Bilmek istediğin her şeye ulaş

Gencer İşlekter, 

Mimarlık Öğrencisi

Mimarlık Öğrencisi Gencer İşlekter inploid.com'da 0 soru sordu, 4 soru yanıtladı ve 2 takipçisi var.

Paz - 09:30

Gencer İşlekterYolalinda kişisini takip etmeye başladı

Yolalinda, Mimarlık Öğrencisi, @yolalinda

Ağustos 2016

Gencer İşlekter bir yanıt verdi.

Ağustos 2016

Gencer İşlekter bu yanıtı beğendi:

Mimarlık fakültesi akademisyenlerindeki bu egonun sebebi nedir sizce?

Soruyu görünce hızlıca sözlüklerde bir tur attım. Türlü türlü sebepleri var. Kişisel olanı da var, hocasından, ustasından öğrendiği şekilde davranan da var. Bu egonun sebeplerini saymaktansa, bununla nasıl başedebileceğinden bahsetmek daha yararlı olacak sanırım, çünkü o kişiyi düzeleceğini ummak veya düzeltilebileceğini sanmak çok daha zor bir olasılık.

Özellikle mimarlık eğitimde doğrunun ne olduğu doğal olarak belirsizken, akademisyenlerin elinde oyuncak olmak kaçınılmaz görünebilir. Buradaki kritik aralık eğitime bakış açısı ile çözülebilir. Projelerde bahsedilen eleştirilerin çoğunun hocanın kişisel doğruları olduğu unutulmamalı. Asıl önemli aralık projenin sahibinin siz olduğunu unutmayın. Dolayısıyla bir dönem boyunca yoğunlaştığınız, araştırdığınız, üzerinde türlü alternatifler geliştirdiğiniz arsa, senaryo, projeye dair en hakim olan sizsiniz ve öyle davranmak zorundasınız. Fikrinizi savunmaktan, arkanızda durmaktan, laf yetiştirmek değil ama sağlam argümanlarla tartışmaya açabilmek gerekir. Bahsettiğiniz ego da işte tam da bu anda devreye giriyor. Fazla ısrar etmeyin, hiç kritik, tasih almadan veya dikkate alır gibi yaparak ve hatta kendi arkadaşlarınıza, üst sınıftaki öğrencilere ve rahat anlaşabildiğiniz anlayışlı akademisyenlere projenizi danışarak sonunu getirin. Sonunda danışmamınız olan egosu gözünü kör etmiş akademisyene rağmen, kapalı jürideki diğer hocalar ortada iyi bir eser varken görmezden gelmeme ihtimalleri var. Kalsanız bile içiniz rahatsa onu da sorun etmeyin. Laftan anlamaz bir müşteriyle muhattap olmak zorunda olduğunuzu düşünün ve gönül rahatlığı ile defteri kapatın gitsin.

Sadece bizim fakültedeki hocalar nezninde aslında bu mevzu bahis akademisyenler kendi meslektaşları tarafından da uzak durulan, ekibe dahil edilmeyen, fazlasıyla politik olarak idare edilen tiplerdir. Sizin serzenişlerinizi gülümseyerek dinleyen diğer hocalarınız mağdur olmamanız için yardımcı olacaklardır.

Önemli bir nokta ise egosu yüksek gibi görünse de bir de öyle olmama ihtimalleri var. Projenize her getirilen eleştiriyi kişisel algılamayın. Algılamaya ve denileni denemeye çalışın. "Bu hoca bana taktı" kalıbı bizim bölümlerde çok sık rastlanan bir vaka değildir.
Ağustos 2016

Gencer İşlekter bir yanıt verdi.

Mimarlık bölümünde hazırlık dönemini en verimli şekilde nasıl geçirebiliriz?

