Kadın Dediğiniz...

Şubat 2015 | Şevval Ceren Özdemir, Öğrenci
"Kadınlar iş aradığı için işsizlik yüksek
Kadına şiddet abartılıyor
Kız mıdır kadın mıdır bilemem
Örtüsüz kadın ya satılıktır ya da kiralıktır
Kadına şiddet azaldı fakat haberleri arttı
Kadın herkesin içinde kahkaha atmayacak
Kadın ve erkeğin eşit olması fıtrata ters
Kadının tek kariyeri annelik olmalı"
Siz dizinizi döveceğinize kızınızı dövseniz, sırtımızdan sopayı karnımızdan sıpayı eksik etmeseniz ne gerek kalacak yahu bu sözlere(!)
Kadın cinayetleriyle yitirdiğimiz isimler, ataerkil toplumumuzun kurbanları arasına her geçen gün artarak ekleniyor. Kadınların, erkek egemen bir toplumda yaşamasının zorluklarını erkekler bilemez. O zorlukları ancak yaşayanlar yani bizler bilebiliriz. Hanginiz size yerinizin mutfak ve ya yatak odası olduğunun söylenmesinden hoşlanırsınız? Tacize, tecavüze uğradığınızda ya da şiddet gördüğünüzde iyi olup olmadığınızın sorulması yerine "Sen ne yaptın da böyle oldu? " düşüncesi üzerinden binlerce soruya maruz kalmak hoşunuza gider mi? Ben sizin yerinize cevabı vereyim. Hiçbirinizin hoşuna gitmez. Bizler konuşmaya, yazmaya gelince her şeyin en doğrusunu biliriz. Başımıza gelmeyen konularda ahkam kesmeyi de bir hayli severiz. Ama iş eyleme döküldüğünde bana ne der geçeriz. Peki biz niye böyleyiz? Hemcinslerinizin başına gelen şey ille bizim ya da birinci dereceden yakınlarımızın başına mı gelmeli? Acı çeken bizim kardeşimiz, kızımız mı olmalı tepki göstermemiz için? Evet düşünceler eyleme dökülmedikçe herkese sıra gelecek hiç merak etmeyelim biz.
"Arkamdaki beni mi takip ediyor yoksa sadece yürüyor mu? Neden boş yer varken gelip yanıma oturdu? İleride erkek grubu var başka yol yok mu buradan gidecek? Kimse kalmadı ben de iki durak önce ineyim en iyisi. "
Bu cümlelerin kadınlara tanıdık geldiğine eminim. Biz bunları düşünürken mi kuyruk sallamış oluyoruz? Kalp atışlarımız hızlana hızlana kendimizce önlem almaya çalıştığımız için mi suçluyuz? Bizler zaten eğitim olanaklarından yoksun bırakılıyor, erken yaşta evlendiriliyor, daha aile içinde duygusal, cinsel ve fiziksel şiddete maruz kalıyoruz. Hatta çalışma hayatımızda köle yerine konuyor, engelleniyoruz. Üstelik bir çoğumuz susup oturuyoruz.
Bu konuda bir şey yazmayı düşünmüyordum aslında ama düşüncelerimi bir şekilde ifade etmeden duramadım. Herkes bir şeyler yazıyor kimi mantıklı kimi mantıksız. Benim istediğim tek şey kendimizi yaşayanların yerine koymaya çalışmamız. Belki o zaman gelip geçici şeyler olmaz bizim için bunlar.
Kısacası cinsiyetçi zihniyetin hakim olduğu bir yerde, kadın üzerinde her şeyi yapma hakkını kendisinde bulan erkeklerin zihniyeti, şiddete dayalı sistemler değişmediği sürece kadına yapılan ruhsal ve fiziksel olumsuz eylemler ne azalacak ne de son bulacak. Kadına nasıl davranması gerektiğini öğretmek ve suçu kadında aramak yerine asıl suçlulara adam olmak öğretilmediği sürece böyle geldi böyle de gidecek. Kadın dediğiniz de günden güne benliğini kaybedecek.

10610