Bilmek istediğin her şeye ulaş

Yılmaz Açıkel, 

İnternet Girişimcisi

Bu dakikadan sonra işim olmaz haksızlığa göz yumanlar en az haksızlığı yapanlar kadar sorumludur.

Temmuz 2013

Yılmaz Açıkel bu yanıtı beğendi:

En güvendiğiniz basın yayın organları nelerdir?

D) Hiçbiri.
Temmuz 2013

Yılmaz Açıkel bir yanıta alt yorum yaptı

ah şaman ah birgün keşke bir yüz yüze karşılaşsak o zaman düşüncelerimizi daha rahat paylaşabiliriz :)))
Tamamen halkın talep ve istekleri doğrultusunda hareket edilmeli. Park olarak kalması isteniyorsa o şekilde kalmalı.
Temmuz 2013

Yılmaz Açıkel bir yanıta alt yorum yaptı

mümkünse Şaman sen hiçbir şey planlama senin olduğun yerden fitneden başka bir şey çıkmaz :)))
Sayın Samet Polat (@Sametpolat) 'ın fikrini ben de sevdim. Öncelikle kapıya dev saksılarda iki adet dev palmiye, bence en önemli detay bu, Arabistan görüntüsü oluşsun diye... AVM bence de güzel olur, alan dar olduğundan alıştığımız 4-5 katlılardan değil de ilk 10 kat mesela AVM yapılsa, yeterli alan yine sağlanmış olur. Üstüne 20-30 kat ofis, üstüne bir 20-30 kat residence ve en üste de cami, sonuçta insanlar namaz kılarken Allah'la aralarında başka insanlar olsun istemeyiz, o residence'larda neler yapacaklarını bilemeyiz. Hani ayakkabıyla girerler, içki içerler, seks yaparlar. Tüm kuleyi de minare şeklinde tasarladık mıydı işlem tamam olur. Alt katları unutmuşum, 1. bodrum mutlaka barok ya da gotik, her ne halt ise işte opera yapılmalı. Alt katlar zaten (aman bu sefer kat yüksekliğine dikkat edelim) otopark, jipler için çok alçak olmamalı. Şehir müzesini de giriş katın bir bölümüne yapabiliriz. Restoranlarımız alıştığımız gibi AVM'nin en üst katına konumlandırılabilir, hem o yükseklikten manzara da olur. Bu kuleyi alanın tam ortasına koyarsak çevresine de kuleyle entegre bir şekilde çok ihtiyacımız olan topçu kışlası yapılabilir. Kışlayı da hem AVM, hem restoran, hem Kuran'da kursu, hem de Gülen koleji olarak değerlendirebiliriz. Hatta bunların yerine kışlada sadece Gülen üniversitesi ilahiyat fakültesi yapabiliriz. Kesilen ağaçları da doğrayıp sopa haline getirip demokratik hak mıdır nedir işte onu aradıklarını iddia eden vandal tayfasına karşı mis gibi beyaz gömlekler giydirdiğimiz özel güvenlik/koruma timlerine verebiliriz. Bunu da yapmışken kışlanın ve kulenin girişlerine ikişer tane geleneksel yeniçeri kıyafetleri giydirilmiş gerçek palalı ikişer güvenlik elemanı dikebiliriz.

Trafik konsepti ne olacak demeyin, bu yapılanlar yaya kaldırımı unutulmuş yayalaştırma projesiyle tamamen uyumlu. Kısaca gereğini zaten belediye değil de nedense devlet büyüklerimiz düşünmüşlerdir.

Ay çok hoş oldu, mühendisliği bırakıp mimarlığa mı başlasam...
Haziran 2013

Yılmaz Açıkel bu yanıtı beğendi:

Taksim'deki olayların bilançosu nedir?

Recep Tayyip Erdoğan Gezi Parkı eylemlerinin bilançosunu şöyle açıkladı: 89 polis aracı, 42 özel araç, 4 otobüs, 18 belediye otobüsü, 4 bina, 99 iş yeri, 1 konut, 1 polis merkezi, çok sayıda otobüs durağı, ankesörlü telefon, trafik ışıkları...

