Bilmek istediğin her şeye ulaş

Rehberlik Ve Psikolojik Danışmanlık Öğrencisi Ahmet Kırgız inploid.com'da 2 soru sordu, 10 soru yanıtladı ve 12 takipçisi var.

Ağustos 2015

Ahmet KırgızRasih Uğur Uyanık kişisini takip etmeye başladı

Rasih Uğur Uyanık, Mimar, @mimarankara

Ocak 2014

Ahmet Kırgız bu yanıtı beğendi:

Kızların futbolu menfaat için sevdiklerini düşünüyorum. Bu konuda sizin görüşleriniz neler?

Hangi kızların... Büyük bir genelleme olmuş.
Ocak 2014

Ahmet Kırgız bu yanıtı beğendi:

Kızların futbolu menfaat için sevdiklerini düşünüyorum. Bu konuda sizin görüşleriniz neler?

Futbol heyecanıyla kız erkek farketmeksizin herkesi mutlu edebilir.
Ocak 2014

Ahmet Kırgız bu yanıtı beğendi:

Mesleğiniz ve maaşınız ile ilgili gençlere verebileceğiniz tavsiyeler nelerdir?

İstediğin mesleği okumak yerine büyükleri dinleyip, kolay olup parası çok olanı seçmek lazım mış şahsen hayat bana bunu öğretti:)
Ocak 2014

Ahmet Kırgız bu yanıtı beğendi:

Lider olmak için neler yapmak gerekir?

Empati
Ocak 2014

Ahmet Kırgız bir yanıt verdi.

Çocuk terbiyesi kaç yaşında başlamalıdır?

Bence doğduğu andan itibaren. Çünkü, ör: uyku düzeni bile bi terbiyedir ve çocuk doğduğundan itibaren alıştırılarak öğretilier.
Ocak 2014

Ahmet Kırgız bu yanıtı beğendi:

Çocuk terbiyesi kaç yaşında başlamalıdır?

Konusmaya basladigi ilk zamandan itibaren baslamali bence : )
Ocak 2014

Ahmet Kırgız bu yanıtı beğendi:

Evli birinin sosyal medyadan biriyle tanışıp kahve içmesi sizce normal mi?

Kesinlikle hayır, sosyal hayatında tanışır ise normal olabilir fakat, sosyal medyadan tanıştığınla kahve içecek kadar nasıl samimi olabilirsin ki? En yakın arkadaş ve dostlarımıza bir kahve için ayıracak zaman bulamazken.
Ekim 2013

Ahmet Kırgız bir yanıt verdi.

Hazır satılan meyveli yoğurtların sağlığa bir zararı var mıdır?

Çoğu zaman içindeki yararlı bakteriler hazır yoğurtlarda öldürüldüğü için zararlıdan ziyade aslında yararsızdır. Normalde yoğurttan yeteri kadar bağırsaklarımızı koruyacak bakterileri alabilirken, hazır yoğurtlarda bu mümkün olmuyo onun yerine aktivya vb. ürünlerden almaya çalışıyoruz. Bu sebeple böyle gıdalara gerek yoktur ayrıca hazır süt ve yoğurtlarda bildiğim kadarıyla aklaştırıcılar vardır. Bunlar da katkı maddeleri olduğu için zararlıdır.
Ekim 2013

Ahmet Kırgız bir yanıt verdi.

Ekim 2013

Ahmet Kırgız bu yanıtı beğendi:

Sizce karakter alışkanlık mıdır?

Alışkanlık değildir. Fakat zamanla alışkanlık haline dönüşebilir. Karakteri tam oturmuş insan bulabilmek zordur, bir çok insan ölene kadar kendini aramaya devam eder ve kendini bulamadan veda eder :) Karakter biraz yaradılış meselesidir, buna elbette etrafın, yetiştirilme tarzının ailenin yaşananların etkisi olabilir fakat bence kalp ve beynin duruşudur.
Ekim 2013

Ahmet Kırgız bu yanıtı beğendi:

Sizce karakter alışkanlık mıdır?

Hayır çünkü alışkanlık belli bir davranışın tekrarı sonucunda oluşur. Karakterin oluşmasında böyle bir durum söz konusu değil
Ekim 2013

Ahmet KırgızSeçil kişisini takip etmeye başladı

Seçil, Halkla İlişkiler Uzmanı, @koz

Ekim 2013

Ahmet Kırgız bu yanıtı beğendi:

Maymundan geldiysek neden şimdiki maymunlar insan olmuyor?

