Bilmek istediğin her şeye ulaş

MÜZİKFOTOĞRAFSEYAHATTEKNOLOJİHUKUKEĞİTİM hakkında soru sor, yanıt ver, yazı yaz...

Nurcandemir
44 dakika önce

İstanbul Validebağ Korusu hakkında sizce kim yalan söylüyor?

Günümüzde herkes yalan söylüyor... Yarında denilir camii yapılacaktı karşı çıkıldı diye.. .
Şaman Bayyurt
Bugün 13:19

Uranyum ülkemizde ne kadar var? Neden işlenmiyor? İşleniyorsa nerelerde kullanılmaktadır?

Uranyum doğada hiçbir zaman serbest olarak bulunmaz. Çeşitli elementlerle birleşerek uranyum minerallerini meydana getirir. Yerkabuğunda yüzlerce uranyum minerali vardır; ancak bunların büyük çoğunluğu ekonomik boyutta uranyum içermezler. Ekonomik yatak oluşturan ürünler autunite, pitchblende (uraninite), coffinite ve torbernite'tir.

Bugün için uranyum ve toryum nükleer enerji hammaddeleri kapsamına girmektedir. Ancak, toryuma dayalı nükleer santralların henüz ekonomik boyutta devreye girmemeleri nedeniyle, toryum, halen sırasını bekleyen bir nükleer yakıt hammaddesi durumundadır.

Dünya uranyum kaynakları çeşitli üretim maliyetlerine göre, görünür ve muhtemel olarak sınıflandırılırlar. Günümüzde genellikle kg'ı 80 ABD dolarına mal edilen görünür rezervlerden uranyum üretilmektedir. Dünyada bu şekilde hesaplanan 2,60 milyon ton görünür uranyum rezervi vardır.

Türkiye'de uranyum aramalarına 1990 yılı sonuna kadar devam edilmiş ve 5 yatakta toplam 9.129 ton görünür uranyum rezervi ortaya konulmuştur. Bu 5 yatağın ortalama tenör ve rezervleri, aranıp bulundukları yıllarda, dünyaca kabul edilen ekonomik sınırlarda olmalarına rağmen, bugün için, bu değerler söz konusu sınırların oldukça altında kalmıştır. Bunun nedeni, son yıllarda nükleer santral planlamalarındaki önemli değişmeler ve özellikle Kanada ve Avustralya'da yüksek tenörlü, üretim maliyetleri çok düşük uranyum yataklarının bulunmasıdır.

Türkiye'de, geçmiş yıllarda Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar sonucunda, Eskişehir- Sivrihisar-Kızılcaören yöresindeki nadir toprak elementleri ve toryum kompleks cevher yatağında, ortalama tenörü %0,2 ThO
2 olan 380.000 ton görünür rezerv tespit edilmiştir. Ancak, söz konusu sahadaki toryumun zenginleştirilmesiyle ilgili teknolojik sorunlar henüz tam olarak çözülememiştir.

Sonuç olarak artık ardı ardına kapatılan, tehlikeli ve modası geçmiş, 50'lerin teknolojisi olan fisyon reaktörlerinde kullanılır. Ülkemizde ekonomik değeri olan uranyuma rastlanmamıştır. Diğer kullanım alanı atom bombalarıdır, onu da yapmamıza şükürler olsun ki ABD izin vermez. Dolayısıyla uranyumun kullanım alanı da gittikçe azalmakta, madenlerden çıkartılması da ekonomik olarak mantıklı olmamaktadır.

Yeni nesil nükleer reaktörler hammadde olarak radyoaktif olmayan hafif elementleri (hidrojen, düteryum, tirityum) kullanıp onları füzyon tepkimesiyle radyoaktif elementlere dönüştürür.

kaynak: enerji.gov.tr/index.php? Sf=webpages& b=uranyumvetoryum& bn=228& hn=228& nm=390& id=393
Gürhan Dal
Bugün 12:40

Maalesef arabamızı çaldırdık (dün Perpa taraflarında). Emniyete başvurduk ancak polisin çalınan aracı bulmak için nasıl bir arama yaptığını biliyor musunuz? Çalıntı araba ile genelde ne yaparlar?

Öncelikle geçmiş olsun.
Araba hırsızları genelde arabaların motor şase numarasını değiştirip satarlar veya parçalara ayırıp satarlar. Umarım arabanızı sadece gezmek için çalmışlardır.
İlyas Ağlar
Bugün 12:00

Uzaylıların dünyayı ziyaret ettiklerine inanıyor musunuz?

Elbetteki inanıyorum... cahilliklerimizi izliyor olmalılar.. .
Özge Çelik
Bugün 11:37

En çok merak ettiğiniz şey nedir?

Ölümden sonraki yasam... Hep bir son olduguna inanarak yasadik , ölücez ve bu hayattaki rolümüz biticek.Peki ya öldükten sonraki sonsuz hayat ?
Şaman Bayyurt
Bugün 10:49

Erkekler için "seni seviyorum" kelimesini kullanmak neden bu kadar zor?

