Bilmek istediğin her şeye ulaş

MÜZİKFOTOĞRAFSEYAHATTEKNOLOJİHUKUKEĞİTİM hakkında soru sor, yanıt ver, yazı yaz...

Şenol Deniz Ikizer
Dün 23:55

Risk almadan girişimci olunamaz mı?

Zamanında iktisat öğrencisiyken ilk öğrendiğim şey girişimci risk alan kişidir. Risk hayatta her konuda kar etmek fazlasını elde etmek için vardır sadece maddi konularda değil o yüzden bence risk almadan girişimci olunmaz yatırımcı olabilir onun adı
Münir Altıntaş
Dün 12:37

10. sınıfa geçtim ve matematik temelim yok sizce 10.sınıfta matematiği iyi yapmak için ne gibi yollar izlemeliyim?

Antrenmanlarla matematik 3 kitaptır 3 ünüde bitir sonra temel matematik kitaplarına başla ama fazla olmasın en fazla 3 kitap daha sonra mat 1 başla daha sonra mat 2 yapmaya çalış. Kendine güven çünkü matematik belli bir süre sonra sana bulmaca gibi gelecek . Mat 2 mat 1 de takıldığın yerde birinden destek alabilirsn. Hemen ilk takıldığın yerde yardım alma uğraş çözmeye çalış. Unutma ki kimse senden daha iyi değildir sonuçta herkes doğuştan matematik bilerek doğmuyor, matematik sonradan kazanılan bir bilgi topluluğudur.
Serkan Köse
Cum - 11:36

İnsanlar duygusal eksiklik ve ihtiyaçlarını alışveriş yaparak kısa süreli bile olsa nasıl tatmin edebiliyorlar? Bağlantı nedir?

Alışveriş yapmak (ihtiyaç dışı alışveriş) bir savunma mekanizmasıdır. Beynimiz her haz aldığında dopamin salgılar. Haz merkezi çikolata, seks, alışveriş, vb. her şeyde aynı şeyi tetikler. Alışveriş yapmak (nedensiz alışveriş - ihtiyaç dışı alışveriş) bu hormona olan ihtiyaçtan kaynaklı bir savunma mekanizmasıdır.
Melike Duran
Cum - 02:34

Tm-1 den yüksek puanınız olursa hangi bölümleri tercih ederdiniz?

Sağlık yönetimi de olabilir ama bu birazda kişisel özelliklerinize bağlı bir durum yani kendinize neyi yakın bulduğunuza, ilginizi çeken konulardan oluşmasına bağlı bir durum :)
Abdullah Gürel
Çar - 23:46

İnsan ne ister?

Dünyayı daha nasıl daha iyi yok edebilirim onu ister
Süleyman Gönülkırmaz
Çar - 21:49

KAÇIN ŞEKER GELİYOR

Babam ve eniştemin kanser ile tanışmasından sonra (2006) çok sayıda makale ve araştırmayı okudum. Kanser ile ilgili olanları detaylı kalın çizgilerle inceledim. İnsan sağlığına ilişkin bazı bilgilerin kapalı/açık çok net yazılmadığı ve tartışılmadığını gördüm. Bu bilgilerden birisinin de “şeker” olduğunu söyleyebilirim.

Milliyet Gazetesi Yazarı Sayın Meral Tamer, Kanserini okuyucuları ile paylaştı. Meral Hanıma salata ve bitki çayları ile ilgili önerilerimin yanında, şeker kullanımına ilişkin bir uyarım olmuştu, 15. Mayıs 2010 tarihinde. Maildeki ifadem “kristal şeker alımının sınırlandırması çok önemli” şeklindeydi.

Şekere ilişkin düşünceme yakın ifadeler, hekimlerce 2 yıl sonra söylenir oldu. Google’ un güzel yanı her ifadeyi tarihiyle birlikte kayıt altına almasıdır. Şeker kanser ilişkisi hekimlerce bilinmesine karşılık, hekimler hedef olmamak için yabancı bir yayının yazmasını bekliyorlar. Daha sonrada o makale üzerinden ateş ediyorlar.

