Bilmek istediğin her şeye ulaş

Faruk Karaduman, 

Uluslararası Ticaret

Uluslararası Ticaret ve Finansman son sınıf öğrencisi

Nisan 2015

Faruk Karaduman bu yanıtı beğendi:

Eğer kadın egemen bir toplumda olsaydık kadınlar erkeklere şiddet (fiziksel, duygusal, psikolojik) uygular mıydı?

Bence zaten erkeklerin egemen olmasının sebebi fiziksel olarak güçlü olmalarıdır. Bundan dolayı eğer kadın egemen bir toplum olursa kadınların güçlü olması gerekir. Her hangi taraf bir şekilde güç elde ettiğinde ister istemez diğer tarafın ezileceğine inanıyorum. Şuanda da erkek fiziksel olarak üstün olup şiddet uygulasa bile bazı kadınlar da duygusal ve psikolojik olarak güç gösterisi yaparak karşı cinsi alt ediyor bir şekilde baskı uyguluyor.
Baskı ve şiddet güç dengesi olmayan yerlerde kaçınılmazdır.
Şubat 2015

Faruk Karaduman bir yanıt verdi.

Dış ticaret nasıl bir meslektir?

Dış ticaret nasıl bir meslekten kastınız ne yapar anlamında mı yoksa sektörün nasıl işlediğini mi soruyorsunuz ?
Ocak 2015

Faruk KaradumanSeda Atadan kişisini takip etmeye başladı

Seda Atadan, Tekstilci, @sedaatadan

Aralık 2014

Faruk Karaduman  bu yazıyı beğendi:

Aralık 2014

Faruk Karaduman bir yanıta alt yorum yaptı

çok teşekkür ederim Sevin Hanım , gerçekten ihtiyacım olan cevabı aldım . Yazınızı da hemen okuyorum şimdi , sağolun :)
Yurt dışından Türkiye'ye kargo ile kişisel eşya kapsamında cep telefonu getirmek yasaktır, getirmenizi tavsiye etmem. O nedenle aradaki fark Aliaba'dan gelecek telefon gümrükte takılır özelliklerinin hiçbirinin bir önemi kalmaz, Teknosa'daki telefonun hem garantisi olur hem de sizin olur.
Aralık 2014

Faruk KaradumanSevin Aydınoğlu kişisini takip etmeye başladı

Sevin Aydınoğlu, E-Ticaret Uzmanı, @etradeteacher

Geleceğin işleri esnek zamanlı işler olacak. Teknolojiyi iyi kullanan, yaratıcı, hayatı kolaylaştıran, basitleştiren, eğlenceli yapan kişiler başarılı olacak. Gelecekte, uyanık insanlar değil, dürüst ticaret, dürüst işveren, dürüst çalışanlar değerli olacak. Dürüstlük ve adalet evrensel doğa ve insanlık ilkelerine göre kodlanmış teknolojiler ile izlenebilir ve ölçülebilir olacak. Umut ediyorum.

Aralık 2014

Faruk Karaduman bu yanıtı beğendi:

Aileden ayrı başka bir şehirde yaşamanın zorlukları veya güzellikleri nelerdir?

İnsanın gerçek "kendi"sini bulabilmesi için gereklidir diye düşünüyorum. Bir insan ailesinden uzaklaşınca kendi istek ve tercihlerine göre yaşamaya başlıyor. Normalde karşılaşamayacağın kadar çok insanla dolayısıyla da farklı görüşler, düşünceler, yaşamlar, müzikler, kitaplar, oyunlar ile karşılaşıyorsun. Birilerinin kızı ya da oğlu gibi değil, kendini nasıl görmek istiyorsan öyle davranıyorsun. İnsanları daha derin tanıyorsun.Gerçek dostlar ediniyorsun. Paranın hesabını yapmayı, kendi sorumluluğunu almayı öğreniyorsun. Ailenin önemini ve değerini anlıyorsun.