Aile, kültür vb değil bunun nedeni, Avrupalılarda da durum tamamen aynı. Erkekler kadınlar kadar konuşmayı sevmezler, hele duygularını ifade eden cümleleri hiç kullanmazlar. Gözle görülen, aşikar durumlardan da bahsetmezler. Hiçbir erkek "Çok heyecanlıyım", "Bugün çok mutluyum", "Kalbim kırıldı" gibi laflar etmez. "Seni seviyorum" da duygu ifade eden bir kalıp olduğu için genellikle kullanılmaz. Sadece duygular değil eğer bir eylemle bağlantılı değilse aşikar olan bir durumdan da bahsetmeyiz. Bir kadın perdeleri açarken havanın çok güzel olduğunu görürse "Ah bugün hava çok güzel" der, bir erkekse bun ancak bir eyleme bağlayacaksa söyler. Örneğin "Bugün hava çok güzel, akşama mangal yapalım." gibi. Bir eyleme bağlanmayacaksa durum zaten aşikardır, bunu belirtip enerji harcamaya gerek yoktur. Sevme durumu da erkek için aşikardır, sizi öpüp okşuyorsa, sizinle vakit geçiriyorsa, "UZUN SÜRE" ayrı kalınca sizi arıyor mesaj da atıyorsa sizi zaten eylemleriyle sevdiğini anlatıyordur, laf ebeliği yapmaya gerek görmez. Belki de sağ beyin, sol beyin ya da duygusal, nesnel farklılıklardan dolayıdır. Kadınlar duygularından bahseder, erkekler ise eylemlerinden.

Erkekleri tanımak isteyip İngilizce de bilenler şunu izleyebilirler:
inploid.com/post/erkek-ve-kadin-beyinle. . .
Hilaliye..
Bugün 10:32

Üniversitede birden fazla bölüm okumak nedir? Nasıl okunur?

Ya çift anadal programı var aynı fakültede iki ayrı bölüm okursunuz ya da yandal programı var. Çift anadala göre daha kısa süreli bir program olmakta. Ana okuduğunuz bölüme ek olarak gene aynı fakültede başka bölümden ders alırsınız. Veya iki farklı zamanda girdiğiniz üniversite sınavında aynı üniversiteden iki farklı fakülteden bölüm okursunuz.
Şaman Bayyurt
Bugün 10:10

Derinlik algısını projeye nasıl aktarabilirim?

2B çizimlerde kalem kalınlıkları da gayet iyi işler, öndeki objeler kalın arkadakiler ince şeklinde. Diğer arkadaşlar zaten gölgeden bahsetmişler. Diğer bir metot tabii ki perspektif çizmek olacaktır ki bütün 3B programlardan kolayca perspektif çizimleri alabilirsiniz. Zaten mimarlık okuyorsunuz, eğer elle çizmeniz gerekiyorsa 1 nokta, 2 nokta perspektif konularına hakimsinizdir ya da nasıl olsa öğrenmek zorunda kalacağınızdan şimdiden öğrenebilirsiniz.
Uğur Çakmak
Bugün 09:59

Neden görev başında ölen herkese şehit denip ailesine şehit aylığı bağlanıyor da yaralanana gazi denip gazi aylığı bağlanmıyor?

Belirttiğiniz gibi cihat yolunda ölenlere şehit denir. Şehitlik dini bir terim ama savaşta ölenlere de şehit deniliyor. Görev başında ölenlere ise şehit denilmesinin nedeni sanıyorum teselli olsun diyedir.
İlyas Ağlar
Bugün 01:54

Hangi tarayıcı ve arama motorunu kullanıyorsunuz?

