Bilmek istediğin her şeye ulaş

Faruk Altınay, 

Memur

iktisat mezunu 38 yıllık devlet hizmeti 34 yıldır çeşitli seviyelerde yönetici.Son görev ise Araştırmacı.

Mart 2015

Faruk Altınay bir yanıt verdi.

Alibaba.com adresinden alışveriş yapmak güvenli midir?

Sipariş vermek istedim. Beni başka bir alışveriş sitesine yönlendirdiler. Anlamadım nedenini.
Ekim 2014

Faruk Altınay bu yanıtı beğendi:

En çok neyi kaybetmekten korkarsınız?

Inancimi, onurumu, $erefimi
Ekim 2014

Faruk Altınay bu yanıtı beğendi:

En çok neyi kaybetmekten korkarsınız?

Umudumu, inancımı, özgürlüğümü, sevgi ve saygıyı, en önemlisi kendimi, özümü kaybetmekten korkarım !
Ekim 2014

Faruk Altınay bu yanıtı beğendi:

En çok neyi kaybetmekten korkarsınız?

Saygınlığımı... .
Ekim 2014

Faruk Altınay bir yanıt verdi.

Büyükşehir belediyeleri ile normal belediyeler arasındaki farklar nelerdir?

Bu konudaki tüm detaylı bilgileri aşağıda verdiğim linkte bulabilirsiniz. Kolay gelsin.
eskisehirkentkonseyi.org.tr/kentkonseyi/...
Ekim 2014

Faruk Altınay  yeni bir  gönderide  bulundu.

Türkiye'nin Gündemi.

Kandilden bir kısım açıklamalar vardı. Detayı Sn. Taha Yalçın 15.10.2014 tarihli Hürriyetteki yazısında açıkladı. Bu açıklamalar ışığı altında gene ülkemizin günde 5-10 şehit verdiği döneme geri döner mi sizce? Dönerse çözüm süreci bir oyalama mıydı? Soruma Sn. Şaman Bayyurt çok güzel bir cevap vermiş. Sizlerle paylaşmak istedim. Ayrıca bu konudaki düşüncelerini yazabilirmisiniz?

Öncelikle çözüm sürecinin samimiyetine inanan oldu mu?
Açıkçası ben hiç inanmadım. Zaten bir samimiyet olsaydı zamanın başbakanı miting meydanlarında Kürt ve Alevi vatandaşlarımıza giydirmezdi. Bu arada Kürtleri kızdıran hatta bir çoğunu öldürten ve görünüşe göre son iki hükumetimizin desteklediği kötü olaylar oldu. 2011'den bu yana ülkemizin güneydoğusundan silah ve mühimmat sevkiyatı yapan TIR'lar çıkıyor. 2000 adet oldukları tahmin ediliyor. Birkaç tanesi yakalandı ve hemen MİT TIR'lara sahip çıktı. Yakalayacağım diyenler, yakalayanlar anında sürüldü. Olay hemen örtbas edildi. O TIR'lar o civarda birilerine ülkemizin resmi bir silah satışı yoksa nereye gidiyordu, nereye gittiler. Normal zekalı, normal düşünebilme yetisine sahip bir insan olarak TIR'ların Maliki, Esad ya da PYD'ye gitmediğini düşünüyorum. Bir de kadim dostum Esad bir gün pis diktatör Esed oluverdi. O bölgede Esad'a düşman olan bir grup var adını duymuşsunuzdur IŞİD diyorlar. Hani sayın eski başbakanımız gibi Esad'ı devirmeyi çılgınca istiyor olsam, hatta bunun pazarlığını açıkça ABD ile yapıyor olsam önce çok fazla dikkat çekmeden düşmanımın düşmanını desteklerim. Tabii eğer düşmanımın düşmanının manyak olmadığını bilirsem lakin herkes manyaklığı kendiyle kıyaslayarak değerlendirdiğinden dolayı olacak ki IŞİD'in hepimiz için büyük tehlike olduğunu sezemedi.

