Bilmek istediğin her şeye ulaş

Mobil Yazılım Uzmanı Ersen Tekin inploid.com'da 5 soru sordu, 35 soru yanıtladı ve 43 takipçisi var.

Kasım 2012

Ersen Tekin bu yanıtı beğendi:

Bir taksiyi şikayet etmek için 153'ü arayabileceğinizi biliyor muydunuz?

174 de alo gıda hattı markete gittiniz son kullanma tarihi geçmiş ürün satmanın cezası 5.000 tl ve 1 saat içinde geliyorlar
Kasım 2012

Ersen Tekin bu yanıtı beğendi:

İnternette en iyi film izleme sitesi hangisidir?

Yukarıdaki - li sitelere bakınca artıyı hakediyoruz :)
Ekim 2012

Ersen Tekin bu yanıtı beğendi:

Ip adresimi nasıl değiştirebilirim?

Veya
çalıştır > cmd
ipconfig/release ardından ipconfig/renew komutlarını yazarak IP adresinizi değiştirebilirsiniz.
Ekim 2012

Ersen Tekin bu yanıtı beğendi:

Microsoft sertifikaları kimler için uygundur?

Diploma ya da sertifikanın, mühendislik yapamadığını, kod yazamadığını, sistem kuramadığını bilmeyen işçi ve işverenler için oldukça uygundur.
Ekim 2012

Ersen Tekin bir yanıta alt yorum yaptı

Kullanıcı sayısı ciddi anlamda iyiymiş. Tebrik ederim.
Android'e geliştirmeye başlamak ve ilk "Merhaba Dünya" uygulamanızı yapmanız için aşağıdaki soruda verdiğim cevaptaki adımları uygulayabilirsiniz;

inploid.com/t/android-uygulamasi-gelistirmek-icin-hangi-programlari-yuklemeliyim/

Tahmini olarak 2-3 günde ilk uygulamanızı yazıp telefonunuza yükleyip deneyebilirsiniz. Benim tavsiyem önce kendinize bir hedef uygulama fikri bulun ve bunu Android markete yükleyeceğiniz tarihi de belirleyin, bu şekilde çok daha hızlı ilerler ve yaptığınız işten zevk alırsınız.

Ben de Android'e önce 2-3 hafta basit birkaç deneme yaptıktan sonra direk WhoNear (whonear.me) uygulamasını geliştirmeye başlayarak girdim ve bugün uygulamaya eklediğim değişikliler 50.000'den fazla kişiye ulaşıyor bu da beni her zaman daha fazla öğrenmeye ve kendimi daha fazla geliştirmeme teşvik ediyor.

Umarım siz de aynı şeyleri yaşarsınız :)
Ekim 2012

Ersen Tekin bu yanıtı beğendi:

Hiç programlama dili bilmeyen biri, Android platformunda uygulama ve oyun yapmak için hangi aşamaları geçmelidir?

Öncelikle Java öğrenmenizi ve ardından Andorid 4 veya buna benzer bir kitabı alarak Android üzerine uygulama geliştirmeyi öğreniniz. Bu süreçte, oyun geliştirme ile ilgili bilgi edinirseniz sizin içinde çok faydalı olur. Oyun geliştirmek, diğer uygulamalara benzemez.

Google Play Store'da veya IPhone App Store'da gördüğünüz basit gibi gözüken ve 1/2M satış rakamı yakalamış oyunların yapımı, emin olun tahmin ettiğinizden çok daha zor ve maliyetlidir.

Eğer bende bir oyun yapıyım 1.99$'dan koyarım 2M satarım sonraki ömrümüde paramı sayarak geçiririm fikri ile yola çıkıyorsanız, iyi düşünün derim. Çünkü bu düşündüğünüzü Android'i geliştiren ekipteki yazılımcılarda düşünebilir ve onlar da 1/2M dolar kazanmıyorlar. Peki, neden yapmıyorlar?

Yola çıkmadan önce, bu tür soruları cevaplarsanız, projenizde hedeflerinizi daha realist olarak belirleyebilirsiniz.

Başarılar dilerim.
Ekim 2012

Ersen Tekin bir yanıt verdi.

Ekim 2012

Ersen Tekin bu yanıtı beğendi:

Ne zaman bir mobil uygulama aklıma gelse ve yapmak istesem daha önce benzerinin yapılmış olduğunu görüyorum, böyle durumlarda yine de vazgeçmeyip o uygulamayı geliştirmeli miyim?