Olumsuz yanlarına gelirsek, bu zamana kadar düzgün bir kişilik oluşturamamış insanlar aileden uzaklaşınca bocalıyor, kötü arkadaş ve alışkanlıklar edinebiliyor. Dengesini tamamen bozup hayatını altüst edenler bile gördüm maalesef.

Yaptığım açıklamalar daha çok kısa süreli ayrılıklar için. Aileden ayrı yaşamak okul- iş gibi sebepler ile bir süreliğine gerekli ve faydalıdır ama şahsen ben ömrümü ailemden uzak bir şehir ya da ülkede geçirmek istemem. Hayat çok kısa, bu ömrün iyi- kötü çoğu anlarını sevdiklerimle geçirmek tercihimdir.
Aralık 2014

Faruk Karaduman  bu yazıyı beğendi:

Türkiye'de Bir Girişimci

Girişimcilik maceramızda başımdan geçenleri özet olarak buraya aktarmak istedim. Eminim bu yolda ilerleyen birilerine bir nebze de olsa ışık tutacaktır. Elimden geldiğince özet bilgi vermek ve tecrübe aktarmak amacım, ancak gereğinden uzun olacağını hissetsem de zaman ayırıp okumanızı isterim. Özellikle Türkiye'de kendi girişimlerini hayata geçirmek isteyen gençler içindir bu uyarım...

Girişimcilik; yapısı, içinde barındırdığı heyecanları ve dinamikleri itibarı ile evrensel bir şey olmasına rağmen ülkeden ülkeye değişen şartlar ile her yerde farklı bir yapılanma gerektiriyor. Şunu söylemeliyim ki bu yazıyı bundan 8 sene önce yazıyor olsa idim çok daha farklı olabilirdi, ama şimdi yazabiliyorum ve okuyan insanlara 8 yıl değil belki ama birkaç yıl kazandırmak isterim.


Bazılarınızın bildiği gibi kardeşim Hakan ve ben bu siteye gönül veren kişilerden sadece ikisiyiz. inploid öncesinde yaptığımız birçok proje var. Bu projelerin birçoğu kendi geçimimizi sağlayabilmek adına hayata geçirdiğimiz projeler bazısı ise gerçekten bizi bu yolda inanılmaz motive eden ve hep içimizde olan 'insanların hayatında bir şeyleri değiştirebiliriz' düşüncesi temelinde gerçekleşen şeyler. TRINK - Bozuk Para Makinesi (trink.com.tr) projesi ile başladı herşey. Sonrasında da hiç durmadan bir projeden diğerine uçup durduk. Şimdiye kadar yarıda bıraktığımız veya tamamlamadığımız hiçbir proje olmadı, ama paraya dönüştüremediğimiz çok proje oldu :).

Yaptığımız, yaşadığımız her şey karşısında aldığımız yegane ödül tecrübe oldu ve sanırım satın alınması imkansız olan bir şey bu. İnanmayacaksınız ama parayı hiçbir zaman hedefe koymadık. Koymuş olsa idik, hayatımızın 8 yıl gibi önemli bir dönemini sürünerek geçirmezdik. (Mesleklerimiz ve iş tecrübemiz itibarı ile piyasada çok rahat bir yaşama kavuşabilecek insanlar olmamıza rağmen). Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bir girişimciye; iyi bir iş fikri, iyi bir planlama yanında şans da gerekiyor.

Sizlere bu yazıda neler yapmanız gerektiğinden bahsetmek istemiyorum. Zira, hepiniz aşağı yukarı ne yapmanız gerektiğini (yapmıyor/yapamıyor olsanız da) biliyorsunuz. Ama neler yapmamanız gerektiğini bilemiyorsunuz. En azından biz öyle idik. 'Biz' diyorum, çünkü bu macerada en başından beri kardeşim @hakank ile birlikte yürüdüm ve bunu da memnuniyetle dile getirmek isterim.