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan açıklamaya göre olaylarda, İETT''ye ait 40, Otobüs AŞ'ye ait 6, Özel Halk Otobüsleri'ne ait 3 olmak üzere toplam 49 otobüs ile 1 kamyonet, 30 durak ve 5 iş makinesi büyük hasar gördü.
Olaylarda ayrıca, Taksim Metro İstasyonu özürlü asansörü, çok sayıda trafik kamerası, trafik işaret ve levhaları, park korkulukları, kaldırımlar, reklam panoları, elektromekanik altyapı kabloları ve iskelelere de zarar verildi.
Ön incelemeye göre, maddi hasarın yaklaşık 6 milyon lira olduğu bildirildi.
Taksim

Basından:
Olayların faturası, kepenk kapatmak zorunda kalan esnafa çıktı. Saldırılar sonrası camları kırılan işyerlerinde tadilat çalışmaları başladı. Sprey boya ile dükkanlara slogan yazan göstericiler daha sonra camları kırdı. Camlar yollara saçıldı. Güvenlik endişesiyle ismini vermek istemeyen bir telefon bayii sahibi satış defterini göstererek “5 gündür 150 liralık satış yaptım. Günlük 200 lira kira ödüyorum. Olaylar sebebiyle maddi zararımız büyük.” diye konuştu. Önceki gece göstericilerle polisin çatışması sebebiyle 1 saat dükkanda kilitli kalmak zorunda kaldığını da belirten dükkan sahibi, sıkılan gazlar sebebiyle de zor anlar yaşadıklarını belirtti. Bir diğer esnaf ise olaylar sırasında sıkılan biber gazından çok kötü etkilendiklerini belirterek, gece geç saatlere kadar evlerine gidemediklerini söyledi.

İsmini vermek istemeyen pide-börek satan başka bir esnaf da geceleri iş yerlerine yönelik saldırıları engellemek için nöbet tuttukları bilgisini veriyor. Cumartesi günlerinin Beşiktaş esnafı için en yoğun geçen gün olduğunu belirten iş yeri sahibi, önceki gün eylemler yüzünden hiç satış yapamadıklarından dert yandı. İzmir’deki şubelerinin göstericiler tarafından tahrip edildiğini söyleyen iş yeri sahibi, “2013 yılının Türkiye’sindeyiz. Göstericiler kaldırım taşlarını söküyorlar, reklam panolarını parçalıyorlar, araçları yakıyorlar. Bu olacak şey mi? ‘Tayyip istifa’ şeklinde slogan atıyorlar. Eğer çok istiyorsanız, seçimler yaklaşıyor. Sandıkta istediğinize oy verirsiniz. Ama bu şekilde olmaz.” şeklinde konuştu.

Eylem kontrolünü kaybedince milyonlarca liralık zarara sebep oldu. Polis çekilince Fox TV kanalının aracına saldıran eylemciler, aracı kullanılamaz hale getirdi. Araç, eylemciler tarafından itilerek The Marmara Oteli’nin önüne kadar getirildi. Göstericiler ayrıca El Cezire ve NTV’nin canlı yayın araçlarını da spreylerle boyayarak tepkilerini gösterdi. Eylemcilerin kurduğu barikatlar sebebiyle ulaşıma kapanan yollar, dün sabah açık öğretim sınavına girmek için yola çıkan öğrencilere zor anlar yaşattı.

Bir banka şubesi ateşe verilerek kullanılmaz hale gelirken farklı bankalara ait şubelerin camları kırılarak ATM’lerine zarar verildi. Otobüs durakları da paramparça edildi. Camları kırılan işyerlerinde milyonlarca lira zararın olduğu belirtildi. İzmir’deki gösteriler boyunca 53’ü kadın 191 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.
Taksim
Haziran 2013

Yılmaz AçıkelSorumsorumsak kişisini takip etmeye başladı

Sorumsorumsak, Lise Öğrencisi, @asimadag

inploid e bütün imla kurallarını çiğnemek noktalamaişaretlerini kullanmamak olabildiğince anlaşılmaz olmak için gönderildim farketceksiniz :))

Haziran 2013

Yılmaz AçıkelRamazan Altun kişisini takip etmeye başladı

Ramazan Altun, Moleküler Biyoloji Ve Genetik Bölümü Öğrencisi, @ramdal

Blog yazarı: http://bilimcelll.blogspot.com.tr/ Kendi halinde biri. Küçük adamın Büyük adamdan hesap soracağı günler elbet gelecek....

Haziran 2013

Yılmaz AçıkelEce Naz Sonat kişisini takip etmeye başladı

Ece Naz Sonat, İngilizce Öğretmeni, @lorquina

full of questions&always learning

Haziran 2013

Yılmaz Açıkel bu yanıtı beğendi:

Üstün zekalı olmanın kriterleri nelerdir?