Yani tabii düşmanımın düşmanı Esad'ı da devirmeye uğraşıyor ama nereden buldularsa ellerindeki silahlarla bir sürü ordu birliğinin ağır silahlar da dahil olmak üzere yığınla silahını ele geçirdi ve bizim sınırımıza doğru da ilerliyor. Tampon bölge, tampon bölge deniyor ya günlerdir. Eee bizim tampon bölgemiz var zaten, güneydoğudaki Kürt vatandaşlarımızın akrabaları bizim silahlarımızla öldürülüyor. Hani Orta Anadolu'nun oportunist yandaşları, hükumetin gizlediği her şeye inanıyor tamam da güneydoğudaki vatandaş bütün bu sevkiyatlara şahit oldu. Şimdi PYD, PKK ve yöredeki sivil Kürtler diyorlar ki açın sınırı biz gidip akrabalarımızla beraber savaşacağız. Aldıkları tepki yaylım ateşlerine bile varıyor.

Şehirlerimizde her ne kadar yandaşlar yok öyle bir şey dese de IŞİD gayet aktif ve örgütlenmeye devam ediyor. Artık IŞİD üniversitelere de girmiş durumda ve bunu hepimiz görebiliyoruz. Gezi direnişinde 10 milyonu bastıran yüce devlet isterse IŞİD'in ülkemizdeki tüm aktivitelerini engelleyemez mi. Engeller ama daha iki gün önce yaşasın IŞİD diye bağırıp Kürtlere ateş açan polisin videosunu izledik.

Şimdi bunlar benim İstanbul'da rahat koltuğumdan gördüklerim. Doğru olmayabilirler tabii ki, giden silahlar hayırlı bir iş için gitmiş olabilir, THY IŞİD'cileri ücreti mukabilinde taşımış ve taşıyor olabilir, Kızılay'dan geldiği belgelenen malzemeleri Kızılay'dan çalmış olabilirler. Daha niceleri olabilir yalnız ben buradan Kürtlerin karşı taraftaki akrabalarının bizim bakıp büyüttüğümüz caniler tarafından öldürülürken ve bu taraftaki akrabalar ölesiye bir mücadeleyle akrabalarına yardıma gönderilmezken Kürt olsam bu devlete çok kızgın olurdum diye düşünüyorum. Acaba Kürtler bu benim olduğunu düşündüğüm olayların, kendi yörelerinden gün be gün yapılan silah sevkiyatlarının vb farkında olmayabilirler mi? Ya da diyelim bunların hepsi komplo, açılıp fotoğrafları çekilmiş füze başlığı yüklü TIR'lar hariç tabii, Kürtler bu komplolara inanmıyorlar mıdır?

Benim gördüğüm başından beri bir çözüm süreci değil, başkanlığa geçiş süreci. AkSaray tamam, airforce 1 tamam, bir tek anayasayı değiştirmek kaldı...

Neyse yazacak çok şey var. 5-10 şehit olayına gelelim, evvelsi gün tekerleri kabak bir otobüs devrildi ve korkudan polis ordusuyla gezmek zorunda kalan cumhurbaşkanını korumaktan dönen üç polis şehit oldu. Adam kendini korumaya gelen polisi için dört lastik almıyor, şehitler devlet için o kadar da önemli değil. "3-5 Mehmet için meclis mi açılırmış" benim lafım değil. Bence günde 5-10 şehit olan günleri mumla arayacağımız günler görünüyor yakın gelecekte... . .

Ekim 2014

Faruk Altınay bu yanıtı beğendi:

Kandilden bir kısım açıklamalar vardı. Detayı Sn. Taha Yalçın 15.10.2014 tarihli Hürriyetteki yazısında açıkladı. Bu açıklamalar ışığı altında gene ülkemizin günde 5-10 şehit verdiği döneme geri döner mi sizce? Dönerse çözüm süreci bir oyalama mıydı?