Yapmak istediğiniz işler başkası tarafından yapıldığında öncelikli sormak gereken sorular bu yapılanın en iyi mi? En iyisi ise ve daha üstünü yapılmayacak durumda ise vazgeçmektir normaldir.Ancak bu teknoloji söz konusu olduğunda imkansızdır.Her geçen gün üzerine yeni özellikler eklenen bir alandır.Düşündüğünüz uygulama başka biri tarafından yapılmışsa,açıklar aranarak bu açıklık geliştirebilir.Vazgeçmek yapılacak en büyük hatalardandır.
Ekim 2012

Ersen Tekin bu yanıtı beğendi:

Eğer müzik parçalarıyla ilgili bir veritabanı yaratacak olursak, değişken olarak neleri gösterebiliriz?

uzun zamandır yapmak isteyip de uğraşmaktan korkutuğum şey. Aslında 4-5 farklı kategorileştirme mümkün. Bunun için arşivin niteliği önemli. Eğer sadece türkçe ise;

- Tarzı (pop, fantaz TSM gibi)

- Alfabetik (A -> Z)

- Dönemi (80'ler,90'lar)


gibi yapılabilir. Ancak yabancı ise bunun içine "Ülke" yada "lisan" faktörü eklenebilir. Bir ara fransızca - almanca ve ispanyolca olarak ayırmaya kalkmıştım ancak baktım ki baya bir mesai harcatacak, ürküp kaçtım.

Bu veritabanını bir radyo istasyonu için düşünecek olursak süper filtreler oluşturulabilir.

- Tarz

- Yılı

- Belirli zaman periyotlarında ne kadar sıklıkla çalındığı

- Popülaritesi

- Süre uzunluğu

- Düet - Solo

- Enstrumental - Remix

- Kalite (bitrate)

- Ton (armonik olarak)

- Ritmi (tempolu-slov gibi)

- Duygusal etki (mutlu, üzgün, melankolik gibi)

- Temposu (BPM olarak)


Mesela bu ayrıntılara sahip bir arşiv ve bu veritabanını kullanabilecek bir akıllı bir program ile programrama denebilir ki;


Bana 1 saat süre içerisinde melankolik, düet, 90'lardan, pop/rock bir karma yap ve çal.


Program da sana hooop seçip verecek listeyi önüne. Hatta bir de denebilir ki, otomatik oluşturulan listelerde, verdiğin şarkılar 2 gün boyunca otomatik oluşturulan hiç bir listede yeralmasın.


Yazacak şey çok da konuyu fazla çarpıtmayayım.

Eylül 2012

Ersen Tekin bu yanıtı beğendi:

Beşiktaş veya Taksim'de bira içip tavla oynayabileceğiniz mekanlar hangileridir?

Taksim'de Ispanak var, Küçükparmakkapı sokağının bitiminde sağda.
Eylül 2012

Ersen TekinAhmet Faik kişisini takip etmeye başladı

Ahmet Faik, Yazılım Geliştirme Uzmanı, @AhmetFaik

Mvc hayranı, Extjs meraklısı, Proje üretme hastası

Eylül 2012

Ersen Tekin bu yanıtı beğendi:

Neden Amerika'daki yazılımcıların hepsi Apple ürünü kullanıyor?

Çünkü Unix temellidir :)
Eğer Microsoft teknolojileri ile yazılım
geliştirip zaman kaybetmeyecekseniz en iyi tercih Mac kalıyor bence.

Diğer alternatif, Bestbuy'dan Toshiba laptop alıp üzerine Ubuntu kurarak'ta yazılım geliştirebilirsiniz. :) Deneyimle sabittir.
Eylül 2012

