Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hilaliye.., 

Doktora Öğrencisi

Ya Baki, Entel Baki...

Şubat 2015

Hilaliye.. bir yanıt verdi.

MBA Yüksek Lisans programı devlet üniversitelerinde de paralı mıdır?

Dvelet üniversitelerinde Tezsiz Yüksek Lisans olarak geçiyor adı genelde. Evet ücretlidir. Ancak vakıf üniversitelerine kıyasen çok cüzi bir ücret olarak görünmektedir.
Kasım 2014

Hilaliye.. bu yanıtı beğendi:

Neden bazı metaller ciltte alerjiye sebep olmakta? Özellikle de saatler. Bunu nasıl engelleyebilirim. Doğru düzgün saat takamıyorum, mutlaka pahalı saatlerden mi almam gerekli alerji yapmaması için?

Metal Alerjisi Nedir?
Metal alerjisi genellikle metal takılara ve aksesuarlara olan alerji anlamında
kullanılmaktadır. Daha çok nikel metalinin vücutta yarattığı alerjik
reaksiyonlar farklı metal türlerine karşı gelişebilir. Genel olarak kadınlarda görülen
metal alerjisi
, kadınların yaklaşık %12’sinde görülürken
erkeklerde bu oran %6 civarındadır.
Metal alerjisi kaşıntı, metalin cilde temas ettiği
yerde egzama benzeri kızarıklıklar şeklinde ortaya
çıkabilir. Yine bu bölgelerde sıvı dolu kesecikler oluşabilir. Tıpta metal
alerjisine bağlı olarak görülen egzamaya “pompholyx” adı verilir.

Kulaklarda ise alerjik metalden üretilmiş küpeler, kulak deliği
çevresinde ve kulak memesinde şişliğe, kızarıklığa ve
kaşıntıya yol açar. Delik bölgesinde görülen sarı sıvı enfeksiyon nedeniyle
olabilir. Bazı enfeksiyonlar diğer nedenlerle meydana gelebilir ancak metal
alerjisinin bir belirtisi olarak da ortaya çıkabilir.

Alerjinin genellikle nikel metaline karşı olmasının nedeni, nikelin tuzla
birleştiğinde erime eğiliminde
olmasından
kaynaklanmaktadır. Gün içinde, cilt yüzeyinde terle temas eden nikel, ter
içinde bulunan tuzla etkileşime geçer ve ciltte tahrişe neden olur.

Metale karşı alerjisi bulunanların metal takı ve aksesuar
kullanması mümkündür ancak daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Herhangi bir
takı takıldığında alerjik tepkimelere karşı dikkatli olunmalıdır. Cilt üzerinde
kullanılan alerji kremleri belirtileri hafifletme de yardımcı
olabilir. Belirtiler görüldüğünde ise yatıştırıcı merhemler etkili
olabilir. Bazı insanlar alerjiye yol açan takıların ciltle temas ettiği
bölgelere tırnak cilası sürerek metalin cilde değmesini engellemeye çalışır.
Ancak tırnak cilası da terle birlikte eriyeceği için bu yöntem tavsiye edilmez.


NOT: Cevaplamış olduğum sorular tamamen bilgilendirme amaçlıdır.Söz konusu durumlarda doktorunuza başvurunuz.
Ekim 2014

Hilaliye.. bir yanıta alt yorum yaptı

Belki de cevabı yalnış kaynaklardan aramışsınızdır.
Asıl yaradılış amacımız... Dinlerin yorumları pek tatminkar gelmiyor açıkçası
Ekim 2014

Hilaliye.. bir yanıt verdi.

Üniversitede birden fazla bölüm okumak nedir? Nasıl okunur?

Ya çift anadal programı var aynı fakültede iki ayrı bölüm okursunuz ya da yandal programı var. Çift anadala göre daha kısa süreli bir program olmakta. Ana okuduğunuz bölüme ek olarak gene aynı fakültede başka bölümden ders alırsınız. Veya iki farklı zamanda girdiğiniz üniversite sınavında aynı üniversiteden iki farklı fakülteden bölüm okursunuz.
Ekim 2014

Hilaliye.. bu yanıtı beğendi:

Neden bazı metaller ciltte alerjiye sebep olmakta? Özellikle de saatler. Bunu nasıl engelleyebilirim. Doğru düzgün saat takamıyorum, mutlaka pahalı saatlerden mi almam gerekli alerji yapmaması için?

