Bilmek istediğin her şeye ulaş

Gemi İnşaatı Mühendisi Hasan Ata inploid.com'da 24 soru sordu, 26 soru yanıtladı ve 50 takipçisi var.

Kasım 2014

Hasan Ata bu yanıtı beğendi:

Sosyal medyada insanların güzel bir arka fon üstüne çok fazla anlamlı söz paylaşması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Üzerine söylenebilecek çok fazla bir şey yok kanımca. Zira insanların bu yazılara mana yüklüyor olabilecekleri kadar, ilgi çekme, bir çeşit statü gösterisi ya da birilerine üstü kapalı mesaj verme kaygısı olarak da görülebilir.

Şahsen ben de çoğu zaman sinir bozucu olarak görsem de insanların tercihi ve buna bakarak kişilik analizi yapmak ya da insanları sınıflandırmak çok da doğru bir davranış değil.
Kasım 2014

Hasan Ata bu yanıtı beğendi:

Fitnessın çoğunluk için asıl amacı sizce ne? Zinde olmak mı, vücut yapmak mı, yoksa sadece sosyal ortamlarda ben fitness yapıyorum demek mi?

Genelde ilk amaç vücut yapmak/zayıflamak oluyor. Bu gazla başlıyorsunuz ama kendinizden biraz tatmin olmaya başladıktan sonra (zaten tam olarak olmanız imkansız), sporun diğer faydalarının farkına varıyorsunuz. Kışın hastalanmıyorsunuz, depresyon gibi şeylerden uzak oluyorsunuz, kendinize güveniniz artıyor, hafızanızı güçlendiriyor, uyku sorununuzu ortadan kaldırıyor... Belki de çok daha fazlası. Hem vücudunuzun geliştiğini görüyorsunuz hem de bu faydaları, o yüzden artık sadece vücudunuz için değil sağlığınız için yapmaya başlıyorsunuz. Sonra da bağımlılık yapıyor. :)
Mayıs 2013

Hasan Ata  bu yazıyı beğendi:

Ölmeden önceki 5 pişmanlık

Ölüm

Palyatif bakım veren bir hemşire, tabiri caizse ölüm döşeğinde olan kişilerin en çok pişman oldukları 5 olguyu kaydetmiş. En çok duyduğu pişmanlık, 'Çok çalıştım keşke bu kadar çalışmayıp hayatımı yaşasaydım. ' olmuştur. Hiç biri anlık zevkleri yapmadığı için pişmanlık duyduğu söylememiştir. Örnek olarak; seks, bungee jumping...
  1. En büyük pişmanlıklardan birisi; 'Hayatta keşke benden istenenleri değil, kendi istediklerimi yapsaydım.' olmuş. Hayatlarının sonlarına doğru gelen bu insanların hayallerini gerçekleştiremeden bu dünyadan ayrılacak olmaları, yaşlarının ve sağlıklarının artık hayallere imkan vermemesi keşkelerin en büyüğü olmuş.
  2. Bu hastaların kendilerini psikolojik olarak kötü hissetmelerini artıran diğer bir pişmanlık; 'Çok çalıştım keşke bu kadar çalışmayıp hayatımı yaşasaydım. ' olmuş. Bu pişmanlık en çok dile getirilen pişmanlık olmuş.
  3. Duyguları tam olarak ifade etmemenin pişmanlığını zaman zaman yaşamış olsak bile bunu bedenimize oturtmuş olmak, pişmanlığı ortaya çıkan bir duygu olmuş. Uyumlu bir çevre sağlayıp, herkesle iyi geçinmeye çalışırken aslında vasat ve bastırılmış bir hayat yaşayanların ilerleyen yaşlarda bu duyguları, cesaretle dışa vuramadığı için stres, bununla birlikte hastalıkların ortaya çıktığı görülmüş.
  4. Ölüme yakınlaştığını düşünen insanların pişmanlıklarından birisi de dostlarını ve yakınlarını kırdığı zamanları düşünüp, 'Keşke aramız böyle olmasaydı.' demek olmuş. Dostlarına ve akrabalarına yeterli değer vermediğini düşünerek pişman olmuşlar. Zamanında gurur duygusuna fazla kapılmanın acısını çekmişler.
  5. En acı olan pişmanlıklardan birisi de, 'Kendimi mutlu edemedim...' Bu pişmanlığın hayatın tamamını kapsadığını düşünürseniz, aslında bunu söyleyen insanların gülerken içten gülümsemeler hissedemediklerini anlamak üzücü bir durum. Bu insanlar alışkanlıklara ve kalıplara sıkışıp kalan ruhlarını yeterince mutlu edemedikleri için pişmanlık duymuşlar...
Hissettiğimiz ve yaşadığımız bir çok duygu olduğu gibi pişmanlık da gerekli bir duygudur. Ancak pişmanlığın anlık olmasına ve sadece ders çıkarılacak bir duygu olmasını diliyorum herkes için...
Nisan 2013

