Bilmek istediğin her şeye ulaş

Gülcan Karabulut Şenel, 

Arkeolog

Arkeolog Gülcan Karabulut Şenel inploid.com'da 1 soru sordu, 6 soru yanıtladı ve 17 takipçisi var.

Şubat 2014

Gülcan Karabulut Şenel  bu yazıyı beğendi:

Biz kadınları hiç sevmedik!

Saçlarını sevdik, hele bir de sarışınsa daha çok sevdik
Ağızlarını sevdik, hele bir de şehvetli ve dolgun ise daha çok sevdik.
Göğüslerini sevdik...
Bacaklarını sevdik, hele bir de sütun gibiyse bayıldık.
Kalçalarını sevdik...
Gerçekten güzel vücutlu ve "çıtırsa" daha çok sevdik...

Yolda, arabada, televizyonda, internette onlara hep "baktık"
Her yerlerine iyice ve dikkatle baktık.
Pek iyi görememiş olacağız ki bir daha baktık.
Bir daha ve bir daha...
Kadınların her yerlerine baktık ama gözlerine ya hiç bakmadık ya da baktığımızda çok geç olmuştu...

Biz kadınlara çok dokunduk! Onlar istese de istemese de dokunduk.
Son yıllarda dini motiflerden güç bulanlarımız oldu.
Eh! Yozlaşan toplum ve geç gelen hatta hiç gelmeyen adalet olunca da 13-14 yaşındaki çocuklara bile dokunmaya başladık! Sapık damgası yemeyi göze alanlar bile şaşırdı çünkü sapık diye haykıran ne kadar azdı!

Kadınlara dokunmada dünya sıralamasında üst yerlere geldik... 2009 itibariyle rakamlar oldukça "umut verici!!! "

% 40 ını sürekli dövdük
%45 ine duygusal şiddet uyguladık (küfür, hakaret, küçük düşürme)
%16 sına zorla sahip olduk (ve olmaya devam ediyoruz)

Tüm bunlara maruz kalan her 3 kadından biri intihara kalkıştı ama biz hiç oralı olmadık (hem bize ne değil mi? Fener ya da Cimbom maç kaybedince çok üzüldük ama kadınlar söz konusu olunca pek oralı olmadık)

% 9 una daha masum birer çocukken bile dokunduk.

Ama onlar hep sustular. Çünkü konuşsalar kimse inanmazdı. "kim bilir neler yaptın ki sana tacizde ya da tecavüzde bulundu amcan ya da komşun" bu da sana ders olsun, türünden tepkiler görecekti.

Ama bu ders o kadar acıdır ki biz erkekler bilemeyiz. Bizlere sorduklarında %25 imiz "bazı durumlarda kadın dövülür" demeyi doğal bir şey gibi dile getirdik. İslami öğreti yalanları ile kadınları, kız çocuklarını bizlerin kölesi yapmaya başladık ve bu çabalar sonuçlarını vermeye başladı. Artık kadınlar o bildiğiniz kadınlar değil! .

% 51'i erkekler ile tartışmayı bile "saygısızlık" sanıyor artık. %36'sı kendisi para kazansa bile parasını nasıl harcayacağına karar veremeyeceğine inanmış ya da inanmak zorunda kalmış. % 52'si "erkek kadından sorumludur" diyecek kadar kadınlığını unutmuş ya da unutturulmuş. % 49'u "erkek ne zaman isterse bana sahip olabilir benim itiraz hakkım olamaz" diyecek konuma gelmiş ya da getirilmiş!

Hal böyleyken kabul edelim biz kadınları kullanmayı çok sevdik. Evde, işte, siyasette, okulda kısacası her yerde...

Parti kongrelerinde sözde liderler konuşurken arka fonda 3-4 kadın vardı hep. Onlardan vitrin yaptık, imaj yaptık. Başörtülü, normal türbanlı, modern türbanlı ve türbansız...

Parti çalışmalarında kapı kapı dolaşanlar hep kadınlardı. Koşturan ve çabalayan hep kadınlardı. Miting olduğu zaman onları ön sıralara toplayıp karanfiller attık üzerlerine ve iki lafın birinde anam, bacım edebiyatı yaptık ama "ananıda al git" demek bize daha çok yakıştı!

