Bilmek istediğin her şeye ulaş

Mehmet Güvenç, 

Müzisyen

Müzisyen (Yarımada, Şey, An), Yazar (Bir Baba Indie) |||  yarimadayolu.com | birbabaindie.com

Kasım 2015

Mehmet Güvenç bir yanıt verdi.

Müziğin filmlere etkisi nedir?

"Aaron Copland müziğin sinemada başlıca beş işlevi olduğunu söylüyor: (1) Zaman, yer, atmosfer yaratır. (2) Kişilerin ruhsal durumlarının altını çizer; söylenmeyen, perdede gösterilmeyen duyguları anlatır. (3) Brecht'in de dediği gibi, geride bir süzgeç görevi görerek izleyicinin dikkatini filmin teknik özelliklerinden çeker, böylece izleyici bir film izlediğinin farkına varmaz. (4) Bir süreklilik sağlar. (5) Gerginlik yaratır, sonra da bu gerginliği yumuşatır. (aktaran Carroll, 1988) "

Görüntünün Müziği Müziğin Görüntüsü - Cem Pekman, Barış Kılıçbay (Syf. 16)
Kasım 2015

Mehmet GüvençWinterwitch kişisini takip etmeye başladı

Winterwitch, Executive Chef, @ilkesanlav

.

Kasım 2015

Mehmet Güvenç bu yanıtı beğendi:

Metal müzik seven insanların hepsi sert ve agresif insanlar mıdır?

Evet hepsi çok sert ve agresif insanlardır. O yüzden hiçbir metalciyi giyiminden kuşamından dinlediği müzikten dolayı yargılamayın, maazallah saplar bıçağı. Hele bir de Black Metal dediğimiz bir metal türü vardır ki, amman amman. Dinleyicileri genellikle kedi kesen tiplerdir.

Not: (!) işaretini kullanarak yazdığınız şeyde ironi yaptığınızı belirtebilirsiniz, lakin bu yazdıklarımda nereye nasıl koyacağımı bilemedim, çünkü her bir yeri ironi sayın metalhead kardeşlerim :)
Kasım 2015

Mehmet Güvenç bu yanıtı beğendi:

Bienal ne demektir?

Bineal 2 yılda bir düzenlenen etkinliklerdir. Bu etkinlikler kültürel ve sanatsal faaliyetlerdir. İtalyanca’da her bir diğer yıl anlamına gelir.Bir çok ülkede düzenlenir. Türkiye’de bu ülkelerin içinde yer alır. İstanbul bineali İKSV tarafından iki senede bir düzenlenir.Bu etkinliğin amacı farklı kültürlerden gelen sanat ve sanat izleyicileri arasında bağ kurmaktır.İstanbul’da yapılan çağdaş sanat bineallerinde önemli tarihi yerler sanatçıların rahat olacağı ortamlar seçilir.

Kasım 2015

Mehmet Güvenç bir yanıt verdi.

Post-rock nedir?

Post-rock'ın başlı başına bir tarz olduğuna inanmıyorum açıkçası. Post-Rock'ın önüne ya da arkasına eklenecek başka bir tarz ile birleşerek bir şeye dönüşebilen, daha çok mental olarak bir müzikal olguyu ifade etmek için kullanıldığına inanıyorum.

Özünde anlatılmak istenenden farklı olarak, hatta buna tepki olarak ama onu tamamen inkâr etmeden "yenilikçi" ve olabildiğince "yer altı" olabilmeye çabalayan bir duruşu vardır.

İlk paragrafa dönersek, "x bir tarza uygulanabilecek yenilikçi bir bakış açısı olması" iddiamı yinelemek için örneklendirmem gerekir. Misal, Mogwai daha fazla distort edilmiş sesler, agresif riffler ile bezenmişken, Sigur Ros sakin ve daha fazla ambiyans öğeler barındırıyor. Daha başka bir örnekte ise, Magyar Posse'nin daha keskin hatlı melodilerinin, diğer örneklere bakıldığında farklılık gösterdiğini ama God is An Astronaut'un elektronik öğeleriyle diğerlerinden de ayrı bir noktada durduğunu söylemek yeterli olacaktır. Bu yüzden bunların hepsine sadece post-rock demek doğru gelmiyor bana. Bu yüzden bu tarzı tanımlarken önüne veya sonuna hangi tarz ile ilişkili olduğunu eklemek hatta bu eklenen x tarzın postmodern ifadesi olduğunu vurgulamanın doğru olduğuna inanıyorum.

