Bizi Bu Sınıftan Lütfen Atar Mısınız Hocam!?

Ekim 2015 | Beyza Hilal Nur, Genel Yayın Yönetmeni
ötekileştirilme hakkımı kullanıyorum ve not kaygısı gütmeden bizi bu sınıftan atar mısınız lütfen hocam! ?

üniversiteyi kazanınca başıma taç giydirilecek sandım ama yanıldım başım göğe de ermedi açıkcası. Bugünlerde lise son sınıf öğrencileri deli gibi çalışıyorlar.ama biliyorum ki üniversite kapısına girdikleri zaman umduklarını bulamayacak hatta hayallerindeki okulla kıyasladıklarında ben neredeyim? Benim burda ne işim var diyecekler... Okul notuyla, diplomayla adam olunmuyor göreceksiniz ve çoğunuz bulunduğu ortama ayak uyduramayacak bulduğu ilk ayağa ben de halay çekebiliyorumu gösterebilmek için savrulup gidecek...

üniversitedeki ilk günümü hatırlıyorum hayatımın en kötü günüydü... Üstüme gelen duvarlar, bir sürü boş bakan yabancı yüz, ne aradığı bilmeyen hatta bir arayış içerisinde olmayan sırf bir okul kazandım diyerek aile ve çevresi tarafından verilen statü için kendini paralayan ama bu paralama içinde aslında kendini ve ruhunu satan insanlar vardı. Ve ben kusuyordum. Gerçekten kusuyordum. Okulda kalamıyordum ve o suratında bi ifade taşımayan kalabalıktan kaçıyordum.

üniversite kazanmak özgür olmak demek değil, üniversite okumak devam zorunluluğu çerçevesinde modern işkence yöntemlerinden biridir. Çünkü "hakikat bu! " diyen öğretmenlerin sınırı içinde düşünmek ezberle suda gemi yürütmek ne hayata karşı elimizde bir tecrübe ne de bir deneyimdir. Okul zaman kaybıdır, hakikatin sınırlandırılmasıdır, hayat ve düşünce törpüsüdür.

düşünün mesela bir öğretim üyesi size almanız ve okumanız gereken kitabın ismini veriyor ve sınıfta o kitabı okuyor. Ya o zaman ben bu okula neden gideyim? Ne kazandırıyor bana? Bilmem kim nihilistmiş bilmem kim septikmiş ben bunu anneme anlatıp o anlamayacaksa ne işime yarayacak bu Allah aşkına ne için beynimi yiyorum ben? Çift basamaklı elliden yüksek rakamlardan banane? Bir denklemi hayatımın bir köşesinde kullanamayacaksam o denklemden banane? İstediğim kitabı okuyamayıp, istediğim sinema filmine gidemedikten sonra aldığım diploma ile kuracağım evlilikten ve ondan sonraki kaybetme korkusu ile istediğimi içimden geçeni avaz avaz söyleyemedikten sonra devlet memuru olacaksam bunlardan banane?

görmek istediğim bir sürü ülke var sokrates uçak bileti aldırmıyor maalesef... Tatmak istediğim bir sürü tatlı var aristo mantığı izin vermiyor maalesef. Yıkın artık şu saçma sapan eğitim sistemini boğuluyorum! Nefret ediyorum okuldan. Okul mahzen gibi... Dağın tepesinde bana Kant anlatılıyor Kant'ın bundan haberi yok. bilse güler zaten. Dağın tepesine okul yapmışlar felsefe diye bölüm koymuşlar ama felsefe hariç bütün teoriden vizelerde finallerde sorumlusun.ben okulsuz eğitime inanıyorum hakikat okul diploması alanların bulduğu şey değil. Sınırsızca düşünmek istiyorum belli kitapları okuyup o kitaplardan sınava tabî tutulup o sınır içerisinde kalmak değil.

yemedim içmedim imam hatip lisesinden felsefe bölümünü yazdım. Ama aradığımı bulamadım.aristo üçüncü hal yok demiş ama benim için imkansız diye bir şey yok. bir çıkış yolu var biliyorum. Şimdi liseli arkadaşlara tavsiyem üniversite kazanmayı gözünüzde büyütmeyin.kendinizi strese sokmayın bu hayat sizin nasıl mutlu olacaksanız onu yapın. Hayat kısa ve hepimizin bir şansı var. zamanı boşa harcamayın. İstediğiniz şehri yazın istediğiniz bölümü iş sıkıntısı hayat garantisi demeyin! Mutlu olmaya çalışın. Hakikatinizi bulduğunuz zaman mutlu olursunuz ilk önce onu arayın. Diplomalar adam etmez kimseyi...vicdanınızın sesinden ve onun gösterdiği yoldan şaşmayın. Ve sakın felsefe bölümü yazmayın. Teorisinde saplanıp, felsefe bu muymuş yani deyip sağa sola aval aval bakarsınız... Pişmanlıklar sonra kâr etmez felsefeye... Hocam beni bu sınıftan atın lütfen!

ve kısacık bir not üniversite kimseyi geliştirmez siz kendinizi geliştirmek isterseniz gelişirsiniz. Okul okumakla hakikati aramak başka şeylerdir. O yüzden hocalarınızdan sizi sınıftan kovmasını isteyin.