"Cennet anaların ayakları altında" diye diye büyütüldük ama anaları hep ayaklarımız altında çiğnedik, ezdik, tepikledik...

14 şubat sevgililer günü ya da anneler gününde bir kaç saat ara verdik ama sonra yine ezmeye devam ettik.

İş verirken bile onları hep düşündük! İş yerinde gözümüz gönlümüz açılsın ya da malum niyetler ile bayan eleman aranıyor ilanı vermeyi çok sevdik.

Bu ülkede kadın olmanın ne kadar zor olduğunu biz erkekler bilemeyiz. Çünkü artık konuşmuyorlar, konuşamıyorlar, konuşturulmuyorlar.

Dini sömüren ve kullanan karanlık zihniyet kendi kadınlarını yetiştiriyor. Susan, itaat eden ve kaybolmuş kadınlar... Kızlar... Hatta çocuklar... Arada vizyon ya da imaj için ortaya "sürülen" kadınlara bakmayın siz onlar da biliyor "kullanıldıklarını" ama artık düzen kurulmuş.

Bu ülkenin kurucusu Atatürk 1930'lu yıllarda Türk kadınına dünyadaki birçok çağdaş ülkeden önceden hak ettiği hakları verdiğinde umutlanmıştık. Çünkü o Atatürk'tü ve Kurtuluş Savaşında bebeğinin kundağında mermi taşıyan anayı ya da cephede erkeği ile göğüs göğüse savaşan bacısını unutmamıştı. İhanet edemezdi ve etmemişti de. Ama biz ihanet ettik! Türkiye nereye gidiyor? Diye soruyor herkes birbirine.

Oysa cevap ne kadar da açık değil mi? Türkiye hızla ve şevkle karanlığa gidiyor. Hatta koşuyor...

Çünkü kadın yok oluyor, yok ediliyor...
Benim annem, kız kardeşim, sevgili kızım yok oluyor...

Kadını yok olan ülkenin gideceği yol bellidir. Karanlık ve onursuz bir gelecek...

Bu işi planlı yürütenler islami motifler ya da örnekler ile kadının ikinci sınıf konuma gelmesini doğal karşılamamızı bekliyorlar. Bu işe Kuran-ı Kerim'i ortak koşmaları ne acı... Mesela miras hukuku; erkek çocuğa 2 pay, kız çocuğa 1 pay ya da kadının erkeğe itaat etmesini empoze eden garip ayet ya da sureler... Belli ki burada büyük bir istismar var. Çünkü tüm Tanrı'nın kendi yarattığını aşağılaması söz konusu bile olamaz değil mi? Kuran'ı kendi amaçları için yorumlayanlar kadını ikinci plana atmayı çok seviyor olabilir ama biz hiç sevmedik.

Lütfen artık kadınlara beyinleriniz ve gözlerinizle bakmaya başlayın.

- *Yazarı için lütfen yorumları okuyunuz..

Kadınlar
Ocak 2014

Gülcan Karabulut Şenel bu yanıtı beğendi:

Aldatma (sadakatsizlik) affedilebilir bir suç mudur? Affedilse hangi şart ve durumlarda affedersiniz?

Aldatma da göreceli bi kavram... Bazıları der ki küçük bi şey oldu vesaire. Benm düşüncem benden başkasını bi anlığına aklından geçirmiş olması bile aldatmadır... Tabi bunu bilemezsinz bi olay olunca aldatıldığınızı anlarsınz ve o an ne kadar sevsem , aşık da olsam bitmiştir. Acısını çekerim pişman olurm belki ama affedilemez. . .
Ocak 2014

Gülcan Karabulut Şenel bu yanıtı beğendi:

Tarihten bildiğiniz, etkilendiğiniz "ırkçılık'' hikayeleri hangileridir?

Irkçılık

1968 olimpiyatlarında 200 metrede altın ve bronz madalya kazanan Amerikalı iki siyah atletin, Tommie Smith ve John Carlos'un siyah deri eldivenli yumrukları havada, başları önde posteri yıllarca hayal dünyamızı ve asıl oda duvarlarımızı süslemişti.

Haberini okuyana kadar aynı karede önde duran, gümüş madalyalı Avustralyalı beyaz atlete kimse dikkat etmemiştir. Adı Peter Norman imiş...