Maymundan gelme aslında şöyle değerlendirilebilir; Mutasyan ve mutasyonun modifikasyona dönüşmesi. Mesela önceki insan bedenlerini incelediğimizde ağız yapıları maymunlar gibi daha geniş, dişleri daha sağlam ... Sebebi o dönemde ateş henüz bulunmamış ve bir çok sebze meyve keşfedilmemiş. Bundan dolayı daha çok avlanarak besleniyorlar ve avladıkları hayvanın etini pişirmeden çiğ tüketiyorlar, nereyi geliştirirsen orası baskın görünür sporcuların vücut yapması gibi. Bu dönemdeki insanlarında ağız yapıları genişliyor. Her yer ağaç ev vb. yok ağaç kovuklarında yaşıyorlar tırmanmam tutunma vb. de gelişiyor kollar uzuyor... Yani biraz yaşam şartlarından kaynaklı. Fakat şöyle bir şey var ki, ben buna kısmen inanırım. Kuran'da fazla azıp sapmadan dolayı (kadın ile kadın ve erkek ile erkek birliktelikleri ilk sebep gösterilir) bir kavmin maymuna çevrildiğinden bahseder. Yani tezat bir inanış var. Şimdiki maymunlar maymun olarak yaratıldığı için dönüşüme uğramıyorlar ama onlarda da illaki mutasyonlar söz konusudur.
Ekim 2013

Ahmet Kırgız  bu yazıyı beğendi:

AFFETMENİN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI

Bir lise öğretmeni günün birinde derste öğrencilerine bir teklifte bulunur: “Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz? ”

Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. “O zaman” der öğretmen. “Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin. ” Öğrenciler bunu da yaparlar. “Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz! ”

Öğrenciler, bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama, ertesi sabah hepsinin sıralarının üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:

“Şimdi, bugüne dek affetmeyi istemediğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun. ”

Bazı öğrenciler torbalarına üçer–beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur.

Öğretmen, kendisine “Peki şimdi ne olacak? ” der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:

“Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde... hep yanınızda olacaklar. ”

Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar:

– “Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor. ”

– “Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf gözlerle bakıyorlar bana artık. ”

– “Hem sıkıldık, hem yorulduk... ”

Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:

“Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkûm ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir...
Ekim 2013

Ahmet Kırgız  bu yazıyı beğendi:

Edith Piaf - Padam Padam

Cet air qui m'obsède jour et nuit
Cet air n'est pas né d'aujourd'hui
Il vient d'aussi loin que je viens
Traîné par cent mille musiciens
Un jour cet air me rendra folle
Cent fois j'ai voulu dire pourquoi
Mais il m'a coupé la parole
Il parle toujours avant moi
Et sa voix couvre ma voix

Padam... padam... padam...
Il arrive en courant derrière moi
Padam... padam... padam...
Il me fait le coup du souviens-toi
Padam... padam... padam...
It's a tune which points right at me
And I drag it behind me like a strange mistake
This tune knows everything by heart

Il dit: "Rappelle-toi tes amours
Rappelle-toi puisque c'est ton tour
'y a pas d'raison pour qu'tu n'pleures pas
Avec tes souvenirs sur les bras...
" Et moi je revois ceux qui restent
Mes vingt ans font battre tambour
Je vois s'entrebattre des gestes
Toute la comédie des amours
Sur cet air qui va toujours

Padam... padam... padam...
The 'I love you's on Bastille day
Des "toujours" qu'on achète au rabais
Padam... padam... padam...
Piles of 'would you like to's
And all that to end up right on the corner of the street
To the tune which has recognized me
Écoutez le chahut qu'il me fait
...
As if my entire past was marching by
Faut garder du chagrin pour après
J'en ai tout un solfège sur cet air qui bat...
Qui bat comme un c�ur de bois...
Eylül 2013

Ahmet Kırgız bu yanıtı beğendi:

Yanında çalıştığınız işverenin davranışlarına bakarak, kendinize 'bu salak adam nasıl olur da böyle bir iş yerini çalıştırabiliyor da, ben onun yaptığını yapamıyorum' diye sorduğunuz oldu mu?

Ben Şahin Akdeniz (@HwOaRaNG) arkadaşımızın yorumuna tam katılmıyorum, bir kısmı doğru olabilir ama geriye kalan eksikleri ben tamamlayım;

Kişilerin zekasından ziyade işletme sahiplerine dikkatle analiz ederseniz eğer, meslekte yetişmiş, fırsatları değerlendirmiş ve herşeyden önce özgüveni olan cesaret sahibi kişilerdir. Kendini o iş için yeterli görebilirsin ama aynı fırsatlar ve imkanlar elinde olmadığı için yapamassın. Belki çevre kaynaklıda olabilir, çevreci geniş ve kabul görmüş kişiler işinde başarıya rahat ulaşır.

Merak ettiğim bir şey var, "salak" tanımını patronunuza neye göre yakıştırdınız?
Eylül 2013

Ahmet Kırgız bu yanıtı beğendi:

Lirik şiir örnekleri nelerdir?

