Bilmek istediğin her şeye ulaş
Haziran 2015

Ismail Barış Salman bir yanıt verdi.

Kas ağrıları (vücut) ölçülebilir bir ağrı mıdır?

Ağrı sadece öznel bildirimler vasıtasıyla ölçülebilir. Bu yüzden diğer belirtilere göre çalışılması daha zor bir belirtidir.
Şiddetin belirlenebilmesi için kişiden ağrısını Hiç ağrı yok = 0 ila En şiddetli ağrı = 10 arasında değerlendirmesi istenebilir.
Haziran 2015

Ismail Barış Salman bir yanıta alt yorum yaptı

Öncelikle "panik atak" kavramının bir bozukluk ya da hastalık ismi olmadığını, kaygının kısa sürede doruğa çıktığı durumları belirten bir terim olduğunu belirtmek isterim.

DSM - V'te yer alan ve kastettiğiniz tanı kategorisinin "panik bozukluk" olduğunu sanıyorum.

Bu ikisinin ayrımı önemli. Çünkü kaygı bizi hayatta tutan duygulardan birisidir ve bazı hayati durumlarda panik atak oluşur. Yani birçok insan panik atak geçirir.

Ancak kaygının arttığı durumlarda vücutta oluşmaya başlayan kaygı belirtilerini (kalp atışı, nefes nefese kalma, terleme vb.) kişi ölümcül bir tehdit olarak yorumladığında panik atakların kendisini ölümcül bir tehlike olarak yorumlanmaya başlayabilir. Bu durumda kaygının yoğunlaştığı durumlar da kaygı ile beklenecektir. Eğer kaygının yoğunlaştığı durumlar belirginse bu durumlara yönelik kaçma ya da kaçınma davranışları oluşur. Tablonun bu şekilde algı, otomatik düşünce, duygu ve davranışlardan oluşan bir kısır döngüye dönüşmesi de panik bozukluğu oluşturur.

Bazı insanlar bu kısır döngü oluşmadan çeşitli panik durumları yaşayabilirler. Yani panik atakta oluşan belirtileri ölümcül bir tehdidin göstergesi olarak yorumlamazlar.

Bazı durumlarda ise fizyolojik belirtiler yukarıdaki kısır döngüyü başlatan şekilde ölümcül bir tehdit olarak yorumlanır. Panik bozukluk teşhisi konmadan önce kişiler sağlıklarıyla ilgili endişelerini gidermek isterler. Bu da sizin dediğiniz üzere çeşitli branşlardan hekimlerin ziyaret edilmesine ve kişinin yaşadığı durum anlaşılana kadar birkaç kez acile gitmesine sebep olur.

----------------------------

Şimdi bu tartışmayı başlatan ilk yorumunuza dönecek olursak;

"Panik atak arkadaşlar üstteki giriyi okumasınlar. Hadi okudular şunu bilsinler. O beyin seni kandıracak sen de yine kanacaksın. Git bir kan değerlerine baktır. Kardiyolojiye görün. Bir sıkıntı yoksa derdin kafandadır. Buna inan"

Demek istediğim şudur ki; eğer kişi panik atak yaşıyor ya da panik bozukluk tanısı aldı ise yaşadığı belirtiler zaten fizyolojik etmenlerle daha iyi açıklanamıyor olduğu için bu tanı konulmuştur ya da yaşadıklarının panik atağı olduğu söylenmiştir. Sanırım yorumunuzun kendi içinde çeliştiğini görebilirsiniz bu açıdan bakarsanız. İkinci önemli kısım; "panik atak arkadaşlar" gibi damgalayıcı olabilecek bir hitap şeklinin kullanılmasının benzer sorunlar yaşayan kişiler için sakıncalı olabileceğidir. Kimse sadece yaşadığı sorunun ismi ile anılmak istemez ve bundan fayda görmez.

Dolayısıyla yaptığınız bu "Panik atak arkadaşlar üstteki giriyi okumasınlar." uyarısını düzeltmenizi istiyorum.

