Bilmek istediğin her şeye ulaş

MÜZİKFOTOĞRAFSEYAHATTEKNOLOJİHUKUKEĞİTİM hakkında soru sor, yanıt ver, yazı yaz...

Rukiye Koksal
10 dakika önce

'Yine de değer' dediğiniz kayıplarınız var mı?

Hayatımda yer almış ama şuan görüşmediğim insanlar için yine de değer diyorum. Her insan bir anlam kattı hayatıma olumlu ya da olumsuz. Herkesten öğrenilecek bir şeyler mutlaka vardır.
Ceyhun Çakar
Dün 17:39

'Kadınlar yazılım sektöründe olmasın' düşüncesi neden vardır?

1. Ataerkil bir toplumda yaşıyoruz. Kişiliklerimiz, çocukluğumuzda bu ataerkil toplumun önyargılarıyla şekilleniyor. Burada bahsettiğim yalnız erkeklerde oluşan önyargılar değil, daha önemlisi ve asıl atarerkilliği bir sonraki nesle taşıyan kadınların taşıdığı toplumsal kodlar.

Benim neslimin erkek çocukları bilgisayarlar ile yetişti. Eğitim sistemimizin kötülüğü düşünülünce bilgisayarı biz bilgisayar oyunları yoluyla öğrendik. Kızların yetiştirilmeleri nedeniyle bilgisyar oyunlarına soğuk bakmaları (onlar bebeklerle oynamaya şartlandırıldı), bugün bilgisayar alanındaki azlıklarının temel nedenlerinden biri bence.

2. Erkeklerin toplumsal görevi bu ataerkilliğin etkisi ile ailenin parasını kazandırmak, kadının ise eğer çalışırsa aileye ek kazanç sağlamak olarak olarak düşünülüyor. Bu yüzden erkeklerden maddi kazancı yüksek olan aileleri tarafından bekleniyor (Mühendis, doktor, avukat vb...). Kadınlar ise çalışmasa da olur, kocası var diye düşünüldüğü için üniversite okuyabildikleri ailelerden mesleklerini daha geniş bir alandan seçiyorlar.

3. Beyin çalışmaları, kadınların erkeklere göre sosyal açıdan daha yetenekli olduğunu gösteriyor. Başka işlere göre yazılım ve bilgisayar asosyal denebilecek bir iş. Yazılım mühendisi olabilecek kadar puan toplayabilen kadınlar, sosyal açıdan kendini gösterebileceği diğer popüler meslekleri seçiyor olabilirler (Bunu ne yazık ki diğer etmenlerden ayırmak daha zor)

Bununla beraber, kadın mantığı nedir bilemiyorum. Mantık mantıktır, ve bu konuda kadınlarda erkekler kadar başarılı olurlar. Zihinsel açıdan bilinen her hangi bir eksiklikleri olmadığı gibi 19. yüzyılın tüm erkek egemen yapısına rağmen tarihteki ilk programı yazan kişi de bir kadındır. (en.wikipedia.org/wiki/ada_lovelace)
Mijdar Balta
Dün 13:44

Masaüstü uygulama geliştirmek için hangi programlama dilini önerirsiniz?

Farklı bir dil istiyorsan Delphi ya da python olabilir. Ama javanın da üstüne git gidebiliyorsan uzmanları mumla aranıyor ve çok değerlidir.
Tarık Gandur
Dün 13:23

Hipnoz gerçekten var mıdır? Varsa etkili midir ve hangi konularda yardım sağlayabilir? Kişi hipnozdan sonra kendisiyle ilgili neleri öğrenme imkanı bulabilir ?

Hipnoz, psikoloji ve terapide en çok yanlış anlaşılan ve sömürüye en açık alanlardan biridir. Hipnozun belli sorunların çözümü için bu konuda uzman kişiler tarafından kullanılmasına hipnoterapi denir. Hipnoterapi, özünde psikoterapidir. Bu durumda hipnozu da diğer psikoterapiler gibi değerlendirmek mümkündür. Yani, doğru yapılırsa etkili olabilir. Kişiyi transa sokmak beceri değildir. Asıl soru, transa soktuktan sonra ne yapılacağıdır.