İşte bu atlet 2006 yılında öldü.
Gelelim hikayeye... Mexico City'de 200 metre finali koşulmuş. Amerikalı (siyah) atletler Tommie Smith ile John Carlos birinci ve üçüncü gelirken, ikinciliği Avustralyalı (beyaz) Peter Norman kazanmış.
Madalya töreni için bekledikleri sırada, Carlos, Peter Norman'ın yanına gelerek sormuş:
- İnsan haklarına inanıyor musun?
- Evet, inanıyorum.
- Peki ya Tanrı'ya?
- Bütün kalbimle...

Bunun üzerine, iki siyah atlet kafalarındaki eylem planını açıklamışlar, Norman tereddütsüz katılmış:
- Ben eyleminizi destekleyeceğim, bana ne yapmam gerektiğini söyleyin!
İlk defa, o günler için müthiş bir provokasyon hatta devrim sayılacak bir eylem planlıyor iki genç adam: Amerika'daki ırk ayrımcılığını ve siyahlara reva görülen fakirliği ve ikinci sınıf vatandaşlığı protesto edecekler... Ama nasıl?
Fikir Norman'dan geliyor: bir çift siyah deri eldiven buluyorlar, sağ tekini Tommie, sol tekini John eline geçiriyor; fakirliği sembolize etmek için çıplak ayakla kürsüye çıkıyorlar, başları kederle öne eğik, sıkılı yumruklarını havaya kaldırıyorlar. Önlerinde duran beyaz atlet Peter Norman da, dayanışmasını göstermek için kalbinin üstüne 'İnsan Hakları İçin Olimpiyat Projesi Hareketi'nin kokartını iğneliyor.

Amerikan milli marşı çalarken plan icra ediliyor ve eylem koyuluyor. Ve tabi dünya birbirine giriyor. Amerika ayağa kalkıyor. Olimpiyatlar bile gölgede kalıyor, dünya gazeteleri yumrukları havada siyah atletlerin fotoğrafını birinci sayfadan veriyor...

Amerikan Olimpiyat Komitesi iki siyahın spor kariyerini o saniye bitiriyor. Eylem amacına ulaşmış, Amerika'daki zenci azınlığın durumu dünya gündemine girmiştir. Smith ve Carlos spor hayatlarını (ve buna bağlı olarak geleceklerini) feda etmişler ama dünya tarihine geçmişlerdir. Dünyadaki yüz milyonlarca ezilmiş siyahın ilahı haline gelmişlerdir.

Peki ya Avustralyalı beyaz Peter Norman?anlattılana göre, Norman'ın da hayatı kararmış. Tommie Smith diyor ki: 'Peter, bir beyazdı. O günlerde siyahların haklarını savunma cesareti gösteren, onurlu ve belkemiği sahibi beyaz çok azdı. Peter, Avustralya'ya döndüğünde kimse yüzüne bakmadığı gibi, herkes tarafından yargılandı. Onun da atletizm kariyeri bitti, spor çevrelerinden dışlandı. Tehditler, işsizlik ve tecrit nedeniyle öyle sıkıntılı günler yaşadık ki, üçümüzün de ilk evliliği sona erdi.'

Avustralya Devleti Norman'ı ölene kadar affetmemiş ama... Norman intikamını mezara götürmüş: 1968 Olimpiyatları finalinde ikinci olurken kırdığı 200 metre Avusturalya rekoru hâlâ, 38 yıl sonra kırılamamış.
Ölene kadar süren 'eylem kardeşliği'

İki amerikalı ve bir Avustralyalı 'lanetli' atletin o gün başlayan 'eylem kardeşliği' ve dostlukları ömür boyu sürmüş. Aradan geçen 38 yıl boyunca, yazışmışlar, buluşmuşlar, görüşmüşler.
Peter Norman evinin bahçesinde kalp krizi geçirip 64 yaşında ölene kadar.
Ve şimdi, yumrukları havada olan o gençlerin yanına iliştirilmiş fotoya iyi bakın:

Melbourne'de yapılan cenaze töreni. 'Onurlu beyaz atlet' Peter Norman'ın tabutu, Tommie Smith (solda) ve John Carlos'un omuzlarında! Üç 'eylem kardeşi' son kez omuz omuza...