Hasan AtaEce Naz Sonat kişisini takip etmeye başladı

Ece Naz Sonat, İngilizce Öğretmeni, @lorquina

full of questions&always learning

Nisan 2013

Hasan Ata  bu yazıyı beğendi:

Motivasyonu Düşüren Etkenler

1. Amaçsızlık
Eğer bir amacınız yoksa, kendinizi hiç bir şey yapmak istemiyorken bulmanız çok doğal. Net bir yön veya amaç olmadan hayat çok boştur. Biraz düşünün ve ne istediğinizi bulun. Ne tür deneyimler yaşamak istiyorsunuz? İnsanlarda nasıl bir etki bırakmak istiyorsunuz? Nasıl hatırlanmak istiyorsunuz?

2. Zayıf İstek
Konu motivasyon olunca, neden sorusuna çok güçlü bir cevabınız olmalı. Bir amacınız bile olsa, isteğiniz yeteri kadar güçlü değilse, motivasyonunuz kolayca düşebilir. İsteğiniz bu kadar zayıfsa, ya onu güçlendirmek için daha güçlü nedenler bulmalı, yada sizi gerçekten heyecanlandıran bir amaç bulmalısınız.

3. Sonuç Alamama
İnsanların başladıkları diyetleri kısa süre sonra bırakmalarının en büyük sebebi kısa zamanda sonuç alamamalarıdır. Bu kısa zamanda çok beklentiden kaynaklanır. Kendinize mantıklı bir zaman çerçevesi çizin. Doğru adımları attığınızda, gerekli zamanda gerçekleştirilemeyecek bir amaç yoktur.

4. Destek Alamama
Etrafınızdakiler sizin yapabileceğinize inanmıyorken, motivasyonunuzu korumak çok zordur. Bu yüzden size inanan ve destekleyen insanlarla birlikte olun. Ayrıca siz de onlara inanın. Bunların sizde ne kadar pozitif etkiler bırakacağına inanamazsınız.

5. Kendine İnanmama
Harekete geçmek için motivasyonunuz olsa bile, kendinize inanmıyorsanız, sonunda vazgeçip "Yapamayacağımı biliyordum." demeniz çok olasıdır. Negatif düşüncelere kendinizi bırakırsanız, kendinizden şüphe etmeye başlarsınız. Pozitif şeyler düşünün ve aklınızı kendinize güvenle doldurun.

6. Enerji Düşüklüğü
Aklınız ne kadar motive olmuş da olsa, vücudunuzda yeterli enerji yoksa bir şeyler yapamazsınız. Beslenmenize dikkat edin ve egzersizlere önem verin. Enerjiniz yerindeyken çok daha fazlasını yapabilirsiniz.

7. Dikkatin Dağılması
Her yönden dikkatinizi dağıtabilecek şeyler gelecektir. Bununla başa çıkmanın en iyi yolu şuanda yaptığınız şeyin sizi amacınıza ne kadar yakınlaştırdığını düşünmektir.