Ancak hipnoz, mucizevi bir yöntem, her derde deva bir yaklaşım değildir. Yurt dışında ve yurtiçinde hipnoz kullanan hemen hemen tüm psikoterapistler başka terapi yaklaşımlarını da beraber kullanırlar. Özellikle Erickson'cu hipnoz kullanan terapistler bu yöntemi terapi yaklaşımlarının içinde kullanırlar. Bazen de hipnoz süregelen bir terapide 1-2 seans destek amaçlı kullanılır.

Hipnozun özellikle dürtüsel problemlerde daha hızlı çözüme ulaştırdığı düşünülmektedir (sigara içme, tırnak yeme vs). Ancak, hipnozun diğer terapi yaklaşımlarından daha başarılı olduğunu söylemek doğru olmaz.

Hipnoz ile sorun çözümünde kişi çaba göstermeyeceğini düşündüğünden ve sihirli değnek değmiş gibi tüm sorunlarından bir anda kurtulacağını düşündüğünden, hipnoz cazip gelir. Ancak, hipnoz da kullansanız, kişi sorun çözümü için çaba göstermezse o sorunu çözmesi oldukça zordur.

Sorun çözümünde hipnozun yararlı olup olmayacağı sorunun ne olduğuna bağlıdır. Ancak, bence, hipnoz denenmeden önce çözüm odaklı yaklaşım, bilişsel yaklaşım gibi sorun çözme yaklaşımları denenmelidir.

Hipnozda pek çok yaklaşım ve ekol vardır. En bilinenlerini Klasik Hipnoz ve Erickson'cu hipnozdur. Klasik hipnoz filmlerde gördüğünüz saat vb objelere bakarak transa sokan kişilerin yaptığıdır. Klasik hipnoz sırasında olan biteni genellikle hatırlamadığınız söylenir. Erickson'cu hipnoz son yıllarda ülkemizde özellikle de NLP ile birlikte oldukça yaygınlaşmıştır. Erickson'cu hipnoz da olan biteni tamamen hatırlamanız mümkündür. Bu kişiye göre değişir. Erickson'cu hipnozda trans değişik bir bilinç seviyesine geçmek olarak tanımlanır ve bunu gün içinde çok kere yaptığımız düşünülür. Örneğin derin hayallere dalmak, dış dünyadan koparcasına bir işe konsantre olma Erickson'cu hipnoza göre transa yakın deneyimlerdir.

Hangi formu olursa olsun, terapötik amaç ile yapılan hipnozun mutlaka psikolog, psikiyatrist, psikolojik danışman gibi ruh sağlığı alanında uzman biri tarafından yapılması gerekir. Terapötik amaç dışında kullanılan (örneğin dil öğrenme vb) hipnozu ise doğru bulmuyorum.

Toparlamam gerekirse:
  • Evet hipnoz yararlı olabilir ancak sorunun ne olduğu önemlidir.
  • Hiçbir yaklaşım için garanti vermek doğru olmaz. "Senin sorununu ..... Seansta mutlaka çözerim" diyen bir kişiye kuşku ile yaklaşmak doğru olacaktır.
  • Sorun çözümü için öncelikle başka yöntemlerin denenmesi, kanımca, daha doğru olacaktır.
  • Hipnoz diğer yöntemler gibi, sadece bir yöntemdir. Mucizevi ve her derde deva bir yaklaşım değildir. Hipnoz doğru uygulanan diğer terapötik yöntemler kadar (hatta bazı durumlarda daha az) etkilidir.
  • Hipnozun kim tarafından ve nasıl uygulandığı çok önemlidir. Psikoloji ve psikoterapi alanında eğitimi ve deneyimi olmayan NLP ve Hipnoz gibi 1-2 kişisel gelişim kursu ile Hipnoterapist olması imkansızdır.
  • Hipnoz, sanılanın aksine ruh sağlığı profesyonelleri tarafından çok tercih edilen bir yaklaşım değildir. Psikoterapi ve bilimsel olarak kanıtlanmış yüzlerce psikoterapi yöntemi çoğu zaman daha sağlıklı bir sonuç verecektir.
Tarık Gandur
Dün 13:12

Türkiye'deki LGBT (LEZBİYEN, GEY, BİSEKSÜEL, TRANSEKSÜEL) bireylerin ayrımcılığa uğramalarının temel sebebi nedir? Bu şiddeti sonlandırmak için neler yapılabilir?