Rosa Parks Olayı

42 yaşında siyahî bir kadın olan ve Alabama eyaletinin Montgomery kentinde yaşayan Rosa Parks, 1 Aralık 1955 günü, iş çıkışında Clevaland Caddesi otobüsüne binerek, " renkliler " (zenciler) bölümüne oturdu.

Irkçılık

Zencilere ayrılmış bu bölümün kapasitesi, kaydırılabilir bir işaretle belirlendiği için sabit değildi. Otobüs şoförü bu işareti zencilerin bölümünü daraltacak ve hatta tümüyle ortadan kaldıracak şekilde arkaya kaydırabilirdi.
Bir süre sonra bir beyaza yer açmak isteyen şoför, Parks'ın da aralarında bulunduğu dört zencinin oturdukları hizaya geldi ve işareti bir sıra arkaya kaydırarak yerlerinden kalkmalarını istedi.
Üçü buna uydu ama Parks yerinden kıpırdamadı. Şoförün, "Hemen kalk, yoksa polis çağırıp seni tutuklatırım" uyarısını umursamadı.
Otobüs şoförünün polisi araması ardından 42 yaşındaki Parks, kamu düzenine aykırı davranmaktan suçlu bulunarak tutuklandı.

Tutuklanan Parks'a, toplum düzenini bozmaktan 14 dolar para cezası verildi.
İşinden atıldı. İş bulamadı. Öldürüleceği, evinin yakılacağı tehditleriyle karşılaştı..
Aynı kentte yaşayan ve daha sonraları Medeni Haklar Hareketi liderliğini yapacak (ve tabii, 1968'de vurulup ortadan kaldırılacak olan) Martin Luther King'in önderliğinde zencilerin bir yıl sürecek otobüs boykotu başlayıp tüm ülkede yankılandı.

1956 yılında ABD Yüksek Mahkemesi'nin otobüslerde ayırımcılığa son veren kararı almak zorunda kaldı.
Parks'ı ırkçılık mücadelesinde simgeleştiren ve önemli bir kilometre taşı olarak kabul edilen olay işte budur.
Ocak 2014

Gülcan Karabulut ŞenelSağlıklı Yaşam konu başlığını takip etmeye başladı.

Sağlıklı Yaşam

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Ocak 2014

Gülcan Karabulut Şenel  bu yazıyı beğendi:

