Bilmek istediğin her şeye ulaş

Üniversite Öğrencisi Deniz Çevik inploid.com'da 2 soru sordu, 4 soru yanıtladı ve 6 takipçisi var.

Mayıs 2014

Deniz Çevik bu yanıtı beğendi:

Hayatın anlamına dair duyduğunuz veya okuduğunuz en çarpıcı söz nedir?

Hayat, ciddiye alınacak kadar gerçek değildir.
Mayıs 2013

Deniz ÇevikSerkan Köse kişisini takip etmeye başladı

Serkan Köse, Girişimci, @serkan

inploid.com kurucu ortağı, fotoğraf meraklısı (https://www.flickr.com/photos/koseserkan/ ve https://instagram.com/koseserkan/), motosiklet sevdalısı, elektronik yüksek mühendisi, insan ve bir adam. Dünyanın değişebileceğine inanan bir adam...

Mayıs 2013

Deniz Çevik yeni bir  soru  sordu.

Mayıs 2013

Deniz Çevik  bu yazıyı beğendi:

BOY UZATMA

Merhaba,

Bu konumuz boy uzatmada yardımcı ve bilgili olmanız amacıyla kendi araştırmalarımla hazırladım.

Boy uzatmada genetik etkenlerde vardır. Eğer ebeveynler kısaysa boy sınırınız da fazla değildir fakat bu demek olmuyor ki uzun boylu olamayacaksınız.

Beslenme en önemli etkenlerden biridir çoğu kişinin bildiği gibi süt ürünleri balık ve diğer tüm besinlerden dengeli biçimde tüketmelisiniz. Fakat bunlardan en önemlisi süt ürünleridir çünkü sütte bulunan L-Arginene amino asiti süt, çikolata, et, ceviz, soya fasulyesi, keçi boynuzu, beyaz un, yulafta bulunur ve bu amino asit büyüme hormonlarını %300'e kadar çıkarmaktadır. L-Arginene sadece boy uzaması değil yağları eritir ve vücut yapan insanlar için en önemli amino asitlerdendir.

Bir başka şekilde duruşumuzdur omurilik egzersizleri vardır çeşitli bu omurilik egzersizleri 25 30 yaşında ki bir yetişkin bile uzayabilir çünkü omurulik düz değilse en az 2 cm kaybetmişsinizdir.

Basketbol ve sporların boy uzatıyor bir bilimsel kanıtı yok fakat yapılan hareketlerin boy uzattığı kesindir. Yüzme tüm kasları çalıştırır haliyle en iyi boy uzatma yöntemlerinden biridir. İp atlamak evde ideal boy uzatma yöntemlerinden biri olabilir. Hızlı koşmak ise büyüme hormonu salgılanmasını arttırır.

Ağırlık kaldırmak boy uzamasını durdurmaktadır çünkü bilekleriniz arasında ki boşluklara baskı yaparak araları kapatır ve boy uzamasıda tam tersi aralara hücre doldurularak yapılmaktadır. Barfiks çekmek ve asılı kalmak boy uzamasında yardımcıdır çünkü yer çekimi kuvvetiyle aralar açılmaktadır. Dambıl ve halter boy uzamasını durdurmaktadır eğer dambıl ile çalışacaksanız lütfen 4 kiloyu geçmesin gençler.

Uyku en önemli etkenlerdendir saat 22:00-02:00 arası en çok hormon salgılanan saatlerdir ve bu saatlerde uyumanız lazım düzensiz bir uyku düzeni varsa tüm çalışmalarınız boşa gider.

Kaç yaşına kadar insan uzar sorusu değişir. Gidip kemiklerinize baktırmalısınız eğer kemik araları kapanmamışsa hala şansınız var demekir sadece yaştan dolayı yavaşlamıştır.
Mayıs 2013

Deniz Çevik bu yanıtı beğendi:

Ne yaptın ve hayatın değişti?

