Bilmek istediğin her şeye ulaş

MÜZİKFOTOĞRAFSEYAHATTEKNOLOJİHUKUKEĞİTİM hakkında soru sor, yanıt ver, yazı yaz...

Ahmet Tekelioglu
Dün 20:46

Yandex, Google vs. arama motorları olmasaydı internet nasıl bir yer olurdu ve istediğimiz siteye nasıl ulaşırdık?

Ansiklopediye benzeyen rehberler hazırlar, bu rehberlerdeki konu başlıklarına ve fihristte bulduğumuz anahtar kelimelere bakarak sitelere giderdik.
Ahmet Tekelioglu
Dün 20:43

Yazılım projelerinin dökümantasyon süreçlerinin yürütülebileceği araçlar nelerdir?

Şahsen ben variable ve function (method) isimlerini iyi seçmeğe gayret ediyorum. Doxygen çok popüler. Ayrıca bu linkte uzun liste bulacaksınız:en.wikipedia.org/wiki/Comparison_of_doc...

Yalnız lutfen kelimeyi doğru yazın!
Hatalı: dökümantasyon
Doğru: dokümantasyon
Gökhan Çancılar
Dün 20:40

Sevgililerinize nasıl bir çıkma teklifi yaptınız?

Ben genelde duygularımı ifade ettim. Benim için ne anlam ifade ettiğini söyledim. Bunun sonucunda nasıl ilerleyecek karşı taraf karar versin istedim. O yüzden hiçbiri bir teklif değil, açılmaydı.
Cem Turan
Per - 01:24

Nesne tabanlı programlamaya neden gerek duyulur?

Teknik insanların önemli bir kısmı bu gerçeği kaçırsa da bilgisayar bilimleri, pek çok yönü ile hayatın ve özellikle beynin düşünsel fonksiyonlarının, yaşamı algılayışının bir modelidir. Dolayısıyla; bilgisayar ile bir bilim olarak derinleşmek hayatı daha sistematik olarak değerlendirmek, analitiğini görebilmek fırsatını verir insana. Bu önermenin tersi de önemlidir: Bilgisayar bilimlerinin karmaşık gibi görünen dehlizlerle dolu yollarında, güncel yaşamdan örnekler alarak benzetimlerde bulunmak, çoğu kez sorunu çözücü, anlaşılmazı anlaşılır kılmaya yeter. Tıpkı nesneye yönelik tasarıma ve programlamaya nereden gelindiğini anlarken kullanacağımız yöntem gibi:

Yaşama biraz daha alıcı gözle baktığımızda, algı sınırlarımızla çevrelenmiş bu dünyanın, her biri kendince anlamlı, sayısız varlıktan oluşma bir yapboz olduğunu düşündürecek yeterince bulguya erişiriz. İşe başlıyoruz:

Coğrafi olarak söylersek; dünya, kıtalar, ülkeler, şehirler, ilçeler, mahalleler, sokaklar, binalar, daireler...
Biyolojik olarak söylersek; canlı, familya, cins, beden, organ, hücre...
Dikkat ederseniz; sağdan sola doğru gidildikçe bir bütün oluşuyor. O halde her maddenin atomdan oluştuğu gibi, her varlığın alt varlıklardan oluşması, akla yatkın gözüküyor.

Bir evi örnek alın ve isim tamlamaları türetin: evin penceresi, evin kapısının kulpu, evin ocağının bacasının dumanı...

Bu örneklerin akıl almaz kombinasyonlarla çoğaltabileceğimiz gerçeği, yaşamın ne denli zengin bir varlıklar (nesneler) kümesi olduğunu ortaya koyuyor. Ve biraz daha derin bir analizde şunun da farkına varmak mümkündürki; nesnelerin yaşam uzayı içindeki rolünü ve önemini belirleyen temel faktörlerden birisi de diğer nesnelerle kurduğu ilişkilerdir. Sosyal ağ kavramının da çıkış noktası burasıdır. Diğer bir ifadeyle karmakarışık bir ağın parçalarıyız, diğer tüm varlıklar gibi ve sürekli olarak diğer varlıklarla (nesnelerle) etkileşim halindeyiz ki yaşam bu demek.

Daha da teknik ifadeyle; kendimiz de dahil olmak üzere tüm canlı ve cansız hayat yapı taşları, hayat denen çizgenin (grafın) düğümleriyiz. Birbirimizle olan ilişkiyi gösteren, belki de sonsuz sayıda kenar ile birbirimize bağlıyız. Bu karman çorman ağın bir parçası olmaktır, yaşamak.

