Bilmek istediğin her şeye ulaş

İzmir ' de yaşıyor . KOÜ Uluslararası ilişkiler bölümü mezunu . On yıl bankacılığın ardından , sistemden kaçan bir girişimci. Güzel konuşur , güzel bakar.

Kasım 2016

Marty McflyCemile kişisini takip etmeye başladı

Cemile, İnşaat Mühendisliği Öğrencisi, @cemile2

%100 inandığım sürece her şeyi yapabilirim.....Bilgiye aç koç kadını....

Ekim 2016

Marty Mcfly bu yanıtı beğendi:

Matematikte neden artı (+) ile eksi (-)'nin çarpımı eksi (-) veya neden eksi (-) ile eksi (-)'nin çarpımı artı (+)'dır?

Matematik test edilebilir bir bilim değildir. Belli varsayımlar üzerine kurulmuştur ve burda temel olarak bazı şeyleri doğru kabul edip devam edebilirsiniz. O yüzden bazı şeylerin ispatını yapabilirken bazılarını yapamazsınız, + - çarpımı da mantık olarak anlatılmış olsa da temel olarak varsayımlardan biridir diye düşünüyorum. Yani tam açının 360 derece olarak kabul edilmesi gibi, yani üçgen neden 180 derece deseniz tam açı üzerinden ispatlanabilir ama tam açı neden 360 bunu ispatlayamazsınız başlangıç aşamasında bu kabul edilmiştir ve belli etkenlere göre bu deger uygun görülmüştür.
Ekim 2016

Marty Mcfly bu yanıtı beğendi:

"İnsan çoğu kez her şeyin son bulduğu duygusuna kapılıyor; oysa yaşamın sonsuzluğunu algılayabilmek için bile yeterli değil bir insan ömrü". Peki "yaşamın sonsuzluğu" ne demek?

Yaşam bir insanın ya da insanlığın son bulması ile sonlanmıyor, devam ediyor. İnsanoğlu yaşamın kendisi değildir, bir parçasıdır.
Ekim 2016

Marty Mcfly bu yanıtı beğendi:

T.C. Merkez Bankası faiz koridorunun üst bandını %0'a çekse, ülke ekonomisine yansıması nasıl olur?

Yeni yatırımlar oluşma fırsatını arttırabilir. Bir kısım için de ucuz para ile zenginlik arttırma fırsatı olarak kullanılabilir.
Ekim 2016

Marty Mcfly bu yanıtı beğendi:

Elinizi sıvı azota sokarsanız ne olur?

Normalde sıvı azotun içine herhangi bir cismi atarsak bir kaç saniyede donar. Kristal cam gibi olur ve bir çekiç darbesi ıle kırılır. Ama elimizi sıvı azota batırırsak hiç bir şey olmaz.( Leidenfrost etkisi nedeniyle) Bu etki sıcak teflon tavaya düşen su damalsının buharlaşmak yerine yuvarlanmasına neden olur. Eğer yüzey yeterince sıcaksa (sıvının kaynama noktasından çok daha fazla) su damlalarıhemen buharlaşmak yerine yuvarlanmaya başlar. Çünkü su damlasının buharlaşan kısmı ince bir tabaka oluşturarak sıvı ve sıcak yüzey arasında bir yalıtım tabakası oluşturur. Bu nedenle ısı transferi yavaşlar ve su buharlaşmaz. Azotla elimiz arasında da aynı şey olur. Aynı etki nedeniyle sıvı kurşun içine elimizi de batırsak bir şey olmaz.
Ekim 2016

Marty Mcfly bu yanıtı beğendi:

Dünya inanılmaz bir hızla dönerken, atmosferin bittiği yer ile, ondan sonra başlayan yer arasında bir sürtünme oluyor mu? Oluyorsa neden yanmıyor ve çok yüksek bir ısı ortaya çıkmıyor?