8. Sıkılmak
Olduğunuz yerden, olmak istediğiniz yere doğru giderken detaylar üzerine çalışmanız gerekir. Ama büyük resim her zaman daha heyecan vericidir. Bu detaylardan sıkılmak, motivasyonunuzu düşürebilir. Böyle zamanlarda başka işler yapıp, yapmanız gereken işe tekrar geri dönebilirsiniz.

9. Negatif İnsanlar
Etrafınızdaki negatif insanlar motivasyonunuzu emer. Bu yüzden onlarla birlikte olmaktan kaçınmalısınız.

10. Kötü Haberler
Medyada sürekli kötü haberlerle karşılaşırız. Dünyada olan kötü şeylere odaklanırsanız, bu da sizin motivasyonunuzu düşürebilir. İyi şeylere odaklanmanız her zaman daha faydalıdır.

11. Eylemsizlik
Bir amaç belirleyen, bir plan yapan ama harekete geçmek için mükemmel zamanı bekleyen bir çok insan vardır. Yeni yılı bekleyenler, önümüzdeki aynı bekleyenler, yazın bitmesini bekleyenler... Harekete geçmek için en doğru zaman, amacınızı belirlediğiniz zamandır. Çünkü o zaman daha istekli olursunuz ve yüksek motivasyonla işe başlarsınız.

12. Net Bir Plan Yapmamak
Net bir planınız yoksa, çok zaman ve enerji harcarsınız. A noktasından B noktasına haritasız gitmek, sizi yorar ve motivasyonunuzu düşürür. Bu nedenle net bir planınız olması, amacınıza ulaşmanız için çok önemlidir.

13. Çok Fazla Amaç
Sadece tek bir amaç bile gerçekleştirilmesi zorken, birden fazla amaç dikkatinizi dağıtır. Muhtemelen hiçbirine ulaşamazsınız. Bu yüzden adım adım ilerlemek ve tek bir amaca odaklanmak daha iyidir.

14. Başarısızlık Korkusu
Bu motivasyonu düşüren en büyük nedenlerden biridir. Bazıları için başarısızlık düşüncesi bile vazgeçmek için yeterlidir. Başarısızlık korkusunu yenmek zordur ama unutmayın ki en büyük başarılar, önceki başarısızlıkların sonucudur.

15. Kendini Başkalarıyla Kıyaslamak
Bazıları kendilerini başkalarıyla kıyasladıklarında baskı hissederler ve motivasyonları yükselir. Ama bazıları içinse bu motivasyon düşürücü bir durumdur. Herkesin birbirinden farklı olduğunu ve bundan 10 yıl sonra ne kadar ilerde olacağınızı unutmayın. İnsanların şuanki başarısının sizi engellemesine izin vermeyin.
Mart 2013

Hasan Ata bu yanıtı beğendi:

Türkiye'nin en önemli on sorunu nelerdir?

  1. Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasına kurulan yeni Türkiye devletinin, millet ve din kavramlarının hala yerine oturmamış olması, bu bağlamda arayışının devam etmesi,
  2. Sanayileşmesinin çok geç kalması,
  3. 1 nci Dünya Savaşı sonrası Kurtuluş Savaşında tükenme noktasına ulaştığından, 2 nci Dünya Savaşından sonraki atılım dönemine katılamaması, ve tüm şahlanma dalgasından kopuk kalışı,
  4. Doğal enerji kaynaklarından mahrum kalmış olması, (bırakılmış olması)
  5. Doğal enerji kaynaklarının yerine koyabileceği nükleer enerjiden enterne edilmiş olması,
  6. 2 nci Dünya Savaşı sonrası Soğuk Savaş döneminin doğal cephesi olması, bu cephede ABD yanlısı olması nedeniyle bölge ülkeleri ile yeterince iyi ekonomik, sosyal, askeri, paktlar, anlaşmalar kuramamış olması, coğrafyası ile ters düşmek zorunda bırakılması (SSCB'ye karşı, Araplara karşı, Aceme tarihi bir miras olarak karşı, Yunana Bulgara karşı... gibi)
  7. Nükleer silahı olanlardan olamayışı,
  8. Ülkenin doğusunun terör yüzünden oldukça geri kalması,
  9. Stratejik konumu abartılı bir avantaj durumunda olduğundan ve her dönem süper güç olma potansiyeli barındırdığından sürekli bütün gelişmiş ülkelerce pres altında tutulması,
  10. Vatansever ve fedakar halkının cahil bırakılması yetmezmiş gibi, vatanseverliğinin elinden alınarak, liberalizm pompalamasıyla fedakarlığının da tehdit edilmesi,
  11. Nihayi adım, gücünü aldığı aile yapısının kültür erozyonuyla bozguna uğratılması,
Ocak 2013