Kullanılan malzemenin kalitesizliği ve ten uyumsuzluğundan kaynaklı birşeydir en yakın zamanda cildiye doktoruna görünmenizi tavsiye ederim
Ekim 2014

Hilaliye.. bir yanıt verdi.

Gelecekteki dünya nasıl olacak?

Bu şekilde doğayı tahrip etmeye devam ettikçe, mazlumlara zulmedildikçe ve kendi menfaatimizden başkasını düşünmemeye devam ettikçe. Veya çoğunluk bu durumda kalmaya devam ettikçe çokta iyi bir gelecek bizi beklemiyor sanırım.
Ekim 2014

Hilaliye..  yeni bir  gönderide  bulundu.

Monocerotis (Tek Boynuzlu)

Nesne Adı: V838 M
Nesne Tanımlaması: Nova benzeri nesne (Birdenbire Parlayan Yıldız)
Konumu (J2000): R. A. 07h 04m 05s Dec. –03° 50' 50"
Burcu: Monoceros (Tek Boynuz Takımyıldızı)
Mesafe: Yaklaşık ~20,000 Işık Yılı (~6 kiloparsek) uzaklıkta.
Boyutları: Her bir bireysel görüntü 82 yay-saniye (7.8 ışık yılı ya da 2.4 parsek (1 parsek=3,26
ışık yılı)) genişliğinde


5778
Ekim 2014

Hilaliye.. bir yanıt verdi.

Einstein'ın, 'Everything should be made as simple as possible, but not simpler' sözünü bilimsel alanlara uyarlayarak örnekleyebilir misiniz?

Bu bana iktisatta yer alan 'ceteris paribus' sözünü hatırlattı. 'Diğer herşey sabitken' anlamı taşıyan bu söz, iktisat teorisinin daha iyi anlaşılması için kullanılmaktadır. Örneğin fiyat ve talep arasındaki bağlantı araştırılırken gelir, zevk ve terzihler, ikame mallar fiyatı gibi unsurların sabit olduğu varsayılır. Bu bir anlamda basitleştirmedir. Ancak bu basitleştirme talep kanunu daha basit bir hale getirmez. Sadece anlaşılmasına katkı sağlar. Umarım doğru bir açıdan yaklaşmışımdır.
Ekim 2014

Hilaliye.. bir yanıt verdi.

Yedi uyuyanlar nerededir ve hikayesi nedir?


ROMA DÖNEMİNDE HRİSTİYANLIĞI KABUL ETTİKLERİ İÇİN PUTPEREST DAKYANUS’UN ZULMÜNDEN KAÇAN YEDİ GENÇ; YEMLİHA, MİSLİNA, MEKSELİNA, MERNÛŞ, TEBERNÛŞ, ŞAZENÛŞ VE KAFESTATYÛŞ, KÖPEKLERİ KITMİR İLE BİRLİKTE BİR MAĞARAYA SIĞINIRLAR…

Fakat askerler, dışarı çıkamasınlar diye mağaranın ağzını bir duvar örerek kapatırlar... Yedi genç burada yüzyıllarca uykuda kalır ama uyandıklarında sadece bir gece uyuduklarını düşünürler; aradan hayli uzun zaman geçtiğinin farkında değillerdir. İçlerinden biri yiyecek almak için dışarı çıkınca her şeyin değiştiğini görür…
Hem Hristiyan hem de İslam inancında ortak payda olan yedi arkadaşın kaldığı mağaranın nerede olduğuna konusunda farklı rivayetler var. Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarında onlarca mağara Eshab-ı Kehf adıyla anılır. Türkiye’de ise Selçuk, Tarsus ve Afşin ilçeleri; Eshab-ı Kehf’i ağırlayan mağaranın kendi bölgesinde bulunduğunu söyler fakat bulgular bize Afşin’i işaret ediyor.