Bu tartışmaya vesile olduğunuz için teşekkür ederim.
Çoğunlukla nedensiz bir şekilde ortaya çıkar . Beyindeki kimyasal maddelerden ya da beynin yan kısmının fonksiyonunu yitirmesi sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Tek başına ya da çeşitli hastalıklarla birlikte ortaya çıkabilir.
Bunlar dışında şu durumlar panik atağın ortaya çıkmasına neden olabilir:
1. Sara hastalığı (epilepsi), akciğer-kalp hastalıkları,
2. Vitamin eksikliği, kafeinli besinlerle beslenme,
3. Tiroid bezindeki sorunlar, fazla adrenalin salgılanması ,
4. Kan şekeri düşmesi, kansızlık, beyinde oluşan tümör,
5. İlaçların yan etkisi sonucu,
6. Kapalı yerlerde bulunma , kalabalık yerler,
7. Depresyon, sinirsel bozukluklar.
Haziran 2015

Ismail Barış Salman bir yanıta alt yorum yaptı

Felaketleştirmenin fayda sağladığı herhangi bir hastalık olabileceğini sanmıyorum.

Her anksiyete bozukluğu hastasında hipokondriyazis belirtileri gözükmez.

Panik belirtileri ömür boyu sürmek zorunda değildir.

Kimsenin zihnini okuyamayız.

"Panik atak bireyler" den kastınız ne bilmiyorum.

Kalp atışlarındaki hızlanma hakkında işlevsiz otomatik düşünceleri baskın olan bireylerin bu durumla baş edebilmeleri için içsel alıştırmalar diye çevrilebilecek "intorceptive exposure" tekniği kullanılmaktadır. Bu teknikle birlikte atakların oluşumda rol oynayan kısır döngünün kırılması sağlanabilir ve çeşitli tekniklerle de desteklenerek tedavi sürdürülür.

Panik bozukluk teşhisi konmuş kişilerin iyileşmeye doğru atacakları ilk adım doğru bilgilerle sağlanır. Psikoeğitim panik bozukluğun terapisinde vazgeçilmez bir parçadır.

Pratikteki işleyişle ilgili farkında olmadığım kısımlar varsa öğrenmeyi çok isterim.
Çoğunlukla nedensiz bir şekilde ortaya çıkar . Beyindeki kimyasal maddelerden ya da beynin yan kısmının fonksiyonunu yitirmesi sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Tek başına ya da çeşitli hastalıklarla birlikte ortaya çıkabilir.
Bunlar dışında şu durumlar panik atağın ortaya çıkmasına neden olabilir:
1. Sara hastalığı (epilepsi), akciğer-kalp hastalıkları,
2. Vitamin eksikliği, kafeinli besinlerle beslenme,
3. Tiroid bezindeki sorunlar, fazla adrenalin salgılanması ,
4. Kan şekeri düşmesi, kansızlık, beyinde oluşan tümör,
5. İlaçların yan etkisi sonucu,
6. Kapalı yerlerde bulunma , kalabalık yerler,
7. Depresyon, sinirsel bozukluklar.
Haziran 2015

Ismail Barış Salman bir yanıta alt yorum yaptı

Panik atak tanımı gereği kardiyovasküler sistemdeki bozukluklar ya da kan değerlerindeki anormalliklerle ilişkili değildir. Eğer yaşanan belirtiler bu tip organik sorunlarla daha iyi açıklanabiliyorsa bu belirtilere panik atak denemez. Dolayısıyla yorumunuz kendi içerisinde çelişkili bilgiler vermektedir.
Kaygı bozukluğu yaşayan kişiler zaten internette yeterince kirli bilgiye maruz kalmaktadırlar, lütfen yazdığınız önerilerin temelini oluşturun ve sağlık konusunda önerilerde bulunurken dikkatli olun!
Çoğunlukla nedensiz bir şekilde ortaya çıkar . Beyindeki kimyasal maddelerden ya da beynin yan kısmının fonksiyonunu yitirmesi sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Tek başına ya da çeşitli hastalıklarla birlikte ortaya çıkabilir.
Bunlar dışında şu durumlar panik atağın ortaya çıkmasına neden olabilir:
1. Sara hastalığı (epilepsi), akciğer-kalp hastalıkları,
2. Vitamin eksikliği, kafeinli besinlerle beslenme,
3. Tiroid bezindeki sorunlar, fazla adrenalin salgılanması ,
4. Kan şekeri düşmesi, kansızlık, beyinde oluşan tümör,
5. İlaçların yan etkisi sonucu,
6. Kapalı yerlerde bulunma , kalabalık yerler,
7. Depresyon, sinirsel bozukluklar.
Ocak 2015

