Bilmek istediğin her şeye ulaş

Aysu, 

Öğrenci

Kitaplar,filmler,müzik,yüzmek,yıldızlar,wattpad,yazmak,çizmek,söylemek,dans etmek ve dolu dolu yaşamak

Ağustos 2015

AysuRock Müzik konu başlığını takip etmeye başladı.

Rock Müzik

YÖNLENDİR Rock müzik

Ağustos 2015

Aysu  bu yazıyı beğendi:

Asrın Lideri

GİT DOLAŞ AÇILIRSIN BİRAZ
Asrın lideri Çin’e gitti.
Gezmeye.
*
Londra’da bir asker öldürüldü, İngiltere başbakanı Fransa gezisini yarıda kesip, ülkesine döndü. Türkiye 11 şehidini toprağa verirken, asrın lideri şarkıcıları uçağına doldurup, Somali’ye gitti.
*
Valencia metrosunda kaza oldu, İspanya başbakanı Hindistan gezisini yarıda kesti, ülkesine döndü. Reyhanlı’da 53 insanımızı havaya uçurdular, asrın lideri ABD’ye uçtu.
*
Deprem oldu, iki kişi öldü, Yunanistan başbakanı Avustralya gezisini yarıda kesip, ülkesine döndü. Helikopterimiz düştü, 17 şehit verdik, karakol basıp 8 askerimizi şehit ettiler, Ahmet Kiziroğlu, asrın liderinin eşi ve kızıyla birlikte Myanmar’a taziyeye gitti.
*
Kıbrıs Rum Kesimi’nde cephanelik patladı, genelkurmay başkanı istifa etti, savunma bakanı istifa etti, genelkurmay başkanı yargılandı. Afyon’da cephanelik patladı, devletin valisi, genelkurmay başkanına sucuk hediye etti, Hindistan’da Pakistan’da olur böyle şeyler denildi.
*
Ethem’in suratına ateş edildi, Berkin, Abdocan, Ahmet, Mehmet öldürüldü, Ali İsmail sopalarla dövülerek katledildi, komiser Mustafa Sarı şehit oldu, asrın lideri Fas’a gitti.
*
Reyhanlı için yas ilan edilmedi.
Gazze için yas ilan edildi.
Ermenek için yas ilan edilmedi.
Mısır için yas ilan edildi.
Uludere için yas ilan edilmedi.
Papa öldü, yas ilan edildi.
Suruç için yas ilan edilmedi.
Suudi Kralı öldü, yas ilan edildi.
*
Fantomumuz vurulduğunda, Brezilya’yı dolaşıyordu. Şehit pilotlarımızın cenazeleri çıkarıldığında, Bodrum’da tatil yapıyordu. Suudi kralı öldüğünde Afrika gezisindeydi, derhal yarıda kesti.
*
7 Kasım’da Endonezya’ya gitti, 9 Kasım’da resmi temasları bitti, 10 Kasım’da Anıtkabir’de olmamak için, gezisini 1 günlüğüne uzattı, Brunei’ye geçti, 10 Kasım’ı orada geçirdi, 11 Kasım’da yurda döndü.
*
Musul konsolosluğumuz basıldı, konsolos dahil, 46 insanımız kaçırıldı, hiç istifini bozmadı, atladı uçağına, Rize Güneysu’ya tatile gitti. Aynı asrın lideri… Belediyespor-Sakaryaspor playoff finalini seyretmek için Japonya gezisini yarıda kesti.
*
Orman yangını çıktı, ABD başkanı Kanada gezisini iptal etti. Türkiye yanıyor… Bir haftada asker, polis, sivil, 49 insanımız öldürüldü, asrın lideri Çin’e gitti.
*
Ni’çin derseniz?
*
Sevmiyor bizi.
Hepsi bu.
Sevmiyor burayı.

****Alıntıdır****
Ağustos 2015

Aysu bu yanıtı beğendi:

Üniversitede bir kızın yurtta mı yoksa evde mi kalması daha uygundur?

Bir kere soru saçma. Kız için şu uygundur bu uygundur diye bir şey yok.

3,5 yıl okulumun kampus içinde öğrencilere sağladığı yurtlardan birinde kaldım, mezun olmaya yakın eve çıktım ve şunu söylüyorum: keşke şimdi de yurtta kalabilsem.