Öncelikle çözüm sürecinin samimiyetine inanan oldu mu?
Açıkçası ben hiç inanmadım. Zaten bir samimiyet olsaydı zamanın başbakanı miting meydanlarında Kürt ve Alevi vatandaşlarımıza giydirmezdi. Bu arada Kürtleri kızdıran hatta bir çoğunu öldürten ve görünüşe göre son iki hükumetimizin desteklediği kötü olaylar oldu. 2011'den bu yana ülkemizin güneydoğusundan silah ve mühimmat sevkiyatı yapan TIR'lar çıkıyor. 2000 adet oldukları tahmin ediliyor. Birkaç tanesi yakalandı ve hemen MİT TIR'lara sahip çıktı. Yakalayacağım diyenler, yakalayanlar anında sürüldü. Olay hemen örtbas edildi. O TIR'lar o civarda birilerine ülkemizin resmi bir silah satışı yoksa nereye gidiyordu, nereye gittiler. Normal zekalı, normal düşünebilme yetisine sahip bir insan olarak TIR'ların Maliki, Esad ya da PYD'ye gitmediğini düşünüyorum. Bir de kadim dostum Esad bir gün pis diktatör Esed oluverdi. O bölgede Esad'a düşman olan bir grup var adını duymuşsunuzdur IŞİD diyorlar. Hani sayın eski başbakanımız gibi Esad'ı devirmeyi çılgınca istiyor olsam, hatta bunun pazarlığını açıkça ABD ile yapıyor olsam önce çok fazla dikkat çekmeden düşmanımın düşmanını desteklerim. Tabii eğer düşmanımın düşmanının manyak olmadığını bilirsem lakin herkes manyaklığı kendiyle kıyaslayarak değerlendirdiğinden dolayı olacak ki IŞİD'in hepimiz için büyük tehlike olduğunu sezemedi.

Yani tabii düşmanımın düşmanı Esad'ı da devirmeye uğraşıyor ama nereden buldularsa ellerindeki silahlarla bir sürü ordu birliğinin ağır silahlar da dahil olmak üzere yığınla silahını ele geçirdi ve bizim sınırımıza doğru da ilerliyor. Tampon bölge, tampon bölge deniyor ya günlerdir. Eee bizim tampon bölgemiz var zaten, güneydoğudaki Kürt vatandaşlarımızın akrabaları bizim silahlarımızla öldürülüyor. Hani Orta Anadolu'nun oportunist yandaşları, hükumetin gizlediği her şeye inanıyor tamam da güneydoğudaki vatandaş bütün bu sevkiyatlara şahit oldu. Şimdi PYD, PKK ve yöredeki sivil Kürtler diyorlar ki açın sınırı biz gidip akrabalarımızla beraber savaşacağız. Aldıkları tepki yaylım ateşlerine bile varıyor.

Şehirlerimizde her ne kadar yandaşlar yok öyle bir şey dese de IŞİD gayet aktif ve örgütlenmeye devam ediyor. Artık IŞİD üniversitelere de girmiş durumda ve bunu hepimiz görebiliyoruz. Gezi direnişinde 10 milyonu bastıran yüce devlet isterse IŞİD'in ülkemizdeki tüm aktivitelerini engelleyemez mi. Engeller ama daha iki gün önce yaşasın IŞİD diye bağırıp Kürtlere ateş açan polisin videosunu izledik.

Şimdi bunlar benim İstanbul'da rahat koltuğumdan gördüklerim. Doğru olmayabilirler tabii ki, giden silahlar hayırlı bir iş için gitmiş olabilir, THY IŞİD'cileri ücreti mukabilinde taşımış ve taşıyor olabilir, Kızılay'dan geldiği belgelenen malzemeleri Kızılay'dan çalmış olabilirler. Daha niceleri olabilir yalnız ben buradan Kürtlerin karşı taraftaki akrabalarının bizim bakıp büyüttüğümüz caniler tarafından öldürülürken ve bu taraftaki akrabalar ölesiye bir mücadeleyle akrabalarına yardıma gönderilmezken Kürt olsam bu devlete çok kızgın olurdum diye düşünüyorum. Acaba Kürtler bu benim olduğunu düşündüğüm olayların, kendi yörelerinden gün be gün yapılan silah sevkiyatlarının vb farkında olmayabilirler mi? Ya da diyelim bunların hepsi komplo, açılıp fotoğrafları çekilmiş füze başlığı yüklü TIR'lar hariç tabii, Kürtler bu komplolara inanmıyorlar mıdır?