AFŞİN ESHAB-I KEHF KÜLLİYESİ
Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde yer alır. Burada yedi arkadaşa ithaf olarak inşa edilen külliye, Antik Çağ’dan beri kutsal sayılan ve Eshab-ı Kehf adıyla tanınan kayalık bir tepenin yamacındaki mağaranın çevresine kurulmuştur. Kur’ân-ı Kerîm’de, mağarada yıllarca uyuyan arkadaşların uyandırıldıktan kısa bir süre sonra vefat ettiği ve bu olaya şahit olan insanlar tarafından mağaranın yanına mescit (kilise) yapıldığı ifade edilir. Külliyenin öyküsü kısaca şöyledir;
Kaynaklardan anlaşıldığına göre bu kiliseyi Bizans İmparatoru II. Theodoius (408-450) yaptırmış. Daha sonraları “İsa Mescidi” ismiyle bilinen ve zamanla harabeye dönen bu kilisenin üzerine Anadolu Selçuklularının Maraş Emîri olan Nusretüddin Hasan Bey, 1215 - 1234 yılları arasında, içinde bugünkü caminin de bulunduğu bir dizi inşaata girişmiş. Kilisenin bazı malzemelerinin de bu caminin inşaatında kullanıldığı, kutsal mağara ile caminin uyumlu bir şekilde kaynaştırıldığı görülür. Nusretüddin Hasan Bey’in inşa ettirdiği bu külliyenin diğer yapıları; ziyaretçilerin ihtiyaçlarının karşılanması ve konaklamalarının sağlayan ribat (1215) ve handır (1233) . Daha sonra, Dulkadir Beyliği döneminde yapılan medrese (1480-1492), kadınlar mescidi (1500) ve buk’a ilâvesiyle külliye büyütülür. Paşa Çardağı ise, Osmanlılar döneminde 1531 yılında inşa edilir.
Bu öyküsüyle Afşin Eshab-ı Kehf Külliyesi; Hristiyan ve İslâm dünyasında kutsal bir mekân kabul edilen ve Bizans devrinden beri önemli bir ziyaret yeri olan bölgeye Anadolu Selçuklu, Dulkadir Beyliği ve Osmanlı Devleti’nin sahip çıktıklarını gösterdiği kadar, bu olayın Afşin’deki (Efsus) mağarada yaşandığını kabul ettiklerini de ortaya koyar.
Mevcut belgeler ışığında bizler, “Eshab-ı Kehf olayının Afşin’deki mağarada gerçekleştiğini düşünmekteyiz. Birçok Müslüman âlim, Eshab-ı Kehf olayının Afşin’deki (Efsus) mağarada gerçekleştiği görüşünde olduğu gibi günümüzde Eshab-ı Kehf Külliyesi’nde incelemeler yapan bilim adamları da aynı düşünceye sahip olduklarını belirtiyorlar.
Tespit edebildiğimiz kadarıyla, dünyanın muhtelif yerlerindeki diğer Eshab-ı Kehf’lerde böyle muhteşem bir külliye bulunmuyor. Afşin, bu anlamda tek örnek olarak kaldığı gibi Kahramanmaraşlılar, çocuklarına -yedi arkadaşın adları olan- Yemliha, Mislina, Mekselina, Mernûş, Tebernûş, Şazen, Eshabil gibi isimler koyarlar. Bu durum, Kahramanmaraşlıların Eshab-ı Kehf olayını tarih boyunca benimsediğini ve canlı tuttuklarını gösterir.
Eshab-ı Kehf olayı Hristiyan ve İslâm dünyasında canlılığını tarih boyunca korumuş bir olgudur. Olayın öneminden dolayı Kur’an-ı Kerim’in 18. Suresi “Kehf” adını taşır ve orada neler yaşandığı anlatılır. Hristiyanlar ise “Yedi Uyurlar”ı aziz olarak kabul ederler. Eshab-ı Kehf olayına Musevi ve Hint kutsal kitaplarında da rastlayabilirsiniz. Eshab-ı Kehf olayı ve ziyaretgâhları, farklı toplum ve inançlar arasında toplumsal barışı ve hoşgörüyü tesis eden önemli kültür mirasları olduğu gibi dinler arası iletişimin de odak noktasıdır.
Dünyada bir örneği daha olmayan Afşin Eshab-ı Kehf Külliyesi, “İnanç Turizmi” açısından oldukça önem taşıyor. Herkesi burayı ziyaret etmeye davet ediyoruz.
skylife.com/tr/2014-07/kahramanmaras-afs... .
Ekim 2014

