Bilmek istediğin her şeye ulaş

MÜZİKFOTOĞRAFSEYAHATTEKNOLOJİHUKUKEĞİTİM hakkında soru sor, yanıt ver, yazı yaz...

Aişe Nursima Dağ
Dün 22:06

Evde, kimseden yardım almadan, kendi başına kitaptan çalışarak YGS matematiği yapilir mi?

Sıfırsan antrenmanlarla matematikten baslayip bi tane ilk adim kitabi ardına orta zorlukta bir sb onun ardına da fem konuözetli sb ya da esen mat1 çözmeni öneririm.

Simetri setide oneriliyor yine
Kadircebel
Dün 21:52

'Kadınlar yazılım sektöründe olmasın' düşüncesi neden vardır?

Bence asıl soru; Kadınlar neden yazılım sektörüne daha adım atmadı? Olması gerekir. Gerçekten çok az. ve kadın girerse işte daha düzgün yazar, erkek şu şekil yaptığı için bu sektörde gibi mantıkları da doğru bulmuyorum. Olayı cinsiyetçiliğe dökmemek lazım sonuçta. Bu ülkenin suyundan mıdır bilmem ama kadınlar gerçekten yazılım ile uğraşmayı pek sevmiyor. Gerçi yönlendirme yok ki kardeşim. Programlama, yazılım kavramları daha anca anca bir yerlere geliyor bu ülkede ki ben hâla bu durumdan memnun olmayan bir adamım. Haydi kızlar yazılıma. . .
Mahir Uskan Batmaz
Dün 18:46

Bahai inancı nedir? Bahailer neye inanır? Kutsal kitabı nedir?

Bahailik inancı, amacı; tüm insanlığı tek bir ortak inanç ve amaçta toplamak olan bir dindir. 1844 yılında Hz.Bab (islam inancına göre: Hz.Mehdi) kendisinin beklenen haberci olduğunu açıklamış ve tüm çağlarını vaad edileni olan Hz.Bahaullah'ın gelişini müjdelemiştir. 1863 yılında ise, bu külli devrin Tanrı Mazharı* olan Hz.Bahaullah'ın Emri'ni açıklamasıyla Bahai dini zuhur etmiştir. Kutsal kitapları Kitab-ı Akdes'tir.

Hz.Bahaullah'a inanıp onu Tanrı Mazharı olarak kabul eden ve O'nun öğretilerini takip eden kişilere Bahai denir. Bahai öğretilerinin en temelinde "insan aleminin birliği" kavramı vardır ve tüm ilahi zuhurlarda vaadedilen günün geldiğini ve yakında (ruhani olarak) yepyeni bir insan medeniyetinin açığa çıkacağının haberi verilir.

Bahai'ler, hangi inanç ve ulustan olursa olsun dünyadaki tüm insanlarla el ele vererek dünyanın ıslahı için hizmet ederler. "Dünya'nın ıslahı, saf ve iyi ameller, övgüye layık ve uygun davranışlarla başarılabilir" sözüyle en iyi şekilde ifade edilebilecek hizmetlerin, kapsam itibariyle bir sınırı olmadığı gibi Bahailer ne yapar sorusuna da şu şekilde cevap verilebilir:

Bahailer ve dostları şimdi daha iyi bir dünya kurmak için Hz. Bahaullah’ın getirdiği öğretileri hayata geçirmeye çalışırlar. İnsanlığın birliğini kurabilme çabası olarak Türkiye’deki ve dünyadaki Bahailer eşsiz sosyal bir çalışma ile meşguldürler. Ruhani doğalarının farkına varıp geliştirmek ve mahallelerini olumlu yönde değiştirmek amacıyla her yaştaki bireyleri güçlendirmek için eğitim aktivitelerine katılırlar.

Bu etkinliklerin ana fikri sosyal açıdan farklı katılımcılar arasında hayatlarımıza dair ortak bir anlayışa varıp toplumumuza nasıl katkıda bulunabileceğimize dayanan gerçek dostluk bağları kurmaktır. Ruhani konular üzerinde yapılan anlamlı sohbetler kanalıyla genellikle insanları birbirlerinden ayıran sosyal engeller yıkılır. Bu, Hz. Bahaullah’ın insanlığın birliği vizyonunun canlı bir ifadesidir. Bu etkinlikler katılımcılar olarak bizlere kim olabileceğimize dair heyecan verici bir bakış açısı da sunar. Bahailer insanoğlunun “kıymetli mücevherlerle dolu bir maden” olduğuna ve sahip olduğumuz değerleri görünür kılmamızı sağlayabilecek şeyin yalnızca eksiksiz bir eğitim (akademik, mesleki, fiziksel olanların yanı sıra ruhani eğitim) olduğuna inanırlar. Gerçek değerimizi keşfederek toplumlarımıza yardımcı olabilecek hale geliriz.