Hasan Ata yeni bir  soru  sordu.

Ocak 2013

Hasan Ata  yeni bir  gönderide  bulundu.

-

Where Has Sally Gone?

SoundHound - instant music search and discovery. Names a tune playing from a speaker in as little as four seconds - and even works if you sing or hum! Get lyrics and top songs for all of your favorite artists.
Ocak 2013

Hasan Ata  yeni bir  gönderide  bulundu.

-

Here I Dreamt I Was an Architect

SoundHound - instant music search and discovery. Names a tune playing from a speaker in as little as four seconds - and even works if you sing or hum! Get lyrics and top songs for all of your favorite artists.
Aralık 2012

Hasan Ata  bu yazıyı beğendi:

Alışkanlıkların Gücü - Charles Duhigg

Bugün hiç yapmadığım bir şey yapacağım ve burada bir kitap incelemesi yazacağım. Bunu ilk kez tecrübe ettiğim için, düşündüğüm kadar etkileyici bir yazı oluşturamaz yada kitapla ilgili tatmin edici bir bilgi parçası sunamaz isem beni affedin. Zira affetmek büyüklüktür denir, onu bilemem ama bence kimsenin küçültmediği kesin.
Anlatacağım kitap Charles Duhigg'in The Power of Habit, yani Alışkanlıkların Gücü isimli kitabı. Kitabın yazarı Duhigg, New York Times'ın ödüllü iş dünyası muhabiri. Kitapta alışkanlıkların neden var olduğunu ve nasıl değiştirilebileceğini zekice ve çok etkileyici bir ifade ile anlatıyor. İnsan doğasını anlayabilmemiz için yeni ve farklı bir bakış açısı ortaya koyuyor. Bu kitabı okuduğunuzda, kendi yaşamınız ve bir çok insanın yaşamında bazı şeylerin nasıl yürüdüğü ve nasıl değiştiği, dönüştüğü hakkında fikir sahibi olacaksınız. Ve hatta daha da ilginç ve etkileyici olanı, kitap kendinizle ilgili bir çok şeyin açıklamasını yapmanızı sağlıyor. Bazı insanların ve şirketlerin kendilerini neden ve nasıl bir çırpıda değiştirebildiklerini, bazılarının ise neden yıllarca uğraştıkları halde değişmeyi başaramadıkları konusunda çok önemli fikirler elde edeceksiniz.
Bu kitap hayat değiştirir cinsten bir kitap oldu benim için.

Kitap Önerileri

Kitabı satın almak isterseniz bulduğum linkler:

idefix.com/kitap/aliskanliklarin-gucu-ch...

dr.com.tr/kitap/aliskanliklarin-gucu/cha...

Gelelim kitap hakkındaki kişisel görüşlerime. Kitabı ilk olarak Tarık Gandur (@tgandur) twitter'da bir tweet yazması ile araştırdım ve satın aldım. Bunun için kendisine teşekkür ederim. Kendisi kitabı "..Uzun zamandır beklediğim bir kitaptı.." diye kısaca yazmıştı.

