Bilmek istediğin her şeye ulaş

Başarısızlık yeniden ve daha zekice baslayabilme fırsatından başka bir şey degildir.

Mart 2015

SılaVoyagerdoc kişisini takip etmeye başladı

Voyagerdoc, Doktor, @TheCrazyHands

MEDICINE Fucking My Life To Save Yours.

Şubat 2015

Sıla bir yanıta alt yorum yaptı

evet kesinlikle cok güzel .renklerin sıralaması hiç değişmiyor insanın aklı almıyor.. :)
Işığın kırılması işte ama görüntüsü güzeldir mutluluk veren bir tarafı var.
Şubat 2015

Sıla bu yanıtı beğendi:

Bu sabah renkleri çok belirgin olarak görünen bir gökkuşağı gördüm. Oluşumunun bilimsel açıklaması nedir?

Işığın kırılması işte ama görüntüsü güzeldir mutluluk veren bir tarafı var.
Şubat 2015

Sıla bu yanıtı beğendi:

Ebeveynlerin küçük çocuklarını dudağından öpme davranışı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok doğru olmadığını düşünüyorum. Ailede roller ve bu rollere karşılık gelen davranışlar çok katı olmasa da belli sınırlarla belli olmalıdır.
Dudaktan öpüşmek anne-babanın yaptığı bir şeydir. Eğer anne-baba çocuğu dudaktan öperse, bir süre sonra kardeşler de kendi aralarında dudaktan öpüşmeyi deneyebilir. Çocuğun dudaktan öpüşmenin özel bir şey olduğunu öğrenmesi açısından doğru olmadığını düşünüyorum.
Benzer şekilde anne-babanın çocuğa sıklıkla "aşkım" "sevgilim" şeklinde ifade etmesini de çok doğru bulmuyorum. Bu ifadelerin anne-baba arasında kalması daha uygun. Bu sayede çocuk ebeveylerinden farklı bir rolü olduğunu daha kolayca benimseyecektir.
Şubat 2015

SılaArtpro kişisini takip etmeye başladı

Artpro, Mimar, @artpro

Şubat 2015

Sıla bir yanıta alt yorum yaptı

bu ülkede değişen cok şey var.ancak bakmakla görmek arasında fark vardır ya..işte mesele tam olarak bu..
Bu ülke'de hiç birşey değişmez kardeşim bir şeylerin değişebilmesi için önce zihniyet'in değişmesi lazım o değişmedikçe hiç birşey değişmez.
Şubat 2015

Sıla bir yanıta alt yorum yaptı

haklısınız tabi bu da bir neden.ben en genelinden yaklaştım :)
Kesin tutmuş olanı almak yenisini yapmaktan daha az riskli olduğundan
Şubat 2015

Sıla bir yanıta alt yorum yaptı

anladım .teşekkür ederim.
Öncelikle bu ilacı (ve diğer bütün ilaçları) kullanırken doktorunuzun önerdiği şekilde kullanmaya dikkat edin.

Bu ilaç hipotroidizm hastalarında yani çeşitli sebeplerden dolayı troid hormonu azlığı çeken insanlarda sentetik olarak tiroit hormonu düzeyini arttırmak içim kullanılmaktadır.

Levotiron ilaç kalp ve damar hastalıkları olanlarda ya da ciddi ve uzun süreli hipotroidizm vakalarında (özellikle yaşlı hastalarda) kalp kaynaklı göğüs ağrısı, ritm bozukluğu, kalp yetmezliği, hipertansiyona neden olabilir. Ayrıca, Glikoz toleransını azaltabilir. Bu yan etkiler çoğu zaman kullanılan ilacın dozuyla alakalıdır. Bu tarz şikayetler ortaya çıktığında hemen doktorunuza baş vurun. İştah azalması, adet görmede periyodunuzda değişiklikler, ishal, tremor, göğüs ağrısı, olaylara aşırı tepki verme, huzursuzluk, kalp atım hızında artış, ritm bozukluğu, sıcağa karsı hassasiyet, kilo kaybı, uykusuzluk, terleme gibi yan etkileri olabilir.

