Bilmek istediğin her şeye ulaş

Elektrik Elektronik Mühendisliği Öğrencisi Hüseyin Boyacı inploid.com'da 1 soru sordu, 29 soru yanıtladı ve 11 takipçisi var.

Aralık 2014

Hüseyin Boyacı bu yanıtı beğendi:

Yeryüzündeki insanlarının %98 inin dini bir inanca sahip olduğu, %2 sinin ateist olduğu verilerini duyuyoruz. Ayrıca yeryüzünde çok meşhur olan, 'Din Savaşları' isimli konu mevcut. Eğer bu yüzdeler ters olsaydı (%98 ateist,%2 inanan), yeryüzünde ateist savaşları olmaz mıydı ya da daha mı az olurdu?

Savaşlarda dinin etkisi yadsınamaz. Ancak bazı Ateistlerin saplantı haline getirip dillerinden düşürmedikleri "Savaş = Din" retoriği de fazlasıyla abartılı.

Öncelikle doğanın yapısında ve dolayısıyla da insanın benliğinde mücadele zorunluluğu mevcut. Bunu görmeliyiz. Hayatta ve ayakta kalmak için tüm canlılar ve özellikle insan ciddi bir mücadelenin içinde. Kimi zaman yapılan mücadelenin şiddeti çok artmış ve "savaş" denilen acı gerçekle yüzleşilmek zorunda kalınmıştır.

İnsanlık tarihine bakıldığında "din" odaklı yapılan savaşların az "din" bahanesiyle "ekonomik" odaklı yapılan savaşların çok olduğu görülecektir.

Gerek Hristiyanların doğuya yaptığı akınlar; gerekse Müslümanların batıya doğru yaptığı akınların hiç biri "din" odaklı değildir. Karanlık çağın gariban Avrupalısı doğunun zenginlik efsaneleriyle gaza getirilmiş ve doğuya hücum etmesi sağlanmıştır. Çöllerin ortasında ömürleri hurma yiyerek geçen Müslümanları verimli arazileri fethetmeye yönlendiren şey de dinin bizzat kendisi değildir. Meselenin odağında "mide" kaygısı yer almaktadır.

Bugün Ortadoğu da yaşananların hangisi "din" odaklıdır? Filistin meselesi dini bir mesele midir? Devletleri olmayan Yahudilerin bu konuyu kompleks haline getirmesi ve Tevrat ayetlerini bahane ederek toprak mücadelesi vermelerinin neresi "din" odaklıdır? Aynı şekilde yaşadıkları toprakları koruma kaygısıyla hareket eden Filistinlilerin davası nasıl olur da "din" odaklı kabul edilebilir?

Afganistan, Irak başta olmak üzere, ABD/Rusya ortak yapımı Ortadoğu İşgalleri filminin ana fikri din midir yoksa enerji hattı mıdır?

Myanmar'da Budistlerin saldırılarının temelinde bile ekonomik kaygılar yatmaktadır.

Dinlerin tedavülden kalkması gerektiğini düşünen birisi olarak, savaşlar için esas sebebin "din" olmadığını ama dinin çok güzel bir bahane olduğu söylüyorum.
Aralık 2014

Hüseyin Boyacı bir yanıta alt yorum yaptı

düzeltme için teşekkürler...
Ateizm'de uğruna savaşılacak bir dogma yoktur. Zaten sapkın toplulukların yaptıklarının haricinde savaşlar da her ne kadar din savaşı vb gibi kılıflara sokulsa da sadece ekonomik nedenlerle yapılır. Herkes Ateist olsa dahi savaşlar son bulmayacak sadece din kılıfı yok olacak onun yerine mesela ırk kılıfı gibi kılıflar kullanılacaktır.

Bir de eklemek isterim %2 Ateist kısmı resmi olarak doğru ama %98'inin dini inanca sahip olduğu gerçek değil. %16 dini inancı olmayan Teist vardır. Ayrıca mesela Avrupa Hristiyanlarının da yarıya yakını sadece sosyal itibarlarını kaybetmemek için kiliseye üyelerdir... İstatistik tamamen yanlıştır...
Kasım 2014

Hüseyin Boyacı bu yanıtı beğendi:

Ters psikoloji nedir? Nasıl kullanılabilir?

Yaptırmak istediğin bir şeyin tam tersini söyleyerek yaptırmak... Bazen işe yarayabiliyor evet..Küçük bir örnek;
Kasım 2014

Hüseyin Boyacı bu yanıtı beğendi:

Ters psikoloji nedir? Nasıl kullanılabilir?