Yazının odağını dağıtmamak adına çok ayrıntıya girmeden; geçen bu 8 yılda neleri tecrübe hanemize yazdığımızı kısa başlıklar halinde yazmaya başlıyorum:
  • En az onlar kadar iyi yapıyorsanız: Yaptığınız işleri asla küçümsemeyin, bunu yaptığınızı farkederseniz, kafanızı kaldırıp dışarda neler oluyor ve insanlar neler yapıyor bir bakmalısınız. O zaman kendinize ve yaptığınız işe gereken değeri verebilirsiniz belki. En az onlar kadar iyi yapıyorsanız, en az onlar kadar da değer vermelisiniz. Bu noktada kendinize 2 kişiden oluşan ve diğer birçok girişimci gibi sürünmesi gereken varlıklar olarak bakmamanızı öneririm.
  • Taş baş yarar: Devlet desteğini projenizin bir yerlerinde kullanmanız gerekiyorsa ve bundan kaçamıyorsanız, desteği veren kurumun size sunduğu dökümanları iyice okumalısınız. Hatta bununla da kalmayıp bu desteği daha önce alan (mümkünse en son destek dönemine yakın bir zamanda alan) firmalara mutlaka ulaşmalısınız. Türkiye'de yönetmelikler, tüzükler,...vs. değişme hızını görseniz şaşarsınız. Hele de süreç içerisinde yaşanan değişiklikler sizi hiç ummadığınız anda yaralayabilir (Tübitak, Kosgeb ve TTGV tecrübesi yaşamış biri olarak söylüyorum). Umsanız da taş, baş yarar.
  • Hayal kurmakla, hayalde yaşamak çok farklıdır: Bir işiniz varsa ve kendi girişiminizi hayata geçirmek için fırsat kolluyorsanız, işinizi bırakmadan önce çok ama çok iyi bir planlama ve hesaplama yapmalısınız.
  • 'Paranız bitene kadar girişimcisiniz' : Kardeşim Hakan'ın lafıdır ve çok severim. Parasız kaldı iseniz, karar verme mekanizmanız bozulur. O yüzden hayatınızın daha önce hiçbir döneminde GERÇEKTEN parasız kalmadı iseniz bunun nasıl bir şey olduğunu tahmin etmeniz GERÇEKTEN zor olabilir ve tüm bakış açınız sarsılabilir. Biz genelde paramızın olmadığı durumlarda bulunmuş olmamıza rağmen bizi bile etkiledi :). Elbette ki bunu yaşayacaksınız diye bir durum yok ama işin başında herşeyin yolunda gitmeyeceği durumları da aklınızda bulundurmalısınız.
  • Plan ve: Ben yıllarca 'fizibilite ve iyi bir iş planı yapmalısınız' lafını duydum ama gereken önemi o zamanlarda vermemişim. Şimdi şunu kesinlikle söyleyebilirim ki en önemli basamaklardan birisi bu ve kesinlikle atlamamalısınız. Hangi alanda, hangi işi yapıyorsanız ilk işiniz onunla ilgili araştırmalar yapmak olmalı. İş fikrini hayata geçiren firmalar varsa başarılı olmuşlar mı? Olmamışlarsa neden? Nerelerde faaliyetteler? Nasıl bir yöntem izlemişler? gibi. Sizin elinizde olmayan imkanlar başkalarının elinde varsa ve bu imkanlarla çok iyi bir iş çıkarmışlarsa ve buna rağmen başarılı olamamışlarsa, durup bir düşünün derim.
  • Ekip herşeydir: Birileri ile en baştan yola çıktıysanız; 'ekip olmak'; yalnız yola çıktı iseniz 'ekip kurmak' oldukça zor. Belki de sizi en çok zorlayacak olan bu durum (malesef ki) bir çok girişimci tarafından basamak haline gelemiyor ve bir duvar olarak kalıyor. İyi bir ekip değilseniz işiniz normalden birkaç kat daha zor.
  • Bunu gerçekten istiyor muyum: Hayat çok kısa ve zaten hızlı geçiyor. Girişimcinin yaşamının hızını ise anlatamam (anlatılmaz yaşanır). Gerçekten bu kadar kısa bir hayatta, yapacak onca şey varken, bunu gerçekten istiyor musunuz? Bu soruyu aslında en başta sormalısınız kendinize ve olabildiğince dürüst olmalısınız. Sadece işe istediğiniz saatte gitmek için ya da genç yaşta parayı vurup Mercedes'e binebilmek için ya da sizi gören herkesin 'a işte o çocuk bak' demesini istediğiniz için ya da ailenize birşeyler ıspatlamak için girişimci olunmaz, giriş olur sadece. Giriş'im ben diyebilirsiniz sadece, ve çıkışa bakarsınız (bizim motivasyonumuz ilginç bir şekilde hiç bitmek tükenmeyen bir şekilde üretmek'ti örneğin, ve hayatımızın hiçbir döneminde olmadığımız kadar parasız, bir o kadar da çalışkandık bu 8 yılda).
