Bilmek istediğin her şeye ulaş

MÜZİKFOTOĞRAFSEYAHATTEKNOLOJİHUKUKEĞİTİM hakkında soru sor, yanıt ver, yazı yaz...

Dursunali Şimşek
Dün 16:43

Köpekler günlük kaç saat gezdirilmelidir?

Köpeğiniz ırkı nedir? Bir seterle bir kangalın bir goldenın bir olmaz!!
Dursunali Şimşek
Dün 16:40

Bir kuş sahibi olunduğunda onunla ne kadar vakit geçirmek gerekir?

Bu sorunun cevabı aslında sizde siz kuşunuzla ne kadar vakit geçirmek istiyorsunuz? Önemli olan budur.
Dursunali Şimşek
Dün 16:37

Hayvan boynuzlarının içindeki kemik dokusu nasıl çıkartılır?

Hayvanların boynuzları içinde kemik dokuyu çıkaramazsınız çünkü öyle bir doku yok ;)
Turgay Aksoy
Dün 13:55

İşyerinde Huzurlu Olmanın Yolları

Bir reklam sloganı vardı '' Evdeki huzur, zenginlik budur'' diye. Aynı sloganı, hayatımızın önemli bir bölümünü geçirdiğimiz iş yerimiz için de kullanabilir miyiz? '' İşteki huzur, zenginlik budur''. İşteki huzursuzlukların evdeki huzuru da bozduğu bir gerçek.
1847

Rekabetin, çekişmenin, stresin ve hedeflerin bu kadar yoğun olduğu başarı odaklı iş yerlerinde huzur mümkün olabilir mi? İş yerinin koşullarını değiştirme imkanımız olmadığına göre bu koşullara uyum sağlayarak daha huzurlu olabiliriz. İşte bazı yöntemler:

1) Durumu kabullenin:İş yerinden beklentilerinizi doğru belirlerseniz huzursuzluğunuz da o ölçüde azalır. İş yeri çalışmak içindir. Rekabet, çatışma, dedikodu, hırslı insanlar, kulis faaliyetleri, başarıya ulaşmak için her yolu mubah gören çalışanlar iş hayatının gerçekleridir. Bunları garipsememeli ve başınıza gelince hayal kırıklığına uğramamalısınız.
1847

2) İşinize konsantre olun:İşinize konsantre olmak, hem huzursuluk yaratan olaylardan sizi uzak tutar hem de işinizi iyi yapmanıza yardımcı olur. İşinizi iyi yapıp başarılı olursanız yöneticilerinizin beğenisini kazanırsınız. Bu da size, işteki geleceğiniz için Survivor' daki '' Dokunulmazlık kolyesi'' gibi avantaj sağlar.
1847

3) Eğlenceli ve kafa dengi arkadaşlar edinin:İş yerindeki hengameyle baş etmede kafa dengi ve eğlenceli arkadaşlar çok faydalıdırlar. Biraz sohbet ve gülmek strese iyi gelir.
1847

4) Bir işiniz olduğuna şükredin:İş bulmanın ne kadar zor olduğunu düşünün ve bir işiniz olduğuna şükredin. Mevcut işinize girebilmek için uğraştığınız dönemleri hatırlayın. En beğenmediğiniz iş bile işsizlikten iyidir.
1847
Cahil Insan
Paz - 02:53

Aklıma gelen manyak fikir

Arkadaşlarım, kardeşlerim, abi ablalarım;
Aklıma gelen bir fikri paylaşmak istedim. Büyğk paralar kazanabilirsiniz. Anlatıyorum.
Biliyorsunuz ki genel olarak iki türlü tuvalet var. Alaturka ve alafranga olarak adlandırdığımız. Alaturka tuvaletin sağlık açısından çok daha iyi olduğu bilinmektedir ( onedio.com/haber/klozetin-sagliginizi-s... ) ( blog.milliyet.com.tr/klozet-kullanimi-z... ) ( vs. Zaten internette alaturkanın zararlarını bile arasanız alafranganın zararları çıkmakta) her ne ise, şimdi bu fikirleri alıp bir Avrupa ülkesi olabilir, veya Amerika olabilir, Çin, Rusya olabilir gidiyorsunuz, bir tane mermer şirketi bulabilirsiniz ya da kendiniz açabilirsinlz, bir şekilde bu alaturka tuvaletlerden üretiyorsunuz. Tuvalet üretirken farklı şekillere, renklere açık olun, tek bir plana bağlı kalmayın. İşçi alın, ama adamlara iyi davranın, ezmeyin. Alaturka tuvaletin reklamını yapıyorsunuz, iyi yönlerinden bahsedin, alafranganın sıkıntılarından bahsedin reklamlarda. Temizlik açısından hangisinin daha iyi olduğundan bahsedin. Özellikle kamuya açık yerlerde kullanımının aynı zamanda temiz olduğundan bahsedin vs. İnşaat şirketlerine gidin ve anlaşmaya çalışın. Elbet birkaçıyla anlaşmaya varma ihtimaliniz yüksek. Tuvaletleri satın evlere yerleştirin ve paraları sayın. Nasıl fikir?
Fazlı Özdemir
Sal - 22:35