Ters psikoloji diye bir terim psikoloji bilimi içinde yoktur.


Cevaplardan anladığım kadarı ile "paradoksal müdahale" dediğimiz yöntem ile karıştırılıyor.


Paradoksal müdahale bir kişiye yapmasını istediğinizin tersi bir "direktif" vererek yapılan müdahaledir. Milton Erickson'un fikirlerinden etkilenen terapi yaklaşımlarında, özellikle de Stratejik Terapi yaklaşımlarında kullanılır. Örnek vermek gerekirse: Panik atak geçireceğinden korktuğu için alışverişe çıkmayan bir danışana alışverişe gitmesi ve mümkün olan en şiddetli panik atağı geçirmeye çalışması söylenebilir. Danışanın genellikle bunu yapamadığı görülür. Paradoksal müdahaleler bazen çok hızlı sonuçlar verebilir. Temel varsayımı şudur: başarısız çözüm denemeleri problem davranışı devam ettirir.


Örneğin panik atak durumunda, alışverişten kaçmak semptomun devam etmesine sebep olur. Bu başarısız denemeler yerine başka bir şey denemek ve sorun örüntüsünü değiştirmek amacı ile paradoksal müdahaleler kullanılır. Ancak bilimsel olarak, etki mekanizması çok net değildir.


Paradoksal müdahale sadece bir durumun tersinin yapmasını istemek değildir. Bazen tersi olmayan ancak görünürde çelişkili müdahaleler de dizayn edilebilinir. Müdahale oluşturulurken, sorun örüntüsü iyi analiz edilmeli ve müdahale bu örüntüye göre iyi kurgulanmalıdır. Her durumda ve her kişi ile kullanılamaz. Ne zaman ve nasıl uygulanacağını bilmek büyük ustalık ve yaratıcı bir düşünce biçimi gerektirir, bu sebeple de çok yaygın olarak uygulanmaz.


Hayati risk arz eden durumlarda, örneğin intihar gibi ASLAparadoksal müdahale uygulanmaz.

Kasım 2014

Hüseyin Boyacı bir yanıt verdi.

Uzak mesafe ilişkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Eğer doğru kişiyi bulduğunuza inanıyorsanız uzak ya da yakın fark etmez. Belki bazen fazla yorulursunuz, belki ilişkiniz çoğunluğun gidişatından farklı bir şekilde yönlenir, ama söz konusu doğru kişiyse gerisi teferruattır zaten :)
Kasım 2014

Hüseyin Boyacı bu yanıtı beğendi:

Uzak mesafe ilişkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Aslına bakılırsa ilişkilere mesafe değil şüphe yön veriyor. Uzaktan bir ilişki yürütmenin önceliği güven meselesidir. Bu, diğer ilişkilerde de önemli olmasına rağmen uzak ilişkilerde ayrı bir öneme sahiptir. Iki taraf da birbirini görmeden ilişki yürütmesi için hem güncel hayatlarının yaşantısı hem de ilişkilerinin sağlığı için en az kendileri kadar birbirlerinden emin olmalıdır. Uzak mesafe ilişkileri eğer bu şekilde devam ettirilebilirse sıradan ilişkilerde çok daha güzel ilerleyebilir.
Kasım 2014

Hüseyin Boyacı bir yanıta alt yorum yaptı

Yeni olduğum için henüz pek tanımıyordum ama epey tanımış oldum :)
İlk yanıtı ben yazayım. Esprisi kişiliğiyle beraber olgunlaşmış, görüntüsünde 80'lerin ruhundan taviz vermeyen, yeri geldiğinde aksiliği ve edepsizliği de kendisi kadar olgun olan, mesleğinde bilgili, diğer tüm konularla da ilgili olan, inploid sayesinde edindiğim dostumdur. Tersine gelmediğiniz sürece çok pozitiftir. İnsan sevmediğini iddia eder ama sosyal konularda çok duyarlıdır. Aslen doğulu olduğunu söylese de safkan bir Angaralıdır, topal oyununu ondan iyi oynayan göremezsiniz. En tahammül edemediği şeyler:

1. Güzel muhabbetlerin içine edenler. Gerektiğinde döver de, bir kere tuttum dövmesin diye, yarım saat sonra ben kovalamıştım zevzeği, yani birini dövmeye kalkarsa tutmayın, sezgileri güçlüdür ve mutlaka haklıdır ☺
2. Alkolün ziyan edilmesi. Size alkol ve muhteşem sohbeti eşliğinde Angara turu yaptırmadıysa mutlaka tanışın, muhabbeti koyultun ve o turu kapın.
3. Kendisi önce insan sonra Müslüman'dır, ateistlerle bir zoru olmadığı gibi son 12 senedir türeyen çakma Müslümanları da gördüğü yerde sopalar. Yok öyle şiddet düşkünü değildir, güçlü kalemiyle sopalamayı tercih eder.

