Bilmek istediğin her şeye ulaş

Birisi, 

Öğretmen

Öğretmen Birisi inploid.com'da 0 soru sordu, 6 soru yanıtladı ve 3 takipçisi var.

Ağustos 2014

BirisiOsmanlı Tarihi konu başlığını takip etmeye başladı.

Osmanlı Tarihi

1299-1922 yılları arasında varlığını sürdürmüş Türk-İslam devleti. Doğu Avrupa, Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika'ya kadar topraklarını genişle...

Ağustos 2014

BirisiFerit Binici kişisini takip etmeye başladı

Ferit Binici, Toplum Mühendisi, @FRTBNC

ferit.binici@facebook.com

Ağustos 2014

BirisiTürkiye Sorunları konu başlığını takip etmeye başladı.

Türkiye Sorunları

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Ağustos 2014

Birisi bu yanıtı beğendi:

Hırsızlık ve Kul Hakkına girme sizce normal bir şey mi? İnsanlar bunu niye normal olarak algılıyor? Utanma, Karakter duygusu giderek insanlarda azalıyor mu?

Sanırım insanlarımızda "bana dokunmayan yılan" psikolojisi çok yaygın. Kul hakkına girme o kadar az insanın umrunda ki, kendi çıkarları söz konusu olunca her yolu mübah sananlar var.

Bir işe torpille giren çok dindar bir tanıdığıma "yaptığın adil mi, belki senden çok hak eden birinin önünü kesiyorsun" dediğimde kaderi zorlamakla ilgili bir hadis anlattı bana :) Bir diğeri "Ben torpil yaptırmasam başkası yaptıracak" dedi Bir başkası "O kadar diplomam var torpilim yok diye işe giremiyorum yıllardır, birini bulsam istediği partiye girerim" diye dert yandı. Herkes kendine göre mantıklı davrandığını düşünüyor, ya adalet?

"Günah işleme hakkına saygı" diye bir şey de söylendi ya... Kıvırmanın son noktası.

Öğrencilerime sınıfı- bahçeyi- çevreyi temiz tutmayı anlatıyorum sürekli. "Ben hizmetçi miyim ne temizlicem ya" diye konuşuyorlar aralarında.

Geçenlerde tüm notları zayıf olan bir öğrencim sınavda 95 aldı. Aynı sınav kağıdını önüne koyup sınavı tekrarladığımda 45 aldı. Sınıfa açıklama yaptım "Onu sevdiğinizi biliyorum, ben de seviyorum.Ama hak etmediği halde 95 almasının size haksızlık olduğunu düşünüyorum. Şimdi bir oylama yapacağız, oy sonucu ne çıkarsa o notu kabul edeceğim. Düşünün bakalım sevgi mi, adalet mi? " %70 oranla 95 notunu kabul ettim. Tam Soma faciasının yaşandığı zamandı. "Soma'da işlerini düzgün yapmadıkları için yüzlerce insanın ölümüne neden olanlar da birilerinin çok sevdiği insanlar olduğu için o işi yapıyorlardı belki, üzülmeyelim" dedim

Yılan sadece bize dokunduğunda üzülmek... .
Ağustos 2014

Birisi bu yanıtı beğendi:

Yeni gittiğin bir üniversiteye daha hızlı alışmak için yapılması gerekenler nelerdir?

İlk başta tabiki yabancılık çekiceksin ama bu senin arkadaş ortamlarında ki atılganlığınla tamamen değişiyor. Mümkün oldukça her şeyi bir anda yapmaya çalışma(örn. Şehri gezmek, bütün etkinliklere dahil olmak vs.) kendini herşeyin yeri ve zamanı var diyerek kontrol etmelisin.Kendini geliştirebileceğin etkinliklerde yer almaya bak ilgi alanlarını genişlet kendini geliştirdiğin sürece çevren genişler böylelikle üniversiteye ve şehre alışman daha kolay olur.
Ağustos 2014

Birisi bu yanıtı beğendi:

Yeni gittiğin bir üniversiteye daha hızlı alışmak için yapılması gerekenler nelerdir?