google chrome yada mozilla firefox
Ayhan Şimşek
Bugün 01:47

Köy Enstitüleri Gönüllülük Çerçevesinde Geri Geliyor

11126 koyenstituleridergisi.com/ TIKLAYINIZ
Köy Enstitüleri Yeniden projemizi canlandırırken sıkça sorulan köy var mı yok mu diye bakmaktan çok Köy Enstitülerinin eğitim teknik ve yaklaşımlarına ihtiyaç var mı sorusunu sormak daha yerinde olacaktır. Toplumu sadece eğitmekle kalmayıp kalkınması ve refahına odaklanan, onun daha iyi yaşama koşullarına sahip olması için eline teknikler veren, sanatı ve güzel görme biçimleri ekleyen bu tekniğe günümüzde de ihtiyaç sürmektedir.
Köy Enstitüleri eğitim kurumları olarak görünse de gerçekte süper organizasyon becerisi gösteren organizmalardır. Ortamda oluşan belirsizlik, sürpriz, kriz gündelik yaşamın parçaları olarak Köy Enstitüleri öğrencilerince yerinde ve anda çözülerek hayata ve eğitime devam etmeyi öğrendikleri bir nevi deneyim zeminleriydi.
Bu nedenle Köy Enstitüleri eğitim teknikleri iş eğitimi olarak görünen yapısının içinde bugünlerin sorun ve problem çözme tekniklerini de içeriyordu. Köy Enstitüleri, Türkiye köy olmasaydı şehirleri dönüştürmek üzere benzer teknikleri, bölge özelliklerine göre kullanıyor olacaktı.
Bu nedenle bizler de meseleye bu açıdan bakarak ülkemizin kalkınması, toplumun refahı için bu teknikleri bugünün gerçeklerine uyarlayarak, köy, kent, mahalle, şehir ayrımı yapmadan, o dönemin ruhu ve coşkusuyla yeniden organize etmek istiyoruz.
Çalışmalarımızda esas aldığımız organizasyon tipi açık alan tekniği gönüllü organizasyonudur. Çalışmalar bir devlet yapısı veya kurumu aracılığıyla yürütülmediği için en iyi yöntem büyük, etkili bir sivil toplum organizasyonuna dönüşmek olacaktır.
Bu organizasyon kaynaklarını mutlaka sivil toplum gücünün vericiliğinden elde etmek durumundadır, kaynağı kendisi olan, kendisi çalışan, organize eden bir toplum günümüzün yeni Köy Enstitüleri değeri olarak topluma, köylerden şehirlere kadar kalkınmayı ve refahı götürecektir.
İstanbul’da oluşacak bir koordinasyon merkezi ülke çapında yürütülecek bu çalışmaları koordine edecek, iletişim merkezi, geliştirme merkezi olacaktır. Bölgelerdeki gönüllülerimiz oluşturdukları organizasyonlarla eğitim, üretim, tanıtım faaliyetleri profesyonelleri olarak kendilerini geliştirecekler ve yaşadıkları yerleri, ülkemize ve dünyaya açacaklardır.
Başta bu gönüllülerimiz olmak üzere eğitmenlerimiz bir program çerçevesinde eğitilerek onlarında bölgelerinde bu programları uygulamaları sağlanacaktır. Bina yok diye kimse üzülmesin pek çok gönüllü kurumumuz bu binaları bizlere, eğitim ve etkinlikler için sağlayacaktır.
Gönüllülerimiz kayıtlarını yaptırdıktan hemen sonra telaşlanmasınlar, gönüllü organizasyonumuzun şema yapısı tamamlandıkça sivil toplum organizasyonumuzun bir parçası olarak faaliyetlerini sürdürecekler. Şimdilik gönüllülerden beklediğimiz her gönüllümüz, oturumlarda paylaştığımız ilkeler doğrultusunda çevrelerinde yaklaşık onar kişiden oluşan gönüllü çemberleri oluşturmaları.
Bu gönüllü çemberleri ile sanal ortamda veya oturum adını verdiğimiz bir araya gelmelerle tanışıp, eğitim, tanıtım, halkla ilişkiler, tarım-ziraat gibi alanlarda görev dağılımı yapabilirler.
Şu an en önemli konulardan birisi iletişimimizi dışa açacak dergimize 3000 aboneliğe, gönüllü sayımızda 50000 e ulaşmak. Bu bizim hareket alanımızı genişletip başarı kazanma şansımızı artıracak, bu geçen sürede de organizasyonumuzun koordinasyon merkezi olacak bina için maddi bir varlık oluşturmamızı sağlayacaktır.
Bugün için gönüllülerimizden beklentilerimiz bunlardır. Herkesin yaratıcı düşünce, çalışkanlığına inanıyor düşündüğümüzden daha hızlı şekilde hedeflere ulaşacağımızı biliyoruz.
Herkese katkılarından ve çabalarından dolayı teşekkür ediyoruz.
Büyük usta, önder, herkesin Tonguç babası, İsmail Hakkı Tonguç’un anısına saygıyla.
Bu oturumun kolaylaştırıcısı
Ekrem Pehlivan
İletişim için ekremp@gmail.com
Mustafa Kemal Taştekin
Bugün 00:40

Zamanında size çok kötülük yapmış nefret ettiğiniz bir insan zor durumda gelip sizden yardım istese yardım eder misiniz?

Eğer erkekse kesinlikle etmem. Kadınsa ve çirkinse kesinlikle etmem. Kadınsa ve güzelse yapacağı fedakarlıklara bağlı.
İlyas Ağlar
Dün 23:45

Kamuda başörtüsü serbestliği hakkında yorumlarınız nelerdir?

Sadece kamuda degil her alanda serbest olmalı isteyen başörtülü isteyen baş örtüsüz, isteyen mini etekle isteyen çarşaf ile çalışabilmeli.. .
Daha fazla göster

INPLOID NEDİR?


DAHA FAZLA BİLGİ
şifremi hatırlat
Sosyal hesaplar ile  Giriş Yapın