Üstün zekalı çocukların bazıları, akademik alan başta olmak üzere pek çok alanda üstün veya özel yetenekli olurlarken bazıları ise sadece bir alanda üstün ve özel yeteneğe sahip olabilirler. Çeşitli araştırmaların ortak bulgularına göre üstün zekalı çocukların genel özelliklerini aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür.
  • Üstün zekalı çocuklar, doğumdan itibaren farklı bir gelişim düzeyine sahiptirler. Diğer bebeklerden daha fazla vücut ağırlığı ve boy uzunluğuna sahip olarak doğarlar. Bebeklik çağından itibaren doğal gereksinimlerini kontrol etmeyi öğrendikleri gibi, fiziksel dengelerini de diğer bebeklere oranla, çok daha erken ve çok daha kolay sağlayabilirler. Konuşmaya ve yürümeye erken başlamak, bu özellikteki çocukların tanılanmasında, önemli bir etkendir.
  • Bedensel ölçüleri, ortalamanın üzerindedir. Akranlarına oranla daha uzun boylu, daha güçlü, daha sağlıklı ve kas kontrolü daha güçlüdür.
  • Üstün zekalı çocuklar, sınıfındaki diğer arkadaşlarına göre yaşça daha küçüktürler; ancak kendilerinden yapması beklenen faaliyetlerden daha ileri düzeyde ve daha güç çalışmaları yapabilecek yeterliktedirler.
  • Belli bir birikimle okula başlarlar. Bunda doğuştan getirdikleri zeka gücünün, çocuğun ailesi ile içinde yaşadığı çevrenin ve okul öncesi dönemdeki deneyimlerinin etkisi büyüktür.
  • Genelde, okuma-yazmayı okula başlamadan önce öğrenirler. Atlas, ansiklopedi, sözlük gibi başvuru kitapları da ilgi alanları içine girer. Her türden ve her konudan kitap okumaktan ve çeşitli deneyler yapmaktan hoşlanırlar.
  • Üstün zekalı çocuklar, çevreye karşı aşırı ilgi duyar ve sürekli soru sorarlar. Bunun nedeni, üstün zekalı çocukların kimsenin dikkatini çekmeyen ayrıntıların üzerinde fazlaca durmaları ve bunları öğrenmek istemeleridir.
  • Olayların nedenleri ve etkileri üzerinde çalışmaktan hoşlandıkları için dikkatlerini bu yönde yoğunlaştırırlar.
  • Üstün zekalı çocukların çevrelerine karşı aşırı ilgi duymaları, beraberinde güçlü bir gözlem ve mantık yürütme gücüne sahip olmayı gerektirir. Bu çocuklar, aralarında ilişki yok gibi gözüken olaylar arasındaki bağlantıyı çok çabuk kurarlar ve verilen ipuçlarından genelleme yaparlar.
  • Üstün zihinsel yetenek, süreklidir. Üstün zeka veya özel yeteneklere sahip bir çocuk, yetişkin olduğu zaman da bu özelliğini sürdürecektir.
  • Fiziksel ve zihinsel enerjileri yüksektir; onlar, bu enerjilerini çalışmalarında kullanmaktan haz duyarlar.
  • Üstün zekalı çocuklar, yeni karşılaştığı bir konuyu kavramakta ve konunun mantığını anlamakta gecikmez ve güçlük çekmez.
  • Dikkatlerini bir konu üzerinde uzun süre yoğunlaştırabilirler. Bunun nedeni üstün zekalı çocukların isteklerine ulaşmada güçlü bir iradeye sahip olmalarıdır.
  • Kelime hazineleri geniştir ve sahip oldukları bu hazineyi yerli yerinde kullanmayı severler.
  • Üstün zekalı bazı çocukların yazıları güzel değildir ve yazılı değerlendirmelerde başarılı olamadıkları gözlenmiştir. Bununla beraber, olayları farklı açılardan görüp değerlendirirler ve farklı, orijinal fikirlere sahiptirler.
  • Sınıftaki diğer arkadaşlarına oranla, daha yüksek akademik yeteneğe sahip olmalarına rağmen, diğerlerini küçük görme, kendini beğenme gibi olumsuz davranışlar sergilemezler.
  • Üstün zekalı çocuklar, kıvrak zekaya sahip, hareketli ve sürekli yaratıcı faaliyetlerde bulunmayı seven çocuklardır.
  • Sosyal liderlik özelliği gelişen üstün zekalı çocuklar, faaliyetin planlanması, grubun yönetilmesi ve faaliyet organizasyonu gibi işlerde, belirgin olarak öne çıkarlar. Kendi koydukları kuralların geçerli olmasını ve bu kurallara uyulmasını isterler. Bu özellikteki çocuklar, koymuş olduğu kurallara uyulmadığı takdirde huzursuzlaşarak tepkilerini çeşitli şekillerde ortaya koyarlar.
  • Genelde kendilerinden büyük çocuklarla ve yetişkinlerle birlikte olmaktan hoşlanırlar. Bunun nedeni, onların mükemmel bir düş gücüne sahip olmaları, kendilerine sorulan sorulara mantıklı olarak cevap vermeleri ve tercih ettikleri oyunlarla ilgi alanlarının yaşlarının üstünde olmasıdır.
  • Üstün zekalı çocuklar, diğer çocuklara oranla uykuya daha az gereksinim duyarlar. Ebeveynler, çocuktan belli saatlerde uyumasını isteyebilirler; fakat çocuk uyumaktansa, oyuncaklarıyla oynamayı veya kitaplarla ilgilenmeyi tercih edecektir.
  • Kendi gereksinimlerinin olduğu kadar diğer insanların gereksinimlerinin de farkındadırlar; sosyal gelişim düzeylerinin yüksek olmasından dolayı, diğer insanlarla bir arada bulunmaktan ve onların sorunlarını paylaşmaktan zevk alırlar.
  • Üstün zekalı bazı çocuklar, aile içinde ve okuldaki çevresiyle uyumlu ilişki kurabilmek için sadece kendilerinden isteneni ve bekleneni yerine getirmekle yetinirler, sahip oldukları gerçek yeteneklerini gösteremezler.
  • Üstün zekalı çocuklar, kendilerini eleştirel gözle incelerler ve acımasızca eleştirebilirler; çünkü bu çocuklar, kendilerini çok iyi tanıdıkları gibi avantaj ve dezavantaj sayılabilecek özelliklerinin de farkındadırlar.
Haziran 2013