Dünyanın en iyi helikopteri Türk ATAK mıdır Amerikan APACHE midir?

Gereksiz bir kıyaslama olmuş.
Bu tür araçlar belli bir amaç ve buna ek görevleri de tamamlamak için üretilirler. İşlevlerinin bir çoğunun aynı olması sınıflarının da aynı olduğu anlamına gelmez ama yine de birkaç konuya değineyim.
Atak helikopterin asıl amacı keşif ve taarruzdur ancak Apachi helikopterinde keşif amacı güdülmemiş ve tam bir taarruz canavarı olarak tasarlanmış ve yalama uçuşunda da onun ötesine geçebilecek başka bir taarruz helikopteri olduğunu sanmıyorum. Çünkü alçak uçuş, dönemin teknolojisi olan radar dalgalarından kaçabilmek için tasarlanmıştır. En güzel uygulamalı örneği de "Mathias Rust" amcadır :) Radar çalışma prensibinden mi esinlendi yoksa Apachi helikopter duyurulduktan sonra öğrenerek mi denemek istedi bilinmez ama alçak uçuşun gerçekten de radardan kaçmak için o dönemde tek yol olduğunu kanıtlarcasına Rusya'da kızıl meydana efsane bir iniş gerçekleştirmiştir.
Diğer tarafta Ülkemiz için de dünya için de güncel gereksinimlere göre donatılmış bir keşif canavarı ve taarruz ehli bir makina!
Alçak uçuşta da başarılı olabilen, tabiri caizse dağlara taşlara tırmanıp havada taklalar atan genç bir arkadaş.
Hava araçları yıllandıkça güzelleşen cansızlardandır. Apachi 1984'ten bu yana ilk üretildiği gibi kalacak değil tabi ki; binlerce modifikasyon ve güncelleme geçirmiş, yıllardır da dünya genelinde çok stabil bir profili olan abimiz.
Bu kadar artısı olan bir ağır abi takla atamaz, hızlı dönemez vay efendim yükseklerde baygınlıklar geçirir diye Atak ile kıyaslanmamalı bana göre.
Amaçları doğrultusunda incelemek en doğrusu olur.
Diğer yandan da yetenek hiçbir zaman yabana atılmamalı. Çünkü;
lZamanında Skorsky de ağır abiydi. Verdiler Türk'ün eline, az ilerde takla atarken bütün dünya "Noooo waaaayyyy" Nîdâlarıyla izledi, uçuş sonrasında da göz yaşlarına hakim olamadılar. Bu arada O Türk abimiz de abay pilot olan Vecihi İyidün'dür, saygılar.
Demem o ki, kim güzel kullanıyor ise o daha iyidir. Bence Skorsky daha iyiydi. Çünkü; "Yok abi hayatta olmaz, o kadar hesap yaptım lan! " diyen bir ecnebiye "Hadi len" diyen, dedirten pilot sayesinde ^_^
Şaka bi yana, Milli olanı destekleyelim, Atak bizim canımız.
Tamam hadi itiraf ediyim yukardaki olaylarını çoğunu yarım yamalak hatırladıklarımdan yazdım, hafızam da mükemmel kötü ve bütün isimlere google'dan baktım.
Elif Yurtseven
Sal - 21:23

Uluslararası ticaret okuyorum. İngilizce'nin yanına bir dil daha eklemek istiyorum. Bölümde 100 kişi varsa 70'i Rusça'yı seçiyor ticari olaylar bakımından. Ben ise Arapça, Korece, İspanyolca ve Rusça arasında geziniyorum. Ticari fayda, öğrenim kolaylığı ve diğer sebepler bakımından yorumlarınız nelerdir?