Benim gördüğüm başından beri bir çözüm süreci değil, başkanlığa geçiş süreci. AkSaray tamam, airforce 1 tamam, bir tek anayasayı değiştirmek kaldı...

Neyse yazacak çok şey var. 5-10 şehit olayına gelelim, evvelsi gün tekerleri kabak bir otobüs devrildi ve korkudan polis ordusuyla gezmek zorunda kalan cumhurbaşkanını korumaktan dönen üç polis şehit oldu. Adam kendini korumaya gelen polisi için dört lastik almıyor, şehitler devlet için o kadar da önemli değil. "3-5 Mehmet için meclis mi açılırmış" benim lafım değil. Bence günde 5-10 şehit olan günleri mumla arayacağımız günler görünüyor yakın gelecekte... .
Ekim 2014

Faruk Altınay bu yanıtı beğendi:

Sizce ihmal edilmek, sevilmemek anlamına mı gelir?

Görülmek istenen ilgi, o kişiler tarafından da görülmek isteniyor olabilir! İhmal edilen benim zannederken, sen ihmal eden olabilirsin. Aşk meşk mevzuları ise; kaale alınmadığın anlamına gelmektedir. Sevgi sözcüğünü kullanmaya bile gerek yok :).
Arkadaş, eş, dost, şu bu ise; aranıp sorulmuyorsan bunu sadece "sevilmiyorum!" şeklinde algılamamalı. Sadece çok "özel" bir insan olmayabilirsin o kişiler tarafından ya da kafaları bambaşka şeylerle meşguldur.
Ama genellersek; ilgi alaka ve sevgi bütün sanırım. O varsa diğeri de arkasından geliyor genelde.
Ekim 2014

Faruk Altınay bir yanıt verdi.

Atatürk hangi kitapları okumuştu? Bilginiz var mı?

Ulu Önderimizin okuduğu kitapları ; vatan.tc/ataturkun-okudugu-kitaplar/ adresinde bulabilirsiniz
Ekim 2014

Faruk Altınay bir yanıt verdi.

En son okuduğunuz kitap hangisidir?

Kitap değil de kitaplar diyelim.
1. Madde 22 Joseph HALLER
2. Mahşer Stephen KİNG
3. Bindokuzyüzseksendört George ORWELL
Ekim 2014

Faruk Altınay bir yanıt verdi.

Bilgisayar Mühendisliği mezunu bir kişi, devlet eğitim kurumlarında öğretmen olarak çalışabilir mi? Öğretmenlik yapabilmesi için hangi aşamalardan geçmelidir? Hangi dallarda ve ne tür okullarda öğretmenlik yapabilir?

Zaman zaman seçim yatırımı olarak ilgisi alakası olmayan meslek mensuplarına öğretmenlik yolunu açan bir hükümetimiz var. Seçimler de yaklaştığına göre MEB. Açıklamalarını takip etmenizi öneririm. Her an için bu hak tanınabilir.
Ekim 2014

Faruk Altınay bir yanıt verdi.

Yakın zamanda Türkiye'nin Gazze'ye yollamayı planladığı yüzen elektrik santrali hakkında ne düşünüyorsunuz?