Hilaliye.. bu yanıtı beğendi:

Yedi uyuyanlar nerededir ve hikayesi nedir?

Yedi Uyuyanlar, Kur'an'da Ashab-ı Kehf, Eshâb-ı Kehf {Ehl-ül-kehf}. Hem İslam'dan hem de Hıristiyanlık'ta var olan bir hikâyedir.

Geleneksel anlamda hikâyeye göre Ashab-ı Kehf denilen gençler, bugün yeri konusunda çeşitli rivayetler bulunan Efsus şehrinde yaşıyorlardı. Bunlardan altısı sarayda görevli, hükümdara yakın kimselerdi ve hükümdarın müşavere heyetindeydiler. Onun sağında ve solunda bulunurlardı. Sağındakiler Yemliha, Mekselina ve Mislina idi. Bunlara “Ashab-ı Yemin” denmiştir. Hükümdarın solunda bulunanlar ise, Mernuş, Debernuş ve Şazenuş'tur. Bunlara da “Ashab-ı Yesar” denmiştir.

Hükümdarın Roma imparatorlarından Diocletian (284 - 305) (Gaius Aurelius Valerius Diocletianus) olduğu, ya da Domitianus (271-272) veya Decius (249-251) olduğu düşünülmektedir. Kesin olan şey imparatorun putperest olduğudur. Putperestliği kabul etmeyen az sayıdaki insanları yakalatıp öldürtmüştü. Hükümdar bir ihbar üzerine saraydaki putperest olmayan gençlerin durumlarını öğrendi. Onları çağırıp tehdit etti, onlar inançlarından ayrılmak istemediler, aksine Dokyanus’u inançlarına davet ettiler. Hükümdar onların eski günlerine dönmeleri için zaman tanıdı. Gençlerde inançlarını korumak için şehre yakın bir dağ yönüne gittiler. Yolda giderken Kefeştetayyuş ismindeki bir çoban onların inancına katıldı ve yedincileri oldu. Çobanın köpeği Kıtmir de onlara katılıp, arkalarından takip etti. Dağa yaklaştıklarında çobanın gösterdiği bir mağaraya girdiler. Mağarada dua ederek merhamet dilediler. (İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'daki Kehf suresinin 10. ayetinde bu kişilerin duaları belirtilir.)

Hikayenin devamına göre hükümdar, Efsûs’a gelip, onları sorar. Kaçtıklarını haber alıp saklandıkları mağrayı öğrenince adamlarıyla mağaraya gider ve mağaranın ağzını onları öldürmek maksadıyla kapattırır. İnanca göre gençler ölmez, yüzyıllar boyunca uyumaya devam ederler. Sonunda ise ilahi bir şekilde uyandırırlar. Ne kadar süre kaldıkları tam olarak bilinmemekle birlikte Kehf suresinde bu süreyi 300 sene olarak belirtir.

Ashab-ı Kehf uyandıklarında geçmiş olan zamanında farkında olmadıkları belirtilir. Uykudan kalkmaları, birbirleriyle konuşmaları ve içlerinden birini şehre göndermeleri Kur'an'da geçer. Bunlar şehre gidip yiyecek getirecek kimsenin (Yemliha’nın) elbise değiştirerek halini kimseye bildirmeden gidip gelmesini uygun görürler. Yemliha, bunu kabul edip şehre geldiğinde çok değişmiş bir şehir bulur. Farklı yorumları mevcut olan bir hadiseyle bu kişi geçen zamanın farkına varır ve o zamanın hükümdarının yanına götürülür. İnanca göre bu hükümdar gençlerin dinindendir. Başlarından geçenleri hükümdara anlatır. Daha sonra gidip arkadaşlarına haber verir. Daha sonra tekrar hepsi uykuya dalarlar ve bu uyku zaman dilimi 4 bin yıl civarındadır.