Hoşsohbettir, onunla muhabbet ederken vaktin nasıl geçtiğini anlayamazsınız. Sohbet ettiği insanı yücelterek dinler ki samimiyet artsın, mevzular derinleşsin. Dürüsttür, burnu boka batacak olsa bile dürüstlüğünden ödün veremez, bu da sanırım pozitif, renkli ve raad kişiliğinin temelini oluşturur. Atatürkçüdür ama faşist değildir. Kürtle, ateistle ya da geyle hiçbir problemi yoktur, her insan onun için ilk olarak eşit insandır, insanları sadece cinsiyetlerine göre ayırır; erkekleri pek sevmez, erkekseniz onunla muhabbete iki sıfır geriden başlarsınız. Bir de zavallı dostum fotojenik değildir. Canlısını gördüğünüzde Johnny Depp'le muhabbet ettiğinizi düşündürecek kadar da güzel bir insandır. Müzik ve sanatı sever, artık fazlaca edebiyat tükettiğini sanmıyorum ama zamanında yeterince tüketmiş olduğu hal ve tavırlarından bellidir. Küfrederken bile görgülü ve kibardır...

Bu arada inploid'den bugüne kadar edindiğim en önemli bilgi Hakan (@hakkan) 'ın telefon numarasıdır ☺
Kasım 2014

Hüseyin Boyacı bu yanıtı beğendi:

Hakkan'ı (@hakkan) nasıl bilirsiniz?

İlk yanıtı ben yazayım. Esprisi kişiliğiyle beraber olgunlaşmış, görüntüsünde 80'lerin ruhundan taviz vermeyen, yeri geldiğinde aksiliği ve edepsizliği de kendisi kadar olgun olan, mesleğinde bilgili, diğer tüm konularla da ilgili olan, inploid sayesinde edindiğim dostumdur. Tersine gelmediğiniz sürece çok pozitiftir. İnsan sevmediğini iddia eder ama sosyal konularda çok duyarlıdır. Aslen doğulu olduğunu söylese de safkan bir Angaralıdır, topal oyununu ondan iyi oynayan göremezsiniz. En tahammül edemediği şeyler:

1. Güzel muhabbetlerin içine edenler. Gerektiğinde döver de, bir kere tuttum dövmesin diye, yarım saat sonra ben kovalamıştım zevzeği, yani birini dövmeye kalkarsa tutmayın, sezgileri güçlüdür ve mutlaka haklıdır ☺
2. Alkolün ziyan edilmesi. Size alkol ve muhteşem sohbeti eşliğinde Angara turu yaptırmadıysa mutlaka tanışın, muhabbeti koyultun ve o turu kapın.
3. Kendisi önce insan sonra Müslüman'dır, ateistlerle bir zoru olmadığı gibi son 12 senedir türeyen çakma Müslümanları da gördüğü yerde sopalar. Yok öyle şiddet düşkünü değildir, güçlü kalemiyle sopalamayı tercih eder.

Hoşsohbettir, onunla muhabbet ederken vaktin nasıl geçtiğini anlayamazsınız. Sohbet ettiği insanı yücelterek dinler ki samimiyet artsın, mevzular derinleşsin. Dürüsttür, burnu boka batacak olsa bile dürüstlüğünden ödün veremez, bu da sanırım pozitif, renkli ve raad kişiliğinin temelini oluşturur. Atatürkçüdür ama faşist değildir. Kürtle, ateistle ya da geyle hiçbir problemi yoktur, her insan onun için ilk olarak eşit insandır, insanları sadece cinsiyetlerine göre ayırır; erkekleri pek sevmez, erkekseniz onunla muhabbete iki sıfır geriden başlarsınız. Bir de zavallı dostum fotojenik değildir. Canlısını gördüğünüzde Johnny Depp'le muhabbet ettiğinizi düşündürecek kadar da güzel bir insandır. Müzik ve sanatı sever, artık fazlaca edebiyat tükettiğini sanmıyorum ama zamanında yeterince tüketmiş olduğu hal ve tavırlarından bellidir. Küfrederken bile görgülü ve kibardır...