Photoshop programını öğrenmen çok işine yarayacak. İlk yıl pek autocad falan kullanmayacağın için unutabilirsin photoshopa aban : D
Sergilere gitmen ufkunu açar.
Unutma mimarlık 2+1 daire : D konuttan ibaret değil.
Tasarım ile ilgili kitaplar bulup okursan ilk yıl diğerleri gibi sudan çıkmış balığa dönmezsin. Temel tasarım, grafik tasarım falan
Hayatın Kaynağı romanını oku egonu şişirirsin biraz : D :))) ( bu iş için ego biraz gerekli de ondan : D, fazla değil biraz)
Arkitera(mabedimiz) : D XXI, mimarizm, kotsıfır, mimdap vb. siteleri düzenli takip et çook çok faydasını göreceksin
Entel olma entelektüel ol bol bol oku
Tenin gözleri, Göz ve tin, Algılanan Dünya, Yaşanan mimari, Görünmez Kentler, Görme biçimleri, Mimari Tasarım, Mimarlıkta sunum teknikleri, Bir görsel iletişim platformu olarak mekan gibi kitaplar okuman ufkunu açar. Çığır açarsın (büyük ihtimalle anlamayacaksın ilk okumada öyle iki sayfa okuduktan sonra sıkılıp kitabı atma bir köşeye , olsun sen yine de oku iki defa okur anlarsın :)))
Araştır
Sorgula
Bir tane eskiz defteri al, becerebiliyorsan kendin defter yap daha havalı olur : D
Bol bol çiz, boz, yırt, kes katla elini korkak alıştırma. Gördüğün objeleri nesneleri sokağı çevreyi çiz. Kimse senden Picasso olmanı beklemiyor çizmeye çalış birebir aynısını yapmak zorunda değilsin raad ol ;)
Ha unutmadan Mies, Adolf Loos, Le Corbusier(adamın dibi), Frank Lloyd, Gehry, Libeskind, Zaha Hadid(canııııımmm) vb. kişileri araştır bir bak neler yapmış aslanlarım benim. Bunlarla kısıtlı kalma oooohooo bir sürü var
***
iki sene önce bu soruyu sorduğumda bana sadece biri autocad öğren demişti. Ne programmış arkadaş
Ha bu arada kullandığım emir kipleri için kusura bakmayın ne bilim böyle daha bi tatlı oldu sanki tutamadım kendimi
***
sevgileeeeer
Şubat 2016

Gencer İşlekter bu yanıtı beğendi:

Uygulama projesi çizmek için hangi programları kullanmamız daha kolay olur?

Kolay olan hangi programı ve yöntemi biliyorsanız odur aslında ama kolaydan zora sıralanacak olursa;
  1. Autocad; çok uzun yıllardan beri her versiyonunda kendini geliştirilen ve şu anda da en yaygın kullanılan çizim programıdır. Başlangıcında bu yana teknik çizimi taklit ederek başlasa da şimdi biriken arşiv ve gelişen imkanlarla teknik çizimin çok daha ötesine geçebildi.
  2. Revit; Autocad'ten çok farklı bir mantıkla çalışır özünde. Tüm verileri 3D olarak işlemeniz ve öncesinde çizimde kullanacağınız tüm componentları arşivlemiş olmanız gerekir. Tek cümlede özetlediğim ama oldukça meşakkatli mesaiyi harcamış olsanız dahi, bilgisayar kapasitenizin de çok iyi olması gerekir. En önemli avantajı ise yani ilk aklıma geleni ise tek bir çizim yaparsınız ve tüm plan kesit görünüş ve detayları bir kerede üretmenizi sağlar. Başta söylediğim 3D veriler sayesinde tüm üretimi tek merkez üzerinden halletmiş olursunuz. Autocad e kıyasla alışılmadık (altyapı ve beklentilerin farklılığı) mesai hali, diğer mühendislerin hala autocad kullanıyor olması ve dolayısıyla proje geliştirme aşamasında koordinasyon zorluğu, kapasite olarak pahalı bir yatırım istemesi çizim konusunda henüz ikinci sırada yer almasına sebep oluyor. Son yıllarda ise artık ofisler eleman ararken revit bilinmesini bir başvuru şartı olarak koymaya başladı.
  3. Sketch-Up ise kesinlikle tüm paket bir uygulama projesi üretecek kapasiteye sahip olmamasına rağmen nette yapacağınız kısa bir araştırma ile örneklerini görebileceğiniz güzel 3D detay sunumları hazırlamanızı sağlar. Özellikle mobilya imalatı sırasında ustaya derdinizi anlatmak için verimli olabilir.
Bunların dışında hiç kullanmadığım için bir yorum yapamayacağım ama kullananların olumlu yorumlarına şahit olduğum Archicad programı var. Takip edebildiğim kadarıyla özellikle Autodesk'in piyasaya hakim olmasından sonra yavaş yavaş kaybolan bir program oldu.
Şubat 2016

Gencer İşlekter bu yanıtı beğendi:

Mimarlık okumak istiyorum, hangi üniversitenin eğitimi daha iyidir ve bu mesleğin zorlukları nelerdir?