Ersen Tekin bir yanıta alt yorum yaptı

Bir fikrin, fikir bazındayken para etmemesi durumunu çok net açıklamışsınız. Özellikle ülkemizdeki çoğu girişimcinin yanlışı da burada bana kalırsa.
Eğer iş modelini çok iyi analiz ettiyseniz ve elinizde projenin genel bir dökümanı varsa, bence ilk işiniz işe koyulmak olsun. Herkesin sıralaması farklıdır ancak b e nce genel sıralama şu şekilde olmalıdır:
  1. Veritabanı Tasarımı (Çok iyi/dikkatli düşünerek kapsamlı tasarlanmalı)
  2. Grafik Tasarım
  3. Çekirdek Kodlama (Veritabanı tasarımı ve proje detaylarına göre nesnelerin ve bazı fonksiyonların, katmanların... vs oluşturulması)
  4. Aktif Kodlama (Tasarım + Proje Detayları + Development)
  5. Test & Test & Test (Test edin ve çözümleyip yeniden test edin)
  6. Private Beta + Feedback
  7. Bundan sonrasında bir süre 5 ve 6 numara arasında devamlı gidip gelin
Bu arada tüm bu maddeler gerçekleşirken 5 numaraya geldiğinizde ya da yaklaştığınızda daha aktif bir şekilde olmak üzere, İş Geliştirme yetisine sahip bir arkadaşınızın " Projenin Geleceği "ni kovalaması lazım.
Bence çekirdek bir ekip; en az 2, mümkünse 3 kişiden oluşmalıdır.
  1. İş Geliştirme yetisine sahip, öngörüleri olan ve içinde bulunduğuz alanlarla alakalı ülkeyi ve dünyayı çok iyi takip eden ve bu bilgilerden yaptığınız iş ile ilgili sonuçlar ve öngörüler çıkaran, ve mümkünse gerektiğinde çok cesur kararlar alabilen bir "Yönetici" gerekir.
  2. Teknik konulara hakim ve ne yaptığını, ne yapacağını ve neyi yapmaması gerektiğini iyi bilen, olası durumda ekip büyüdüğünde projeyi ve ekibi bir arada tutabilecek ve İş Geliştirme tarafı ile kesintisiz bağlantı halinde olabilecek bir "Yazılımcı".
  3. Mümkünse kendini sürekli geliştiren ve gözleri dünyayı farklı görebilen, yaptığınız işin yüzünü tasarlayabilecek ve bunlara ek olarak mümkünse UX (User Experience) tarafında akıl yürütebilen yetenekli bir "Tasarımcı".
Bu tabi bence "Minimum System Requirements" olarak adlandırabileceğim, minimum konfigürasyon :)
Bir çok girişimcinin başlangıçta yaptığı gibi (!), fikir aşamasındayken, ortaya bir şeyler (en azından bir prototip) çıkarmadan önce, ihtiyaçlarını elindeki imkanlardan ziyade, parlak fikrine yatırım alacak ve sonra da kuracağı geniş bir ekibi düşünebilirsiniz. Böyle düşünüyorsanız, yataktan kalkıp bir yüzünüzü yıkayın ve kendinize gelin derim, bununla kendinizi kandırmayın ve zamanınızı harcamayın derim. Çünkü, bu durum siz bir şeyler ortaya çıkarmaya başlamadan gerçekleşmeyecek.
O sebeple, özetle, projenize güveniyorsanız, inanıyorsanız, projenizi birlikte yürütebileceğiniz, "minimum konfigürasyon" ortamını sağlayabileceğiniz, ve sizinle beraber uzun bir yolculuğa çıkmaya hazır olası kişilerle paylaşın ve onları projenize dahil edin. Böylelikle, yola çıkmaya hazır hale gelirsiniz.
Projeniz yaygınlaşmaya ve iş büyümeye başladığında artık daha fazla paraya ve daha fazla iş gücüne ihtiyaç duyabilirsiniz. O durumda yeni kapılar çalmaya/açmaya çalışarak projenin uzun süre daha ayakta durmasını sağlamalısınız. Sonunda, siz ve tüm ekip hazır hissettiğinizde, "Gelir Modeli" aşamasına geçebilirsiniz.
Gelir Modeli konusunda tek tavsiyem şudur ki: "Önce, sadece deneyin!"
Gelir modeliniz ne olursa olsun, bu modeli, private bir kitle ile, ya da kullanıcılarınız ile ve mümkünse az miktarda bir kitle ile "deneyin". Bu denemeyi yaparken, sadece modelinizin çalışıp çalışmayacağını değil, kullanıcılarınız tarafından kabul görüp görmediğini de test etmiş olacaksınız ve tabi daha net olarak modelinizin size ne kadar kazandırabileceğini de daha net ortaya koymuş olacaksınız.
Aslında tüm bu yazdıklarımızdan çıkan ana sonuç bence tek kelimeden ibaret; "Deneyin".
Umarım faydası olur, projenizde başarılar dilerim.
Eylül 2012

Ersen Tekin bu yanıtı beğendi:

Tutacağını düşündüğümüz bir web projemiz var. İş modeli "ücretli üyelik" olan bir web sitesi. Yapılması gereken adımlar sırasıyla nelerdir?