Keşke bu durumda olsam. Bir daha üniversiteye başlasam. Öncelikle bu olaya bir hayat deneyimi olarak bakman gerekiyor. Yeni yerler, yeni insanlar... Ama tercih hakkını elinde bulundurmalısın. Şehri gez, mekanları ve insanları incele. İçine girmeden önce dışarıdan izle, turist gibi :) Hedefsiz olma, ilgi alanlarına ve kendini geliştirmek istediğin alanlara yönelmek için nerelere gitmen gerektiğini belirle. Yalnız gezmekten çekinme, kendine güven. Sen ilgi alanlarına doğru yöneldikçe zaten anlaşabileceğin insanlarla karşılaşacak ve arkadaş edineceksin. Bu arada dersleri de ihmal etme sakın, önce dersler sonra sosyal hayat :)
Ağustos 2014

Birisi bu yanıtı beğendi:

Yeni gittiğin bir üniversiteye daha hızlı alışmak için yapılması gerekenler nelerdir?

Ben üniversiteye alışmakta oldukça zorlananlardanım. Aşağıdakileri ben yapmamıştım/yapamamıştım ama şimdi düşününce yapsam çok daha iyi olurdu dediğim şeyler:
  • İlk haftalarda tüm öğrenci klüplerinin tanışma toplantıları var. Kendine daha yakın hissettiğin 1-2 etkinliğin tanışma toplantısına katıl mutlaka.
  • Kendi bölümünün üst dönemlerinin derslerine gidip (ama 1 yıl üst dönemler olsun) oradaki kişilerle yaşadıklarını ve düşündüklerini paylaş onlardan da öneriler iste.
  • Yapabiliyorsan mutlaka Hazırlık bölümü oku İngilizce biliyor olsan da. Hazırlık dönemi arkadaşlıkları çok uzun yıllar sürüyor ve adaptasyonu çok hızlandırıyor.
Ağustos 2014

BirisiCemile Sonmez kişisini takip etmeye başladı

Cemile Sonmez, Öğrenci, @cemilesonmez

Ağustos 2014

Birisi bu yanıtı beğendi:

İnternette vakit geçirmek için en verimli yollar nelerdir?

Madem kitap okuma azaldı, online olarak okumak en verimli yoldur bence. Kendi sık kullanılar listem:
  • duolingo.com: Dil öğrenmenin en eğlenceli ve etkili sitesi.
  • lang-8.com: İkinci dil öğrenmenin en güzel olduğu site.
  • khanacademy.org.tr: Dünyaca meşhur ücretsiz eğitim sitesi.
  • tarihvemedeniyet.org: Tarih ve kültürle ilgili makaleler.
  • grooveshark.com: Yeni müzikler keşfetmek için.
  • differencebetween.net: Kavramlar, nesneler arasındaki farkların gösterildiği güzel bir site (İngilizce) .
  • openculture.com: Baştan ayağa bir kültür sitesi (İngilizce)
  • alternativeto.net: Mevcut yazılımlarınıza alternatif yazılımlar bulabileceğiniz harika bir site. Tüm işletim sistemleri mevcut.
  • zehirsizev.com: Doğal yaşam için kendinizin hazırlayabileceği ürünler. Bilinçlendirici bir blog.
  • wikihow.com: Dünyanın en güzel"nasıl yapılır? " sitesi.
Ağustos 2014

BirisiZaman Yönetimi konu başlığını takip etmeye başladı.

Zaman Yönetimi

Zaman yönetimi; üreticiliği ve verimliliği arttırmak amaçlı olarak, belirli aktiviteler üzerinde harcanan zamanı bilinçli bir şekilde kontro...

Ağustos 2014

Birisi bu yanıtı beğendi:

İyi bir öğretmen nasıl olmalıdır?

Öğretmen öğrenmeyi öğretendir. İyi öğretmen öğrenme etkinliğini eğlenceli kılar. Ama işin içine eğitim de girdiğinde eğlendirmekten öte yeteneklere de sahip olmak gerekir. İyi, dürüst, erdemli insan olmak ailede öğrenilir, okulda pekiştirilir. Ailede öğrenilmiyorsa o kadar zor ki kişilik eğitimi. Bu konuda öğretmenin yapabileceği en iyi şey olumlu örnek olmaktır.

Kişilik eğitimi olumlu olan insanlar eninde sonunda başarılı oluyor, bu benim öğrencilerim üzerindeki şahsi gözlemim. Bu sebepten çocukların kendi özel yetenekleri keşfedilmeli, yönlendirilmeli, hevesleri gururları kırılmadan başarının tadını hissetmeleri sağlanmalıdır.

