Bilmek istediğin her şeye ulaş

Şebnem Şahinöz, 

Psikolog

Psikolog Şebnem Şahinöz inploid.com'da 2 soru sordu, 6 soru yanıtladı ve 16 takipçisi var.

Şubat 2014

Şebnem ŞahinözCansu Alsancak kişisini takip etmeye başladı

Cansu Alsancak, Psikolog, @cansualsancak

Eylül 2013

Şebnem ŞahinözAmber Dalmaz Urfalı kişisini takip etmeye başladı

Amber Dalmaz Urfalı, Uzman Klinik Psikolog, @amberolog

//Maya Psikoloji//*Öğrenmek, bir şeyin mümkün olduğunu deneyimlemektir"

Eylül 2013

Şebnem ŞahinözAylin Gündoğdu kişisini takip etmeye başladı

Aylin Gündoğdu, Psikolog, @aylin

aylingundogdu.com

Eylül 2013

Şebnem ŞahinözEsen Dinçel kişisini takip etmeye başladı

Esen Dinçel, Psikolog, @esenimo

Eylül 2013

Şebnem ŞahinözTimur Harzadın kişisini takip etmeye başladı

Timur Harzadın, Rehberlik Ve Psikolojik Danışmanlık, @timurharzadin

Eylül 2013

Şebnem Şahinöz bu yanıtı beğendi:

Metropollerde mi yoksa ufak kentlerde mi daha mutlu olunur? Neden?

Mutluluğu sorgulamadığımız sürece nerede yaşarsak yaşayalım mutlu olunur..

Küçük yerlerde günlük olaylar vardır. İnsanlar hayatın getirdikleriyle o anda ilgilenirler. Hayat yavaştır.. İnsanlar birbirleriyle daha çok temas halindedir.. Onları birbirine bağlayan törenler ayinler vardır.. Cenazeler, düğünler, kına geceleri her küçük yerin kendi kültürüne göre birer ayin gibi yapılır.. Amacı temas etmektir..

Metropol yaşantısı ise bundan çok farklı bir yapı.. Bireysel yaşam insanların birbirleriyle temasının kesilmesine neden oldu.. Bu kaygıyı artırdı.. Kaygı arttıkça anda kalınamaz oldu.. Bununla birlikte entellektüalite arttıkça sorgulama da arttı.. Sorgulama arttıkça gene anda kalınamaz oldu.

Burada iki konu önemli gibi görünüyor: Birincisi temas kapasitemiz, ikincisi de hayati yavaşlatabilme ve anda kalabilme becerimiz. Bu durumda temas kapasitemizi artırdıkça ve anda kalmayı öğrendikçe her yerde mutlu olunur. Yaşadığımız yerin özellikleri tabi ki önemli, fakat o yerin özelliklerinin farkında olup kendimizi yeniden ayarlayarak gelişimimizi sürdürebilir, mutluluk dahil tüm duyguları doyumlu bir şekilde yaşayabiliriz..
Eylül 2013

Şebnem Şahinöz bu yanıtı beğendi:

Bebekler ne zamana kadar anne sütüyle beslenmelidir?

Psikolojik açıdan bakacak olursak, her canlının büyüyüp gelişmesine eşlik ederken, o canlının o sırada içinde bulunduğu gelişim döneminin özelliklerine göre hareket etmenin destekleyici ve önemli olduğu bilinmelidir. Bu doğrultuda, bebek de gelişim basamaklarında ilerledikçe başka bir deyişle ''yapabilir'' hale geldikçe o basamağa uygun sorumlulukları alması için cesaretlendirilmelidir. Yemek yiyebilir hale gelmek de bunun gibi eriştiğimiz bir gelişim basamağıdır. Bir çocuk dişleri çıktığı andan itibaren doğa tarafından ''yiyebilir'' hale getirilmiş demektir. İlk dişleri çıkmaya başladığı zaman çocuğun, yiyebileceği konusunda cesaretlendirilmesi bu gelişim basamağına uygun bir davranış olacaktır. Dişi olan bebeğe anne sütü vermeye devam etmek hem onun gelişimini ve var oluşunu tanımamak hem de yeterli olmadığı bilgisini vermeye başlamak olarak değerlendirilebilir. Bu yaşantılar, bu bilgilerle büyüyen çocukların, sonraki gelişim basamaklarında da becerileri doğrultusunda hareket edememeleri sonucunu beraberinde getirebilir.
Eylül 2013

Şebnem ŞahinözDevrim Güren kişisini takip etmeye başladı

Devrim Güren, Psikiyatr, @devrimguren

Sherlock neyin kafasında hep çözmek isteyen bir emekli psikiyatr...

Eylül 2013

Şebnem Şahinöz bir yanıt verdi.