Belki de olayı özetlemek için öncelikle postmodernizmi incelemek ve sonrasında bunu müziğe indirgeyerek anlamlandırmak daha doğru olacaktır.

Bu düşüncedeki icracıların, rock müziğin var olan tüm türevlerinden hoşnut olmadığı aşikar. Bu yüzden salt olarak, kendi inançlarınca rock müzik ve türevlerinin bozulmamış öğelerinden parça parça alarak, "bakın bu öğelerle bunlar da yapılabilir" diyerek yeni ve karşıt bir şey üretmeye girişmiş insanlar topluluğunun anti-popülist bir girişimi diyebiliriz.
Kasım 2015

Mehmet Güvenç bu yanıtı beğendi:

Araba farı nasıl temizlenir?

Gerekenler
  • 600-800 kumlu zımpara
  • 1200-1500 kumlu zımpara
  • 2500-3000 kumlu zımpara.
  • Orta sertlikte pembe renk pasta cila ve uygulamak için bir miktar kot bezi.
  • Eğer farı yerinden sökmeyecekseniz kâğıt bant.

Uygulama
Farın etrafına zımpara işleminde boyaya zarar vermemek için bant çekiyorsunuz. Kâğıt bant boyaya zarar vermez.

Far kuru iken 600’lük zımparayla çok bastırmadan, daire çizerek iyice zımpara yapıyorsunuz. Sadece leke olan yerleri değil tamamını… Leke kalmayıp far dış yüzeyi tamamen beyaz flu bir şekil alıyor.

Aynı işlemi 1500’lük zımparayla yapıyoruz. 600’lük zımpara baya farda çizik bırakır. 1500’lük zımpara ise bu çizikleri temizler. Far yüzeyinde zımpara yapılmamış yer kalmamalı.

Musluk sürekli açık halde farı iyice yıkayın. Bu sırada 2500’lük zımparayı uygulayın. Farın tekrar şeffaflaştığını göreceksiniz. İyice şeffaf olana kadar devam edin.

Suyu kapatın. Farı iyice kurulayıp kot beziyle pasta cilayı yine daireler çizerek iyice uygulayın. Cila far yüzeyinde koruma oluşturur. Bu yüzden pasta cila işiniz bittiğinde farı yıkamayın, temiz bir bezle kalıntı varsa silin.
Kasım 2015

Mehmet Güvenç bu yanıtı beğendi:

Gece araç kullanırken nelere dikkat edilmelidir?

Uzun farları yakmayın ifrit oluyorum
Kasım 2015

Mehmet Güvenç bu yanıtı beğendi:

Gece araç kullanırken nelere dikkat edilmelidir?

Neticede burası Türkiye, kaptırmış giderken arkasında hiç bir ışık ya da deflektör olmayan bir at arabası sağdan tırıs tırıs gidiyordur, dalabilirsiniz.

Arkasında bırak deflektörü dörtlü pulluğuyla saatte 40 km ile giden traktöre dalabilirsiniz, sürülmüş olarak tabi:)

Tam kavşağı dönmüşken, bıçağını kapatma imkanı olduğu halde yolun 4 de 3 ünü kapatmış bir biçerdöverle kafa kafaya gelebilirsiniz, arkadan da dalabilirsiniz, amcamın zaten arkaya bakan yan aynaya baktığı pek vaki değildir.

Gece karşıdan gelen araçların sadece far ışığından mesafesini algılamak zorlaşır, alışınca yine kolaydır da, gündüz gibi olmaz tabi.

Gece -demiştik ya burası Türkiye diye, yol çalışması olan bölgelerde levha tabela neyim koymamışlarsa karanlıkta bir anda mucıra dalabilirsiniz, gece fark edilmiyor...aman frene basmayın, bırakın gazı gittiği yere kadar, dümdüz tutun direksiyonu..

Gece köpek en büyük risktir..Yolun sağından ya da sağ çaprazdan dört nala koşarak ölümüne sana kafa atmak isteyen köpeği, farlar sadece öne baktığı için, çok geç görürsün...aman frene basma direkt gazı kes, ez geç, ne çıkarsa bahtına..

Genellikle doğu illerinde inek, domuz ve eşek en büyük tehlikedir, köpeğe benzemez, çarptığınızda götürür...pek gece köylerin kasabaların açığından yanından geçerken hız yapmamakta fayda var..

Gözleriniz far ışığıyla yanmaya başlar, durup gözleri dinlendirmek lazım..