Yılmaz Açıkel bir yanıta alt yorum yaptı

Bu arada vermiş olduğunuz siteye şimdi baktım keşke paylaşım yaptığınız site en azından kavramsal zeka hakkında biraz daha fazla bilgi verseydi de insanlar da bilgilenseydi. Ne hikmetse sadece benim yazdığım kısım var. Yazıda da ne tarih ne gün var ne zaman eklendiği bile belli değil. Sanki bir anda ortaya çıkmış gibi. Siz mi eklediniz yoksa :))) Şaka şaka eminim onu da yapmazsınız artık... @hakkan
Sayın Turan Söylemez, kelimenin anlamına göre yola çıkarsak Gezi Parkı eyleminin ilk günlerinde ortaya çıkan görüntüler verilen tepkilerden sonra, Başbakan'ın bu kelimeyi kullanmış olmasından dolayı (Çapulcu) kelimesi hakaret ifade etmez, TCK 125. Madde kapsamına da girmez. Eğer başbakan eylemin ilk gününde daha ortada hiçbir şiddet olayları yok iken bu kelimeyi kullanmış olsaydı belki söylediğiniz gibi suç olabilirdi. Ancak işgal eylemine dönüşen, şiddet görüntülerinin yer aldığı bir ortamdan sonra bu ifadeyi kullandığı ve kelimenin anlamına uygun bir benzetme olduğu için suç unsuru yoktur.
Haziran 2013

Yılmaz Açıkel bir yanıta alt yorum yaptı

Pardon kaynak mı istiyorsunuz peki Kavramsal Zeka'yı ilk kez sizden duymadık çocuk yetiştiren bir birey olarak. Pedagoji kitaplarının birçoğunda paylaşmış olduğum bilgi mevcuttur. Ben size MESLEKÎ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN
GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ dahilinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2006 yılında katılmış olduğumuz bir kişisel gelişim seminerinde bize verilen dökümanlardan bulup yazmıştım. Ama yine bilginiz olmadan hemen bir ön yargı ile internette bulduğunuz bir siteden aldığınız bilgiyi sanki ben oradan almışım gibi alıp oyununuza alet ettiniz ve bana copy paste yaptığımı söylediniz. Ama copy paste yapanın kim olduğunu gördük.

Ayrıca siz ilk ve ortaokulda öğretiliyor dediniz. Hangi ders müfredatında bu var söyleyin de bizde bilelim. Boşuna demedim ben size keşke Dil ve Anlatım Bilgisi dersi alsaydınız diye. Hem anlamakta zorluk çekiyorsunuz hem düşüncelerinizi ifade etmekte. Söylediğinizden haberiniz yok bir de geçmiş yanlış söyleminiz üzerinden eleştiri yapıyorsunuz.

