Bilmek istediğin her şeye ulaş

Duran saatin gösterdiği son doğruda.....

Temmuz 2014

Nihan Keskin bu yanıtı beğendi:

Ünlü mimar Selim Yuhay ve evim şahane programı hakkında görüşleriniz?

Güzel sempatik, bir program. Selim bey seyirci ile çok iyi elektrik yakaladı. Yurt dışındaki örnekleri ile çok benzeşmiyor. O da bizim halkımızın kültür farkından oluşuyor. Bu program daha özenli ve estetik değerlere önem veren bir şekilde yapılmalı. Her mekan için uzun soluklu bir planlama yapılmalı. Bu programdaki gibi, biz acaip hızlı yaparız mantığı, zamanı doldurmaya yarıyor. Programın maliyeti deneceğini çok iyi biliyorum. Ama bu mantık bir zaman sonra şişmeye mahkum. İnsanlara beklediğini değil daha ötesini veren bir program olmalı. Bu şişme olayını Türkiye deki mobilya firmalarının yaptıklarına bakarak daha iyi anlayabiliriz (birkaç firma hariç).
Nisan 2014

Nihan Keskin bir yanıta alt yorum yaptı

cevabınız için teşekkürler.bu soru admin tarafından azıcık değiştirilmiş.esasen sormak istediğim olası istanbul depreminde hangi özel sigorta şirketi onca hasarı karşılama gücüne sahip,devletin mecbur kıldığı dask hariç....
Özür dileyerek; sorunuz yanlış bir soru... Taahhüt etmeyene de sigorta şirketi denmez zaten.

Doğru soru;

DASK poliçesi ile Full Risk Sigorta Poliçesi depremde hasarımın ne kadarını öder?
  • Zorunlu Deprem Sigortası olarak bilinen DASK, deprem kaynaklı her türlü hasarı derecesine göre Bayındırlık ve İskan Bakanlığı inşaat maliyetini binanızın veya evinizin girdiği gruba göre öder. Poliçede yapı grubunuzu sigortacınız belirler. DASK sadece deprem hasarını öder.
  • Normal ev sigortaları yangın, hırsızlık, sel, su basması ve bunun gibi hasarlarla beraber depremi de kapsatabilirsiniz. Bu tip sigortalara genelde Full Risk Sigortası denir. Ancak bu sigorta poliçesi sanıldığının aksine yapı için bir ödeme yapmaz. Sadece evinizdeki eşyaları da deprem kaynaklı hasarlara karşı sigortalama biçimidir. Bu poliçe deprem kaynaklı eşya hasarınızı öder.

Genelde evini sigortalatırken çoğu insan şöyle düşünür; "Üç kuruş prim fazla ödeyeyim de, evin tüm hasar bedelini sigorta ödesin" diye evin fiyatını yüksek söylerler. Poliçenizi yapan sigortacı arkadaşlar ya bilmediklerinden, yada yüksek prim bedeli tahsil etmek için size şunu söylemezler; "Eviniz için bildirdiğiniz bedel ne olursa olsun, hasar ödemesi evinizin metrekaresi çarpı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı inşaat maliyetidir. Yani DASK poliçenizde evinizin fiyatını bildirdiğiniz oranda hasar ödemesi alamazsınız.

Kısa Özet;
DASK ile İnşaat Maliyeti size ödenir. Deprem olup, eviniz yıkılsa da, arsanız yerindedir. Full Risk Poliçesi bina hasarı ödemez, eşya hasarı öder.

Şirketimin sigorta sayfasını ziyaret edebilirsiniz; antalyahomes.com.tr/konut-sigortasi
Aralık 2013

Nihan Keskin bir yanıta alt yorum yaptı

bu yazınızdan ben selim beyin ne kadar başarılı olduğu özetini çıkarıyorum.bu kadar kısa ve net kanımca..........
Bir şov programı olduğunu, danışıklı dövüş tadında bilmediğimiz süreçlerin ve ilişkilerin var olduğunu unutmamak lazım. Atilla Bey'in söylediklerine katılıyorum. Toplumun geniş bir kesiminin mimarın ne olduğunu öğrenmesi, yapılan herhangi dekorasyon, perde seçimi, mahale müdahalesinin uzmanı tarafından yapıldığında güzel bir sonuç çıkartığını görmesi açısından kıymetli tabiki de. Ünlü(!) mimarın mesleğine sorumluluğunu hatırlayıp daha didaktik bir kaç sn, bir kaç cümle bile faydalı olacaktır.