Bu ilaç anne sütüne az miktarda geçer eğer emzirdiğiniz bir bebeğiniz varsa bu durumu doktorunuza belirtiniz. Gebelik kategorisi A'dır yani gebelik boyunca bebek için bir risk oluşturduğunu gösteren bir çalışma yoktur.(2013/vital ilaç rehberine göre) Hamilelik sürecinde kullanılabilir. Hamilelerde tedavi edici etkenliği azalabilir. Hamilelik gibi bir durumunuz varsa ve bu ilacı kullanıyorsanız doktorunuza başvurun

Bu ilacı doktorunuz tavsiye ettiyse kullanmaktan çekinmeyin.Herhangi bir yan etkiyle de karşılaşırsanız mutlaka doktorunuza haber verin

Geçmiş olsun
Şubat 2015

Sıla bu yanıtı beğendi:

Çaydan, kahveden, çorbadan, bitki çayından aldığım su neden yeterli gelmiyor da, bir bardak su ancak susamışlığımı gideriyor?

Öncelikle susamak nedir ?
Ağırlığımızın % 50 ila % 60 inin su olmasına rağmen insan vücudunun içecek şeye ihtiyacı vardır.Gerçekte, yetişkin bir insan terlemeyle bir günde yaklaşık olarak 600gram su kaybeder. Bunun dışında, idrarla kaybedilen su miktarı da l litreye yakındır. Dolayısıyla, kaybedilen bu su miktarını karşılayacak ölçüde su almamız kaçınılmaz bir şeydir.
Öte yandan, su halinde içsek de içmesek de gene su alırız. Vücut sindirimi yaptığında, hemen her gün 200 ile 300 gram arasında su sağlamış olacaktır. Fakat bu işlem, kaybettiğimiz suyu karşılamağa yetmez. Vücudun su dengesini sağlamamız şarttır. Dengenin yokluğu halinde, vücudumuz daha fazla suya ihtiyacı olduğunu belirtir.Susuzluk da bunun sinyali, belirtisi , başka türlü söylemek gerekirse, vücudun suya ihtiyaç duyduğunun açık seçik işaretidir.
Ağızdaki kuruluk, çok kimsenin düşündüğü ve inandığı gibi susuzluğun sebep olduğu bir durum değildir.Boğazdaki kuruluk gibi, bu da başka nedenlerle olabilir. Sinirlilik (asabiyet), aşırı yorulma, salya ifrazında yavaşlama söz konusu kuruluğu yaratabilir. Biraz dinlenme veya bir dilim limon, ağzımızdaki kuruluğun geçmesine, kaybolmasına yetecektir.
Buna karşılık, salya ifrazı normal olabilir. Mideniz, dolaşım halindeki kanınız, mesaneniz yeteri kadar suyla doludur. Gene de susuzluk hissedebilirsiniz. Sözgelimi bir tezgah başında birkaç su harici içecek tüketen bir kimse, içtiklerine rağmen susuzluk duyar. Bunun nedeni arasında yediği şeyler (fıstık, badem vs.) olabileceği gibi örneğin meyva suyu ile aldığı organik maddelerde onun susuzluk duymasındaki nedendir.
Dolayısıyla, susuzluğun kanımızdaki tuz miktarında bir değişime bağlı olduğunu, bundan kaynaklandığını söyleyebiliriz. Kanımızda belirli ölçüde tuz ve su vardır. Herhangi bir değişimle tuz miktarının ağır basması, dengenin sağlanması için su ihtiyacını yani susuzluk duyurur.
Beynimizde bulunan bir "susama merkezi" de hemen gerekli uyarmayı yapacaktır. . .
Şubat 2015

Sıla bir yanıta alt yorum yaptı

üretici değiliz.hazıra konmayı cok seviyoruz bu yüzden..
Kesin tutmuş olanı almak yenisini yapmaktan daha az riskli olduğundan
Şubat 2015

SılaIsmail Barış Salman kişisini takip etmeye başladı

Ismail Barış Salman, Psikolog, @cree

ismailbaris.com

Ocak 2015

Sıla bu yanıtı beğendi:

HİPOTROİDİ için kullanılan Levatirion ilacının ne gibi yan etkileri vardır? Bu hastalıkla alakalı önerileriniz nelerdir?

Öncelikle bu ilacı (ve diğer bütün ilaçları) kullanırken doktorunuzun önerdiği şekilde kullanmaya dikkat edin.

Bu ilaç hipotroidizm hastalarında yani çeşitli sebeplerden dolayı troid hormonu azlığı çeken insanlarda sentetik olarak tiroit hormonu düzeyini arttırmak içim kullanılmaktadır.