Bu aktivitelere katılmak için Bahai olma zorunluluğu yoktur. Daha iyi bir dünya kurmak için hep beraber çalışabiliriz.

Başlıca aktiviteler:
Dua Toplantıları (bahaitr.org/index.php/tr/duada-birlesme)
Çalışma Çemberleri (bahaitr.org/index.php/tr/ruhani-bir-yol... )
Çocuk Sınıfları (bahaitr.org/index.php/tr/cocuklarin-ics... )
Yeni Gençlik Grupları (bahaitr.org/index.php/tr/yeni-genclere-... )
Toplumsal Konulara Katılım (bahaitr.org/index.php/tr/toplumsal-konu... )

Bahailik hakkında doğru ve detaylı bilgi için bahaitr.org adresini ziyaret edebilir,
Bahai literatüründe yer alan eserleri ücretsiz olarak indirip incelemek içinse bahaitr.org/index.php/tr/turkce-bahai-k... adresinden faydalanabilirsiniz.

*Tanrı Mazharı Kavramı Nedir?
Çağlar boyunca insanlığın ruhani, entelektüel ve ahlaki kapasiteleri büyük din Kurucuları tarafından beslenmiştir. Bu Kurucuların arasında Hz. İbrahim, Hz. Krişna, Hz. Zerdüşt, Hz. Musa, Hz. Buda, Hz. İsa, Hz. Muhammed ve daha yakın tarihte Hz. Bab ve Hz. Bahaullah bulunmaktadır.

Bu Şahıslar, sadece başka insanlardan daha fazla bilgiye sahip sıradan insanlar değildirler. Onlar, insan toplumunun evriminde kıyaslanamaz etkiler yaratmış olan Tanrı Mazharlarıdırlar. Her ne kadar her birinin Kendine has bir kişiliği ve belirli bir görevi olsa da tüm Tanrı Mazharları ilahi kaynaklı ve tek olan bir amaca hizmet eder ki o da “ruhların terbiye edilmesi ve dünyadaki tüm insanların ahlakının düzeltilmesidir. ”

Tanrı Mazharlar dünyaya ışık saçar. Aynen ilkbaharın gelişi gibi Onların gelişleri de yaradılışa taze bir ruh üfler ve evrensel bir etkiye sahiptir. İnsanlık “en karanlık kışına” girdiğinde bu yeni “Güneş”
ufukta görünür ve “ruh alemine, kalp ve fikir alemine tecelli eder…” Ardından “ruhani bahar ve yeni bir canlılık görünür, yeni bir baharın kuvveti cilve gösterir ve hayret verici bir inayet havası eser. ”

Her bir Tanrı Mazharlarının gelişiyle yeni güçler salınır. Bu güçler zamanla insan ilişkilerine nüfuz eder ve hem bilincin hem de toplumun ilerlemesi için gerekli olan esas itici gücü temin eder. İnsanlığın sosyal ve ruhani evrimi için gerekli olan ve Tanrı Mazharlarının birbirlerini müteakiben sağladıkları kılavuzluğu içeren bu süreç “vahiy süreci” olarak bilinmektedir. Eğer Tanrı, güneş sistemimizin tüm ışık ve ısı kaynağı olan, ulaşılamaz güneşe benzetilecek olursa Tanrı Mazharları, insanların güneşi algılayabilecekleri bir biçimde güneş ışığını mükemmelce yansıtan aynalara benzetilebilirler.
“Bu Mukaddes Aynalar… hep o Varlık Güneşinden ve Maksud Cevherinden işaret verirler. Bilgileri bilgisinden, güçleri gücünden, saltanatları saltanatındandır…”
Bütün bu ilahi “aynaların” amacı aynı ve tek olduğuna göre Hiçbiri arasında herhangi bir ayırım yapılmaması gerekir. Hz. Bahaullah bu konuda şöyle yazmıştır:
“Dikkatle bakarsanız, cümlesini aynı bahçede oturur, aynı havada uçar, aynı yerde durur, aynı sözü söyler ve aynı buyruğu buyurur görürsünüz. ”
Mademki tüm büyük dinler özlerinde birdir ve aynı gerçeğe dayanırlar, çeşitli Tanrı Mazharlarının öğretileri arasındaki farklılıkları – özellikle toplumsal uygulamalar hakkındakileri – nasıl anlayabiliriz?

