Bilmek istediğin her şeye ulaş

M. Fatih Hocaoğlu, 

Endüstri Mühendisi

Endüstri Mühendisi M. Fatih Hocaoğlu inploid.com'da 1 soru sordu, 80 soru yanıtladı ve 11 takipçisi var.

Per - 10:56

M. Fatih Hocaoğlu bu yanıtı beğendi:

Tanrı neden kendisine itaat ve ibadet eden kullara ihtiyaç duymuştur? Ayrıca insanları neden direkt olarak kendisine itaat ve ibadet eden yaratıklar olarak yaratmamıştır? Bu mükemmel varlık neden kendi yarattıklarını sınama ihtiyacındadır?

Sırasıyla cevap verirsek
  1. Tanınmak istedi
  2. Zaten var(bkz. Melekler)
  3. E yaratış amacı bu, iyi kötü ayırmak sonucunda ise hak ettiğini vermek
Ocak 2016

M. Fatih Hocaoğlu bir yanıt verdi.

Felsefe hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Sizce her insan felsefe yapabilir mi?

Her insanın yapabileceği bir iş olamayacağına göre, her insan felsefe yapamaz.
Aralık 2015

M. Fatih Hocaoğlu bu yanıtı beğendi:

Mühendisler genel olarak niçin kendini ifade etmekte zorlanır? Cümlelerde açık ve net olamazlar?

Açılın ben mühendisim.

1. Öncelikle, bu dahil tüm genellemeler yanlıştır.

Yanıta gelirsek;
2. Özetle: "İdman meselesi"

Bir konuya ne kadar idman yaptığınız, o konu hakkındaki uzmanlığınızın bir ölçüsüdür. İyi bir üniversiteden mezun olan bir mühendis, muhtemelen en azından liseden beri eşşek gibi ders çalışmış, bilgisayar karşısında saatlerce mühendislik programlarıyla uğraşmış, siz problemlerle uğraşmayın diye potansiyel problemleri daha siz karşılaşmadan günlerce çalışarak çözmüştür.

Bu esnada kendini iyi ifade eden vatandaşlar kafelerde arkadaş ortamlarında saatlerce geyik yaparak ifade idmanı yapmış olabilirler.

3. Mühendislerin sayısal zekasının mühendis olmayanlara kıyasla bir tık üstte olduğunu kabul edersek; (bkz: madde 1).

Sebep-sonuç ilişkisi kurmaya odaklandıkları, olaylara tek açıdan bakamadıkları, bir konuya dalarken istemsizce derinlemesine analiz yapmaları bir konuyu net konuşmalarını engelleyebilir.

Farklı bir şekilde anlatırsam; önlerine bir problem geldiğinde, genellikle bu problemi çözecek kişi oldukları için, "hallolur yahu takma kafana" demeden önce çözülüp çözülmeyeceğini, çözülürse nasıl çözüleceğini seksen defa düşünmeleri gerekir. Bu da tereddüt olarark yansıyabilir.

Daha farklı şekilde anlatalım; Erkek arkadaşınız bir mühendis ve siz evden çıkmadan kıyafetinizin nasıl olduğunu soruyorsunuz ve hızlıca "iyi" ya da "kötü" diye bir sonuç bekliyorsunuz. O esnada mühendis bey gece gidilecek mekanın loşluğunu veya spot ışıkların kıyafeti nasıl göstereceğini, diğer konukların giyeceği kıyafetleri, dress coda uygunluğunu, yorulduğunuzda o elbiseyi taşıyıp taşıyamayacağınızı falan düşünüyor olabilir. Yanıtı almadan biraz zaman tanıyın ;)

4. Ayrıca, muhtemelen kafalarında bazı çözülmemiş problemler vardır ve bir yandan sizinle konuşurlarken bir yandan işten kalan problemleri çözmeye uğraşıyor olabilirler.

Son olarak; Bi laptop bi hesap makinası bir de power point verin bakın nasıl ifade ediyorlar.
Kasım 2015

M. Fatih Hocaoğlu bu yanıtı beğendi:

Mimarlık okumak isteyenler için tavsiyeleriniz nelerdir?

Hedef odaklı olma, süreç odaklı ol, ve böyle olmaya hemen şimdi bu sitede, bu ve buna çok benzer sayısız soruya verilmiş cevapları arayarak başla. Bul demedim bak. Ara o da yeter.
Kasım 2015

M. Fatih Hocaoğlu bir yanıt verdi.

Neden sürekli yeni bir eşya ya da yeni çıkan bir ürünü alma ihtiyacı duyarız?

Her ürün ya bir talebi keşfeder, ya azdırır ya da talep oluşturur.
Eylül 2015

M. Fatih Hocaoğlu bu yanıtı beğendi:

Tanrı var mıdır? Neden?