40-50 kişilik sınıflarda bireysel eğitimi gerçekleştirmek ne kadar mümkün? Öğrencilerinin Teog, lys gibi sınavlardaki başarılarına göre öğretmenlerin de başarılı- başarısız olarak değerlendirildiği bir sistemde idealist öğretmenlerin bir çoğu salt ders öğretme etkinliğine yönelip, "yerdeki gizli yıldızları" görmezden geliyor. Oysa ki bir öğretmenin gerçek başarısı sayısal değerler ile belirlenmez. Bazen 8. Sınıfta okuma yazma bilmeyen bir çocuğa okuma yazma öğretir, bazen kekeme bir çocuğun kendine güvenmesini sağlar, bazen anne babası ayrıldığı için intihar etmeyi düşünen bir çocuğu hayata bağlar...

Sonuç olarak öğretmen işini ve çocuğu sevmeli... Çooook sevmeli. Başka türlü olmaz.
Ağustos 2014

Birisi bir yanıta alt yorum yaptı

rica ederim
osym.gov.tr/belge/1-19303/2014-sinav-ta... bu linkte sınav takvimleri var. Sınav sonuçları açıklandıktan sonra tercih ve atama sürecini internetten takip etmeniz gerekiyor.
Ağustos 2014

Birisi bir yanıt verdi.

İdeal anne-baba nasıl olmalı?

İdeal anne baba, bebek sahibi olmayı planlamadan önce alması gereken sorumlulukların farkında olmalı, çocuğun bakımından eğitimine, ebeveynin hayatını değiştireceği gerçeğine hazırlıklı olmalı. Kendisini nelerin beklediğini öngören, bunları kabullenme bilincine varmış bayan ve erkekler ideal anne baba adayı olurlar bence. Evli olmadığımdan birinci dereceden bilemiyorum tabi ama özveri ve sabır anahtar kelimeler olmalı sanırım. Anne baba olan herkes, bilmediği mesleği yapan insanlar gibi sürekli araştırma öğrenme sürecinde olmalı, okumalı. Çocuklarına iyi şeyler katabilmek için önce onlara doğru model olmaları gerektiğini bilmeliler. Yalan söylemek yanlış bir davranışsa çocuklara yalan söyleyerek tam tersi şekilde egitmemek gerekir onları mesela. Dikkatli gözlemciler olmalılar çocukları ve çevresinde olan her şey ve herkes için. Onun dışında bence en önemlisi ; çocuklara birey olduğunu hissettiren değerli yaklaşımlar içerisinde olmak gerekir. Çocuğun yapabileceği şeyler konusunda onun gelişim düzeyi ölçüsünde beklentide olmak, bununla beraber sorduğu sorulara içtenlikle, küçümsemeden, saygıyla, anlayabileceği cümlelerle, mantıklı açıklamalar getirmek, seçimlerini önemsemek, onlara yapılabilecek şeylerin hangi şartlarda yapılabileceğini güzelce açıklayarak onları istekleri karşısında seçeneksiz kalmaktan kurtarmak gerekli. Ayrıca çocukları şımartmak bence bir anne babanın kendi evladına yapacağı en büyük kötülük. Elbette çocukları seveceğiz, ilgileneceğiz, kendilerini her anlamda güven ve huzur içinde hissetmelerini sağlayacağız. Yine de bunu yaparken çocukları gerçek hayattan koparmamak gerek. Olabildiğince hayatta karşılaşacağı yaklaşımları tanımasını sağlamalıyız. Biz çocuklarımızı el bebek gül bebek nazlarız, her istediğini veririz de arkadaşlarıyla oyun kurmada sorun yaşadığında hiç bir şey yapmadan çözümün istediği gibi gelmesini beklerse oyun dışı kalır ve yaşadığı duygu durumunun tek sorumlusu, onu gerçek hayattan uzak tutan, kendi korumamıza seçimlerimize muhtaç bırakan bizler oluruz diye düşünüyorum.
Bu sorunun cevabı daha da uzatılabilir tabi, bunlar belki önemli bir kaç noktasından ibaret...
Ağustos 2014

Birisi bu yanıtı beğendi:

İnsanın kendi kendini psikolojik olarak tedavi etmesi mümkün müdür, ne düşünüyorsunuz?