Ismail Barış Salman bir yanıt verdi.

Anksiyete bozukluğu sebebiyle kullanılan Atarax ve Paxera çok uyku yapıyor ama bu ilaç tedavisi şart. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İlacın uyku sürenizi artırması istenilen bir etki değilse (yani uykularınızı düzenlemek için de verilmediyse) bu ilacın bir yan etkisi olabilir. Bu durumda doktorunuzla tekrar görüşüp yan etkiler konusunda onu bilgilendirmek ve ilacın yeniden düzenlenmesini istemek uygun olacaktır.
Ocak 2015

Ismail Barış Salman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Travmatik Anılar

Travmatik deneyimler yaşayan kişiler bu deneyimleri unutmaya ya da düşünmemeye çalışırlar. Bir düşüncenin zihinden uzaklaştırılmaya çalışılması özellikle yoğun duygular yaratıyorsa düşüncenin tekrarlamasına sebep olacaktır. Bu çabanın istenmeyen bir şekilde sonuçlanıyor olması ise kişinin düşünceleri üzerindeki kontrol algısını azaltır.
Travmatik anıların yarattığı rahatsızlık ancak bu anıların işlenmesi ve anlamlandırılabilmesi ile mümkün olur. Psikoterapi sürecinde travmatik anıların ele alınması iltihaplı bir yarayı yeniden açmaya ve iltihabı temizlemeye benzer. Yaranın temizlenmesi acı verici ve zorlu bir süreç olsa da sonuçta anıların anlam kazanmasını, olumsuz etkilerinin azalmasını ve kişinin olgunlaşmasını sağlar.


5712
Ocak 2015

Ismail Barış Salman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Diyet ve İrade

Diyette başarısızlık yaşayan kişiler kendilerini suçlar ve başarıyla diyet yapan kişilerin iradelerinin güçlü olduğunu düşünür.
Oysaki diyette başarısız olan birçok kişi sorumluluk gerektiren bir işi sürdürme, yaratıcı olabilme, ebeveynlik gibi hayatlarının diğer alanlarında yüksek kontrole ve iradeye sahiptir.#irade #kontrol #diyet #psikoloji
2109
Ocak 2015

Ismail Barış Salman bir yanıta alt yorum yaptı

Haklısınız @bert, aşırı kontrol altında zorlanan kişilere kokpitte yer yok. O yüzden cevap o anki duruma göre değişmeli.
Yine de bu cevap kişi için doğru ise bu işe hiç bulaşmaması hem kendisi, hem firma hem de yolcular için iyi olacaktır. Bir mülakatın amacı pozisyona uygun kişiyi bulmaktır. Bu amaç firmanın lehine olduğu kadar çalışanın da lehinedir. Uygun olmadığınız bir işte çalışmak en az işsizlik kadar olumsuz sonuçlar doğurabilir.
Kaynaklar için de ayrıca teşekkür ederim.
Araştırmalarım sonucu bu video yu buldum. Yararlı olabilir.
Bana göre bu sorunun kesin bir cevabı yok. işe gireceğiniz pozisyon a göre değişkenlik gösterebiliyor.

MeselaIsmail Barış Salman (@cree) ın cevaplarından biri olan "Aşırı kontrolcü amirlerle çalışmakta biraz zorlanıyorum. " cevabını bir hava yolları mülakatında kullanırsam muhtemelen beni elerler.
çünkü kokpitdeki kaptanlar aşırı kontrolcü ve baskıcı olabiliyorlar. Eğer bu senin zaafınsa o kokpitte sana yer yok.


