Bilmek istediğin her şeye ulaş

Ekim Nazım Kaya, 

İnternet Girişimcisi

Kaldıraç Etkisi kitabının yazarı (bit.ly/kaldirac-etkisi)

Girişimcilik blogu: startupdoktoru.com (yeni)

Kişisel blog:
ekimkaya.com
twitter.com/ekimnazimkaya
linkedin.com/in/ekimkaya

Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bu yanıtı beğendi:

Soru soruyorum verilen cevabı beğenmiyorum ya da sorulan soruya verdiğim cevap beğenilmiyor ve her ikisinde de puan kaybediyorum. Bu durumda 'fikir özgürlüğünden' nasıl söz edebiliriz?

Aslında şurada ayrıntılı olarak puan kuralları bulunuyor: inploid.com/faq? İ=what-is-reputation

Ancak ben biraz açıklayayım durumu. Bir yanıtı beğenmediğinizde yanıtın sahibi -2 puan alır. Aynı zamanda negatif oy veren kişi de -1 puan alır. Bunun nedeni, başka kişilerin yanıtlarını düzenli biçimde negatif oy verememeniz içindir. Yani, negatif oy vermeden önce bir kez daha düşünmelisiniz.

Bir yanıta artı oy verdiğinizde (yani beğendiğinizde) yanıt sahibi +10 puan kazanır.

Bir yanıtın en altta ve silik görünür hale düşmesi için toplam oyun -3 olması gerekir. Bu durumda gerçekten yararsız bir yanıt olduğu sonucu çıkar ve en altta silik olarak görünür.

Fikir özgürlüğü aslında bence başka bir şeydir. İnploid'de fikirlerinizi şu kurallara uymak kaydı ile özgürce ifade edebilirsiniz: inploid.com/privacyterms/

Hatta inploid bence Türkiye'de fikirlerin en doğru biçimde tartışılabildiği nadir yerlerden biri bu konuda. Çünkü, buradaki tartışmaların neredeyse tümü son derece seviyeli ve verimli geçiyor. İnsanlar fikirlerini birbirini rencide etmeden ve argümanlarını ortaya koyarak ifade edebiliyorlar. Ayrıca, konu başlıkları ve bu konulardaki bilgili insanların fikirlerini ifade ettiklerini düşünürsek gerçekten de bir konuyu o konuda bilgili insanlarla tartışma şansınız oluyor. Tabi bu söylediğim genel durum. Spesifik olarak bazı konularda ilgili ya da ilgisiz yanıtlar olabiliyor ancak o durumda da yukarıda bahsettiğim oylama, puan sistemi ve diğer kurallar zaten kişiyi o tartışmanın dışında tutmaya yardımcı oluyor.
Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bir yanıta alt yorum yaptı

Ferudun Bey'in bu yanıtı beğenmesi beni ayrıca mutlu etti :)
Fikir özgürlüğü, fikrini belirtme özgürlüğü değil midir? Tüm fikirleri beğenme zorunluluğu olsaydı fikir özgürlüğü var diyebilir miydik? :)

Puanınız mı, fikrinizi belirtmek mi daha önemli, buna karar vermek çok zor olmasa gerek... .
Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bu yanıtı beğendi:

Bekareti önemser misiniz?

Bekaret saplantısı; ataerkil egemen toplumların karakteristik özelliklerinden biridir. Maalesef kurulmuş ve işlenmiş, hiçbir anlamı ve önemi olmayan bir dogmadır... .
Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bir yanıta alt yorum yaptı

Bunu bilmiyordum, ama bir yorumumun başına bu gelseydi 'demek ki anlaşılamadım' der ve geçerdim :)
Fikir özgürlüğü, fikrini belirtme özgürlüğü değil midir? Tüm fikirleri beğenme zorunluluğu olsaydı fikir özgürlüğü var diyebilir miydik? :)

Puanınız mı, fikrinizi belirtmek mi daha önemli, buna karar vermek çok zor olmasa gerek... .
Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bir yanıt verdi.

Soru soruyorum verilen cevabı beğenmiyorum ya da sorulan soruya verdiğim cevap beğenilmiyor ve her ikisinde de puan kaybediyorum. Bu durumda 'fikir özgürlüğünden' nasıl söz edebiliriz?