Gencer çok güzel yazmış. (Sayfadaki hatta sitedeki kişinin görünen ismini yazmaya başlayınca gerisi çıkmayan bu algoritma hangi yüzyıldan acaba? İlla bir yerlere tıklayıp kişinin gerçek isimini, rumuzunu vb bulmak ve kopyalamak gerekiyor geçtiğimiz yüzyılda olduğu gibi.) Tabii öğrenci olduğu için öğrenci açısından bakmış olaya. Anlattıkları okurken mutlaka karşılaşacağınız şeylerdir. Mezun olduktan sonra bu tozpembe öğrenci fantezisi sona eriyor.

Tabii işin içinden bir mimar yazsa belki de daha güzel olur ama ben de gözlemlerimi yazmak istiyorum.

Öğrencilik sonrası hayata baktığımızda yaratıcı bir şekilde bina tasarlayan mimarların diğerlerine oranı %1'i geçmeyecektir. Peki gerçekte ne yapar bu mesleğin erbabı? Öncelikle ince yapı uygulamalarında çalışırlar ve o işi diğer tüm meslek erbabından daha iyi yaparlar. Binaların yarı maliyeti ince yapıya gittiği için mimar çok önemli olur ince yapı aşamasında. Şantiye şefi, ince yapı şefi hatta proje müdürü olabilirler. Bu işlerin kazançları proje boyutuna göre hiç de az değildir ama şantiye ayazı, çamuru, tozu, sıcağı gibi dış etkenlere dayanıklı olmayı gerektirir. O durumda iş uygulamanın doğru yapılmasının sağlanması ya da kontrolüdür. Hazır şantiyedeyken bina inşaatlarında hatta tüm inşaatlarda mimarlar teknik ofiste mühendislerle beraber çalışabilirler. İşleri biraz sıkıcı olabilir tabii ki teknik ofiste. Hakediş hesaplama, iş geliştirme, iş programı yapma ve bin bir türlü organizasyon gibi işleri olacaktır.

Gelelim işin ofis kısmına. Bir mimar ofiste neler yapar? .. Yaratıcı tasarım tabii ki ilk olarak ama yukarıda da bahsi geçtiği üzere asıl tasarım işini mimarların çok küçük bir yüzdesi yapar. Merak etmeyin mimarın yapabileceği tek iş eskiz yapıp onu çizime aktarmak değildir. Tabii ki tasarımı yapmıyorsa bile çizime aktarma işini yapar. 3B Modelleme yapıp video ya da foto renderları olarak proje sunumu hazırlayabilir. Süs püs bir tarafa proje sunumunda idare aslında kütleyi görür görmez bir de ona ait fiyat görmek ister ki mimar o fiyatı da çıkartır yani ofiste de metraj ve hakediş mimarın işidir. Tabii bu işler her ne kadar karmaşık görünse ve bu işler için onlarca program öğrenmeniz gerekir gibi de görünse de gerçek öyle değildir. Çağımızda Allplan, Archicad, IDECad, Revit gibi programlar modelleme, render, çizim, metraj, hakediş hatta iş programını bile bir tek modelleme sürecinde çözmektedir. Okullarda Autocad, 3D Max gibi ilkel programların zorunlu olması sadece hocaların yaşlı olmalarındandır. O devir aslında kapanmış ve en az 10 senedir BIM (Building Information Modelling) yöntemine geçilmiştir. Bu sistem kendi bilgilerini (malzeme, metraj, iş programı vb) içeren elemanlarla çalışmanızı sağlar, dolayısıyla projenin herhangi bir yerindeyken metrajınızı, kesitlerinizi, planlarınızı ya da renderlarınızı kolayca almanızı ya da BIM uyumlu diğer programlarla veri alışverişinizi sağlar. Tabii ki bir mimarın yerini tutmaz, başında akıllı bir mimar, mühendis ya da tekniker oturmalıdır.