Araç içi ışıklar da rahatsız eder pek hissedilmez ama, iyice gösterge ışıklarını kısmak lazım..

Gece yolda durursanız, iyice yoldan çıkmaya çalışın, lastik mastik değiştirecekseniz aman, deflektör koyun otobanın ortasında geçenlerde 3 genç ezildi lastik değiştirirken..

Uzun-kısa yapmak (selektör) rahatsız eder ama, sollarken mutlaka yapın, hareketlerinden sizi fark ettiğini görün...(gündüz aynasından mesela kamyon şoförüne bakılmalı, aynaya bakarsa yüzü görülür, sizi görmüşse sollanır.)

Son olarak uyku...uyursunuz, fark edemezsiniz...bir anda..4 saatten fazla gece araç kullanmamak, uykusuz yola çıkmamak, hatta çok geç saatlerde hiç yolculuk yapmamak en iyisidir..

Siz uyumazsınız karşıdaki uyur..önümde yolda gezinen kamyon şoförünü korna çala çala uyandırdığımı bilirim..koskoca tırın üstüme üstüme geldiğini son anda direksiyon kırınca yırttığımı..
Kasım 2015

Mehmet Güvenç bu yanıtı beğendi:

Orkestrada çalmak nasıl bir duygudur?

Kendim yaşamadım ama anlatılanlardan duyduğum kadarıyla çok farklı bir deneyim.Tek başınayken bir enstrüman çalmak bile inanılmaz bir duyguyken orkestrada çalmayı hayal edemiyorum.Orkestrada çalan insanlar o an sanki orada olmadıklarını,müziğin dalgalarının içinde kaybolduklarını ve başka hiç bir şeyde yaşayamadıkları bir huzur içinde olduklarını söylüyorlar.
Kasım 2015

Mehmet Güvenç bir yanıt verdi.

Müzik nedir?

"Teknik deyişle müzik; ses yüksekliği (diklik-perde), (incelik-kalınlık) ve tartım (ritim) bağıntıları içinde düzenlenmiş seslerin sanatıdır. " (Sidney Finkelstein, Müzik Neyi Anlatır - Syf.9)
Kasım 2015

Mehmet Güvenç bir yanıt verdi.

Kasım 2015

Mehmet Güvenç bir yanıt verdi.

Önce şarkı sözü mü yazılır yoksa beste mi yapılır?

Teknik açıdan bakarsak -ki bence öncelik bu olmamalı-, önce söz yazılırsa, üzerine eklenecek müziğin ortaya çıkışı (üretimi) sözün yapısına göre şekillenecektir. Dolayısıyla müzik, yazılan söze uygun olarak tasarlanacaktır. Fakat önce müzik yapılır, üzerine söz olursa o zaman yazılacak söz, müziğe tüm detayıyla uyum sağlaması gerekecektir.

Örnek vermek gerekirse;
"Adımlarımın ardındaki ayak izleri" diye bir söz yazdığımızı varsayalım. Önceden yaptığımız müziğin nota düzeni bu söze uyum sağlamıyorsa ya müzikte nota ekleme/çıkartma yapılacak, ya da sözde değişikliğe gidilecek. Bunun ortaya koyduğu bir risk var. Sözde ya da müzikte yapılacak ekleme çıkartma sizin harika olduğunu düşündüğünüz sözde ya da müzikte değişikliğe gitmenize sebep olabilir.

Tamamen sistemli çalışılacaksa önce söz ve sözlerin hissettirdiği tüm düşüncelerle müziğin yapılması -kesin bir kaide olmamakla birlikte- daha doğru olabilir. Olmayadabilir. Kesinliği olmayan bir yaklaşım.

Dipnot: Eserin yaratıcısı nasıl hissediyor ve nasıl olmasını istiyorsa doğru o'dur.
Kasım 2015

Mehmet Güvenç bir yanıt verdi.

En çok sevdiğiniz oyun soundtrackleri hangileridir?

  • Splinter Cell 3 - Chaos Theory'nin müzikleri (Amon Tobin)
Kasım 2015

Mehmet Güvenç bu yanıtı beğendi:

FSI ile TSI motor arasındaki farklar nelerdir?