Yurdum kesinlikle lüks denebilecek bir yurttu ve kyk yurtlarına insanlar ne veriyorsa bizimkinin de ücreti o civarda idi. 4 kişilik çalışma+yatak odasından oluşan odalar. Kat mutfağı banyosu etc. Sınırsız internet, suyun elektriğin kesilmez; bunlara ekstra masrafın yok. 250 liraya sadece kira+su+elektriği+ısınmayı hangi şehirde ne tür bir evde halledebilirsiniz bilemem. Ankara'da mümkün değil çünkü. Sonra bir suru arkadaş edinilir yurtta. Odadakiler gider gelir. Yok mu dedikodusu vırt zırtı, olmaz mı? Ha zannediyor musunuz ki arkadaşlarla eve çıkınca olmayacak? Daha beteri bile olur. Kız-erkek farketmez. Ortak kullanılan mutfak-banyo gibi yerlerde bir kaç öğrenci temizliğe önem vermesin bütün kat ayaklanır. Mutfakta lavaboyu temizlemediği için kaç kızı şikayet ettiğimi bilirim. Pisliği görüp de ses çıkarmıyorsanız, şikayet de etmeyeceksiniz.

Eve çıkmak, apayrı bir şey. İstersen yıllardır yakın arkadaşın olan, yurtta da birlikte kaldığın biriyle çık eve o sorumluluklar çabuk değişir. "Bu hafta burayı ben temizledim sıra sende. " "Bu ay şu faturayı ben ödedim önümüzdeki ay sende. " "Dizi izlemeye çalışıyorum ya bişiy mi indiriyosun? " "Benim bölümüm çok zor her gün deli gibi çalışıyorum (kitapları açıp yatağın üstüne g.tumu büyütüyor ve derslerin zorluğundan şikayet ediyorum) arkadaşlarını eve getirmesen? Çok gürültü yapıyorsunuz. " Şu son cümleyi yurtta diyemezsin mesela. Odada gürültü yapılıyorsa gider çalışma salonuna, bu kadar. Odada kalan 4 kişi birbirinin keyfine göre ayarlamaz hiç bir şeyi ama 4'unun de ortak uyduğu rahatlık, konfor kuralları tabii bulunur. Sonra ev alışverişi olayı var. Oldu ya o ay paranız kalmadı eve alışverişte çok az katkıda bulundunuz, ev arkadaşınız birden lokmanızı sayan birine dönüşebilir. Aldığı şeyleri saklamaya & dolabın belli bir yerine koyarak gruplandırmaya çalışabilir. Sizin yediğiniz bir yumurta goze batarken, arkadaşınız bir deste yumurtayı yiyip size az yemenizi söyleyebilir.

Diyeceksiniz ki e tek başına çıksın? Valla Ankara & İstanbul'da kız olmasından geçtim bir insan tek başına öğrenciyken kalabiliyorsa ya ailesi çok zengindir, ya da deli gibi çalışıyordur okulun yanında. Ben şu an çalışıyorum ve tek başıma yaşıyorum, ki şehrin çoğu yerine göre ucuz ama güzel ve güvenli bir yerdeyim; bu kış bir doğalgaz faturası geldi gözüm karardı resmen. Soğuğun dayanılmaz olduğu bir on gün haricinde kombi ayarını resmen hep yaz ayarında tutan(kazak giyerim evde o parayı vereceğime) biri olarak on günde gelen faturanın neredeyse ödediğim kira kadar olması beni çileden çıkarttı. Bunun elektriği, suyu, interneti, aidatı var. Üstüne kirası var. (Güvenli ve güzel muhitlerde 500'e kot2 1+1 60 m2 bulunca göbek atmak lazım)

Her şeyi göz ardı edip masrafı göz önünde bulundurunca; öğrenciyken "Eve çıkıcaaaam, tek kalıcaam. " Şeklinde salak saçma iş görmeyip yurtta kalmak en mantıklısı. Eve arkadaşlarınla çıkacaksan, yurttan hiç bir farkı yok, üstüne artacak olan masrafın dışında. Dışarılarda geç saatlere kadar gezeyim, karışanım olmasın kafasında insansan zaten o masrafların ucunu başını toplayamazsınız kolay kolay.

Güzel bir yurt evden daha makbule.
Ağustos 2015

AysuBlog Yazarlığı konu başlığını takip etmeye başladı.

Blog Yazarlığı

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Ağustos 2015

AysuYazarlık konu başlığını takip etmeye başladı.

Yazarlık

Yazarlık

Ağustos 2015

AysuKöşe Yazarları konu başlığını takip etmeye başladı.

Köşe Yazarları

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Ağustos 2015

AysuYazar Önerileri konu başlığını takip etmeye başladı.

Yazar Önerileri

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Temmuz 2015

Aysu bir yanıt verdi.

İdin egoyu geçmesi ne anlama gelir ve ne gibi problemlere yol açar?

"İd", içimizdeki doyumsuz hayvandır. Kendisini yalnızca ihtiyaçlara göre ayarlayan, eleştiri kabul etmeyen, güdüsel, durdurulamayan yanımızdır. Buna verilebilecek en iyi örnek cinsellik, saldırganlık, açlık, kin vb. Bu yönü ağır basan birey vicdan olgusundan yoksundur.
Yani saldırganlar tecavüzcüler katiller yaratıyo
Temmuz 2015

Aysu  bu yazıyı beğendi:

HAYATTA TELAFİSİ OLMAYAN 4 ŞEY .....

