Bilmek istediğin her şeye ulaş

AnimasyonFabrikasi.com

Kasım 2016

Mahir Uskan Batmaz bir yanıt verdi.

Amatör olarak animasyon filmi, kısa film, drama film senaryoları yazmaktayım. Yazdıklarıma çok güveniyorum. Bu alanda ise hiç çevrem yok. Yazdıklarımı nasıl değerlendirebilirim?

Senaryolarını değerlendirmekten kastınız, sadece onların herhangi bir mecrada kullanılması mıdır? Yoksa, ticari bir kazanç elde etmek midir?

Türkiye'nin mevcut ekonomik koşullarında, ne kadar iyi bir senarist olma potansiyeline sahip olursanız olun, neredeyse hiçbir kişi veya kurum şu dönemde parlak bir mesleki geçmişe sahip olmayan bir senarist adayına ödeme yapmak istemeyecektir diye düşünmekteyim.

Buna karşın, ilk başta emeğinizin sömürülmesini göze alabiliyorsanız kapı kapı dolaşarak çeşitli yapım şirketleri ve ajanslarla görüşerek senaryonuzu bedelsiz olarak kullanmaları konusunda onlara sunabilirsiniz. Belki, yeteneğinizi ve kapasitenizi keşfeden "iyi niyetli" birileri çıkar ve böylece mesleki olarak önünüz açılmış olur.

Animasyon sektöründe 1.5 yıldır hizmet veren bir olarak şunu söylemeliyim ki bu sektör, çok fazla emek isteyen, çok meşakatli bir doğaya sahipolup , inanılmaz bir sabır ve sebat gerektiriyor. Şuna emin olabilirsiniz ki bu mesleği icra etmek konusundaki kararlılığınız, her adımınızda mutlaka sınanacaktır.

Size başarılar ve sabırlar dilerim.
Temmuz 2015

Mahir Uskan BatmazBahailik konu başlığını takip etmeye başladı.

Bahailik

Bahailik (Arapça: بهائية, Farsça: دین بهائی Dīn-e Bahāī); 19. yüzyılda doğmuş, dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinde inananı olan bir din. Dü...

Temmuz 2015

Mahir Uskan Batmaz bu yanıtı beğendi:

Bahai inancı nedir? Bahailer neye inanır? Kutsal kitabı nedir?

Bahailik şuanda yaklaşık 5 milyon inananı olan, İran'da doğmuş bir inançtır. Bahailiğin temel inançlarını şu şekilde sıralayabiliriz:
  • Tüm insanlık tek bir ailedir.
  • Tüm semavi dinlerin kaynağı tektir.
  • Gerçek yaşam ruhun yaşamıdır.
  • Kadın ve erkek eşittir.
  • Din ve bilim uyum içerisindedir.
  • Ekonomik sıkıntılarımız ruhani sorunlarla bağlantılıdır.
  • Ortak bir dil ile dünya barışının kurtulması kolaylaşacaktır.
  • Eğitim gerekli ve zorunludur.
  • Dünya barışı bugünün acil ihtiyacıdır.
  • Partizanlıktan kaçınarak devlete karşı sadık ve itaatkar olunmalıdır.
Temmuz 2015

Mahir Uskan Batmaz bir yanıt verdi.

Bahai inancı nedir? Bahailer neye inanır? Kutsal kitabı nedir?

Bahailik inancı, amacı; tüm insanlığı tek bir ortak inanç ve amaçta toplamak olan bir dindir. 1844 yılında Hz.Bab (islam inancına göre: Hz.Mehdi) kendisinin beklenen haberci olduğunu açıklamış ve tüm çağlarını vaad edileni olan Hz.Bahaullah'ın gelişini müjdelemiştir. 1863 yılında ise, bu külli devrin Tanrı Mazharı* olan Hz.Bahaullah'ın Emri'ni açıklamasıyla Bahai dini zuhur etmiştir. Kutsal kitapları Kitab-ı Akdes'tir.

