Bilmek istediğin her şeye ulaş

Nazlı Derya Öztürkmen, 

Astronom

İstediğim 4.0 lık biturbo V8 i daha erken alabileyim diye akademik kariyerimi bıraktım. Şimdi popüler bilim ile keyifliyim.

Mart 2016

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıt verdi.

Astronomi ile uğraşan ve teleskop bilgisi olan arkadaşlar varsa öneride bulunabilir mi?

Merhaba,
Keşke teleskop almadan önce bu araştırmayı yapmış olsaydın. Tıpkı bir otomobil veya buzdolabı gibi teleskop ta sırf ucuz geldiği için alınmamalı. Ne amaçladığına bağlı olarak seçilmeli. Fakat öte yandan bu kadar da idealist olmak zorunda değilsin elbette. Sonuçta bilimsel gözlem yapmayacak gecelerini keyifli hale getireceksin öyle değil mi?
Öncelikle güle güle kullan. Artık sahip olduğun teleskop Alt-Azimuth kurgusu olan (ayakları üzerine yerleşiminin uygulandığı koordinat sistemi) ve kırılmalı teleskop tipinde. 70 mm açıklık ve 700 mm odak uzaklığı var. Bu teleskop ile gökyüzünde ay, jüpiter ve uyduları ve saturn gözlemi yapabilirsin. Yer yüzü gözlemi için bile kullanabilirsin ayrıca. Deniz kıyısındaysan bir gemiye ya da karşı kıyıya bakabilirsin örneğin. Gökyüzü gözlemlerinde Saturn ve Jupiter gözlemi yapabilmek için bu gezegenlerin bulunduğun tarih ve konuma göre nerede olduğunu araştırmaya başlamak ilk adımın olabilir. Bir gök atlası ya da bir uygulama kullanabilirsin. Jupiter'in uydularının o anda hangi dizilimde olduğunu da bazı web uygulamalarından bulursun ki o zaman baktığın şey nedir onu anlamana yardımcı olur. Ay'ın kraterlerine bakarken kratelerinin isimlerini öğretecek ay atlasları var bolca. Uluslarası uzay istasyonu hareketli sen ise teleskopun ile hareketsiz olmak zorundasın. Bu yüzden sabitlediğin bir teleskopla ancak o noktadan geçerken görürsün kısa bir süreliğine. Bu da teleskopu hareketli cisimleri gözlemek için (uydular, kuşlar vs) elverişsiz yapar.

İlk denemelerini de burada bizimle paylaşmanı diliyorum. İyi eğlenceler.
Aralık 2015

Nazlı Derya Öztürkmen bu yanıtı beğendi:

Beynin %10'unun kullanıldığı iddiasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

%10 iyiymiş, o kadarını bile kullanmayanlar var. Zaten hatırladığım kadarıyla bu şehir efsanesi %5 şeklindeydi hatta efsane severler bir de Einstein'ın %7'yi kullandığını iddia ederlerdi ki bu konuda hala hiçbir bilimsel bulgu mevcut değil.
Aralık 2015

Nazlı Derya Öztürkmen bu yanıtı beğendi:

Toplu taşıma araçlarında cep telefonu ile konuşulması veya konuşulmaması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Gayet normal olduğunu düşünüyorum. O araçların içinde geçen boş zamanı bir şekilde değerlendirmek ya da çekilir kılmak lazım. Tabii bu demek değildir ki toplu taşıma ve özel araç sürücülerinin bir ellerinde telefon olmasını da doğru buluyorum. O duruma gerçekten büyük cezalar verilmeli, hem toplu taşıma hem de özel araç sürücüleri araçlarında taşıdıkları insanlar haricinde bir de dışarıdaki diğer araçların içindekileri ve yayaları tehlikeye atmaktadırlar. Teamüden cinayete teşebbüs suçundan içeri alınmalılar.
Aralık 2015

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıta alt yorum yaptı

Seni chopper cı sanmıştım ama baya endurocu çıktın : )
Motosiklet ve fotoğraf makinesi.. .
Aralık 2015

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıta alt yorum yaptı

Patpat ile tanışamadık. Media yok linkte maalesef.
Motosiklet ve fotoğraf makinesi.. .
Aralık 2015

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıta alt yorum yaptı

Serkan abi, ne sıklıkla motosikletini değiştiriyorsun? Şuan hangi marka/model motosikletin var? Merak ettim, sakıncası yoksa paylaşır mısın?
Motosiklet ve fotoğraf makinesi.. .
Aralık 2015

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıt verdi.