Büyük bir hava meydanının bekleme salonunda, genç bir bayan uçağına binmek üzere bekliyordu. Uçağın hareketine saatler olduğu için zaman geçirmek için bir kitap ve bir paket küçük kurabiye satın aldı. Dinlenmek ve kitabını okumak için VIP salonunda bir koltuğa yerleşti. Kurabiye paketinin durduğu sehpanın yanındaki koltuğa bir adam oturdu; dergisini açıp okumağa başladı.
Genç kadın ilk kurabiyesini aldı. Adam da bir tane aldı. Bayan çok rahatsız hissetti kendisini ve:
“Sinir birşey! Havamda olsaydım bu cüretinden dolayı onu yumruklardım! ” diye düşündü.
Bayan bir kurabiye alıyor, adam da bir tane alıyordu. Çıldıracak gibiydi bayan ama olay çıkarmak istemiyordu. Nihayet son kurabiye kalınca kadın:
“Bu küstah adam şimdi ne yapacak? ” diye düşündü.
Adam son kurabiyeyi aldı; onu ikiye böldü ve bir parçayı kadına verdi. Aaaa! Bu kadarı da fazla! Çok öfkelenmişti şimdi! Kadın sinir içinde kitabını ve diğer şeylerini alıp bir fırtına gibi giriş salonuna oradan da uçağın içine yöneldi. Uçaktaki koltuğuna oturdu. Gözlüğünü almak için çantasını açtı. Ne görsün? Kurabiye paketi açılmamış olarak orada duruyordu. Çok utandı. Çok büyük bir yanlış yaptığını anladı. Kurabiyelerinin paketini açmadan çantasına koyduğunu unutmuştu. Adam kendi kurabiyelerini, hiç sinirlenmeden, yüksünmeden kadınla paylaşmıştı. Kadın kurabiyelerinin paylaşıldığını düşünerek çok sinirlenmişti. Ve şimdi bu durumu açıklama şansı yoktu. Özür dileme olanağı da kalmamıştı.
Telafi edemeyeceğiniz dört durum vardır.
Taş… atıldıktan sonra!
Söz… ağızdan çıktıktan sonra!
Fırsat… kaçtıktan sonra!
Zaman… geçtikten sonra!

Kaynak :kendinigelistir.com/telafisi-olmayan-4-s. . .
Temmuz 2015

Aysu bir yanıt verdi.

Kocaeli üniversitesi mühendislik fakültesi hakkında ne söyleyebilirsiniz?

Ağbim geçen sene terxih zamanında bir çok hoca ve psikolojik danışmanla görüştü onların söylediğine göre yıldız teknik üniversitesinden sonra mühendislikte en iyi üniversşte hatta yıldızla kapışıyormuş ve ağbim de şimdi kocaeli üniversitesi makine mühendisliğinde istanbul ankara gibi büyük şehirlerde okumak istemezsen iyi bir tercih
Temmuz 2015

Aysu bir yanıt verdi.

Neden mutlu olamadığınızı hiç düşündünüz mü?

Hayatta mutluluk veren şeyler çok küçük parçalardır. Bir iyilik, bir gülümseme, tatlı bir bakış, iyi bir dilek… Aslında mutlu olanlar, bu küçük şeylerin huzuruna varmış olanlardır. G. B. Shaw
Bunun yanında kendini olduğun gibi kabullenmektir farkında mısınız bilmem ama kendini gerçekten seven insan sayısı çok az. Hep kendimizde hatalar arıyoruz aynaya bakıp da kendimizi beğenmiyoruz. Kendimizi gerçekten sevmeye başlayınca mutlu oluruz. Elalaem ne der diyip asıl yapmak asıl söylemek istediklerimizden vazgeçmemeliyiz. İnsanalrın özgürlüğümüze balta vurmasına izin vermemeliyiz. Ve unutmadan mutluluğun en kolay yolu başkalrını mutlu etmektir :)
Temmuz 2015

Aysu bu yanıtı beğendi:

Çekingenlik nasıl yenilir?

Bence çekingenlik yenilecek bir şey değildir. Eğer içinde bulunduğun sosyal diye adlandırılan ama bana göre içi boş olan topluluğun içine girmek isteseydin zaten girerdin. Demek ki kendini ifade edebildiğin bir ortam olmadığı için uzak durdun ve dışardan seyretmek zorunda kaldın. Kendini ifade edebileceğin ortamlara girersen gerçekte çekingen olmadığını göreceksin.
Temmuz 2015

Aysu bu yanıtı beğendi:

İnsanın duruşundan konuşmasına ve davranıslarına kadar özgüvenli olması nasıl sağlanır? Deneyim istiyorsa bir kaç örnek verebilir misiniz?