Bugün bende bir baklavayı sevmeme karşılık, aşırılıktan ve çayda şeker kullanımından tamamen ayrıldım. Şekersiz çayın keyfinin çok daha güzel olduğunu fark ettim. Bugün çalıştığım birimde 15 mühendis arkadaşımdan sadece 3 kişi çayını şeker ile tüketir durumda. Yıllık kişi başına 30 kg üzerinde şeker tüketilmesi, kimyasal yapımızı kanser ve diğer hastalıklara karşı açık hedef oluşturmaktadır. Kimyasal yapımız, şekeri bitki ve meyvelerden almaya daha uygun bir yapıda olduğunu söyleyebilirim. Bu yapıya lütfen yardımcı olalım.

Yapısında şeker bulunan ürünlerde hangi özellikte şekerin kullanıldığını sorgulamalıyız?İlk önerim şekerden kaçın diyorum. Şekerle mini bir buluşmanız olacaksa bununda şeker pancarından elde edilmiş şeker olmasını öneriyorum ve istiyorum. Beslenme ve sağlıklı olmakta aslında hiçbir karmaşa yok. Bilinerek veya bilinmeyerek karmaşa yaşatılmaya çalışılıyor. Sağlıklı beslenmek ve sağlıklı olmak çok basit ve yalın ifadeleri bilinmektedir.

Bugün Akdeniz çanağındaki insanlar sağlıklı ve uzun yaşamları ile bilim insanlarının dikkatini çekmişlerdir. Bu yaşamlar üzerine çok sayıda araştırma ve kitap kaleme alınmıştır. Akdeniz insanın elde etmiş olduğu bu beslenme ve yaşam şekli pek çok ülkelere de esin kaynağı olmuştur. İnsanlara esin kaynağı olan bir başka bölge de Japonya’nın güneyinde yer alan Okinawa adası sakinleridir. Bu ada sağlıklı uzun yaşam adası olarak anılmaktadır.

Fare ve laboratuvar deneyleri (in vivo-in vitro) çok açıktır. Tek başına şekerden sakınmak bile, bizleri daha sağlıklı yapacaktır. Yeni çıkan pek çok ürün şeker yükü ile çıkmaktadır. Bu ürünler bizi tatları ile yakalamakta ve içine çekmektedir. Şeker ile oluşturulan damak özelliği bizi sürekli o ürüne çekmekte ve almamızı sağlamaktadır.

Bağışık sistemimizi şeker ile dinamitlemeyelim derim.
“Kaçın Şeker Geliyor”
“Sağlıkta”kalın
NOT-1-Bu yazım besthaber portalınfa Mayıs-2012 yayınlandı.
2-Son araştırmalar şekerin Kalp ve damar sistemini de etkilediğini çok açık olarak ortaya koymaktadır.
BİLGİLERİNİZE S: G:
Gizem Kahraman
Çar - 18:33

En hesaplı kargo şirketleri hangileridir?

Firma sahipleri kargo anlaşması yapmak için OfisPaneli sistemini kullanabilirler. Fiyat teklifinizden sonra sizin için kargo şirketlerinden alınan en ucuz fiyatlar iletiliyor. Detaylı bilgi için ofispaneli.com
Kubilay Gökşen
Çar - 16:04

İnsan neden duvarında milyon dolarlık değeri olan bir tablo veya bir kenarda süs eşyası olarak binlerce yıllık 'esirler' tutarlar kendilerine?

Özel olduğunu düşündüğü için. Az olanın değerli olduğu ve o az olan şeyin kendisine özel yaratıldığını düşündürtmek için gizli bir ego yatar bence bunun altında
Tulay Karagulmez
Pzt - 10:07

ITP hastalığının alternatif tıpta çaresi var mı dır?

Fatih,sadepazar.com mağazasında sağlıklı yaşam danışmanlık hizmeti veriliyor... Hasta için danışmanlık randevusu alınarak gösterilebilir. . .
Zafer Galip Ozberk
Pzt - 02:00

Okulca İzmir'deki en büyük lise festivalini düzenlemeyi planlıyoruz ve bu yüzden de sponsor arayışı içerisindeyiz. Sizce KOSGEB bu konuda bize yardımcı olur mu?