Satın almaktan (ve tabii sahip olmaktan) haz aldığınız bir ürün veya ürün grubu var mı? Varsa hangileridir?

Otomobil sahibi olmaktan özellikle otomobil kullanmayı, ilgilenmeyi çok sevdiğimden dolayı haz alıyorum. Ayrıca elektronik eşyalar ve kırtasiye ürünlerine karşı büyük zaaflarım var.
Aralık 2015

Nazlı Derya Öztürkmen bu yanıtı beğendi:

Debriyajın mantığı nedir? Debriyaj ve gaz dengesini nasıl ayarlayabilirim arabanın stop etmemesi için?

Dişli çarklar arasında tercih yaparken (vites değiştirirken) motor ile dişli çark kutusu (vites kutusu, şanzuman) arasındaki bağlantıyı keser ve tekrar irtibat kurar. Böyle yaptığı için hem motor çalışmaya devam eder hem de dişli çark değişimleri sırasında bu dişli çarklar tahrip olmaz.

İlk kalkışta debriyaj pedalından ayak yavaş ama kesintisiz çekilirken gaz pedalına da motor yükünü alabilecek şekilde yavaşça ama yeterli bir şekilde basılmalıdır.

Seyir halindeyken debriyajdan bu kadar yavaş çekilmesine gerek kalmıyor ama yine de kesintisiz (kesikli olmayarak) çekiliyor ayak. Siz gaza tekrar basana kadlar motor bir süre kendi yüküyle idare edebiliyor çünkü volan bunu sağlıyor.

Kısacası egzersizle kazanılabilecek alışkanlar.
Aralık 2015

Nazlı Derya Öztürkmen bu yanıtı beğendi:

Beynin %10'unun kullanıldığı iddiasıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

İki adet seri bağlı 10 ohmluk direnç ile, bu ikisine paralel bağlı 5 ohmluk direncin oluşturduğu bir sistemin toplam direnci hakkında ne düşünüyorsunuz?

Diye basit bir soru sorsam.... Bilmeyenin verdiği cevap büyük olasılıkla hatalı olur.

Bence beynimizin kaçta kaçını kullandığımız sorusu Serkan'ın da belirttiği gibi, bir efsane, bir mit, bir dedikodu. Kullanabildiğimiz kadarını verimli kullanalım kâfi. Lopları sevelim.
Nisan 2015

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıt verdi.

Türkiye'de bilim adına geldiğimiz en ileri safha nedir?

Tam soruya yanıt vereceğim beni bir gülme tutuyor.
Kasım 2014

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıt verdi.

Evinizde gökyüzündeki yıldızları incelemek için kullanılabilecek teleskop önerileriniz nelerdir?

Soru bana yonlendirildigi halinden farkli bir hale gelmis ama olsun. Fazla yildiz goz cikarmaz. Ote yandan "gokyuzundeki yildizlari" diye belirtmeye gerek var mi? A benim canim baska neredeki yildizlari "inceleyecegiz"? Incelemek cidden ince bir is. Ben simdi heves kirmak istemem bu yuzden size 2 animi yazacagim. Sonra eve teleskop aliniz ya da almayiniz benden gunah gitsin.

Hep bahsederim. Astronom olmaya 4 yasimda karar verdim. (Iyi halt ettim ile baslayan kendime lanet okumalara girmeyecegim) Neymis efendim ET filminden etkilenmisim de neymis efendim kendimi uzayi arastirmaya adayacakmisim da... Tovbe...

Sonra 13-14 yaslarimdaydim Meade marka Newtonian tipi bir teleskop aldim. Hani soruda gectigi gibi "evimde gokyuzundeki yildizlari inceleyecktim" Tabi tabi...

Neyse. Cok ilgiliyim efendim. Bir suru populer bilim kitabi icinde boguluyor ertesi gunku tarih yazilisina bile calismayip Jupiter'in uydularini ayirt etmeye calisiyorum. Sonucta bir misyonum olduguna inaniyorum ve bu gazla o teleskopu balkona koymus kucuk bir ilecede yasamanin (isik kirliligi olmamasi bakimindan) avantaji ile Ay'in kraterlerini ve Saturn'un halkasini gozleyip bilimsel bir orgazm yasiyorum.

