Düşünce İnsanı mısın, eylem İnsanı mı?

Eylül 2015 | Ayhan Şimşek, Gezgin
blog.milliyet.com.tr/dusunce-adami-misi...

Düşünce adamı mısınız, eylem adamı mı?

Düşünce adamı dediğim bilgisi, görgüsü, fikri, teorisi, argümanı, okurluğu olan insandır. Her ne kadar, bilgi dediğimiz yanlış bilgi, görgü dediğimiz yoz kültür, fikir dediğimiz taklit, argüman dediğimiz bozuk mantık, okurluk dediğimiz tek yanlılık içerse bile. Sonuçta bunları şu ya da bu şekilde, şu ya da bu nedenle yapan kişi düşünce adamıdır.

Eylem adamı ise cesareti, girişimciliği, ekipçiliği, hareketliliği olan insandır. Her ne kadar cesaret dediğimiz şov, girişimcilik dediğimiz tiyatro, ekipçilik dediğimiz klikçilik olsa da.
Bana kalırsa insanların çoğu bu iki gruba girer.

Öyle insanlar vardır ki, sanırsın yalayıp yutmuştur, gerçi karşısındaki bilmiyorsa, rahatlıkla sallayacak, uyduracaktır ama uzun uzun ince ince anlatmasının sonu gelmez, ordan oraya rahatlıkla geçebilir ve sanki hiç susmayacakmış gibi konuşma potansiyeli vardır.

Yine öyle insanlar vardır ki, tam tersine, duygu, coşku, hareket, eylem adamıdır. O konuşmaktansa yapmak ister. Ama bu kişi size öyle gelir ki bir tür kuru gürültüden başka bir şey değildir.
İnsanlar bu iki niteliğe ayrı ayrı sahip olarak ve her birinde farklı dereceleri taşıyarak çoğunluğu oluştururlar.
Hem düşünce hem de eylem adamı olmak dünyada çok az rastlanan bir bireşimdir, bence.
Kişinin düşünce adamı olması, eylem adamı olmaya nitelik verir.
Kişinin eylem adamı olması, düşünce adamı olmaya kuvvet verir.
Bu iki niteliği haiz insan çevresini, toplumu, dünyayı değiştirme olanağına sahip insandır.