Bilmek istediğin her şeye ulaş

Yazılım Geliştirme Uzmanı Irfan Bahadır inploid.com'da 1 soru sordu, 13 soru yanıtladı ve 2 takipçisi var.

Nisan 2016

Irfan Bahadır bir yanıta alt yorum yaptı

Enteresan. Ne soruda ne yorumda kötü film iyi film bahsi yapılmamışken... Kendi kızına tecavüz eden adamı, kadına çevirip tecavüz etmeyi, aşık olmayı nasıl bir psikoloji kabullenebilir o da ayrı bir tartışma konusu.
La piel que habito - İçinde Yaşadığım Deri
imdb.com/title/tt1189073/

Kesinlikle izlenmemeli (Kanaatimce).
Temmuz 2015

Irfan Bahadır bir yanıta alt yorum yaptı

Çok merak ettim bu yazıma -1 veren arkadaş acaba filmi izledi de mi verdi? Ne sebeple verdi?
La piel que habito - İçinde Yaşadığım Deri
imdb.com/title/tt1189073/

Kesinlikle izlenmemeli (Kanaatimce).
Haziran 2015

Irfan Bahadır bir yanıt verdi.

Psikolojinizi derinden etkileyen kabullenemediğiniz film hangisidir?

La piel que habito - İçinde Yaşadığım Deri
imdb.com/title/tt1189073/

Kesinlikle izlenmemeli (Kanaatimce).
Haziran 2015

Irfan Bahadır bir yanıt verdi.

Yandex, Google vs. arama motorları olmasaydı internet nasıl bir yer olurdu ve istediğimiz siteye nasıl ulaşırdık?

Şu an aya yada başka gezegenlere gitmek için bir toplu taşıma aracı yada hususi araç yok. Hayat devam ediyor.
Şubat 2015

Irfan Bahadır bir yanıta alt yorum yaptı

Bu açıklayıcı yazınız için çok teşekkürler.
T. C. Anayasası
175. MaddeAnayasanın Değiştirilmesi, seçimlere ve halkoylamasına katılma
(Değişik: 17.5.1987-3361/3 md.)
Anayasanın değiştirilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür. Değiştirme teklifinin kabulü, Meclisin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür.
Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, bu maddedeki kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tabidir.
Cumhurbaşkanı Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları, bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir. Meclis geri gönderilen Kanunu, üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu Kanunu halkoyuna sunabilir.
Meclisce üye tamsayısının beşte üçü ile veya üçte ikisinden az oyla kabul edilen Anayasa değişikliği hakkındaki Kanun, Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği takdirde halkoyuna sunulmak üzere Resmi Gazetede yayımlanır.
Doğrudan veya Cumhurbaşkanının iadesi üzerine, Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanun veya gerekli görülen maddeleri Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir. Halkoylamasına sunulmayan Anayasa değişikliğine ilişkin Kanun veya ilgili maddeler Resmi Gazetede yayımlanır.
Halkoyuna sunulan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların yürürlüğe girmesi için, halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu olması gerekir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların kabulü sırasında, bu Kanunun halkoylamasına sunulması halinde, Anayasanın değiştirilen hükümlerinden, hangilerinin birlikte hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını da karara bağlar.
Halkoylamasına, milletvekili genel ve ara seçimlerine ve mahalli genel seçimlere iştiraki temin için, kanunla para cezası dahil gerekli her türlü tedbir alınır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Milletvekilleri Dağılımı
Parti AdıÜye Sayısı
Adalet Ve Kalkınma Partisi312
Cumhuriyet Halk Partisi125
Milliyetçi Hareket Partisi52
Halkların Demokratik Partisi 27
Bağımsız Milletvekili 13
Demokratik Gelişim Partisi1
Anadolu Partisi1
Elektronik Demokrasi Partisi1
Demokratik Bölgeler Partisi 1
Merkez Parti 1
Millet Ve Adalet Partisi1
Toplam535
Bu durumda meclisteki yüzdeler:
akape : %58
CHP : %23
MHP : %9
HDP: %5