Gel zaman git zaman ben cok asiri feci fazla bilimsel gozlemler yaparken bir gece 23 sularinda kapimiz calindi. Kapida bir polis. Ayol kapimizda polisin ne isi var? Neyseki rastlanti eseri kapiya gelen polis annemin bir velisi cikiyor da adam daha annem kapiyi acar acmaz "aaa hocam siz miydiniz burda oturan, bir sikayet geldi bize" diyor kibar davranip. Annem karsisinda polis mi var bakkalin ciragi mi var ayirt etmeksizin tum ukalalaik simariklik karisimi tavriyla "ne sikayeti geldi pasam" diye sordugunda ise polis utana utana "karsi apartmanda oturan bir beyefendi balkondan durbunle onun evini gozetlediginizi soyluyor sikayet etti sizi" demesin mi?

gTabi ben de o yaslarda hem cok asiri bilimsel hem de genlerimdeki agresif adenin ve timin kombinasyonuyla ergenlige girisin verdigi gazla da sanki sikayet eden rahatsiz olan polisin kendisiymis gibi "birakin lan beni tutmayin" tarzi gereksiz davranislara burunuyorum kiz basima.

Elbette bir sey olmuyor ama yav arkadas ben orada Jupiter'in uydusunu gordum diye sanirsin ET'nin 7 sulalesi ile iletisim kurmusum gibi sabahlara kadar uyuyamazken senin o sisko gobegini (lafim gobege degil, gobek bende de var laf soyletmem) kasina kasina oturup tembellik yaptigin oturma odani mi izleyecegim a cahil! Zaten ona da durbun demezler dingil!

Neyse bu vukuat yumusak ve tatli bir aksiyonla gecti. Peki hepsi bu kadar mi?

Sonra ben buyudum abla oldum universiteyi kazandim aldim basimi gittim astronomi ve uzay bilimleri okumaya. Sirtima da teleskopumu yuklendim (allahim bana bu gunleri yasatacak ne yaptim ki o yasimda). Simdi kafama silah dayasalar adimimi bile atmayacagim Kayseri Orduevinde 5. Katta kaliyorum. Tam karsida Hilton Otel ve orduevinde kaldigim odada ortadogu ve balkanlarin en capkin kiz ogrencisi var.

Ben diyorum ki "Duygu gel sana Ay'in kraterlerini gostereyim" o diyor ki "ya tamam goster de sonra da Hilton'a bakalim roof barda yakisikli varsa suslenip gideyim"

Neyse... Tabi ben yine pek bir bilimselim pek bir agirbasliyim kiza sadece kraterleri gosteriyorum (tam pul koleksiyonu gosterilcek kiz ama ben uydu ve gezegen gosterdim, yani...) Fakat gozunuzde canlandirin ki biraz egiliyoruz onumuzde 70 cm lik uzunlukta ve 4-5 cm eninde uzun bir cisim var. Tam gozumuzu bunun baslangic noktasina koymus ayni "nisan alir gibi" biryerlere bakiyoruz. Iste tam o siralarda dudukler calmaya basladi. Orduevinin 6 nobet noktasindaki askerler kosmaya basladi. Duduk sesleri telsiz konusmalarina ve sadece 30 saniye sonra kapimizi omuzla kirip iceri giren askerlerle aksiyon devam etti.

Ben "Jupiter" derken ortaokuldan beri ilk defa kekeliyor uber capkin oda arkadasim ise hala nisan alir vaziyette Hilton otele bakmaya calisiyordu. Gecenin 2 sinde nobetci subaya aciklama yaparken anlasildiki bir suikast ya da saldiri suphesi ile odamiz basilmis ve bana balkonda teleskop kullanmak yasaklanmisti. Zaten bir kac hafta sonra Kayseri'de hava sifirn uzerine cikmadigi icin aylarca degil teleskoptan bakmak gozlerim normal islevini bile yitirmisti.

Diyecegim o ki: Alin elbet bir teleskop, arastirip en guzelini alacaginiza eminim. Fakat dingil hoduk ve askeri alanlardan uzakta gozlem yapin a benim canlarim.

Iyi gozlemler.
Ekim 2014

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıt verdi.

Astroloji Allah'a şirk koşmak mıdır?

Allah'ı bilmem ama astroloji bilime şirk koşmaktır.
Ekim 2014

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıta alt yorum yaptı

Evet. Daha ziyade muffin kek daha iyi yapılıyor.
Soru gerçekten çok yanlış. Soru fizik-astrofizik-astronomi gibi alanların altında incelenen karadelikleri içerdiği için dünya üzerindeki her hangi bir insana "karadelik sizce gerçek mi" diye sorulmaz. Çünkü sorulunca aşağıdaki gibi ya ezbere 3-5 cümle kurulur ya da boşu boşuna yaşanmış hayatların yansıması olan cümleler kurulur.