  • Girişimci olsaydı o ne yapardı: Hayatınızın merkezine hangi projeyi koymuş olursanız olun, kararlarınızı alırken asla karar mekanizmanızı dışsallaştırmayın. 'Böyle bir durumda iyi biri girişimci olsa idi ne yapardı?' demek yerine o girişimci siz olmalısınız. Başınıza ne gelirse gelsin, kim ne derse desin, ödevinizi iyi yaparsanız o kararı en iyi veren siz olursunuz.
  • Tecrübeli insanlar: Yaptığınız işi sizden daha iyi yapan ya da daha önce yapmış tecrübeli kişiler ile konuşun. Sadece konuşmakla kalmayıp onların söylediklerini gerçekten ne düşündüklerini anlamaya çalışarak uygulamalısınız. Hem de söyledikleri herşeyi onların bakış açısı ile anlamaya çalışarak. Gördüğüm birçok girişimci için bu tarz konuşmalar sadece onları anlık olarak gaza getiren diyaloglar olarak kalıyor, oysa ki bu tarz tecrübe aktarımlarındaki asıl güç onların sizin projenize olan uygulama yansımaları olmalıdır.
  • Öğrenilmiş çaresizlik: Bu konu o kadar önemli ki, kendini farkettirmeden normal hayatlarındaki birçok insana bile musallat olan -hele ki Türkiye'de- bu psikolojik durum bence Türkiye'de girişimcilerin başındaki en önemli belalardan birisi. 'Öğrenilmiş Çaresizlik nedir?' diyenler için bir ön bilgiyi burada bulabilirsiniz (ö. ç. deneyi, orta alt kısımda). Çıktığınız yolda, başınıza kötü ne gelirse gelsin, o şey hiç gerçekleşmemiş gibi düşünebilme yetisini kazanabildiğiniz gün, hızlı karar verme ve hızlı çözüm üretme yetisini de kazanmaya başlamışsınız demektir. Geriye sadece, özgürce, kendi tecrübelerinizi edinmek kalıyor.
  • Abi bunu herkes kullanacak, bak göreceksin: Birçok girişimci kendi girişimini hayata geçirme sürecinde yaşayacaklarını değil, bu gerçekleştikten sonra olacakları düşünerek işe başlıyor. Yolculuk sırasında başına gelecekleri hesaplamadan/hesaplayamadan. Yani bir ürün üretecekse, ürünün raflardaki halini, internet işi ise, herkesin bunu kullandığını, vb. Bu davranış tarzı, günlük hayatımızda, buluşmak üzere olduğumuz bir arkadaşımıza 'yarım saat sonra ordayım' dememizle aynı şey aslında; biz o anda sadece buluştuğumuz ve onunla karşılaşacağımız o anı hayal ederek konuşuyoruz onunla. Oysa onun yanına giderken belki dehşet bir trafikte kalıyor olacağız, ya da bindiğimiz dolmuş, otobüs, arabamız aniden arıza yapacak. Bunların bazılarını öngöremezsiniz ama öngörebildiklerinize uygun refleksler geliştirmelisiniz. Bunu yapmak için ise önce yolculuğu hayal edebiliyor olmalısınız. Yapacağınız işin güzel hayallerini kurmak sizin kararlarınızı işin başından sonuçlandırmamalı, size alınacak yeni kararlar yaratmalıdır.
  • Bu işe para bulmamız lazım: Projenizde gerçekten paraya ihtiyacınız olduğu an hayallerinizin en yoğun olduğu, ya da ona en yakın olduğunuz an değil, projenizi kesinlikle ve başka hiçbir şekilde ilerletemediğiniz andır (ama bu durum dahi projeden projeye değişiklik gösterir).
Ben ve kardeşim @hakank bugüne kadar birçok şeyi deneyimledik. Burada yazabildiklerim bunların sadece bir kısmı ve benim önemli gördüklerim, daha birçoğunu ve farklılarını da sizler yaşayacaksınız ve umuyorum ki başkalarının da faydalanabilmesi için ve size kulak vermelerini umarak; paylaşacaksınız. Türkiye'de çok ciddi bir davranışsal kültür eksikliği var ve bizlerin yapacak çok işi var.
Aralık 2014