Anayasa değiştirmek için gereken 3/5 oy sayısı 321

HDP barajı geçemezse, diyelim bir %8 oyla barajın altında kalırsa alması gereken 42 milletvekili dağıtılır, bundan 25 adetini akape alır ki bu da şu anki duruma göre 337 sandalye eder ki bu da anayasayı değiştirmeye yeterli olur. Akapenin yolunu belirleyen cumhurbaşkanı zaten amacın başkanlık olduğunu belirttiğine göre yeni anayasa başkanlığı içerecektir ve halk oyuna sunulacaktır. Halkın tutumunu da bildiğimize göre Türkiye gerçekten eskiye dönen yeni bir Türkiye olacaktır. Değişen çok şey olacağını sanmıyorum, zaten ülkemiz 13 senedir tek adam yönetimiyle yönetiliyor. Şu anda illegal olarak yapılan bazı şeyler artık legal olarak yapılacak ve baştakilerin suç dosyaları daha da kabarmayacaktır. Ben sayısal bir analiz yapmak istedim, politik ve sosyal açıdan durumun ne olacağını irdelemeyi de sizlere bırakıyorum.

kaynaklar:
tbmm.gov.tr/develop/owa/anayasa.maddeler...
tbmm.gov.tr/develop/owa/milletvekillerim. . .
Şubat 2015

Irfan Bahadır bu yanıtı beğendi:

2015 seçimleri sonrası (HDP'nin barajı geçemediğini varsayarsak) Türkiye'yi neler bekliyor?

T. C. Anayasası
175. MaddeAnayasanın Değiştirilmesi, seçimlere ve halkoylamasına katılma
(Değişik: 17.5.1987-3361/3 md.)
Anayasanın değiştirilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür. Değiştirme teklifinin kabulü, Meclisin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür.
Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, bu maddedeki kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tabidir.
Cumhurbaşkanı Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları, bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir. Meclis geri gönderilen Kanunu, üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu Kanunu halkoyuna sunabilir.
Meclisce üye tamsayısının beşte üçü ile veya üçte ikisinden az oyla kabul edilen Anayasa değişikliği hakkındaki Kanun, Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği takdirde halkoyuna sunulmak üzere Resmi Gazetede yayımlanır.
Doğrudan veya Cumhurbaşkanının iadesi üzerine, Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanun veya gerekli görülen maddeleri Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir. Halkoylamasına sunulmayan Anayasa değişikliğine ilişkin Kanun veya ilgili maddeler Resmi Gazetede yayımlanır.
Halkoyuna sunulan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların yürürlüğe girmesi için, halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu olması gerekir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların kabulü sırasında, bu Kanunun halkoylamasına sunulması halinde, Anayasanın değiştirilen hükümlerinden, hangilerinin birlikte hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını da karara bağlar.
Halkoylamasına, milletvekili genel ve ara seçimlerine ve mahalli genel seçimlere iştiraki temin için, kanunla para cezası dahil gerekli her türlü tedbir alınır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Milletvekilleri Dağılımı
Parti AdıÜye Sayısı
Adalet Ve Kalkınma Partisi312
Cumhuriyet Halk Partisi125
Milliyetçi Hareket Partisi52
Halkların Demokratik Partisi 27
Bağımsız Milletvekili 13
Demokratik Gelişim Partisi1
Anadolu Partisi1
Elektronik Demokrasi Partisi1
Demokratik Bölgeler Partisi 1
Merkez Parti 1
Millet Ve Adalet Partisi1
Toplam535
Bu durumda meclisteki yüzdeler:
akape : %58
CHP : %23
MHP : %9
HDP: %5

