Bilmek istediğin her şeye ulaş

Hakan Karaman, 

Mimar

Mimar Hakan Karaman inploid.com'da 2 soru sordu, 12 soru yanıtladı ve 12 takipçisi var.

Eylül 2016

Hakan Karaman bir yanıt verdi.

Üniversitemde ingilizce eğitim olmaması beni diğer mimarlık öğrencilerine göre çok dezavantajlı yapar mı?

Benim okulum da Türkçe eğitim veren bir okuldu sunu net bir şekilde belirteyim
kaynakların İngilizce ve iletişim kurdukların İngilizce kullanacak bu yüzden Rahmetli Bülent Özer'in
dediği gibi ''gidin 1 2 sene dışarıya çok güzel öğrenin bu işi''
Temmuz 2016

Hakan Karaman bir yanıt verdi.

En yakın arkadaşınızı kaybetseniz ne yapardınız?

Frank sinatradan i did it my way adli parcayi dinlerim sonra yoluma bakarim hayat zaten bi yol heryol kesisir ve ayrilir bu isin. Tabiati bu
Şubat 2016

Hakan Karaman bir yanıt verdi.

Bir odanın dekorasyonu nereden başlar? İlla yerinde görmek şart mıdır yoksa görselden de tasarım yapılabilmekte midir? Kara kalem ile baştan tasarım oluşturma başlıca yöntem midir?

Tesekkur ederim... Bence oda tasarlamak la koca komplexler tasarlamk arasında cokta fark yoktur
u acıkcası nerden başlayacagınızı bilmiyorsanız herhangi bir yerden başlayınız ister kalem ister metrik zamn kayıpları olacaktır ben soyle yapmayı deniyorum o konuyla ilgili nekardar bilgi varsa aklımda ust uste dokuyorum olmayan saçma sapan seyelri dahi ciziyorumnsonra arıtma donemi başlıyor gereksizleri eliyorum uzun ve zahmetli bi yol varsa sonuçta elde kalan pur yalın işlevsel bir durum oluyor şu bir gerçek ne okursanız okuyun proje yapamdan proje yapmayı ogrenmessiniz metod yol değişkendir ayrıca elle çizmeyi tavsiye ederim ama secenek sizin beynin buyuk bir bolumu ellerimizi kontrolu ile sorumlu bazen el duşunur beyin gibi bu yuzden eskiler hep eskiz yapardı
bir diger tavsiyem başlarda hayale ttiginizi metrik olrak ifade edin cunku gerçekleşip gerçekleşmediğini gormeniz cok onemli.. . .
Mayıs 2015

Hakan Karaman bir yanıt verdi.

Mimarlık öğrencisiyim. Hocam maketimde su gösterimi için illa asetat veya mavi karton değil daha soyut şeyler önerdi. Sizce ne yapabilirim?

Merhaba bir cok çeşit maket yapılma stili var soyut olanlar benimde cok sevdiğim bir maket yapmA stili .Onerim şu olabilir maketi ham kartondan yaparsın( oluklu mukavva) 2mm suyu ise balsadan yaparsın ince bir mm1mm lik yada 2 mm lik eğer tum maket balsadan oluşuyorsa zemindeki suya cnc de 2 boyut tarama yapabilirsin
bana mumkunse model ile ulaşabilir sin modelin ustunden yorum daha kolay olur
Aralık 2014

Hakan Karaman bir yanıt verdi.

Yaratıcılığı etkileyen etmenler konulu bir sunum yapmam gerek. Sizce hangi etmenler üzerinde yoğunlaşmalıyım?

Yaratıcı bir kaç kişi ile tanışmıştım kesinlikle duşunceleri en genelden başlıyor tanımlanamıyor
kişilik yapısında ise celişkiler duygusal yaşamında ise düzensizlik ön planda..
tabi genelleme nasıldır bilmem ama yaratıcı kişiler basit olayları farklı yorumlarlar mesela derinlemsine düşünme gibi toplumla celişmeleri normaldir bu sebebten dolayı
bir soylediği diğerini tutmaya bilir ama yıkmak için cok uğraşsanız bile başarılı olamaya bilrisiniz
bu yuzden yaratıcı kişilerin zeki olduklarına herşeye ve herkese süphe ile baktıklarına ve sorguladıklarına inanıyorum
Ekim 2014

Hakan KaramanŞaman kişisini takip etmeye başladı

Şaman, İnşaat Mühendisi, @chamacon

En musica verdades.