Sorunuza cevap değilde bir yorum olması için yazıyorum. Öncelikle aklıma hava boşluğu geldi, daha sora bu tüm yeryüzünün etrafında olabileceği anlamsızlığını doğurdu. Ve tamamiyle varsayımlarla hareket edersek sürtünme kuvvetinin kürenin tamamında oluşması gerçekleşseydi ( hava zerreleri dahil) kelebek etkisi dediğimiz olguyla karşılaşmazmıydık. Daha sonra aynı tip atomların birbirini iteceği ( ayrıca öz kütlelerinin havada askıda kalacak kadar düşük olması) daha büyük hacimli maddeleride iteceği dolayısıyla çarpısmayacağı ve manyetik alan içerisinde momentum değişimiyle ( tıpkı plates topu gibi) yol alacağı, esneklik kazanacağı ve hatta kinetik enerji artışından ötürü parlama seviyesinin ( a flash point = tam karşılığı bu sanırım )görüleceği denilebilir. Tüm bunlardan ötürü diye tahmin ediyorum. Ancak çok daha başka sebeplerden ötürü yanma olayı gerçekleşiyor ve çok yüksek bir ısı meydana geliyor diye biliyorum. Biraz arastırma en kısa zamanda doğru olanı buraya yazıcam. Bu yaptığım sadece yorum kusura bakma :)
Ekim 2016

Marty Mcfly bu yanıtı beğendi:

Hinduizmde inek neden kutsal sayılır?

Eğer dünyada herhangi bir şey kutsalsa onunla beraber tüm canlılar kutsaldır ve Hindular da bunun öğretisini alırlar. İnek tanrılarla bağdaştırılarak kutsallaştırılır ama karınca da reenkarnasyondan dolayı aynı şekilde kutsaldır hatta tüm kötülüklerin anası insanı bile kutsal görürler. Ortalıkta inekler dolaştığından insanlar hep ineği görür ve garipser ama iyi bir Hindu yürürken böceklere basmaktan dahi imtina eder.
Ekim 2016

Marty Mcfly bir yanıt verdi.

Aşk şehvetten doğan bir şey mi yoksa kişinin bizde oluşturduğu bir dürtü mü yoksa öğrenilmiş bir kavram mı?

Aşk şehvetten doğar.
Şehvetin olmadığı bir aşk nasıl doğar bilmiyorum.

Bir kadına bakarken çok nadirdir ki "bu nasıl estetik bir burun yada bu nasıl bir röfle ya Rabbim" diyeyim ve aşık olayım. Doğrudan libidoya etki eden bir ilk izlenim , modern ifade ile elektrik ceyran her neyse , onu tamamlayan bir ses tonu ve bakış. Fakat daha ilk kelimeyi söylemeden ilk nefesin ses tellerine çarpışından dahi önce dudakların zihnimde sağa sola çarpıştığı görüntüsü. İlk insandan bugüne kadar geçen zaman dilimi içinde hiç değişmediğine inandığım nokta ve bölgelere bakışın , odaklanmanın temel sebepleri..

Beyin kalp ve kasık üçgeni.. Bermuda Şeytan üçgeni.. Tüm üçgenler..

Aşkın iç açıları toplamı gibi.. 90 , 180 , 270 ama asla 360 değil.. ;)
Ekim 2016

Marty Mcfly bu yanıtı beğendi:

inploid'in sevdiğiniz ve sevmediğiniz yönleri nelerdir?

Düşüncelere sansür yok . Seviyeli üyeler var. Ama site sıkıcı ve takipçi sayısı çok düşük. Biraz oyunsal durumlar olmalı gibi . Belki üyelere özellikle kroniklere maaş filan mı verilmeli ? Ay ne bilim bir Yemeksepeti .com sitesi bile 500 küsur milyon dolara gidebiliyor. Azcık devinim lazım eyy site yönetimi.
Ekim 2016

Marty Mcfly bir yanıta alt yorum yaptı

Hayal gücü : Nutella kalmış mıydı ?
Hayal gücü yüksek kişilerde , evlilik sürecinin devamlılığı daha mı yüksekmiş.

Ben de tam tersi sanıyordum.

Tekdüze , gerçekçi ve yalın kafaların daha uyumlu ve istikrarlı olduğunu düşünmüşümdür.

Sanatla ilgilenen (ben dahil) tüm dostlarım boşanığız çünkü. Hayal gücünün dibi diyebileceğim bir arkadaşım , evlendiğimden beri hayal kuramıyorum acaba ben öldüm mü? Demişti.