Bazıları sahabelerden Ali'nin, Ashab-ı Kehf’e gittiklerini ve Ashab-ı Kehf'in uykudan uyanıp onları gördüklerini ileri sürmüştür. Ayrıca bu söylenceye İslam dininin son peygamberi Muhammed’e iman ettiklerini bildirip ve selâm gönderip dua istedikleri de eklenir. Bunların dışında bazı kişiler Ashab-ı Kehf'in Mehdi geldiğinde uyanıp ona katılacağını ileri sürmüştür. Yine de bu iddiaların, veya hikâyede genelde geçen isim, yer, zaman ve bazı olayların gerçek temelleri tartışmalıdır. Kur'an'da ise bu yorumlara dair hiçbir şey yoktur.

Hristiyanlık'ta Yedi Uyurlar
Bu efsane Hristiyanlık'ta 'yeniden dirilme' inancının kanıtı olarak gösterilmektedir.

Efsane:
Efsane'ye göre 250 yılları civarında Dakyus (Dakyanus veya Decius) adlı bir kral'ın yönettiği putperest bir ülkede 7 genç Hristiyalık'la suçlanır. İnançlarını değiştirmeleri için bir süre verilir fakat, onlar dünyevi eşyalarını bırakıp dağa ibadet etmeye giderler. Putperestliğe karşı bu tavrı gören kral öldürülmelerini emreder. Gençler ve köpekleri mağaraya sığınırlar. Kral mağaranın girişine duvar örülmesini emreder. Yedi Uyurlar yıllarca burada kalırlar. Uzun yıllar sonra, (genelde 379-390 yılları) ağıl yapmak isteyen bir çiftçi mağara girişini açar ve Yedi Uyurlar'la karşılaşır. Şehir'de haçlı bir sürü bina görüp hayrete düşerler. Dakyus zamanında kalan altınları harcamaya çalıştıkları zaman Psikopos'un karşısına çıkarılırlar. Hikayelerini dinleyen psikopos bunun bir mucize olduğunu söyler. Bunlar Hristiyanlıkta Malta, Malchus, Martinianus, Dionysius, Joannes, Serapion, ve Constantinus adındaki azizlerdir. Başka kaynaklar başka isimler verir.

Efsanenin bu sürümü ise Kuran'da ki Kehf suresinde(18. sure) anlatılanlara benzemektedir. Bahsi geçen kişiler Philedelphia (Bugün Ürdün'deki Amman şehri) şehrinin soylularıdır. Liderleri Maximillian (Yemliha), o sırada şehri ziyaret eden Roma İmparatoru 'Haderanius' (Hadrian)'a başkaldırır ve put tanrıları inkar ederek sadece Nuh'un, Musa'nun, İbrahim'in ve İsa'nın Tanrı'sının tapılmaya değer olduğunu söyler. İmparator idam edilmelerini emreder. Kapatıldıkları zindandan kaçarlar ve sığınacakları bir mağara bulurlar. Yedisi ve bir köpek (Kitmir veya Kıtmir) mağarada uyuya kalırlar. Bu mağaraya gelen askerler şaşırmış ve isteri içinde geri dönerler. Bunun üzerine komutanları mağara girişinin taş ve harçla kapatılmasını emreder. Yedi kafir'in buarada ölüme terkedildiklerini anlatan bir levha bırakarak giderler. 300 yıl kadar sonra uyandıklarında, Maximillian'ı şehre yiyecek almak üzere gönderirler. 300 sene önceki paradan şüphelenen fırıncı onun bir hazine bulduğunu zanneder ve bunu kendisiyle paylaşmazsa onu ele vereceğini söyler. Askerler gelir Maximillian'ı yetkililere götürürler. Yetkililer ilk önce ona inanmasalar da daha sonra ikna olurlar ve bunu bir mucize sayarlar.
Efsanenin birkaç değişik sürümü bulunmaktadır. Bunlardan birinde kaçan beş genç vardır, yolda bir çoban ve çobanın Kitmir adındaki köpeği de bu beş gence katılır. Çoban onları saklanmak üzere bu mağaraya götürür. Başka bir sürümde ise çoban bu yedi genç ve köpeğin bulunduğu mağaranın yerini kralın askerlerine göstermiştir.