Yanlış hatırlamıyorsam bir araştırmanın sonuçlarına göre türk tv izleyicisi haftada ortalama 3 dizi seyrediyor, yani haftada 4. 5 saat gibi bir süre genelgeçer bir senaryosu olan kurgusal bir gerçekliğe maruz kalıyor. Doğru bir politika ile bu süre içinde pekçok şey öğretilebilir hale gelir.

Genel olarak bu programdaki benzer işverenlerle muhattap olduğumda hiç de hoş anılar bırakmamıştı. Benimle yalnız kalmaktan çekinip komşusunu refakat etmeye çağırandan tutun da boya ustası kıvamında muameleye kadar çeşit çeşit dialoglar.

Türlü türlü konularda pek çok yapılan işe ehven-i şer deyip eksiklerini görmezden gelmek çeşitli sebeplerden ötürü kabul edilebilir ama artık tek yöntem bu haline geldiğinde sıkıntı yaşamaya başlarız. Yapılan her işe ağır acımasız eleştriler ile ehven-i şer arasındaki dengeyi de oluşturmalıyız.

Bu program özelinde ortaya çıkartılan pek çok işe mesleki olarak sayısız olumsuz yargım var. Renk seçimleri, anlamsız duvar nişleri, anlamsız gizli ışıklar. Programın sonlarına doğru yapılan maliyet hesabı ise tamamıyla pratik dışı, piyasa ile asla karşılığını bulmayacak bir yanılsama sunuyor. Yapılan işlerin tamamını beğenmediğimi sölemeliyim.

Hani olmaz ya, programda yayınlandıktan sonra sahipleri o odayı kullanmaya başladığı zaman ne hale geldi. Dönüp bir de onu yayınlamak lazım.
Aralık 2013

Nihan Keskinİç Mimari Tasarımları konu başlığını takip etmeye başladı.

İç Mimari Tasarımları

Tasarım, bir planın, bir nesnenin ya da bir inşaat süreci içinde(mimari çizimler, mühendislik çizimleri, iş süreci...vb.) yaratılmasıdır. Ge...

Aralık 2013

Nihan KeskinEv Dekorasyonu konu başlığını takip etmeye başladı.

Ev Dekorasyonu

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Aralık 2013

Nihan Keskinİç Mimarlık konu başlığını takip etmeye başladı.

İç Mimarlık

İç mimarlık, bir mimari mekânın içinde, kullanıcılara işlevsel, yapısal ve estetik ölçütlere göre en uygun tasarımı sunmak için çözümler üre...

Aralık 2013

Nihan Keskin bu yanıtı beğendi:

Ev dekorasyonu konusunda beğendiğiniz belli stiller var mı?

Dekorasyon
Konum: Sao Paulo / Brazil

Böyle bir yer benim için harika olurdu. Hala doğanın rahmindeki bir bebek gibi ev. Sol taraftaki ofisi andıran çalışma odasındaki kitaplıkta ilgimi çeken ilk etmen. Böylesine bir yaşam alanını hiçbir şeye değişmezdim eminim.
Aralık 2013

Nihan KeskinGenel Kültür (Muhabbet) konu başlığını takip etmeye başladı.

Genel Kültür (Muhabbet)

Genel Kültür bilgilerinin derinlemesine incelenebildiği tartışılabildiği uzmanlık ağıdır.