Hz.Bahaullah'a inanıp onu Tanrı Mazharı olarak kabul eden ve O'nun öğretilerini takip eden kişilere Bahai denir. Bahai öğretilerinin en temelinde "insan aleminin birliği" kavramı vardır ve tüm ilahi zuhurlarda vaadedilen günün geldiğini ve yakında (ruhani olarak) yepyeni bir insan medeniyetinin açığa çıkacağının haberi verilir.

Bahai'ler, hangi inanç ve ulustan olursa olsun dünyadaki tüm insanlarla el ele vererek dünyanın ıslahı için hizmet ederler. "Dünya'nın ıslahı, saf ve iyi ameller, övgüye layık ve uygun davranışlarla başarılabilir" sözüyle en iyi şekilde ifade edilebilecek hizmetlerin, kapsam itibariyle bir sınırı olmadığı gibi Bahailer ne yapar sorusuna da şu şekilde cevap verilebilir:

Bahailer ve dostları şimdi daha iyi bir dünya kurmak için Hz. Bahaullah’ın getirdiği öğretileri hayata geçirmeye çalışırlar. İnsanlığın birliğini kurabilme çabası olarak Türkiye’deki ve dünyadaki Bahailer eşsiz sosyal bir çalışma ile meşguldürler. Ruhani doğalarının farkına varıp geliştirmek ve mahallelerini olumlu yönde değiştirmek amacıyla her yaştaki bireyleri güçlendirmek için eğitim aktivitelerine katılırlar.

Bu etkinliklerin ana fikri sosyal açıdan farklı katılımcılar arasında hayatlarımıza dair ortak bir anlayışa varıp toplumumuza nasıl katkıda bulunabileceğimize dayanan gerçek dostluk bağları kurmaktır. Ruhani konular üzerinde yapılan anlamlı sohbetler kanalıyla genellikle insanları birbirlerinden ayıran sosyal engeller yıkılır. Bu, Hz. Bahaullah’ın insanlığın birliği vizyonunun canlı bir ifadesidir. Bu etkinlikler katılımcılar olarak bizlere kim olabileceğimize dair heyecan verici bir bakış açısı da sunar. Bahailer insanoğlunun “kıymetli mücevherlerle dolu bir maden” olduğuna ve sahip olduğumuz değerleri görünür kılmamızı sağlayabilecek şeyin yalnızca eksiksiz bir eğitim (akademik, mesleki, fiziksel olanların yanı sıra ruhani eğitim) olduğuna inanırlar. Gerçek değerimizi keşfederek toplumlarımıza yardımcı olabilecek hale geliriz.

Bu aktivitelere katılmak için Bahai olma zorunluluğu yoktur. Daha iyi bir dünya kurmak için hep beraber çalışabiliriz.

Başlıca aktiviteler:
Dua Toplantıları (bahaitr.org/index.php/tr/duada-birlesme)
Çalışma Çemberleri (bahaitr.org/index.php/tr/ruhani-bir-yol... )
Çocuk Sınıfları (bahaitr.org/index.php/tr/cocuklarin-ics... )
Yeni Gençlik Grupları (bahaitr.org/index.php/tr/yeni-genclere-... )
Toplumsal Konulara Katılım (bahaitr.org/index.php/tr/toplumsal-konu... )

Bahailik hakkında doğru ve detaylı bilgi için bahaitr.org adresini ziyaret edebilir,
Bahai literatüründe yer alan eserleri ücretsiz olarak indirip incelemek içinse bahaitr.org/index.php/tr/turkce-bahai-k... adresinden faydalanabilirsiniz.