Bu kadar bilişim felsefesinden sonra, bir soru geliyor akla: Bir nesneyi diğerlerinden ayırmak, onunla iletişim kurmak ve onu yönetebilmek için bazı özel tanımlara ihtiyacımız yok mu? Elbette! Yaşamı iyi gözlemleyenler -ki iyi bilim insanı olmak, bu demektir- nesnelerlr ilgili bu tanımları üç kategoride toplamışlar:

1- Bu nesnenin nicel özellikleri (Boyu posu, rengi, tadı, ağırlığı, şekli şimali vb.) [özellik, attribute]
2- Her varlık gibi bu nesnenin de başına gelebilecek haller (kırılma, çarpma, düşme, yürüme, patlama, ölme vb.) [olay, event]
3- Bu nesneye iletişime geçilerek yaptırılabilecek eylemler (bağır, yaz, koş, göster, sus, ye, kapat, azalt vb.) [metod, method]

İşte bu tespit üzerine modellenmiş ve kurgulanmış bir yapıdır, nesneye yönelik tasarım ve programlama: Daha gerçeğe yakındır, bir orkestra şefi olduğu hissini verir tasarımcısına. Yine canlılar dünyasında olduğu gibi bazı özellikler kalıtsal olabilir yani; genetik yolla kendinden türeyen diğer canlılara geçebilir. [kalıtım, inheritance] Yine canlılar dünyasında olduğu gibi; kalıtım yoluyla geçen özelliklerden bazıları mutasyona uğrayarak değişebilir [çok biçimlilik, polymorphism] , atasında olmayan yeni özellikler kazanabilir [üzerine yazma, overriding]. Hatta bir bukalemunun renk değiştirerek kendini gizlemesi gibi bazı özelliklerin bazı kimselere görünür bazılarına görünür olmamasını tercih gibi güvenlik amaçlı davranışlar da olabilir canlılar dünyasında. [sarmalama, encapsulation] Ve nihayet soyut kavramlar da vardır yaşamın içinde; duyu organlarımızla algılayamayız belki ama var olduğunu biliriz. [soyut, abstract]...

Bir kapı:
Özellikleri var; rengi kırmızı, boyu 2 metre, cinsi tokmaklı, durumu açık...
Olayları var, başına gelen; açılır, kapanır, çalınır, kırılır...
Metodları var, yapmasını istediğimiz; açıl, kapan, dur, devril...

Bu kapıdan bir başka yavru doğabilir, o da kapı lakin bir özellik eklenerek mutasyona uğratılmış, o bir "camlı" kapı. Bir diğer çocuğu da "sürgülü kapı". İşte size çok biçimlilik.
Bu kapının kilidi var, öyle herkese açılmaz. Kimisine kilitli görünür kimisine açık. Sarılıp "sarmalanmıştır" bir güzel...

Ne kadar renkli bir yaşam değil mi? İşte o rengi kaçırmamak adına, insanoğlunun en iyi yaptığı iş yapılarak yaşam taklit edilmiş; kuşların kanatları uçaklara, köstebeğin tırnakları iş makinesinin kepçesine nasıl takıldıysa gerçek yaşamın nesneler analitiği de yazılım dünyasına kurgulanarak, "nesneye dayalılık" konsepti geliştirilmiştir. Önceki yaklaşım olan "yapısal programlama" gibi makine sistematiğine göre değil, nesnelere parçalanmış gerçek bir yaşamın düzenine göre davranır. Yazılımcının kendisini başrollerde çeşitli nesnelerin oynadığı bir filmin yönetmeniymiş gibi hissetmesi, bundandır ki doğaldır.

Bir başka önemli nokta: Burada anlatılanlar sanki meslektaşlarımla ve programcılarla ilgili gibi düşünülebilir ama aslında her meslek kesiminde karşılaşılan bir olgudur nesneler. Çünkü hayat o nesnelerin etkileşiminden ibarettir. Umuyorum farklı alandaki kişilere de nesnelerin sistematiği açısından fikir verir, yazdıklarım.

İşten Cemce bir nesne tabanlı yaşam tarifi. Onu lezzetli bir yemeğe dönüştürmek ise sizin maharetinizle mümkün.
Ali Emre Çakmakoğlu
Per - 01:10

e-Tohum'a bir girişimin hangi aşamasında başvurmak gerekir?