Sağlıklı Beslenme İçin 28 Öneri

  1. Katkılı ve işlenmiş gıdaları unutun. Kendi yemeğinizi kendiniz hazırlayın. Güzel bir yemek yapmak için çok iyi bir aşçı olmanız gerekmiyor.
  2. Olası gıda zehirlenmelerini önlemek için mutfakta çiğ ve pişmiş gıdaları ayrı ayrı saklayın. Çiğ et ile pişmiş eti ayrık tutun. Kesme tahtaları ve bıçaklar ayrı olsun.
  3. Dondurucudan alınıp çözünen besinleri sonradan tüketim için asla tekrar dondurucuya koymayın.
  4. Tam tahıllı gıdalara olabildiğince meyledin. Bunlar daima yararlı gıdalardır ve glisemik endeksleri düşüktür.
  5. Krakerler, ekmeğe alternatiftir. Özellikle buğdaya alerjisi olanlar için birincil tüketim kaynağı olabilir. Yulaflı veya pirinçli krakerler glüten içermez, çorba, peynir gibi besinlerle de güzel giderler.
  6. Ekmeğinize süreceğiniz yağda trans yağ olmamasına dikkat edin.
  7. Kahvaltılık gevrekler kahvaltılar için ideal besinlerdir. Zengin lif içerikleri ve proteinle enerjinize enerji katar. Sizi tok tutar. Müsli, yulaf ve buğday gevreği gibi gevrekleri her öğün yiyebilirsiniz. Fakat şeker içeriğinin hiç ya da çok az olması koşuluyla.
  8. Yeşil sebze seçerken koyu yeşilleri tercih edin. Koyu renkliler beta karoten ve lif yönünden daha zengin olduğu için daha besleyicidir.
  9. Buharlı tencereleri tercih edin. Buharlı pişen yemeklerde gıdaların besleyici özellikleri daha iyi kalır. Yapılan bir araştırmada pişirilen taze brokolinin önemli antioksidanlarının %97'sini kaybettiği görülmüştür. Ancak 5 dakika boyunca buharda pişirilen brokolide bu oran %11'e düşmüştür.
  10. A, C, E vitaminleir ve folik asit yönüyle zengin olan nar fazlasıyla da antioksidan içerir. Ayrıca nar suyunun kötü kolestrolü düşürücü etkisi bilinmektedir.
  11. Kafeini azaltın çünkü fazla kafein yüksek tansiyon gibi birçok sağlık sorununa neden olur. Bu nedenle kafeinsiz kahveler veya rooibos çayı tercih edin.
  12. Siyah ve yeşil çaylar yaşlanmayı geciktiren antioksidanlar içerir. Çayın hafızayı güçlendirmek, kalp krizi, kalp hastalıkları ve bazı kanser türlerine yakalanma riskini azalttığı biliniyor. Kahve yerine çayı tercih edin.
  13. Ağır kızartmalardan kaçının ve ızgarayı tercih edin. Mutlaka kızartma yapacaksanız zeytin yağı kullanın. Zeytin yağı diğer yağlara göre yüksek ısıda temel yağ asitlerini kaybetmez, bu nedenle daha sağlıklıdır.
  14. Kabuklu deniz ürünleri, kabak çekirdeği, çam fıstığı, tahıl ve bakliyat gibi gıdalar erkek ve kadında seks güdüsünden sorumlu hormonun üretimi için gerekli olan çinkoyu bolca bulundurur.
  15. Günlük beslenmede probiyotik ve prebiyotiklere de yer verilmelidir. Bunu sağlayan gıdalar ise kahvaltılık gevrekler, yoğurt, süt gibi gıdalardır ve bunları bulmak zor değildir. Bahsettiğimiz gıdalar yararlı bakterilerin oluşmasını, kolesterol ve tansiyonu düşürmeyi, mantar oluşumu engellemeyi sağlar.
  16. Mide bulantısının en güzel ilacı zencefilli çaydır.
  17. Kaya tuzu veya deniz tuzunun daha sağlıklı olduğunu düşünen kişiler yanılıyor. Her çeşit tuz benzer miktarda sodyum içerdiğinden ötürü tuzu azaltmak en iyi çözümdür.
  18. Günde en az beş porsiyon meyve yiyin. Bir porsiyon ortalama 80 gramdır.
  19. Kendinize bir meyve sıkacağı alın ve güne sağlıklı bir içecekle başlayın.
  20. Muz, eşsiz bir atıştırmalıktır. İçerdiği bol potasyumla size anında enerji verir. Aşırı alkol sonrası rahatsızlıkların giderilmesinde de faydalıdır.
  21. Papatya çayında, anksiyete ilaçlarının verdiği etkiyi yaratan apigenin adlı bir bileşik bulunur. Her uykudan önce alınan bir fincan papatya çayı daha güzel bir uykuya yardımcıdır.
  22. Uzak durulması gereken on gıda:
    ▪ Yağda kızartılmış şekerli çörek
    ▪ Şeker kaplı kahvaltılık gevrekler
    ▪ Meşrubat
    ▪ Sucuk
    ▪ Şekerli drajeler
    ▪ Hamur işi
    ▪ Salam
    ▪ Sucuk
    ▪ Sosis
    ▪ Cips
    ▪ Börek
  23. Domates mükemmel bir C vitamini kaynağıdır ve içeriğindeki likopen adlı antioksidan prostat kanserini önler. Likopen pişirildiğinde daha etkili olduğu için yemeklerinizde domatesli sosları veya domates püresini deneyin.
  24. Evet, çikolata yararlıdır fakat zararlıdır da. Çikolota tüketimindeki kriteriniz şu olsun: Her gün ille çikolata yiyecekseniz bir parça çikolatayı iki veya üçe bölüp diğer parçaları sonraki günlere saklayın.
  25. Çok yağlı ve kalorili olsalar da fındık ve ceviz gibi sert kabuklu yemişlerin glisemik indeksi düşüktür. Önemli miktarda demir, çinko ve magnezyum içerirler. Doymuş yağ oranları da düşüktür.
  26. Sütü günlük beslenmenize dahil edin.
  27. Akşam ve öğle yemeklerini düşük glisemik indeksli gıdalarla geçirin.
  28. Balın bakteri ve mantar oluşumu engelleyici özelliği o kadar güçlüdür ki yaraların üzerine doğrudan sürülebilir! Bal tüketin. Saman ve polen nezlesine karşı daha dirençli olmayı sağlar.
Eylül 2013

Gülcan Karabulut Şenel bir yanıt verdi.

