Bilmek istediğin her şeye ulaş

Ceren, 

Öğrenci

Öğrenci Ceren inploid.com'da 1 soru sordu, 25 soru yanıtladı ve 18 takipçisi var.

Mayıs 2015

Ceren bu yanıtı beğendi:

Ölsek de kurtulsak mı?

Ceren (@cerenb) 'nin yanıtına ek olarak yazdım. Fakat yorumu sanırım silindi. Şu an göremiyorum.


"Ölüm ilginç değil. İlginç olan var olman. Bulmacalar, fikirler, analizler. Ölüm kesinlikle ilginç bir bulmaca değil. Sonsuz bir hiçlik. Ama artık hayatı ilginç bulmuyorsun. Aptallık etmeyi bırak. "

House M.D.
Mayıs 2015

Ceren bir yanıta alt yorum yaptı

Yanıtım şu an bana görünüyor aslında. O linki fotoğraf olarak koymak istedim fakat fotoğrafın yanıta nasıl konulduğunu bilmediğimden link olarak atmak zorunda kaldım. :)

House insanı ölümden döndürüyor.
Ceren (@cerenb) 'nin yanıtına ek olarak yazdım. Fakat yorumu sanırım silindi. Şu an göremiyorum.


"Ölüm ilginç değil. İlginç olan var olman. Bulmacalar, fikirler, analizler. Ölüm kesinlikle ilginç bir bulmaca değil. Sonsuz bir hiçlik. Ama artık hayatı ilginç bulmuyorsun. Aptallık etmeyi bırak. "

House M.D.
Mayıs 2015

Ceren bir yanıta alt yorum yaptı

Yanıtıma ne oldu benimde en Ufak bir fikrim yok.
Ceren (@cerenb) 'nin yanıtına ek olarak yazdım. Fakat yorumu sanırım silindi. Şu an göremiyorum.


"Ölüm ilginç değil. İlginç olan var olman. Bulmacalar, fikirler, analizler. Ölüm kesinlikle ilginç bir bulmaca değil. Sonsuz bir hiçlik. Ama artık hayatı ilginç bulmuyorsun. Aptallık etmeyi bırak. "

House M.D.
Mayıs 2015

Ceren bir yanıt verdi.

Ölsek de kurtulsak mı?

House md den bir yanıt:

Geyik Muhabbeti
Mayıs 2015

Ceren bu yanıtı beğendi:

Ölsek de kurtulsak mı?

Ölüm sizce kurtuluşunuzsa tutmayalım.
Mayıs 2015

Ceren bu yanıtı beğendi:

Önümü göremiyorum. Bizlerden önce bu yola baş koymuş büyükler bizlere tavsiyeler verebilir mi? Bugün İstanbul'da 20 yaşında bir genç olmak ister miydiniz?