Her bir Tanrı Mazharı uzman bir doktor olarak kabul edilebilir. Kendisi insanlığın bedeninin doğasını tamamen kavrayabilir ve dünyanın hastalıklarını iyileştirecek uygun tedaviyi belirleyebilir. Bu, Kendisinin ortaya çıktığı zamanın ihtiyaçlarına en iyi karşılık veren tedavidir. Hz. Bahaullah bu çağdaki Kendi Zuhuruna istinaden şöyle yazmıştır: “Her Şeyi Bilen Doktorun parmakları hasta insanlığın nabzında. Hastalığı teşhis ediyor ve yanılmaz hikmeti ile ilaç yazıyor. ”
Erdal Bozok
Dün 18:17

Dövize mi altına mı yoksa vadeli hesaba mı yatırım yapmak daha kazançlı?

Döviz ve altın yatırımlarını bir arada götürebileceğiniz bir piyasada yatırım yaparsanız, hepsinden daha kazançlı bir yatırım yapmış olursunuz. Forex piyasasının en büyük olanaklarından biri olan çift yönlü altın işlemleri sayesinde, altın ve döviz fiyatlarındaki değişmelerin her türlüsünden kar elde edebilirsiniz. Buradaki haber sayesinde konuyu daha iyi anlayacaksınız. altinyorumlari24.blogspot.com.tr/2015/03.. .
Erdal Bozok
Dün 18:15

Yatırım amaçlı altın alırken, satışta zarara uğramamak için nelere dikkat etmek gerekir?

Alım-Satım işlemlerinde arada ne kadar etken varsa, hepsini kaldırmak gerek. Forex ile yatırım amaçlı altın aldığınızda; işçilik parası ödemezsiniz. Kuyumcuda fiyat güncellemesi beklemezsiniz, istediğiniz her an alıp satabilirsiniz, her zaman derken 5 gün 24 saat .altinyorumlari24.blogspot.com.tr/2015/0... buradan konuyla alakalı daha detaylı güvenilir bilgiye ulaşabilirsiniz.
Erdal Bozok
Dün 18:12

Anneme eşcinsel olduğumu söyledim. Benim hasta olduğumu düşünüyor. Ona eşcinselliğin bir hastalık olmadığını nasıl anlatabilirim. Tavsiye edebileceğiniz belgeseller, kitaplar var mı?

Bu dünyadaki yaşam amacınız nedir? Ölüme inanıyor musunuz? vs. vs.
Lafı fazla uzatmayacağım, eğer bu konuyla alakalı çekilmiş güzel, romantik, abartılı filmleri bulup ailenize izletirseniz, o duygusal boşlukta sizi kabullenmek ve hatta o halinizle sevmek zorunda kalacaktır.
Tarık Gandur
Dün 12:24

Genel olarak kadınlar, erkeklere göre daha mı mantıklıdır?

Hiç bir birey bilerek ve isteyerek mantıksız bir karar almaz. Birey o an içinde bulunduğu şartları ve muhakeme yeteneğini kullanarak kendi için en mantıklı kararı alır. Bu kararın bir başka birey tarafından, hatta toplum tarafından mantıksız olarak değerlendirilmesi o kararı mantıksız yapmaz. Bu açıdan bakıldığında mantıksızlık diye bir olgu yoktur. Mantıklı davranış anlayışı bireye göre değişir.

Beynin sol lobunun matematik ve benzeri daha "mantıklı" işler ile ilgileniyor olması ve erkelerin bu lobu daha çok kullanıyor oldukları ile ilgili bilgiler ise şehir efsanesidir ve bilimsel olarak tam anlamıyla kanıtlanmamıştır.

Fizyoloji veya toplumsal normlar, her iki cinsiyetin de kendine özgü bazı davranış ve düşünce örüntüleri olmasını sağlamıştır. Ancak bunlardan yola çıkarak bir cinsiyetin diğerinden daha mantıklı olduğunu söylemek mümkün değildir.
Tarık Gandur
Dün 11:56

Çay içmek kişilerde nasıl bir etki bırakıyor. Çay terapi adı altında çalışmak istesem ne kadar doğru bir karar vermiş olurum?