Fikir özgürlüğü, fikrini belirtme özgürlüğü değil midir? Tüm fikirleri beğenme zorunluluğu olsaydı fikir özgürlüğü var diyebilir miydik? :)

Puanınız mı, fikrinizi belirtmek mi daha önemli, buna karar vermek çok zor olmasa gerek... .
Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bir yanıt verdi.

Sizce beyaz yakalıların ne kadarı kendi işini kurmak istiyor? Ve neden adım atamıyorlar?

Ben kendi soruma, Twitter'da yaptığım ve 150 beyaz yakalının katıldığı şu anket sonuçları ile cevap vereyim :)

startupdoktoru.com/maasli-isinizden-ayr...

Çalışma Koşulları
Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bu yanıtı beğendi:

Sizce beyaz yakalıların ne kadarı kendi işini kurmak istiyor? Ve neden adım atamıyorlar?

Benim etrafımdaki insanların bir kısmı hatta önemli kısmı özel sektörde çalışırken bir taraftan da sıklıkla kendi işlerini kurmanın hayalini kurup yollarını arıyorlar. Ancak burada benim gördüğüm en önemli unsur çoğunun bir şekilde reel olarak harekete geçmekte zorlanması. Bunun nedeni ise sistemin ve yaşam koşullarının buna izin vermemesi genellikle. Burada ise risk alma sorunu devreye giriyor. Risk almak gerçekten kolay bir iş değil ve özel sektörde işinizi sürdürerek bir iş kurmak ise çok çok zor. Dolayısıyla eldeki imkanlardan vazgeçmek ve yeni bir maceraya atılmak kolay bir karar olmuyor çoğu için.

Bence doğru zamanda alınan risk çok iyi sonuçlar getirebilir ve büyük değişimlere neden olur. İnsanlar nereden başlayacaklarını ve bunu ne zaman yapacaklarını bilemedikleri için tümüyle karanlık görünen bir tünele girmek yerine daha aydınlık bir ortam bekliyorlar. Burada da devreye giren unsur böyle bir şeyin gerçekleşmesini yani şartların oluşmasını beklemek ve bu süre içinde kaybedilen zaman oluyor. Sonunda bir gün o şartlar oluşamayınca veya düşünceler dönüşmeye başlayınca adım atmak daha zorlaşıyor. Hele de özel sektörde elde edilen kazanç da devreye girince artılar eksileri eşitleyemiyor bile ve zaman içinde girişimcilik fikri daha mantıksız bir hale gelmeye başlıyor.

Bence bunun için çeşitli programların güçlendirilmesi gerekir. Özellikle şirket içi girişimcilik konusunun daha ciddiye alınması ve daha iyi uygulanması gerekiyor ki bu insanların bir kısmı kendi girişimcilik dürtülerini çalıştıkları kurumlara aktarma şansına sahip olabilsinler. Böylelikle potansiyel girişimcilik biraz daha değerlendirilmiş olur. Ayrıca devlet destekleri ve özellikle melek yatırımcılığın çok çok daha gelişmesi gerekiyor. Elbette girişimcilerin de öğrenmesi gereken çok şey var. En başta gerçekçi ve uygulanabilir hedefler taşıyan ve ayağı yere basan fikirler üreten girişimcilerin sayısının artması gerekiyor.
Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bir yanıta alt yorum yaptı

Çok sevindim, başarılar :)
Kişisel blogum: ekimkaya.com
Beyaz yakalılara kendi internet işini kurma önerileri yazdığım yeni blog: startupdoktoru.com
Mayıs 2014

Ekim Nazım KayaTwitter konu başlığını takip etmeye başladı.

Twitter

Önemsediğin her şeye yakın kalmanın en hızlı ve en kolay yolu. "Twitter is a real-time information network that connects you to the latest...

Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bu yanıtı beğendi:

Girişimcilik ile ilgili Twitter'da hangi kişiler takip edilebilir?

Girişimcilik ile ilgili faydalı bilgiler edinebileceğiniz diğer bazı kişiler ise:
Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bir yanıt verdi.

Yazmış olduğunuz bir blog ya da internet adresiniz var mı?

Kişisel blogum: ekimkaya.com
Beyaz yakalılara kendi internet işini kurma önerileri yazdığım yeni blog: startupdoktoru.com
Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bu yanıtı beğendi:

Yazmış olduğunuz bir blog ya da internet adresiniz var mı?

