Emma'nın Gözleri

Aralık 2014 | Uğur Çakmak, Android Uygulama Geliştiricisi
Yine mısralarla zehirleniyoruz.
Kim girdi kanımıza böyle,
Kim tutsak etti bizi böyle,
Şiire,
Yazıya,
Felsefeye.
Lanet olsun tüm şiirlere, şairliğime.
Tüm tabloları yaksak,
Yasaklasak tüm şiirleri,
Tüm heykelleri kırsak mesala,
Orhan'ı İstanbul'un denizinde boğsak,
Attila'yı dümensiz bir gemide yalnız bıraksak,
Çallı'ya tek bir tablo bile sattırmasak,
Picasso'nun suratını usturayla tablolarına benzetsek,
Mozart'ın parmaklarını kırsak, teker! Teker!
Veysel'in sazından tüm türküleri söküp atsak,
"Dünya mükemmel olmadığı için sanat vardır" diyen Tarkovski'nin dudaklarını makasla kessek mesela,
İyiye, güzele, sanata dair ne varsa yok etsek,
Bukowski'nin suratı gibi çirkin ve rezil bir hayat yaşasak,
Belki o zaman,
O zaman, hayat borsasında değerimiz üç puan birden düşmezdi.
Ne biliyorsak unutsak,
Kendimizi,
Bizi zehirleyen tüm kitapları,
Emma'nın gözlerini.
Emma!
Şiir yazmaktan nasıl nefret ettiğimi,
Nasıl yazmaya mecbur olduğumu hiçbir zaman bilemeyeceksin.
Durup, durup nasıl karanlığa düştüğümü,
Bilemeyeceksin.
Bir şiir ki gözlerimde ateş,
Bir şiir ki fikrimde kezzap,
Bir şiir ki adamakıllı yalnızlık.
Anlamıyorsun Emma elimde değil,
Ne zaman yaşamayı denesem,
Saadetimden soyunup çırılçıplak kalıyorum.