Gezi

Mağara
Ashab'ül Kehf ile ilgili mağaranın ise sınırları içinde olduğunu iddia eden 33 kentin dördü Türkiye'dedir: Afşin, Selçuk, Efes, Lice ve Tarsus. Hıristiyanlar tarafından kabul edilen sürümdeki mağara Selçuk ilçesindeki Efes antik şehrinin yakınlarındaki Panayır Dağı eteklerinde bulunmaktadır. Bu mağaranın üstüne bir kilise yapılmış hali 1927-1928 yılları arasındaki bir kazıda ortaya çıkarılmış, kazı sonucunda 5 ve 6. yüzyıla ait olan mezarlar da bulunmuştur. Yedi Uyurlar'a ithaf edilmiş yazıtlar hem mezarlarda hem de kilise duvarlarında bulunmaktadır.

Türkiye'de mağaranın yeri hakkındaki tartışma daha çok Afşin ve Tarsus ilçeleri arasında olmaktadır. Yedi Uyurlar mağarasının Afşin ilçesinde olduğunu kanıtlamak için Afşin Eshâb-ı Kehf Derneği bilim adamlarından oluşan bir heyete rapor hazırlatmış ve bunu yerel mahkemede açtıkları keşif davası ile karara bağlatmıştır. Tarsus da Bencilüs veya Encilüs denilen dağda Tarsus'a 20-25 dakika (@nazende arkadaşımızın düzeltmesi ile değişmiştir) uzaklıktaki mağarayı tefsirler, tarihi kaynaklar ve arşiv belgelerine dayanarak Eshâb-ı Kehf mağarası olarak göstermektedir.

Ashab-ı Kehf, Diyarbakır'da da bir mekâna isim olmuştur. Kur'an da mağara ile ilgili Kehf süresinin 17. ayetinde 'Güneş doğduğu zaman mağaralarının sağ tarafına meylettiğini, battığı zamanda sol tarafa gittiğini görürdün. Onlar mağaranın kuytu bir köşesinde idiler. Bu, Allah'ın mucizelerindendir. Allah kime hidayet verirse hidayeti bulur. Kimi sapıklıkta bırakırsa onu, irşat edecek bir dost bulamazsın.' şeklinde yapılan tasvire göre yön tespitinin de uyduğu Licedeki mağara diğer kitaplarda da tasvir edilene en çok benzeyen mağaradır. Yerden yüksekte ve üzerinde gölgelik şeklinde çıkıntı olan bu yer içeriye doğru girintili bir mağaradır ki tanıma en çok uyan mağaradır. 12.yy civarlarında Artuklu hükümdarı Melik Adil burayı restore ettirip bir kitabe yaptırmıştır. Ünlü tarihçi Abdulrezzak Semerkandi'nin 527 yıl önceki bir eserinde şöyle bir ifade geçmektedir; '(Sultan Üveys, Lice'deki Ashab-ı Kehf'e Bingöl üzerinden sefer düzenledi ve Muş Ovası'na vardı)'. Buna karşın Ashab-ı Kehf tartışmalarında Lice Deyr-i Rakiym (Duru Köy) adının fazla yer almaması eleştiri konusu olmaktadır.

Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/ashab-%c4%b1_kehf
Ekim 2014

Hilaliye.. bu yanıtı beğendi:

Gündüz uyumak faydalı mıdır?

