Türbanla başlayan Yeni Türkiye yolculuğunun geldiği nokta. Artık kimse yeterli tıbbi hizmet alamıyorum diye ağlamasın.

Mart 2015 | Şaman, İnşaat Mühendisi
Kadavralara Don Giydiriyorlar!
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şakir Çınkır, “Kadavralara don giydirerek onlar üzerinde çalışma yürütülüyor” dedi. 869

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şakir Çınkır, “Kadavralara don giydirerek onlar üzerinde çalışma yürütülüyor” dedi.
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şakir Çınkır, “21. Yüzyılda, bilim çağında, bilimle rekabetin hızla arttığı bir çağda tıp fakültelerinde kadavralara don giydirerek onlar üzerinde çalışma yürütülüyor” dedi.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” öncesinde “laiklik ve kadın” paneli düzenledi. Panelde, laiklik kavramının kadın hakları açısından önemine değinilerek “din”, “vicdan özgürlüğü”, “din ve devlet işlerinin ayrılması” konuları tartışıldı.
Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasoyunu (Birleşik Kamu-İş) Genel Başkanı Hasan Kütük, “Laiklik ve Kadın” konulu panelin açılış konuşmasını yaptı. Vahşice katledilen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ı hatırlatan Kütük, “Belki ilk değil, son da olmayacak. Çünkü bu olayı ilk defa yaşamadık. 2009 yılında Münevver Karabulut ve Cem Garipoğlu cinayetinde de yaşadık ve bu cinayetlerle Türkiye’ye yerinde oynadı. 6 yaşındaki Gizem Akdeniz’de vahşice katledildi. Belki de bu kaybettiğimiz insanlar sadece kaybettiğimizi yurttaşlar değil, bu insanlarla birlikte insanlığımızı da kaybettik” ifadelerini kullandı.
Kadın cinayetlerinin ortadan kaldırılmasına yönelik yapılan iyi niyetli açıklamaların yeterli olmadığına dikkat çeken Kütük, ‘Ülke olarak bu işi sadece cinayetler boyutuyla değerlendirirseniz sorunun çözümüne ilişkin de sağlıklı bir değerlendirme yapmış sayılmayız. Olayın ekonomik, sosyal, siyasal ve psikolojik boyutuyla değerlendirmesi gerekir ve çözümüne ilişkin bir arayış gerekir. Cinayetlere ilişkin iyi niyetli çözümler sonuç vermiyor. Bu cinayetlerin sorumlusu 13 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarıdır” şeklinde konuştu.
“LAİKLİK VİCDAN HÜRRİYETİDİR”
“Laiklik ve Kadın” konusunun seçilmesinin önemli olduğunu söyleyen Birleşik Kamu-İş Genel Eğitim, Basın-Yayın Sekreteri Semra Pektopal ise “Atatürk, laikliği din ve devlet işlerinin ayrılması olarak tanımlayıp, her vatandaş için vicdan hürriyetinin sağlanmasını istedi. Bu amaçla laikliği savunmuştur ve çıkarmıştır. Laiklik, sadece din ve devlet işlerinin ayrılması değil, tüm vatandaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğünün de sağlanmasıdır” diye konuştu.
“DİN SİYASETİN ARACI OLARAK KULLANILAMAZ”
Pektopal, “Laik idarede; din, devlet işlerine karışmaz. Yasalar yapılırken dine göre değil çağın koşullarına göre ayarlanmasını ister” dedi ve ekledi:
“Evrensel değerler ve evrensel normların ele alınmasını ister. Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimseye belli bir din ve mezhep anlayışı dayatılamaz. Din ve mezhep hiçbir zaman siyasetin aracı olarak da kullanılamaz”
“AKP’NİN TANRISI PARADIR”
“Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte din ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesini sağlamıştır” sözlerini kullanan Pektopal, “Dinin siyaset sahnesinde araç olarak kullanılması dine zarar verirken buna karşı geliştirilmiş laiklik düşüncesi dinin daha temiz bir ortama taşınmasını sağlayarak dinin özgürleşmesinin yolunu açmıştır. Ama günümüzde bu düşünceden oldukça uzaklaşıldı. AKP, 13 yıldır halkımızın dini duygularını kullanarak iktidar oldu. Her sıkıştığında can simidi gibi dine sarıldı ve kullandı. Din maskesi adı altında halkımıza acı, gözyaşı zam ve zulümden başka hiçbir şey getirmedi. Bunların tanrısı para tanrısıdır. İşlerine geldiği için dini kullanırlar. Sömürülerini daha rahat yapabilmek için dine sarılırlar” düşüncesini dile getirdi.
“163 MİLYON KIZ DOĞMADAN ÖLDÜRÜLÜYOR”
İstanbul Barosu Avukatlarında Pınar Akbina da, dünya nüfusunun 7 milyar olduğunu ve bu nüfusun yarısının kadınlardan meydana geldiğini belirtti. Akbina, “TÜİK istatistiklerine göre Türkiye’nin nüfusu 76 milyon 667 bin 864 kişiden oluşuyor. 38 milyon 194 bin 504 kişisi kadın; 38 milyon 473 bin 360 kişi erkek fakat dünyada erkek-kadın nüfus dengesinde 66 milyon kadın eksik olarak değerlendirildi. Doğu ülkelerinde erkek çocuklarının tercih edilmesi önemseniyor. Bu anlayış şunu yapıyor: Ultrasonla bebeğin hangi cinsiyetine olduğu öğrenilerek, tercihini erkekten yana kullanılıyor. Dünyada 163 milyon kız çocuğu doğmadan kürtajla alınıyor. Bu durum Çin ve Hindistan gibi ülkelerde yaygın olarak görülüyor” bilgisini verdi.
“TÜRKİYE KADIN ERKEK EŞİTSİZLİĞİNDE YÜKSELİŞTE”
BU düzende insan soyunun sürmesinde en temel işlevi gören kadınların erkekler tarafından aşağılandığını ve ezildiğine dikkat çeken Akbina, “Türkiye, Ortaçağ gericiliğine götürülmek isteniyor. Dünyadaki rakamlara göre Türkiye’de 2006 yılında 135 ülke arasında cinsiyet eşitsizliğinde 105’nci sıradayken 124’cü sıraya geriledi. Ülkemizde okuma yazma bilmeyen kadın oranı 3. 8 milyonu buluyor. Korkunç bir rakam. Çocuk gelinlerin yüzde 26’sını 16-19 yaş arasındaki çocuklar oluşturuyor” değerlendirmesine işaret etti.
“TIP FAKÜLTELERİNDE KADAVRALARA DON GİYDİRİLİYOR”
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şakir Çınkır da “Laik ve bilimsel eğitim olmadan ne kadına şiddet ne de çocuk istismarının önüne geçemeyiz. Laik eğitim; bilimsellikten ve çağdaşlıktan yararlanmaktır. 21 yüzyılda bilim çağında bilimle rekabet hızla arttığı bir çağda tıp fakültelerinde kadavralara don giydirerek onlar üzerinde çalışma yürütülüyor. Böyle kodlamalar yapan bir toplum haline geldik. Kadınlar, hem dinde hem de toplumda ihtiyaç duyulduğu zaman övülen konumdadır. Ama uygulamada dövülen ve hor görülen insanlardır” görüşlerini duyurdu.

kaynak:yurtgazetesi.com.tr/gundem/kadavralara-d. . .