Simdi bazi insanlar icindeki kibirden dolayi bir yaraticiya inanmaz ve kendini gayba inan bir kesimden daha zeki ve üstün görürler. Simdi kendi elinden size bir misal veriyim, cogunuzun taptigi bilimin cevap bulamadigi bir misal. Ellerin anarahminde olusurken o eller bür tümdür yani parmak felan yok. ondan sonra parmaklarin arasindaki hücreler kendini öldürür ve parmak olusur. Bunu neden ve nasil yaptigi bilinmiyor. Sonucda bi bir akil isidir ve bir hücrede bu aklin olmasi biraz tuaf degil mi? Yoksa ona bu emri veren bir ilah mi var? Yoksa tesadüf mü? Hangisi daha mantikli?
Eylül 2015

M. Fatih Hocaoğlu bir yanıt verdi.

Her şeyin bir nedeni var ise nedenler sonsuza mı gider? Nedenlerin sınırı, varsa nedir?

Sınırın neye göre belirlendiğine bağlı. İnsanlar bir probleme dönük olarak yedi kez neden sorusunu sorduğunda problemin asıl nedenine ulaşabilir. Bunun sebebi bir insanın bir zaman anında ancak 7 değişken yönetebiliyor olmasıdır. Tabi her bir neden sorusuna alınan cevap kendi alt dizisinde tekrar neden sorusuna tabi tutulabilir. Fakat belirli bir çözünürlüğe göre 7 kez neden asıl sebebe ulaştırır. Bu farklı kültürlerde kendini ortaya koymuştur. Örnek olarak japonlarda 7 uğurlu sayıdır ve bir samurainin elbisesi 7 parçadan oluşur vs.. vs.. Yedişerli paketler halinde çok sayıda soru sorulabilse de bu soruların sayısı ne kadar artsa da neticede sonludur. Çoktur ama sonsuz mudur, hayır.
Eylül 2015

M. Fatih Hocaoğlu bir yanıt verdi.

Koç Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümü için uğraşıyorum. Koç Üniversitesi'nde yan dal olarak Makina Mühendisliği okuyabilir miyim?

Bence bu kadar uzak alanlardan yan dal seçmeyin. Bir mesleki düşünüşün, disiplinin oluşmasını engeller. Hem o hem de o diye birşey olmuyor hayatta. Bir işte en iyi olmak günümüzde daha önemli. Bilgisayar müh. Okuyacaksanız destekleyecek bir alan yan dal olarak seçilmeli. Şahsen ben yerinizde olsam matematik yan dal seçerdim.
Ağustos 2015

M. Fatih Hocaoğlu bir yanıt verdi.

Gelmiş geçmiş en sürükleyici kitaplar nelerdir?

Çocuk Kalbi
Pal sokağı çocukları
Savaş ve barış
Beyaz Geceler
Küçük Kahraman
Ölüler Evinden Anılar
Suç ve Ceza
vs.. vs..
Ağustos 2015

M. Fatih Hocaoğlu bu yanıtı beğendi:

Kitaplardaki mühendislik ile gerçek hayattaki mühendislik aynı mı?

İlk üç sene öğrenilen temel kesinlikle aynı. Bir moment ya da gerilme hangi koda göre bakarsanız bakın aynıdır. 4. Sene alınan uzmanlık dersleri tabii ki pratiğe yöneliktir ve iş hayatında da her zaman projeden projeye değişkenlik gösterdiği için tabii ki aynı değildir ama yöntem aynıdır. Sonuçta her projede işi isteyen bir idare vardır ve o işi yüklenen bir yüklenici, iki taraf arasında işin nasıl yapılacağına dair şartlarda anlaşılır ve o şartlara göre iş yapılır. Bu da mühendislik 4. Senede öğrenilen yöntemdir.
Ağustos 2015

M. Fatih Hocaoğlu bir yanıt verdi.

Kitaplardaki mühendislik ile gerçek hayattaki mühendislik aynı mı?

Eğer gerçekten mühendislik yaptığınız ve özellikle ARGE niteliği olan bir yerdeyseniz, evet aynen kitaplardaki gibi. Yani kitaplarda okutulanlar ile gerçek hayat ilgisiz sözü mühendislik yapılmayan ortamlar için geçerli.
Ağustos 2015

M. Fatih Hocaoğlu bir yanıt verdi.

Mantık öznel midir evrensel mi?

Bir matematiği olduğuna göre evrenseldir. Yanlış düşünmenin sebepleri mantık hesaplamalarına uymadığı için değil. Düşünme sıklıkla yalnızca anlık durum üzerinde yürütülen muhakeme değil, geçmişi ve ileriye dönük projeksiyonu da içeren bir süreçtir. İleriye dönük tahminlerdeki yanılmalar ve karar sürecine dahil edilen değişkenlerin eksik veya fazla seçilmesi, seçilen değişkenlerin değerlerine ilişkin yanlış bilgiye sahip olma vs.. gibi faktörler etkili. Yanlızca tek bir ana ilişkin karar üretilmesi ve sadece o ana ait kesin bilgileri, mantıksal çıkarım kurallarına göre yapsaydık evet işte o zaman herkes aynı sonuca varır ve hata yapmazdı, ama maalesef öyle değil.
Ağustos 2015

M. Fatih Hocaoğlu bir yanıt verdi.

Oyuncu veya Müzisyen olabilmek için illa eğitimini mi almak gerekir?