Aralık 2013

Nihan Keskin bir yanıta alt yorum yaptı

zamanı dolduruyor fazlasıyla fakat işini bitiriyor sonuç itibariyle. karşı tarafı memnun ediyor.insanların istediği şekilde fikir birliği ile birlikte hareket ediyor neticede..her iki tarafta memnun herkes memnun:) demek istediğinizi anlıyorum sonuçta bir program yapılıyor eksileri de mutlaka olur..geniş zaman olsa insanlara beklediğinden daha fazlasını verebilir mutlaka.. uzun soluklu bir planlama fikrinize katılıyorum..
Güzel sempatik, bir program. Selim bey seyirci ile çok iyi elektrik yakaladı. Yurt dışındaki örnekleri ile çok benzeşmiyor. O da bizim halkımızın kültür farkından oluşuyor. Bu program daha özenli ve estetik değerlere önem veren bir şekilde yapılmalı. Her mekan için uzun soluklu bir planlama yapılmalı. Bu programdaki gibi, biz acaip hızlı yaparız mantığı, zamanı doldurmaya yarıyor. Programın maliyeti deneceğini çok iyi biliyorum. Ama bu mantık bir zaman sonra şişmeye mahkum. İnsanlara beklediğini değil daha ötesini veren bir program olmalı. Bu şişme olayını Türkiye deki mobilya firmalarının yaptıklarına bakarak daha iyi anlayabiliriz (birkaç firma hariç).
Aralık 2013

Nihan KeskinMerve Dönmez kişisini takip etmeye başladı

Merve Dönmez, Psikolog, @merve09

Nasıl intikam alınır? En acıklı ve en etkili intikam sizce hangisidir?

Aralık 2013

Nihan Keskin bu yanıtı beğendi:

Bunalım ve depresyondan kurtulmak için ne yapılmalıdır?

Bunalım depresyonun Türkçesidir. Yaklaşık 50 bin kadının katılımıyla 1992 ve 2006 yılları arasında yaptığı çalışma, televizyon seyretmek yerine egzersiz yapan kadınlarda depresyon riskinin yüzde 20 oranında azaldığı görüldü. Sonuç olarak ilk önce kendini net bir şekilde tanımalısın, en çok yapmaktan hoşlandığın şeyleri not alıp hoşlandığın şeyleri yaptığında mutlu olmuyorsan bana göre depresyondasın demektir. Moral bozukluğunu sakın depresyon sanma.
Aralık 2013

Nihan Keskin bu yanıtı beğendi:

Toplum kurallarına uymamak bir karakter farklılığı mı yoksa çocuklukta yaşanan olaylara bir tepki midir?

İnsan iç güdü ve dürtülerden kaynaklanan davranışların dışında genelde bütün davranışları içinde yaşadığı toplumdan öğrenir. İnsan davranışları "doğal" ve "toplumsal" olarak ikiye ayrılır. Bence toplumsal kurallar insanın davranışlarıyla şekillenen bir kalıptır. Bu deyişle Nihan Hanım'ın görüşüne katılıyorum tamamen yetişme tarzıyla alakalıdır.
Aralık 2013

Nihan Keskin bu yanıtı beğendi:

Olası istanbul depreminde hangi sigorta şirketleri olası hasarları karşılayabilecek kadar güçlüdür?

Öncelikle deprem hasarlarında devreye DASK poliçeleri giriyor ve bu teminat Doğal Afetler Sigorta Kurumunun üstünde bulunmaktadır. Daha sonra konut poliçenizdeki deprem teminatı devreye girer ve limitiniz dahilinde ödenir. Her poliçe bir taahhüttür teminat verdikleri için ödemek zorundalar ancak belli muafiyetler bulunmaktadır. Ayrıca sigorta şirketleri Hazine kontrolünde ve güvencesindedir.
Aralık 2013

Nihan Keskin bir yanıt verdi.

Tablet Menü uygulaması kullanan bir restorant sizde nasıl bir imaj bırakır? Bundan dolayı bir daha tercih eder misiniz?

Harika bir izlenim bırakır. Gelişmişliğin ve müşteriye hizmetin mükemmelliğini gösterir bu. Kesinlikle tercih ederim.
Aralık 2013

Nihan Keskin bu yanıtı beğendi:

Kitaplardan çok bahseden ama az okuyan bir toplum muyuz?

Bu soru türlerini seviyorum, aslında cevabını bildiğimiz sorular ama başkaları ne düşünüyor "farklı bir renk yada farklı bir bakış açısı çıkar mı? " soruları bunlar.