Bu arada inploid'den bugüne kadar edindiğim en önemli bilgi Hakan (@hakkan) 'ın telefon numarasıdır ☺
Kasım 2014

Hüseyin Boyacı bu yanıtı beğendi:

Yeryüzündeki insanlarının %98 inin dini bir inanca sahip olduğu, %2 sinin ateist olduğu verilerini duyuyoruz. Ayrıca yeryüzünde çok meşhur olan, 'Din Savaşları' isimli konu mevcut. Eğer bu yüzdeler ters olsaydı (%98 ateist,%2 inanan), yeryüzünde ateist savaşları olmaz mıydı ya da daha mı az olurdu?

Azınlıklar çoğunluk olana kadar hep sempatik, iyimser, insan odaklı, modern gibi çekici argümanlar üretir ve bunları üretirken samimidirler. Toplumda çoğunluk olmaya başlarken aralarına her devrin adamı yalakalar girer, bunlara kısaca liboş diyoruz. Sonra o azınlık çoğunluk halini alınca gücün verdiği sarhoşlukla sapıtır savaşta, çıkarır, diktatör de olur.

Ateist veya inanan, fark etmez adı din değil de genetik savaşı olurdu ama o savaşlar olurdu.
Kasım 2014

Hüseyin Boyacı bir yanıt verdi.

Hayatımı daha anlamlı hale getirmek için neler yapabilirim?

Her bir insanın hayatı, zaten hiç birimizin algılayamadığı kadar anlamlıdır. Penceresinin kenarında kuşlara verdiği ekmek kırıntılarıdır bazılarının hayatının anlamı. Kimisinin yolda yürürken ayağını burkmak pahasına son anda çevirerek ezmediği küçük bir karıncanın taşıdığı çekirdek kabuğudur. Sonra onu yuvasına kadar götürüşünü seyretmektir. Bir annenin çocuğuyla geçirdiği her anıdır hayatının anlamı. Ya da sevgilinin özlemiyle kalpten akan sıcak iki damla gözyaşıdır.

Dikkat ettiğim kadarıyla verilen cevapların çoğu kişinin kendisini geliştirmesiyle alakalı ve çoğu doğru cevaplar kanımca. Ancak hayatı anlamlı hale getirmenin, içindeki küçük güzellikleri görmekle başlayacağına inanıyorum. Hayatın anlamını küçük şeylerle anlamaya başlamak, kendi hayatlarımızın da anlamını fark etmeye ve hayatımızın daha anlamlı gelmesine sebep olacaktır.

Bu karşılaştırmayı yapmak kesin surette zaten kimsenin haddi değil, ancak aynı anda dünyanın en zeki, en sportif, en popüler, en başarılı, en duygusal, en ......... Olan herhangi bir kişinin hayatının anlamının, yukarıdaki karınca hikayesinde bahsettiğim adama oranla bir ummanın yanında bir damla olarak kalabileceği ihtimalini aklımızdan çıkarmamalıyız.

Kendimizi geliştirelim, okuyalım, öğrenelim, gezelim, yapalım, başaralım, en iyi olalım (hepsi çok güzel şeyler gerçekten hepsini yapalım), ama karşımızda kim olursa olsun, vasıf ve görünüş fark etmez, bir damladan fazla olamayabileceğimizi bilelim.

Hayatlarınızın küçük mutluluklar ve anlamlarla dolması dileğiyle...

(Lütfen kuşlara ekmek atmayı ve arada karıncaları seyretmeyi ihmal etmeyelim :):):) )
Kasım 2014

Hüseyin BoyacıEmre  kişisini takip etmeye başladı

Emre , Elektrik Elektronik Mühendisliği Öğrencisi, @emreakarsu

Kasım 2014

Hüseyin BoyacıMurat Keskin kişisini takip etmeye başladı

Murat Keskin, Araştırmacı, @siyahiak

Kendi iç dünyamız da ki kalıpları kırmadıkça, dış dünyada ki kalıpları kıramayız. Kendimizi çözmek, kainatı çözmek olacaktı.

Kasım 2014

Hüseyin BoyacıHakan Köse kişisini takip etmeye başladı

Hakan Köse, İnternet Girişimcisi, @hakank

Web Application Development, ASP.NET, C#, SQL Server, Web Design and some passion..