Durum Komedisi dediğiniz şey bu olsa gerek ;)
Sayın Turan Söylemez, kelimenin anlamına göre yola çıkarsak Gezi Parkı eyleminin ilk günlerinde ortaya çıkan görüntüler verilen tepkilerden sonra, Başbakan'ın bu kelimeyi kullanmış olmasından dolayı (Çapulcu) kelimesi hakaret ifade etmez, TCK 125. Madde kapsamına da girmez. Eğer başbakan eylemin ilk gününde daha ortada hiçbir şiddet olayları yok iken bu kelimeyi kullanmış olsaydı belki söylediğiniz gibi suç olabilirdi. Ancak işgal eylemine dönüşen, şiddet görüntülerinin yer aldığı bir ortamdan sonra bu ifadeyi kullandığı ve kelimenin anlamına uygun bir benzetme olduğu için suç unsuru yoktur.
Haziran 2013

Yılmaz Açıkel bir yanıta alt yorum yaptı

@kiosey söylemiş olduğun gibi insanların taraflı baktıklarını ima etmiyorum direkt söylüyorum, hepimizin bir tarafı var. Artık bir tarafım olduğunu kendi açmış olduğum konu başlığında söyledim zaten. Benim takıldığım nokta burada bu konu hakkında konuşan herkes sanki bu konuda tek suçlu devletmiş gibi davranıyor. Nedense eylemcilerin yaptıkları yanlışları gören hiç yok. Eylemcilerin yapmış oldukları Vandalizm içerikli eylemlerde dahil olmak üzere bütün eylemleri doğruymuş gibi savunuluyor ise ortada büyük bir yanlış vardır. Benim değerlerime, inancıma, düşünceme yakın görüşü benimsemiş insanlar tabi ki bana daha yakın olacaklardır. Tıpkı sizin görüşünüzü benimsemiş veya birbirine yakın düşünceye sahip insanların sizin çevrenizde daha çok olması gibi.
Biz hiçbir zaman kendimizi körü körüne bir düşüncenin seline bırakmadık. Sorgulamayı da unutmadık. Girdiğimiz, seçtiğimiz, savunduğumuz her düşünceyi en ince ayrıntısına kadar araştırma öğrenme yolunda gayret içerisinde olduk ve aynı gayreti hala da gösteriyoruz.
Son 20 günü gayet iyi değerlendirdiğimizi düşünüyorum. Gezi Parkı eyleminin yasal bir zeminde ilerlemesi için gerçekleştirilen tüm girişimlere rağmen nasıl direnildiğini, çevreci bir duyarlılık ile başlayan eylemin nasıl siyasallaşıp eksen kayması yaşandığını. Marjinal gruplar ile nasıl amaç birliği kurulduğunu gayet iyi gördük.
Bu nedenle bu noktadan sonra objektif olarak olaylara bakılıp her iki tarafında hata yaptığı yerleri iyi anlaması lazım. Bir taraf özeleştiri yapıyorken diğer tarafta hala hatalarını görmek istemiyorsa. İşte o zaman asıl problem başlar. Şuan bu ortamda ben özeleştiri yaparken bir tane si de şurada delikanlı gibi çıkıp Vandallık yapanları, kamu mallarına zarar verenleri, Türkiye'nin ekonomisine ve dış dünya daki imajına zarar verenleri esef ile kınıyorum dediğini duymadım.
Bu mevzu uzar gider neyse @kiosey yorumların ve tavsiyelerin için teşekkürler. Artık bu ortamdan uzaklaşıp biraz da teknoloji içerikli konular ile ilgilenmek istiyorum. Adalet yerini bulacaktır....
Sayın Turan Söylemez, kelimenin anlamına göre yola çıkarsak Gezi Parkı eyleminin ilk günlerinde ortaya çıkan görüntüler verilen tepkilerden sonra, Başbakan'ın bu kelimeyi kullanmış olmasından dolayı (Çapulcu) kelimesi hakaret ifade etmez, TCK 125. Madde kapsamına da girmez. Eğer başbakan eylemin ilk gününde daha ortada hiçbir şiddet olayları yok iken bu kelimeyi kullanmış olsaydı belki söylediğiniz gibi suç olabilirdi. Ancak işgal eylemine dönüşen, şiddet görüntülerinin yer aldığı bir ortamdan sonra bu ifadeyi kullandığı ve kelimenin anlamına uygun bir benzetme olduğu için suç unsuru yoktur.
Haziran 2013