Faruk KaradumanHakan Köse kişisini takip etmeye başladı

Hakan Köse, İnternet Girişimcisi, @hakank

Web Application Development, ASP.NET, C#, SQL Server, Web Design and some passion..

Aralık 2014

Faruk Karaduman bir yanıt verdi.

Hangi tarayıcı ve arama motorunu kullanıyorsunuz?

Operayı tek geçerim :) reklam engelleme özelliği sayesinde canınız sıkılmadan bilgisayar kasılmadan gezinebiliyosunuz
Aralık 2014

Faruk Karaduman bir yanıt verdi.

Türkiye' deki toptancı ve distribütörleri nereden bulabilirim?

yenitoptanci.com işinizi yeterli ölçüde görecektir . Ama gireceğiniz sektöre göre daha fazla alternatifi bankalardan , odalardan , tuik ten , ekonomi bakanlığından bulabilirsiniz
Aralık 2014

Faruk Karaduman bu yanıtı beğendi:

Alibaba.com'dan alacağım Asus marka telefonla, Türkiye'de Teknosa'dan alacağım aynı marka aynı ürün telefon arasında bir fark oluşur mu? Bu iki farklı ticaret işlemi arasındaki farklar nelerdir?

Satıcıya orjinal ürün olup olmadığını sormakta yarar var diye düşünüyorum. Orjinal ürün olsa da, cihazda herhangi bir sıkıntı yaşanması durumunda türkiyede garanti kapsamında olacak mı? Bu da önemli bir detay. Teknosayı her ne kadar tasvip etmesem de, en azından mağazanın yeri belli adresi belli. Herhangi bir sorun çıkması durumunda başvuracağınız yeri biliyorsunuz.
Aralık 2014

Faruk Karaduman bir yanıta alt yorum yaptı

Kişisel Eşya olarak değilde Ticari eşya olarak alıp satmayı düşündüğümü söylesem ? o zaman cevabınız ne olurdu . Çünkü ciddi ciddi düşünmeye başladım
Yurt dışından Türkiye'ye kargo ile kişisel eşya kapsamında cep telefonu getirmek yasaktır, getirmenizi tavsiye etmem. O nedenle aradaki fark Aliaba'dan gelecek telefon gümrükte takılır özelliklerinin hiçbirinin bir önemi kalmaz, Teknosa'daki telefonun hem garantisi olur hem de sizin olur.
Aralık 2014

Faruk Karaduman bu yanıtı beğendi:

Alibaba.com'dan alacağım Asus marka telefonla, Türkiye'de Teknosa'dan alacağım aynı marka aynı ürün telefon arasında bir fark oluşur mu? Bu iki farklı ticaret işlemi arasındaki farklar nelerdir?