Her ne iş olursa olsun, kanaatimce eğitim gereklidir. Oyunculuk ve müzik için durum farklı olmamasına rağmen, ayrıca o yönde hususi bir yetenek de gerekir diye düşünüyorum, salt eğitim yeterli olmaz. Ayrıca, artık günümüzde her işi yapan ve hatta iyi yapan çok sayıda insan var, çıta artık daha yüksekte ve eğitim önemli bir farklılık oluşturuyor. Dünyanın mevcut kurumsallaşmış yapıları da bunu zorluyor gibi, ne kadar iyi müzisyen olursanız olun ilk kurumsal muhatap oluşta insanların sizi algılayabilmesi için ilk sorgulanan özelliğiniz eğitim durumunuz olmakta.
Ağustos 2015

M. Fatih Hocaoğlu bu yanıtı beğendi:

Milletimiz cehalletten nasıl kurtulacak?

Bu ithamda bulunma cüretinin 'tam olarak' ne gerektirdiğini farkettiklerinde.
Ağustos 2015

M. Fatih Hocaoğlu bir yanıt verdi.

Mutluluk tam olarak nedir? Gerekli bir şey midir? Gülme ve zevk ile mutluluğun bir ilişkisi var mıdır?

Zevk aldığın işi yapıp zamanını dolu geçirdin mi, birine iyilik yapıp yüzündeki memnuniyeti gördün mü (insan yada hayvan farketmez) bence işte o zaman mutlusun.
Ağustos 2015

M. Fatih Hocaoğlu bu yanıtı beğendi:

Yaratıcı insanları, evreni vs. neden yarattı?

Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsin diye yarattım.Zariyat 51/56
Ağustos 2015

M. Fatih Hocaoğlu bir yanıta alt yorum yaptı

İşte özgür olunan nokta orası, talep bizden çıkıyor. Talep kabul gördükten sonra artık bir seri olaylar, etkiler gerçekleşir. Tıpkı karar ağaçlarında olduğu gibi, bir eylem kararı alırsınız ve sonucunda bir seri oluşumlar ile kurgulanan dünya değişir, sonra yine kararınız ve etkiler ve bu böylece devam eder. Hesap yaptırtarak değil yapılması istenen için.
Esasen ifade cevabı da içeriyor. Evet, izni ile, zorlaması ile değil. İzin ancak bir talep ile doğacak bir karardır. Demek ki, bir eylem kararı ve bağlantılı olarak bir gerçekleştirme talebi var ve bu talebe bir izin veriliyor ya da verilmiyor. Davranış ve düşüncelerin biliniyor olması programlandığı sonucunu çıkarmamıza yetmez (Zira, ileride ne olacağını bilmek kendisi için zaman ekseni (boyutu) sözkonusu olan bir varlık için ancak mümkün değildir. Zaman ise bizim için fiziksel dünyayı tanımlayan bir eksendir aynen konum gibi tek fark pratik olarak eksen üzerinde geri gidemiyor olmamız (bkz. Spacetime theory). Bulunduğumuz evreni kuşatan bir evren için zaman ekseni alt evren zaman eksenine bağımlı değildir).
Ağustos 2015

M. Fatih Hocaoğlu bir yanıt verdi.

Her şey Yaratıcı'nın izni ile ise biz Yaratıcı istediği için mi yaşıyoruz, bütün hareketlerimizi, düşüncelerimizi O mu belirliyor?

Esasen ifade cevabı da içeriyor. Evet, izni ile, zorlaması ile değil. İzin ancak bir talep ile doğacak bir karardır. Demek ki, bir eylem kararı ve bağlantılı olarak bir gerçekleştirme talebi var ve bu talebe bir izin veriliyor ya da verilmiyor. Davranış ve düşüncelerin biliniyor olması programlandığı sonucunu çıkarmamıza yetmez (Zira, ileride ne olacağını bilmek kendisi için zaman ekseni (boyutu) sözkonusu olan bir varlık için ancak mümkün değildir. Zaman ise bizim için fiziksel dünyayı tanımlayan bir eksendir aynen konum gibi tek fark pratik olarak eksen üzerinde geri gidemiyor olmamız (bkz. Spacetime theory). Bulunduğumuz evreni kuşatan bir evren için zaman ekseni alt evren zaman eksenine bağımlı değildir).
Daha Fazla