Makinelerin insan gücünü neredeyse gereksiz hale getirmiş olduğu günümüzde bu durumunu bir dezavantaj gibi görmemeni tavsiye ederim.
Günümüzde, hayatını diplomalara ve eğitimine harcamış başarılı!! İnsanların almış olduğu maaşlara bir bakarsak;
  • Savcı - Hakim 5 bin - 8 bin tl
  • Profesör 4 bin 6 bin tl
  • Pilot 7 bin - 12 bin tl
  • Mühendis 3 bin - 5 bin tl
  • Memur 2 bin - 4 bin tl
  • Vasıflı İşçi 1.200 - 3.000 tl
  • Vasıfsız İşçi 900 - 1.200 tl
Ortalama bu maaş aralıklarında geçinmeye çalışan bu meslek gruplarından insanların iyi bir yaşam sürdüğüne inanmıyorum.
Hele ki evliyse ve çocuğu, çocukları varsa çok daha zor...
***
Şimdi gelelim senin gelecek endişene. Yapmış olduğun işler sende biliyorsun ki bugün var olup yarın ne olacağının belirsiz olduğu işler ve endişe de buradan kaynaklanıyor doğal olarak.
Ayrıca yorucu bir ay sonunda eline geçen para da ne sosyal yaşantını sürdürmene nede birikim yapmana yetecek bir miktar değil.
O zaman önceliklerini belirlemen lazım:
i
  • Kendini anlama (Ben nasıl biriyim, cesur mu, çekingen mi, nelerden hoşlanırım, nasıl bir gelecek istiyorum, kültür bakımından eksiklerim neler vb.. )
  • Bunları belirlemiş olman, istediğin yaşam standardını ve ihtiyaç duyacağın para miktarını da bilmeni sağlayacak.
  • Bu noktadan sonra; bir yandan yukarıda ki belirlediğin eksiklerini tamamlamaya başlayacak, tamamladıkça, yeni bir şeyler öğrendikçe kendini iyi hissedecek ve yaşama kendine özgü bir bakışla bakmaya başlayacaksın. Bu çokta uzun bir süre değildir aslında.
  • Artık kendi yaşadığın zaman dilimini, öncesini ve sonrasında olabilecekleri daha iyi kestirebilecek durumda olduğundan, senin dışında dönen dünyayı da daha iyi takip edip kendine göre o dünyanın bir eksiğine mutlaka şahit olacaksın.
  • O doğru fikirle karşılaştığın anda bunu fark edeceksin. Bu öyle bir doğru ki, öyle bir inanış ki; yeterli birikimin olmasa dahi sahip çıktığın bu fikrini araştırmalarını yapıp geliştirerek projelendirecek ve parası olup da yatırım fırsatı arayan yatırımcılardan yatırımcı beğeneceksin.
  • Günümüzde legal olarak başka bir çıkış yok.
  • Kendine inan ve öz eleştirini acımasızca yap ve yaptığın eleştiriler ne kadar gerçekçi olursa üstesinden gelmen o kadar kısa sürecektir.
  • Bence bu soruyu sormuşsun ya, yolun yarısını almışsın; yaz bence başarı hikayeni. Sonra değil, şimdi.
Mayıs 2015

Ceren  bu yazıyı beğendi:

Misophonia!

Tabi öncelikle Allah bilindik ölümcül hastalıklardan korusun ama bu hastalık da en az onlar kadar yaşam kalitenizi düşüren bir illet. Birileriyle bu konuyu konuştuğum zaman çok önemsemiyor, kimisi de farklı olmaya çalışma gayreti içinde olduğumu yada şımarıklık yaptığımı düşünüyor. Muhtemelen bu hastalıktan nasibini almamış olan çoğu okuyana da gereksiz gelecektir bu yazı... Ancak yaşayan bilir düşüncesiyle benim gibi olanlarla bir nebze olsun konuyu paylaşmak - tartışmak istedim. Çünkü türevim insanların yaşadıkları, paylaştıkları o kadar rahatlatıyor ki beni... Benimle bire bir aynı şeyleri yaşayan insanların olduğunu bilmek o kadar güzel bir duygu ki.. Bu konuda içimi şuana kadar rahatlatan tek şey maalesef bu oldu ve oluyor.

Öyle bir hastalık düşünün ki en sevdiğinizi bile kırmaktan imtina etmeyeceksiniz, acı çekmemek için defalarca aç kalacaksınız, saygı duyduğunuz kişilere bir şey diyemediğiniz için başka bir odaya gidip kafanızı duvarlara vuracaksanız, arkadaşlarınız tarafından dışlanacak yada değişik muamelelere maruz kalacaksınız, bakmaya kıyamadığınız sevgilinize ölümcül bakışlar atacaksınız ve bunların hepsinin sebebi sadece SES olacak. İşin en garip tarafı da bunun hastalık olduğunu ben de çok çok sonraları tesadüfen öğrendim, keşke öğrenmeseydim! Umutlanmıştım.. Hastalık olarak bir karşılığı varsa tedavisi var sanmıştım, yok. Sanırım tıp dünyası da henüz bizi ciddiye almadı. Benim tek umudum bir doktorun da aynı hastalığa yakalanması, hatta bir profesörün, hatta ordinaryüs olur inşallah.