Ocak 2015

Ismail Barış Salman bir yanıt verdi.

İşe alım süreçlerinde bu aralar popüler olan bir sorunun cevabını öğrenmek istiyorum. 'What is your weakness? Zayıflığınız, zaafınız nedir, nelerdir?' sorusuna nasıl cevaplar verebiliriz?

Ezbere bir cevap vermektense o anki duruma göre bir cevap geliştirmek daha faydalı olacaktır.
Soruyu daha iyi anlamak önemli;

"Hangi yönlerimle ilgili zayıflıklarımı merak ediyorsunuz? "gibi bir soru sorulabilir ve ona göre cevap verilebilir.
Ya da birkaç alan örneklenerek zayıflıklar sıralanabilir.
"Kişiler arası ilişkilerde başlarda çekingen olabiliyorum"
"Aşırı kontrolcü amirlerle çalışmakta biraz zorlanıyorum"
"Yükselme şansım olmayan bir pozisyonda çalışırken motivasyonum düşük olabiliyor. "

Klişe cevaplardan kaçınılmalı;
"Haksızlığa tahammül edemem"
"Dürüst olmak benim için çok önemli, dürüst olunmayan ortamlarda zorlanıyorum"
"Mükemmeliyetçiyim" vs.
Ocak 2015

Ismail Barış Salman yeni bir  soru  sordu.

Ocak 2015

Ismail Barış Salman  yeni bir  gönderide  bulundu.

"Senin sorunun psikolojik!"

"Senin sorunun psikolojik! " Kronik ağrı şikayeti olan hastaların çoğu bu yanıtla karşılaşır ve çaresiz hisseder.
506
Ocak 2015

Ismail Barış Salman  yeni bir  gönderide  bulundu.

Kronik ağrı

Psikolojik etkenlere bağlı kronik ağrılar ifade edilemeyen duyguları işaret ediyor olabilir. Ağrınız size ne demek istiyor?
506
Ocak 2015

Ismail Barış Salman bir yanıt verdi.

İlişkide heyecanı kalmayan biri nasıl canlandırılır?

Aşk asla yetmez (Aaron Tim Beck) ! Bu söz aynı zamanda Beck'in ilişkilere ilişkin kitabının ismi.
Aşkın ömrü her zaman tartışmalara konu olmuştur. Çünkü aşkın sonsuza dek sürmesi ve bizi hep mutlu etmesini bekleme eğilimindeyiz. Ancak aşk tek başına hiçbir şeye yetmiyor. Belki ölmüyor da ama kesinlikle zaman içinde dönüşüyor. Bazen sevgiye, şefkate, bazen de öfke ya da nefrete... Neye dönüşeceği aşka harcanan çabaya göre değişiyor.
Aşkın dönüşümünde eşlerin birbirlerine ilişkin varsayımlar ve beklentileri de önemli rol oynuyor.
Heyecanlı olmadığını varsayıyorsunuz ve canlanmasını bekliyorsunuz, en azından bu cümleden bunlar anlaşılıyor. Gerçekten ne hissettiğini partnerinize sormayı deneyerek ve onun için neler yapabileceğinizi öğrenmeye çalışarak başlayabilirsiniz.
Her ilişkinin kendine özgü özellikleri vardır, sorunları gidermek için hap gibi, formüllerden oluşan çözümler aramak beyhude çabalar olacaktır.
Ocak 2015

Ismail Barış Salman bir yanıt verdi.

Şizofren olmak nasıl bir şeydir?