Girişimci olarak:
  • Girişimciler herhangi bir seviyede okuyor veya okulunu bitirmiş olabilir. Mezun olmuş, çalışmaya başlamış ancak kendi işini kurmayı isteyen kişiler / takımlar da başvurabilir.
  • Kendi şirketini kurmuş, ürün veya sitelerini çalıştırmaya başlamış internet girişimcileri de başvuru yapabilirler.
  • Girişimciler bireysel olarak başvuracakları gibi takım halinde de katılabilirler.

Proje olarak:
  • Katılım sırasında iş planları veya fikirleri istenmemektedir, ancak seçimler sırasında ekiplerin / kişilerin geliştirmek istedikleri projeleri olması gerektiği ve / veya potansiyelleri olması gerektiği anlatılacaktır.
  • Katılımcıların daha sonra geliştirmek istedikleri fikirler internet, oyun ve mobil ortamda elektronik ticaret, içerik geliştirilmesi, üretilmesi alanında olabilir.
  • Başvuru sırasında katılımcıların internet / mobil ortamlar konusundaki bilgilerini / ilgilerini anlamaya yönelik soruların sorulmasının yanı sıra özgeçmişleri de istenecektir.

Daha detaylı bilgi için:etohum.com/application
Hypatia Hypatia
Per - 00:18

Uzaylılara inanır mısın? Var olabilme ihtimalleri var mıdır?

Evrenin büyüklüğünü düşününce, sadece bakteri bile olsa, başka canlıların var olma olasılığının yüksek olduğuna inanıyorum. Ama bu canlılar insanlar gibi zeki varlıklar olmayabilir, zeki varlıklar olsa bile dünyamızı ziyaret etmiş olmaları zor görünüyor bana. Ama bu gibi şeylere "kesinlikle imkansız" olarak bakmıyorum. Sonuçta zamanla hangi gerçeklere ulaşacağımızı henüz bilmiyoruz. . .
Provolon
Çar - 13:00

Geceleri ekrana boş bakmaktansa ilgilenebileceğimiz neler var?

Biraz klasik olacak ama cidden kitap okuyabilirsin
Provolon
Çar - 12:43

İnsanın duruşundan konuşmasına ve davranıslarına kadar özgüvenli olması nasıl sağlanır? Deneyim istiyorsa bir kaç örnek verebilir misiniz?

Bence bu biraz da tanıdığı insan sayısı yani hayat tecrübesiyle doğru orantılı. Karşındakine nasıl davranacağını yada dediğini ne kadar ve ne şekilde anlayacağını tahmin edebilmek özgüvenini baya arttıracaktır
Provolon
Çar - 12:37

Birinin size aşık olduğunu nasıl anlarsınız?

Bakışları, soruları ve sizin cevaplarınza verdiği tepkiden
Ayhan Şimşek
Çar - 03:05

İstanbul'dan yola çıkıp Ege'yi dolaşıp geri dönmek gibi bir planım var. Böyle bir planı gerçekleştiren ya da gerçekleştiremeyenlerin düşünceleri, uyarıları nelerdir?

Çanakkale den 80km/s hızla kıyı şeridi boyunca sallana sallana ve her Örenyeri tabelasına saparak Marmarise kadar gitmiştik. Araç dizel olmadığı için bütçemiz sağlam zarar görmüştü. 2 kişi bence en ideali. 3. Kişi bu gibi yolculuklarda mutlaka üçüncü bir fikri doğurduğundan yapalım mı, hadi yapalım enerjisine bir negatiflik katmakta. Bu yüzden ben tercih etmemekteyim.
Araçta mutlaka bir soğutucu dolap olmasını tavsiye ederim. Ayrıca çadır kamp yapmayı da tavsiye ederim. Normal konaklama ve beraberinde getirdiği yeme içme alışkanlığının dışına çıkıldığından bütçeye de fark edilir bir artı katacaktır.
Güzergaha gelince biz Patara'nın o uçsuz bucaksız sahiline bir uğrayıp çıkarız diye girdik taa ki dönüş vakti gelene kadar:)
Tavsiyem Bodrum gibi kalabalık noktaları olabildiğince hızlı geçmeniz. Birde eğlence modunuza göre konaklanacak yerleri önceden belirlemenizde fayda var.Ayrıca gece vakti yol üstü uyumak için TIR park noktalarını seçmenizi tavsiye ederim. Yeme - içme, uygun fiyat olarak güvenli noktalardır.
Ayhan Şimşek
Çar - 02:43

Sizce bireyin yaptığı tercihlere başkalarının müdahele etmesi doğru mudur?