Birçok firmanın ortaklaşa sürdürdüğü projelerde tümünü birbirine uyumlu şekilde organize edecek koordinatörlere ihtiyaç duyulur, bu detaylı iş de mimarlar için biçilmiş kaftandır. Aynı şekilde üretilen işlerde ortak formatı ve içerikleri kontrol eden mimarlar yine iş başında olacaktır.

Şimdi diğerleri biraz bozulacak ama her mimar aynı zamanda iç mimar, cephe mimarı, peyzaj mimarıdır. Bu ara mesleklerdekilerin de kullanılması sadece proje boyutlarıyla ilgilidir. Bu ara meslektekiler mimardan farklarının statik öğrenmemek olduğunu düşünürler ama doğru değildir. Öncelikle mimar zaten yeterli derecede statik öğrenmez, ihtiyacı da yoktur, kabaca basit mesnetlenmiş bir kirişi taşımak için en az iki kolona ihtiyaç olduğunu bilmesi yeterlidir. Mimarlar tüm mahallerini zaten tefrişiyle uyumlu bir şekilde oluşturmak zorundadırlar yani projenin çeşitli aşamalarında iç mimariden başlayıp mahalleri ve sonuçta binayı oluştururlar, aynı şekilde binaya uyumlu peyzajı da mimar oluşturmalı, gerekliliklere göre binayı ve araziyi proje sonlanana kadar birbirine uyumlu hale getirmelidir.

Mimarın diğer bir işi ise eski eser niteliği bahşedilip rüşvete bağlanmış şehir döküntülerini restore etmek ve bu amaçla belediyeyi işgal etmiş olan akbabalara usulünce rüşvetlerini dağıtmaktır. Hahaha, okuldaki mimar romantizmine nasıl da uydu şimdi di mi ☺ Restorasyon işi için yine restoratör ara mesleği oluşturulmuştur ama restoratörlük de yukarıda bahsi geçen ara meslekler gibi mimarlık mesleğinin bir alt dalı, bir parçasıdır. Aslında mimarlık mesleğinin en sevimli yanı bence restoratörlüktür. Yeni ağaçlar kesilmez , eski çirkin bir moloz yığını yeniden hayat bulur ve eskilerin özenle oluşturduklarına yakın bir güzelliğe bürünür.

Yukarıda saydıklarımın haricinde bir mimar aldığı derinlemesine çizim eğitimiyle tabii ki iyi bir tekniker ve teknik ressamdır da ki işte mimarların çoğunun yaptığı iş de budur. Hatta her zaman bina da çizmezler, donatı çizen mimarlara bile rastladım meslek hayatımda.
Ocak 2016

Gencer İşlekter bir yanıt verdi.

Mimarlık okumak istiyorum, hangi üniversitenin eğitimi daha iyidir ve bu mesleğin zorlukları nelerdir?