Yılmaz Açıkel bir yanıta alt yorum yaptı

Sizin kendi hakkınızda yazdıklarınız benim bunu kullanmayacağım anlamına da gelmez, siz nasıl ki başbakanın sosyal medya da ki görüntülerini, söylemlerini alıp kullanma hakkına sahipseniz bende sizinle ilgili aynı hakka sahibim. Çünkü siz kendiniz bunu paylaşıma sunuyorsunuz. Kimse size siyasi görüşünüzü, duruşunuzu, düşüncelerinizi bir yerlere zorla yazacaksınız demiyor. Kendi isteğinizle paylaştığınız bir bilginin kullanılmasından da rahatsızlık duymamalısınız. Duyuyorsanız da paylaşımdan kaldırmalısınız.
İkincisi kavramsal zekanın ne olduğunu anlatabilmeniz için ilk önce bilmeniz gerekir. Ben size anlatayım öğrenin sonra bana tekrar edersiniz.
Kavramsal zeka 2 yaşından sonra gelişir.
1-İlkel kavramların edinilmesi (2-4 yaş )
2-Sezgisel düşünme (4-7 yaş )
Kavramsal zeka İlk ve Orta Okulda bir ders olarak öğretilmez. Çocuk doğal gelişiminin bir sonucu olarak öğrenir. Sizin söylemiş olduğunuz yaş aralığında da Kavramsal zeka nın son iki evresi gerçekleşir.
3-Somut düşünme (7-11 yaş )
4-Soyut düşünme (11 yaş ve ilerisi ).

Durum Komedisine gelince bizlere ilk okul ve orta okul yıllarımızda hiç durum komedisini öğretmediler. Genelde biz Edebiyat, Dil ve Anlatım, Matematik gibi klasik dersleri alıyorduk. Keşke sizde biraz Dil ve Anlatım bilgisi dersi alsaydınız. Durum Komedisini kavrayacak kadar tiyatro ve oyunculuk dersi almışsınız ilk ve orta okul yıllarınızda. Bu konuda da oldukça başarılı olduğunuzu söyleyebilirim. Oyunculuğunuza ve sergilediğiniz oyuna hayran kaldık. Ama maalesef oyun tutmadı ne yapalım bir daha ki sefere...
Sayın Turan Söylemez, kelimenin anlamına göre yola çıkarsak Gezi Parkı eyleminin ilk günlerinde ortaya çıkan görüntüler verilen tepkilerden sonra, Başbakan'ın bu kelimeyi kullanmış olmasından dolayı (Çapulcu) kelimesi hakaret ifade etmez, TCK 125. Madde kapsamına da girmez. Eğer başbakan eylemin ilk gününde daha ortada hiçbir şiddet olayları yok iken bu kelimeyi kullanmış olsaydı belki söylediğiniz gibi suç olabilirdi. Ancak işgal eylemine dönüşen, şiddet görüntülerinin yer aldığı bir ortamdan sonra bu ifadeyi kullandığı ve kelimenin anlamına uygun bir benzetme olduğu için suç unsuru yoktur.
Haziran 2013

Yılmaz Açıkel bir yanıta alt yorum yaptı

Sevgili @Kiosey soru hakkındaki yanıtıma yapmış olduğunuz yoruma cevaben.
Sizden ricam TDK (Türk Dil Kurumunun) 2010 yılında yayınladığı 11. Baskı Türkçe Sözlüğü bir kütüphaneden bulup veya bir kitap evine gidip sözlüğü incelemek için elinize alıp çapulcu kelimesinin anlamına bakmanızdır. Eğer ki 2010 yılında TDK tarafından yayınlanan sözlükte şuan ki anlamını bulamazsanız haklısınız diyeceğim. Yani bu olaylarla anlamı değişmiş bir kelime değil. Lütfen medya da duymuş olduğunuz haberlerin hepsini doğru olarak nitelendirip yorumlamayın. Birazcık araştırma ile rahatlıkla doğruyu bulabilirsiniz. Teşekkürler...
Sayın Turan Söylemez, kelimenin anlamına göre yola çıkarsak Gezi Parkı eyleminin ilk günlerinde ortaya çıkan görüntüler verilen tepkilerden sonra, Başbakan'ın bu kelimeyi kullanmış olmasından dolayı (Çapulcu) kelimesi hakaret ifade etmez, TCK 125. Madde kapsamına da girmez. Eğer başbakan eylemin ilk gününde daha ortada hiçbir şiddet olayları yok iken bu kelimeyi kullanmış olsaydı belki söylediğiniz gibi suç olabilirdi. Ancak işgal eylemine dönüşen, şiddet görüntülerinin yer aldığı bir ortamdan sonra bu ifadeyi kullandığı ve kelimenin anlamına uygun bir benzetme olduğu için suç unsuru yoktur.
Haziran 2013