İnsanın alışkanlıklarından vazgeçebilmesi mümkün müdür? Eğer mümkünse nasıl vazgeçebilir?

Bu soruda nasıl bir alışkanlıktan bahsettiğimiz önem taşımaktadır. İkinci önem taşıyan konu ise alışkanlığımız neden bizi rahatsız ediyor, neden ortadan kalmasını istiyoruz sorusuna verdiğimiz cevaptır. Eğer bahsettiğimiz şey geç yatma alışkanlığından kurtulmak gibi bir konuysa zaman yönetimi gibi yöntemlerle aşılabilir. Ama bahsettiğimiz alışkanlık; sürekli kendine zarar verecek insanları arkadaş ya da partner olarak seçmek, madde bağımlılığı gibi konular ise yardım almakta fayda var. Verdiğim örnekler elbette benim fikrime göre çözüm yöntemlerini içeriyor. Demek istediğim; geç yatma gibi bir alışkanlıktan kurtulamıyorsanız örneğin, elbette o konuda da yardım alabilirsiniz. Yardım almadan önce değişmeye istekli olmak önceliklidir.
Eylül 2013

Şebnem Şahinöz bir yanıt verdi.

"Benim bu hayatta bulunma amacım ne?" sorusunu sürekli kendine soran kişi nasıl bir psikolojidedir?

"Ben neden burdayım?", "Ne olmam gerekiyor?", "Hayattaki amacım ne?" gibi sorularla kendini gösteren sıkıntı, literatürde varoluş sıkıntısı, varoluş anksiyetesi olarak adlandırılmaktadır. Bu, insanın bilinmeyene karşı verdiği bir tepki olarak görülebilir. Benim fikrime göre ise; hayatın, doğumun, ölümün karşısındaki kafa karışıklığında bu tarz meselelere kafa yoruyor olmak sağlıklı olandır, nitekim sağlıklı bir anksiyetenin insanın hayatını kurmasında, hangi mesleği seçeceğinde, nasıl insanlarla birlikte olmak istediğine dair vb temel konularda itekleyici bir güce sahip potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Bence bu tarz bir anksiyete insanın kendi hayatına dair sorumluluk almasını işlevsel olarak güdüleyecek şekilde yönlendirilebilir. Yine de bu tarz sıkıntılarla baş edilemiyorsa uzmana danışılması gerekmektedir.
Mart 2013

Şebnem ŞahinözÇevre Bilinci konu başlığını takip etmeye başladı.

Çevre Bilinci

Formatting of continuation data will be changing soon. To continue using the current formatting, use the 'rawcontinue' parameter. To begin u...

Mart 2013

Şebnem ŞahinözPsikolog konu başlığını takip etmeye başladı.

Psikolog

yönlendirme Psikoloji Üniversitelerin "Psikoloji" bölümlerinde eğitim görmüş ve bu alan ile uğraşan kişi. Psikoloji bölümleri ülkemizde ge...

Mart 2013

Şebnem ŞahinözPsikiyatrist konu başlığını takip etmeye başladı.

Psikiyatrist

YÖNLENDİR Psikiyatr

Mart 2013

Şebnem Şahinöz bir yanıt verdi.

Sürekli uyuyorum ve buna rağmen yine de yorgunum, bu bir depresyon belirtisi mi?

Tek bir duruma ya da özelliğe bakarak bunu söylemenin doğru olacağını düşünmüyorum. Belirtinin nedeni depresyon olabileceği gibi örneğin demir eksikliği de, ya da bir profesyonelin düşündüğü başka bir durum da olabilir. Depresyon demek için bir çok başka etkeni de göz önünde bulundurulması gerektiğini düşünüyorum. Yine de kan değerlerinize bir baktırın derim.
Aralık 2012

Şebnem Şahinöz bir yanıta alt yorum yaptı

Eşcincellik bir hastalık olarak kabul edilmiyor. Eçcinsel olan kişi bundan rahatsız değilse tedavi ettirme hakkınız da ortadan kayboluyor. Eşcinsel olan kişiler cinsel kimliklerinden ziyade toplum baskısından dolayı psikolojik problemler yaşıyorlar. yani çözüm cinsel yönelimi değiştirmekte değil; kafaları değiştirmekte. Daha fazla okumakta ve eşcinsel insanları anlamaya ve tanımaya çalışmakta.
Tedavi ettiririm... Bunun tedavisi varmış çünkü.
Aralık 2012

Şebnem Şahinöz bir yanıta alt yorum yaptı

Hocam yakın zamanda dersimizde işlediğimiz için hatırladım; yeni yasa düzenlemesine göre, psikoloji lisansı olmayanlardan beklenen şey, klinik master + Ph. D.

Bu soruyu iki türlü anlıyorum;

"Sizce klinik psikolog olmak nasıldır?" ise sorulmak istenen..