İnsan kendini diğer insanlardan aşağıda görmeye başlarsa özgüveni kaybolur, kendini onlardan üstün görmek de egoistlik olur, kendini herkesle eşit gören insan yeterli özgüvene sahiptir diye düşünüyorum.
Nisan 2015

AysuImren Aykut kişisini takip etmeye başladı

Imren Aykut, Juggler, @fabuliste

Erleichda.

Nisan 2015

Aysu bu yanıtı beğendi:

En sevdiğiniz kitaplar hangileridir?

Kitap Önerileri

Alobar ve Kudra'nın ölümsüzlüğü keşfettikleri mistik bir yolculuğun kitabı.

Arka kapağındaki yazı dikkatimi çekmişti vakti zamanında. Başlarda biraz yoruluyorsunuz okurken ama zamanla kitap sizinle tatlı tatlı konuşuyor. İtiraf etmeliyim ki okumaya başladığım ilk haftadan sonra uzun bir süre kimsenin sohbetinden zevk alamadım. O denli büyüleyici bir anlatımı var Tom Robbins'in.

Arka kapak yazısı, buyrun...

"Oyunculuk uçarılık değil, bilgeliktir" diyerek çılgınlık derecesinde "oyuncul" romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel / tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi. Batı'dan Doğu'ya, oradan da Yeni Dünya'ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyıllar süren bir yolculuktur bu. Batı acı çekmeyi seven, mantığa, bireyciliğe ve üretime tapınanların diyarıdır. Doğu, aşka, boş zamana, münzeviliğe, bilinmezliğe hayatında yer veren insanların yaşadığı su ve parfüm diyarıdır. Yeni Dünya'da ise sadece "başarı" ve hırs vardır. Yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı Pan'dır. Pan, insanların duyguları ile düşünceleri arasına duvar çekmeleri, yaşamak yerine, cennete kabul edilmek ve doğayı tahakküm altına almak için çalışmaları; dans çalışmaları; dansı müzik ve aşkla ilgilenmek yerine, doğru ve yanlışla uğraşan Aristo, İsa ve Descartes'a inanmaları ile gücünü yitiren bir tanrıdır. Aynı zamanda Bay Mantıksız, Bay İçgüdü, Bay Hayvani Sır, Bay Çingene, Mastürbasyon, Bay İnatçı Güç, Bay Küstahlık, Bay Doğa Eni İyisini Bilir... dir.

Pan'ın en yakın arkadaşları ise, "İnsanın kalbiyle yaşamasını" savunan kendi kendinin kralı Alobar ve Kama-Sutra'yı bütün incelikleriyle bilen koku bilgesi Kudra'dır.

Bugün Pan'ın , Alobar'ın ve Kudra'nın izleyicileri günahlarından pişman olmayan günahkârlar, inançsızlıklar, şehvetli kadınlar, müzisyenler, âşıklar, asiler, şairler ve delillerdir.

Bu kitapta hayatlarını bir "deney" olarak yaşayanlar anlatılmaz. Onların okumalarına da gerek yoktur! ...


********

Kitabı elime her aldığımda mutlaka yeniden okumak üzere altını çizdiğim bazı tadımlık pasajlar;