Yılmaz Açıkel bir yanıta alt yorum yaptı

Sevgili @kiosey sizli bizli konuşulmasının sebebi ayrım yapmak değil, birbirini tam olarak tanımayan kişilerin, aralarına koymuş oldukları mesafeyi ifade etmek için seçmiş oldukları kelimelerdir. Aynı zamanda nezaket ifade eder. Yoksa senli benli bir konuşma uslübu ortaya çıkar ve ortamı daha çok gerer. Mesela siz de yazınızda kullandınız siz zamirini "sizin elinizde " derken. Şimdi siz de mi ortamı germiş oldunuz. Lütfen algı yanılmasına düşmeyiniz.
Sayın Turan Söylemez, kelimenin anlamına göre yola çıkarsak Gezi Parkı eyleminin ilk günlerinde ortaya çıkan görüntüler verilen tepkilerden sonra, Başbakan'ın bu kelimeyi kullanmış olmasından dolayı (Çapulcu) kelimesi hakaret ifade etmez, TCK 125. Madde kapsamına da girmez. Eğer başbakan eylemin ilk gününde daha ortada hiçbir şiddet olayları yok iken bu kelimeyi kullanmış olsaydı belki söylediğiniz gibi suç olabilirdi. Ancak işgal eylemine dönüşen, şiddet görüntülerinin yer aldığı bir ortamdan sonra bu ifadeyi kullandığı ve kelimenin anlamına uygun bir benzetme olduğu için suç unsuru yoktur.
Haziran 2013

Yılmaz Açıkel bir yanıta alt yorum yaptı

Teşekkür ederim Hakan bey bir hatanın düzeltilmiş olması güzel. Çünkü bir zan altında kalmıştım sanki yalan söylüyormuşum gibi bu durumun düzeltilmiş olması en azından sevindirici.
Benim için bu konu bitmiştir. Serkan Köse'ye bir lafım yok. Sadece Hakan Köse'ye şunu söylemek istiyorum. Silinen yorumlarımı bir okuyun ne hakaret etmişim ne küfür etmişim bir bakın. Sonra geçip bana deyin ki bunları yaptığınız için silinmiş deyin. Çapulcu Şaman sadece kendi egosunu tatmin etmek için silmiştir. Kendisi de bunu zaten Serkan Köse'ye yapmış olduğum yorumun altında itiraf etmiştir. Size son olarak tavsiyem. Bu tür moderatörler ile sitenize katkı sağlayamazsınız. Yararından çok zararı olur. Yolunuz açık olsun. Umarım projenizde başarılı olursunuz...

***Vermiş olduğunuz yanıtlardan sonra moderatör arkadaşların kimler olduğunu en azından isim veya nicklerinin yanında bir işaret veya yazı ile belirtirseniz iyi olur.
Bir talebimde istemediğimiz şahısların yorumlarımızın altına yorum yapmasını engelleyecek bir özellik olmalı. Böylelikle gereksiz muhabbetler uzamaz. İş tartışma çatışma boyutuna gelmez.
Haziran 2013

Yılmaz Açıkel bir yanıta alt yorum yaptı

Mecazi anlamlarını bize de söylerseniz biz de öğrenelim. Sizin kendinize yakıştırdığınız mecazi anlamlar taşıyan kelimeleri ben söylediğim zaman neden mecazi olarak algılamıyorsunuz. Mecazi anlamlarının olmamasından kaynaklanıyor olabilir mi?
Sayın Turan Söylemez, kelimenin anlamına göre yola çıkarsak Gezi Parkı eyleminin ilk günlerinde ortaya çıkan görüntüler verilen tepkilerden sonra, Başbakan'ın bu kelimeyi kullanmış olmasından dolayı (Çapulcu) kelimesi hakaret ifade etmez, TCK 125. Madde kapsamına da girmez. Eğer başbakan eylemin ilk gününde daha ortada hiçbir şiddet olayları yok iken bu kelimeyi kullanmış olsaydı belki söylediğiniz gibi suç olabilirdi. Ancak işgal eylemine dönüşen, şiddet görüntülerinin yer aldığı bir ortamdan sonra bu ifadeyi kullandığı ve kelimenin anlamına uygun bir benzetme olduğu için suç unsuru yoktur.
Haziran 2013