Önce Türkiye kendi elektrikle ilgili sorunlarına çözüm bulmalıdır. Eğer büyük ve modern olarak lanse edilen bir adalet sarayında 3 saat elektrikler kesiliyorsa; tüketicilerden kayıp bedel adı altında haksız ücretler talep ediliyorsa ve en önemlisi elektriğe %9'luk bir zam yapılıyorsa sorun çözümlenmemiş demektir. Gazzeye gönderilmek istenilen santral Türkiye elektirik ağına üretimle katkıda bulunması daha doğru olmazmı sizce?
Ekim 2014

Faruk Altınay bir yanıt verdi.

Devlet kurumlarındaki işlerin daha hızlı ve seri yapılması için sizce ne yapılması gerekir?

Öncelikle işlemlerin sadeleştirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Hantal yapıdan ziyade işlemlerin tek merkezden yönlendirilmesi, teknolojinin kullanılması ve randevu sistemi yanında eğitimli personel istihdamı çok önemli.
Ekim 2014

Faruk AltınayŞaman kişisini takip etmeye başladı

Şaman, İnşaat Mühendisi, @chamacon

En musica verdades.

Mayıs 2014

Faruk Altınay bir yanıt verdi.

39 000 memurla halkının Taksim'de kutlama yapmasını engelleyince başı göğe ermiş midir?

Binlerce polis onlarca gözaltı kepenk kapatan esnaf rahatsız olan halk biber gazı yiyen çocuklar hastalar. Değer miydi? Değmezdi. Eğer Taksim 1 Mayıs için açılsaydı bütün bunlara gerek kalmayacaktı ve yabancı basında paylaşılan ülkemizin imajına (KALDIYSA EĞER) zarar veren yabancı basınca servis edilen görüntüler; sırf birilerinin inatlaşması, benlik iddiası, tek adamlık inancı bizleri nerelere getirdi. Daha da getirecek.
Nisan 2014

Faruk Altınay bu yanıtı beğendi:

Milletvekili seçilmek için ne kadar oy gereklidir?

Yukarıdaki iki arkadaşın cevapladığı gibi değildir. Ülkemizde milletvekillerinin belirlenmesi için d'hondt sistemi kullanılır. Bir seçim çevresinde her partinin aldığı oy toplamı, sırasıyla 1’e, 2’ye, 3’e, 4’e ... bölünür ve o seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısına ulaşıncaya kadar bu işleme devam edilir. Elde edilen paylar, parti farkı gözetmeksizin, büyükten küçüğe doğru sıralanır. Milletvekillikleri bu sıralamaya göre partilere tahsis edilir.

Nisan 2014

Faruk Altınay bir yanıt verdi.

Muharrem İnce'nin zaferini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sn İnce tek başına CHP'nin yapamadığı muhalefeti hakkıyla yapıyor.
Nisan 2014

Faruk Altınay bu yanıtı beğendi:

Karşılaştığınız en saçma soru neydi?

Bu soruydu :)
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

İnsan Davranışları

3596 Kişi   955 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3443 Kişi   280 Soru

Psikoloji

2687 Kişi   947 Soru

Varoluş Hakkında

2774 Kişi   1061 Soru

Kitaplar

2911 Kişi   267 Soru

Siyaset (Türkiye)

1423 Kişi   470 Soru

Siyaset (Dünya)

281 Kişi   118 Soru

Türkiye Politikaları

427 Kişi   128 Soru

Adalet

80 Kişi   51 Soru

Hukuk

650 Kişi   367 Soru

Devlet

125 Kişi   78 Soru

Devlet Politikaları

190 Kişi   66 Soru

Toplumsal Gelişmeler

27 Kişi   29 Soru

Toplumbilim

60 Kişi   39 Soru

Türk Telekom

18 Kişi   2 Soru

Çocuk Sağlığı

37 Kişi   23 Soru

Siyasi Görüşler

52 Kişi   37 Soru

İnsan Psikolojisi

262 Kişi   60 Soru

UFO (Unknown Flying Object)

14 Kişi   5 Soru

Siyasi Partiler

74 Kişi   49 Soru

Mustafa Kemal Atatürk

355 Kişi   51 Soru