  • 'Her şeyi başlatan, erkeğin kadına duyduğu kıskançlık oldu. ' sy:60
  • 'Kudra'nın kaçışı, kendisinin iki kere Azrail'in elinden kurtuluşuna dair anılar getiriyordu aklına. Demek bu kadınla bir ortak yanı vardı. Devrim ve skandal sayılan bir şey bağlıyordu ikisini birbirine. Hem de davranış kurallarının en sınırında bir yerde. Böyle bağların en tatlı ve en sıkı olduğu yerde. ' 101
  • 'Eğer insanda kendi kaderini kendi eline alacak o demir güç yoksa, o insan kaderini tanrıların eline bırakırsa, o zaman tanrılar zayıflığının cezası olarak böyle alay ederlerdi işte onunla. ' sy: 97
  • 'Uzun zaman önce, batıda, benim geldiğim yerlerde iki kaba tipe rastlamıştım. Bir tanesi bir şaman, öteki bir tanrıydı. Başlangıçta her ikisi de bana çok kötü davranmışlardı, ama biri bana özel bir cesaret, öteki de özel bir korku verdi. Bu yolculuğu yapabilmem için bunların ikisine de ihtiyacım olduğunu sonradan anladım. Bilgeliği ellerinde tutanlar, onu her gelen serseme öylece sunamazlar. İnsanın onu alabilmek için hazırlanmış olması gerekir... İşte bunlardan öğrendiğime göre, öğretmenin kaba davranması o sınavın evrelerinden birincisi oluyor. ' sy:105
  • 'Ya da belki benim özlediğim şey kusursuzluk değil de, eksiksizlikti. ' sy:109
  • 'Her dalın acemileri titizlenir, ilhamın yerine düzeni koymaya çalışır, işi berbat ederlerdi. ' sy: 124
  • 'Her hareketsiz kabuklu hayvan, içe kapanıklığın gizli kuvvetini ifade eder zaten. Huzurda saklı olan kuvvettir o kuvvet. ' sy:132
  • 'Belki de içimizdeki hayvanın ezgilerine gösterilebilecek tek uygun tepki, dans etmektir. ' sy:160
  • 'Siz batılı erkekler de hep aynısınız. Kendinize tanrı da deseniz, insan da deseniz, hep aynısınız. Burunlarınızı çok fazla avlara, çok fazla savaşlara sokmuşsunuz. Alobar da parfümlerden nefret ederdi. Ama her akşam depodan hindistancevizi, tarçın, zencefil kokarak eve döne döne, sonunda alıştı. Tenin, kendi sıvıları arasında boğulmadığı zamanlarda daha çekici olabileceğini öğrendi. '
  • 'Birkaç yüzyıldır yoldaydılar ne de olsa. ' sy: 174
  • 'Ama durmadın. İlle fırlayıp dünyayı görmek istedin. Bekleyemedin. İşte biz de böylece, yarı eğitimli, yarı baldırı çıplak, ortada kaldık. ' sy: 177
  • 'Elimizde bizden çoğalmamızı bekleyen yeni bir dünya var. Ben de sabırsızlanıyorum. ' sy:182
  • 'Kapısından girmeyi yalnızca bizim başarabildiğimiz bu ev keşfe çıkmamak için neden direniyoruz? ' sy: 189
  • 'İnsan mutsuzken dikkati hep kendine döner. Kendini çok ciddiye alır. Mutlular, yani kendilerini gerçekten sevenlerse, pek düşünmezler kendilerini. Mutsuzu neşelendirmeye çalıştığında, istemez, karşı çıkar. Çünkü dikkatini kendinden ayırıp evrene yöneltmek zorunda kalacaktır. Mutsuzluk kendine düşkünlüğün varacağı en son noktadır. ' sy: 226
  • Vücuduna aslan yağı süren Zulu savaşçısıyla, pahalı kokular süren çağdaş kadın arasında pek az fark vardır. Biri hayvanlar kralının cesaretini kendine mal etmeye çalışırken, diğeri, çiçeklerin o karşı konulamaz cinselliğini kendine mal etmek istemektedir. İkisinin de altında yatan ilke aynıdır. ’ Sy:24
  • ‘Koku, ölmekte olan bir insanı en son terk eden duyudur. Görme, duyma ve hatta dokunma gittikten sonra, ölmek üzere olanlar koku duyularına tutunurlar. Böyle olması, biz parfümcülerin çalışma alanının ne kadar önemli olduğunu anlatmıyor mu? Koku, en eski anılarımız için bir kanaldır. Beri yandan gelecek yaşamımıza da bizimle birlikte girebilir. Bu arada da insanı keyiflendirir, hayal gücünü körükler, düşünceleri biçimlendirir, davranışı değiştirir. Geçmişle en güçlü bağımız, geleceğe olan yolculuğumuzda en sadık yol arkadaşımızdır. Tarih öncesi, tarih, sonraki yaşam; hep onun alanıdır. Koku pekala ebediyetin simgesi olabilir. ’ Sy:244
  • ‘İki kişi birbirleri hakkında başka kimsenin bilmediği şeyleri bilirse, kimseye de söylemezlerse, o zaman o iki kişiyi dost saymak gerekirdi. ’ Sy:251
  • ‘Alobar’la Einstein pek tatlı sohbetler yaptılar. Özel izafiyet teorisi, genel izafiyet teorisi, birleşik alan teorisi... ’ sy: 254
  • ‘... Hayat zaten zor, bir de üstelik sonunda ölüyorsun. ’ Sy:29
  • ‘... kesinlikle biliyoruz ki beyin, kalpten sonra bir yarım saat kadar elektrik olarak hayatta kalıyor. Diğer organlar o sıra ölmüş, çalışmaz durumda oluyor. Demek bu cennetsel tecrübeler belki de uzaklaşmakta olan bilincin sahnesinde sergilenen bir tiyatro. Güçlü mitolojik bir mizacın sahneye konmuşu. ’ Sy:299
  • ‘Sanatta klasik dönemi romantik dönem izlemiştir. Sonra tekrar klasiğe dönülmüştür. Bu iş bir sarkaç kadar basit ve bence sanatın tüm anlamını yok ediyor. Aynı şey toplum için de geçerli. Tutucu bir dönem, liberal bir dönem, sonra yine tutucu bir dönem. Etki tepki, bir öyle bir böyle. Tıpkı denizlerdeki gelgit gibi. ’ Sy:301
  • ‘Senin nerede olduğunu biliyordum; çünkü o parfüm geliyordu burnuma. Ama yeniden onca yolu dönebilmek, ısınmak falan yine de çok uzun sürdü. Artık dondurma yiyebilir miyim ? Sy:320
  • ’... gençliğini kazanabilmek için bir kadına ihtiyacı var. Belki de he erkeğin ihtiyacı vardır. ’sy: 325
  • ‘Ben siyaseti ciddiye almaktan çok uzun zaman önce vazgeçtim. Bu konunun hayatımı nasıl yaşadığıma etkisi olmadı. Poliltika eninde sonunda keyif kaçırıcıdır. Ben ise, keyifli yaşamayı seçtim. ’ Sy: 336
  • ‘Bize fiziksel saldırganlığı daha az bir insan beyni gereklidir şimdi. Daha sakin, düşünceli, yumuşak davranışlı, esnek kişilikler gereklidir. ’ Sy:340
  • ‘Belki de diğer insanların düşüncelerini okumuyoruz da , kokluyoruz. ’ Sy: 342
  • ‘Sürüngen bilincimizde düşmanca çatışmalar vardı. Memeli bilincimizde uygar tartışmalar vardı. Çiçeksel bilincimizde, güçlü telepati olacaktır. ’ Sy: 342
  • ‘Ölümü fiziksel olarak yenebilmek için (zaten amaç bu değil mi?) akla gelmeyecek şeyleri düşünmeli, cevabı olmayan soruları sormalıyız. Ama yine de kendimizi felsefenin soyut buharları arasında kaybetmemeliyiz. Ölümün de somut müttefikleri vardır. Biz de kendi müttefiklerimizi bulup listesini çıkarmalıyız. İyi hazırlanmış bir tako’dan, bir şişe soğuk biradan gelebilecek yardımı, doyumu, rahatlığı, ruhun aşılması durumunu asla azımsamamak gerekir. ’ Sy: 347
  • Hafifle! ' ( Erleichda!)