*Tanrı Mazharı Kavramı Nedir?
Çağlar boyunca insanlığın ruhani, entelektüel ve ahlaki kapasiteleri büyük din Kurucuları tarafından beslenmiştir. Bu Kurucuların arasında Hz. İbrahim, Hz. Krişna, Hz. Zerdüşt, Hz. Musa, Hz. Buda, Hz. İsa, Hz. Muhammed ve daha yakın tarihte Hz. Bab ve Hz. Bahaullah bulunmaktadır.

Bu Şahıslar, sadece başka insanlardan daha fazla bilgiye sahip sıradan insanlar değildirler. Onlar, insan toplumunun evriminde kıyaslanamaz etkiler yaratmış olan Tanrı Mazharlarıdırlar. Her ne kadar her birinin Kendine has bir kişiliği ve belirli bir görevi olsa da tüm Tanrı Mazharları ilahi kaynaklı ve tek olan bir amaca hizmet eder ki o da “ruhların terbiye edilmesi ve dünyadaki tüm insanların ahlakının düzeltilmesidir. ”

Tanrı Mazharlar dünyaya ışık saçar. Aynen ilkbaharın gelişi gibi Onların gelişleri de yaradılışa taze bir ruh üfler ve evrensel bir etkiye sahiptir. İnsanlık “en karanlık kışına” girdiğinde bu yeni “Güneş”
ufukta görünür ve “ruh alemine, kalp ve fikir alemine tecelli eder…” Ardından “ruhani bahar ve yeni bir canlılık görünür, yeni bir baharın kuvveti cilve gösterir ve hayret verici bir inayet havası eser. ”

Her bir Tanrı Mazharlarının gelişiyle yeni güçler salınır. Bu güçler zamanla insan ilişkilerine nüfuz eder ve hem bilincin hem de toplumun ilerlemesi için gerekli olan esas itici gücü temin eder. İnsanlığın sosyal ve ruhani evrimi için gerekli olan ve Tanrı Mazharlarının birbirlerini müteakiben sağladıkları kılavuzluğu içeren bu süreç “vahiy süreci” olarak bilinmektedir. Eğer Tanrı, güneş sistemimizin tüm ışık ve ısı kaynağı olan, ulaşılamaz güneşe benzetilecek olursa Tanrı Mazharları, insanların güneşi algılayabilecekleri bir biçimde güneş ışığını mükemmelce yansıtan aynalara benzetilebilirler.
“Bu Mukaddes Aynalar… hep o Varlık Güneşinden ve Maksud Cevherinden işaret verirler. Bilgileri bilgisinden, güçleri gücünden, saltanatları saltanatındandır…”
Bütün bu ilahi “aynaların” amacı aynı ve tek olduğuna göre Hiçbiri arasında herhangi bir ayırım yapılmaması gerekir. Hz. Bahaullah bu konuda şöyle yazmıştır:
“Dikkatle bakarsanız, cümlesini aynı bahçede oturur, aynı havada uçar, aynı yerde durur, aynı sözü söyler ve aynı buyruğu buyurur görürsünüz. ”
Mademki tüm büyük dinler özlerinde birdir ve aynı gerçeğe dayanırlar, çeşitli Tanrı Mazharlarının öğretileri arasındaki farklılıkları – özellikle toplumsal uygulamalar hakkındakileri – nasıl anlayabiliriz?

Her bir Tanrı Mazharı uzman bir doktor olarak kabul edilebilir. Kendisi insanlığın bedeninin doğasını tamamen kavrayabilir ve dünyanın hastalıklarını iyileştirecek uygun tedaviyi belirleyebilir. Bu, Kendisinin ortaya çıktığı zamanın ihtiyaçlarına en iyi karşılık veren tedavidir. Hz. Bahaullah bu çağdaki Kendi Zuhuruna istinaden şöyle yazmıştır: “Her Şeyi Bilen Doktorun parmakları hasta insanlığın nabzında. Hastalığı teşhis ediyor ve yanılmaz hikmeti ile ilaç yazıyor. ”
Aralık 2014

Mahir Uskan Batmaz bir yanıt verdi.