Çay içmenin insanda bıraktığı etki kişiden kişiye ve elbette nasıl bir çay içtiğine göre değişir. Siyah çay da dediğimiz bildiğimiz çayda kafein vardır. Kafein uyarıcı bir etkiye sahiptir ve rahatlatmaz aksine uyarır ve bir tetikte olma hali yaratır. Elbette çok çay içinler bu hali hissetmeyebilirler.

Çay terapisi diye bilimsel bir yöntem yoktur. Sanılanın aksine psikoterapi dediğimiz süreç oldukça karmaşık ve uygulaması zordur. Dışarından bakıldığından sadece konuşmak veya rahatlatmak olarak görülebilir ancak böyle değildir. Tam tersine kişi bazen terapiden rahatlamış değil aksine daha da gerilmiş olarak ayrılabilir. İyileşme ve davranış değişikliği ille de rahatlama ile gelecek diye bir kaide yoktur.
İyi bir terapist olmak için öncelikle çok iyi bir psikoloji bilgisine sahip olunmalı dolayısıyla ruh sağlığı uzmanı olunmalıdır (psikolog, psikiyatrist, pdr). Bu tek başına yetmez, psikoterapi kuramsal eğitimin yanında usta-çırak ilişkisine dayalı süpervizyon eğitimi ile öğrenilir. Bazı terapi akımları en az 100 saat süpervize edilmiş seans yapmamış kişiyi terapist olarak tanımazlar. Son yıllarda çıkan ve 15-20 günlük eğitimler ile öğrenilen NLP gibi yöntemler ise bilimsel dayanaktan yoksundurlar. Bu yöntemlerin veya herhangi başka bir yöntemin bilinçsiz bir şekilde kullanılması karşı tarafa kalıcı olabilecek psikolojik zararlar verebilir.

Tüm bu saydığım sebeplerden dolayı ben sizin çay terapisi adı altında bir yöntem ile insanların ruh sağlıklarına müdahale etmenizi önermem. Dünyada pek çok sayıda terapi ekolü ve ondan daha da fazla teknik ve müdahale biçimi vardır. Bu sebepten olsa gerek çay ile bir terapi yaklaşımı geliştirmek hiç aklıma gelmedi.

Meditasyon ise ayrı bir konu. Çay meditasyona yardımcı olarak kullanılabilir. Meditatif teknikler de psikoterapide yardımcı olarak kullanılabilir. Ancak meditasyon bir terapi değildir.
Tarık Gandur
Dün 11:40

İnsanlara hayır demeyi nasıl öğrenebilirim?

Hayır demeye başlayarak.
Önceleri zor gelecektir. Ancak hayır dedikçe ve bundan dolayı başınıza kötü birşey gelmediğini gördükçe daha kolay gelmeye başlayacaktır.
Bir diğer konu da nasıl hayır diyeceğinizdir. Karşı tarafı rencide etmeden ve sebebini açıklayarak hayır dediğinizde karşı tarafın bunu kabullenmesi de daha kolay olacaktır. Mesela: "Şu an ben de .... Yapmayı çok istiyorum. Diğer taraftan kendimi çok yorgun hissediyorum o sebeple yapamayacağım, kusura bakma" gibi. Elbette "Hayır" cevabını kime verdiğinize ve bu kişinin önemine göre bu cümle daha özenli veya daha direkt bir hale getirilebilir.
Abdullah Gürel
Çar - 01:55

Masaüstü uygulama geliştirmek için hangi programlama dilini önerirsiniz?

C dili tabanını bir öğren derim visuala falan bir bak
Abdullah Gürel
Çar - 01:52

Aileden ayrı başka bir şehirde yaşamanın zorlukları veya güzellikleri nelerdir?

Özlediğini gelince hissedersin aileden ayrı yaşamanın avantajları çoktur bir nevi kendini hayat atmışsın demektir zorlukları görürsün yani kısaca anne yemekleri haricinde iyidir aileden ayrı yaşamak.. .
Abdullah Gürel
Çar - 01:50

Mühendis olunca para kazanabilir miyim?