Bu soru hayli şaşırttı beni.

Daha geniş araştırmalıyım sanırım :)
Eylül 2016

Marty Mcfly bu yanıtı beğendi:

Uyku neden gereklidir, uykuda geçen zamana yazık değil mi?

 Yazık değil. Muhiddinyi ibn Arabi'ye göre ve İbrahim Hakkı'ya göre ki Batı'nın da kabul ettiği bilimsel bilgiler bunlar; her organın belli bir saati vardır. Bu saatlerde de ya çalışır ya dinlenir tabi ki... Bu da 23:00 ile 05:00 arasında uyunması gerektiğini kanıtlar der. Kaynakça için Futhuyyat-ul Mekiyye ve Marifetname...
Eylül 2016

Marty Mcfly bu yanıtı beğendi:

Uyku neden gereklidir, uykuda geçen zamana yazık değil mi?

Değil. Vücut uykuda melatonin salgılar. Bu da dinç kalmanı ve kansere yakalanmanı engeller. Yani düzenli uyku 80 yaş ya da uykusuz 60 sene.
Eylül 2016

Marty Mcfly bu yanıtı beğendi:

Uyku neden gereklidir, uykuda geçen zamana yazık değil mi?

Uyku, Formula 1'deki tekerlek değiştirme mantığıyla oldukça benziyor sanırım. Tekerlekleri değiştirmek için yarışa ara veriyorsun fakat geri döndüğünde daha hızlı gidip yarışın sonuna kadar devam edebiliyorsun. Tekerleği geriye düşmemek için değiştirmezsen yarı yolda kalırsın :) Tekerleğin kalitesi de bunun kadar önemli tabi. Sağlıklı bir uyku gibi. . .
Eylül 2016

Marty Mcfly  bu yazıyı beğendi:

Eylül 2016

Marty Mcfly bir yanıta alt yorum yaptı

Değerli kardeşim , yorumumu daha doğrusu cevabımı güzel bulmana ben sevindim. Ve çok teşekkür ederim.
Bence ahlaktır.

Öznel koşullar değil kastettiğim. Sosyolojik süreci kastetmiyorum.

Doğa ile Dünya ve hatta Evren ile arasındaki bağı , ilişkiyi şekillendiren bir ahlak ; nesnel ve ontolojik.

Bireyler ve hatta toplumlar arası ahlakla zerre ilgilenmiyorum ; çünkü çok değişken manüpülatif ve güce dayalı aktörlerce belirlenebiliyor. Bugün geçerli ve kabul görmüş etik , bundan yüz yıl önce yakılmanıza sebep olabiliyordu örneğin.

Kastettiğim ise ilk andan beri önemsediğim duruş tavır ve ifadeleri kapsıyor.
Örneğin bir ağaca karşı tutumun , denize karşı , balığa , toprağa , kuşa ve gökyüzüne..

Tüketirken dahi israf etmediğin , yaşamını sürdürmek dışında israf ve yok etmediğin , kirletmediğin , soyunu tüketmediğin bir saygı.

Bu davanın savunucuları azaldığından beri , gezegen bir cehenneme döndü. Sonumuz da bundan olacak zaten.
Eylül 2016

Marty Mcfly bir yanıta alt yorum yaptı

Gökkuşağı metaforu çok iyi olmuş. Ben de benzer biçimde gölge ile örneklerim hep.
Evet.
"Gökkuşağı, aslında olmayan bir şeyin görüntüsüdür. Sadece bir yansıma, yani ışık kırılması ve farklı bir şekilde yansıyarak görünür hale gelmiş bir yokluktur." Tim CRANE ( timcrane.com ) I-Tunnes Store'da Philosophy Bites kanalından "Tim Crane on Non-Existence" adlı podcati bulup dinleyebilirsin.
Eylül 2016

Marty Mcfly bu yanıtı beğendi:

Gerçekten yok olan bir şeyi gösterebilir misiniz ki, 'yok''u ispat edebilesiniz?