Kişi ölüm korkusunu yenmek için ne yapabilir?

Ölüm korkusunu yenmek için kişinin kendi varlığını bilmesi ve ölümden sonra ne olduğuna dair net bir anlayışı olması gerekir.

İnsan denen varlık, ruh ve bedenin birleşiminden meydana gelir. Ebedi olan, ruhtur. Beden ise fânidir ve biyolojik ölümün gerçekleşmesiyle beraber çürüyerek yok olur. Dolayısıyla gerçek yaşam, ruhun yaşamıdır. Ruh, dünyada işlediği işlerin mahiyetine göre farklı alemlerde sonsuza kadar yaşamına devam eder.

Yani; ölüm, kesinlikle mutlak son olmadığı gibi bu dünya yaşamı, ruhun yaşamının çok küçük bir bölümüne karşılık gelir. Bunu bilen ve buna inanan bir kişinin ölümden korkması adına elinde çok önemli bir sebep de kalmaz diye düşünüyorum.
Aralık 2014

Mahir Uskan Batmaz bu yanıtı beğendi:

Saç derisinde çıkan sivilcelerin sebebi nedir? Nasıl önlenebilir?

Sivilceler sadece yüzde çıkmaz. Vücudun her bölgesinde çıkabilir, saçlı deride buna dahildir. Gözeneklerin ölü deri yada diğer faktörler tarafından tıkanması sonucu deri üzerinde sivilceler meydana gelir. Stres, hormonal faktörler, beslenme, alerjiler, hijyensizlik başlıca nedenlerdir.

Saç derisinde oluşan sivilcelerin nedenleri diğer bölgelerde oluşanlar ile farklı değildir. Genellikle aşırı yağ üretiminden ve doğru bakımın yapılmamasından meydana gelir. Başka bir neden folikülittir. Saç tabanında bakteri enfeksiyonu sonucu oluşan bir durumdur. Folikülit, saçlı deride her saçın dibinde kızarıklık yada şişmelere neden olur. Antibakteriyel bir sabun ve merhemler kullanılabilir.

Nasıl önlenebilir?
  • Saç diplerindeki yağı azaltmak için özel şampuanlar kullanmak
  • Derinlemesine temizlik sağlayan saç bakım uygulamak
  • Tarak, fırça gibi ürünlerin, saç maşası veya şekillendirici cihazların temizliği düzenli olarak yapmak
  • Şapka, bere gibi aksesuarlar sık olarak yıkanmalıdır.
  • Neden olan faktörler çeşitli olabildiğinden tüm nedenleri ortadan kaldırdığınızda hala bu durum devam ediyorsa bir dermatoloğa görünmeniz gereklidir.
Aralık 2014

Mahir Uskan Batmaz bir yanıt verdi.

Yıllardır bolca emek verdiğimiz inploid'in soru ve yanıtları neye göre sildiğini bilmek istemez misiniz?

Arkadaşlar,

Madem bu konudan herkes bu kadar rahatsız olmuş durumda, o halde ben de yorum yazmak zorunda hissettim kendimi.

Dragons' Den'de ilk duyduğumdan beri üyeyim buraya. Kurucuları (fiilen tanışmasam da) iyi niyetli, akıllı, yaratıcı, hoş sohbet ve oldukça duyarlı insanlar. Öyle egoları için başkalarını, hele ki onların ticari varlığını sürdürecek kullanıcıları harcayacak adamlar değiller.

Eğri oturup doğru konuşmak gerekirse, özellikle bu sene (2014'te) Inploid'a bir şey oldu. Sorulan soruların ve cevapların kalitesi öyle bir düştü ki yemin ederim neredeyse artık Inploid'a giresim ve cevap yazasım gelmiyor. Bir de her şeye muhalefet edip "beğenme" tuşuna basmaktan zevk alan arkadaşlarımız iyice su kattı işin içine...