Bence maddi manevi insanı tatmin eden, kişinin kendiyle ve insanlarla temasını daimi kılan, ruhsal olarak zenginleştiren bir tecrübedir.


"Nasıl klinik psikolog olunur?" diye sorulmuşsa eğer cevabım şöyle:

Önce psikoloji lisansı yapılır. Üzerine klinik psikoloji alanında yüksek lisans derecesi alınır. Bunun sonrasında akademik kariyer isteğine bağlı olarak doktora derecesi de alınabilir. Bunlarla birlikte çeşitli terapi ekollerinde uzmanlaşmak ve süpervizyon almak, alanda farklı olmak açısından önemlidir. Bu da tam yetmez ömür boyu o bilgileri taze tutmak kendini yenilemek için hep ama hep öğrenmeye açık olmak gerekir.

Aralık 2012

Şebnem Şahinöz bir yanıt verdi.

Albasması ya da karabasan nasıl gerçekleşir?

Çoğu kez insanların işlevselliğini büyük ölçüde etkilemese de özellikle bilgisizlikten kaynaklanan durumların yarattığı kötü etkiye daha hassas yaklaşılması gerektiğini düşünüyorum. Günlük yaşamında yeterince stres altında kalmış bir bireyin uykusunda rahat etmesi gibi bir güzellik elinden alınmış olunuyor bu rahatsızlıkla. Bunu yaşayan insanlara benim tavsiyem, stresten uzak durmaları, stres yaşadıklarında bununla nasıl baş edeceğine dair stratejiler geliştirmeye çalışması, aynı saatte kalkıp, aynı saatte uyanmaları ve kaliteli bir uyku sürdürmeleri, yatmadan önce vücutlarını gevşetecek süt, bitki çayı gibi gıdaların tüketilmesi. Uyku felci yaşandığında ise kendilerini rahatlatacak şeyler düşünmeyi öğrenebilirler. Geçici bir durum olduğuna odaklanabilirler. Yeterli gelmiyorsa elbette bir uzmanla görüşülmeli.
Aralık 2012

Şebnem Şahinöz bir yanıt verdi.

Profesyonel olarak kariyer yapmak bir şizofreni hastası için mümkün müdür?

Çevremde gördüğüm kadarıyla işlerini yürütebilen insanlar var. Bu ilaçlarına uyum göstermeleriyle doğru orantılı. Ancak birçoğu da ilaçların yan etkisi olan, örneğin, uyku problemleri yüzünden işlerine devam edemiyorlar. Şizofreni Hastaları ve Yakınları Dayanışma Derneğine gönüllü giden biri olarak gözlemim ise; baş etme becerilerini kazanmaları sağlanırsa, Prochaska'nın ileri sürdüğü değişim modelinde eylem ve idame aşamalarına geçmelerine yardımcı olunursa şizofrenili bireyler de çalışma alanında yerlerini daha fazla alabilirler. Tabi iş yerindeki çalışma arkadaşları da bu konu da bilinçlendirilmeli.
Kasım 2012

Şebnem ŞahinözMelike Elbasan kişisini takip etmeye başladı

Melike Elbasan, Spor Ve Performans Psikologu, @melbasan

Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Depresyon

154 Kişi   36 Soru

Çocuk Ve Genç Psikolojisi

501 Kişi   79 Soru

Adaptasyon

59 Kişi   3 Soru

Bencillik

29 Kişi   11 Soru

Ağlamak

77 Kişi   19 Soru

Öğrencilik

2173 Kişi   122 Soru

Çaresizlik

15 Kişi   2 Soru

Acizlik

10 Kişi   0 Soru

Dedikodu

16 Kişi   9 Soru

Çok Kişiliklilik

18 Kişi   5 Soru

Psikoloji

2690 Kişi   947 Soru

Öğrenci Olayları

753 Kişi   17 Soru

Öğrenci Kredileri

488 Kişi   11 Soru

Antidepresan

48 Kişi   6 Soru

Acımak

10 Kişi   1 Soru

Sürü Psikolojisi

53 Kişi   5 Soru

Agresiflik

6 Kişi   2 Soru

Öğrenci Evi

374 Kişi   11 Soru

Öğrenci Kulüpleri

271 Kişi   4 Soru

Grup Psikolojisi

43 Kişi   1 Soru

Toplum Psikolojisi

215 Kişi   34 Soru

Psikoloji Araştırmaları

117 Kişi   46 Soru

Kaygı Psikolojisi

25 Kişi   10 Soru

Asansör Fobisi

3 Kişi   1 Soru

Alınganlık

5 Kişi   2 Soru

İnsan Psikolojisi

264 Kişi   60 Soru

Klinik Psikoloji

13 Kişi   11 Soru

Sinema

3100 Kişi   300 Soru