Eylül 2013

Gülcan Karabulut Şenel bir yanıt verdi.

Aldatma (sadakatsizlik) affedilebilir bir suç mudur? Affedilse hangi şart ve durumlarda affedersiniz?

Bünyemin kaldıramayacağı bir durumdur. Zaten iş bu noktaya kadar geldiyse ilişkide bi sorun var demektir. Aşık oldum ya da sevdim derse sadece saygı duyarım ama biz diye bir şey yoktur artık ortada.

Eylül 2013

Gülcan Karabulut Şenel bu yanıtı beğendi:

Bekareti önemser misiniz?

Ne ilginçtir 18 yaşını görünce "iş öğrensin" diye büyükleri tarafından ellerinden tutulup çok açık olacak ama "karıya götürülen" "milli olduğu" için sırtına vurulan erkeklerimizin kadınların bekaretini tartışması... Gerçi genel olarak bekaret diye sorulmuş ama bekaret denilince nedense ilk kadın gelir akla, çünkü temiz olması gereken kadındır erkeğin elinin kiridir böyle şeyler, ama kadın namustur, helaldir... Komik değil mi bu kadar büyük bir sorumluluğun sadece tek bir cinsin üzerine yüklenmesi ve diğer cinsin bundan hiç sorumlu olmaması... Kadından bekaret adı altında ellenmemişlik isteyen erkeklerimiz; sizin elledikleriniz kim Allah aşkına? Ya sizin el değmemişliğiniz?
Eylül 2013

Gülcan Karabulut Şenel bir yanıt verdi.

Bekareti önemser misiniz?

Bekaretin önemsenmemesi gibi önemseyenin de önemsenmemesi gerekir...
Eylül 2013

Gülcan Karabulut Şenel bu yanıtı beğendi:

Bekareti önemser misiniz?

Bekaret zarı, kız çocuklarının uteruslarının dış etmenlerin zararlarından korunması için evrimsel olarak gelişmiş bir organ. Cinsellikle bağdaştırılması maalesef kaderin bir cilvesi olmuştur.
Kadının bedeni kendisine aittir ve üzerinde istediği tasarrufu yapabilir. Erkeklere bu konuda ahkam kesmek düşmez. Kürtajı tartışmak ne kadar abesle iştigalse, bekareti tartışmak da öyledir.
Eylül 2013

Gülcan Karabulut ŞenelSerkan Köse kişisini takip etmeye başladı

Serkan Köse, Girişimci, @serkan

inploid.com kurucu ortağı, fotoğraf meraklısı (https://www.flickr.com/photos/koseserkan/ ve https://instagram.com/koseserkan/), motosiklet sevdalısı, elektronik yüksek mühendisi, insan ve bir adam. Dünyanın değişebileceğine inanan bir adam...

Eylül 2013

Gülcan Karabulut Şenel bir yanıt verdi.

Beşiktaş İnönü Stadyumu'nun altından tarihi eser çıkacağını 7 yaşından 70 yaşına kadar herkesin öngörmesine rağmen ısrarla orada tarihi eser çıkamaz diyerek kazma vurulması nasıl bir öngörüsüzlüktür? Sonuç ne olacaktır?

Yöneticilerinin 3-5 çanak çömlek dediği, tarihini kendi bilim insanlarından alıp yabancı kazı ekiplerine emanet ettiği, yılda yüzlerce arkeolog mezun olmasına rağmen en fazla 6-7 kişinin atanabildiği, 4 yıl okuduktan sonra mezarcı diye nitelendirildiği, tarihi sadece ecdatlarının tarihinden ibaret zannedenlerin yaşadığı bir ülkede maalesef bu durum beni şaşırtmadı. Sonuç ta stadyum yapılır alkışlarla açılır, stadı yapanlara da ne iyi yaptınız denir : (
Eylül 2013

Gülcan Karabulut Şenel bir yanıt verdi.