Anayasa değiştirmek için gereken 3/5 oy sayısı 321

HDP barajı geçemezse, diyelim bir %8 oyla barajın altında kalırsa alması gereken 42 milletvekili dağıtılır, bundan 25 adetini akape alır ki bu da şu anki duruma göre 337 sandalye eder ki bu da anayasayı değiştirmeye yeterli olur. Akapenin yolunu belirleyen cumhurbaşkanı zaten amacın başkanlık olduğunu belirttiğine göre yeni anayasa başkanlığı içerecektir ve halk oyuna sunulacaktır. Halkın tutumunu da bildiğimize göre Türkiye gerçekten eskiye dönen yeni bir Türkiye olacaktır. Değişen çok şey olacağını sanmıyorum, zaten ülkemiz 13 senedir tek adam yönetimiyle yönetiliyor. Şu anda illegal olarak yapılan bazı şeyler artık legal olarak yapılacak ve baştakilerin suç dosyaları daha da kabarmayacaktır. Ben sayısal bir analiz yapmak istedim, politik ve sosyal açıdan durumun ne olacağını irdelemeyi de sizlere bırakıyorum.

kaynaklar:
tbmm.gov.tr/develop/owa/anayasa.maddeler...
tbmm.gov.tr/develop/owa/milletvekillerim. . .
Şubat 2015

Irfan Bahadır bu yanıtı beğendi:

Ebeveynlerin küçük çocuklarını dudağından öpme davranışı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Başlangıçta bu tip davranışlar çocuğa iyi gelmekle birlikte zamanla bu duygular çok yoğunlaşır. Bu duyguların yoğunluğu hem beyin gelişimini bozar, hem de çocuğun cinsel kimlik gelişimine zararı olur. Bu çocuk büyüdüğünde anne veya baba türevi partnerlere ilgi duyar. Seçtiği kişi ona hiç uygun olmadığı halde sırf anne veya babaya benzeştiği için bir partnere otomatik yönelir.

Annelik yapacak böyle bir kadını arayan erkek tıpkı bir annenin çocuğuna davrandığı gibi şefkatli davranan kadınlara ilgi duyar. Burada ilişki ilerledikçe daha da bir anne çocuk ilişkisine dönüşür. Bu duygular başlangıçta karşılıklıdır ve sorun yaratmaz. Hatta ilişkinin temeli bu yapı üzerine kuruludur. Ancak zamanla erkek kadına öfkeyle, sürekli bana annem gibi müdahale ediyorsun diyebilir.

Küçükken baba sevgisini yeterli düzeyde alamayan ve inanılmaz yüksek alan kız çocuğu ise bu sevgiyi babasına fiziksel veya ruhsal benzeyen erkeklerden almaya çalışır. Bu yapıdaki erkek ve kadın karşılıklı olarak birbirini seçer. Kadın erkeği sıklıkla bir baba gibi görmektedir.Erkeğin güçlü ve sahiplenici olması, hata yapmaması kadına iyi gelir. Erkek ise eşini çocuğu gibi görür. Burada da ilişki zamanla karşılıklı olarak mekanikleşir. Kadın otorite figürü olan eşine duygularını tam olarak ifade edemez.

Benzer şekilde çocukla aynı yatakta yatma veya aşkım, sevgilim gibi ifadeler kullanmada uygun değildir. Ayrıca vajinismus, cinsel isteksizlik, erken boşalma veya aşırı cinsel istek ve sık mastürbasyon gibi cinsel sorunlar görülür.
Şubat 2015

Irfan Bahadır bu yanıtı beğendi:

Ebeveynlerin küçük çocuklarını dudağından öpme davranışı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok doğru olmadığını düşünüyorum. Ailede roller ve bu rollere karşılık gelen davranışlar çok katı olmasa da belli sınırlarla belli olmalıdır.
Dudaktan öpüşmek anne-babanın yaptığı bir şeydir. Eğer anne-baba çocuğu dudaktan öperse, bir süre sonra kardeşler de kendi aralarında dudaktan öpüşmeyi deneyebilir. Çocuğun dudaktan öpüşmenin özel bir şey olduğunu öğrenmesi açısından doğru olmadığını düşünüyorum.
Benzer şekilde anne-babanın çocuğa sıklıkla "aşkım" "sevgilim" şeklinde ifade etmesini de çok doğru bulmuyorum. Bu ifadelerin anne-baba arasında kalması daha uygun. Bu sayede çocuk ebeveylerinden farklı bir rolü olduğunu daha kolayca benimseyecektir.
Şubat 2015

Irfan BahadırSiyaset (Türkiye) konu başlığını takip etmeye başladı.