Levotiron ilaç kalp ve damar hastalıkları olanlarda ya da ciddi ve uzun süreli hipotroidizm vakalarında (özellikle yaşlı hastalarda) kalp kaynaklı göğüs ağrısı, ritm bozukluğu, kalp yetmezliği, hipertansiyona neden olabilir. Ayrıca, Glikoz toleransını azaltabilir. Bu yan etkiler çoğu zaman kullanılan ilacın dozuyla alakalıdır. Bu tarz şikayetler ortaya çıktığında hemen doktorunuza baş vurun. İştah azalması, adet görmede periyodunuzda değişiklikler, ishal, tremor, göğüs ağrısı, olaylara aşırı tepki verme, huzursuzluk, kalp atım hızında artış, ritm bozukluğu, sıcağa karsı hassasiyet, kilo kaybı, uykusuzluk, terleme gibi yan etkileri olabilir.

Bu ilaç anne sütüne az miktarda geçer eğer emzirdiğiniz bir bebeğiniz varsa bu durumu doktorunuza belirtiniz. Gebelik kategorisi A'dır yani gebelik boyunca bebek için bir risk oluşturduğunu gösteren bir çalışma yoktur.(2013/vital ilaç rehberine göre) Hamilelik sürecinde kullanılabilir. Hamilelerde tedavi edici etkenliği azalabilir. Hamilelik gibi bir durumunuz varsa ve bu ilacı kullanıyorsanız doktorunuza başvurun

Bu ilacı doktorunuz tavsiye ettiyse kullanmaktan çekinmeyin.Herhangi bir yan etkiyle de karşılaşırsanız mutlaka doktorunuza haber verin

Geçmiş olsun
Ocak 2015

Sıla bir yanıta alt yorum yaptı

acıklamalarınız için cok teşekkür ederim.peki merak ettğim bir konu daha var..troid fonksiyonlarının tamamen kaybolması gibi bir durum olabilir mi hipotroidi hastalarında.
Öncelikle bu ilacı (ve diğer bütün ilaçları) kullanırken doktorunuzun önerdiği şekilde kullanmaya dikkat edin.

Bu ilaç hipotroidizm hastalarında yani çeşitli sebeplerden dolayı troid hormonu azlığı çeken insanlarda sentetik olarak tiroit hormonu düzeyini arttırmak içim kullanılmaktadır.

Levotiron ilaç kalp ve damar hastalıkları olanlarda ya da ciddi ve uzun süreli hipotroidizm vakalarında (özellikle yaşlı hastalarda) kalp kaynaklı göğüs ağrısı, ritm bozukluğu, kalp yetmezliği, hipertansiyona neden olabilir. Ayrıca, Glikoz toleransını azaltabilir. Bu yan etkiler çoğu zaman kullanılan ilacın dozuyla alakalıdır. Bu tarz şikayetler ortaya çıktığında hemen doktorunuza baş vurun. İştah azalması, adet görmede periyodunuzda değişiklikler, ishal, tremor, göğüs ağrısı, olaylara aşırı tepki verme, huzursuzluk, kalp atım hızında artış, ritm bozukluğu, sıcağa karsı hassasiyet, kilo kaybı, uykusuzluk, terleme gibi yan etkileri olabilir.

Bu ilaç anne sütüne az miktarda geçer eğer emzirdiğiniz bir bebeğiniz varsa bu durumu doktorunuza belirtiniz. Gebelik kategorisi A'dır yani gebelik boyunca bebek için bir risk oluşturduğunu gösteren bir çalışma yoktur.(2013/vital ilaç rehberine göre) Hamilelik sürecinde kullanılabilir. Hamilelerde tedavi edici etkenliği azalabilir. Hamilelik gibi bir durumunuz varsa ve bu ilacı kullanıyorsanız doktorunuza başvurun

Bu ilacı doktorunuz tavsiye ettiyse kullanmaktan çekinmeyin.Herhangi bir yan etkiyle de karşılaşırsanız mutlaka doktorunuza haber verin

Geçmiş olsun
Ocak 2015

SılaKağan Şeker kişisini takip etmeye başladı

Kağan Şeker, Tıp Öğrencisi, @kaganbseker

http://sugarsviewfinder.tumblr.com/

Ocak 2015

Sıla bir yanıt verdi.

Kamu işçisi istifa ederse işine tekrar geri dönebilir mi?

6 AY İÇİNDE GERİ DÖNEBİLİR DİYE BİLİYORUM AMA COK EMİN DEĞİLİM.. .
Kasım 2013

Sıla bu yanıtı beğendi:

'Sünnet olmak' İslam'a has bir şey ise Hz. Muhammed kırkından sonra mı sünnet oldu? Peygamber olmadan sünnet olduysa niye İslam'la ilişkilendiriliyor? Neden adı sünnet?