Kitaptan aldığım en önemli ve kesin bilgi, hayatta gerçekleştirdiğimiz aktivitelerin çok önemli bir bölümünün otomatize bir biçimde gerçekleşiyor olması ve bu otomatik davranışların hayatta aldığımız hemen her karar üzerinde etkili olması. Beyin karar verme sürecinde belli bir sıralamayı takip ederken, söz konusu durum alışkanlıklar olunca bu sıralamanın bir kısmını otomatik olarak atlıyor ve hep aynı döngüyü izliyor; İşaret, Rutin ve Ödül döngüsü.

Arabanızı park ederken beyninizde ne kadar çok olay yaşandığını ancak bütün bunları ne kadar kolayca ve farkında bile olmadan gerçekleştirdiğinizi, sigarayı neden bırakamadığınızı, neden her gün işe hemen hemen aynı yolları kullanarak gittiğinizi, neden ayakkabınızı bağlarken önce hep sağ yada sol ayakkabınızdan başladığınızı veya bazı insanların bir gün aniden kararlar alıp nasıl bambaşka bir yaşama sahip olabildiklerini merak ediyorsanız bu kitap tam sizlik demektir. Bunlar kitaptan çok küçük örnekler.

Kitapta bir çok ilgi çekici ve inanılmaz olaylar anlatılıyor ve bu olayların bilimsel olarak açıklaması yapılıyor ancak ben bunlardan benim dikkatimi çeken bir tanesini burada sizinle paylaşmak istiyorum. Paylaşacağım hikaye biraz da savaş ortamında geçen bir hikaye olduğu için hoşunuza gitmeyebilir, bence de hoş değil, ancak kitabın anlattığı fikir açısından ilgi çekici olduğu için burada paylaşıyorum.

Amerikan birliğinde farklı davranış, gözlem ve kararları ile tanınan bir asker, o dönemde (Amerika'nın Irak'a girdiği ilk yıllarda) gerçekleştirdiği bir gözlem ile son derece sıra dışı bir başarı elde etti. Sorun şu idi, Irak'ta kitleler beşer onar geniş bir meydanda toplanıyor, bağırmaya ve sloganlar atmaya başlıyor, sonrasında bu kalabalığı izlemeye gelen insanlarla beraber kalabalık gitgide büyüyor ve iş öyle bir noktaya geliyordu ki; içlerinden biri bir şişeyi yada taşı etraftaki bir binanın camına atması ile beraber ortalık karışıyordu ve isyan başlıyordu. Bölgedeki yerel güçler, birliğe haber veriyor ve destek istiyor, sonrasında gelen askerler kalabalığı zor kullanarak dağıtıyordu.

Amerikan bölüğünün komutanı, benzer şekilde yaşanan olayların 7-8 farklı video kasetini defalarca izledi ve ardından çok ilginç bir ayrıntıyı farketti. Ayrıntı şu idi; insanlar toplanmaya başlıyor, neler olduğunu izlemeye gelen insanlar merakla toplanıyor ve bu esnada kimsenin farketmediği bir gelişme oluyordu: seyyar satıcılar grubun etrafında toplanıyordu. Satıcılar, su, yiyecek, içecek satmaya başlıyordu ve kalabalık içindeki insanlar yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını gideriyorlardı ve sloganlara devam ediyorlardı. Bu kasetleri izledikten sonra komutan yerel yetkililerden bir istekte bulundu, istek şuydu: "İnsanlar toplanmaya başladığında, alana giren satıcıları engellemenizi istiyorum".