Yurt dışından Türkiye'ye kargo ile kişisel eşya kapsamında cep telefonu getirmek yasaktır, getirmenizi tavsiye etmem. O nedenle aradaki fark Aliaba'dan gelecek telefon gümrükte takılır özelliklerinin hiçbirinin bir önemi kalmaz, Teknosa'daki telefonun hem garantisi olur hem de sizin olur.
Aralık 2014

Faruk Karaduman bu yanıtı beğendi:

Meyve ve sebze arasındaki fark nedir? Herkes bir sürü şey söylüyor, sizin bildiğiniz doğru hangisi?

Meyve bitkinin generatif kısmından oluşur. Yani domates, salatalık, biber, patlıcan, elma, portakal aslında bunlar birer meyvedir. Sebze ise bitkinin vegetatif kısmından meydana gelir; marul, lahana gibi :)

Basit olarak; eğer yediğimiz bitki bölümü; tohum içeriyor ve bitkinin çiçeğindeki bazı kısımların gelişmesi ile meydana geldiyse MEYVE, yok eğer, kök, gövde, yaprak ve sadece çiçek veya çiçek tomurcuklarından meydana geldiyse SEBZE deriz.
Aralık 2014

Faruk Karaduman bir yanıt verdi.

Refah sahibi bir toplum olmak için ne tür gelenek ve göreneklerden taviz vermemiz gerekir?

Refah sahibi olmak için tam tersi kendi özbenliğimizden vazgeçmememiz gerekir.. Zaten insanlarımızın artık kullanmakta ısrarcı olmadığı şeyler zamanla yok olmaya kendiliğinden mahkumdur. Kendi hayatımızdan örnek verecek olursak ; eminim hepimiz başkasını taklit eden kendi gibi olmayan insanlardan hazetmeyiz . Onun yerine bizimle fikirleri örtüşmese bile ilkeleri olan , kendisini kararkteriyle kabul ettirmiş kimseleri yanımızda görmek isteriz ve onlarla arkadaşlık kurarız . Taviz vermek yanlış olmuş bence soruda . Taviz verilecek bir gelenek göreneğimizin olduğunu düşünmüyorum.
Aralık 2014

Faruk Karaduman bir yanıt verdi.

Ne kadar özgürüz ve ne kadar özgür olabiliriz?

Aslında ben de bu soruyu kendimi sık sık sorarım , dünyaya geliyoruz ama ilk önce annemize bağımlıyız , bir şekilde büyüyoruz ve sorumluluklarımız artıyor.. Ev geçindirmek durumunda kalıyoruz bunun için çalışmak zorundayız.. Maddi sıkıntımız olmaması için yüksek meblalar kazanmak zorundayız , iyi bir iş için iyi bir eğitim almak zorundayız .. Özgürlük sadece bunların nasıl yapılacağının bize bırakılması.. Ve bunu yaparken de başkasının hakkına girmememiz gerekiyo anayasal bi zorunluluk olarak , yani kısacası çok ta özgür değiliz kardeşim :)
Aralık 2014

Faruk Karaduman bu yanıtı beğendi:

Refah sahibi bir toplum olmak için ne tür gelenek ve göreneklerden taviz vermemiz gerekir?

Refah ile Yozlaşmayı birbirine karıştırmamak gerek.
Refah için insanın çalışıp üretmesi, bilime, sanata, teknolojiye önem verip katkıda bulunması gerekir.
Aralık 2014

Faruk Karaduman bu yanıtı beğendi:

Yurtdışına ne ihraç edersiniz? Hangi pazara, hangi ürünü?