Merhabalar;
  1. Sünnet olmak İslam'a has bir uygulama değildir. Kökeni Hz. İbrahim'e dayandırılır ve Hz. İbrahim'in halkı tarafından uygulanmıştır.
  2. Sonrasında Hz. Musa ve halkı Yahudiler tarafından da bu uygulama devam etmiştir.
  3. Hristiyanlığın tarihsel süreci araştırıldığında, Kur'an-ı Kerim'de geçen "Nasranilik" ten koptuğu görülecektir. Putperest Roma Medeniyeti ile Kısmi Nasranilik'in karışımından doğan Hristiyanlıkta "sünnet olma" adeti -bu yüzden- yoktur.
  4. İslam'dan önce Hz. İbrahim'in halkından kültürel olarak etkilenen Arap kavimlerinde sünnet zaten uygulanıyordu. Peygamberimiz Hz. Muhammed'de bizzat dedesi tarafından doğumunun yedinci günüde sünnet ettirilmiş ve adet olduğu üzere dedesi tarafından adına ziyafet verilmiştir.
  5. Bazı zayıf rivayetlerde Peygamberimizin sünnetli olarak doğduğu söylense de bu rivayetlerin, Allah Resulü'nü kutsal bir varlık gibi gösterme çabasının ürünü olduğu ortadadır.
  6. İslam'a has bir uygulama olmamasına rağmen Peygamberimiz erkeklerin sünnet olmasını tavsiye etmiş ve bir hadiste "Dört şey var ki, bunlar peygamberlerin sünnetlerindendir. Sünnet olmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek. " (Tirmizî, Ahmed b. Hanbel, Müsned,) denilmektedir.
  7. Kur'an-ı Kerim'de yer alan "Peygamber size ne verirse onu alın, o sizi neden men ederse ondan sakının." (Haşr, 59/7) mealindeki ayet gereğince biz Müslümanlar, Allah Resulü'nün tavsiyelerine gücümüz yettiğince uymaya çalışırız.
  8. Sünnet olmadan ölen Müslüman, kafir ya da günahkar değildir. Sadece bir sünnet sevabından mahrum olarak ölmüş olur.
  9. Müslüman olmak için sünnet olmak şart ve farz değildir. Kişinin isteğine kalmıştır. Kur'an'da farz kılınan şeylerle, Allah Resulü'nün tavsiyeleri arasındaki fark; ilkinin terk edilemez oluşu ikincisinin ise kişilerinin tercihine kalmış olmasıdır.
  10. Sünnet uygulamasının İslam ile ilişkilendirilmesi ve hüküm olarak "sünnet " kabul edilmesinin sebebi Allah Resulü'nün bizatihi tavsiye etmiş olmasındandır.
Kasım 2013

Sıla bu yanıtı beğendi:

Margarinin zararları nelerdir?

  • Koroner kalp hastalığı riskini 3 kat daha fazla artırır.
  • Kötü kolestrolü yükseltir.
  • İyi kolestrolü düşürür.
  • Anne sütünün kalitesini düşürür.
  • Bağışıklık sistemini zayıflatır.
  • Pankreasın insülin tepkisini azaltarak şeker hastalığına yol açar.
  • Kanser riskini 5 kat artırır.
Ağustos 2013

Sıla bir yanıta alt yorum yaptı

güzel ifade etmişssiniz..
Öncelikle sağlam genler ister. Bu, eğer insan, mesela ticaret yapıyorsa o kişinin çok parası olması şeklinde görülebilir. Aslında yaptığı her ne olursa olsun başarılı erkek ister. Bunu sadece paraya indirgemek yanlış olur çünkü kadın, zevkine, eğilimine bağlı olarak az satan ama bir aile geçindirebilecek kadar kazanabilen bir ressam ya da bir şairle de beraber olabilir. Yaptığı işte başarılı olan erkeği yani en ilkel insan olarak düşünürsek ava çıkıp eve yemek getirebilen adamı ister.

Sağlam genler demişken aynı zamanda güçlü olan adamı ister. Sonuçta kendisini, genetik olarak yapmak zorunda olduğu çocuğunu, ailesini ve onları barındıran evini koruyabilmelidir erkek. Burada güç derken tabii ki sadece kol gücünden bahsetmiyorum ki kol gücü de aslında kadının güç kriterlerinden biridir. Yine de erkeğin ruhsal gücü, zekası, yaratıcılığı vb. de o kadın için güç ifade edebilir.