Bu gelişme ile beraber her zamankinden farklı bir şey oldu. İnsanlar toplandılar, bağırmaya ve slogan atmaya başladılar, ve ardından içlerinden bazıları etrafına bakmaya ve hep alışkın oldukları satıcıları gözleriyle aramaya başladılar. Satıcıları göremeyince, acıkanlar ya da susayanlar grubun içinden ayrılmaya başladı (tabii ki hava çok sıcaktı ve su ihtiyacı hat safhadaydı). Bir süre sonra olayı izlemeye gelenler de beklediler, acıktılar ve gittiler. Sonunda kalabalık yavaşça kendiliğinden dağıldı ve herkes evine gitti. İnsanlar otomatik biçimde alıştıkları şekilde davranmaya çalıştılar ancak alışkın oldukları zincir koparıldığı zaman ne yapacaklarını şaşırdılar, çünkü bu durum hiç karşılaşmadıkları bir durumdu ve buna karşı bir sistem geliştirmemişlerdi. İnsan hayatında yer etmiş alışkanlık zincirlerinin ne kadar güçlü olabileceğinin bir göstergesi sayılabilecek bir örnek.

Umarım kitabı okuyanlar faydasını görürler, sabırla bu yazıyı okuduğunuz için teşekkürler.
Aralık 2012

Hasan AtaSmyy kişisini takip etmeye başladı

Smyy, Psikolog, @sumeyye

Aralık 2012

Hasan AtaErdem Kök kişisini takip etmeye başladı

Erdem Kök, Gemi İnşaatı Mühendisi, @kaeshmir

Aralık 2012

Hasan Ata bu yanıtı beğendi:

Genel olarak değişime yaklaşımınız nedir? Her türlü yeniliğe açık mısınız? Yoksa alışkanlıklarınıza ve rutinlerinize bağlı olarak değişim sizin için zor mudur ya da gerekli midir?

Bu değişim konusunu geçen düşündüm bende... Kendi hayatımda fark ettim ki; her değişiklik yaptığımda bunun bende bir süre alışkanlığa dönüştüğünü, bu alışkanlığı (değişimden oluşan alışkanlık bu) bir süre devam ettirdiğimi daha sonra bu alışkanlıktan sıkılıp farklı bir değişime gittiğimde bunun da farklı bir alışkanlığa dönüştürdüğümü fark ettim. Sonra baktım bu değişimlerden ben genelde olumlu etkileniyorum ama olumsuz etkilendiklerim de oluyor ve bunu değiştirmeye çalıştığımda vaktimi baya alıyor. Yani değişim aslında çok basit bir şey ama sizi kötü etkilediğini fark ettiğinizde bu değişimden vazgeçmek istiyorsunuz ki çok geç, artık bir alışkanlık o.


'Hiç değişime açık değilim, sadece alışkanlıklarım ve ben ' diyenlerde aslında yenilikler yaşarlar. Bu anlık olarak gerçekleşmese de belli dönemlerde gerçekleşiyor. Sinsice, fark ettirmeden.


Bir de değişim ne kadar zor ise o kadar da kolaydır ve kesinlikle gereklidir, evet:) ( diye düşünüyorum...)

Kasım 2012

Hasan Ata  yeni bir  gönderide  bulundu.

-

Eternal Sunshine of the Spotless Mind Music Video - YouTube

A very quick made video ,with my favourite bits thrown in and best song out of the soundtrack by Beck. Soundtrack: BECK - Everybody's gotta learn sometimes O...
Kasım 2012

Hasan Ata  yeni bir  gönderide  bulundu.

-

BBC Future Column: Why is it so hard to give good directions? « Mind Hacks

My BBC Future column from last week. Original here. Psychologically speaking it is a tricky task, because our minds find it difficult to appreciate how the world looks to someone who doesn’t know it yet. We’ve all been there – the directions sounded so clear when we were told them. Every step of the journey…
Kasım 2012

Hasan Ata bu yanıtı beğendi:

inploid'deki soru ve yorumumun kimler tarafından beğenildiğini nasıl görebiliriz?

Soru ve yorumların sağ taraflarında bulunan beğenme ve beğenmeme ikonları ile herhangi bir soru ve yorum oylanabilmektedir.

inploiders


Beğenilme durumuna göre beğenme aracının tam ortasındaki sayı değişmektedir. Bu sayıya tıkladığınız takdirde kimlerin beğendiğini görebilirsiniz.


inploiders

Daha Fazla