Üye olduğumdan beri en büyük korkum buydu: her sosyal paylaşım sitesi gibi bu sitenin de cılkının çıkması. Ne yazık ki korktuğum başıma geldi.

İsteyen alınıp, üzülebilir hatta sövebilir. İşin doğrusu budur arkadaşlar. Sonra kalkıp da kimse "vay onu yazdım da sildiniz, bunu yazdım da düzenlediniz" demesin.
Aralık 2014

Mahir Uskan Batmaz bir yanıta alt yorum yaptı

Çok güzel bir alt yorum olmuş. Tanrı'nın gerçekliğine inanan bir insan, her hayırda, şerde, bilimde, teknolojide, savaş, barışta ve aklımıza gelebilecek her türü iyi-kötü şeyde O'nu bulabilir. Eğer bulamıyorsa, inancını gerçekten sorgulaması gerekir diye düşünüyorum...
Bir şeye inanmak ile bilmek aynı şey midir ? 5 yaşında gulyabaninin varlığına inanıp, karanlıkta kalamayan bir çocuk için... Gulyabani diye bir şey yok mudur? Bir çocuk Gulyabaniye inanıp, daha sonra öyle bir şey olmadığını öğrenip bilemez mi ? Bu kadar inançlı olmalarına rağmen, içinde ne yazıyormuş diye merak edip okumayan insanlar ile bir şeyin var olup olmadığını tartışmak, sanki biraz zaman kaybı gibi geliyor bana... Sonra google 'dan bakara makara olayına dönüyor bu durum... Nasıl afrikada aç kalan çocuklar, tecavüze uğrayan insanlar allahın yokluğuna kanıt değilse, var olan güzel şeylerde varlığına kanıt değildir. Bu sorunun bende ki cevabı da budur.
Aralık 2014

Mahir Uskan Batmaz bu yanıtı beğendi:

Tanrı var mıdır? Neden?

Bir şeye inanmak ile bilmek aynı şey midir ? 5 yaşında gulyabaninin varlığına inanıp, karanlıkta kalamayan bir çocuk için... Gulyabani diye bir şey yok mudur? Bir çocuk Gulyabaniye inanıp, daha sonra öyle bir şey olmadığını öğrenip bilemez mi ? Bu kadar inançlı olmalarına rağmen, içinde ne yazıyormuş diye merak edip okumayan insanlar ile bir şeyin var olup olmadığını tartışmak, sanki biraz zaman kaybı gibi geliyor bana... Sonra google 'dan bakara makara olayına dönüyor bu durum... Nasıl afrikada aç kalan çocuklar, tecavüze uğrayan insanlar allahın yokluğuna kanıt değilse, var olan güzel şeylerde varlığına kanıt değildir. Bu sorunun bende ki cevabı da budur.
Aralık 2014

Mahir Uskan Batmaz bir yanıta alt yorum yaptı

Sevgili Şaman A'bi, İnan ki olayın arkaplanını bilmiyorum fakat senin böyle bir açık mektup yazman beni gerçekten üzdü... Sevgili Serkan ve Hakan'ın, en kısa zamanda yapıcı bir adım atacaklarını düşünüyorum. Çünkü bir çoğumuz onları aynı zamanda kişilikleri ve duruşlarıyla da seviyoruz.

Herkese Sevgi ve Selamlar...
Ben de sinirimin yatışmasını bekledim...


Bir site sahibinin kurallar koyup bu kuralları
kullanıcılarına bildirmemesinin hiçbir mazereti yok...