****

Sabırsızca bitirilmek üzere yazılmamıştır bu kitap. Sürpriz bir son için hemen bitirmeliyim diyebileceğiniz bir kitap da değildir bu nedenle. Yolculuğunuz sayfaların arasında. Kitapta sizi etkisi altına alacak her şey satır aralarında, sonunda değil. Özellikle belirtmeliyim ki kitabı okumak büyük bir sabır işi; Alobar ve Kudra mitolojik bir çağdan, modern toplumun oluştuğu yüzyıla kadar yaşıyorlar nihayetinde ve biz de seyahat ediyoruz onlarla birlikte. Kitapta, Alobar’ın Einstein’la sohbet ettiği yüzyıla da şahit oluyoruz, Elvis Presley’e de rastlıyoruz, Alobar ve Kudra’nın çingeneler dönemine denk geldikleri ve uzun yıllar çingeneler gibi yaşadıklarını anlatan bir paragrafa da. Bu nedenle, benim kutsal kitabımdır. İçine döndürür okuyanı. Sizin için özel olduğu kanaatine vardığınızda sevdiğiniz birine hediye edebilir, kitabın kahramanları oluverirsiniz.

Kitabın içinde gülümseten sürprizler var, sabredip okuyanların etkilenmemesine olanak vermiyorum. Kişisel tavsiyem şudur ki; okumaya niyetlenirseniz, loş ışıkta ve 'bir şişe soğuk bira' eşliğinde kendinizi kitabın karmaşık kurgusuna bırakmanız daha kolay olur. Yanlış yerlerde okunarak ziyan olmasın; zira vapur ya da metrobüste okunabilecek cinsten değil kesinlikle.

‘Kitap bittiğinde bu dünya size yetmeyecek. ’ demişler bir yerlerde, haklılar.
Nisan 2015

Aysu  bu yazıyı beğendi:

Yazın Vazgeçilmezi Dondurma ve Sağlığımız

Dondurma
Yakın geçmişe kadar sadece yaz aylarında tüketilen dondurma, son zamanlarda bin bir çeşidiyle her gün hayatımızda... Doğum günü pastası bile yaptığımız dondurma, diyetisyenler tarafından rejim listelerine de eklendi.Biz de bu güzel gıdanın yararlarına göz atalım ve biraz dondurmaya yönlendirelim.
Dondurma besin değeri açısından zengin bir gıdadır. Yüksek miktarda süt içermesinden dolayı besin değerleri açısından zengindir. Dondurmada protein, karbonhidrat ve yağın yanı sıra; A, B, C, D ve E grubu vitaminlerle birlikte kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineraller de bulunur.