Siyaset (Türkiye)

Siyaset veya Politika, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış. Siyaset kelimesi Arapça Seyis (At Bakı...

Şubat 2015

Irfan Bahadır bir yanıt verdi.

Responsive tasarımla yapılan web sitesi, işlevsellik ve tasarım açısından Mobil Yazılım'ın yerini tutabilir mi?

İşlevsellik açısından tutmaz. Tasarım açısından ikisinde de aynı tasarımı kullanmanız mümkün. Responsive bir tasarımınız varsa mobil uygulamanızı birebir, websitenizi mobil tarayıcıda açtığınızda görünen tasarımla yapabilirsiniz. Uygulamanızın hızlı olmasını istiyorsanız html olarak hazırlayıp sadece dinamik olarak gelecek içeriği javascript ve json ile inetterneten almanız işlevselliği arttıracaktır. Yani bir mobil uygulama yapıp siteyi uygulama içi tarayıcıdan açmak yerine, sitenin tüm dosyalarını uygulamanıza gömüp sadece değişiklik gerektiren içeriği internetten çekecek şekilde ayarlayabilirsiniz. Ayrıca bu işi tüm mobil cihazlarda çalışacak şekilde yapmanızı sağlayan bir sürü framework var.
Şubat 2015

Irfan Bahadır bir yanıt verdi.

Teknoloji ile sosyalleşir miyiz yoksa yalnızlaşır mıyız?

İnternetten önce birisi hakkında "Çok sosyal birisi" dendiğinde aklıma gelen şey onun çok arkadaşı olan, arkadaşlarıyla vakit geçiren, insanlarla sürekli iletişim halinde olan yani çevresi geniş olan biri olduğu yönündeydi. O zamanlar iletişim kurmanın telefon yada yüz yüze görüşmek dışında pek fazla bir yolu yoktu. Bugün bakınca gördüğüm tek fark iletişimin başka başka kanallardan yapılabiliyor olması. Yani bir Twitter fenomenine asosyal demek yada çok sosyal demek kişinin bakış açısına göre değişmeli mi, tartışılır (:
Şubat 2015

Irfan Bahadır bir yanıt verdi.

Türkiye'de artık şu değişsin dediğiniz şey nedir?

Şu muhalefet partileri/liderleri bir değişsin artık /:
Şubat 2015

Irfan Bahadır bir yanıt verdi.

Dünya bilim, sanat, edebiyat, teknoloji, uzay, gezegenlerin keşfi, hastalıklara çare için uğraşırken; bizim ülkemizde neden insanların cinsiyet, renk, kimlikleri ve dinleri vs ile uğraşılıyor? Bu neyin göstergesidir? Ne zaman aşacağız bunları?

İş muhalefetten geçer. Bu ülkede iktidar partsinin her lafına tuzla koşmak yerine işine bakacak aklı başında muhalefet olmadıkça daha çok görürüz bu kavgaları.
Şubat 2015

Irfan Bahadır bir yanıta alt yorum yaptı

Bu konuda Erkan Taylan'a katılıyorum. Çocukları ödüllendirmek gerçekten çok dikkat edilmesi gereken bir şey. Bir çocuk için verilebilecek en kaliteli hediyenin sevgi, ilgi ve taktir olduğunu düşünüyorum.
Bence okumayi alistirmak icin odul sunabilirsiniz. Kitabi bitir sunu alirim veya suraya gideriz birlikte gibi seyler soylenebilir (yapilmak sartiyla) ondan sonra surekli tekrarlanmasi bunu pekistirecegi icin belki ileride odul istemeden aliskanlik olarak okumaya devam eder fakat yasina uygun odul secmekte lazim cunku onu onemsemesi gerek ki dort elle sarilsin.
Şubat 2015

Irfan Bahadır bir yanıt verdi.