Eylül 2014

Hakan Karaman bir yanıt verdi.

Ahşap atölyeleri nasıl olmalıdır? Plan düzenlemelerinde nelere dikkat edilmelidir?

Babam marangoz.
Burada dikkat edeceğiniz iki ölçü grubu var; bir, malzeme ebatları,
plakaların boyutları, yerleşimi (183/366 en buyuk ebat bu arada) Bir de ahşabın boyu
(6 metreyi gecen zor bulunur ahşabı dikey koymak zorundasınız yoksa içindeki
öz suyu boşalmaz kurtlar yer) Plakada böyle bir durum söz konusu değildir,
çok çeşitli ebatarda mdf, sunta, suntalam, kontrplak ve türevleri mevcuttur.
Ayrıca söyleceklerim, makinaların yönünün dışarıya doğru bakması 180 m2 civarı yerlerde iyidir çünkü koyduğunuz plakalar ve yerleşim içerde tıkandığı anda dış mekana doğru kullanma olanağı sunar.
Eylül 2014

Hakan KaramanSeyda Kartal kişisini takip etmeye başladı

Seyda Kartal, Mimarlık Öğrencisi, @seydakrtll

Eylül 2014

Hakan Karaman bir yanıt verdi.

Mimarlık İngilizce 1. sınıf öğrencisiyim. Hazırlık okudum ve geçtiğimiz yaz autocad kursuna gittim ve 3dsmax photoshop, v-ray kursuna da önümüzdeki yaz gitmeyi planlıyorum. Bunun okurken katkısı ne kadar olur?

Okurken katkısı olur hatta soyle soyleyeyim
1998 te max 2.0 ile başladım model yapmaya derin bir program
bazen herkesin gittiğinden gitmek iyidir bazende tam tersi
bence bir bilgisyara butun ne kadar 3d program varsa kurun modo rhino blender maya max houdini hangiis size yakın geliyor bir bakın ama şimdi ileri derecede max bilen diye işe alıyorlar

iş yeri lisanlaslamışsa başka sansınız kalmıyor
onun yerine ben blender i oneririm vray gibi bir motor da destekliyor
ustelik acık kaynak kodlu
linux mac ve windows ta çalışıyor
burda yüz programı yüzeysel öğrenmek yerine bir kaç tanesi derinlemesine bilmek yeterli

max i 1998 den beri kullnamama ragmen tavsiye etmiyorum cok iyi fakat kullnamayacaksın 100de 90 nını niye 100 de 10 luk bi kısmı için para odeyeim

bana iş başvurusunda bulunan biri blenderi biliyorum derse yıllık max masrafım azalırdı...
belki yanlış düşunuyorum ama max in muadili olmamakla birlikte blender iyi bir animatörün elinde iyi işler cıkarır

kursa hiç gitmedim youtube emrime hazır ...
Eylül 2014

Hakan Karaman bu yanıtı beğendi:

Mimarlık fakültesi akademisyenlerindeki bu egonun sebebi nedir sizce?

Soruyu görünce hızlıca sözlüklerde bir tur attım. Türlü türlü sebepleri var. Kişisel olanı da var, hocasından, ustasından öğrendiği şekilde davranan da var. Bu egonun sebeplerini saymaktansa, bununla nasıl başedebileceğinden bahsetmek daha yararlı olacak sanırım, çünkü o kişiyi düzeleceğini ummak veya düzeltilebileceğini sanmak çok daha zor bir olasılık.