1911

Misophonia; yemek yerken insanların çıkardığı seslerden rahatsız olma hastalığıdır. Buna bir kaç ses takıntısı da eklenebilir tabi... Çayı ''hüüüüfp diye içine çek beni'' şarkısına ilham kaynağı olmuş şekilde içenler, çatalı-kaşığı dişlerine değdirerek yemek yiyenler, çiğnemeyi insan metabolizmasının inanamayacağı derecede gerçekleştirenler, boğazıyla çiğnemeye kalkanlar!, yemek yerken gözü bir tarafa kaşı bir tarafa burnu başka bir tarafa kaçanlar, yemekten sonra nıcch nıyyyt ciyyyyk diye o nadide dilleriyle dişlerini temizleyenler, elle yemek yemek kültürdür diyelim tamam bişey demiyorum ama elini niye yalıyorsun arkadaşım detirtenler, hiç kıyamam nefes sesi yüzünden birlikte uyuyamadıklarım falanlar filanlar.. İşin en kötü taraflarından bir tanesi de tanıdığın insanlara daha çok sinir oluyorsun.. Hatta his eşiğinin yüksek olduklarına çok daha ciddi sinirleniyorsun. Yahu bir insan düşün babasıyla yemek yiyemesin, yemek yemeyi istemesin. Annesiyle kardeşleriyle oturup sofranın tadını çıkaramasın. Hayatta sahip olduğu en değerli insanlarla yemek yiyememek! Bunu söylediğinde de saygısız, şımarık, terbiyesiz oluyorsun üstüne. Olmuyor olmuyor.. Ben de çok istedim, yahu bana ne her yiğidin yoğurt yiyiş şekli dedim, biyolojik bir olaydır dedim, ben deliyim onlar normal benim sorunum dedim.. Yani her şeyi deneyerek ve diyerek oturdum sofraya ama hiç bir zaman olmadı, olmuyor, baş edemedim. Yalnız yemek yemekten kim keyif alır? Allah uzun ömürler versin anasını babasını kaybedince kim vicdan azabı çekmez ''bir gün onunla yemek yemekten keyif almadım'' diye üzülmez, kim sevgilisini böyle bir şeyden dolayı ağlatmak ister, arkadaşlarıyla arkadaşlıklarını bitirecek düzeyde kavgalar eder.. Bazen de insanlar anlayışlı oluyor senin yanında dikkat ediyor ama o da çok kötü bir durum ki.. Ne hakkın var insanları o duruma sokmaya... Zaten sonra onlar da tamam sana hak veriyorum cidden rahatsızsın ama ben de senin yanında rahat edemiyorum diyerek senden uzaklaşıyor. Bir restaurantta yemek yiyorum hiiiiç umrumda olmuyor kimin ne yediği nasıl yediği falan, yani kötü bir şekilde yeseler de sinirlenmiyorum. Tanımadığım insanlara karşı bu hastalık işlemiyor. Keşke tam tersi olsaymış...
1911
Bu sorun sanırım bende ilkokul 4'te başladı.. Hiç unutmuyorum son dersti. Genelde resim, beden eğitimi, müzik olarak geçiştirilen öğretmenin yorgun olduğu son derslerden biri... Derginin arkasında genel kültür bilgileri, yararlı bilgiler gibi bölümler olurdu. O gün son derste öğretmen eline dergiyi alıp son sayfayı işledi.. Yok işte efendim yemek yerken şu kurallara dikkat etmek gerek, şapurdartmadan hopurtdatmadan yemek yemek gerek, falan filan.. O gün bugündür yemek yiyiş şeklime dikkat etmeye başladım. Tabi diğer bütün insanların da aynı zamanda... Zaten çoğu zaman ''arkadaşım ikimiz de aynı şeyi yiyoruz, ben böyle yerken sen neden bu şekilde yiyorsun? ! '' düşüncesi veya tartışması sebep oluyor bu duruma..

1911

Çözüm olarak kendimce bulabildiğim, kulaklık takmak, yemek yememek, yememek için yalan söylemeyi öğrenmek, aç karnına uyumak, ortamdan uzaklaşmak, v.s. . . çözüm bunlarsa hastalığın yarattığı olumsuz etkileri siz düşünün.
Mayıs 2015

Ceren bu yanıtı beğendi:

Bu yıl üniversiteye hazırlanıyorum. İstediğim bölümler sayısal alanında fakat sayısalım pek iyi değil. Tavsiye olarak ne önerirsiniz?

Kararını billurlaştırman seni başarıya götürür, sayısalını geliştirmeye bakki, mutlu olacağın bölümde oku, derim.
Mayıs 2015

Ceren bu yanıtı beğendi:

Bu yıl üniversiteye hazırlanıyorum. İstediğim bölümler sayısal alanında fakat sayısalım pek iyi değil. Tavsiye olarak ne önerirsiniz?