Birey diyorsunuz yani yasal olarak kendi kararlarını verebilecek yaşa gelmiş kişi.
"1 Musibet 1000 nasihatten iyidir" misali kişinin kendi hatalarıyla gerçekleri fark etmesi ve ona göre kendini şekillendirmesi güçlü karakter oluşumunda ki en önemli aşamadır.
Ticaret misali batmadan ticaret öğrenilmez dense de hatalar ne kadar kritik olursa olsun kişinin kararlarını ve getiri götürüleriyle yüzleşmesine izin verilmeli. Mümkün olduğunca da yanında olunmalı. En önemlisi ise birey dışlanmamalı. Kendini suçlu hissedeceği sözler söylenmemeli fakat ikazlar da önlem mahiyetinde yapıcı bir şekilde konuşulmalı.
Ayhan Şimşek
Çar - 02:08

Erdoğan'ın müjdesi sizce ne olacak?

Aman hamile kalmış olmasın da artık gerisi mühim değil! Ecelden emekli olur nasıl olsa yakında!
Ayhan Şimşek
Çar - 02:06

Apartman görevlimiz evimize yönelik fazlaca gözlemlerde bulunuyor. Geçen kızımın bizden habersiz eve erkek arkadaşını getirdiğini anlattı bize. Nasıl bir önlem almalıyım bu duruma? Siz olsaydınız ne yapardınız?

Her şeyden önce kızınızla sizin aranızda zamanla gelişmesi gereken bir ilişkinin, ailenize yabancı biri tarafından hızlandırılmış olması bence de hoş bir durum değil.
Öncelikle bu yargıyı yapan kişiyi iyi bir laf pataklamasına sokardım. Sonrasında çocuğum böyle bir şeyi bana söylemediyse bunun eksikliğini çocuğuma veremediğim samimiyetten ötürü kendimde arar ve onunla daha fazla zaman geçirmek için ilgisini çekebilecek aktiviteler düşünürdüm.
Ayhan Şimşek
Çar - 01:59

En sevdiğim arkadaşım açık ilişki yaşıyor. Ben evli olmama rağmen imreniyorum. Çok da alımlı bir bayan sevgilisi. Sizce her şeyi göze alıp yürümeli miyim?

Eşinizle nasıl bir diyaloğunuz var bilemem fakat, içinde bu durumun varlığı imrenecek kadar oluşmuşsa eğer bunu mantık çerçevesinde eşinizle paylaşmalısınız. Gizlice yapacağınız her eylem başlarda olmasa da zamanla kendinizi affedemeyecek boyutlarda suçlamanıza ve iyileşmeyecek bir yaraya dönüşme ihtimali oldukça yüksektir.
Bence konuşun, bu duruma çözümü eşiniz getirsin.
Uğur Çakmak
Sal - 10:17

Hangi konu hakkında bilgi sahibi olmadığınız için kendinizle gurur duyuyor ya da kendinizi şanslı hissediyorsunuz?

Bilmemek bazen çok keyifli olmuyor mu? Kesinlikle oluyor. Pratik siyaset dediğim günlük siyasi kavgaları takip etmediğim için bilmiyorum. Bu konuda bilgisizlik beni mutlu ediyor. Uzun zaman önce futbolu da takip etmeyi bıraktım. Bunlar beni mutlu ediyor fakat gururlanmıyorum, gurur başka birşey. Gurur duymaya başlarsam büyük ihtimalle benim ilgilenmediğim konularla ilgilenen insanları küçük görmeye başlarım. O yüzden bence sadece mutlu olmalıyız.
Şenol Deniz Ikizer
Sal - 04:13

Burcunuz ne? Hangi burçtan insanlarla anlaşıyorsunuz?

Koç um güzel olan burçlar daha iyi anlaşabiliyorum :)
Hypatia Hypatia
Pzt - 18:44

Neden yaşıyorsunuz?

Bilime, hayata ve diğer birçok konuya dair merak ettiklerimi öğrenmek, kendimi tanımak ve mümkün olduğu kadar olgunluğa ermek için. Ve tabi öğrendiklerimle çevreme de faydam dokunursa ne mutlu bana. . .
Daha fazla göster

INPLOID NEDİR?


DAHA FAZLA BİLGİ
şifremi hatırlat
Sosyal hesaplar ile  Giriş Yapın