Bu olaya nereden ve hatta hangi kuramdan baktığınıza göre değişir. Bazı kuramlar insanın kendini "tedavi" edecek bütün güce zaten sahip olduğunu ancak bunu göremediği zamanda ise terapistin görevinin ona bu gücü fark ettirmek olduğunu iddia eder. Örneğin Çözüm Odaklı Terapi bu iddiada olan bir kuramdır. Bazı kuramlar ise kişiye belli becerileri kazandırmazsanız sorunu ile başaçıkamayacağını söyler. Örneğin Bilişsel Davranışçı Kuram bu tarz bir kuramdır. Ancak her ne kadar başta bazı beceriler kazanılması konusunda ısrar etse de bu becerileri bir kere kazandıktan sonra kişinin kendi kaynakları ile kendi kendinin terapisti olabileceğini savunur. 

Bilişsel Davranışçı kendi kendine yardım kitapları ABD de oldukça yaygındır ve Türkiye de de birkaç örneği vardır. Benzer şekilde Çözüm Odaklı yaklaşım ile yazılmış kendi kendi kendine yardım kitapları da vardır. Eğer çeşitli sebeplerden dolayı psikolojik yardım almak mümkün değil ise hiçbirşey yapmamaktan veya hacıya, üfürükçüye gitmektense bu kitaplar daha iyi bir tercihtir. 

Tekrar soruya gelecek olursak. Kişisel fikrim şu: İnsan kendi sorunlarını çözecek iç kaynaklara sahiptir. eğer bu kaynakları harekete geçirmeyi başarırsa kendi kendini "tedavi" edebilir. Bu kaynaklara destek olabilecek bazı beceri ve teknikleri öğrenmesi işini kolaylaştıracaktır. Ancak  bazı patolojilerde, örneğin depresyonda, hastalığın kendisinin en büyük etkisi kaynakları harekete geçirememektir. Bazen ufak bir yardım bazılarına yeter ve küçük bir mesaj, bir ilham ile kaynaklar harekete geçirilir. Kişinin sosyal çevresi vb etkenler de burada önemli rol oynar. Ancak bazen bu mümkün olmaz. 
Yani, bunu yapacak güç zaten kişinin kendi içinden gelir, ama bu gücü ortaya çıkartmak için yardım gerekebilir. Özellikle de ağır patolojilerde ve riskli durumlarda yardım alınması daha doğru olur. 
Ağustos 2014

Birisi bir yanıt verdi.

Türkiye'de olması gerekenden fazla üniversite yok mu? Her ilin neredeyse üniversitesi var artık. Üniversiteli olmak artık çok basit sıradan bir şey haline gelmedi mi?

Üniversite eğitimine gelene kadar olan süreç, olması gereken standartta olabilse öncelikle keşke. O zaman üniversiteye giden herkesin eğitim kalitesinin yükseleceğini bilirdik. Üniversitelerin bu kadar çok olması, daha doğrusu bu kadar üniversite ihtiyacının olması, ülke için olumlu bir tablo olurdu. Eğitim ; gerçekten işinin ehli olmak isteyen insanlar için bir araç olurdu. Şuan ki durumda ise bir çok insan üniversiteye, kolay iş bulabilmek adına diploma sahibi olmak için gidiyor bence. Haliyle her meslekten vasıflı vasıfsız, mesleğini seven sevmeyen ve diploma aldıktan sonra iş sahibi olabilmek için bir çok zorlu elemeye daha tabi tutulan, haliyle süreç içerisinde psikolojisi yara almış insanlarla doluyor her yer. Bu eğitim politikası yoksunluğunda bu kadar üniversite gereksiz. Önce ülke olarak okul öncesi eğitimden itibaren işleyen bir eğitim politikasına sahip olmalısın ki insanlar, ilgilerine, yeteneklerine uygun eğitimlere yönelsinler. İsteği, ilgisi olmayan insanlar da iş bulabilmek adına üniversite okumak zorunda kalmasın. Bir çok alanda olduğu gibi buralarda da yığılma olmasın... .
Temmuz 2014

Birisi bu yanıtı beğendi:

Mustafa Kemal Atatürk eleştirilebilmeli mi? Sizin eleştirdiğiniz politikaları, kararları, davranışları hangileridir?