Rusça ve Arapça üzerinde yoğunlaş bugün ülkemizde ve yurt dışına baktığımızda üretim yapanların altında Rusların Arapların ve Çinlilerin imzası var ama Çin için seri üretim yapan bir firmadaysan fayda var lakin Araplar şuan ülkemizde iş bile kurmuş durumdalar Arap ülkelerin piyasası arttı mal alışverişleri ortaklık gibi durumlar bugün baktığımızda Rusya görünmeyen geri de kalan bir güç bir çok üretimini kendi sağlayan ülkeler ihracatı olan ülkelerden biridir bu tarz makalelerden dil konusunda yardım alabilirsin en yüksek ihracata sahip ülkeler gibi.
Serdar
Sal - 01:11

Dünyayı kurtarmak için ne yapıyorsunuz?

Neyden kurtarmak için ?
Aydın Şen
Pzt - 19:33

Diş köküm çekilirken bazı parçalar içeride kaldı ve o da apse yaptı. Bu parçalar için ne yapılabilir?

Merhabalar;
Geçmiş olsun. Öncelikle bu kanıya nasıl vardığınız öğrenmek gerekli. Zira bazı hastalarımız kök kalmadığı halde varmış gibi kendileri değerlendirme yapabiliyor. Ayrıca kalan kök bir çekim sonrasında mı yoksa bir çürük sonrasında mı meydana geldi bunları da öğrenmek gerekli.Gerekli radyolojik ve ağız içi muayene gibi işlemler yapıldıktan sonra küçük bir cerrahi işlem ile kalan kök parçalarınız çıkarılabilir. Bu tedavi sırasındaki değerlendirme ve bilgilendirme sizi muayene edecek hekim tarafından daha iyi bir şekilde yapılabilir. Unutmamak gereklidirki tüm tedavi işlemleri acısız ve ağrısız şekilde yapılabilir. Ancak işlem sonrasında işlemin uzunluğuna ve zorluğuna bağlı olarak bir miktar şişlik ve ağrı çekebilirsiniz. Bu durumu da ağrı kesicilerle kotrol edebiliyoruz. Geçmiş olsun. :)
Cem Deyupoğulları
Mayıs 22 - 21:52

Soner Yalçının çığlığı!!!

KİMSE VARMI ORADA ?
OKUYUN VE OKUTUN LÜTFEN... !!!

Günde 17 saat su verilmeyen, 24 saat aydınlanma lambalarının açık olduğu ve her anımın 2 kamerayla izlendiği cezaevindeki koğuşumda bazen kendimi bu sözü söylerken yakalıyorum: 'Kimse var mı orada ?'

Yaklaşık 2 yıldır İstanbul'daki Silivri Cezaevi'nde tutukluyum. Daha
mahkeme ne kadar sürecek bilmiyorum.
Fakat ben şimdiden, unutuluşa mahkum edildim. Suçum büyük çünkü; düşünmek, gezmek, gazetecilik yapmak.

Adım, Soner Yalçın. 47 yaşındayım ve 25 yıldır gazetecilik yapıyorum.
Türkiye'nin önde gelen bazı gazete ve TV merkezlerinde yöneticilik yaptım. Son olarak Türkiye'nin önde gelen gazetesi Hürriyet'in yazarıydım. 12 kitap yazdım. Bunların hemen hepsi, 100-200 bin satarak beni ülkemin bestseller yazarı yaptı. Ayrıca odatv.com adlı haber sitesinin sahibiyim.

25 yıllık gazetecilik yaşamımda, Türkiye'deki faili meçhul cinayetleri,
devlet içindeki illegal örgütleri, çeteleri, mafyayı ve dinci cemaatleri
kaleme aldım. Tarih çalışmaları yaptım.
Yazdıklarım nedeniyle ölüm tehditleri aldım; aylarca saklanmak zorunda
kaldım ama yine de korka korka hakikatleri yazdım.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye Millet Meclisi Faili Meçhul
Cinayetleri Araştırma Komisyonu, devlet mafya ilişkilerini araştıran
mahkemelerde tanıklık yaptım.
Gazetecilik kuruluşları dışında hiçbir derneğe, vakfa, siyasal partiye ve örgüte üye değilim.
Ülkemde sadece mesleki kimliğimle tanınırım, siyasal kimliğimle değil.
Ve buna rağmen, 5 yıldır süren yargılama sonucu hala ortaya çıkarılamamış 'Ergenekon' adı verilen gizli bir örgütün üyesi olduğum iddiasıyla hapisteyim. Peki delil olarak ne gösteriyorlar?