İnsan oğlu acımasız bir eleştiri gücüne sahiptir, Örnek olarak yaşanmış bir olayı paylaşayım;

Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış. Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş. Ve onu “Renklerin Ustası” anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısa da; kısaca Ranga Guru derlermiş.

Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak Ranga Guru’ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş.

Ranga Guru ise;
- Sen artık ressam sayılırsın Racaçi. Artık senin resmini halk değerlendirecek, diyerek resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Raciçi denileni yapmış Ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde görmüş ki, tüm resim çarpılar içinde ve neredeyse görünmüyor.
Çok üzülmüş tabii. Emeğini ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki... Alıp resmi götürmüş Ranga Guru’ya ve ne kadar üzgün olduğunu belirtmiş. Ranga Guru üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Raciçi yeniden yapmış resmi ve gene Ranga Guru’ya götürmüş. Tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş Ranga Guru
Ama bu defa yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde yağlı boya, birkaç fırça ile birlikte bırakmış. Ve yanına insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile birlikte bırakmasını istemiş.
Raciçi denileni yapmış. Birkaç gün sonra gittiği meydanda görmüş ki resmine hiç dokunulmamış, fırçalar da, boyalar da kullanılmamış. Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru’ya gitmiş ve resme dokunulmadığını anlatmış.
Ranga Guru ise;
Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. Oysa ikinci konumda onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin.

Yapıcı olmak eğitim gerektirir.
Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret edemedi.
Sevgili Raciçi Mesleğinde usta olman yetmez, bilge de olmalısın.
Emeğininin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın.
Onlara göre senin emeğinin hiç bir değeri yoktur.
Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma, demiş.

Kısaca biz şuyuz; eleştirmeyi ve yorumlamayı çok iyi biliriz ama yapıcı olmak ve onarmak için eğitim gerekiyor. Biz bu eğitimden noksan olduğumuz için yapıcı olmuyoruz. Kitaplardan bahsederiz, okuruz yarım bırakırız, okuruz unuturuz, bazen sırf "kitap okudum" demek için okuruz. Bize ne kattığını yada kelime haznemizi ne kadar geliştirdiğinin bir önemi yok tabi...

Az okuyoruz; bazılarımızın zamanı yok, hayat meşakkat ve kaygılardan, kafa dinlemeye zamanımız yok... Çünkü, bahanemiz çok... Ne yazık ki bu bir gerçek, isteyen kendine öyle bir zaman ayırır ki, her şeye zamanı vardır fakat bunu kullanmayı bilmekten acizdir. . .
Aralık 2013

Nihan Keskin bu yanıtı beğendi:

Günlük yaşantımızı etkileyen, geçmiş yaşantımızdan takılıp kaldığımız olaylardan ya da kişilerden nasıl kurtulabiliriz?

Öncelikle etkileyen her ne ise (olay/şahıs) gercekten unutmak isteyip istemediginize karar vermelisiniz. Bu en onemli asamadir. Bu büyük kararı aldıktan sonra yolu yarilamış oluyorsunuz zaten. Ikinci aşamada ise onlara dair ne varsa hayatinizdan çıkarmalisiniz. Bunlar; resim, yazı, anısı olan herhangi bir esya olabilir. Akliniza her geldiginde dikkatinizi baska yone cevirip düşüncelerinizi hemen uzaklastirmayida basarirsaniz bir sure sonra farkinda bile olmadan bir bakacaksinzki onlara/ona dair herhangi birsey gorup duydugunuzda sadece hafif bir tebessum yada minik bir aci... Kolay gelsin.
Aralık 2013

Nihan KeskinPsikoloji konu başlığını takip etmeye başladı.

Psikoloji

Psikoloji insan ve hayvan davranışlarını ve bu davranışlarla ilintili psikolojik, sosyal ve biyolojik süreçleri inceleyen bir alandır.

Aralık 2013

Nihan KeskinVaroluş Hakkında konu başlığını takip etmeye başladı.

Varoluş Hakkında

Düşünmekle başlıyor her şey...

Daha Fazla