Zayıflamaya Yardımcı
Zayıflama diyeti uygulayanlar da dondurma tüketebilir. Bu kişiler, tatlı ihtiyacını gidermenin, süt gereksinimini karşılamanın bir yolu olarak dondurma tüketebilir. Aynı zamanda diğer tatlılara göre düşük enerji içermesi nedeniyle diyetisyenler tarafından önerilmektedir. Dondurma her mevsim ve herkes tarafından tüketilebilir.

Dondurmanın kilo yapması; günlük tüketilen kalori miktarı ve harcanan enerji miktarı ile ilişkilidir. Dondurmanın kalori değeri; baklava, pasta gibi hamurlu tatlılara oranla çok daha düşüktür. Aynı zamanda çok daha besleyici bir seçimdir. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme programında haftada bir-iki kez dondurma tüketilmesi önerilebilir. Eğer sağlıklı ve dengeli besleniyorsanız, egzersizinizi yapıyorsanız; fazla miktarlarda olmamak kaydıyla dondurma tüketmenizde hiçbir sakınca yoktur.

Şifa Niyetine Dondurma Yemek
Dondurma aç karnına tüketildiğinde, iştah kapanmasına neden olabileceği için fazla yemek yenmesini engeller. Midede kramp oluşturmaması için yavaş yavaş yenmelidir. Dondurmayı aniden yutmak, mide kramplarına ve kasılmalara neden olabilir. Bademcik ameliyatlarından sonra bazı doktorlar, dondurma yenmesini tavsiye eder. Hatta bu tür durumlarda dondurmanın, komplikasyonları azalttığı biliniyor. Ancak solunum enfeksiyonu sırasında, yutak ve bademcik iltihaplarının tedavi sürecinde dondurma önerilmez. Bu durumlarda; çok sıcak ve çok soğuk besinler tüketilmemelidir. Diyabet hastaları da piyasada bulunan tatlandırıcı ile hazırlanmış dondurmaları yiyebilirler. Dondurmanın yapımında süt ve süt ürünlerinin yanı sıra şeker, glikoz şurubu gibi tatlılık verici maddeler, bitkisel yağ ve/veya süt yağı, çeşidine göre çikolata, kakao, meyve, fındık/fıstık, karamel gibi besinler, sahlep, kıvam verici, doğal ve doğala özdeş aromalar bulunur.

Dondurma

Enerji Veriyor
İzinsiz üretilen veya son kullanma tarihi geçmiş ürünler asla satın alınmamalıdır. Ayrıca bu tür gıdaların servis edildiği soğutucuların yeterli soğuklukta ve çalışıyor durumda olmasına da dikkat edilmelidir. Sağlıksız ve hijyenik şartlardan uzak şekilde üretilen dondurma ve buzlu ürünlerin tüketiminin, hastalıklara davetiye çıkardığı unutulmamalıdır. Özellikle çocuklarda fazla olan kalsiyum ihtiyacının karşılanması için dondurma tüketimi önemlidir. Ayrıca dondurma, enerji açığı olan çocuklar için de yararlıdır.
Dondurma
Nisan 2015

Aysu  bu yazıyı beğendi:

Diyet Önerileri

1. Çok fazla su yada kalorisiz içecekler tüketin.

O patates cipsine elinizi atmadan önce bir bardak su için. İnsanlar genellikle susamayı açlıkla karıştırır. Böylece ihtiyaçları olan tek şey bir bardak suyken, gidip ekstra kalori alırlar.
Diyet

2 Gece yediklerinize karşı seçici olun.
Akşam yemeğinden sonra oturup rahatladığımız anda hiç bir şey düşünmeden bir şeyler yemek isteriz. Televizyon karşısında yatıp bir şeyler yemek diyeti bozmanın en kolay yoludur. Akşam belli bir saatten sonra mutfağa girmeyin, yada yiyeceğiniz şeyin kalorisini belirleyin. 100 kaloriyi geçmeyen şeyler tüketebilirsiniz.

3. En sevdiğiniz yiyeceklerin tadını çıkarın.
Sevdiğiniz yiyecekleri yemeyi tamamen bırakmak yerine porsiyonu azaltın. Örneğin bir paket kurabiye yerine, bir adet kurabiye satın alın. Hala sevdiğiniz şeyleri yiyebilirsiniz, önemli olan miktarı.

Diyet

4. Gün boyunca bir çok kez küçük yemekler yiyin.
Yaktığınız kaloriden daha az yemek yerseniz kilo verirsiniz. Ama sürekli açken daha az kalori yemek çok zorlaşır. Araştırmalar gösteriyor ki, günde 4-5 kez bir şeyler atıştıran insanlar kilolarını kontrol etmekte daha başarılılar. Gün içinde almanız gereken kalori miktarını küçük küçük ayırın ve daha çok kez yiyin. Ama unutmayın akşam yemeği, gün içinde yediğiniz son şey olmalı.

