Biri Aşk mı dedi?

Şubat 2014 | Ozlem Tunc, Yaşam Koçu
Aşık olacağımız kişiyi kendimiz seçemeyiz, diyordu o iğrenç dizide.
Sanki başka derdimiz yokmuş gibi...
Başka zaman olsa rahatlıkla, “Ne de çok biliyorsunuz yahu” diyebilirdim fakat başka bir zamanda değildim. Tıpkı herhangi bir kadının; “Ama ben onu istiyorum” demesi gibiydi, hani dünyada başka erkek kalmamış gibi.
Tırı vırı şarkılar dinliyorduk o dönem, iğrenç iç dünyamıza bir nebze olsun renk katabilmek için. Oysa ortalık griden geçilmiyordu, renkli ojeler kurtarmıyordu, havalar da iyice bozmuş olacaktı ki gökkuşağı civara uğramıyordu. ”Sigarayı azaltalım hayatım, daha sağlıklı beslenelim” diyordu arka koltuktaki adam, muhtemelen sıkı sıkı tuttuğu narin bir ele. Hayalimde, elin sahibi başını adamın omzuna yaslıyordu. Ne kadar da garipti; dışarıda onlarca ‘biz’ el ele tutuşuyordu, benim uykusuzluktan ellerim titriyordu. Tatlı su balıkları bu açık denizde yaşamayı sürdüremiyordu. Büyük bir balığın kendisini kurtarmasına ihtiyacı vardı lakin işler öyle yürümüyordu. Buralarda büyük balık, küçüğü acımadan yutuyordu. Gözden kaçırdığı buydu belki de, küçük balık içini görebiliyordu. Yanlış olmasın, olaylara büyük balığın gözünden de bakmak gerekiyordu, belki yalnızca birileri içini görebilsin istiyordu. Sonra da cüssesinin altında yatan zayıflığa ulaşıldığında kızıyordu. Balıklar böyledir bilirsin. Zaten, sadece bilirsen anlayabilirsin.
Tıpkı; bu iğrenç yazıyı okumaya devam edenlerin tek sebebi olan şey gibi.
Tırı vırı şeyler içiyorduk aynı dönem. Sigaraya zam geliyordu, insanlar ölüyordu, birileri akıl sağlığını kaybediyordu, birileri ‘bizim topraklarımız’ diyordu; oysa orası yalnızca bir gezegendi, başka birileri bunu anlatamıyordu. Aşık olacağımız kişiyi kendimiz seçemeyiz, diyordu dizide. Aşk çoktan pılısını pırtsıını toplamış, uzaklara gidiyordu.
Tıpkı ne gibiydi, bilemiyorum