Merhaba
Ben şu an 1. Sınıftayım bir dönem bitti. Ben çok seviyorum bu bölümü ilk yıl kazanamamıştım mimarlığı bir yıl daha hazırlandım. Hangi Üniversitelerde okumam lazım demişsin burdan başlayalım
İTÜ, ODTÜ, MSGSÜ ve de YTÜ Türkiyedeki en iyi mimarlık okulları bunlar a kalite en az ilk 20.000e girmen gerekiyor. Dokuz Eylül, Gazi, Uludağ, İYTE, Anadolu, AGÜ, Akdeniz KTÜ Kocaeli GTÜ bunlar da b kalite diyebileceğimiz türden bunlar için de ortalama 30.000 sıralama gerekiyor. Bu saydığım okullar başarılı bunları tercih edersen iyi olur. Özel üniversiteler hakkında pek bir bilgim olmadığı için onları katmadım elbette başarılı olanlar var Yeditepe, Bilkent, Tobb, Bahçeşehir, Bilgi gibi. En düşük yer Bozok Üniversitesi 55.000 sıralama gerekiyor yani mimarlık okuman için ilk 55.000e girmen gerekiyor( daha az puanla özel üniversitelere de girebilirsin) ama seviyorsan eğer bir yıl daha feda edebilirsin benim gibi. Ben (GTÜde)Gebze Teknik Üniversitesinde okuyorum gayet memnunum. Taban 33.000 sıralamayla alıyor burası. Hem istanbula hem kocaeline yakın tam ortada. Her iki şehirdeki imkanlardan yararlanabiliyosun. Örneğin sergiler, tasarım atölyeleri, kütüphaneler vb. Burası doğayla iç içe bir yer. 30000e yakın bir sıralaman varsa burayı kesinlikle tavsiye ederim. Şimdi de mimarlık bölümünden konuşalım:
1- Çok masraflı bir bölüm hatta en pahalısı
-ortalama 2500-3000 Tl lik bir laptop gerekli Photoshop Autocad Sketchup 3dsmax vb. birçok program öğreneceksin sağlam bir bilgisayar şart. Her hafta maket yapıyosun haliyle kırtasiyelere oluk oluk para harcıyosun. Yine her hafta olmasa da iki haftada bir posterler yapıyosun bunun için de özalitçilere oluk oluk para veriyosun :) Bölüme başlamadan önce biraz photoshop bilirsen harika olur. Ben biliyordum ilk dönem bunun ekmeğini çok yedim :)
2- Garip bir bölüm örneğin sabahlara kadar çalışmış olmana rağmen yaptığın şeyi hocalar beğenmeyebilir. Bir iki saatte yaptığın bir şeyi ise öve öve bitiremedikleri oluyor :)) Eleştiriye çok açık biri olman gerekiyor. Mimarlığı tek kelimeyle anlat dersen ''ELEŞTİRİ'' derim. Sen ne kadar mükemmel birşey yapsan dahi mutlaka eleştirirler. Garip bir bölüm örneğin diğer bölümler gibi hoca anlatsın yazsın tahtaya sen geçir deftere böyle birşey yok burada. Defter tutma gibi bir durum da yok bir eskiz defteri oluyo okadar o da senin kendi çizimlerin. Hocalar gelir önümüzdeki haftaya ödeviniz bu bu der sen yaparak eleştirilerek öğrenirsin yani uygulamalı bir bölüm
3- Biraz çizim yeteneğin olursa çok iyi olur ama olmasa da olur yani kafandaki düşünceyi bir kağıdı buruşturarak da açığa çıkarabilirsin ama bölüme başlamadan önce biraz çizim öğrenmen çok işine yarayacak ama öyle karakalem portre yapacak seviyede olmana hiç gerek yok çünkü eskiz çizeceksin ( taslak resim) imkanın varsa bölüme başlamadan bir kursa gidebilirsin bir bir buçuk aylık bir çalışmayla kendini çook geliştirirsin
4- Soyut düşünebiliyorsan hayal kurmayı seviyorsan yani biraz renkli bir kişiliğin varsa bu sana çok başarı getirir.
5- Az biraz entel olsan harika olur : D çünkü bu bölümde sanat, tarih, sosyoloji, psikoloji, felsefe vb. birçok daldan faydalanabiliyorsun. Yelpazen ne kadar geniş olursa o denli başarılı olursun. Kitaplarla aranın iyi olması gerekiyor değilse sonradan da aranı düzeltebilirsin :)
6-Gezmeyi seviyosan çok iyi çünkü çok geziceksin. İşte müzeler, sergiler, tarihi yapılar, sokaklar vb.
7- Zamanı iyi kullanman idare etmen gerekiyor. Diğer bölümlerde son güne veya son haftaya bırakırsan geçersin ama mimarlıkta böyle bir şey imkansız yani sorumluluk sahibi olman gerekiyor.
8- Kahve içmeyi seviyorsan çok güzel çünkü çok içeceksin. Yeri gelecek sabahlamak zorunda kalacaksın ve kahve kupası en iyi arkadaşın olacak :))
9- Hırslı biriysen, rekabeti seviyorsan, yaptığın işe değer veriyorsan çok başarılı olursun. İlk yıl biraz zor ama mimarlık yarışmaları var bu yarışmalarda bir derece elde edersen ilerde iş görüşmesinde bir adım önde gidersin
10- Az biraz ego da var ise sende yukarıdaki kriterlere uyuyorsan mutlaka bu bölümü yaz çünkü sen mimarlık okumak için doğmuşsun. :)) )
Ocak 2016

Gencer İşlekterMimarlık konu başlığını takip etmeye başladı.