Hala sağlam genlerdeyiz aslında, kadın bunların yanı sıra yanına yakıştıracağı görsel çekiciliği olan adamı ister ki bu da güzel genlerin birleşip daha da güzelleşmesi amacıyla yapılan doğal bir seçimdir. Sonuçta hiç kimse çirkin bir çocuk sahibi olmak istemez.
Kadın, erkeğin hem kendi kendini hem de kadınını sevenini ister. Ancak, kendisini seven bir insanın içinden taşan sevgi hem kadınını hem de çocuğunu sevgiye boğabilir.

Kadın, konuştuğunda ( ki az da konuşmaz ) dinleyen erkeği ister. Çocuksu istekleri nedeniyle aptal yerine koyulmaya tahammülü yoktur ki aptal da değildir sadece erkekten çok farklı şekilde düşünür ve problemleri çözer bunun da dikkate alınmasını en azından fikirlerine saygı duyulmasını ister.

Kadın, erkeğin kadına saygı duyanını ister ki onunla çocuğunu yetiştireceği yuvasına yıllarca, mümkün mertebe az tartışmayla kadınsı sevgisini verebilsin.

Kadın, saygının nasıl bir şey olduğunu bilir, o yüzden kendi kendine de çok saygı duyan erkeği tercih eder. Ancak böyle bir erkek sosyal yaşantılarında kendisi için biçtiği saygıyı toplumda, ona sağlayabilir ya da en azından o saygının azalmamasını sağlar.

Kadın, erkeğin şefkatlisini ister ki yanında babasının yanındaki kadar yuvasında hissetsin. Çocuğunun da o mutlu yuvada büyüyeceğine inanabilmek için de ihtiyaç duyar şefkate.

Kadın, sadakat ister erkeğinden, o, çocuğunun babasıyla yaşama içgüdüsüyle donatılmıştır ve erkeğin de soyunu mümkün mertebe çok yayma içgüdüsüne sahip olduğunu bilir. Kıskançlık yapar, hoşgörüyle karşılanmak ister.

Kadın, erkeğin en azından kendisine, tamamen dürüst olanını ister. Burada sadakatten bahsetmiyorum, meraklıdır, erkeğin kendisine ait erkeksi problemlerini dahi bir çözüm getiremeyecek olsa bile bilmek ister. Her zaman kolay olmasa da aydınlatılmalıdırlar yoksa sorunu kendilerinde aramaya başlayıp yuvaya mutsuzluk getirebilirler.

Kadın, zaman zaman hatta bir çok zaman sırf kendine yöneltilmiş paylaştırılmamış ilgi ister. Verilmezse mutsuz olur ki bu da yuvadaki genel mutsuzluğa yol açar. Bu bazen saniyeler, bazen dakikalar, bazen saatler sürebilecek aslında güzel değil de diyemeyeceğim uğraş için erkeğin zaman ayırması gerekmektedir.

Kadın, her zaman ilk günkü gibi kendine aşık, gözleri parlayan adam ister. Bu biraz imkansızdır ama yine de ister. Bu durum yaratılamıyorsa bile bu istek hoşgörüyle karşılanmalıdır.

Kadın, her ortamda kendisini en güzel bulan erkeği ister.

Kadın, erkeğin güzel kokanını ister. O da aynı erkek gibi eşini koklamayı sever.

Kadın, erkeğin sertini ister ki hem yatakta hem savunmada bir açıklıkları kalmasın.

Ama aynı kadın erkeğin yumuşağını da ister ki kendisini tüm kırılganlığıyla erkeğine bırakabilsin.

Kadın erkeğin duyarlısını ister ki saçını boyattığında ruhunu, dolayısıyla yüzünü güzelleştiren iltifatını alabilsin. Ah işte bu küçük ama kadın için çok önemli anlar yuvayı mutluluğa boğar. Erkeğinin istemeden de azıcık da olsa kaba olduğu durumlarda azıcık kırılan kalbini fark edip onu onarabilecek erkek ister kadın.

Hem duygulanıp ağlayanını hem de cengaver olanını sever kadın erkeğin...

Ben de anlamadım arkadaşlar, şimdi bu kadar yazdım ve yazdıklarımın hepsi de doğruymuş gibi geliyor bana, yanlışım varsa kadın arkadaşlar, lütfen düzeltin. Biz de bu kadar çok şey istiyor muyuz acaba diye düşünmedim değil aslında, bir de onu irdelemeli...
Daha Fazla