Mesele ye direk parayla girdin hocam parayı düşünürsen hiçbirşey yapamazsın bence ilk önce sev kendini geliştir sevdir. Dur bakalım hemen den.. .
Abdullah Gürel
Çar - 01:46

'Yine de değer' dediğiniz kayıplarınız var mı?

:) yine de değer be hocam değmezse yaşamaya değmez bu hayat.. .
Abdullah Gürel
Çar - 01:45

Paralel evrenler var mıdır?

Bir filmde değişik bir şekilde konu aldıkları paralel evren konusu dikkatimi çekmişti sonrasında araştırma yaptığımda olabileceği gibi bir düşünce sarmıştı aklımı yani filmde ki konu beni etkilemişti
Tarık Gandur
Sal - 13:23

Hipnoz gerçekten var mıdır? Varsa etkili midir ve hangi konularda yardım sağlayabilir? Kişi hipnozdan sonra kendisiyle ilgili neleri öğrenme imkanı bulabilir ?

Hipnoz, psikoloji ve terapide en çok yanlış anlaşılan ve sömürüye en açık alanlardan biridir. Hipnozun belli sorunların çözümü için bu konuda uzman kişiler tarafından kullanılmasına hipnoterapi denir. Hipnoterapi, özünde psikoterapidir. Bu durumda hipnozu da diğer psikoterapiler gibi değerlendirmek mümkündür. Yani, doğru yapılırsa etkili olabilir. Kişiyi transa sokmak beceri değildir. Asıl soru, transa soktuktan sonra ne yapılacağıdır.

Ancak hipnoz, mucizevi bir yöntem, her derde deva bir yaklaşım değildir. Yurt dışında ve yurtiçinde hipnoz kullanan hemen hemen tüm psikoterapistler başka terapi yaklaşımlarını da beraber kullanırlar. Özellikle Erickson'cu hipnoz kullanan terapistler bu yöntemi terapi yaklaşımlarının içinde kullanırlar. Bazen de hipnoz süregelen bir terapide 1-2 seans destek amaçlı kullanılır.

Hipnozun özellikle dürtüsel problemlerde daha hızlı çözüme ulaştırdığı düşünülmektedir (sigara içme, tırnak yeme vs). Ancak, hipnozun diğer terapi yaklaşımlarından daha başarılı olduğunu söylemek doğru olmaz.

Hipnoz ile sorun çözümünde kişi çaba göstermeyeceğini düşündüğünden ve sihirli değnek değmiş gibi tüm sorunlarından bir anda kurtulacağını düşündüğünden, hipnoz cazip gelir. Ancak, hipnoz da kullansanız, kişi sorun çözümü için çaba göstermezse o sorunu çözmesi oldukça zordur.

Sorun çözümünde hipnozun yararlı olup olmayacağı sorunun ne olduğuna bağlıdır. Ancak, bence, hipnoz denenmeden önce çözüm odaklı yaklaşım, bilişsel yaklaşım gibi sorun çözme yaklaşımları denenmelidir.

Hipnozda pek çok yaklaşım ve ekol vardır. En bilinenlerini Klasik Hipnoz ve Erickson'cu hipnozdur. Klasik hipnoz filmlerde gördüğünüz saat vb objelere bakarak transa sokan kişilerin yaptığıdır. Klasik hipnoz sırasında olan biteni genellikle hatırlamadığınız söylenir. Erickson'cu hipnoz son yıllarda ülkemizde özellikle de NLP ile birlikte oldukça yaygınlaşmıştır. Erickson'cu hipnoz da olan biteni tamamen hatırlamanız mümkündür. Bu kişiye göre değişir. Erickson'cu hipnozda trans değişik bir bilinç seviyesine geçmek olarak tanımlanır ve bunu gün içinde çok kere yaptığımız düşünülür. Örneğin derin hayallere dalmak, dış dünyadan koparcasına bir işe konsantre olma Erickson'cu hipnoza göre transa yakın deneyimlerdir.

Hangi formu olursa olsun, terapötik amaç ile yapılan hipnozun mutlaka psikolog, psikiyatrist, psikolojik danışman gibi ruh sağlığı alanında uzman biri tarafından yapılması gerekir. Terapötik amaç dışında kullanılan (örneğin dil öğrenme vb) hipnozu ise doğru bulmuyorum.