Readers Digest ve California University Dr. Matthew Walker'a göre. Öğlen uykusu hafıza için yararlıymış. Yanı sıra beynin uyumayanlara göre %20 kadar iyi çalıştığı araştırmayla ispatlanmış.
Uyku saat 1 ve 3 arasında olmalı, normal uyku saatinden en az 3 saat sonra ya da önce olmalı.

Kaynak: rd.com/health/wellness/the-7-benefits-of-a-midday-nap/
rd.com/health/wellness/the-7-benefits-o... .
Ekim 2014

Hilaliye.. bir yanıt verdi.

Gündüz uyumak faydalı mıdır?

Gündüz üç çeşit uyku vardır. Birincisi; güneş doğarken 45-50 dk sonrasına kadar, ikincisi; güneş batmadan 45-50 dk öncesindan itibaren, bu zamanlarda uyumak madden ve manen zararlı olmaktadır. Ömrü kısalttığı söylenir hatta Hadis-i Şerif'te: "Güneş batarken uyuyupta sağ kalkan sadaka versin" şeklinde uyarılmaktadır. Bir de güneş tam tepede iken 'Kaylule' adı verilen uyku vardır. Bu zamandaki 1 saatlik uyku gecenin 2 saatlik uykusuna karşılık gelmektedir ve faydalıdır.
Ekim 2014

Hilaliye..  bu yazıyı beğendi:

8 Harika Kimya Deneyi | Kimyaca

8 Harika Kimya Deneyi:
Ekim 2014

Hilaliye.. bu yanıtı beğendi:

Olur olmaz yerlerde uykum geliyor hep, ne yapmak gerekir?

Gerçekten çok ilginçmis. Empati yaptimda; trende uykun gelse uyusan, inicen yeri kacirip Yozgat'a kadar gidebilirsin. Markette alışverişte uykun gelse tuvalet kağıtlarından yastik yapip uyuyabilirsin. Tuvalette uykun gelse uyusan, uyandığında Shrek gibi uyanabilirsin:) Yürürken uykun gelse ayakta uyuyabilirsin. FAKAT, Asker de nöbette sen uyursan hepimiz ölürüz :)
Ekim 2014

Hilaliye..  bu yazıyı beğendi:

Soluk Mavi Nokta / Carl Sagan Yorumu

Soluk Mavi Nokta, Dünyanın Voyager 1 sondası tarafından rekor uzaklıktan çekilen bir fotoğrafı. Fotoğraf, dünyayı uzayın sonsuzluğu içinde tek başına gösterir.

"Soluk Mavi Nokta", Carl Sagan'ın bu fotoğraftan esinlenerek 1994'te yazdığı kitabının da adıdır. Fotoğraf, 2001 yılında space.com tarafından en iyi on uzay fotoğrafından biri seçilmiştir.

990

11 Mayıs 1996'da, Carl Sagan, bir konuşmada fotoğrafı yorumlamıştır:

"Bu uzak gözlem noktasından dünya pek ilgi çekici görünmeyebilir. Ancak bizler için durum farklıdır. Şu noktayı tekrar düşünelim. O burası. O yuva. O biziz. Üzerinde; tüm sevdikleriniz, tanıdıklarınız, duyduğunuz herkes, gelmiş geçmiş tüm insanlık hayatlarını yaşadı. Tüm neşemizin ve kaderimizin toplamı, kendinden emin binlerce din, ideolojiler ve ekonomik doktrinler; bütün avcı ve toplayıcılar, tüm kahraman ve korkaklar, uygarlığın bütün kurucuları ve yıkıcıları, bütün krallar ve çiftçiler, bütün genç aşıklar , bütün anne ve babalar, umutlu çocuklar, mucitler ve kaşifler, ahlak öğretmenleri, yozlaşmış siyasetçiler, her süper star, her yüce önder, türümüzün tarihindeki bütün azizler ve günahkarlar orada yaşadı - bir güneş ışını üzerinde asılı duran bir toz zerresinin üzerinde.