Yılmaz Açıkel bir yanıta alt yorum yaptı

Açıklamanızı okudum keşke o ayrıntılı incelemeyi beni konuyu anlamamak ile suçlamadan önce yapsaydınız. Neyse problem değil bu yaşanan olaylarda bir şeye vesile olacakmış. Teknik açıdan bir daha böyle bir olayın olmaması için gerekli önlemleri almanızı sağlamaya yönlendirdi. Hoşçakalın...
Benim için bu konu bitmiştir. Serkan Köse'ye bir lafım yok. Sadece Hakan Köse'ye şunu söylemek istiyorum. Silinen yorumlarımı bir okuyun ne hakaret etmişim ne küfür etmişim bir bakın. Sonra geçip bana deyin ki bunları yaptığınız için silinmiş deyin. Çapulcu Şaman sadece kendi egosunu tatmin etmek için silmiştir. Kendisi de bunu zaten Serkan Köse'ye yapmış olduğum yorumun altında itiraf etmiştir. Size son olarak tavsiyem. Bu tür moderatörler ile sitenize katkı sağlayamazsınız. Yararından çok zararı olur. Yolunuz açık olsun. Umarım projenizde başarılı olursunuz...

***Vermiş olduğunuz yanıtlardan sonra moderatör arkadaşların kimler olduğunu en azından isim veya nicklerinin yanında bir işaret veya yazı ile belirtirseniz iyi olur.
Bir talebimde istemediğimiz şahısların yorumlarımızın altına yorum yapmasını engelleyecek bir özellik olmalı. Böylelikle gereksiz muhabbetler uzamaz. İş tartışma çatışma boyutuna gelmez.
Haziran 2013

Yılmaz Açıkel bir yanıta alt yorum yaptı

Peki
Benim için bu konu bitmiştir. Serkan Köse'ye bir lafım yok. Sadece Hakan Köse'ye şunu söylemek istiyorum. Silinen yorumlarımı bir okuyun ne hakaret etmişim ne küfür etmişim bir bakın. Sonra geçip bana deyin ki bunları yaptığınız için silinmiş deyin. Çapulcu Şaman sadece kendi egosunu tatmin etmek için silmiştir. Kendisi de bunu zaten Serkan Köse'ye yapmış olduğum yorumun altında itiraf etmiştir. Size son olarak tavsiyem. Bu tür moderatörler ile sitenize katkı sağlayamazsınız. Yararından çok zararı olur. Yolunuz açık olsun. Umarım projenizde başarılı olursunuz...

***Vermiş olduğunuz yanıtlardan sonra moderatör arkadaşların kimler olduğunu en azından isim veya nicklerinin yanında bir işaret veya yazı ile belirtirseniz iyi olur.
Bir talebimde istemediğimiz şahısların yorumlarımızın altına yorum yapmasını engelleyecek bir özellik olmalı. Böylelikle gereksiz muhabbetler uzamaz. İş tartışma çatışma boyutuna gelmez.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Web Siteleri

3038 Kişi   264 Soru

Web Tasarım

1182 Kişi   213 Soru

Web

443 Kişi   168 Soru

Web Tasarımcısı

511 Kişi   48 Soru

Facebook

795 Kişi   185 Soru

Girişimcilik

3471 Kişi   358 Soru

Web Sunucusu

114 Kişi   29 Soru

Twitter

416 Kişi   120 Soru

Sosyal Ağlar

735 Kişi   175 Soru

Sosyal Medya

1364 Kişi   212 Soru

İnternetten Para Kazanmak

597 Kişi   61 Soru

İnternet Sitesi

977 Kişi   171 Soru

İnternet Haberleri

257 Kişi   29 Soru

Web Uygulamaları

186 Kişi   31 Soru

İnternet Bankacılığı

73 Kişi   7 Soru

İnternet Yasası

64 Kişi   4 Soru

Yerli İnternet Girişimleri

396 Kişi   60 Soru

Web Servis

80 Kişi   13 Soru

İnternet Dili

96 Kişi   1 Soru

İnternet Zararları

48 Kişi   0 Soru

İnternet Oyunları

38 Kişi   2 Soru

Web Design

120 Kişi   10 Soru

Web Arayüz Tasarım Araçları

164 Kişi   17 Soru

İnternet Girişimleri

430 Kişi   111 Soru

Web 3.0

39 Kişi   0 Soru

Web Server

38 Kişi   15 Soru

Web Yazılımı

572 Kişi   233 Soru