8 yaşındaki bir çocuğa kitap okumayı nasıl özendirebiliriz?

Çocuk psikolojisinden anlamam, anlayan arkadaşlar cevaplamış yada cevaplayacaktır ama şu konuda bazı arkadaşlara katılmıyorum. Çocuk her zaman aileden gördüğü şeyi yapmıyor. Şöyle ki babası ilkokul öğretmeni (40. Yılında emekli olmuş) ve her fırsatta kitaplar devirmiş, öğrencilerini ve çocuklarını sürekli kitap okumaları yönünde teşvik etmiş bir adamın çocuğu veya babası din adamı, evinde koca salon duvarı büyüklüğünde kütüphanesi olan, okumakla yetinmeyip yazan insanlar var çevremde. O çocuklar bu kitap furyasının içinde büyümesine rağmen okumuyor. Ve kimi arkadaşlarım var ki babası annesi okuma yazma dahi bilmezken, yada bilse bile hiç okumazken kendisi için kitap yaşam tarzı olmuş.
Ocak 2015

Irfan Bahadır bu yanıtı beğendi:

En iyi öğrenme tekniği sizce nedir?

Tek kelimeyle açıklarsam; merak.
Ocak 2015

Irfan Bahadır bu yanıtı beğendi:

Bir girişim sıfırdan başlayarak nasıl hayata geçirilir?

Uzun zamandır yazmak istediğim bir konu bu. Sorunun yanıtı oldukça ayrntılı ve uzun ancak ben burada süreci farklı bir bakış açısı ile ele alarak ve iş süreçlerinin gerçeklenmesine odaklanarak yanıtlamak istiyorum. Ayrıntılı bir yanıtı da Hakan Köse (@hakank) vermiş.

Girişimcilik süreçlerinde yaşadıklarımızı daha matematiksel bir modele oturtarak bir yapı oluşturduk. Bu yapı, yapılması gerekenleri ne zaman ve nasıl yapmamız gerektiğine dair bize ipucu veriyor ve bu sayede daha sağlıklı ilerleyebiliyoruz. Aşağıdaki yapıyı, fırsatım olursa İngilizce olarak da yazmak istiyorum. Yurtdışındaki girişimci arkadaşlara da yardım edelim :p :). Gelelim yanıta; konu farklı basamaklardan oluşuyor:
  1. Fikir Aşaması ve ekip kurma
  2. Başlama aşaması
  3. Ürün/Market uyumu
  4. Ürünleşme, pozisyonlama ve gelir
  5. Yatırım: 2. basamaktan itibaren her an gerçekleşebilir
Ben burada 2., 3. ve 4. maddelere ağırlık vereceğim. 1. madde için Fikir geliştirme yöntemleri nelerdir? veya Yeni bir girişim projesi için ihtiyaç olan takım arkadaşları nasıl bulunur? sorularına, 5. madde içinse; Yatırımcılar internet sitesine yatırım yaparken nelere dikkat etmektedir? , Yatırımcıya giderken nelere dikkat etmeli? sorularına ve Yatırım veya Risk Sermayesi ağına bakabilirsiniz.
Gelelim ilgili maddelere. Fikriniz var, ekip tamam ve işe de başlamak istiyorsunuz. Bu konuda gereken bilgiye de sahipsiniz. Ne yapmalısınız? Bu konuya biraz farklı yaklaşmayı planlıyorum. Buna bağlı olarak da matematiksel bazı bilgileri vererek devam etmem gerekiyor. Bu bilgilerle ilgili olarak, üstel/logaritmik fonksiyonlar ile başlayalım. Ama bunları matematiksel denklem ile değil tanımsal olarak yapıp devam edeceğim. Logaritmik ve üstel fonksiyonlar, grafiklerinden de anlaşılacağı gibi belirli zaman aralıklarında ilerleyişi lineer/doğrusal olmayan grafiklerdir.