Sahibi olduğum odatv.com bilgisayarında devlet güvenliğini ilgilendiren
Word dosyalarının bulunması! Bunlar bize ait değil, virüsle bilgisayarımıza gönderildi. Bunu Türkiye'ninüç seçkin üniversitesi ile bir ABD bilişim ve siber suçlar şirketinden aldığımız bilirkişi raporlarıyla ispat ettik. (Bu virüsü, polis içindekidinci bir cemaat mensuplarının yaptığından şüphe ediyoruz.)134 sayfalık iddianame aslında neyin yargılama konusu olduğunu ispat ediyor: İddianamede, 361 'haber', 280 'kitap-yazı', 53 'köşeyazısı', 26 'röportaj' ve 5 'makale' sözcüğü geçmektedir!

İddianamede, silah yok, bomba yok, cinayet yok, eylem yok. Mahkemede
hakimler bana sadece, 'o haberi neden yaptınız' veya 'o röportajı niye
yayımladınız' sorusunu yöneltti!
İşte suçum bu: Soru sormak, gerçeği aramak, hakikati yazmak. Yani,
mesleğimi yapmak...
Türkiye'deki meslektaşlarım şeytani bir entrikayla hapse atıldığımı biliyor. Fakat büyük çoğunluğu, cezaevine gönderilmemek, işsiz kalmamak için korkup gerçeği yazamıyorlar.
Bu sebeple ben de size bu mektubu yazıyorum.
Benim ülkemde düşünce hala kötülüğün simgesi olarak görülüyor. Düşünsel değerlere tutkuyla bağlı zihinlere sadece düşmanlık ediliyor; sahte delillerle hapse atılıyor.

Bu mektubu size yazdım; çünkü siz benim 'suç' ortağımsınız. Nasıl mı:
Aydınlanmayı, özgür düşünceyi, akılcılığı sizden öğrendik biz Erasmus,
Descartes, Montesquieu, Voltaire, Rousseau, David Home, Kant, Marks, Weber, Sartre, Camus değil misiniz siz?
Siz düşünce için canını veren Bruno değil misiniz? Siz Dreyfus'un yanında duran Emile Zola değil misiniz? 'Siz yanlış yaşam doğru yaşanmaz' diyen Adorno değil misiniz ?

Sevgili dostlar, evet siz benim 'suç' ortağımsınız! Sizi harekete geçirmeye çağırıyorum. Yalnız olmadığımı gösterin.
Sessizliğe mahkum edilişime son verin. Sesim olun, kalemim olun.
Yıkın yalanlarla örtülü şu zindanın dört duvarını.
Yoksa...
Bu yine; toprağa, çiçeğe, ağaca ve en dayanılmazı 12 yaşındaki oğlumun kokusuna hasret; insani niteliklerimi kaybetmem için yoğun tecrit uygulanan cezaevindeki koğuşumda kendimle konuşmaya devam edeceğim:

'Kimse var mı orada? . .
Yakup Yiğit
Mayıs 22 - 15:25

Google Play Store'dan oyun almak için Paypal hesabı nasıl bağlanır? Eğer kart geçersizse ve hesabın kendisinde para varsa kullanılabilir mi?

PayPal Türkiye'de TEB ile anlaşmasını sonlandırdı. Nakit Kartlara para yüklemek 1 Mayıs'tan beri mümkün değil. Temmuz sonunda ise tamamen kullanım dışı kalacaklar. Google'da bundan dolayı desteği çekmiş olabilir.
Abdullah Gürel
Mayıs 21 - 23:57

Neden ağlarız?