Mimarlık

Mimarlık veya mimari, binaları ve diğer fiziki yapıları(okul, gökdelen...vb.) tasarlama ve kurma sanatı ve bilimidir. İnsanların yaşamasını...

Ocak 2016

Gencer İşlekterAutocad konu başlığını takip etmeye başladı.

Autocad

YÖNLENDİR AutoCAD

Ocak 2016

Gencer İşlekterMimari Tasarım konu başlığını takip etmeye başladı.

Mimari Tasarım

Tasarım, bir planın, bir nesnenin ya da bir inşaat süreci içinde(mimari çizimler, mühendislik çizimleri, iş süreci...vb.) yaratılmasıdır. Ge...

Ocak 2016

Gencer İşlekterAutodesk konu başlığını takip etmeye başladı.

Autodesk

Autodesk, endüstriyel kullanıma dönük profesyonel yazılımlar geliştiren bir ABD firmasıdır. Dünyada en çok kullanılan endüstriyel amaçlı yaz...

Temmuz 2014

Gencer İşlekter  bu yazıyı beğendi:

Yeşil Bir Gelecek Mümkün! Bunu Ne Kadar İstiyoruz?

Canlıların ve Doğanın Katline ve İstismarına HAYIR!
251

“Mimarlık” dediğimiz zaman, maalesef bazı insanların aklına “sadece çizim, sonrada binayı inşa ediyorsun işte”düşüncesi gelmektedir. Böyle bir düşünce konu hakkında bilgisizlikten kaynaklanmaktadır ve binlerce senedir insanlık tarihini şekillendirmesinde yer alan en önemli alanlardan bir tanesini küçümsemektir. Mimarlığın ne olduğuna dair bir sürü farklı tanım getirilmiştir, ancak en özet haliyle iki tane söz paylaşmak isteriz:

“Ben mimarlığa dondurulmuş müzik derim. ” (Johann Wolfgang von Goethe)

“Mimarlık, döneme ait isteklerin uzaydaki (boşluktaki/hacimdeki) tercümesidir. ” (Ludwig Mies van der Rohe)

Mağaralardan çıkıp büyük şehirlere yerleştik. Yaşantımız değişti, birçok şeyimiz gelişti, ve bu şeylerin arasında mimarlık da bulunmaktadır. Öyle ki mimarlık sadece yapı tasarımı olmakla kalmamış, farklı sanatsal kollara da ayrılmıştır. İran ve Çin mimarisi diye ülkeden ülkeye göre değişen, Barok ve Ekspresyonist mimariye kadar akımdan akıma göre değişen bir sanat anlayışı haline gelmiştir.

Maalesef insanlar sadece Pisa kulesine ve Mısır Piramitlerine hayranlık duymaktadır, çünkü gezegenimizde bulunan binlerce diğer inanılmaz yapılardan haberdar olmamaktadırlar. Tıpkı biyolojiyi incelediğimiz zaman “böyle bir canlı mı varmış! Vay be! ” dediğimiz gibi, herkesin övdüğü piramitlerden daha muntazam yapılar da bulunmaktadır. Piramitleri biz de bir insanlık başarısı olarak görüyoruz, ancak gereğinden fazla değer katmıyoruz, hele “uzaylılar yaptı! ” diyebilecek kadar da ileriye gitmiyoruz.

251

Ancak gelecekteki şehirlerin her zaman karanlık, pis, sevimsiz ve her yerin beton ya da başka yapı malzemelerinden inşa edilmiş yapılarla kaplı olduğunu hayal ederiz. İzlediğimiz bilim-kurgu filmlerinden de bunun etkisi altında kalmış olabiliriz. Fakat günümüzde Yeşil Mimarlık (Sürdürülebilir Tasarım, Yeşil Tasarım) dediğimiz bir alan bulunmaktadır. Şimdiden belirtelim ki bu yazımızda yeşil mimarlığın detaylarını vermeyeceğiz, çünkü vermeye kalkışsaydık, bırakın bir makaleyi, kocaman bir kitap yazmamız bile gerekirdi. Burada mimarlığın sadece yapıları tasarlamak ve inşa etmekle kalmadığını, aynı zamanda hem yapının kendisi hem de çevresinin de düşünüldüğünü birkaç görsel ile göstermek istiyoruz. Burada paylaştığımız görsellerin bazıları gerçek yapıların fotoğraflarıdır, bazıları da dijital tasarımlardır.