Özellikle mimarlık eğitimde doğrunun ne olduğu doğal olarak belirsizken, akademisyenlerin elinde oyuncak olmak kaçınılmaz görünebilir. Buradaki kritik aralık eğitime bakış açısı ile çözülebilir. Projelerde bahsedilen eleştirilerin çoğunun hocanın kişisel doğruları olduğu unutulmamalı. Asıl önemli aralık projenin sahibinin siz olduğunu unutmayın. Dolayısıyla bir dönem boyunca yoğunlaştığınız, araştırdığınız, üzerinde türlü alternatifler geliştirdiğiniz arsa, senaryo, projeye dair en hakim olan sizsiniz ve öyle davranmak zorundasınız. Fikrinizi savunmaktan, arkanızda durmaktan, laf yetiştirmek değil ama sağlam argümanlarla tartışmaya açabilmek gerekir. Bahsettiğiniz ego da işte tam da bu anda devreye giriyor. Fazla ısrar etmeyin, hiç kritik, tasih almadan veya dikkate alır gibi yaparak ve hatta kendi arkadaşlarınıza, üst sınıftaki öğrencilere ve rahat anlaşabildiğiniz anlayışlı akademisyenlere projenizi danışarak sonunu getirin. Sonunda danışmamınız olan egosu gözünü kör etmiş akademisyene rağmen, kapalı jürideki diğer hocalar ortada iyi bir eser varken görmezden gelmeme ihtimalleri var. Kalsanız bile içiniz rahatsa onu da sorun etmeyin. Laftan anlamaz bir müşteriyle muhattap olmak zorunda olduğunuzu düşünün ve gönül rahatlığı ile defteri kapatın gitsin.

Sadece bizim fakültedeki hocalar nezninde aslında bu mevzu bahis akademisyenler kendi meslektaşları tarafından da uzak durulan, ekibe dahil edilmeyen, fazlasıyla politik olarak idare edilen tiplerdir. Sizin serzenişlerinizi gülümseyerek dinleyen diğer hocalarınız mağdur olmamanız için yardımcı olacaklardır.

Önemli bir nokta ise egosu yüksek gibi görünse de bir de öyle olmama ihtimalleri var. Projenize her getirilen eleştiriyi kişisel algılamayın. Algılamaya ve denileni denemeye çalışın. "Bu hoca bana taktı" kalıbı bizim bölümlerde çok sık rastlanan bir vaka değildir.
Ağustos 2014

Hakan Karaman bu yanıtı beğendi:

Aileden ayrı başka bir şehirde yaşamanın zorlukları veya güzellikleri nelerdir?

Aslında aileyle birlikte yaşamak daha mantıklı gelmiştir bana. Hatta üniversite yıllarında karı kız pesinde koşmak yerine doğru düzgün bir eğitim almak isteyen bir kişi için bulunmaz bir fırsat. Kişiye mevcut düzenini bozmadan, öss'den gelen çalışma temposunu devam ettirerek tam gaz derslere yüklenebilme imkanını verir. Ayrıca; sosyal hayatı baltaladığı, kendi başına ayakta duramamayı getirdiği gibi sonuçlar da tamamen kişisine göre değişir. Bir kere, sosyal hayat denen şey eve sabaha karşı dönebilme özgürlüğü ile sınırlı bir şey değildir. Dahası, ailesi ile yaşayan adamın sosyal hayatı olmaz, diye bir kural hiç bir yerde yazmaz. Kendi başına ayakta durma hadisesine gelince, şüphesiz ki genç yaşta yalnız yaşamaya başlamak belli bir olgunluğu ve yetişkinliği beraberinde getirir, fakat üniversite okurken aile ile birlikte yaşamak kesinlikle kişinin bahsedilen olgunluğu ve yetişkinliği başka şekillerde kazanmasına engel değildir. Eninde sonunda bireyin ailesinden ayrılıp hayatına kendi başına devam edeceği düşünülürse, ailenin yanında üniversite okumak en fazla bahsi geçen deneyimleri kazanmayı biraz geciktirir. Çünkü, çamaşır bulaşık yıkamak, yemek pişirmek gibi ev işlerini öğrenmesi çok da zor değildir, yapması zordur. Bireyin karşılaştığı en ufak sorunda aile uçağa atlayıp yardıma koşuyorsa, en ufak maddi sıkışıklığı tek telefon ile çözülüyorsa, öyle yalnız yaşamak hayat deneyimi açısından iyi değildir bence.
Temmuz 2014

Hakan Karaman bir yanıt verdi.

Mimarlık bölümünü devlet üniversitesinde okumanın avantajları nelerdir?