10 yıl önceydi, Hotmail, Yahoo, Altavista gibi sitelerde Türkçe dil desteği olmamasına çok içerledim ve Türkçe'ye Davet ismiyle, sanal imza kampanyası başlattım. O imza kampanyası sırasında birçok insanla tanıştım ve hayatım değişti. Bugünkü işimi, o günkü idealist yaklaşımıma borçluyum.
Mayıs 2013

Deniz Çevik bu yanıtı beğendi:

Ne yaptın ve hayatın değişti?

  • Dünya'ya şuan sahip olduğum aileye ait olarak geldim, hayatım değişti. (gerçekten şanslıyım.)
  • 6. yaş günümde hayatıma bilgisayar girdi, hayatım değişti.
  • 9 yaşımda internet ile tanıştım hayatım değişti.
  • 5. sınıfta okulumu değiştirdim ve yeni öğretmenim sayesinde web geliştirme macerasına atıldım hayatım değişti.
  • Kazandığım lise hayatımı değiştirdi, aldığım kararları da büyük ölçüde etkiledi.
  • Yaptığım ve başarısız olduğum girişimler hayata bakış açımı değiştirdi.
  • İnternet üzerinden tanıştığım ve şuan ortak girişimler üzerinde çalıştığımız arkadaşımla hayatım değişti.
Bakalım daha neler yaşayacağım ve hayatım değişecek :)
Mayıs 2013

Deniz Çevik bu yanıtı beğendi:

Ne yaptın ve hayatın değişti?

1992 yılıydı, bilimsel olarak ölmem gerekiyorken, ölmemiştim, sonra madem bu sefer de ölmedim daha da ölmem deyip, sadece hayata tutundum, hayatımdan beni mutsuz eden her şeyi ve herkesi büyük acılar çekerek çıkardım ve kimseyi mutsuz etmemek için "her şey insanlar için" düşüncesini geliştirip, hayatıma geçirdim, durduk yere, olduğum ortamdan yürüyerek uzaklaşmayı öğrendim çünkü o yerde mutsuzdum. Vesselam inploid erkanı, doğaya aykırı değil, doğal akışa teslim oldum, ölmedim mutluyum :)
Mayıs 2013

Deniz Çevik bu yanıtı beğendi:

Allah'ı suçlamak mümkün müdür?

Elbette mümkündür. Bu suçlamayı yapan insanlar var. Hem de bu insanların gözünde Allah "müebbet suçlu" durumdadır. Neden mi?

Durduk yere insanoğŸlunu "imtihan" etmek istediğŸi için... Sakatlık ve hastalıklarla insanlara acı çektirdiğŸi için.... Kimini zenginliğŸe boğŸup, kiminin kaderine "müzmin fakirlik" yazdığŸı için... Küçük yaşŸta çocukların tecavüze uğŸramasına göz yumduğŸu için... Anne ve babaların hatalarını evlatlarına ödettiğŸi için... Kimi insanları güzel ve yakışŸıklı yaratıp, kimilerini çirkinliğŸe mahkum ettiğŸi için... Kimilerine yetenek üzerine yetenek verip, kimilerini anadan doğŸma "mal" yarattığŸı için... İndirdiğŸi kitaplarda anlaşŸılmayan - karmaşŸık noktalar bıraktığŸı için... Milyonlarca insanın kaderini, küçük bir azınlığŸın insafına bıraktığŸı için...

Görüldüğü üzere suçlamak mümkün ve kolay peki ama doğru mu? İşte bu tartışılmalı!

İnsanlar, yukarıda sıralanan itirazları ya "kader" diyerek görmezden gelecek ya da "iyi olana bak" avuntusuyla kendilerini avutacak... ama eminim bir gün... evet bir gün tüm bu soruların "doğŸru" cevabını bulanacak!

İnsan olmak zor... insan kalmak daha da zor!
Mayıs 2013

Deniz Çevik bu yanıtı beğendi:

Nasıl rüya görürüz?