Eğer fark ettiyseniz, “bina” yerine “yapı” kelimesini kullanıp duruyoruz, çünkü her yapı bir bina değildir (Örnek: köprüler birer yapıdır, bina değil), bu sebeple mimarlık sadece apartman ya da evle kalmaz, bütün şehir tasarımlarına kadar uzanmaktadır. Bu yüzden peyzaj mimarlığından tutun şehir plancılara kadar bir sürü tasarım kolu bulunmaktadır.

Sanıldığının aksine, yapılar “The Sims” oyunu gibi gelişigüzel inşa edilmiyor. Ağaçların konumu, toprak yapısı, Güneş ışığının gelme açısı, mevsimlerde çevredeki değişimler, ortalama rüzgar yönü ve kuvveti, deprem bölgenin derecesi, komşu yapıların sınırı, bina cephesi, çatı şekli, arazi eğimi, çevreden gelen ses düzeyi vb. gibi onlarca şey düşünülmektedir. Bunları kaç mimar ve/veya tasarımcı dikkate alıyor derseniz, maalesef herkesin işini düzgün yapmadığını belirtmek zorunda kalırız. Bir yapı tasarımı ve inşaatı için çevreye verdiği zararı en aza indirmek ve içeride yaşayacak/gezinecek insanların psikolojik sağlığını göz önünde bulundurmak bir şarttır. Bir odanın duvar boyası bile sizin üzerinizde bir etkisi olabilir.

251

Peki demin de bahsettiğimiz gibi bu Yeşil Mimarlık tam olarak nedir? Eğer özetlemek gerekirse, yeşil mimarlıkta çevreye en az zararı verecek, yapı malzemelerini en verimli şekilde kullanacak, yapıda kullanılacak alternatif enerji yollarını sağlayacak (Örnek: Güneş panelleri) bir yapı tasarım anlayışıdır. Bazı faydalarını yazımızın en sonunda paylaştık.

Tıpkı Mimarlığın ayrı tanımları olduğu gibi Yeşil Mimarlığının da farklı tanımları bulunmaktadır, ancak isminden de anlaşıldığı gibi, çevre-dostu yapılardan bahsedilmektedir. Böyle bir tasarım anlayışı hem çevremizi korumakla kalmaz, bütünüyle yaşam tarzımızı ve ülke ekonomisini etkilemektedir. Öyle ki, gelecek aslında karanlık ve pis şehirlerden değil, yeşil ve verimli yapılardan oluşacaktır (ya da en azından günümüz mimarları öyle olmasını hayal ediyorlar) . Yine de, geleceğinin mimarisi Yeşil Tasarımıdır (Green Design) diyebiliriz.

Burada daha fazla detaya girmeyeceğimiz için daha fazla bilgi edinmek isteyenler kaynaklarımıza göz atabilirler. Özellikle TED konuşmalarını dinlemenizi tavsiye ederiz [Kaynak 9] ve paylaştığımız PDF dosyalarını okumanızı isteriz [Kaynaklar 16 & 17]. Şimdi de birkaç tane örnek sunmak istiyoruz.

251
Nanyang Teknolojik Üniversitesi (Singapur)

251
Kaliforniya Bilimler Akademisi

251
Yeşil Çatıya Sahip Bir Bina (Şikago)

251
Yeşil Çatılı Aldar Marketi (Abu Dhabi)

251
Vancouver Batı Kongre Merkezi (Vancouver)

251
Los Angeles’ta Otoyol Üzerinde Bir Park Önermesi

251
Samoo Mimar Ve Mühendislerin Yeşil Çatı Üzerine Bir Çalışması

251
Kuzey Amerika’da Yeşil Bir Duvara Sahip Bir Yapı

251
© Kenneth M. Myner

Yeşil Mimarlık illa "Yeşil" midir? Yani çatısında ya da yanlarında yeşillik barındırıyor diye mi yeşil mimarlığa girmektedir? Bu her zaman doğru değildir. Mesela sırf Güneş enerjisi ile çalışan yapı tasarımları da bulunmaktadır ve bunlar Yeşil Mimariye girmektedir. Doğrusu Yeşil Mimarlık ve Sürdürülebilir Mimarlık iki ayrı alan gibi durmaktadır ancak ortak yönleri fazladır. Peki genel olarak Yeşil Yapıların ne gibi faydaları bulunmaktadır?