KOSGEB destek olmaz... Olamaz...
Ancak, festivalde , lise öğrencilerine yönelik ürün ve hizmetleri olan şirketleri listeyebilir buna ek olarak prestij anlamında (marka bilinirliğini pekiştirmek isteyen) şirketlerin hangisi olabileceğini ortaya çıkartıp( SÜTAŞ, CoCa Cola) bu firmaların kurumsal iletişim departmanları ile görüşebilirsiniz.
Bu firmalardan nakdi yardım alabilme olanağınız olabilir. Ne fayda sağlayacağınızı da düşünmeniz gerekir... Ana sponsor , yan sponsor altın gümüş vb sponsor gibi ... Ek olarak , nakdi yardım yerine ayni yardımda alabilirsiniz Coca Coladan , 10000 adet kola ve stand ta satıp gelir elde edersiniz...
Diğer sponsor olabilecekler, Üniversiteler, bankalar, telefon operatörleri , vb kurumlar,
yalnız ne yaparsanız yapın işin içine sakın alkol katmayın .. Üniversite festivali yapmadığınız için bu sıkıntı yaratabilir.. .
kolay gelsin. . . .
Zafer Galip Ozberk
Pzt - 01:21

'İnsanların' en büyük davası nedir?

Varoluş Yasasını uygulatma , hayata geçirme davası
Murat Tekmen
Eylül 16 - 13:08

Blog oluşturmak için hosting ve domain (alan adı) nereden ve nasıl alabilirim?

Bu konuda adım adım hazırladığımız bir makale var, ona göz atmanı tavsiye ederim;
vuub.net/22/05/2013/ucretsiz-wordpress-...

Ayrıca daha ileriki aşamalar için vuub.net/15/09/2016/wordpress-hosting/ hazırladığımız bu kapsamlı makaleden de faydalanabilirsin. :)
Murat Tekmen
Eylül 16 - 13:07

İnternetteki bilgi kirliliğinden kurtulup birşeyler öğrenebileceğim faydalı siteler hangileridir?

Kendi adına blog oluşturmak, sosyal medya siteleri ve teknoloji haberlerini özellikle takip etmek istiyorsan, arada eğlenceli içerikleri de göz atarım diyorsan seni vuub.net 'e bekliyoruz.
Murat Tekmen
Eylül 16 - 13:05

Blog yazıyor ya da bir bloğu takip ediyor musunuz?

3 yıldır vuub.net/ için içerik hazırlamaktayım, aynı zamanda ilgi alanıma giren bir çok yabancı bloğu takip ediyorum. The Next Web, Mashable, ReadWrite ve The Verge en sık takip ettiklerim arasında. Ayrıca yine mesleğim gereği Twitter üzerinde yüzlerce tasarımcıyı ve bloglarını takip etmekteyim.
Begüm TİTREK
Eylül 15 - 22:42

İnsanların iş hayatlarında başarısız olma nedenleri nelerdir?

Öncelikle belirtmem gerekir ki genel olarak milletçe işimizi severek yapmıyoruz, bence işini severek yapmamak başarısızlığı meydana getiriyor, herkes işini severek yapsa iş hayatı muhteşem olur, insanlar sadece iş hayatında değil özel yaşamında da mutlu olurlar.
Begüm TİTREK
Eylül 15 - 00:46

Yeni iktisat öğrencilerine tavsiyeniz nedir?

Öncelikle hayırlı olsun. Kamu yönetimi mezunu okumuş ancak mikro ve makro iktisat derslerini almış bir birey olarak ekonomiyi severseniz iktisatın altından kalkabileceğine inandığımı belirtmek isterim. Nacizane fikrim ekonomiyle ilgili dergiler, yayınlar oku, haber dinle, kendini bu alanda geliştirmiş olursun, özellikle iktisat ile ilgili kitaplar oku, üniversitelerin kütüphanelerinde ya da şehirlerdeki kütüphanelerde kıymetli kitaplar var, başarılar dilerim.
Begüm TİTREK
Eylül 15 - 00:13

İlk maaşınızla ne yaptınız?

İlk maaşımla platform ayakkabı aldım şaka gibi ama bunu yaptım: -)
Begüm TİTREK
Eylül 14 - 23:57

İktisat bölümünü yeni bitirdim. Yurtdışına giderek dil eğitimi almak gibi düşüncem var. Oturup burada KPSS'ye mi hazırlanayım yoksa gidip bir yılboyunca yurtdışında dil eğitimi mi alayım?