Toparlamam gerekirse:
  • Evet hipnoz yararlı olabilir ancak sorunun ne olduğu önemlidir.
  • Hiçbir yaklaşım için garanti vermek doğru olmaz. "Senin sorununu ..... Seansta mutlaka çözerim" diyen bir kişiye kuşku ile yaklaşmak doğru olacaktır.
  • Sorun çözümü için öncelikle başka yöntemlerin denenmesi, kanımca, daha doğru olacaktır.
  • Hipnoz diğer yöntemler gibi, sadece bir yöntemdir. Mucizevi ve her derde deva bir yaklaşım değildir. Hipnoz doğru uygulanan diğer terapötik yöntemler kadar (hatta bazı durumlarda daha az) etkilidir.
  • Hipnozun kim tarafından ve nasıl uygulandığı çok önemlidir. Psikoloji ve psikoterapi alanında eğitimi ve deneyimi olmayan NLP ve Hipnoz gibi 1-2 kişisel gelişim kursu ile Hipnoterapist olması imkansızdır.
  • Hipnoz, sanılanın aksine ruh sağlığı profesyonelleri tarafından çok tercih edilen bir yaklaşım değildir. Psikoterapi ve bilimsel olarak kanıtlanmış yüzlerce psikoterapi yöntemi çoğu zaman daha sağlıklı bir sonuç verecektir.
Tarık Gandur
Sal - 13:12

Türkiye'deki LGBT (LEZBİYEN, GEY, BİSEKSÜEL, TRANSEKSÜEL) bireylerin ayrımcılığa uğramalarının temel sebebi nedir? Bu şiddeti sonlandırmak için neler yapılabilir?

Homofobi politiktir. Özünde sebebi baberkil gücü kaybetme korkusudur. Güçlü ve herşeye kadir erkeğin bir başka erkek ile cinsel olarak birleşmesi erkin gücüne tehdit oluşturur. Onu "kadınsı" yapar.
Tarihe bakarsanız LGBTİ bireyler arasında en çok zulümü trans kadınların (erkek biyolojik cinsiyete sahip olan) ve erkek geylerin oluşturduğunu görürsünüz. Lezbiyenler bu gruplara göre bir nebze daha kabul edilebilir olmuş veya en azından görmezden gelinmiştir. Çünkü ata erkeğin erkek olduğu için gücü elinde bulundurduğu toplum yapısında erkeğin "kadınsal" olmasına yer yoktur.
Batı toplumları kadın hakları ve feminizm ile başlayıp LGBTİ hakları ile devam eden hareketler ile erkin gücü meselesini bir nebze törpüledikleri için bu konuda doğu toplumlarına oranla daha hoşgörülüdürler.
Mijdar Balta
Sal - 13:10

Yazılım hakkında hiçbir şey bilmeyen biri için üniversitede yazılım, yazılım mühendisliği okumak ne derece doğru? Gelecekteki iş imkanı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yazılım apayrı bir derya bana göre. Bir mimarlık, doktorluk, avukatlık vb meslekler gibi köklü bir geçmişi yoktur. Bu geçmiş pek olmadığı için de insanların beyninde oturmuş bir kültürü yoktur. Okulu bitirip hemen bir yazılım firmasında çalışayım olayı da çok kolay olan birşey değildir. Evet kimi şirketler sadece etikete bakabiliyor. Ama yazılım öyle bir derya ki çoğu kez okulda öğretilenler çağ dışı kalabiliyor.
Öncelikle çağa ayak uydurabilmek gerekiyor. Diğer mesleklere hiç benzemez. Bir sene yazmazsanız, ikinci sene körelebiliyorsunuz. Bunları dikkate almak gerekiyor. Kişi kendini yenileyebilecek mi? Dilin yeni sürümleri çıkacak daha farklı teknolojiler çıkacak kişi bunları öğrenmek isteyecek mi? Yazılımcı olmak sürekli öğrenmeyi gerektir. Yazılımda deneyim kazanılır ama asla herşey öğrenilemez.
Biraz da tutku işidir. Çoğu şeyin artık hayatımızda olduğunu sandığımız bu zamanlarda aslında keşfedilmemiş o kadar şey var ki , bu keşiflerin mücitleri yazılımcılar olacaktır (çok iddaalı oldu ama :). Hem bir bilim de hem de bir sanattır. Ancak sanatçı ruhlu insanlar bu işe odaklanabilir :).
iş imkanları:
Teknoloji çağında yaşadığımızı kabul ederek, şöyle bir çevremize bakınıyoruz: Evde ki tüm elektronik aletler, bilgisayarlar, telefonlar, tabletler, müzik çalarlar, arabalardaki elektronik sistemler kısacası bir düğmeye basıldığında çalışan çoğu alet ya da araç yazılımla destekleniyor. Yapay zekanın yavaş yavaş hayatımıza girmesiyle beraber yazılıma ve yazılımcıya olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Bu durumu gözardı etmek için 1900 dan önce bunları konuşmamız gerekirdi. Teknoloji ile alakalı bölümler geleceği en parlak olan bölümlerdir. Özellikle de bilgisayar teknolojileri. Örnek verecek olursak bir mimarın projejesinin daha erken ve daha sağlıklı yapabilmesi için autocad ya da 3d max kullanması lazım bunlar da bilgisayar ortamında çalışan yazılımlardır. Hemen hemen her alanda yazılım artık vazgeçilmez oluyor. Bu nedenle iş imkanı en geniş sektördür.