Girişim Inkübatörleri Ve Çekirdek Programları
Yani zaman dilimi olarak gün baz alırsak her gün yapılan iş miktarı diğerinden daha farklıdır. Bu; azalan iş miktarı ya da artan olabilir. Bu konuya çok odaklanmadan yanıtıma devam edeyim. Bir girişime sahipseniz sürekli yapmanız gereken işler olacaktır ve bu iş listeniz genelde azalmaz :). Bizim, inploid'i, girişim olarak, geliştirme süreçlerinde kullandığımız yöntemi burada açıklayacağım ve birçok girişim için de iyi bir planlama yöntemi olacağı kanısındayım. Yapı şu kurallara dayanıyor ve şu şekilde çalışıyor:

Girişim Inkübatörleri Ve Çekirdek Programları

Yapılacak işlerin genel başlıklarından oluşan bir piramit oluşturuyoruz. Bu piramit içerisindeki her üçgen de kendi içinde bu yapıyı barındırabilir. Bunu iş-zaman grafiklerine farklı bir bakış açısı olarak da düşünebilirsiniz ama hem görsel olarak hem de yapı itibarı ile daha efektif ve eğlenceli bence. Bu piramit yapısını oluştururken aşağıdaki kurallar geçerli.
  1. Her piramit katı fikir aşamasından sonraki işe başlama süreçlerinden başlayarak yapılacak iş gruplarını temsil ediyor. Her iş grubunun içerisinde ise yine piramit yapısında yapılacak görevler yerleştirilir. Yani her piramit içindeki üçgen de kendi iç piramitlerine sahiptir. Burada sadece bir piramit için ilerleme yöntemini anlatıyorum.
  2. Her piramit kattan yukarı çıkarken de zamana bağlı olarak işlerin süresi belirlenir. Yani iç üçgenlerin yükseklikleri iş süreleridir. En alt kata en uzun süreçler yerleştirilir. Üst katlara çıkıldıkça daha kısa sürecek iş grupları işlenir.
  3. Kendi katında sonlandırılmayan iş bir üst kata taşınır: UX ve UI Geliştirmeleri gibi
  4. Aynı iş grubu her katta bulunabilir. Sadece alt görev piramitleri farklıdır: Geribildirimler gibi
  5. İlk kat tamamlandıktan sonra sistemdeki Problem Çözümleri ve Tanıtım başlar ancak buradaki süreçler de logaritmiktir. Yani zaman ilerledikçe yapılan iş paketi miktarı artar ya da azalır.
  6. İlk kat sonunda ürün en azından prototip olarak hazır olmalıdır.
Kısaca girişimin döngüsü şu şekilde işler:
  • Yapılacak iş gruplarını önem ve süre derecesine göre sırala
  • Alt iş gruplarını belirle
  • İlerleyen süreçteki iş gruplarını öngör
  • Önem ve süre sıralamasının kesişimine göre piramite yerleştir
  • Piramitin kendi kuralları çerçevesinde işleri tamamla (yukarıdaki maddeler)
  • Her piramit katının bitişini bir kilometre taşına ata
  • En başa dön ve yinele

Şimdi gelelim piramitin dışında ilk basamaktan itibaren artarak büyüyen 2 kısıma:
  • Tanıtım
  • Problemlerin Çözümü

Bu 2 kısımdaki iş yükü ise logaritmik olarak şu şekilde ilerlemektedir. "Problem çözümü"; zaman ilerledikçe çözülen problem miktarı sayıca azalırken önem ve süre olarak artar. Yani zaman ilerledikçe daha az sayıda ama önemi daha da büyük problemlere ayrıntılı olarak el atmak ve üzerinde yoğunlaşmak gerekir. Bu problemler teknik problemlerden işlevsel problemlere doğru bir yönelim içerisindedir. Yani protoipin hemen ardından ilgilenilen problemler çoğunlukla teknik iken, iş ilerledikçe işlevsellik / kullanıcı davranışları temelli problemlerin çözümüne dönüşmeye başlar. Aşağıdaki grafiği yatayda zaman olacak şekilde düşünürseniz ne demek istediğim daha da iyi anlaşılacaktır.