Konuyu cinlerin varlığına bağlayanların gezegenimizdeki öz kaynakları şuursuzca tükettiği kanaatindeyim.

Şimdi biraz astrofizik konuşalım. Burası bilgi platformu olduğuna göre "bence" diyerek hakkında konuşulacak en son konulardan biri karadelikler. Öte yandan hiç te o kadar ulvi ve esrarengiz anlamlar yükleyeceğiniz bir konu da değil. Evet hepimiz "I want to believe" kıvamındayız. Balkonda kahve içerken hepimiz uzaylılar o anda mahalleyi bassın istiyoruz fakat bu alt tarafı bir astrofizik konusu.

Kaldı ki gerekli şartları sağlarsanız her cismi karadelik haline getirebilirsiniz. Çünkü astrofizikte karadelik çekimsel içe çökmenin son aşaması-sonucu olarak tanımlanır. Çok basit bir tanım ile Örneğin Güneş’in yarıçapını yaklaşık üç kilometre olacak şekilde sıkıştırabilsek bir kara delik olur. Dünyayı birkaç santimetre küplük bir hacim içine sıkıştırısak al sana başka karadelik. Peki bu çılgın fikir size nasıl bir matematiksel ilişkiyi hisetiriyor?
Dur bakayım ortada kütle var birde yarıçap dedik...
Senin benim gibi sıradan vatandaşlar bunu hissedene kadar yapan yapmış. Schwarzschild yarıçapı denen bir bağıntı yani r=2gm/c² kimi hangi yarıçapa sıkıştırısam karadelik olurun yanıtını vermiş. O yüzden sen şimdi ara ver face'te takıl beynini çok zorlama canım. Unutmadan bu ifadedeki g: evrensel kütleçekim sabiti, m: cismin kütlesi, c: ışık hızı.

Şimdi daha da basit konuşalım. Yıldızları biliyorsunuz. Yıldızların evrim süreçleri vardır ve bu süreçlerin sonu kütlelerine bağlıdır. Aşağıdaki sınıflandırmada Myıldız söz konusu yıldızın kütlesini temsil edecek. Mgüneş ise Güneş'in kütlesini. Anlaştık mı?

Myıldız < 0,8 Mgüneş ise evriminin sonunda kahverengi veya Kara cüce olur

0,8 Mgüneş < Myıldız < 1,44 Mgüneş ise evriminin sonunda beyaz cüce olur

~1,35 Mgüneş < Myıldız < ~2,1 Mgüneşnötron yıldızı olur

Myıldız > ~3 Mgüneş ise evriminin sonunda karadelik olur.

Biraz yukarıda kalın kalın yazdığım basit bir tanım vardı. Yüzeyinden ışığın bile kaçamadığı yüksek yerçekimine sahip nesneler. Işık ve kaçmak nedir diye depresyona girmemen için yine gözünde büyütmeyeceğin bir bağıntı vereyim. Ama önce bir örnek: Bir roket yaptın ve onu dünyadan uzaya fırlatmak istiyorsun. Yani olacak iş değil de velev ki yapacaksın. Bu roketin bir kütlesi var ve yerden kalkıp uzaya gidebilmesi için yani yer çekimine karşı koyup basıp gitmesi için bir hızı olmalı.

½ m v^2 = G M m / R

(Dostum Hakan Köse (@hakank) inploidde formül yazmak mı zor yoksa ben mi beceremiyorum)

Neyse malum burada iki tarafta m leri götür ıvır zıvır iş yap

vkaçış = √2 GM/R

kalır. Yani kaçış hızı kütlenin karekökü ile artar, yarıçapın karekökü ile azalır. Mesela sen dünyanın kütle çekiminden kurtulup çıkıp gitmek istersen 11.2 km/s ile süreklli gitmen lazım. Veya Ay için bu değer 2.4 km/s veya Güneş için 617.5 km/s

Demek ki karadelikten ışığın bile kaçamayışının altında ne yatıyor? Karadeliğin kaçış hızı ışık hızında.

Dertsiz başına dert almak istersen işin gücün yokmuş gibi popüler bilim kitapları içinde özel görelelik genel görelelik yok stephan hanwking falan oku. Oku elbet ama allah aşkına daha karadeliğin tanımını anlamadan zaman yolculuğu yapma hevesi içine girme.