Hani mühendislik istiyorsundur, ona göre her bir bölümün sana kattığı puanlar farklıdır ya, onlara göre hangi derse daha çok çalışman gerektiğine karar verebilirsin. Sınavına az kaldı sanırım. Artık daha çok politik hareket etmek gerekiyor.

Gözünde fazla büyütme, eğer istersen ve uğraşırsan yapamayacağın şey değil. Muhtemelen lisede sayısal okudun hep. Bu zamana kadar okumuşsun, dersleri geçmişsin, bir sürü de sınava girmişsin, bundan sonrasını mı yapamayacaksın? :) Daha fazla çalış ve hedefine ulaş! Bir daha bu fırsat eline geçmez.
Mayıs 2015

Ceren bir yanıt verdi.

Erteleme hastalığının nedeni nelerdir? Tedavisi nasıldır?

Benimde hastalığım. Sık sık nüks eder. Bir nevi motivasyonsuzluk. Bir motivasyon kaynağı bulunca hafifliyor ama geçmiyor. Nedenleri ise yetiştirilme tarzıyla alakalı olabilir.
Mayıs 2015

Ceren bir yanıt verdi.

Bu yıl üniversiteye hazırlanıyorum. İstediğim bölümler sayısal alanında fakat sayısalım pek iyi değil. Tavsiye olarak ne önerirsiniz?

Sende demişsin: "o puanı alabilir miyim bilmiyorum"
Kimse bilemez. Çalış, o puanı alır mısın alamaz mısın gör. Çalışmamanın bir mantığı yok.
Mayıs 2015

Ceren bir yanıt verdi.

Önümü göremiyorum. Bizlerden önce bu yola baş koymuş büyükler bizlere tavsiyeler verebilir mi? Bugün İstanbul'da 20 yaşında bir genç olmak ister miydiniz?

Neredeyse yaşı 30 olacak kuzenim 850 liraya bir pansiyonda çalışıyor. Pansiyon dediğime bakmayın özel öğrenci yurdu sayılır. Orada ütü yapıyor, çöp topluyor, odaları kontrol ediyor, yeri geliyor oda temizliyor, gece nöbetlere kalıyor. Geçen gün karşılaştık. Bacağı ağrıyormuş, ellerinde siiller çıkmış, beti benzi atmış bir haldeydi. Tüm bunlara rağmen hastaneye gidecek zamanı bile yoktu. Yurdun sahibide anladığım kadarıyla fazlasıyla para kazanıyormuş. Birde üstüne üstlük yurttaki öğrencilere aynı yemekleri tekrar tekrar yedirmek, çorbalara su katıp 100 kişilik çorbalar yapmak, çalışanları canları çıkana kadar kullanıp az paraya çalıştırmak gibi elinde para tutma yöntemleri varmış. Bu kuzenim dediğim gibi neredeyse 30 yaşında ve üniversite mezunu. Soruna bir yanıtım olsun çok isterdim. Ama benimde durumum senikinden farksız hatta senin kendini geliştirip ayaklarının üzerinde duruşuna bakılırsa benim durumum seninkinden kötü sayılır.
Mayıs 2015

Ceren bu yanıtı beğendi:

Önümü göremiyorum. Bizlerden önce bu yola baş koymuş büyükler bizlere tavsiyeler verebilir mi? Bugün İstanbul'da 20 yaşında bir genç olmak ister miydiniz?

Çok ucu açık ama bir o kadar da sabit bir konu. Beni üzen tek şey kararsızlık aslına bakarsanız, çünkü bu kadar imkanın(imkansızlığın) insanı çaresizliğe ittiği bir gerçek var. İnsanlarımız mutlu değil, benim paylaştıklarım benim kişisel sorunlarım fakat ortada ki en büyük gerçeklerden biri ise mutsuzluk/huzursuzluk/strestli hayat. Çok merak ediyorum yahu? İnsanlar bugüne kadar hep strestli hayatlar içinde hiç ardı arkası kesilmeyen sorunlar ile uğraşarak mı devam ettirdi hayatını? Böyle mi başardı sorumluluğunu?
Mayıs 2015

Ceren yeni bir  soru  sordu.

Nisan 2015

Ceren bir yanıt verdi.

Agatha Christie dışında tavsiye edebileceğiniz polisiye, seri cinayet romanları hangileridir?