Ben de sizleri arkadaş olarak görmüştüm ama yanılmış
olduğumu ikinizin de sözcüklerinde okudum... (bu belki de duygusal oldu ama ben de sonuçta "kırılabilen" bir insanım)

Tabii ki sizlerin ekmek tekneniz için verdiği emek biz, o
ekmek teknesinin hamurunu karşılıksız üretenlerden daha fazla olmalı. Harcadığınız emeğin
miktarı bu durumda sizi kesinlikle haklı yapmaz. Kuraları saptamak için beş saat
ayırabiliyorsanız bu kuralları derleyip kullanıcılarınıza açıklamak için de bir
yarım saat ayırmak mecburiyetinizdir. Bana bu kırıldım ve saygısızlık
demagojileriyle gelerek ikiniz de hem haksızlık hem de saygısızlık ediyorsunuz.


Siteniz büyüdü ve yükünüz arttıysa sitenin gelirini de
arttırmış olmanız ticaretin şartıdır, eğer bunu becerip yükünüzü paylaşacak
eleman alamadıysanız bu tamamen sizin yetki ve sorumluluğunuzda olan bir
durumdur bunu kullanıcılarınıza yükleyemezsiniz. Görüyorum, duyuyorum, şu anda "olmasaydın
da olurduk" dediğinizi, tabii ki katılıyorum, tabii ki olurdunuz...


Sitenizin gelir modeli kullanıcı sayısına bağlı olduğu
sürece evet dünyanız kullanıcılarınızın etrafında dönecek, evet onlar, yani biz
sizin karşılıksız emek sarf eden emekçileriniz olacağız, evet bize saygılı
olmak zorundasınız, evet bizi el üstünde tutmak zorundasınız ve evet bizi
özellikle bizleri kısıtlayacak her yeni adımınızda bilgilendirmek zorundasınız.
Bizler tıklama ya da trafik değil bütün bu rumuzların arkasındaki insanlarız.
Bizim size olduğundan çok, var olmak için sizin bizlere ihtiyacınız var. Hepimiz
inploid'siz var oluruz ama inploid, biz kullanıcıları olmadan var olamaz. Bıktıysanız,
gücünüz kalmadıysa bize zulmetmek yerine daha az yıpranacağınız bir model
üstüne kafa yormayı ya da bu işi bırakmayı düşünmelisiniz. Ben ne çalışanlarıma
ne de müşterilerime sizin bana davrandığınız gibi davranamıyorum, zaten
davranmam da...


Unutmayın ki iş yükünüzü bir anda 10 katına katlayan bu
upgrade'i biz istemedik hatta hem kaybolan özellikler hem de inanılmaz düşen
hızdan hepimiz şikayetçiydik. Bilmiyorum, şu anda aktif kullanmadığımdan biat
eden kullanıcılar durumdan memnun mu...


Sıkıyönetim misali, açıklamadığınız kuralları getirdiniz.
Nasıl ki biz bazı şeyleri bolca vakit geçirdiğimiz sitenin genel kullanımı için istediğimizi iddia ediyorsak ki
iki geyik sorumun silinmiş olması benim için gerçekten önemsiz, sizler de bize karşı almış olduğunuz kararları bizim
için aldığınız iddiasındasınız. Bizler "için" bir şeyler isterken
sizler "karşı" bazı kararlar alıyorsunuz. Sinirlenip alınmadan şu
cümleyi bir düşünün. Bütün bu silme politikanıza tamamen karşıyım. Uygunsuz yanıtları silmenizde bir mahsur görmüyorum ama hayat bulmuş soruları (soru niteliğinde olanları) silmemeli uygun ağlara atamalısınız. Zaten birini siteden uçurduğunuzda tüm girdileri silinmiyor mu? Bu durumda o kişinin
girdileri Google'da indekslenmiş oluyor ve buna rağmen silinebiliyor. Bu işi yapacak bir bot programlamalısınız. Buna vaktiniz ve büyüyen hacme rağmen paranız yoksa gönüllü yazılımcı aramalısınız ki site içinde mutlaka bulunabilir. Ekşi sözlük bunu yapabiliyor, hatta uçurdukları kadına/adama tüm girdilerini
de verebiliyor. Onlardan 10 yıldan fazla bir zaman sonra oluşturduğunuz bu
platformda böyle bir otomatizasyonun olmamasını da kabul edilebilir bulmuyorum.