Uyku hali özellikle büyük beynin dış ortamla ilişkisinin kesilmesi sonucu, tüm vücudun girdiği mutlak bir dinlenme evresidir. Özellikle sinir dokuda protein yapımı ve yine diğer tüm dokularda dinlenme ve yenilenme, uyku evresinde hızlanır. Uyku süreci, birbirini takip eden 5 farklı evreden oluşur. Uykuya daldıktan 2-3 saat sonra en derin uyku aşamasına ulaşılır. Uykunun yaklaşık %80’lik bölümünde, ilk 4 aşama boyunca derin uyku halinden hafif uyku haline değişimler görülür. Bu esnada, beyinden çıkan elektrik dalgaları da sürekli olarak değişir. Son aşamada ise, REM (rapid eye movement) olarak bilinen hızlı göz hareketleri görülür. Bu nedenle REM evresi olarak da bilinen bu evre, rüyanın görüldüğü esas evredir. REM evresi boyunca, rüya görme boyunca vücut kasları dinlenme halindedir. Ancak kalp atış hızı, oksijen tüketimi, nefes alıp veriş ve göz hareketleri, bu evre boyunca uyanık hal ile aynı oranda gerçekleşir. Normal şartlar altında 8 saat uyuyan bir insan, bu uykunun ortalama 1,5 saatini rüya görerek geçirir. Yaşlanmayla birlikte hem uykunun toplam süresi, hem de REM evresi kısalır. Her uykuda, birden fazla rüya görürüz ve bunların uzunlukları 15 dakikadan 45 dakikaya kadar değişebilir.
Mayıs 2013

Deniz Çevik bu yanıtı beğendi:

Titreşimin insan psikolojisi üzerindeki etkileri nelerdir?

Müzik ve müzik titreşimleri insan beyninde birçok bölgeyi harekete geçirir. Bu müzikle ilgili etkinliğin türüne bağlı olarak değişir. Örneğin, profesyonel bir müzisyenin, müziği 'beyninde' çözümlemesi, matematik, dilsel ve çözümsel becerilerle ilgili beyin sol yarım küresini etkinleştirirken, çok sevilen bir parçanın dinlenmesi de duygulanımlarla ilgili beyin bölgelerini harekete geçirebilir.

Eski yöntemlerden birisi de müzikle tedavidir. Özellikle psikolojik durumlarda... Araştırmalara göre müzik, keyif verici durumlarda olduğu gibi, dinlenirken beyinde dopamin salınımını artırıyor (Dopamin: Kan basıncını yükselten ve kalp atışını hızlandıran bir kimyasaldır. Zindelik verir). Bunun yanında müziğin duygular üzerindeki güçlü etkisi bağışıklık sistemini olumlu yönde etkiliyor.

İnsan Psikolojisi

İnsan Psikolojisi

Eski zamanlarda bir müzik terapi temsili resmi...
Mayıs 2013

Deniz Çevik bu yanıtı beğendi:

Çözülemeyen ünlü gizemler nelerdir?

MistikBu fotoğraf 1997 yılında derin denizlerde yakalanıp "Bloop" adı verilen gürültülü ve tuhaf bir sesin görsel anlatımı. Bu çizgede zaman yatay eksende gösterilirken, sesin perdesi dikey eksende gösterilmekte olup, parlaklık da sesin şiddetini göstermektedir. Bloop sesleri şimdiye kadar Dünya okyanuslarında kaydedilmiş türlü ses içerisinde en şiddetliler arasında bulunmasına rağmen, kökeni halen bilinmiyor. Bloop sesi, Güney Amerika kıtasının güney kıyıları açıklarında yer alan bir konumda meydana gelmiş ve 5000 kilometre uzaklıktan duyulmuş. 1997'den sonra da hiç duyulmamış bir ses...
Mayıs 2013

Deniz Çevik bu yanıtı beğendi:

Duygusal zekayı geliştirmenin en etkili yolları nelerdir?