Kasım 2014

Hüseyin Boyacıİsmet Acar kişisini takip etmeye başladı

İsmet Acar, Bilgisayar Mühendisliği Öğrencisi, @acarfb

"Sevmek sevmekse, sevmek sevmemektir!" :)

Kasım 2014

Hüseyin BoyacıSerkan Köse kişisini takip etmeye başladı

Serkan Köse, Girişimci, @serkan

inploid.com kurucu ortağı, fotoğraf meraklısı (https://www.flickr.com/photos/koseserkan/ ve https://instagram.com/koseserkan/), motosiklet sevdalısı, elektronik yüksek mühendisi, insan ve bir adam. Dünyanın değişebileceğine inanan bir adam...

Kasım 2014

Hüseyin BoyacıÖzge Küpeli kişisini takip etmeye başladı

Özge Küpeli, İşletme Bölümü Öğrencisi, @ozgeekupeli

Daha güzel bir dünya mümkün! https://twitter.com/ozgeekupeli

Kasım 2014

Hüseyin BoyacıTarık Gandur kişisini takip etmeye başladı

Tarık Gandur, Psikolog, @tgandur

Uzman Psikolog www.tarikgandur.com

Kasım 2014

Hüseyin Boyacı bu yanıtı beğendi:

İnsan karar verirken ve eyleme geçerken özgür müdür yoksa tüm karar ve eylemleri soyaçekim, çevre, kader vb. dış güçlerce mi belirlenir?

Bireyin herhangi bir konuda karar vermesi bilişsel bir süreçtir. Bu süreçte, birey, olayları kendi "zihin süzgecinden" geçirir ve buna göre karar verir. Kafamızda tüm kavramlar, nesneler, kişiler ve hayat ile ilgili bazı şablonlar vardır. Her bireyin şablonu farklı olacağından her bireyin de düşüncesi ve görüşü farklıdır. Karar verirken bu şablonları kullanırız. Bu şablonlar, kalıtım, yaşantılar ve sosyal ilişkiler yolu ile yıllar boyunca oluşturulur. Bu sebeple kişinin verdiği kararı sosyal çevresinden ve genetiğinden soyutlamak mümkün değildir, çünkü zihin genetik ve yaşantılar tarafından oluşturulur.

Diğer taraftan, eğer bahsettiğimiz daha doğrudan bir etki ise. Örneğin bir annenin çocuğunun kararını bilerek ve bazen de zorla etkilemesi gibi, bu kişiden kişiye değişir.
Kasım 2014

Hüseyin BoyacıAyşegül Kılınç kişisini takip etmeye başladı

Ayşegül Kılınç, Bilgisayar Programcılığı Öğrencisi, @aysegul21

Kasım 2014

Hüseyin Boyacı bu yanıtı beğendi:

Hayatımızı seçimlerimiz mi, rastlantılar mı, yoksa kader mi belirler?

Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten,”ne yapalım, kaderimiz böyle”deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin,ne de hayat karşısında çaresizsin. -tebriz i şems
sanırım çok iyi açıklıyo :)
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Eğitim

4004 Kişi   629 Soru

Elektronik

431 Kişi   51 Soru

Elektronik Mühendisliği

298 Kişi   22 Soru

Tezsiz

55 Kişi   2 Soru

Öğrencilik

2175 Kişi   122 Soru

Elektrik

293 Kişi   67 Soru

Elektrikli Araçlar

133 Kişi   17 Soru

Varoluş Hakkında

2775 Kişi   1061 Soru

Teknoloji

1853 Kişi   577 Soru

Siyaset (Dünya)

281 Kişi   118 Soru

Filmler

3198 Kişi   191 Soru

Tarçın

1 Kişi   1 Soru

Ahlak Felsefesi

235 Kişi   49 Soru

Felsefe

1849 Kişi   496 Soru

Din Felsefesi

261 Kişi   77 Soru

Varlık Felsefesi

90 Kişi   46 Soru

Siyaset Felsefesi

38 Kişi   15 Soru

Dil Felsefesi

25 Kişi   6 Soru

Doğu Felsefesi

9 Kişi   3 Soru

Sanat Felsefesi

20 Kişi   4 Soru

İslam Felsefesi

19 Kişi   8 Soru

Bilgi Felsefesi

15 Kişi   14 Soru

Hint Felsefesi

6 Kişi   8 Soru

İnsan Davranışları

3601 Kişi   955 Soru

Kişisellik

250 Kişi   26 Soru

Önyargı

207 Kişi   20 Soru

Alışkanlık

112 Kişi   29 Soru

Bencillik

29 Kişi   11 Soru

Ağlamak

77 Kişi   19 Soru

Seçim Yapmak

20 Kişi   11 Soru