Eğer iş modelini çok iyi analiz ettiyseniz ve elinizde projenin genel bir dökümanı varsa, bence ilk işiniz işe koyulmak olsun. Herkesin sıralaması farklıdır ancak b e nce genel sıralama şu şekilde olmalıdır:
  1. Veritabanı Tasarımı (Çok iyi/dikkatli düşünerek kapsamlı tasarlanmalı)
  2. Grafik Tasarım
  3. Çekirdek Kodlama (Veritabanı tasarımı ve proje detaylarına göre nesnelerin ve bazı fonksiyonların, katmanların... vs oluşturulması)
  4. Aktif Kodlama (Tasarım + Proje Detayları + Development)
  5. Test & Test & Test (Test edin ve çözümleyip yeniden test edin)
  6. Private Beta + Feedback
  7. Bundan sonrasında bir süre 5 ve 6 numara arasında devamlı gidip gelin
Bu arada tüm bu maddeler gerçekleşirken 5 numaraya geldiğinizde ya da yaklaştığınızda daha aktif bir şekilde olmak üzere, İş Geliştirme yetisine sahip bir arkadaşınızın " Projenin Geleceği "ni kovalaması lazım.
Bence çekirdek bir ekip; en az 2, mümkünse 3 kişiden oluşmalıdır.
  1. İş Geliştirme yetisine sahip, öngörüleri olan ve içinde bulunduğuz alanlarla alakalı ülkeyi ve dünyayı çok iyi takip eden ve bu bilgilerden yaptığınız iş ile ilgili sonuçlar ve öngörüler çıkaran, ve mümkünse gerektiğinde çok cesur kararlar alabilen bir "Yönetici" gerekir.
  2. Teknik konulara hakim ve ne yaptığını, ne yapacağını ve neyi yapmaması gerektiğini iyi bilen, olası durumda ekip büyüdüğünde projeyi ve ekibi bir arada tutabilecek ve İş Geliştirme tarafı ile kesintisiz bağlantı halinde olabilecek bir "Yazılımcı".
  3. Mümkünse kendini sürekli geliştiren ve gözleri dünyayı farklı görebilen, yaptığınız işin yüzünü tasarlayabilecek ve bunlara ek olarak mümkünse UX (User Experience) tarafında akıl yürütebilen yetenekli bir "Tasarımcı".
Bu tabi bence "Minimum System Requirements" olarak adlandırabileceğim, minimum konfigürasyon :)
Bir çok girişimcinin başlangıçta yaptığı gibi (!), fikir aşamasındayken, ortaya bir şeyler (en azından bir prototip) çıkarmadan önce, ihtiyaçlarını elindeki imkanlardan ziyade, parlak fikrine yatırım alacak ve sonra da kuracağı geniş bir ekibi düşünebilirsiniz. Böyle düşünüyorsanız, yataktan kalkıp bir yüzünüzü yıkayın ve kendinize gelin derim, bununla kendinizi kandırmayın ve zamanınızı harcamayın derim. Çünkü, bu durum siz bir şeyler ortaya çıkarmaya başlamadan gerçekleşmeyecek.
O sebeple, özetle, projenize güveniyorsanız, inanıyorsanız, projenizi birlikte yürütebileceğiniz, "minimum konfigürasyon" ortamını sağlayabileceğiniz, ve sizinle beraber uzun bir yolculuğa çıkmaya hazır olası kişilerle paylaşın ve onları projenize dahil edin. Böylelikle, yola çıkmaya hazır hale gelirsiniz.
Projeniz yaygınlaşmaya ve iş büyümeye başladığında artık daha fazla paraya ve daha fazla iş gücüne ihtiyaç duyabilirsiniz. O durumda yeni kapılar çalmaya/açmaya çalışarak projenin uzun süre daha ayakta durmasını sağlamalısınız. Sonunda, siz ve tüm ekip hazır hissettiğinizde, "Gelir Modeli" aşamasına geçebilirsiniz.
Gelir Modeli konusunda tek tavsiyem şudur ki: "Önce, sadece deneyin!"
Gelir modeliniz ne olursa olsun, bu modeli, private bir kitle ile, ya da kullanıcılarınız ile ve mümkünse az miktarda bir kitle ile "deneyin". Bu denemeyi yaparken, sadece modelinizin çalışıp çalışmayacağını değil, kullanıcılarınız tarafından kabul görüp görmediğini de test etmiş olacaksınız ve tabi daha net olarak modelinizin size ne kadar kazandırabileceğini de daha net ortaya koymuş olacaksınız.
Aslında tüm bu yazdıklarımızdan çıkan ana sonuç bence tek kelimeden ibaret; "Deneyin".
Umarım faydası olur, projenizde başarılar dilerim.
Eylül 2012