Şimdi sıkıldım burada bitiriyorum.
Ekim 2014

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıt verdi.

Karadelik sizce gerçek mi? Gerçekse karadeliğin öbür tarafında yeni hayat var mıdır?

Soru gerçekten çok yanlış. Soru fizik-astrofizik-astronomi gibi alanların altında incelenen karadelikleri içerdiği için dünya üzerindeki her hangi bir insana "karadelik sizce gerçek mi" diye sorulmaz. Çünkü sorulunca aşağıdaki gibi ya ezbere 3-5 cümle kurulur ya da boşu boşuna yaşanmış hayatların yansıması olan cümleler kurulur.

Konuyu cinlerin varlığına bağlayanların gezegenimizdeki öz kaynakları şuursuzca tükettiği kanaatindeyim.

Şimdi biraz astrofizik konuşalım. Burası bilgi platformu olduğuna göre "bence" diyerek hakkında konuşulacak en son konulardan biri karadelikler. Öte yandan hiç te o kadar ulvi ve esrarengiz anlamlar yükleyeceğiniz bir konu da değil. Evet hepimiz "I want to believe" kıvamındayız. Balkonda kahve içerken hepimiz uzaylılar o anda mahalleyi bassın istiyoruz fakat bu alt tarafı bir astrofizik konusu.

Kaldı ki gerekli şartları sağlarsanız her cismi karadelik haline getirebilirsiniz. Çünkü astrofizikte karadelik çekimsel içe çökmenin son aşaması-sonucu olarak tanımlanır. Çok basit bir tanım ile Örneğin Güneş’in yarıçapını yaklaşık üç kilometre olacak şekilde sıkıştırabilsek bir kara delik olur. Dünyayı birkaç santimetre küplük bir hacim içine sıkıştırısak al sana başka karadelik. Peki bu çılgın fikir size nasıl bir matematiksel ilişkiyi hisetiriyor?
Dur bakayım ortada kütle var birde yarıçap dedik...
Senin benim gibi sıradan vatandaşlar bunu hissedene kadar yapan yapmış. Schwarzschild yarıçapı denen bir bağıntı yani r=2gm/c² kimi hangi yarıçapa sıkıştırısam karadelik olurun yanıtını vermiş. O yüzden sen şimdi ara ver face'te takıl beynini çok zorlama canım. Unutmadan bu ifadedeki g: evrensel kütleçekim sabiti, m: cismin kütlesi, c: ışık hızı.

Şimdi daha da basit konuşalım. Yıldızları biliyorsunuz. Yıldızların evrim süreçleri vardır ve bu süreçlerin sonu kütlelerine bağlıdır. Aşağıdaki sınıflandırmada Myıldız söz konusu yıldızın kütlesini temsil edecek. Mgüneş ise Güneş'in kütlesini. Anlaştık mı?

Myıldız < 0,8 Mgüneş ise evriminin sonunda kahverengi veya Kara cüce olur

0,8 Mgüneş < Myıldız < 1,44 Mgüneş ise evriminin sonunda beyaz cüce olur

~1,35 Mgüneş < Myıldız < ~2,1 Mgüneşnötron yıldızı olur

Myıldız > ~3 Mgüneş ise evriminin sonunda karadelik olur.

Biraz yukarıda kalın kalın yazdığım basit bir tanım vardı. Yüzeyinden ışığın bile kaçamadığı yüksek yerçekimine sahip nesneler. Işık ve kaçmak nedir diye depresyona girmemen için yine gözünde büyütmeyeceğin bir bağıntı vereyim. Ama önce bir örnek: Bir roket yaptın ve onu dünyadan uzaya fırlatmak istiyorsun. Yani olacak iş değil de velev ki yapacaksın. Bu roketin bir kütlesi var ve yerden kalkıp uzaya gidebilmesi için yani yer çekimine karşı koyup basıp gitmesi için bir hızı olmalı.

½ m v^2 = G M m / R

(Dostum Hakan Köse (@hakank) inploidde formül yazmak mı zor yoksa ben mi beceremiyorum)

Neyse malum burada iki tarafta m leri götür ıvır zıvır iş yap

vkaçış = √2 GM/R

kalır. Yani kaçış hızı kütlenin karekökü ile artar, yarıçapın karekökü ile azalır. Mesela sen dünyanın kütle çekiminden kurtulup çıkıp gitmek istersen 11.2 km/s ile süreklli gitmen lazım. Veya Ay için bu değer 2.4 km/s veya Güneş için 617.5 km/s

Demek ki karadelikten ışığın bile kaçamayışının altında ne yatıyor? Karadeliğin kaçış hızı ışık hızında.