Tabii ki eleştirilebilir fakat bu eleştiriyi sokakta ki yetersiz bilgiyle yapmak cinayete eş değerdir.
. *Şayet üşenmezseniz şu iki konu başlığının okunmasının bir zararı olmayacaktır.
Ayrıca dönem itibariyle ülke şartları da göz önünde bulundurulmalı...

Atatürkçülük

ATATÜRK'ÜN TARİH ANLAYIŞI
-Yeni Türkiye'nin tarih anlayışı, İslamcı-Osmanlı tarihine ve Batının uygarlık tekelciliği tutumuna karşı bir tepki olarak gelişir.
-
-Türk Kurtuluş Savaşı, yalnızca emperyalist devletlere karşı verilmiş bir savaş değil, aynı zamanda Saray'ın körüklediği pek çok sayıda iç ayaklanmalarla belirlenen bir iç savaştır. Bu iç savaşın sonucudur ki Saltanat ve kurumları çöker, Hilafet kaldırılır ve laiklik ilkesine dayalı, çağın Avrupa'sının bilim anlayışı, pozitivizme inançlı bir toplum düzeni ve ulusal bir yeni devlet kurmaya yönelir.
-Milli Misak sınırları içerisinde inşasına çalışılan "ULUS"A yeni bir ulusal tarih zorunludur.
-Osmanlı Devletini ikinci plana itecek, Osmanlı yerine Türk'ü öne çıkaracak ve Türk'ün uygarlığa katkılarını belirtecek bir tarih arayışı, Atatürk'ün başlıca uğraşlarından biri olur.
Atatürk, 1928'de Samsun'da şöyle konuşur:
Bizim ulusumuzun yaşamsal temelini düşünelim. Bu düşünce bizi elbette altı-yedi yüzyıllık Osmanlı Türklüğünden yüzlerce yıllık Selçuk Türklerine ve ondan önce, bu dönemlerin her birine denk olan Büyük Türk Çağına kavuşturur.
Atatürk, Büyük Türk Çağını aramaya koyulur. Bu konuda görevlendirdiği Prof. Afet İnan "Türklerin cihan tarihinde en eski çağlardan beri gerçek yeri neresidir ve uygarlıkta hizmetleri neler olmuştur" sorusuna bilimsel cevap aramaya koyulur. Ve bu doğrultuda bir kurul kurmak amacıyla kurultayda şöyle konuşur:
-Tarih öğretmenliği yaptığım için hissediyorum ki Türk ulusunun tarihi hakkındaki bilgi eksiktir. Bize, hepimize geçmişin okullarında bu hususta öğretilmiş şeyler hem eksik, hem de yanlıştır. Yazık ki, bu yanlış yol bu zamana kadar önümüzdeki kuşağı yetiştiren bilgi ocaklarında da izlenmiştir. Geçmişten
miras kalan bu sisli yolu aydınlatmak, Türk ulusunu, Türk çocuklarını yeni bir tarih yolundan yürüterek geleceğin parlak ufuklarına ulaştırmak önemlidir... Bence bu amacın aydınlatılması için en nurlu güneş, Türk'ün kökenini, uygarlığını, ululuğunu tanıtan tarihtir.
-İnsanlığın en yüksek ve ilk uygar kavmi, vatanı Altaylar ve Orta Asya olan Türklerdir. Türk, uygarlıktır, Türk tarihtir.
Belleten, s42, s140, s176, s522

Türk Tarihi 1. Kitap, s18,19,20,21.