Duygusal zekanızı artırmak için art arda izleyeceğiniz adımlar vardır:
  1. Önce kendinizi ve duygularınızı çok iyi tanıyın.
  2. İnsanların olaylara tepkilerini doğru anlamaya çalışın, düşünün.
  3. Yaşadıklarınızdan ders alın.
  4. Dinlemesini öğrenin, dinleyebilmek konuşmaktan çok daha zordur.
  5. Düşmanca duygulardan kurtulun. Hem kendiniz, hem başkaları için...
  6. Sınırlarınızı belirleyin. İki günde samimi olduklarınıza bakın. Uzaktakilere mesafeli, yakındakilere teslim olun.
  7. Empati yeteneğinizi geliştirin.
  8. Heyecanlıyı değil güvenliyi tercih edin. Özellikle aşk hayatınızda maceraların peşinde değil güvenin peşinde koşun.
  9. Yardım alın. Yardım almaktan utanmayın, bir psikologdan gelişiminizle ilgili destek alabilirsiniz.
  10. Unutmayın ki hiçbir şeyin sihirli değneği yoktur. Değişim zaman ve emek ister, siz bunlardan vermelisiniz kendinizden.
Mayıs 2013

Deniz Çevik bu yanıtı beğendi:

Çocukların cinsellik hakkındaki soruları nasıl cevaplandırılmalıdır?

Bu sorgulamalar çocuklarda 3-4 yaşından itibaren görülür ve basit sorulardır:
  • Ben nasıl oldum?
  • Ben nereden geldim?
  • Bebek nasıl olur?
  • Bebek karnından nasıl çıkacak?
  • Bebek karnına nasıl girdi?
türünden sorulardır. Çocuklar bu sorulara anında yanıt ister.

Anne -Babalara Öneriler
Bir çocuğun 5- 6 yaşlarındayken sahip olduğu bilgiye diğer çocuk 8-9 yaşlarına geldiği halde sahip olmayabilir ve aynı soru farklı yaş dilimlerinde sorulabilir. Günümüzde teknoloji hızla geliştikçe ve bilgisayarlar küçük çocukların bile oyuncağı haine geldikçe çocukların cinsel bilgileri doğru ya da yanlış olarak 9-10 yaşlar civarında öğrendiklerini görüyoruz. Çocuklar cinsel ilişkinin ne olduğunu 11 yaş civarı anlamaktalar ve bu yaşlarda sorulacak soruların daha ciddiye alınması gerekiyor. O nedenle bu yaşlardaki sorularda daha çok gerçek anlamı öğrenmek istedikleri için çocuklara açıklama yaparken bilimsel kaynaklardan yararlanmakta fayda var. Aile açıklamalarda zorlandığını düşünüyorsa birlikte bir kitaptan araştırma yapmak ve çocuğun doğru bilgiyi bu yolla edinmesini sağlamak en sağlıklı yol olacaktır. Özellikle ergenlik çağına gelen gençlerin ailelerine bu yönde soru sorma gereği bile duymadıkları bir gerçek. Onlar ihtiyaçları olan bilgileri ve malzemeyi ellerinin altındaki bilgisayarları sayesinde bazen gereğinden de önce elde edebiliyorlar. Bu nedenle çocuklara soru sormaya başladıkları ilk andan itibaren doğru ve tutarlı yanıtlar vermek çok önemli. Çocuk ilk bilgileri ailesinden almalı ve soruları ayıp ya da yasak diye geçiştirilmemeli. Çocuklar için ayıp kavramı yoktur. Biz doğru olanı yaşına uygun kelimelerle ve mümkün olan en basit haliyle anlatmak zorundayız.

Sorulara Örnek Yanıtlar
Soru:Kızların niye pipisi yoktur?
Cevap:Kızlarla erkekler ayrı yaratılmışlardır. Kızların pipisi olmaz çünkü büyüyünce kızlar anne olurlar. Pipisi olsaydı anne olamazlardı.

Soru:Annelerin niye memesi olur?
Cevap:Anneler bebeklerini beslesinler diye göğüsleri vardır ve orada bebekleri beslemek için süt olur.

Soru:Ben nasıl oldum?(Ya da bebekler nasıl olur gibi sorular)
Cevap: Annenin içindeki yumurtayla (ya da tohumla),babanın yumurtası (tohumu)birleşince bebek oluşur. Bebekler de annelerinin karnındaki yuvada büyürler.

Soru:Annelerin karnı neden şişer,karnında ne var?
Cevap:Çocuklar annelerinin karnında büyürler. Annenin karnında seni koruyacak bir yuva var, sen büyüyüp geliştiğinde hastaneye gittik ve doktorlar seni oradan çıkardılar.