Homofobi politiktir. Özünde sebebi baberkil gücü kaybetme korkusudur. Güçlü ve herşeye kadir erkeğin bir başka erkek ile cinsel olarak birleşmesi erkin gücüne tehdit oluşturur. Onu "kadınsı" yapar.
Tarihe bakarsanız LGBTİ bireyler arasında en çok zulümü trans kadınların (erkek biyolojik cinsiyete sahip olan) ve erkek geylerin oluşturduğunu görürsünüz. Lezbiyenler bu gruplara göre bir nebze daha kabul edilebilir olmuş veya en azından görmezden gelinmiştir. Çünkü ata erkeğin erkek olduğu için gücü elinde bulundurduğu toplum yapısında erkeğin "kadınsal" olmasına yer yoktur.
Batı toplumları kadın hakları ve feminizm ile başlayıp LGBTİ hakları ile devam eden hareketler ile erkin gücü meselesini bir nebze törpüledikleri için bu konuda doğu toplumlarına oranla daha hoşgörülüdürler.
Mijdar Balta
Dün 13:10

Yazılım hakkında hiçbir şey bilmeyen biri için üniversitede yazılım, yazılım mühendisliği okumak ne derece doğru? Gelecekteki iş imkanı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yazılım apayrı bir derya bana göre. Bir mimarlık, doktorluk, avukatlık vb meslekler gibi köklü bir geçmişi yoktur. Bu geçmiş pek olmadığı için de insanların beyninde oturmuş bir kültürü yoktur. Okulu bitirip hemen bir yazılım firmasında çalışayım olayı da çok kolay olan birşey değildir. Evet kimi şirketler sadece etikete bakabiliyor. Ama yazılım öyle bir derya ki çoğu kez okulda öğretilenler çağ dışı kalabiliyor.
Öncelikle çağa ayak uydurabilmek gerekiyor. Diğer mesleklere hiç benzemez. Bir sene yazmazsanız, ikinci sene körelebiliyorsunuz. Bunları dikkate almak gerekiyor. Kişi kendini yenileyebilecek mi? Dilin yeni sürümleri çıkacak daha farklı teknolojiler çıkacak kişi bunları öğrenmek isteyecek mi? Yazılımcı olmak sürekli öğrenmeyi gerektir. Yazılımda deneyim kazanılır ama asla herşey öğrenilemez.
Biraz da tutku işidir. Çoğu şeyin artık hayatımızda olduğunu sandığımız bu zamanlarda aslında keşfedilmemiş o kadar şey var ki , bu keşiflerin mücitleri yazılımcılar olacaktır (çok iddaalı oldu ama :). Hem bir bilim de hem de bir sanattır. Ancak sanatçı ruhlu insanlar bu işe odaklanabilir :).
iş imkanları:
Teknoloji çağında yaşadığımızı kabul ederek, şöyle bir çevremize bakınıyoruz: Evde ki tüm elektronik aletler, bilgisayarlar, telefonlar, tabletler, müzik çalarlar, arabalardaki elektronik sistemler kısacası bir düğmeye basıldığında çalışan çoğu alet ya da araç yazılımla destekleniyor. Yapay zekanın yavaş yavaş hayatımıza girmesiyle beraber yazılıma ve yazılımcıya olan ihtiyaç giderek artmaktadır. Bu durumu gözardı etmek için 1900 dan önce bunları konuşmamız gerekirdi. Teknoloji ile alakalı bölümler geleceği en parlak olan bölümlerdir. Özellikle de bilgisayar teknolojileri. Örnek verecek olursak bir mimarın projejesinin daha erken ve daha sağlıklı yapabilmesi için autocad ya da 3d max kullanması lazım bunlar da bilgisayar ortamında çalışan yazılımlardır. Hemen hemen her alanda yazılım artık vazgeçilmez oluyor. Bu nedenle iş imkanı en geniş sektördür.