FSI motora LPG takılması zor. Ama illa ki takanlar oluyor ama bu arabaya zarar veriyor ve randıman sağlamıyor. TSI motor FSI 'dan sonra bizim ülkemizde satılmaya başlanmıştır. TSI küçük motor hacmine sahip olup vergisi de ona göre düşük olduğu için tutuldu. TSI küçük motor hacmi yüksek beygir stratejisi sunuyor ( 1.4 TSI 122 bg, 1.4 TSI 160 bg ). Yüksek vergi ödememek için tercih edilen bir durum söz konusu. FSI da ilk zamanlar 2004 kasa Golflerde ortaya çıktı. Ama LPG takımına uygun olmaması sebebiyle kısa zamanda beklenileni veremedi. Daha sonra 2005 model yeni kasa Passatlarda 1.6 FSI 105 bg olarak piyasaya çıktı. TSI motor hacmi daha düşük olduğu için yakıtıda FSI göre daha düşüktür. TSI turbo beslemeli olduğu için hızlanma olarak FSI'dan daha iyi hızlanır fakat uzun yolda 100 kmden sonra turbonun hava basıncı değerleri azalacağından ( 1.8 TSI ve 2.0 TSI hariç) motorda performans düşüklüğü yaşanır. FSI yavaş hızlanan fakat hızlandıktan sonra özellikle 3500/4000 d/d arasında verimleri oldukça yüksek motorlardır kısacası şehir içi için TSI motor idealdir seri atak ve düşük yakıt tüketimlidir ama uzun yolda seyahat edenler için FSI motor daha verimlidir. Tabi kişiden kişiye değişen fikir ve düşünceler olabilir.

Kasım 2015

Mehmet Güvenç bir yanıt verdi.

2. el araba alırken nelere dikkat etmemiz gerekiyor?

Teknik açıdan;
  1. Estetik olarak sizi hoşnut edecek tasarım,
  2. Kullanım türünü tespit etmek, (Hız, güvenlik, genişlik, konfor vs. gibi...)
  3. "Gün gelir satarım" düşüncesine karşı ikinci el satış hızı,
  4. Maddi durumunuz ve kullanım sıklığınıza göre yakıt tercihi,
  5. Maddi durumunuz ve bakım-servis fiyatlarını kıyaslayın, (Bu önemli bir ayrıntı. Aracınız bir gün mutlaka servisi ziyaret edecek)
  6. Aracın KM'sinden ziyade geçmişte yapılan düzenli bakım aralıklarını öğrenin,
  7. Aracın kaza geçmişini öğrenin, (Kaza türüne göre o aracın alınıp alınmayacağı kararında değişkenlik gösterir)
  8. Aracın varsa kronik arızaları ve farklı kaynaklardan çözüm önerileri,
  9. Güvenilir bir tamirci ile aracı satın almadan önce kontrol ettirmeniz,
  10. Aracı satın aldığınız il-İlçe, (Aynı markanın, aynı km'deki bi aracın İstanbul trafiği ve Yalova trafiğinde kullanım sonuçları farklılık gösterecektir)
  11. Önceden kullandığınız tüm arabalar ile ilgili pozitif ve negatif düşüncelerinizi gözden geçiriniz,
Diğer etkenler (Psikolojik vs.)
  1. Forumlarda bolca yer alan -gerçek- kullanıcı yorumları, (öneren ve önermeyenlerin profillerini incelemekte fayda var. Yaş aralığı vb. gibi konularda yorumlar farklılaşabilir.)
  2. Markaların pazarlama stratejilerine aldanmamanız,
  3. Topluma göre "en iyi" kavramı yerine, size göre akılcı ve açıklanabilir nedenleriyle "en iyi" olan araba üzerinde yoğunlaşmanız,
  4. İlk kez bir araba satın alıyorsanız heyecan ve hazlarınızı kontrol etmelisiniz,
  5. "Hangi arabayı almalıyım" diye etrafta gördüğünüz her insana soru sormayınız. Soru sorduğunuz kişi gerçekten empati yeteneği gelişmiş, bilgi sahibi olan biri olsun.
  6. Satın almayı düşündüğünüz arabayı satın almadan önce test etmeniz gerçek bir "sürüş deneyimi" olacağı için, sizi söz konusu arabaya karşı ön yargılarınızdan arındıracaktır. Başkalarının deneyimi ile sizin edindiğiniz deneyimlerin farklılık göstermesi her zaman muhtemeldir.
Kasım 2015

Mehmet GüvençOtomobil konu başlığını takip etmeye başladı.

Otomobil

Otomobil, yolcu taşımaya uygun tekerlekli, motorunu kendi taşıyabilen kara ulaşım taşıtı. Otomobil kavramının ilk ortaya çıktığı zaman göz ö...

Kasım 2015

Mehmet Güvenç bir yanıt verdi.

Mimari ile ilgili okunması gereken kitaplar nelerdir?