Çok sıkışığız bahanesiyle bizleri bilgilendirmeme politikasına devam etmekte direniyorsanız ben de girdilerimin silinerek/daha da iyisi iade edilerek (zamanımı harcayıp kendim de silebilirim sizlere yükü fazla gelecekse) siteden uçurulmayı talep ediyorum.

Her muhalif ses bir darbe girişimi değildir, sadece iktidarın yanlışlarını eleştiriyor da olabilir.

Sevgilerimle
Şaman
Kasım 2014

Mahir Uskan Batmaz bir yanıta alt yorum yaptı

Hocam, gövdesi göründüğü gibi metalden mi? Eğer öyleyse, çalarken belli frekanslarda rezonansa girebilir çünkü :)
Ne ateşli uçuşlar yaptırır bu...
İşin komiği annemin paylaşımlarından arakladım bunu
Pliz teyk may mani. Ay vant dis.

emeraldguitars.com/the-art-of-guitar/dra...

5087
5087
5087
5087
Kasım 2014

Mahir Uskan Batmaz bu yanıtı beğendi:

Platon'un Platon ismi ütopyasından mı gelir? Yoksa Eflatun renginden mi?

Platon ismi kalıbından dolayı bir lakaptır aslında iri yarı bir adam olduğu için rahmetliye 'Geniş Omuzlu' deniliyormuş zamanında.. Arapçada 'P' harfi 'Ef' okunduğu için: Eflaton, Eflaton Eflaton diye diye Eflatun diye dilimize geçmiş. .
Kasım 2014

Mahir Uskan Batmaz bir yanıta alt yorum yaptı

Eksilten eksiltsin, Şaman A'bi. Paylaşımlarını merakla takip edenler de çok :)
Kasım 2014

Mahir Uskan Batmaz  bu yazıyı beğendi:

Kasım 2014

Mahir Uskan Batmaz bir yanıta alt yorum yaptı

En iyi iletkenler sırasıyla (süper iletkenler hariç): Altın, Gümüş ve Bakırdır. Maliyet/performans açısından bakır tercih edilir. Ancak, özel bazı elektronik devrelerde altın ve gümüş de kullanılmaktadır.
Kasım 2014

Mahir Uskan Batmaz bir yanıta alt yorum yaptı

Evet, haklısın A'bi. Katılıyorum. Kapak biraz işin hafif mizaçlı boyutunu öne çıkardı gibi oldu.
Ben olsam babaya da söylerdim. İkisine de bunun genetik olduğunu anlatırdım. O genler sonuçta size ikisinden birinden geçmiş... Hastalık olduğunu düşünüyorlarsa demek ki sizi hasta etmişler, kendilerini bir tedavi ettirmeliler, sonuçta gizli taşıyıcı olmak hasta olmaktan bile tehlikelidir.

Burada bir bilimsel makale var:
dailymail.co.uk/sciencetech/article-2559...
Kasım 2014

Mahir Uskan Batmaz bir yanıta alt yorum yaptı

Çok iyi bir cevap, Şaman A'bi :) Aileye kapak niteliğinde!
Ben olsam babaya da söylerdim. İkisine de bunun genetik olduğunu anlatırdım. O genler sonuçta size ikisinden birinden geçmiş... Hastalık olduğunu düşünüyorlarsa demek ki sizi hasta etmişler, kendilerini bir tedavi ettirmeliler, sonuçta gizli taşıyıcı olmak hasta olmaktan bile tehlikelidir.

Burada bir bilimsel makale var:
dailymail.co.uk/sciencetech/article-2559...
Kasım 2014

Mahir Uskan Batmaz bu yanıtı beğendi:

Anneme eşcinsel olduğumu söyledim. Benim hasta olduğumu düşünüyor. Ona eşcinselliğin bir hastalık olmadığını nasıl anlatabilirim. Tavsiye edebileceğiniz belgeseller, kitaplar var mı?