Merhaba, kesinlikle yurt dışında dil eğitimi almalısın, arkadaşım yaklaşık 2,5 yıl dil okuluna gitti ve verdiği paranın heba olduğunu söylüyor, ingilizce hiç konuşamıyor, o kadar yıl dil kursuna gitmesine rağmen, çağrı merkezinde çalışıyorum dil bizde de çok önemli o kadar çok yabancı müşterimiz arıyor ki sen ise ekonomi iktisat okumuşsun mutlaka ingilizceni yurtdışına giderek geliştirmelisin ki rakiplerinden bir adım önde ol, nacizane fikrim bu yönde
Marty Mcfly
Eylül 14 - 18:29

Kurban Bayramı Hk.

Değerli inploid dostları , hepinizin kurban bayramını kutlar , sevgi , huzur ve başarı dolu bir ömür dilerim.
Süleyman Gönülkırmaz
Eylül 13 - 22:31

TARIMDA İNOVASYON

Tarım ürünlerinin yetiştirilmesi, taşınması, depolanması, çok sayıda yiyeceğe dönüştürülmesi, hammadde yapılması, pazarlanma ve sunum sistemini de kapsayacak yeni fikir ve metotlarla katma değer yaratan ürün ve hizmetlerin tamamını “Tarımda İnovasyon” olarak tanımladım.
“Tarımda İnovasyon”u yaratmanın en kolay yolu daha çok “Butik/Yerel Tarımsal Faaliyet Alanları” diyebiliriz. Bu işletmelerde inovasyon oluşturmak ve uygulamaya koymak daha kolaydır. Butik/Yerel tarımsal oluşumlardan istenilen değer elde edilmesi durumunda uygulamayı revize etmek ve yenilemek her zaman mümkündür.
Tarımsal faaliyetin en büyük girdisi aslında “insan”dır. Bu konunun altının çok iyi çizilmesi gerekmektedir. Türkiye nüfusunun yaklaşık %25’i bir şekilde uzaktan/yakından tarımla ilgilidir. Bu, Türkiye nüfusu açısından çok önemlidir. Bu tarım grubunun eğitilmesi, farklı üretim sistemlerine cesaretlendirilmesi, gelirinin artırılması ve mutlu insanlar olmasını bir ziraat mühendisi olarak çok önemsiyorum. Yaşamını tarıma adamış kişilere katkı sağlamak adına gördüklerimi ve öğrendiklerimi “Tarımda inovasyon” adı altında yazmak istedim. Bu yazımda akademik bir dil kullanmayacağım, farklı inovasyon yarışmalarına katılmam nedeniyle daha çok tarla, doğa, köy, işletme ve seyahatlerde gördüklerim üzerinden “Tarımda İnovasyon”u doğaçlama yazdım.
Toroslar’da bir etüt çalışması yaparken bir çiftçi ile karşılaştım, ne iş yaptığını öğrenmek istedim, hayvancılık yaptığını söyledi. Etrafta hiç bir ahır ve hayvan yetiştirmeye yönelik bir tesis göremediğimi söyledim. Hikayesi beni çok etkiledi.
Hikayesi; “Günümüzde hayvanları evcilleştiriyoruz, ben ise onları yabanileştirdim. 400 tane keçim var, onlara dağda bir bölgede konaklamayı öğrettim. Ardından dağdaki ahırı da yok ettim. Haftada iki gün onlara su götürüyorum, keçilerin bulunduğu meydana gelince 6-7 defa güçlü ıslık çalıyorum, hepsi vadilerden koşarak toplanıyorlar. Hayvanların su teknelerine sularını dolduruyorum ve kabaca hayvan sayımını yapıyorum. Su ve ıslık bizim buluşmamızı sağlıyor, hiç birisinden süt almıyorum, sütleri yavrularına kalıyor, benim işim yetiştiricilik üzerine, gelişenleri belli dönemlerde alıp, pazarlıyorum” dedi. Kışın dedim anlatmaya devam etti. “Keçilerin beni unutmaması ve bağımlılığının devam etmesi için de kışın su yerine daha çok yem ve kuru yonca veririm” dedi. Bu çiftçiden kendime göre bir ders aldım, inovasyonu yaşam ortamına göre oluşturmuş ve bir şekilde kurmuş.