Girişim Inkübatörleri Ve Çekirdek Programları
Benzer şekilde; zaman ilerlerken; problemler çözüldükçe ve ürün/market uyumu gerçekleştikçe "Tanıtım" miktarı da artmalı ki ürün asıl kitlesine ulaşabilsin. İşin başında tanıtım işlevsel ve aktif kitlenin devamı için gerekli iken iş ilerledikçe asıl olarak faydasına sunulacak geniş kitlelere ulaşması gerekmektedir. Aşağıdaki grafik zaman kısmı yatay olacak şekilde düşünülürse daha iyi anlaşılacaktır yukarıda söylediklerim.


Girişim Inkübatörleri Ve Çekirdek Programları

Bu zamanlamaların da eklenmesi ile oluşan son durum ise şu şekilde olmaktadır.

Girişim Inkübatörleri Ve Çekirdek Programları

Matematiksel bir yaklaşım ile genel durumu bu şekilde özetleyebiliriz ancak işin diğer tarafında alınması gereken bir çok karar ve tecrübe edilmesi gereken sayısız durumun olduğunu da belirteyim. Benim yanıtım farklı bir bakış açısı yaratmak açısından faydalı olabilir diye düşünüyorum.
Ocak 2015

Irfan Bahadır bu yanıtı beğendi:

PostgreSQL'nin MySQL'e göre dezavantajları ve avantajları nelerdir?

  1. Oracle MySQL'i satın aldı, gelişimi 'artık geliştirilmiyor' denebilecek kadar yavaş. Oysa Postgres halen özgür bir yazılım.
  2. PostgreSQL'de depolama motoru seçme diye birşey yoktur, tek motor vardır. MySQL'de ise seçtiğiniz depolama motoru veritabanının yeteneklerini belirler/kısıtlar.
  3. MySQL upsert mantığını uzun süredir destekliyor, Postgres'e ise yakın zamanda geldi.
  4. Her ikisi de çoklama (replication), parçalama (sharding) destekler.
  5. Performans olarak karşılaştırmak istersek. Etrafta çok sayıda karşılaştırma var. ayrıca Postgres'in bazı konularda daha yavaş olduğunu düşünenler var (kulaktan kulağa yayılan bir yanlış). Fakat ne karşılaştırma testleri, ne de kulaktan dolma bilgisiz yaklaşımlar gerçeği yansıtmıyor. Biri diğerinden daha hızlı diye birşey yok. Kim kesin konuşursa yanlış biliyordur, emin olabilirsin.
  6. MySQL'i kurup yapılandırmak ve yönetmenin daha kolay olduğu yönünde bir kanı vardır. Postgres ise biraz daha emek ister denir. Oysa ne yapmak istediğini ve Google kullanmayı biliyorsan ikisinde de kurup yapılandırmak ve yönetmek aynı derecede kolaydır.
  7. MySQL karmaşık sorgular için çoğu zaman geçici tablolar oluşturarak çalışır.
  8. Postgres MySQL'in desteklemediği bazı veri yapılarını destekler. Konum, dizi (array), JSON gibi.
  9. Postgres'de INSERT/UPDATE sorgusunun sonucunda değişen veriyi almak MySQL'den daha kolaydır. MySQL'de last_insert_id() çağrısı gerekir. Postgres'de ise INSERT sorgusunun sonuna RETURNING * (veya hangi alanları istiyorsan: 'id, ordr') yazmak yeterlidir. UPDATE sorgusu bir anda UPDATE/SELECT sorgusuna dönüşür.
  10. Arkada, kod tarafındaki farklarından bahsetmiyorum, ama özde çalışma mantıkları arasında farklar var.