(1) Kentsel yaşam alanlarına değer katması.
(2) Binanın değerini artırması.
(3) Yapım aşamasında doğal çevre tahribatının en aza indirilmesi.
(4) Temiz teknolojilerin kullanımı ve geliştirilmesine ortam sağlaması.
(5) Hafriyat ile ortaya çıkan atık malzemenin değerlendirmeye alınması.
(6) Yeşil çatı uygulaması ile yağmur sularının arındırılması.
(7) Yağmur sularının kullanımı ile kanalizasyon sisteminin yükünü azaltma.
(8) Güneş enerjisinden yaralanma.
(9) Doğal ışıktan yaralanma.
(10) Yeşil katmanların güneş ışınlarını yansıtmaması ile sera etkisini oluşturan yansımaları azaltması.
(11) Enerji tasarrufu sağlaması.
(12) Yeşil katmanları ile oksijen üretmesi.
(13) İzolasyon sistemleri ile ısıtma soğutma maliyetlerinin ve karbondioksit salınımının azaltılması.

Kendimizi betondan ormanlar inşa ederek doğadan soyutladığımızı düşünürüz ancak bizler de doğanın bir parçasıyız, bu sebeple küresel ısınma, çevre kirliliği ve benzeri konularda önlem alıp daha sağlıklı bir geleceğe adım atabilmek için bu tarz gelişen teknolojiler ve mimari atılımlar gerekli olmaktadır.

“Kendi topraklarını mahveden bir ulus kendini de mahvetmektedir. Ormanlar yaşam alanımızın ciğerleridir, havayı temizler ve insanlarımıza taze güç vermektedir. ” (Franklin D. Roosevelt)

251


Yazan: Arsel Acar (Evrim Ağacı)

Kaynaklar Ve İleri Okuma:
  1. Wikipedia "Green Building" Makalesi
  2. My Florida Green Building
  3. Building Green
  4. MaxalConstruction
  5. Inhabitat
  6. Architecture
  7. HowStuffWorks
  8. WiseGeek
  9. TED Talks
  10. Wikipedia "Architectural Style" Makalesi
  11. Green Living
  12. PopUp City
  13. Wikipedia "Sustainable Design" Makalesi
  14. ArchDaily
  15. Yeşil Bina
  16. Mimarlar Odası
  17. Cedbik

kaynak: evrimagaci.org/fotograf/43/4660
Temmuz 2014

Gencer İşlekter bir yanıt verdi.

Temmuz 2014

Gencer İşlekterYade Dorbek kişisini takip etmeye başladı

Yade Dorbek, Yüksek Mimar, @anti_social

Toplum düşmanı...

Temmuz 2014

Gencer İşlekterİlayda Kaner kişisini takip etmeye başladı

İlayda Kaner, Mimarlık Öğrencisi, @ilaydakaner

Temmuz 2014

Gencer İşlekter bu yanıtı beğendi:

Mimarların iş hayatı ve yaşam koşulları nasıldır? Mimarlar hayatlarından memnunlar mı?

Mimarlık yapmayı bıraktığım ve sektör değiştirdiğimden bu yana hayatımdan çok memnunum. Aman Allah bozmasın :)
Türkiye'de mimarlık zor zenaat. Maddi olarak tatmin neredeyse yok.
Şöyle bir örnek vereyim hatta: Türkiye'de 130.000 m2 kapalı alana sahip büyük bir eğitim kampüsü projesinin, mimari ve mühendislik proje hizmetleri bedeli 1.100.000 USD. 5.000 m2 kapalı alana sahip orta ölçekli bir Amerikan Elçiliği'nin mimari ve mühendislik hizmetlerinin Amerika'daki bedeli 1.100.000 USD.
Bilmem anlatabildim mi?
Daha Fazla