Anadolu tam bir meyve bahçesidir. Meyve çeşitliliği 200’ün üzerinde olmasına karşılık, en yaygın ticaretin, taze/kuru meyve ve meyve suyu şeklinden daha öteye ulaşamadığı gözüküyor. Anadolu’nun meyve tatları farklı yiyeceklerle harmanlanarak buluşturularak yeni doğal lezzetlerin elde edilmesi gerekliliktir. Bu lezzetlerin elde edilmesi yolu da çok eski yıllarda yapılmış daha sonra zahmetleri nedeni ile bırakılmış ve unutulmuş yerel üretimlerdir.
Elazığ’a eşimin ailesi ziyarete gitmiştim. Egeli olduğumu, ailemin bağcılıkla uğraştığını söyledim. Yaşlı bir kadın “Üzümden ne yaparsınız? ” dedi. Yaş ve kuru olarak satarız bazen de pekmez yaparız dedim. “Hepsi bu mudur? ” dedi. Ben de “Eveté dedim. Kadın “O üzümün şırasını bana verin, ben onla neler yaparım” dedi. Güngörmüş kadının gözleri bana siz hiç bir şey yapmıyorsunuz der gibiydi.
Anadolu, doğal ve aromatik bitkiler yönüyle zengin çeşitliliğe sahip ilginç bir bahçedir. Bu bitkileri sağlık alanında kullanan ülke Japonya ve Almanya, kozmetik alanında kullanan ülke ise Fransa’dır. Bazı ülkelerde organik üretimlerde suni tarım ilaçları yerine bu bitkilerden doğal ilaçlar yapma yönünde Ar-Ge çalışmalarına başlanmıştır. Korkarım ki patentlenme çalışması tamamlandığında doğal bu ilaçları yakın zaman diliminde raflarımızda sadece satıcı konumunda olacağız. Meslekte yeni olan ziraat mühendislerinin bu özellikte Ar-Ge çalışmalarında yer almalarına dikkat çekmek istiyorum.
Manisa İli Akhisar İlçesi’nde yaşayan Okan Bakır ilginç bir tavuk çiftliği kuruyor. Uzun yıllar yurtdışı inşaat şirketlerinde çalışarak elde ettiği deneyimlerle tavukları tutsak etmeden yarı kontrollü bir çiftlik kuruyor. Bu çiftlikle birlikte başlangıçta büyük sıkıntılarda çekiyor. Nedeni ise tarımsal üretim çıktılarının sınıf tanımlama sisteminin açık kurulmaması ve üretilen her yumurtaya aynı fiyatın verilmek istenmesi olarak eklemekte. Bugün çiftlik çalışır durumda, fotoğraflarda çiftlik hakkında her şeyi anlatıyor.
Tarımda inovasyona yer açılması gereken en önemli kapılardan birisi de ekmektir. Seyahatlerimde en çok farklı özelliklerde oluşturulmuş ekmekler ilgimi çeker.
Buğday (Triticum aestivum) 35 adettin üstünde antioksidan bulunduran, güçlü ve dengeli bir tohumdur. Buğdayın bu özelliklerine karşılık, son yıllarda ekmeğin oluşturulma şekli, ekmeği kilo alıcı ve bağışıklığı koruma özelliği zayıflatılmış gıda olarak imal edilmektedir. Hamurun mayalanarak dinlendirilmesi hamuru ekşitir, kabartır ve canlandırır. Hamurun canlılığı ekmeği güçlü ve lezzetli yapar. Alman fırıncılar ekmek hamurunun hazırlanmasından pişirilmesine kadar, ekmek yapımına ilginç oluşumlar ekleyerek farklı lezzette besleyiciliği yüksek ekmekler yapabilmektedirler. Ekmeğin içine koyabileceğimiz farklı meyvelerle ilginç lezzetler oluşturmamız mümkündür. Ekmek bir fabrikadan çok yerel üretilmesi gereken yiyeceklerin başında gelmektedir. Bugün inovasyona en açık ürün grubundandır.