Aslında yok diye bir şey yoktur çünkü yaratanın her şeyi yaratmaya gücü yeter. Belki yarattı mı yaratmadı mı sorusu olabilir. Onun cevabı da yok değil bilmiyorum olabilir çünkü gaybı ancak O bilir. Görmediğinden kasıt Yaratan ise, göremezsin fakat ispatı mevcuttur. Küçük bir örnek; beyni görebiliriz ama düşünceyi göremeyiz. O halde insan düşünemez diyebilir miyiz? Veya biri bana rüya gördüğünü ispat etsin? İspat edemiyor diye yok diyebilir miyiz? İspatlar çeşit çeşittir. Bazı şeylerin ispatı maddi, fiziksel iken bazı şeyler de akıl yolu ile ispat olunur. Yaratan da maddi ispatlar ve deliller yaratmasının yanında, akıl ile bulunması içinde yollar yaratmıştır.
Eylül 2016

Marty Mcfly bu yanıtı beğendi:

Gerçekten yok olan bir şeyi gösterebilir misiniz ki, 'yok''u ispat edebilesiniz?

Evet.
"Gökkuşağı, aslında olmayan bir şeyin görüntüsüdür. Sadece bir yansıma, yani ışık kırılması ve farklı bir şekilde yansıyarak görünür hale gelmiş bir yokluktur." Tim CRANE ( timcrane.com ) I-Tunnes Store'da Philosophy Bites kanalından "Tim Crane on Non-Existence" adlı podcati bulup dinleyebilirsin.
Eylül 2016

Marty Mcfly bir yanıt verdi.

'İnsanların' en büyük davası nedir?

Bence ahlaktır.

Öznel koşullar değil kastettiğim. Sosyolojik süreci kastetmiyorum.

Doğa ile Dünya ve hatta Evren ile arasındaki bağı , ilişkiyi şekillendiren bir ahlak ; nesnel ve ontolojik.

Bireyler ve hatta toplumlar arası ahlakla zerre ilgilenmiyorum ; çünkü çok değişken manüpülatif ve güce dayalı aktörlerce belirlenebiliyor. Bugün geçerli ve kabul görmüş etik , bundan yüz yıl önce yakılmanıza sebep olabiliyordu örneğin.

Kastettiğim ise ilk andan beri önemsediğim duruş tavır ve ifadeleri kapsıyor.
Örneğin bir ağaca karşı tutumun , denize karşı , balığa , toprağa , kuşa ve gökyüzüne..

Tüketirken dahi israf etmediğin , yaşamını sürdürmek dışında israf ve yok etmediğin , kirletmediğin , soyunu tüketmediğin bir saygı.

Bu davanın savunucuları azaldığından beri , gezegen bir cehenneme döndü. Sonumuz da bundan olacak zaten.
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Donanım

505 Kişi   94 Soru

Site

327 Kişi   37 Soru

Bağlantı

178 Kişi   10 Soru

Ontoloji (Varlık Bilimi)

25 Kişi   18 Soru

Varoluş Hakkında

2775 Kişi   1061 Soru

Hiçlik

6 Kişi   5 Soru

Varoluşçuluk

14 Kişi   12 Soru

Varlık Felsefesi

90 Kişi   46 Soru

Sürrealizm

10 Kişi   7 Soru

Deniz

56 Kişi   54 Soru

Gezi

347 Kişi   72 Soru

Tatil

154 Kişi   84 Soru

Saç Dökülmesi

62 Kişi   34 Soru

Saç

66 Kişi   73 Soru

Doğal Besin Kaynakları

27 Kişi   12 Soru

Saç Ektirme

2 Kişi   3 Soru

Yazıcı

10 Kişi   19 Soru

Felsefe

1849 Kişi   496 Soru

Din Felsefesi

261 Kişi   77 Soru

Hiççilik

10 Kişi   2 Soru

Futbol

858 Kişi   196 Soru

Beşiktaş (BJK)

19 Kişi   16 Soru

Müzik

2851 Kişi   472 Soru

80'ler

48 Kişi   10 Soru

Popüler Kültür

16 Kişi   11 Soru

90'lar

26 Kişi   10 Soru

80'lerden Sonrası

5 Kişi   5 Soru

Sezen Aksu

6 Kişi   5 Soru

Şarkılar

140 Kişi   66 Soru