Dünya, muazzam kozmik boşlukta çok küçük bir sahnedir. Şan ve zafer içinde bir noktanın küçük bir bölümünün bir anlık efendisi olabilmek için bütün o generaller ve imparatorlar tarafından akıtılan kan nehirlerini düşünün. Bu noktacığın bir köşesinde yaşayanların, başka bir köşesinden gelen ve kendilerinden neredeyse hiç farkı olmayanlar tarafından uğradığı bitmek bilmeyen zorbalıklarını düşünün. Yanlış anlaşılmalar ne kadar olağandı, birbirlerini öldürmek için ne kadar hevesliydiler, düşmanlıkları nasıl da ateşliydi. Böbürlenmelerimiz, hayali ben-merkezciliğimiz, evrende özel bir konumumuz olduğuna dair yanılgımız bu soluk ışık noktası tarafından hiçe sayıldı. Gezegenimiz, onu saran devasa kozmik karanlığın içinde ıssız bir benek. Bilinmezliğimizin içinde, Bu muazzam boşluk içinde, bizi kendimizden kurtarmak için bir yerlerden yardım geleceğine dair hiç ipucu yok.

Dünya, üzerinde hayat barındırdığını bildiğimiz tek gezegen. En azından yakın gelecekte, türümüzün göç edebileceği başka bir yer yok. Ziyaret, evet. Yerleşme, henüz değil. Beğenin veya beğenmeyin, Dünya şimdilik sığınabileceğimiz tek yer. Gökbilimin mütevazi ve karakter geliştiren bir deneyim olduğu söylenmiştir. Muhtemelen insan kibrinin ahmakça olduğunun, küçücük dünyamızın bu uzak resminden daha iyi bir kanıtı yoktur. Bana göre, bu birbirimize karşı daha iyi niyetli davranma ve bildiğimiz tek yuva olan ‘soluk mavi nokta’yı koruma ve değer verme sorumluluğumuzun altını çiziyor. "

990
Carl Sagan


Kaynak: Wikipedi
Ekim 2014

Hilaliye.. bir yanıt verdi.

Akademik kariyer açısından sınavsız 2. üniversite olarak hangi bölüm okunmalıdır?

Bu sıralar Adalet programı çok revaçta. Az çok alanınızla da ilgili ise tavsiye edebilirim. Ancak ekonometri bölümünde iseniz tabi ki İktisat bölümü ayrıca okumanız teori kısmını sağlamlaştırmanızda çok fayda sağlayacaktır. Ekonometri ile daha verimli çalışmanızı sağlayacaktır.
Ekim 2014

Hilaliye.. bir yanıt verdi.

Tezli ya da tezsiz yuksek lisans nedir? Hangisi daha faydalıdır?

Öncelikle Ales puanı önemli olmakta. Çünkü en fazla ağırlığa o sahip. Sonrasında eğer Ales puanları çok yakın ise mezuniyet notu ve dil puanı önemlidir. En azından 50-55 puan alırsanız baraj sıkıntınız kalmaz. İleride akademik kariyer veya doktora düşünmüyor iseniz tezsiz yüksek lisans yapabilirsiniz. Çünkü böyle bir durumda üniversiteler tezsiz yüksek lisans yapanları kabul etmeye biliyorlar. Ben her zaman için tezliyi tercih ederdim, en azından tez yazarken kendinizi geliştiriyorsunuz.
Eylül 2014

Hilaliye..Burakhan Eyüpoğlu kişisini takip etmeye başladı

Burakhan Eyüpoğlu, Ekonometri Bölümü Öğrencisi, @burakeyupoglu

https://twitter.com/burakeyupoglu

Eylül 2014

Hilaliye.. bir yanıta alt yorum yaptı

Benim sanırım hocalardan değilde kitaplardan öğrenme imkanım var. Bir hocamı tavsiyesi E-views gibi bir programın dilini öğrenip sonrasında C,C# gibi programlama dillerinin kitaplarına bakmam şeklinde idi.
Ekonometrik programların, programlama dilinden anlayabilmek için ne yapmak gerekli? Algortima öğrenmeli mi? Nerden başlayamalıyım?
Daha Fazla