Bilmek istediğin her şeye ulaş

Erkan Yılmaz, 

Kimyager

Kimyager Erkan Yılmaz inploid.com'da 0 soru sordu, 3 soru yanıtladı ve 0 takipçisi var.

Eylül 2015

Erkan Yılmaz bu yanıtı beğendi:

Hep duyuyoruz, Türk Sineması kötü gidiyor. Peki Türk Sineması ile nereye gitmek isterdiniz? Yani bir seyirci olarak nasıl bir film izlemek isterdiniz?

Şimdi burada iyi/kötü kıstasını Hollywood'a göre yapıyorsak şunu söylemek gerek. Hollywood ayarında bir film yapmak asla sadece bir film yapmak değildir. Hollywood yapımcıları bir film yaparken sadece filmin afişine bile milyon dolarlar harcıyor. Bir filmin afişi için bile özel çalışmalar yapılıyor en az 250 adet (bunu bir film için duymuştum ama ismini anımsayamadım) afiş hazırlanıyor, daha sonra onların arasından seçiliyor. Bizde ise daha çok belirli bir şablon üzerinden gidiliyor.
Bunun haricinde bir Hollywood filmi bittiği zaman önce deneklere izletiliyor, hangi sahnede hangi bölümler daha çok ilgi çekiyor, hangi sahneler yüzeysel kalıyor gibi algı yönetimi üzerine bilimsel çalışmalar yapılıyor. Yani ortada bir senaryo, birkaç müthiş efektli aksiyon sahnesinden çok daha fazla bir çalışma var (tabi bunların etkiside yok sayılamaz) ki bunlarda müthiş bir para akışını getiriyor beraberinde. Ayrıca Hollywood yapımı filmlerin tüm dünyaya reklamı tanıtımı vs içinde harcanan maddi manevi çaba cabası.
Şimdi siz böyle büyük bir sektöre karşı Türk sinemasını iyilik kötülük bakımından kıyaslamaya çalışırsanız elbette Türk sineması çok geride kalacaktır.
Ama benim kanaatime göre Türk sineması o kadar da kötü değil. Senaryo ve sahnelerin çekimi açısından değerlendirecek olursak çok da güzel filmlerimiz mevcuttur ve her geçen gün daha iyileri de yapılmaktadır. Son dönemlerde popüler bir film olan "Lucy" de üzerine yine yoğun çaba verilmiş milyon dolarlar harcanmış bir film. Beyninin büyük oranda kullanabilen bir kadın her şeyi görüyor, anlıyor, hissediyor ama bir tane çinli adamın ortalığı birbirine katacağını anlayamıyor. Yani bence fiyasko bir bilim kurgu filmidir. Bizim Lucy'den çok daha güzel, senaryosu kurgusu oturmuş filmlerimiz var. Ama elbette bilim-kurgu dalında ne yazık ki konuşmaya bile hakkımız yok kaldı ki zaten ülkemizde "bilim" ne kadar değer görüyor.
Temmuz 2015

Erkan YılmazDota konu başlığını takip etmeye başladı.

Dota

YÖNLENDİR DotA-Allstars

Temmuz 2015

Erkan Yılmaz bir yanıt verdi.

İngilizce'yi speaking-reading-writing anlamında üst seviyelere çıkarma konusunda tavsiyeleriniz nelerdir?