Her ne kadar çevirisini beğenmesemde Alain de Botton'ın Mutluluğun Mimarisini tavsiye ederim.
Kasım 2015

Mehmet Güvenç bir yanıt verdi.

Önerebileceğiniz jazz müzikler nelerdir?

Farklı farklı uzuvlarından yola çıkarak birkaç şey söylenebilir.

Nina Simone'un hem kendi tarihi, hem de şimdiki zamana ışık tuttuğunu düşünüyorum. "Feeling Good", "Ne me Quitte Pas" gibi efsanevi yorumları vardır. Ayrıca insani olarak "ince" bir kadındı. "Four Woman" şarkısıyla siyahi kadınlara yapılan zulme dikkat çekmiştir.

Esbjörn Swenson Trio'da kendi adıma hafızama kazınmış durumda. 2008'de Esbjörn'ün kaza sonucu hayatını kaybetmesi oldukça üzücü.

Daha uçlara gidersek bir azalıp bir çoğalan Contemporary Noise Quartet, Contemporary Noise Quintet ve Contemporary Noise Sextet oluşumlarını inanılmaz keyifli ve etkileyici buluyorum. Müzikalite olarak harika şeyler ortaya koymaktadırlar. "Army of the Sun", "Million Face", "Evil Melody", "Naitilus" vb. bir çok güzel esere sahipler.

Kontrbas severler için Charles Mingus önerilebilir.

Yakın zamanın yaratıcılarına bakarsak Beady Belle ve Closer albümü; güzelliğine ayrı, sesine ayrı, şarkılarına ayrı ayrı aşık olduğum Melanie Pain'de önemli bir yerde durmaktadır.

Kattıkları hissiyat bakımından Hindi Zahra, Lhasa De Sela gibi çok hoş ve sihirli sesler de var.

Her ne kadar Cover yapanlara karşı çok soğuk olsam bile, henüz yeni keşfettiğim ve Radiohead coverları yapan Nordpool Orchestra ve bence başlı başına incelenmesi gereken, JS Bach'ın eserlerini Play Bach I, II, III serileri ile albümleştiren Jacques Loussier dinlemeye değer.


Son olarak çok değerli yerli caz sanatçılarımıza da dikkat çekmek isterim. Birbirinden başarılı müzisyenlere sahibiz. Kerem Görsev belki de en tepeye yazılacak isimlerden biri. Kerem Görsev ve bir çok müzisyenle de çalışan Ferit Odman'ı takip edebiliriz. Türkiye'nin en başarılı kontrbasçılarından olan Kağan Yıldız ve Ozan Musluoğlu övgüyü hak ediyorlar. Aynı şekilde Uraz Kıvaner, Can Çankaya, Cenk Erdoğan, Ediz Hafızoğlu, Can Ömer Uygan, Serkan Çiftçi, Korhan Futacı, Neşet Ruacan, Önder Foçan gibi özel isimlerin de altını çizmek gerek.Kadın vokaller açısından da oldukça şanslıyız. Elif Çağlar Muslu, Selen Gülün, Ece Göksu, Hediye Güven, Jehan Barbur gibi kendini ispat etmiş çok önemli seslere sahibiz.


Hızlıca, biraz da herkesin bildiğinden (Louis Armstrong, Duke Ellington, Bill Evans vs.) uzakta neler var diye düşününce aklıma bu isimler gelmekte.
Kasım 2015

Mehmet Güvenç bu yanıtı beğendi:

Yüksek sesle müzik dinlemek kalp atış hızını arttırır mı?

Yüksek sesle dinlenen müzik işitmede azalma, kulak ağrısı, kulak çınlaması, yorgunluk, sinirlilik, uyku bozuklukları gibi pek çok rahatsızlığa neden olabilir. Bu yorgunluk, sinirlilik durumunun kronikleşmesi durumunda ise kalp atışlarımızda hızlanma meydana gelir, sonuçta bu olay

kalp çarpısına kadar gidebilir.

Ekim 2015

Mehmet Güvenç bu yanıtı beğendi:

Çalması en karmaşık müzik enstrümanı nedir?

Kilise orgu pedallarından dolayı güzel bir cevap. Bir de aynen gitardaki gibi notaların telden tele geçişlerde sıralı olmamasının yanı sıra bir çok tele sahip olan Chapman Stick var. Her iki elle de birer gitar çalınırmış gibi çalınıyor. Bir gitarist olarak oldukça karmaşık buluyorum.

Daha Fazla