5 Önemli Yöneticilik Hatası

Ağustos 2015 | Turgay Aksoy, Yönetici
Yöneticilik yapmak zor. Farklı kişilik ve karakterdeki çalışanları, ortak bir hedef doğrultusunda bir arada tutmak ve onlardan performans almak kolay değil. Ama yöneticilik yaparken yapılan bazı hatalar işleri daha da zorlaştırıyor:
1847

1) Çalışanları dinlememek:Kimi yöneticiler, çalışanların verilen talimatları uygulamasının gerektiğini, bu yüzden onlara para ödendiğini, bu nedenle de hiç bir şeye itiraz etmemelerini, şikayet ve beklentilerini dile getirmemelerini beklerler. Bu çok büyük bir hatadır. Çünkü çalışanlar, kendisini dinlemeyen yöneticinin, kendisine değer vermediğini düşünür. Bu da çalışanların mutsuz olmasına ve performanslarının düşmesine neden olur.

2) Sorunları görmezden gelmek:Bazı yöneticiler, sorunların kendi kendine ortadan kalkacağını düşünerek sorunları görmezden gelirler. Bu yüzden sorunlar, zamanında müdahale edilmediği için daha da büyürler. Bazı sorunlara bir süre müdahale edilmese bile, mutlaka gidişat gözlenmeli ve gecikmeden müdahale edilmelidir.

3) Çalışanlara adil davranmamak:Çalışanlar, kendilerine karşı uygulanan davranışlar ve verilen haklar kadar, başka çalışanlarına karşı uygulanan davranışlar ve verilen hakları da takip ederler. Hatta belki de kendilerinden daha çok başkalarını takip ederler de denilebilir. Buradaki amaçları, kendilerine karşı adil davranılıyor mu yoksa haksızlık mı ediliyor sorusuna cevap almaktır. Bu sorunun cevabı çalışanlar için çok önemlidir. Bu yüzden yöneticiler adil yönetim tarzından asla taviz vermemelidirler.

4) Çalışanları topluluk önünde rencide etmek:Hata yapan çalışanları, diğer çalışanlara mesaj vermek için, topluluk önünde isim vererek eleştirmek ve azarlamak bazı yöneticilerin yaptığı yanlış bir uygulamadır. Çalışanlar hata da yapsalar, çalışma arkadaşlarının önünde küçük düşürülmek istemezler. Bu onların gururunu kırar. Böyle davranarak çalışanları kazanmak mümkün değildir.

5) Çalışanlara kişisel sürtüşmeye girmek:Bu da yaygın bir yöneticilik hatasıdır. Yöneticiler bazı çalışanlarla kişisel husumete girip, aralarındaki sorunu kan davası haline getirirler. O çalışanların üzerinde gidip, daha ağır görevler verip ezmeye çalışırlar. Oysa onları ezmeye çalışmak için harcayacağı enerjiyi, onları kazanmaya harcasalar, hem daha az yorulurlar hem de çalışanları kaybetmezler.