Sen, Kadınım!

Mart 2015 | Serkeşche, Öğrenci
1747

Sen Kadınım,
Sen benim gecenin aydınlığı sakladığı en utangaç karanlığında,
Duvar diplerinde, kartonların altında unutulmuş kimsesizim,
Türküleri unutulmuş, sazının telleri pas tutmuş ozanlarım,
Yerin yüzlerce metre altında,
Çift vardiya çalışmaktan imanı gevrilmiş madencimdin,
Sen benim çaresizliğim, mücadelem, umudumdun ...

Sen Kadınım,

Sen benim yaşından fazla kurşunla can veren Uğur’um,
Ufacık bedeni bombayla un ufak olan Ceylan’ım,
14 ünde vurulan, 15 inde 16 kilo ile hayata veda eden Berkin'im,
Boynu ilmiğe yetişsin diye, kimliğine yaşamadığı yıllar eklenen Erdal’ımdın,
Sen benim vicdanım, acım, öfkem, yargıcımdın ...

Sen Kadınım,

Sen benim cesetleri katırların sırtında, çifter çifter taşınan Roboskilim,
Zilan’da anasının karnından deşilerek çıkarılan cansız sabim,
Rojava'da binlerce yıl sonra ‘’yeniden doğan’’ güneşim,
Maraş’ta, Dersim’de katledilen onurlu ve mücadeleci Alevimdin,
Sen benim fakir köylüm, masumiyetim, yeniden doğuşum, direnişimdin ...

Sen Kadınım,

Sen benim 70 kere katledilen, Şengal’de susuzluktan can veren Ezidim,
Kobane’de kurşunların gölgesinde,
Yıkıntıların altında, ölüme inat gülümseyen çocuğum,
Cahiliye barbarlığına karşı,
Silahını ‘’namusu’’ sayıp, son kurşunu cebinde taşıyan ‘’özgür kadınımdın’’
Sen benim var olma azmim, inadım, kavgam, özgürlüğümdün ...

Sen Kadınım,

Sen benim sokaklarda yaşayan , ’’mülteci’’ çaresizliğim,
Emeği puştun ekmeğine yağ gibi sürülen fakir emekçim,
Her gün yeniden dirilen ‘’faili meçhul’’ ölümümdün,
Sen var ya kadınım,
Sen benim evim, yurdum, memleketim, insanımdın benim ...

Ve sen benim canım, ciğerim memleketim,

Sen de ‘’Kadınıma’’ benziyordun sadece ...

Follow @SerkesSair