Yazılım hakkında hiç birşey bilmeyen biri de düzgün başlarsa öğrenmeye hevesli ise çoğu şeyi öğrenecektir. Kişi bunu denemeden kısacası anlayamaz. Neden derseniz kültürü yok dedik çevremizde bir sürü yazılımcı yoktur mesela. Ama öğretmen, işletmeci gibi bölüm okuyan bir sürü şahıs vardır. Beni yanlış anlamayın sakın öğretmenlere saygım sonsuz işletme mezunları da aynı şekilde. Örnek vermem eğitim sistemine olan sitemimdir, daha yeni yeni bilgisayar bölümleri açıldığı için çevremizde çok yazılımcı yok bu durum tersi de olabilirdi. Ama tersi de olsa yine bugün o kişiler yine bir adım önde olurlardı. Artık insanoğlu bilgisayar bilimlerine muhtaç.
Umarım kendimi ifade edebilmişimdir.
Sertaç Kızılkaya
Sal - 11:57

Kas ağrıları (vücut) ölçülebilir bir ağrı mıdır?

Her insan için algısı farklı olan ağrı derecelendirilmesi ile ilgili çalışmalar vardır. Ancak Kişiye göre değiştiği için bireysel derecelendirme mümkündür. Isı ağrısı algısı ile batma ağrısı algıları farklı olabilmektedir.
Tarık Gandur
Sal - 11:55

15 yaşında bir eşcinselim. Artık bunu ailemden ve arkadaşlarımdan gizlemekten gerçekten sıkıldım. Dışarıdaki kişiliğim gerçeği ile zıt ve bu beni bunalıma sokuyor. Ne yapmamı önerirsiniz?

Açılıp açılmamak tamamen kişiye bağlı. Ailenin nasıl karşılayacağı elbette önemli. Bazı ailelerde durum şiddet ile sonuçlanabiliyor. Ancak böyle olmayanları da var tabii ki. "Benim Çocuğum" isimli film harika örnekler içeriyor tavsiye ederim. Hatta aileye açılacaksan bu filmi izletmek bir fikir olabilir. Büyük şehirlerde, özellikle de İstanbul'da aile destek grupları var. Sana da destek verebilecek uzmanlar mevcut. CETAD Derneği bu konuda iyi bir kaynak. Dilersen bana mail atabilirsin. Bulunduğun yere ve duruma göre sana yardımcı olabilecek uzmanlar önerebilirim. Web sitem tarikgandur.com buradan mail adresime ulaşabilirsin.
Yukarıda da dediğim gibi açılıp açılmamak kişiye bağlı bir durum. Son zamanlarda açılmak şartmış gibi bir algı oluştu. Bu doğru değil. Kime ne kadar bilgi vereceğin sadece seni ilgilendirir.
Tarık Gandur
Sal - 11:44

Eşcinsellerin dini inancı var mıdır? Üç semavi dinde eşcinseller lanetlenmiştir. Homoseksüellik ile din çelişiyor mu?

Müslümanlığa göre alkol kullanmak ta günah değil mi? Ancak pek çok kişi bu durumu o kadar da sorun edinmiyor ve içki içiyor. Çünkü içki içme sosyal olarak kabul edilebilir bir davranış. Eşcinsellik ise sapıklık kabul ediliyor.
Ben din uzmanı değilim ancak okuduğum bir araştırmada Lut Kavimi ile ilgili anlatılanların farklı yorumları olduğunu ve musevilik dışında hiçbir dinin doğrudan kurallar ile eşcinselliği günah saymadığını okumuştum. Dediğim gibi ben uzman değilim, sadece okuduğumu aktarıyorum.
Aişe Nursima Dağ
Sal - 11:31

İstanbul'daki özel üniversiteler için burs kesilme, şehirdeki konumu, eğitimi açısından hangilerini tavsiye edersiniz? Bu yönden uzak durun dediğiniz üniversiteler hangileridir?