Kaynağada bakarsınız : D kaynak: pavlovspartner.com/insanlar-neden-aglar-neden-aglariz/
Neden Ağlarız? İnsanlar Neden Ağlar?
Hepimiz doğar doğmaz ağladık. Bazen meme istediğimiz zamanlarda gelmedi, yine ağladık. Annemiz-babamız bizden biraz uzaklaşsa, geri dönmeyecekler sanıp ağladık. Çocukken defalarca düştük ağladık. İstediğimiz başarıyı elde edemeyince, birisi canımızı yaktığında, kalbimiz kırıldığında, bize veya sevdiğimiz birine bir şey olacak diye korktuğumuzda, sevdiğimiz canlıları kaybettiğimizde ağladık ve ağlıyoruz. Bazen haykıra haykıra, bazen de usul usul. Peki ağlamalarımız arasında fark var mı? Ağlamanın altında yatan dinamikler neler?Neden ağlarız?
Psikoloji ve nörobilim profesörü Robert R. Povine ‘
Curious Behavior: Yawning, Hiccupping, and Beyond’ adlı kitabında, bu sorulara cevap arıyor. Provine’e göre ağlamak gerektiği kadar önemsenmeyen ve hatta kötü bir davranış olarak tanımlanabilen fakat iç dünyada yaşananlar hakkında derin bilgiler veren bir davranış. Provine ağlamanın altında yatan nedenlerin yaşa göre değiştiğini belirtiyor:

“Yetişkin olunca ağlamalar seyrekleşir ve daha sakin bir hal alır; hıçkıra hıçkıra ve iç çekerek ağlamak yerine çoğunlukla sadece gözyaşı dökersiniz. Ve yetişkinlikte ağlamalara neden olan travma fiziksel olmaktan çok duygusaldır. Buna karşın, niyetli veya niyetsiz, fiziksel veya duygusal nedenli, yetişkin veya çocuk olarak ağlamanın anlamı aynıdır: “Yardıma ihtiyacım var”. Paradoksal şekilde, yardım çağrısı olan yetişkin ağlamaları daha sessiz ve mahremdir; genellikle evde ve özel birinin varlığında gerçekleşir. Kendini durdurma sisteminin gelişmesi yetişkinlere nerede ve ne zaman ağlayacağına karar verme şansı sunar. ”

İnsan DavranışlarıProvine’e göre ağlamak ve gülmek birbirini tamamlayan davranışlar. Bu yüzden Provine, bizi -ağlamanın fizyolojisini daha iyi anlamak için- ağlamayı ve gülmeyi beraber düşünmeye davet ediyor:

“Araştırmacılar tipik bir ağlama veya gülmenin olup olmadığını tartışabilirler, ancak ben ağlama ve gülme sesleri arasındaki keskin farkı bilmenin, bu davranışları analiz etmeye yetecek bilgiyi sağladığını düşünüyorum. Ağlamak uzun süreli, sesli ve saniyede bir sıklıkla nefes alışverişine neden olan bir davranıştır. Bir bebeğin ‘ıngaaa’sını düşünelim. Ağlayışlar saniyede bir sıklıkla tekrarlanır, bu süre bir nefes alma-verme döngüsünün süresidir. Buna karşın, gülmek uzun süreli olmayan, genellikle sesin dışarı verildiği (‘hahaha’ gibi) bir davranıştır, her hecenin (‘ha’) söylenmesi saniyenin on beşte biri kadar sürer ve saniyenin beşte biri sürede bir tekrarlar. ”

Ardından ağlama ile gülmenin ilginç bir ortak özelliği olan irade dışı yoğun şekilde kullanılmasını (perseverasyon) açıklıyor:

“İki davranış için de bir kapatma düğmesi yoktur. Hem bebekler hem yetişkinler için ağlamamaya çalışmak başlayan ağlamayı durdurmaktan daha kolaydır. Çoğu zaman ağlamak daha fazla ağlamaya neden olur. Aynı şekilde gülmek de daha fazla gülmeye neden olur. Örneğin, komedi kulüplerinde ana gösteriden önce izleyicileri alıştırmak için başka komedi gösterileri sunarlar, bir süre sonra o kadar da komik olmamasına rağmen kontrolsüzce güldüğünüzü fark edersiniz. İşin özü, istemli kontrol sadece ağlamayı veya gülmeyi başlatmada ve bitirmede görülür diyebiliriz. ”
İnsan DavranışlarıProvine son olarak, duygusal gözyaşlarının işlevini sorgular. Eğer hıçkırarak ağlamak yardım çağrısına evrilmişse, sessizce dökülen gözyaşlarının evrim geçirmesinin nedeni nedir? Kimilerine göre, sessizce dökülen gözyaşları bedenin antiseptiği olan ve gözü temizleyen lizozim maddesi içerir. Provine bu durumu farklı bir nedene dayandırıyor:

“Yapılan birçok araştırma sonucu göz yaşındaki Sinir Gelişim Faktörü (SGF) nün iyileştirici fonksiyonu olduğunu göstermektedir. Gözyaşında, korneada ve gözyaşı bezlerinde toplanan SGF kornea yaralanmasından sonra artar, bunun nedeni SGF’nin iyileşme sürecinde önemli rol oynamasıdır. SGF kuru gözdeki gözyaşı üretimini arttırarak, korneal ülserin iyileşme sürecini de kolaylaştırdığı öne sürülmektedir. Şu anda kanıtlanmamış bir bilgi olmasına rağmen, ben gözyaşını tetikleyen SGF’nin hem sinyal veren hem de düzenleyen bir antidepresif etkisi yarattığını düşünüyorum.

Duygusal olmayan iyileştirici gözyaşlarının gözlerdeki bir travmayı, fiziksel agresyon yaratan düşmanların durdurulmasını veya kabile üyelerinin korunması gerektiğini gösteren bir sinyal olduğu söylenirmiş. Bu ilkel sinyal, ritüelleştirme aracılığıyla hem fiziksel hem de duygusal bir acının işareti olmaya evrilmiştir. Bu evrimsel senaryoda, duygusal gözyaşlarının görsel ve -hatta- kimyasal işaretleri göz merceğinin çalışma ve iyileştirme sürecinde ortaya çıkan gözyaşı salgılarının ikincil sonucu olduğu söylenebilir. ”

Uzm. Klinik Psikolog Cansu Torun
Ozge Fıdan
Mayıs 21 - 23:53

Yol tutması nasıl önlenir?

Göbek deliğine yara bandı yapıştırma. Kanıtlanmamış bir etkisi mevcut.
Abdullah Gürel
Mayıs 21 - 23:52

En iyi bilim kurgu filmleri hangileridir?

İnception
marslı
intersteller
antman
kar küreyici
yenilmezler serisi
selfless
mad-max
uyumsuz serisi
ironman serisi
thor serisi
chappie
6 süper kahraman
sihirbazlar çetesi
açlık oyunları serisi
predestinitian
evrim
oblivian
transformers
x-men
matrix
yüzüklerin efendisi
harry potter
godzilla
robocop
riddick
colony
elysium
star wars
labirent alev deneyleri
jurassic world
kigsman
kaptan america
star wars
wold war z
zamana karşı
çelik yumruklar
alacakaranlık
siirbazın çırağı
sihirbaz
v for vandetta
limitless
karayip korsanları
batman serisi
Ozge Fıdan
Mayıs 21 - 23:50

En çok gidip görmek istediginiz ülke hangisidir?

Eskiden ilk yurt dışı gezim Küba olacak derdim. Şimdi nere olsa giderim hali mevcut ;) Ama yine de Lizbon üzerinden Küba favorim.
Ozge Fıdan
Mayıs 21 - 23:48

En son ne zaman şiir okudunuz?

Bi iki saat önce. Çözdügüm bir soruda çıktı ;)
Ozge Fıdan
Mayıs 21 - 23:41

Toplu taşıma araçlarında cep telefonu ile konuşulması veya konuşulmaması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kisa acil görüşmeler elbette makul olanı ve görüşülür ölçülü bir ses tonuyla. Ama tüm yolu da telefon görüşmesi yaparak tatlı bir hale getireceğim diye tüm otobüsü derdine ortak etmek çok kaba.
Abdullah Gürel
Mayıs 21 - 23:40

İnsanoğlu neden dünyayı yok etmek için bu kadar hırslı?

Dünyayı yöneten denilen bir kısıma göre dünya nüfusu çok fazla ve savaşlar ve katliamlar ile insan nüfusunu yok etmeye çalışıyorlar.ideale indirmek istemeleri olabilir kısaca.
Ozge Fıdan
Mayıs 21 - 23:37

Dünyada en çok neyi değiştirmek isterdiniz? Neden?

Kendimi. Çünkü ben ve bu dünya çok uyumsuz. Onu değiştirmeye gücüm yok yukardan aşağıya bırakılan kar topu gibi büyüyor cirkinlikler. Bari ben azcık nefes alabileyim değişip. : /
Daha fazla göster

INPLOID NEDİR?


DAHA FAZLA BİLGİ
şifremi hatırlat
Sosyal hesaplar ile  Giriş Yapın