Bir kere öncelikli olarak bu dilde kendini geliştirebilmen için detaylara önem vermelisin prepositionlar felan aslında çok önemlidir. Kelime bilgisi ve gramer zaten olmazsa olmaz olanlardır. Birde aksanlar arasında çok sayıda kelime ve deyim farklılıkları vardır. Hatta bazı slang veya phrsal verblerin british denen aksanda kullanıldığını düşün ve bir amerikalı veya kanadalı bunun anlamını bilmeyebilir. Zaten işin içine girdikçe ne dediğimi anlayacaksın. Heryerde kullanılan bir basmakalıp söz vardır altyazılı film izle diye. Altyazılı film ancak ve ancak ingilizce altyazı ile izlenmelidir ve bu senin telafuzunu düzeltir. Türkçe altyazı ile izlenen ingilizce filmin hiçbir mantığı yoktur. Varolanı da götürür. Zaten belirli bir seviyeden sonra mesele cümlenin ana fikrini çıkarmak değil detaylarını, nasıl kurulduğunu yani syntax denen olayı analiz etmektedir. Podcastleri tavsiye ederim. Bol bol dinle onları. Birde (interview) ropörtaj bul internetten ingilizce olarak onları sesli oku. Anlamını veya telafuzunun bilmediğin kelimeleri araştır.Böylelikle farklı tarzılarda nasıl sorular sorabilirsin bunları da kendi kendine öğrenmiş olursun. Kendi sesine ingilizce okurken alış. Birçok kişi ingilizce konuşmayı denediğinde kendi sesinden ötürü garip hisseder ve konuşmaktan çekinir. Sesli okuma pratiği bunun önüne geçecektir. Konuşma ingilizcesinde çok fazla edebi veya old-fashioned dedikleri kelimeler yoktur. Bu nedenle zamanını dünya klasikleri gibi çok ağır bir ingilizce ile yazılmış kitaplarla harcama bu senin motivasyonunu da azaltır. Yazma becerisine gelince, italki adında bir site var oraya göz atmanı öneririm. Yazdıklarının native speakerlar tarafından düzeltilmesini sağlayabilirsin böylelikle yanlışlarını görmüş olursun. Okuyarak kavramların nasıl ifade edildiğini öğrenmelisin yani birşeyi yapmadan önce onun nasıl yapıldığını görmelisin. İngilizcede çok farklı şekilde aynı anlama sahip cümleler kurulabilir. Bunları her ne kadar gramerin ve kelime bilgin iyi olmuş olsa da yapamazsın. Okudukça bazı kalıplar veya bazı şeyler sende çağrışımda bulunur ve kendi kendine şöyle dersin 'ben bu kelimeyi şurada kullanabilirim veya bu ingilizcede böyle deniyormuş'. Writing olayında cümleni tutabildiğin kadar uzun tut ve redundancy denen olaydan kaçın yani gereksiz kelimeler ekleme.
Bence yanlış bilinen 2. Şey şudur. Öğretmenlerin çoğu sözlük olarak klasik sözlükleri önerirler ben ise yüzde yüz karşıyım. İnternette çok güzel sözlükler var (ben macmillandictionary veya reference ı kullanıyorum) kelimenin nasıl kullanıldığını hatta origin ini bile gösteriyor. Biraz araştırmacı bir kişiliğe sahipsen ve kelime merakın varsa herşey elinin altında demektir. Gerisi sana kalmış. Birde gerçek anlamda örenmek istiyorsan, bu iş öyle 5-6 ayda olacak birşey değil. Bunu bir hobby gibi düşünmelisin ve çok ama çok zaman ayırmalısın.
Temmuz 2015

Erkan Yılmaz bir yanıt verdi.

Üniversitede kimya mühendisliği bölümü okumanın avantajları ve dezavantajları nelerdir? İş olanakları nasıldır, tavsiye eder misiniz?

Kimyagerlik mesleğinin bir cazibesi kalmadı. Hiçbir şekilde önermem. Kimya mühendisliği seçeneğinde ise biraz daha fazla iş olanağı karşına çıkabilir. Ancak benim sana tavsiyem inşaat veya makine mühendisliğidir. Gelişmekte olan ülkelerde inşaat sektörü revaçtadır. İşsiz kalmazsın. Hatta yurtdışında Türküm dediğin zaman bunlar inşaattan anlıyorlar derler. Sektör aldı başını gitti. Yurtdışında çalışma imkanı bulabilirsin. Zaman zaman keşke mimarlık okusaydım diyorum kendi kendime.
Kimya mühendisliğinin avantajları bölümüne gelince, eğer yabancı dilin varsa ve kendini belirli bir alanda yetiştirebilmişsen ki bu o kadar kolay birşey değil (yeni mezunlara pek şans tanınmıyor ve çok sayıda kimyager ve kimya mühendisi var) iyi bir iş bulabilirsin.
Devlet kadroları ile alakalı pek birşey bilmiyorum. Kaç puanla atanıyorlar felan bunlarda önemli ama çok da kolay olmaz diye tahmin ediyorum. Yok 4001 ile bir yere atanır düz memur olarak çalışırım diyorsan boşuna okuma kimya mühendisliğini.
Mayıs 2015

Erkan Yılmaz bir yanıt verdi.

İş ilanı veren şirketler neden ''şirket bilgileri gizli '' şeklinde ilan verirler?

İş başvurusunda bulunan kişinin adres bilgilerinden kimlik numarasına hobilerinden referans bilgilerine kadar herşeyin istendiği hatta ve hatta dürüstlüğün en önemli koşul olduğunun İK tarafından vurgulandığı bir ortamda, hangi şirkete dahi başvuruda bulunduğumu bilmiyorsam bunun adı kesinlikle profesyonellik değildir. Kaldıki bu ilanı verenlerin hemen hemen hepsinde şu ibare geçer (sektöründeki öncü firmalardan). Yahu sen nasıl büyük firmasınki daha adını veremiyorsun bir söyle bakalım? Ben şahsen bu ilanlara başvuruda bulunmuyorum ve bunu sizede tavsiye ederim.
Daha Fazla