Soru:Çocuk anneden nasıl çıkar?(Ya da doğmak ne demek?)
Cevap:Annelerde çocuğun dışarı çıkması için bir delik vardır. Bebekler çok küçüktür ve annedeki o delikten kolayca dışarı çıkabilir.

Soru:Bu kadın ve adam ne yapıyorlar?(Televizyonda bir sevişme sahnesini gören çocuğun sorusu)
Cevap:Birbirlerine sarılmak ve kucaklamak istemişler. Kucaklaşıp öpüşüyorlar.

Soru:Ben de büyükler gibi öpüşebilir miyim(ya da sevişebilir miyim)?
Cevap:Çocuklar büyükler gibi böyle şeyler yapamazlar. Bunun için büyümeniz gerekir. Büyüdüğün zaman bir erkeği (ya da kadını) sevebilirsin ve onunla öpüşebilirsin.

Soru:Doğum yapmak ne demek?Nasıl doğum yapılır?
Cevap:Annenin karnında büyüyen bebeğin dışarı çıkmasına doğum yapmak denir. Annenin bacaklarının arasındaki bir delikten bebek dışarı çıkar. Bebekleri doktorlar dışarı çıkartabilir. Bazen annenin ameliyat edilmesi gerekir. Bunun için doktorlar annenin karnında küçük bir delik açarak bebeği dışarı çıkartırlar.

Bu sorular aslında tehlikeli sorulardır. Çocuktan böyle bir soru geldiğinde konu uzatılmadan ve kaçak cevaplar verilmeden net olarak açıklanmalı ama ayrıntılı konuşmalara girilmemelidir. Çocuğun cinsel sorularını cevaplarken ayıp ya da yasak kavramının ardına sığınılmaması gerektiği unutulmamalıdır. Ayıp ,bizim konuya yüklediğimiz bir anlamdan başka bir şey değildir. Çocuklar için ayıp yoktur ve onlar gerçekten de öğrenmek için sorarlar. Yanıtından emin olmadığınız ya da cevaplarken sıkılacağınız sorular için bazı kaynaklardan araştırma yapmak yararlı olur. Bu konuda çocukların sorularına nasıl yanıtlar verilebileceğine dair hazırlanmış çok güzel kitaplar var ve anne babalar sıkıntılarını aşmakta bu kitaplardan yararlanabilirler.
Mayıs 2013

Deniz Çevik bu yanıtı beğendi:

Neden uykuda diş gıcırdatırız?

Uyku
Bruksizm yani uykuda diş gıcırdatma daha çok sinir, stres gibi psikolojik etkenlerden ötürü oluşur. Anormal olan bu durumu yaşayanlar bunun farkında değildir. Bazı hastalar çenelerini o kadar sıkı kenetler ve sıkar ki ağzından fazla ses gelir ve sabah kalktıklarında dişlerinde ağrı hissederler. Normal zamanda hasta bu sesi çıkaramazken uykuda fazlasıyla rahatsız edici sesler çıkardığı görülür.Diş gıcırdatmanın en büyük sebebi strestir. Günlük hayatta yaşanılan stres verici olaylara karşı vücut uykuda bir tepki olarak diş gıcırdatmayı sağlar ve enerji boşaltır. Bunun yanında kimi uzmanlara göre bunun bir nedeni de dişler arası diziliş ve sıralanış bozukluğudur.
Diş gıcırdatması tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır, tedavi edilmemesi durumunda dişlerde büyük hasarlar meydana gelir:
  • Kırılma
  • Aşırı hassasiyet
  • Diş etinin geriye çekilmesi
  • Dişte sallanma
  • Baş ve şakak bölgesinde ağrı
  • Buna bağlı olarak kas ağrısı
  • Çene ekleminde ağrı
Diş gıcırdatmada psikoterapi uygulanacağı gibi(çünkü sorun psikolojik kökenlidir) gece koruyucuları olarak adlandırılan silikon içerikli diş plakları kullanılabilir. Fakat bazı durumlarda plakların etkili olmadığı görülür.
Mayıs 2013

Deniz Çevik bu yanıtı beğendi:

Kompleks zamanla depresyon halini alır mı?