Dertsiz başına dert almak istersen işin gücün yokmuş gibi popüler bilim kitapları içinde özel görelelik genel görelelik yok stephan hanwking falan oku. Oku elbet ama allah aşkına daha karadeliğin tanımını anlamadan zaman yolculuğu yapma hevesi içine girme.

Şimdi sıkıldım burada bitiriyorum.
Ekim 2014

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıta alt yorum yaptı

Hayır kastetiğim yaratıcı testi başka canlılara sizin dininiz allahınız var mı diye sormak değil evrende yaratıcının yalnızca bizi canlı olarak yaratıp yaratmadığı. Yani kendini özel hissetme üstün görme psikolojisi. Bir gün başka bir sistemden akıllı canlılarla iletişim kurarsak büyük oranda insanın tanrı inancı çöker.
"Evrende yalnız mıyız? " sorusunun cevabı en çok merak ettiğim.
Ekim 2014

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıta alt yorum yaptı

"Var olmadığı anlamına gelmediği" açık. Ve fakat merakımı yazarken bahsettiğim varsayım, öngörü, istatisik (Drake denklemi vs) beklenti, arayış değil tam bir net sonuç. Nokta atış mesela: "Şu galaksinin şu yıldız sisteminde şu gezegendeki şu türde canlılar ile iletişim" .

Ah işte bunlar hep sabırsızlık hep bir ego.


Öte yandan işin şakası bir tarafa insanlığın kendi gezegeninden başka gezegenlerde yaşam veya akıllı canlı arayışı, beklentisi aslında din adamlarından bilim insanlarına, sıradan vatandaştan dünya liderlerine kadar herkes için hep yaratıcının varlığını sınamak, test etmek içgüdüsünde yatıyor bence.

Sonuna bence ekledim ki gözü kara tartışmacılar klavye aracılığı ile ateş püskürtmesin. Zira ateş püskürtmeyi ejderhalara bırakalım, herkes işini yapsın.
"Evrende yalnız mıyız? " sorusunun cevabı en çok merak ettiğim.
Ekim 2014

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıt verdi.

En çok merak ettiğiniz şey nedir?

"Evrende yalnız mıyız? " sorusunun cevabı en çok merak ettiğim.
Ekim 2014

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıt verdi.

Gelmiş geçmiş en beğendiğiniz televizyon reklamı hangisi?

Jaguar ve Mercedes kapışması en çok keyif veren reklam serisi oldu benim için.
Ekim 2014

Nazlı Derya Öztürkmen bir yanıta alt yorum yaptı

Hiç derin bir konu değil. Sıradan bir vatandaş için zor bir konu olması onun derin bir konu olduğu anlamına gelmez. Üstelik sadece teori de değil. gözlemlerle kanıtlanmış bir yapı. Tahmin bilimin bir metodu değildir.
Çok derin konu, söylediklerimiz sadece teoride ve tahminde kalacaktır.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Audi

353 Kişi   1 Soru

Astronomi

117 Kişi   68 Soru

Gökbilim

14 Kişi   4 Soru

Web Siteleri

3038 Kişi   264 Soru

İnternet Teknolojileri

1209 Kişi   170 Soru

Bilgisayar Programları

1789 Kişi   179 Soru

Mekan Önerileri (İstanbul)

796 Kişi   69 Soru

Teknoloji

1850 Kişi   576 Soru

Uzay Araştırmaları

168 Kişi   55 Soru

İPad Uygulamaları

22 Kişi   8 Soru

Yıldızlar

22 Kişi   8 Soru

Müzik

2849 Kişi   472 Soru

İnternet Sitesi

977 Kişi   171 Soru

Donanım

505 Kişi   94 Soru

Cep Telefonları

594 Kişi   224 Soru

Bilişim

521 Kişi   110 Soru

Seyahat

441 Kişi   87 Soru

Arabalar

680 Kişi   190 Soru

Bilim

784 Kişi   279 Soru

Web Sitesi Önerileri

311 Kişi   72 Soru

İnovasyon

262 Kişi   38 Soru

Apple

189 Kişi   90 Soru

Yurtdışı

207 Kişi   44 Soru

Otomotiv

123 Kişi   54 Soru

Astronomi

117 Kişi   68 Soru