Boşanma sonrası oğlumla hayatımdaki gelişmeleri blogluyorum.
bekarbaba.wordpress.com
Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bir yanıt verdi.

Türk erkeklerinin yabancı kızlara merakı nerden geliyor?

Yabancı bir kadınla evli biri olarak -ortalama eğitim ve kültür düzeyini düşünerek yapacağım- yorumum şu:

Biz Türk toplumu olarak kendi 'arıza'mızı kendimiz yaratıyoruz. Erkek egemen toplum nedeniyle erkeklerimiz, kızlarını baskıcı şekilde yetiştiriyor. Bu kızların çoğu yetişkinliklerinde bu sebeple ilişkilerinde özgür olmayan, korumacı bir yaklaşım sergiliyorlar. Kendi kızını baskılayan erkek, bir taraftan ilişkisinde de özgür bir kadın bekliyor ve bu beklenti karşılanmayınca, özgüveni yüksek ve yargılamayan bir toplumda yetişmiş yabancı kadın ona çok cazip görünüyor.

Bu kısır döngüyü eğitim ve gelir düzeyinin artışı bile bir yere kadar kırabiliyor.
Mayıs 2014

Ekim Nazım KayaKadın Erkek İlişkileri konu başlığını takip etmeye başladı.

Kadın Erkek İlişkileri

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bir yanıt verdi.

Yazılımcılar ya da Girişimciler için yurtdışında çalışma olanakları nelerdir? Nerelere başvurmak gereklidir?

Amerika deneyimi: Üzülerek söyleyeyim, yazılım geliştirebiliyor olmak, Amerika'da iş bulma garantisi sağlamak konusunda hiç kapı açan bir yetenek değil. Çalışma izni olan yüzbinlerce zehir gibi Uzakdoğulu, Hintli, Rus yazılım geliştirici var ve çok girişkenler. 1000 yere CV gönderip, birinden bile yanıt alamayabilirsiniz. Kendi fiili durumunuzu yaratmak için hem çok yetenekli, hem girişken, hem de biraz şanslı olmanız gerekiyor. Bu da uzaktan yapılabilecek bir şey değil. Gemileri yakıp, bir miktar birikimle kapağı atma şansınız varsa, o birikim bitene kadar her olanağı, her ilişkiyi deli gibi zorlayıp, oksijeniniz tükenmeden ya freelance, ya maaşlı olarak tutunmaya çalışmalısınız.

Ama çalışma izni olmayan biri için maaşlı bir iş bulmak imkansıza yakın, çünkü şirket sizin vizenizin maliyetini üstlenmek yerine, aynı pozisyon için çalışma izni olan başka birini tercih edecektir.

Work and travel'da ise öğrencilerin beklentilerini düşük tutarak gitmesinin iyi olacağını biliyorum çünkü 'hem Amerika'yı göreceğim, hem para kazanacağım' beklentisi, yerini 'hem Amerika'nın tadını çıkaramayacak bir tempoda berbat bir iş yapıyorum, hem de çok çok az para kazanıyorum'a bırakabilir.
Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bir yanıt verdi.

Yurt dışında yaşamak ya da çalışmak sana ne öğretti?

Amerika'yı düşünerek yazıyorum.

Olumlu olanlar:
  1. Tanışmayan insanların birbirine gülümseyip, medeni bir iletişim kurabileceğini (bunu bir numaraya yazmış olmama dikkat!!! Birbirini görmezden gelenlerin ülkesinden gidip, her gün sıcak bir günaydın'la karşılaşınca önemi anlaşılıyor).
  2. İnsan haklarına ve temel özgürlüklere saygının önemini (insanları, markaları, politikacıları eleştirebiliyor ve başıma ne gelir diye endişe etmiyorsunuz, ve genelde bu eleştiriler kişisel alınmıyor, önemseniyor).
  3. Tüketici olarak hemen hemen her zaman haklısınız (bozulan bir cihazı Teknosa'ya götürürken başınıza neler geleceğini bilirsiniz, ama New York'ta Apple Store'da bir haftada bozulan Mac'imi hiçbir soru sormadan 10 dakikada değiştirdiler).
  4. Her konuda tıkır tıkır işleyen bir sistem var. İnsana çok bağlı olmayan sistemlerde hata daha az oluyor. Ya da hata yapanın hesap verme sorumluluğu nedeniyle daha az sıkıntı yaşıyorsunuz (Türkiye'de devlete karşı bireyin hakkını savunmak ise hayal).