Eğer bu soruyu ikisi arasında bir karar vermek için soruyorsan, şu iki soruya vereceğin cevaba göre hareket et:
  1. ORM kullanacak mısın? O zaman hangisini tercih ettiğin çok önemli değil.
  2. Hangisini daha iyi biliyorsun? Onu tercih edersen daha hızlı çalışabilirsin.
  3. Daha az bildiğini öğrenmek istiyor musun, şartlar buna uygun mu? Öyleyse, daha az bildiğini tercih et. (Proje hemen bitmeli ve ORM kullanmayacağız: daha iyi bildiğini tercih et. ORM kullanacağız: pek farketmez. Proje çok acil değil, öğrenmek istiyorum: daha az bildiğini tercih et.)
Ocak 2015

Irfan Bahadır bu yanıtı beğendi:

Nerede yaşıyorsunuz ve orada neler meşhur?

İstanbul'da yaşıyorum. Buranın magandası, hırsızı, katili, soyguncusu, trafiği, yapılmakta olan 3.'sü dahil köprüleri, yine yapılmakta olan 3.'sü dahil hava alanları, 1+1 dairenin 2 milyon dolara satıldığı AVM - Rezidans kompleksleri, TOMA'sı, çeviği, rantı, içine edile edile artık sadece perspektife bağlı kalan silueti, valinin isteğine göre hava durumu gibi bir kapanıp bir açılan Gezi Parkı, Twitter'dan uçuk mesajlar atan Mutlu valisi, her cumartesi bir polis bayramı, bir gaz ve plastik mermi festivaline dönen TOMA sularıyla serinletilen İstiklal Caddesi, palalı satırlı AK itleri, Kapalı Çarşısı, kaçarken ayakkabıyla girilip içinde imamın iddiasına göre olmayan ama içilen içkileri, yapılan fuhşu ile Dolmabahçe Valide Sultan Camii, Kabataş'daki deri pantolonlu, deri eldivenli, üstü çıplak olup da türbanlı bacıyı tartaklayan hayali adamları, her köşede dilenen Suriyelileri, Sultan Ahmet Camii ve üstünde "Ayasofya cami olsun" diye devşirme imamla namaz kılan binlerce yobazı ile meydanı, e tabii Ayasofya'sı, parsellene parsellene Araplara peşkeş çekilen, betonlaştırılarak nihayet pis yeşilinden arındırılan, kazıklı dolgu yollarla daha da güzelleştirilen boğazı, Mısır Çarşısı, Kız Kulesi, Eyüp'ü, Pier Loti'si, çay kafasını arttırma amaçlı Beltur'a meydanı devredilen Galata Kulesi, aman alkol içilmesin amaçlı sokaklarından masaları kaldırılan Asmalı Mescid'i, Çiçek Pasajı, Nevizade'si, Sultan Ahmet köftesi, Köftecisi, Çengelköy Hıyarı, Kavak İnciri, Pera'sı, Kanlıca Yoğurdu, üstüne sünni katedrali yapılması planlanan nadide Çamlıca Tepesi, Zürafa Sokağı, Mısır Apartmanı, Sarayları, Kasırları, Hisarları, gözü dönmüş rant hırsıyla her köşesinde yıkılıp yerine dikilen inşaatları, şantiyeleri, yapımındaki yolsuzluk ve ihmallerle de bilinen Marmaray'ı, yakılarak otel yapma amaçlı ranta açılmaya çalışılan Haydarpaşa Garı, ranta kurban verilip imara açılan dünya güzeli Adalar'ı, barları, kulüpleri, geniş konser alanları, akepeliler için yüz binleri alan miting meydanları, her sene aman işçiler çıkmasın diye meydan muharebesi verilen beton deryası Taksim Meydanı, üç ağaç için direnirken gazlanan kardeşlerine destek vermek için bir anda meydana akan milyonlarca Gezicisi meşhur. Bir şehr-i İstanbul ki yaz yaz bitmez kardeşim... .
Daha Fazla