Ersen Tekin bir yanıt verdi.

Eylül 2012

Ersen Tekin bu yanıtı beğendi:

Spor yapmak için en uygun saat aralığı nedir?

Sabah 6:00- 9:00 arasında koşmak, yürümek, okçuluk, deniz yolculuğu, sörf, kürek çekme ve futbol gibi en uygun spor çeşitleri yapılmalı. Bu saatlerde insanın vücut ısısı düşüktür, kas ve eklemleri esnek değildir. Bu nedenle sabıra ihtiyaç duyan spor çeşitleri tavsiye edilir. Eğer profesyonel bir sporcuysanız, bu saatler spor becerlerinin pratiğine uygundur.

Öğleden sonra 15:00 ile 18:00 arası. Tenis, voleybol, halter ve yağın yakılmasına yardımcı olan bol oksijenli sporlar tavsiye edilir. Bu dönemdeki 3 saat günün en iyi saatleridir. Bu saatlerde insan vücudunun ısısı yükselir, kasların gücü ve esnekliği en doğruğuna ulaşır. En rahat nefes alma saati 15:00´te, bu nedenle bu saatlerde spor yaparsanız, daha çok oksijen alırsınız, bol miktarda oksijen ise kalbin daha verimli çalışmasına yardımcı olur. Adrenalin artınca vücudunuz gittikçe güçlenir, acılara dayanma gücü da yükselir.

Saat 18:00 ile 20:00 arası. Bu saatlere uygun spor çeşitleri arasında yüzme, jimnastik, hızlı koşuş, Yoga, Bale ve oksijenli spor yapılmalı. Bu dönemde insanın vücut ısısı en yüksek derecesindedir, bu nedenle kasları da en esnek bu sırada olur; adrenalin salgısı da en yüksek düzeydedir; zor gelen spor da bu 2 saatte kolay olur. Böylece siz de spor çeşitlerine alışırsınız. 
Eylül 2012

Ersen Tekin bu yanıtı beğendi:

İstanbul'da en çok neyi sevmiyorsunuz?

Trafik!
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Sinema

3099 Kişi   300 Soru

Web Uygulamaları

186 Kişi   31 Soru

Mobil Uygulama Geliştirme

118 Kişi   36 Soru

Web Developer

58 Kişi   11 Soru

Oyun

114 Kişi   69 Soru

Mobil Oyunlar

10 Kişi   6 Soru

Elektrik

293 Kişi   67 Soru

Elektronik

431 Kişi   51 Soru

Elektronik Mühendisliği

298 Kişi   22 Soru

Elektronik Devreler

187 Kişi   10 Soru

İnternet Güvenliği

195 Kişi   40 Soru

Pazarlama

693 Kişi   129 Soru

R.P.G. (Role Playing Game)

5 Kişi   1 Soru

Online Marketing

44 Kişi   9 Soru

Guerilla Marketing

11 Kişi   0 Soru

Mobil Pazarlama

40 Kişi   3 Soru

Viral Marketing

5 Kişi   2 Soru

İnternet Tarayıcıları

57 Kişi   30 Soru

Avea

29 Kişi   10 Soru

Vodafone

15 Kişi   15 Soru

Turkcell

24 Kişi   17 Soru

İşletim Sistemleri

165 Kişi   60 Soru

Ruby On Rails

30 Kişi   5 Soru

Bilişim Sistemleri

142 Kişi   57 Soru

Ruby

29 Kişi   9 Soru

Enerji Kaynakları

25 Kişi   27 Soru

Yenilenebilir Enerji

180 Kişi   17 Soru

Energy Conservation

2 Kişi   1 Soru

Konvansiyonel Enerji

3 Kişi   0 Soru