İçten gelen heyecanları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiir türüdür. her ulusun ilk şairleri yapıtlarını saz eşliğinde söylerlerdi. “Lir” de telli bir saz olduğu için, sonraları içe doğan türlü duyguları anlatan şiirlere lirik denmiştir.

Lirik şiir duyguların coşkun bir dille anlatıldığı edebiyat eserlerinin genel adıdır. Latince lyricus, Yunanca lyricos, Fransızca lyrique kelimelerinden türemiştir. Sözlük anlamı ise; coşkun, ilhamla dolu demektir. Eski Yunan'da kullanılan lirik sözcüğü bugünkü anlamında kullanılmıyordu.

Bireysel duyguların içten geldiği gibi, coşkulu, etkili bir dille anlatılmasına da lirizm denir. Sıfat olarak eşin dolu, coşkun, içli bir dili bulunan anlamlarında kullanılan lirik sözü, bu niteliği taşıyan düzyazı ürünleri de niteler. Aynı genellik lirizm için de söz konusudur.

Batı edebiyatında Rönesans devri ozanlarının (Petrarca, Ronsard, vb. ); daha sonra da, ilke olarak içe dönüklüğü benimseyen romantik ozanların (Lamartine, Hugo, Musset, vb. ) duygusal ve öznel bir nitelik gösteren şiirleri bu türün başarılı örnekleridir. Lirik şiir, Türk edebiyatında da en çok kullanılan şiir türlerinden biri olmuş; Divan edebiyatında (Fuzuli, Nedim, vb. ), Halk tasavvuf edebiyatında (Yunus Emre, vb. ), din-dışı Halk edebiyatında (Karacaoğlan, vb. ) ve yeni edebiyatta (Yahya Kemal, vb. ) bu alanda büyük ozanlar yetişmiştir.

Bu türe örnek olarak; Fuzûli'nin "Su" kasidesi, Yahya Kemal Beyatlı'nın "Hayal Şehir" ve Mehmet Âkif Ersoy'un "Bülbül" isimli şiirleri verilebilir.

Lirik Şiir Ozanları: Lirik şiirin ilk önderleri Anadolulu Alkman ve Lesboslu Sappho’dur. Daha sonra Arion, İbikos, Semonides, Terpandros, Timokreon, Korinna ve Pindaros lirik şiir ozanları arasındadır.

Lirik Şiir Ölçüleri:
Lambic: Birincisi kısa, ikincisi uzun iki heceli vezin türüdür.
Trochaic: Bir uzun ve bir kısa heceli ölçüdür.
Anapestic: İki kısa ve bir uzun heceden meydana gelen vezin türüdür.
Dactylic: Bir uzun iki kısa ölçülü Yunan ve Latin veznidir.

(toplumdusmani.net/modules/wordbook/entr... )

Bir Bahar Akşamı
Bir bahar akşamı rastladım size,
Sevinçli bir telâş içindeydiniz.
Derinden bakınca gözlerinize,
Neden başınızı öne eğdiniz?

İçimde uyanan eski bir arzu,
Dedi ki yıllardır aradığım bu.
Şimdi soruyorum büküp boynumu,
Daha önceleri neredeydiniz?
(Şarkı sözü)

Lirik şiirin konusu eskiden aşk, ölüm, kahramanlık, din gibi konularla sınırlı iken, günümüzde konu alanı çok genişlemiştir. İnsanla, evrenle ilgili her konuda lirik şiir yazılabilir:

Hiç uyarmadan
Kasırga nasıl sökerse
Meşeleri kökünden
Öyle sarsıyor yüreğimi aşk. "
Kızaran nara benzersin dalın tepesinde
En yüksek dalında unutulmuş, bir ağacın.
Hayır, unutulmuş değil, yetişilememiş.
Sappho (Çeviren: Azra Erhat, Orhan Veli)


Eski Türk şiirinden bir örnek

Üdig mini komıttı (Aşk beni coşturdu heyecanlandırdı; )
Sakınç manga yumıttı (Dert bende toplandı. )
Könglüm angar emitti (Gönlüm ona meyletti; )
Yüzüm mening sargarur (Yüzüm benim sararıyor. )
. . . . . . . . . .
Bardı közüm yarukı (Gözümün nuru sevgilim gitti. )
Aldı özüm konukı (Özümün konuğunu aldı. )
Kanda erinç kanı-kı (Nerede ki nerde? )
Emdi udın odgarur (Şimdi uykularım kaçıyor. )

_________________________________________

Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm
Her akşam seninle

Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz
Alır beni
Seni düşündükçe
Gül dikiyorum elimin değdiği yere

Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları
(İlhan BERK)

_________________________________________


Kara dutum, çatal karam , çingenem
Nar tanem , nur tanem , bir tanem,
Ağaç isem dalımsın salkım saçak