Diyet

5. Her öğünde protein tüketin.
Protein, yağlardan ve karbonhidratlardan daha çok tok tutar. Aynı zamanda yağ yakımını hızlandırır ve kasları güçlendirir. Bu yüzden bol bol protein tüketin. Deniz ürünleri, et,yumurta beyazı, yoğurt, peynir, fındık, mercimek...

Diyet

6. Baharat tüketin.
Yemeklerinizde baharat ve acı kullanın. Baharat ve acı kendinizi daha tok hissetmenize ve yediğinizden tatmin olmanıza yardımcı olur.
Diyet

7. Mutfağınızı sağlıklı ve pratik yiyeceklerle doldurun.
Evde kolayca yapabileceğiniz sağlıklı yemekler varken, pizza sipariş etme ihtimaliniz daha düşüktür. Mutfağınızda sebze, az yağlı peynirler, bakliyat, et ve makarna gibi yiyecekleri mutlaka bulundurun.

Diyet

8. Dışarıda yerken çocuk menüsü sipariş edin.
Dışarıda yediğinizde çocuk menüsü sipariş etmek az kalori almanın en iyi yoludur. Diğer bir yöntem de daha küçük tabaklarda servis istemek. Böylece porsiyon o kadar az gözükmeyecektir.

9. Makarnanızı salatayla karıştırın.
Daha az makarna ve daha çok salata yemek zayıflamanıza yardımcı olacaktır.

Diyet

10. Her zaman kahvaltı edin.
İnsanlar kahvaltı etmediklerinde zayıflayacaklarını düşünüyorlar. Ama kahvaltı etmemek sonrasında daha çok acıkmaya sebep olur. Bu yüzden zayıflamak istiyorsanız asla kahvaltıyı atlamayın. Kahvaltıda az yağlı süt, meyve ve tahıl tüketebilirsiniz.

11. Haftada bir kez tartılın.
Uzmanlar haftada bir kez tartılmayı öneriyor. Ama tartılırken aynı saatte tartılmaya ve haftanın aynı gününde tartılmaya dikkat edin.

12. Yeterli uykuyu alın.
Yetersiz uyku, tok olduğunuzu anlamanızı sağlayan hormonların çalışmasını yavaşlatır. Bu yüzden diyet yaparken uykunuza çok dikkat etmelisiniz.
Diyet

13. Alkolü azaltın.
Bir bardak şarapta 125, bir şişe birada 153 kalori vardır. Alkolde bulunan kaloriler direk olarak yağa dönüşür. Bu yüzden alkol tüketiminizi sınırlayın.
Diyet
Nisan 2015

AysuFelsefe konu başlığını takip etmeye başladı.

Felsefe

Felsefe doğruyu vermez, en iyi ihtimalle yanlışı öğretir. Fakat yanlışı öğrenmek de doğruya yaklaşmak değil midir?

Nisan 2015

AysuKişisel Gelişim konu başlığını takip etmeye başladı.

Kişisel Gelişim

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Nisan 2015

AysuSiyaset (Türkiye) konu başlığını takip etmeye başladı.

Siyaset (Türkiye)

Siyaset veya Politika, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış. Siyaset kelimesi Arapça Seyis (At Bakı...

Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Filmler

3198 Kişi   191 Soru

Kitaplar

2915 Kişi   267 Soru

Müzik

2851 Kişi   472 Soru

Tiyatro Oyunculuğu

47 Kişi   15 Soru

Meslekler

283 Kişi   144 Soru

Meslek Seçimi

770 Kişi   93 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3450 Kişi   280 Soru

Eğitim

4005 Kişi   629 Soru

Tıp

345 Kişi   259 Soru

Üniversite

399 Kişi   196 Soru

Sinema

3101 Kişi   300 Soru

İnsan Davranışları

3601 Kişi   955 Soru

Girişimcilik

3475 Kişi   358 Soru

Varoluş Hakkında

2775 Kişi   1061 Soru

İnternet

2504 Kişi   535 Soru

Kişisel Gelişim

1860 Kişi   145 Soru

Muhabbet

2082 Kişi   2355 Soru

Öğrencilik

2175 Kişi   122 Soru

Üniversiteler (Türkiye)

2235 Kişi   175 Soru

Siyaset (Türkiye)

1423 Kişi   470 Soru

Felsefe

1849 Kişi   496 Soru

Psikoloji

2690 Kişi   947 Soru

Hayal Gücü

877 Kişi   42 Soru

Kadın Erkek İlişkileri

2088 Kişi   586 Soru

Yazarlık

338 Kişi   69 Soru

Yazar Önerileri

28 Kişi   3 Soru

Köşe Yazarları

38 Kişi   8 Soru

Blog Yazarlığı

89 Kişi   10 Soru

Rock Müzik

120 Kişi   31 Soru