Bilinç dışında var olan ve karar verme yetisini, sağduyu etkileyen, baskı altında tutan, ruhsal dengesizliklere neden olabilen karmaşıklıklara kompleks denir. Kompleksler tanımda söylendiği gibi bilinç altında var olur ve kişiden özerk bir yapıya sahiptir. Komplekslerin sınırı her insanda bellidir. Depresyon halini alma olasılığı çok düşüktür ki ancak bir kompleks kişinin hayatını aşırı etkilemeye başlıyor ve kişi bundan ötürü bunalıma giriyorsa kompleksin depresyona dolaylı bir etkisi olabilir. Fakat dediğimiz gibi bu ihtimal düşüktür.
Mayıs 2013

Deniz Çevik bir yanıt verdi.

Hayatın anlamına dair duyduğunuz veya okuduğunuz en çarpıcı söz nedir?

Kulağa çok çarpıcı gelmese de gayet iyi özetliyor: ''Hayatın kendi başına bir anlamı yoktur. Hayat bir anlam yaratma fırsatıdır. Anlamın keşfedilmesi değil, yaratılması gerekir. Anlamı, ancak onu yaratırsan bulursun.''
Mayıs 2013

Deniz Çevik bir yanıt verdi.

Sizin felsefeniz hangisidir?

Benim felsefemi Osho'nun şu sözü özetliyor: ''Hayat küçük şeylerden oluşur. Seversen büyük olurlar.''
Mayıs 2013

Deniz Çevik  bu yazıyı beğendi:

Meditasyonun Yararları


Meditasyon



Meditasyon'un Temel amacı ruhsal dayanırlığınızı tanımanızı sağlayarak sizi kendi iç gücünüzle temasa geçirip Günlük bedensel çalışmanızı insanlarla ilişkilerinizi ve Genel olacakta hayatınızı belemek ve zenginleştirmektedir. Derin Meditasyon sırasında zihin,beden ve ruh arasında büyük bir uyum oluşur; insan bu üç yönden de kendini çok daha

rahat ve iyi hisseder.

Meditasyon'un hedefi tüm yetenek ve gücünüzün en yüksek kaynağıyla bir diyalogu yürütmek ve buradan da gücün evrensel kaynağına bağlanmaktır. Bedeni ve zihni sakinleştirmek sorularınızı bekleyen yanıtlarla bağlantı kurmanıza yardımcı olur.


Meditasyon Düzenli ve sürekli yapıldığı zaman tam olarak yararını ve amacına ulaşabilirsinize Sizi Günlük yaşamın verdiği aşırı Gerilim Stres

Acı ve derin çatışma hissinden arındırır ve kendinizi yeniden enerji ve ruhsal bakımdan güçlendirir. Meditasyonun günlük bir alıştırma haline gelmesi tüm zihnin ve dikkatin bir noktada yoğunlaşmasından kaynaklanan o rahatlatıcı sükunet ve dinginlik giderek daha çekici hale gelir. Meditasyon Meditasyon müthiş bir iç rahatlaması yardım çare haline gelir. Giderek yüksek benliğinizi ve bilincinizi daha yakından tanır ve kabullenirsiniz. Yüksek yetenek ve güçlerimizi daha yakından tanıdığımızda onlar bize kendi hayatımızla ve hayatımızın daha yüksek amacıyla ne yaptıgımızla bağıntılı olarak hizmet ederler çünkü onlar bizi uyumumuza bağlarlar.

Mayıs 2013

Deniz Çevik bir yanıt verdi.

Meditasyon için doğru kitap hangisidir?

Osho'nun ''Meditasyon'' adında kendi yarattığı dinamik meditasyon tekniklerini de içeren kalınca bir kitabı var, kesinlikle onu öneririm.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Dil Eğitimi

538 Kişi   25 Soru

Eğitim

4004 Kişi   629 Soru

Felsefe

1849 Kişi   496 Soru

Öğrenci Kulüpleri

271 Kişi   4 Soru

Psikoloji

2690 Kişi   947 Soru

Film Eleştrileri

15 Kişi   3 Soru

Filmler

3198 Kişi   191 Soru