Petek isem balımsın oğulum
Günahımsın vebalimsin .
Dili mercan , dizi mercan, dişi mercan
Yoluna bir can koyduğum,
Gökte ararken yerde bulduğum
Karadutum , çatal karam çingenem

Daha nem olacaktın bir tanem? (B. RAHMİ EYÜBOĞLU)


_________________________________________

NERDESİN?
Geceleyin bir ses böler uykumu.
İçim ürpermeyle dolar: - Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.
Gün olur sürüyüp beni derbeder,
Bu ses rüzgarlara karışır gider.
Gün olur peşimden yürür beraber,
Ansızın haykırır bana: Nerdesin?
Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben,
Elverir ki bir gün bana derinden
Ta derinden bir gün bana "Gel" desin (Ahmet Kutsi TECER)


_________________________________________

ENDÜLÜSTE RAKS
Zil, şal ve gül. Bu bahcede raksın bütün hızı...
Şevk akşamında endülüs üc defa kırmızı.

Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir
İspanya neş'esi ile bu akşam bu zildedir.

Yelpaze çevrilir gibi birden dönüşleri,
İşveyle devriliş, örtünüşleri...

Her rengi istemez, gözümüz şimdi aldadır.
İspanya dalga dalga bu akşam bu şaldadır...

Alnında halka halka aşüfte kakülü
Gögsünde yosma gırnatanın en güzel gülü...

Raks ortasında bir durup oynar, yürür gibi;
Bir baş çevirmesiyle bakar öldürür gibi...

Gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü sürmeli,
Şeytan diyor ki, sarmalı yüz kere öpmeli.

Gözler kamaştıran şala, meftun eden güle
Her kalbi dolduran zile, her sineden "Ole! " (Yahya Kemal BEYATLI)

Eylül 2013

Ahmet Kırgız bu yanıtı beğendi:

Başarı oranları kendi alanlarına göre aynı olan iki yapıtın, önce kitabını okumak mı yoksa filmini izlemek mi daha iyi bir tercihtir?

En iyi tercih sadece kitabı okumaktır bence... Şöyle ki; kitabı okuduğunda kafanda bir sahne canlanıyor ve karakterleri yazar sayesinde kuruyorsun, çevrede veya ortamda bulunan nesneleri bile hayal edebiliyorsun. Sürükleyici kitaplar sana dizi film izliyor havası bırakır, yani gece uykun geldi kitabı bıraktın diyelim, bir sonraki günü iple çekiyorsan kitap amacına ulaşmıştır. Hayalinde canlandırdığın bir sahneyi filmi izledikten sonra kıyasladığında "hayal kırıklığı" olarak sonuca ulaşırsın. Kitapları sinemaya uyarlaması basit bir bütçeyle olmuyor, yazarın gözünden olayları anlatabilmen için büyük bütçeler ile bir film olmalı, hatta bu filmlerde bile eksikler hissedeceksin.

İşin özeti: Okuduğun kitabın asla filmini izleme. Bırak yazarın sana hissettirdiği sahnede yaşa olayları...
Eylül 2013

Ahmet Kırgız bu yanıtı beğendi:

Yarın hayatınızdaki son gün olsa ne yapardınız?

Ölümün ön izlemesini yapardım... yarı ölüm hali, bütün gün uyurdum...
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Audi

353 Kişi   1 Soru

.NET

1299 Kişi   87 Soru

Yarışma (Televizyon)

783 Kişi   23 Soru

Yazılım

2912 Kişi   548 Soru

A3

278 Kişi   1 Soru

Rap

262 Kişi   11 Soru

Bilgisayar

2527 Kişi   437 Soru

Bekaret

26 Kişi   7 Soru

Sağlıklı Yaşam

295 Kişi   176 Soru

Estetik

9 Kişi   16 Soru

Sürü Psikolojisi

53 Kişi   5 Soru

Çocuk Ve Genç Psikolojisi

500 Kişi   79 Soru

Psikanaliz

148 Kişi   39 Soru

Psikodilbilim

4 Kişi   1 Soru

Din Felsefesi

261 Kişi   77 Soru

Sosyal Psikoloji

36 Kişi   19 Soru

Psikoloji Araştırmaları

117 Kişi   46 Soru

Risale-i Nur Külliyatı

13 Kişi   3 Soru

Cerrahi Müdahale

10 Kişi   11 Soru

Fotoğrafçılık

1868 Kişi   166 Soru

Sosyoloji

550 Kişi   149 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3446 Kişi   280 Soru

Felsefe

1848 Kişi   496 Soru

Kitaplar

2912 Kişi   267 Soru

Eğlence

227 Kişi   62 Soru

İnanç

231 Kişi   88 Soru

Psikoloji

2688 Kişi   947 Soru

Yalnızlık

139 Kişi   29 Soru

Felsefi Düşünce

478 Kişi   72 Soru

Türkiye

910 Kişi   373 Soru