Hangi pazara nelerin ihraç edilebileceği konusu kulaktan dolma bilgilerle, kafadan atılabilecek bir yanıta sığmaz, sığsa da verilen yanıtın doğruluk ihtimali düşüktür. Pazar araştırması başlıbaşına bir bilgi donanımıdır, matematiksel, sosyolojik, coğrafi, yaşam alışkanlıklarına ilişkin çalışmlar yapmayı gerektirir. ÜStelik bu veriler durmaz, her yıl, hatta çeyreklik dönemlerde dahi değişme ihtimalleri taşır. Bu nedenle pazar analizleri için kullanacağımız pek çok güncel-kurumsal site vardır. Kurumsal olmayan verilere güvenmemenizi öneririm, kurumsal olanları dahi akıl süzgecinizde yine de evirip çevirmenizi. Bu konu benim uzunca anlattığım bir konudur ama buna dair bir yazı yakında web sitemde yayınlayacağım. Öncelikle tuik.gov.tr 'ye mutlaka siz de bakmışsınızdır orada en çok ihraç ettiğimiz ürünleri görürsünüz, üstelik ne incirdir, ne de zeytinyağı, ne bal (sıfıra yakındır ihracatımız), ne de reçel otomativ sektörüdür en büyük ihracatın olduğu sektör, elektrik kablolarıdır, beyaz eşyalardır. Bütün Dünya istatistikleri için trademap.org'den yararlanınız. Ülke sadakatleri, yaşam ve tüketim alışkanlıkları için CIA'nın, müşavirliklerin vb. ülke raporlarını inceleyiniz. Bu bilgiler sizi günümüz Dünya'sının gerçek ihracat ithalat eğilimlerine ulaştırır ama bu da yetmez. Geleceğin 15-20-30-40-50'li yaş gruplarının tüketim alışkanlıklarının ne olacağına dair bakış açıları geliştirmeye çalışmak size gelecek planlaması sağlar. Örnek: ABD büyük boy şekerli içecekleri sınırlamaya başladı, obezite ile mücadele ediyor, Veganların propogandaları artıyor, hazır yiyeceklere karşı savaşlar büyümeye başladı, saman ithal ediyoruz, vb. yaşamdaki güncel akışın seyri iyi değerlendirenler için ekonomik bir karşılık taşıyacaktır. Kolay gelsin. Sevin.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Girişimcilik

3474 Kişi   358 Soru

Yabancı Diziler

471 Kişi   64 Soru

İş Hayatı

2329 Kişi   325 Soru

Gerçek Hayat

799 Kişi   99 Soru

Evlilik

351 Kişi   156 Soru

Matematik

674 Kişi   159 Soru

Siyaset (Türkiye)

1423 Kişi   470 Soru

Ticaret

592 Kişi   138 Soru

Zeka

817 Kişi   91 Soru

Aslan Burcu

4 Kişi   2 Soru

Fiziksel Özellikler

20 Kişi   10 Soru

Yüksek İktisatçı

22 Kişi   6 Soru

Divan Edebiyatı

23 Kişi   9 Soru

Yakın Tarih

23 Kişi   5 Soru

İktisadi Düşünürler

25 Kişi   3 Soru

Şiir Kitapları

26 Kişi   7 Soru

Erkek Davranışları

75 Kişi   23 Soru

Borsa

100 Kişi   35 Soru

Devlet Politikaları

190 Kişi   66 Soru

Dış Ticaret

65 Kişi   13 Soru

Uluslararası Ticaret

23 Kişi   6 Soru

AB (Avrupa Birliği)

59 Kişi   32 Soru

Arkadaşlık

98 Kişi   26 Soru

Vücut (Vücut Geliştirme)

29 Kişi   33 Soru

Rasyonalizm (Akılcılık)

19 Kişi   5 Soru

İş Kurmak

176 Kişi   12 Soru

Hayatın Amacı

48 Kişi   22 Soru

Tarih

115 Kişi   148 Soru

Spor (Türkiye)

418 Kişi   204 Soru

Ahlak Felsefesi

235 Kişi   49 Soru