Olumsuzlar:
  1. Tüm bunların özellikle maddi olarak maliyetli olduğunu (hem demokrasinin hem de işleyen bir sistemin maliyeti yüksek).
  2. Endüstriyel toplumun bireyselleşme ve bencilleşmeyi getirdiğini (öyle ki, bir doğu toplumunda yetişmiş birey sırf ilişkilerin yüzeyselliği yüzünden bunalıma girebilir).
  3. İnsanın ülkesine en çok midesinden bağlı olduğunu (simit, peynir, kebap çok değerli).
  4. Yine bu tıkır tıkır işleyen sistem, hata toleransını düşürüyor. Hesap sormaya alışkınız, ama vermeye değiliz. Amerika'da küçük bir kazada bile hesap vermekten kaçamazsınız, mahkemenin soğuk yüzü kamu adına karşınıza çıkar.
Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bir yanıta alt yorum yaptı

Çok uygun bir analoji :)
Baba: 'Benim istediğim kızla evleneceksin'.
Oğul: 'Ne münasebet... '
Baba: 'Ama kız Bill Gates'in kızı'.
Oğul: 'O zaman tamam.'

Baba: 'Kızını oğluma vereceksin'.
Bill Gates: 'Ne münasebet... '
Baba: 'Ama oğlum Dünya Bankası'nın CEO'su'.
Bill Gates: 'O zaman tamam.'

Baba: 'Oğlumu CEO olarak atamanı istiyorum'.
Dünya Bankası Başkanı: 'Ne münasebet... '
Baba: 'Ama oğlum Bill Gates'in damadı'.
Dünya Bankası Başkanı: 'O zaman tamam.'

İşe yeni başlayan girişimci, bu babadır... Henüz ortada bir şey yokken insanların ona güvenmesini sağlar, ve sonra bu güveni boşa çıkarmamak için o vaadi yerine getirir.

Girişimcinin ilk sermayesi, paradan çok bu güvendir.

İlk kurumsal müşterilerimizden biri 'tamam, güzel şeyler söylüyorsunuz ama sizinle çalışmaya başladıktan üç ay sonra batmayacağınızı nereden bilelim' demişti.

Gerçek cevap, 'sizinle sözleşme imzalarsak bu ihtimal azalacak' olmalıydı.

Ama benim cevabım 'sizin gibi pek çok kurumsal müşterimiz var ve finansal bir sorunumuz yok' olmuştu. Saydığım firmalar aslında henüz müşterimiz değil, ilk ya da ikinci toplantımızı yaptığımız potansiyel müşterilerdi.

Sözleşmeyi imzaladık, sonra diğer potansiyel müşterilere gidip bu işbirliğini duyurduk, onlar da bu kurumsal referansa güvenerek müşterimiz haline geldiler.
Mayıs 2014

Ekim Nazım KayaNew York konu başlığını takip etmeye başladı.

New York

Koordinatlar: 40°43′N, 74°00′W New York Amerika Birleşik Devletlerinin en kalabalık şehri ve dünyanın en kalabalık metropolitan alanlarında...

Mayıs 2014

Ekim Nazım Kaya bir yanıt verdi.

Erkekler güzel kadını mı yoksa akıllı kadını mı tercih eder?

BBC'nin cinsellikle ilgili belgeseli, hem kadın, hem de erkeğin her tür ilişkiyle ilgili tercihlerinin temelinde üremenin, yani çocuk doğurmanın belirleyici olduğunu söylüyor. Buna göre, erkeklerin bilinçaltına DNA'lar aracılığıyla gömülmüş olan içgüdü, kadında bazı fiziksel özelliklerin olmasını gerektiriyor. Bunlar aslında günümüz toplumunda 'güzel' olarak kodlanmış ölçüleri çağrıştırsa da, dolgun göğüsler aslında bebek için besleyiciliği, ince bel, yuvarlak ve geniş kalça ise doğurganlığı ifade eder ve farkında olmadan bu ölçülerle ilgileniriz.

Benzer şekilde, kadınlar da hem besin kaynaklarına (=günümüzde para) erişimi olan, akıllı ve ailesini koruyabilecek, güçlü, sağlıklı erkeklerle birlikte olmak istiyor.
Daha Fazla