Tarımda inovasyonun iyi işlediği ürünlerin başında zeytin gelmektedir. Zeytinyağı kimyası ile ilginç bir sıvıdır. Zeytinyağı, sofrasına girdiği kralları, kraliçeleri, yöneticileri, şövalyeleri, askerleri sağlıklı yaşatmıştır. Bunun en güzel örneği Akdeniz çanağında yer alan kişilerin daha az sağlık sorunu ile karşılaşmaları ve sağlıklı uzun ömür yaşamalarıdır. Türkiye’de farklı özelliklerde zeytinyağı elde etme ve sunum farkındalığını ilk oluşturan kurum TARİŞ’tir. TARİŞ, Zeytinyağı şişelerini özel tasarlayıp, her tasarımı ilginç tatlarla sunarak, pek çok kişinin dikkatini çekebilmeyi başarmıştır. Zeytinyağına yaşamınızda daha çok yer verin derim. Türkiye’de kişi başına yıllık zeytinyağı tüketimi yaklaşık 2 litre, Yunanistan’da kişi başına yıllık yaklaşık 21 litre, İtalya’da 12 litredir. O, altın sıvı sağlığın her zaman etkin bir doğal iksiridir. Zeytinyağının elde edilmesinin yerel olması, sunum şeklinin butik olması durumunda özel tatlarla daha çok karşılaşacağız.
Tarımda inovasyona gereksinimi olan ürünlerden birisi de peynirdir. Marketlerden aldığımız peynirlerin hemen hemen tamamı benzer yapılardadır. Farklı yörelerden toplanan sütler büyük tanklarda mayalanmakta ve tek düze tatlar ile sunumları yapılmaktadır. Sırt çantam ile yaptığım Hollanda seyahatinde gökkuşağı gibi renk renk albenisi olan peynirlerden bolca tatma fırsatım oldu. Hollandalılar peynirleri renklendirmişler, nesilden nesille mayalamada elde ettikleri mini sırları peynirlerine koymuşlar. En önemli özellikleri peynir elde etmeyi çok ciddiye almaları, emek vermeleri, peynirin tanıtımı ve sunumu için tıpkı bir tiyatro sahnesi gibi kişilerin localara alınarak peynir gösterinin yapılmasına şahit oldum. Bir peynirin bir elmas kadar özel sunulabileceğini öğrendim. Hollanda tarımı özel bir büyüteç altına alınmalıdır. Çok özel bir ikliminin olmamasına rağmen sınırlı bir toprak alanına sahip bir ülkenin Avrupa’da tarımdan yüksek gelir elde etmesine şaşırdım. Avrupa’da bazı peynirlerin (Mont D’or, Mimolette, Rokfor, Edam, Salers) aroma alması için özel ağaç kabuk ve renkleri, mayalama mağaralarının kullanıldıklarını öğrendim. Yüzlerce peynir çeşidinin üretildiği ve pazar bulduğu bu alanda ülkemize özel peynirler oluşturmamız ve üretmemiz gerekiyor. Bu yönüyle peynir inovasyona en açık alan olan olarak gözüküyor.
Dünyada inovasyon destekli ilginç tarımsal üretim ve denemeler vardır. Yerel, organik, kapalı dikey çiftliklerden ledlerle aydınlanmış seralara kadar uzayan farklı özelliklerde uygulamalara rastlamak mümkündür. Bazı uygulamalar komik gibi gözükmesine karşılık, her deneyimin inovasyosyonu oluşturmada yeni tarım şekillerine esin kaynağı olma ve çok önemli tarım uygulamaları bu kuluçka fikirlerden doğmaktadır.
İnovasyon düşüncesinin ana çizgisi tarım ürünün besleyici ve doğal yapısını koruyarak ve artırarak nasıl geliştirmeliyiz sorusu sanırım en doğru sorgu şeklidir. Tarımda kimyasal ağır ilaçlar yerine doğal ve biyolojik mücadele sistemlerini çiftliklerimize davet etmeliyiz. Kimyasal gübrelerin yerine kompost ve vermikompost gübrelerin yapımını öğrenip, bitkisel üretimde çevre dostu ürün besleme girdilerine yer açmalıyız. Her üretim için monokültür ve konvansiyonel yetiştiricilik yerine yaratıcı küçük değişimlerle denemeler yapmalıyız. Elde ettiğimiz inovasyonları daha sonra genelleştirerek tarıma tümden entegre etmekte yarar vardır.
Not: APELASYON Eylül-2016 sayısındaki yazımdan özetledim.
(apelasyon.com/yazi/511-tarimda-inovasyon)
Daha fazla göster

INPLOID NEDİR?


DAHA FAZLA BİLGİ
şifremi hatırlat
Sosyal hesaplar ile  Giriş Yapın