 Kişi   8 Soru

Bisiklet

120 Kişi   21 Soru

Çevre

84 Kişi   40 Soru

Dünya Tarihi

491 Kişi   116 Soru

Kitaplar

2911 Kişi   267 Soru

Yenilenebilir Enerji

180 Kişi   17 Soru

Film Animasyonları

32 Kişi   12 Soru

Tiyatro

305 Kişi   31 Soru

Teknokent

10 Kişi   3 Soru

Düşünce Tekniği

462 Kişi   30 Soru

Teknopark

4 Kişi   4 Soru

Simülasyonlar

9 Kişi   2 Soru

Geri Dönüşüm

36 Kişi   18 Soru

Kurumsallaşma

24 Kişi   7 Soru

İş Hayatı

2325 Kişi   325 Soru

Felsefe

1847 Kişi   494 Soru

İnternet Sitesi

977 Kişi   171 Soru

Sinema

3098 Kişi   300 Soru

Genel Hukuk

188 Kişi   100 Soru

Uluslararası Hukuk

84 Kişi   11 Soru

Suriye

19 Kişi   31 Soru