Ben olsam babaya da söylerdim. İkisine de bunun genetik olduğunu anlatırdım. O genler sonuçta size ikisinden birinden geçmiş... Hastalık olduğunu düşünüyorlarsa demek ki sizi hasta etmişler, kendilerini bir tedavi ettirmeliler, sonuçta gizli taşıyıcı olmak hasta olmaktan bile tehlikelidir.

Burada bir bilimsel makale var:
dailymail.co.uk/sciencetech/article-2559...
Kasım 2014

Mahir Uskan Batmaz bu yanıtı beğendi:

inploid'de "beğenmedim"leme konusunda siz nasıl davranıyorsunuz? Ne tür yanıt ve yazıları beğenip ne türlerini beğenmedimliyorsunuz?

Bilgisizce, gereksizce ve sorulan güzel soruyla alay ederce yazılmış yanıtları beğenmiyorum. Ama özenle yazılmış, mantık içeren, değişik açılardan bakarak yazılmış yanıtları beğeniyorum. Ayrıca insanlara faydalı olabileceğini düşündüğüm yanıtları da beğeniyorum daha çok kişinin görmesi adına.
Kasım 2014

Mahir Uskan Batmaz bir yanıta alt yorum yaptı

Yorumumu bir daha okursanız, eşcinselliğin tercih veya bir hastalık olmadığını, yönelimsel bir bozukluk olduğunu ifade ettim.
Cemil ipekçi'nin çok güzel bir sözü var. Bir röportajdan hatırladığım... "Allah beni erkek vücuduyla yaratmış ama kadın ruhu vermiş. " diyordu. Fakat dostum eğitim seviyesi çok düşük bir memleketteyiz... İşin gerçekten zor... Solak çocukların dahi sağ elle zoraki yemek yedirilmeye çalışıldığı bu memlekette kime neyi nasıl anlatacaksın. Anneni en iyi sen tanıyorsun o zaten zamanla alışacak bence onu kafaya takma, ben de ateist olduğumu söylediğimde ilk tepkisi "tövbe de yavrum" olmuştu : -)
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

İnternet

2505 Kişi   535 Soru

İş Hayatı

2333 Kişi   325 Soru

Yaşam

1165 Kişi   390 Soru

Girişimcilik

3476 Kişi   358 Soru

Varoluş Hakkında

2776 Kişi   1061 Soru

Kitaplar

2918 Kişi   267 Soru

İnternet Sitesi

978 Kişi   171 Soru

inploid

1154 Kişi   709 Soru

Müzik

2853 Kişi   472 Soru

Eğitim

4008 Kişi   629 Soru

Bilgisayar

2531 Kişi   438 Soru

Gerçek Hayat

801 Kişi   99 Soru

Dragons' Den Türkiye

396 Kişi   82 Soru

Bilgisayar Programları

1792 Kişi   179 Soru

Dinler

1054 Kişi   327 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3453 Kişi   280 Soru

Felsefe

1851 Kişi   496 Soru

Psikoloji

2693 Kişi   947 Soru

Türkiye Sorunları

1111 Kişi   239 Soru

Yemek Kültürü

805 Kişi   86 Soru

Mekan Önerileri (İstanbul)

798 Kişi   69 Soru

Hayatın Anlamı

490 Kişi   47 Soru

Sosyal Medya

1366 Kişi   212 Soru

Hayal Gücü

878 Kişi   42 Soru

Felsefi Düşünce

479 Kişi   72 Soru

Mustafa Kemal Atatürk

356 Kişi   51 Soru

inploiders

348 Kişi   165 Soru

Sosyal Yaşam

524 Kişi   67 Soru

İstanbul

555 Kişi   196 Soru

Ülke Ekonomisi

606 Kişi   102 Soru