Şizofreni belirtileri negatif belirtiler ve pozitif belirtiler olmak üzere ikiye ayrılır. Negatif belirtiler ağır depresyona benzer. Hareketsizlik, duygusal açıdan kısıtlılık, özbakımın bozulması negatif belirtileri örnektir. Pozitif belirtiler ise sanrı ve varsanılar ile örneklenebilir.
Şizofreninin zeka geriliği ya da zekilikle ilişkili olduğunu gösteren bilimsel kanıtlar olmasa da çok zeki insanların şizofreni geliştirmeye yatkın ya da şizofreni hastalarının zeka geriliği olduğuna ilişkin inançlar vardır.
Şizofreni hastaları yaşadıkları varsanılar ve sanrıların etkileri ile gerçekten uzaklaşır ve sosyal çekilme yaşarlar. Varsanılar ve sanrılar genellikle şiddetli duygular oluştururlar. Aşırı korku, aşırı coşku buna örnek olabilir. Bu kadar şiddetli duygulanımlar yaşarken kimsenin bunu anlamadığını ve sizi zorla hastaneye ya da polise götürmeye çalıştıklarını ve bu kurumlarda gördüğünüz muameleyi biraz hayal etmeye çalışırsanız şizofreni hastalarının neler yaşadığını az çok anlayabilirsiniz.
Bunların yanında şizofreni hastalarının yaşamlarını zorlaştıran ön önemli etkenlerden birisi damgalamadır. Şizofreninin kişinin hayatında yarattığı engel damgalama yüzünden daha da artar. Damgalama, kişinin diğerleri tarafından sadece şizofren olarak değerlendirilmesi olarak özetlenebilir. Şizofreni günümüzde psikoterapi ve ilaç tedavisi ile tedavi edilebilmektedir. Ancak sağlık sisteminin yetersizliği uygun tedavinin çok kişiye ulaşabilmesine neden olmaktadır. Bunun yanında iyileşen kişilerin yaşamlarına tekrar adapte olması damgalama gibi sosyal etkenlerden dolayı zorlaşmaktadır.
Aralık 2014

Ismail Barış Salman bir yanıt verdi.

İkili ilişkilerde aldatmanın nedeni nedir?

Aldatma, ilişkinin yolunda gitmediğinin bir belirtisidir, tıpkı bir hastalık belirtisi gibi düşünülebilir. Konu aldatma olduğunda neden sorusuna tek bir sebep göstererek cevap vermek mümkün değildir. Eşlerin geniş ailelerinden tutup ilişki dinamiklerine gelinceye kadar birçok farklı sebep ve aldatma arasında ilişki kurulabilir.
Nedenden daha iyi bir soru aldatmanın nasıl ele alınacağı olabilir. Birçok kişi için aldatma ilişkinin bitirilmesi için yeterli bir sebep iken bazı kişiler için ilişkinin yolunda gitmediğinin güçlü ve acı bir işareti olabiliyor. Eğer bu acıdan gerekli dersler çıkarılırsa mevcut ilişkinin kurtarılması da mümkün olabilir, gelecekte daha sağlıklı ilişkilerin kurulması da.
Ağustos 2014

Ismail Barış Salman bir yanıta alt yorum yaptı

1952'de DSM'de hastalık olarak kabul edilen eşcinsellik, 1973'te DSM'den çıkarılmış ve o tarihten sonra hiçbir yerde hastalık olarak kabul edilmemiştir.
Psikologlar, danışmanlar hastalık değildir yazmış :) bakkaldan mı eğitim aldınız acaba ? Hastalıktır ve kökeni cinsel/ duygusal travma veya yanlış ana baba tutumudur... .
Ağustos 2014

Ismail Barış Salman bu yanıtı beğendi:

A Tipi Fon ve B Tipi Fon arasındaki fark nedir?

A tipi fonlarda en az %25 hisse senedi olması gereklidir. B tipinde ise hisse senedi olmayacağı anlamına gelmez zaman zaman %25’inde üzerine çıkabilir, ancak A tipi fonların özelliği hiçbir gün hiçbir saat hisse senedi ağırlığı %25’in altına düşmez alış değeri itibariyle. Bu tip fonlar A tipi fon sayılır.

A tipi fonların B tipi fonlara göre dönemsel vergi borcu avantajları vardır. Bu durum geçmişte bir çok yaşanmış ancak günümüzde bu durum pek söz konusu değildir. A tipi fonun B tipi fondan farkı daha agrasiftir, fiyat hareketliliği daha fazla durumdadır. Her şey düşerken daha çok düşebilir, her şey çıkarken daha fazla çıkabilir.