Ben tıpları araştırdım biraz. Bezmialem de sınıfta kalınca son yılın parasını ödüyormuşsun

Acıbadem için de burs kesilme durumu yokmuş

Medipolü önermediler.

kime sorsam özelde hocalar ilgili ama devlet her zaman bi tık önde diyor. Eğer özele gideceksen haklarını bilerek git sonra karşına süpriz faturalar çıkmasın
Tarık Gandur
Sal - 11:29

Çocuğunuz eşcinsel olduğunu itiraf etse nasıl bir tepki verirdiniz?

Tam olarak soruya yanıt olmayacak ama yorumları görünce bilgi verme ihtiyacı hissettim:
1- Eşcinsellik bir hastalık değildir. Tüm dünyadaki ruh sağlığı ile ilgili tüm resmi örgütler bunu kabul etmişlerdir.
2- Eşcinsellik tercih edilen birşey değildir. Nasıl ki karşı cinsi çekici bulanlar buna karar vermediler herşey kendiliğinden oldu ise aynı durum eşcinsellik için de geçerlidir.
3- Hastalık olmadığı için eşcinselliğin tedavisi yoktur. Tedavi ettiğini iddia edenlerin yaptığı tek şey kişide kalıcı olabilecek psikolojik hasarlara yol açmaktır.
4- Eşcinsellik sadece insanlarda yoktur. Doğada oldukça sık olarak görülen bir olgudur.
5- Eşcinsellik özenilerek gelişen bir durum değildir. Eşcinselliğin daha çok konuşuluk duruma gelmesi eşcinsel sayısını arttırmaz sadece eşcinsellerin gizlenme ihtiyacını azaltır, ki bu da onların özgürce yaşamaları anlamına gelir.
6- Uzman olduğunu iddia eden bazı şarlatanların söylemlerinin aksine eşcinsellik çocuğun yanlış eğitilmesi ile alakalı değildir ve anne babanın "suçu" değildir. Zaten ortada bir suç ta yoktur.
7- Eşcinsellik ve biseksüellik tıpkı karşı cinsten hoşlanmak olan heteroseksüellik gibi doğal bir yönelimdir. Tabu kabul edilmesi ve sapıklık olarak görülmesi modernite ile başlamıştır. Eski Yunan'da biseksüellik toplumsal olarak kabul görmekte idi. Bugün hala, homoseksüelliğin sosyal olarak kabul edildiği toplumlar var.

Cinsel yönelim konusunu daha detaylı öğrenmek isterseniz yazımı okuyabilirsiniz.


Yukarıda saydığım tüm bu nedenlerden dolayı çocuğumun bana eşcinsel olduğunu söylemesi ile heteroseksüel olduğunu söylemesi arasında benim için bir fark yok. Tek fark eşcinsel çocuğumun bu konuda benim desteğime daha çok ihtiyaç duyacak olması.
Tarık Gandur
Sal - 11:08

Biseksüellik ile alakalı ?

Soru nedir tam olarak?
Mehmet Tursun
Pzt - 23:07

Üniversitelerde geri ödemeli bursu almayan pişman, alan bin pişman diyorlar. Bu konu hakkında deneyim yaşamış kişilerin görüşleri nelerdir?

Birader, onu diyen cok dogru söylemiş öncelikle onu belirtmek istedim. Alırsan üniversiteye gittginde net hiç kesinte yapmadan adamlar takır takır her ay yatırıyolar paranı. Hıı alması güzel, harcaması daha güzel, ee bunu okul bitimi ödemesi var. Ailenin durumu iyise bence ilk yılında alma baktın gecinemiyorsun gittiğin şehirde, daha sonraki yılında yada yıllarında alırsın. Her yıl Kyk'dan başvuruları oluyo zaten.
Daha fazla göster

INPLOID NEDİR?


DAHA FAZLA BİLGİ
şifremi hatırlat
Sosyal hesaplar ile  Giriş Yapın