Roma dönemine ait paralar hakkında bilgi verir misiniz?

İlk Roma Sikke’leri MÖ 3. yüzyıla dayanır ve bakır ya da bronzdan dökülmüştür. Yarım kilo ağırlığında büyük bakır parçalar halinde dökülmüştür. İlk örneklerinde boğa, kalkan ya da silah motifleri vardır. İlk Roma gümüş Sikke’si MÖ 269 yılında tedavüle girer. Julıus Iulius Ceasar Roma Sikkeleri üzerine motif olarak kullanılan ilk insandır (MÖ 44).
İmparatorluk döneminde altın, gümüş, pirinç ve bakır sikkeler basılır. Sikke yapımcılarının çok kötü Latince konuşuyor ve yazıyor olmalarından dolayı sikkelerde çok fazla yazım hatası vardır.
Nisan 2013

Gülcan Karabulut Şenel  bu yazıyı beğendi:

Yağ Yakımını Hızlandıran Yiyecekler

Yoğurt

Yoğurt, yüksek protein içeriğiyle kilo vermenin lezzetli yollarından biridir. Proteinin vücudu terketmesi uzun zaman alır ve tokluk hissi verir. Yağların yakılmasını hızlandırır.

Kilo

Tarçın
Araştırmalara göre tarçın, kan şekeri değerlerini dengeler. Bu da iştahın kesilmesine neden olur, özellikle diyabet hastaları için. Tarçın bir çok gıdayla birlikte tüketilebilir ve neredeyse her kültürde yeri vardır.

Kilo

Acı Biberler
Acı biberler, capsaicin denilen bir madde içerir. Bu madde metabolizmayı hızlandırır ve tokluk hissi verir.

Kilo

Yeşil Çay
Yeşil çay metabolizma hızını ciddi anlamda etkiler. En iyi şekilde faydalanmak için günde bir kaç kez tüketmek gerekir. Sıcak içilmesi, kalori alımını yavaşlatacağından daha faydalıdır.
Kilo

Greyfurt
Greyfurt, yağ yakıcı maddeler içermese de, kilo vermek isteyenler için az kaloriyle daha tok hissetme yoludur. Her yemekten önce yarım greyfurt yada bir bardak greyfurt suyu içmek, daha çabuk doymayı sağlar.

Kilo

Karpuz
Bol miktarda su içeren besinler vücutta daha fazla yere sahiptir ve vücuda tokluk sinyalleri verirler. Karpuz bunun en güzel örneklerinden biridir. Antioksidan likopen kaynağıdır ve A ve C vitaminleri de içerir.

Kilo

Kahve
Kulağa gerçek olamayacak kadar güzel geliyor ama gerçek. Kahve metabolizmayı uyarır ama bu etki azdır.
Kilo

Kaymaklı Süt
Kaymaklı süt çok fazla miktarda protein ve kalsiyum içerir. Yağsız olmasına rağmen doyurucudur.

Kilo

Balık
Balık, tavuk veya kırmızı ete göre daha doyurucudur. Bunun sebebi balığın protein türüdür. Çoğu balık az yağlı ve Omega 3 yağ asitleri açısından zengindir.
Kilo
Nisan 2013

Gülcan Karabulut Şenel yeni bir  soru  sordu.

Mart 2013

Gülcan Karabulut Şenel bir yanıt verdi.

Mart 2013

Gülcan Karabulut ŞenelEmel Gerçek kişisini takip etmeye başladı

Emel Gerçek, Arkeolog, @cenin

herşey mümkündür!

Mart 2013

Gülcan Karabulut ŞenelHakan Köse kişisini takip etmeye başladı

Hakan Köse, İnternet Girişimcisi, @hakank

Web Application Development, ASP.NET, C#, SQL Server, Web Design and some passion..

Mart 2013

Gülcan Karabulut ŞenelPiramitler konu başlığını takip etmeye başladı.

Piramitler

redirectPiramit

Mart 2013

Gülcan Karabulut ŞenelMüzik konu başlığını takip etmeye başladı.

Müzik

Müzik en genel tanımı ile sesin biçim ve anlamlı titreşimler kazanmış hâlidir. Başka bir deyiş ile de müzik, sesin ve sessizliğin belirli bi...

Daha Fazla