B tipi fonda ise genelde sabit getirili ürünler içinde ağırlıklı vardır. Sabit getirili derken tahvil, bono, repo gibi, elbette ki bu tahvillerin vadeside önemlidir. İçinde hisse senedi oranı olabilir de olmayabilir de. Hisse senedinin oranı %25’in de üzerine çıkabilir ancak bu durum süreklilik arzetmiyor olabilir. Ancak B tipinde daha bir esnek durum söz konusudur. Ancak buna paralel olarak her B tipi fonun daha az riskli olduğu anlamına da gelmemelidir. İçinde uzun vadeli kağıtlar var ise ve piyasada oynaklığın yüksek olduğu bir dönem ise bu da önemli miktarlarda kazandırabilir de kaybettirebilir de.

B tipi fonda %100 repo olabilir, %100 tahvil olabilir, %100 bono olabilir veya %40’ı hissesel olabilir dönem dönem. Faiz getirisi yüksek olan kurumların hisseleri ağırlıklı olabilir, çok farklı kombinasyonları var. Bunların tabi özel olarak teşvik edildiğini söylemek zor. B tipi Türkiye’de klasikleşmiş fonlardan biridir. Likit olanları da vardır, bunlarda B tipi fon grubuna girmektedir. Bunlarda genelde 180 günden kısa vadeli kağıtlar mevcuttur.
Ağustos 2014

Ismail Barış Salman bir yanıt verdi.

Eşcinsellik tercih midir yoksa hastalık mıdır?

Bir cinsel yönelim şeklidir, hastalık da tercih de değildir.
Ağustos 2014

Ismail Barış Salman bir yanıta alt yorum yaptı

Bazı korkular öğrenilir, bazı korkular ise türe özgüdür. Yüksek ses, yükseklik, karanlık türe özgü korkulara örnektir. Ancak aradaki ayrımı tam olarak yapmak bir korkunun öğrenildiğini ya da doğuştan geldiğini söylemek çok kolay değildir.
Kaygı olmasaydı büyük olasılıkla tehlikelerden kendimizi koruyamazdık ve insan bunca zamandır dünyadaki varlığını sürdüremezdi.
Temmuz 2014

Ismail Barış Salman bir yanıt verdi.

Hangi duygumuz yok olsaydı, hayatımızda nasıl bir değişime sebep olurdu?

Kaygı olmasaydı büyük olasılıkla tehlikelerden kendimizi koruyamazdık ve insan bunca zamandır dünyadaki varlığını sürdüremezdi.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Fotoğrafçılık

1869 Kişi   166 Soru

Psikoloji

2693 Kişi   947 Soru

Psikolog

291 Kişi   100 Soru

Terapi

34 Kişi   13 Soru

Davranış Terapisi

8 Kişi   2 Soru

Sinema

3102 Kişi   300 Soru

Fobi

95 Kişi   34 Soru

Böcek Fobisi

6 Kişi   3 Soru

Evlilik Fobisi

10 Kişi   6 Soru

Deprem Fobisi

2 Kişi   2 Soru

İçgüdü

15 Kişi   3 Soru

Deprem

90 Kişi   68 Soru

Van Depremi

27 Kişi   10 Soru

Asansör Fobisi

3 Kişi   1 Soru

İnsan Davranışları

3604 Kişi   955 Soru

Evlilik

353 Kişi   156 Soru

Evrim Teorisi

172 Kişi   69 Soru

Ticaret

593 Kişi   138 Soru

E-Ticaret

711 Kişi   120 Soru

Ticaret Hukuku

178 Kişi   80 Soru

Dolandırıcılık

17 Kişi   10 Soru

Ağrı (Tıp)

81 Kişi   24 Soru

Baş Ağrısı

30 Kişi   18 Soru

Migren

14 Kişi   7 Soru

Eklem Ağrıları

5 Kişi   6 Soru

Fibromiyalji/Tıp

2 Kişi   1 Soru