Tess Gerittsen
Ahmet ümit
Agatha christie tarzında arıyorsan: sherlock holmes, arsen lupen
Nisan 2015

Ceren bir yanıt verdi.

Hangi duygumuz yok olsaydı, hayatımızda nasıl bir değişime sebep olurdu?

Aidiyet duygumuz kaybolsaydı dünyadaki tüm sınırlar ortadan kalkardı.
Nisan 2015

Ceren bu yanıtı beğendi:

Hangi duygumuz yok olsaydı, hayatımızda nasıl bir değişime sebep olurdu?

Merak duygumuz yok olsaydı bir bitkiden farkımız kalmazdı. Dünyada değişen şeyler, insanlar bizi ilgilendirmez; bir çiçeğin nasıl açtığını bile öğrenmek istemezdik. Bu da yaşamı reddetmek anlamına gelir. Bizler nefes alıyoruz, yemek yiyor ve işiyoruz. Ancak yaşamak tamamen "merak duyulan" bir şeyden çıkagelir.

Yemeği merak edersin, farklı lezzetler keşfedersin. Meraktandır.
Kitap okur, farklı hikayeler öğrenirsin. Meraktandır.
Gezersin, dünyayı tanımak istersin. Meraktandır.
Aşık olur, sevişir, bir bedeni tanımak istersin. Meraktandır.
Bir nehri keşfetmek, bir dağdan atlamak istersin. Meraktandır.

Kısacası hepimiz hayattayız ama bize "Yaşıyorum! " dedirten şeylerin hepsi meraktandır.
Nisan 2015

Ceren bir yanıt verdi.

Nisan 2015

Ceren bir yanıta alt yorum yaptı

Hayatın yükü hayata anlam katar. Eğer hayatımızın yükü,sorumluluklarımız olmasaydı hepimiz birer birer intihar ederdik. Varolmanın yükü altında ezilmiyor, aksine güçleniyoruz. Büyük bir yükün altından kalktıktan sonra diğer yükleri taşımanın ne kadar kolay ve güzel olduğunu anlıyoruz.
Bence tam tersi .. Çünkü insan mutlu olduğunda da bazen çevresindeki ve yakınındaki olaylara bakar ve mutlu olduğundan utanır. Dışarıda o mutluluğu hiç tatmamış kıyısından bile geçmemiş onlarca insan varken ağır gelir bazen mutlu olmak bile insana ... Bu durumda kitaba gelirsek mutluluk bile inanın dayanılmaz bir yük gibi gelir insana varolurken.
Nisan 2015

Ceren bu yanıtı beğendi:

Yıllardır bolca emek verdiğimiz inploid'in soru ve yanıtları neye göre sildiğini bilmek istemez misiniz?

Açıkçası bende isterdim ama olayın üstünden çok zaman geçtiği ve burada olamadığım için yorum yapamıyorum
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Eğitim

3996 Kişi   629 Soru

Öğrencilik

2171 Kişi   122 Soru

Üniversiteler (Türkiye)

2231 Kişi   175 Soru

Web Siteleri

3038 Kişi   264 Soru

Müzik

2849 Kişi   472 Soru

Sinema

3098 Kişi   300 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3443 Kişi   280 Soru

Varoluş Hakkında

2774 Kişi   1061 Soru

Kitaplar

2910 Kişi   266 Soru

Psikoloji

2687 Kişi   947 Soru

Filmler

3193 Kişi   192 Soru

Bilim

784 Kişi   279 Soru

Fizik

277 Kişi   261 Soru

Bilim Kurgu

238 Kişi   22 Soru

Mühendislik

746 Kişi   65 Soru

Felsefe

1847 Kişi   494 Soru

Kişisel Gelişim

1855 Kişi   145 Soru

Hastalıklar

385 Kişi   275 Soru

Fotoğrafçılık

1867 Kişi   166 Soru

Teknoloji

1850 Kişi   576 Soru

Zeka

816 Kişi   91 Soru

İnsan İlişkileri

962 Kişi   127 Soru

Sağlık

1065 Kişi   1183 Soru

Muhabbet

2082 Kişi   2355 Soru

Fotoğraf

329 Kişi   90 Soru

İnsan Davranışları

3596 Kişi   955 Soru

İletişim Stratejileri

19 Kişi   7 Soru

Placebo

1 Kişi   1 Soru