***

ATATÜRKÇÜ TÜRK TARİHİ VE
TURANCI TÜRK TARİHİ

-Atatürkçü tarih, İnsanlığın ilerlemesinde ırkın değil, aklın egemen olduğu ve ulusların çeşitli ırkların karışmasından meydana geldiği belirtilir.
-Turancı tarihte ırk, ulusun oluşumunda baş öğedir. Ünlü Gök Börü (Bozkurt) dergisinin kapağında, Orhun Yazıtında kullanılan harflerle "Irkların üstünde Türk ırkı" yazılıdır.
-Atatürk, ırk değil, uygarlık ile ilgilidir. Uygarlığı,"Bir insan topluluğunun, siyasal ve ekonomik yaşamda, bilim ve güzel sanat alanlarında yapabildiklerinin bileşkesi," diye anlar ve çağdaş uygarlığı amaçlar.
-Turancılarda uygarlık kavramı, teknike yaklaşır. Kültürü teknikten özenle ayırırlar ve geçmişe dönük bir kültür özlemini dile getirirler. Tarihi, hatta yaşamı savaş sayarlar. Bu anlayışın irredentası ise tutsak Türkleri kurtarmaktır. Bir başka deyişle Rusya, Çin ve İran'a geçmiş toprakların geri kazanımıdır.
-Türk tarih savında, Orta Asya, Türklerin geçmişte yaşadıkları yurttur. Günümüzdeki Orta Asya toplulukları, bu tarihte yer almaz.
-Turancılar için Orta Asya, günümüzde de yurttur.
-Atatürkçü tarih, bugünkü Türkiye toprakları üzerindeki bütün geçmiş tarihe sahip çıkar, Hitit, İyonya vb.., uygarlıklarını benimser; Turancı tarih ise, yadsır.


Türk Tarihi 1. Kitap, s27,28,29
Temmuz 2014

Birisi bu yanıtı beğendi:

Mustafa Kemal Atatürk eleştirilebilmeli mi? Sizin eleştirdiğiniz politikaları, kararları, davranışları hangileridir?

Mustafa Kemal Atatürk tabii ki eleştirilebilir. İnsanlar Atatürk'ü sevmeyebilir hatta. Oturur tartışırız bundan daha doğal bir şey olamaz. Ben de harf inkılabının bir gecede yapılmasına ve bir günde insanların tamamının cahil hale gelmesine karşıyım. Dönemin şartları vs. tartışılabilir tabii ki ama insanlar Peygamberleri. Tanrıyı vs. tartışıyor Atatürk neden tartışılmasın.
Temmuz 2014

Birisi bu yanıtı beğendi:

Mustafa Kemal Atatürk eleştirilebilmeli mi? Sizin eleştirdiğiniz politikaları, kararları, davranışları hangileridir?

Eleştirilemeyecek bir konu yoktur. Eleştirilemez demekle aklını çöpe at demek aynı şeydir. Şahsen Atatürk'ü sever ve saygı duyarım fakat harf inkılabına (hiçbir modern ülkede böyle bir devrim yoktur, olması abestir) ve kılık kıyafet inkılabına karşıyım. Bunun da belli başlı sebepleri var.
Temmuz 2014

BirisiTarih konu başlığını takip etmeye başladı.

Tarih

Tarih geçmişteki olaylara ait bilgilerin keşfi, toplanması, bir araya getirilmesi ve sunulması bilimidir. Tarihi bilgi, geçmişteki olaylara...

Temmuz 2014

BirisiEgzersiz konu başlığını takip etmeye başladı.

Egzersiz

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Yabancı Dil

940 Kişi   100 Soru

İngilizce

739 Kişi   102 Soru

Çocuk Ve Genç Psikolojisi

501 Kişi   79 Soru

Hafıza

305 Kişi   40 Soru

Yaratıcılık

213 Kişi   24 Soru

Okul Öncesi Eğitim

97 Kişi   13 Soru

Sigmund Freud

19 Kişi   8 Soru

Eğitim Sistemi

403 Kişi   29 Soru

Yazılım

2914 Kişi   548 Soru

Müzik

2851 Kişi   472 Soru

İnternet

2502 Kişi   535 Soru

Sinema

3100 Kişi   300 Soru

Varoluş Hakkında

2775 Kişi   1061 Soru

Kitaplar

2914 Kişi   267 Soru

Psikoloji

2690 Kişi   947 Soru

Filmler

3197 Kişi   192 Soru

Muhabbet

2082 Kişi   2355 Soru

İş Hayatı

2329 Kişi   325 Soru

Geyik Muhabbeti

1394 Kişi   816 Soru

Sağlık

1066 Kişi   1183 Soru

Kadın Erkek İlişkileri

2088 Kişi   586 Soru

Zeka

817 Kişi   91 Soru

Web Sitesi Önerileri

311 Kişi   72 Soru

Bilgisayar

2527 Kişi   437 Soru

Fitness

137 Kişi   41 Soru

Egzersiz

45 Kişi   46 Soru

Tarih

115 Kişi   148 Soru

Zaman Yönetimi

261 Kişi   14 Soru

Türkiye Sorunları

1109 Kişi   239 Soru