Çok fazla avantajı olacağını zannetmiyorum. Köklü olmaları onların başarılı oldukları anlamına gelmiyor. Ayrıca bu okullardaki hocaların coğu özel üniversitelerde ders veriyorlar... Bilmem anlatabildim mi? İsim mevki kariyer gibi kavramların yerini bilgi aldıkça insanlara aldığınız diploma yerine bilginizi becerinizi ispatladıkça değişen bir durum mevcutta değil. Avrupa'daki gibi. Doğal olarak avantajı "ooo şu üniversiteden mezun" diye işe alınırken izdivaç yapacağınız kişinin ve ailesinin (sözde) gurur kaynağı olarak çok işe yararlar. Bir de ucuzdur desem de esasında çok da ucuz değildir. Ben ve arkadaşlarım 8 yıl civarında bitirdik. 4 yıl fazla çalışsaydım, özel üniversite mezunu parası çıkardı...
Temmuz 2014

Hakan Karaman bir yanıt verdi.

Haziran 2013

Hakan Karaman bu yanıtı beğendi:

Sizce insan davranışlarının en ilginç yönü hangisidir?

Sizi insanlık hakkında en çok şaşırtan nedir diye sorulduğunda Dalai Lama şu yanıtı verir:
"İnsan..para kazanmak için sağlığını harcıyor. Sonra sağlığını geri kazanmak için para harcıyor ve gelecek için o kadar endişeli ki; anı yaşayamıyor. Sonuç olarak, ne şimdide yaşıyor ne gelecekte;
hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor, ve aslında hiç yaşamadan ölüyor."
Çok doğru bulurum bu sözleri.
Haziran 2013

Hakan Karaman bu yanıtı beğendi:

Ahtapot neden üç kalplidir?

Hayvanlar Alemi

Ahtapotlar çok zeki ve hareketli canlılardır. 8 kolu vardır bu kolları güçlüdür. Avına kolayca sarılıp avlanmasını sağlar. Bu 8 koluyla yaptığı avlanmada vücut potansiyelini sonuna kadar kullanır.
Vücuduna ait olan bu gücü sonuna kadar kullanabilmesi için kalp sayısı 3 adettir. Bu onun yaşamda kalabilmesi için gerekli bir özelliktir. Eğer 3 kalpli olmasa güçlü olmayan kolları olacaktı ve avlanmayı gerçekleştirmeyecekti. 8 kola (genel olarak 10un üzerinde kola sahip olan türlerde vardır. )
Haziran 2013

Hakan Karaman bu yanıtı beğendi:

Deneyim arayan bir firmaya, deneyimsiz bir mimar olarak başvurup işe başlayabilmek için nasıl bir strateji geliştirilmelidir?

Biraz acı olacak ama deneyim arayan bir firma, deneyimsiz bir mimarı işe almaz. Haydi işe bir şekilde kabul edildiniz diyelim, sonrasında çok sıkıntı çekersiniz.
Yeni mezun mimar arkadaşlara tavsiyem, okuldaki hocalarınıza danışın ve onların irtibat kuracağı bir mimarlık ofisinde işe başlayın. Hocanızın tavsiyesiyle gideceğiniz küçük çaplı bir büroda mimarlıkla ilgili çok daha fazla şey öğrenirsiniz. Özellikle, yarışmalara katılan bir büroda çalışmanızı tavsiye ederim. Çok yorucudur, maaş azdır belki ama iyi bir başlangıç yapmış olursunuz.
Mayıs 2013

Hakan Karaman bu yanıtı beğendi:

Sevgi duygusunun temelinde ne yatar?

Şevkat, merhamet, anlayış, korku, güven, kendini bulma gibi duygulardır. Sevgi duyduğumuz insanlara karşı bu oranlar değişkenlik gösterebilir.

Düşündüm ve tam olarak temelini bulamadım aslına bakarsanız ama SEVGİ güzel, keyif verici bir duygu. Tadını çıkarmak lazım.

Hz Ömer' in çok sevdiğim bir sözünü de söylemeden geçemeyeceğim. Gerçek sevgi iyilik gördüğünde artmayan, kötülük gördüğünde ise azalmayandır.

Mayıs 2013

Hakan Karaman yeni bir  soru  sordu.

Mayıs 2013

Hakan Karaman bir yanıt verdi.

Mimarlığa yeni başlayanlar için ilk olarak okunması önerilen kitaplar nelerdir?

Mimarlık Öğrencileriyle Söyleşi le corbusierle corbusier bir mimarlığa doğru ( biraz ağır gelebilir)
vitruvius mimarlık üzerine on kitap
Daha Fazla