Yazılım hakkında hiç birşey bilmeyen biri de düzgün başlarsa öğrenmeye hevesli ise çoğu şeyi öğrenecektir. Kişi bunu denemeden kısacası anlayamaz. Neden derseniz kültürü yok dedik çevremizde bir sürü yazılımcı yoktur mesela. Ama öğretmen, işletmeci gibi bölüm okuyan bir sürü şahıs vardır. Beni yanlış anlamayın sakın öğretmenlere saygım sonsuz işletme mezunları da aynı şekilde. Örnek vermem eğitim sistemine olan sitemimdir, daha yeni yeni bilgisayar bölümleri açıldığı için çevremizde çok yazılımcı yok bu durum tersi de olabilirdi. Ama tersi de olsa yine bugün o kişiler yine bir adım önde olurlardı. Artık insanoğlu bilgisayar bilimlerine muhtaç.
Umarım kendimi ifade edebilmişimdir.
Tarık Gandur
Dün 12:45

Anneme eşcinsel olduğumu söyledim. Benim hasta olduğumu düşünüyor. Ona eşcinselliğin bir hastalık olmadığını nasıl anlatabilirim. Tavsiye edebileceğiniz belgeseller, kitaplar var mı?

Eşcinsellik bir hastalık değildir. Heteroseksüellik kadar doğal bir cinsel varoluştur.
Cinsel yönelim ile ilgili kavramlar maalesef çok bilinmiyor ve karıştırılıyor. aycaevhali.com/cinsel-yonelimi-anlamak/ adresinde konu ile ilgili bir yazım var. Belki bunun üzerinden giderek temel kavramları açıklamayı deneyebilirsiniz.
CETAD derneği özellikle 3 büyük şehirde ailelere yönelik bilgilendirme ve destek toplantıları yapıyorlar. Bunun bir hastalık olmadığını anlatıyor ve aynı aşamalardan geçmiş aileler ile buluşturuyorlar. Kesinlikle yararı olacaktır: cetad.org.tr
Belgesel olarak da Benim Çocuğum filmini öneririm. Ailelerin bakış açısı ile yapıldığından yararlı olacaktır. dr.com.tr/film/benim-cocugum/sule-ceyla.
Sertaç Kızılkaya
Dün 11:57

Kas ağrıları (vücut) ölçülebilir bir ağrı mıdır?

Her insan için algısı farklı olan ağrı derecelendirilmesi ile ilgili çalışmalar vardır. Ancak Kişiye göre değiştiği için bireysel derecelendirme mümkündür. Isı ağrısı algısı ile batma ağrısı algıları farklı olabilmektedir.
Tarık Gandur
Dün 11:55

15 yaşında bir eşcinselim. Artık bunu ailemden ve arkadaşlarımdan gizlemekten gerçekten sıkıldım. Dışarıdaki kişiliğim gerçeği ile zıt ve bu beni bunalıma sokuyor. Ne yapmamı önerirsiniz?

Açılıp açılmamak tamamen kişiye bağlı. Ailenin nasıl karşılayacağı elbette önemli. Bazı ailelerde durum şiddet ile sonuçlanabiliyor. Ancak böyle olmayanları da var tabii ki. "Benim Çocuğum" isimli film harika örnekler içeriyor tavsiye ederim. Hatta aileye açılacaksan bu filmi izletmek bir fikir olabilir. Büyük şehirlerde, özellikle de İstanbul'da aile destek grupları var. Sana da destek verebilecek uzmanlar mevcut. CETAD Derneği bu konuda iyi bir kaynak. Dilersen bana mail atabilirsin. Bulunduğun yere ve duruma göre sana yardımcı olabilecek uzmanlar önerebilirim. Web sitem tarikgandur.com buradan mail adresime ulaşabilirsin.
Yukarıda da dediğim gibi açılıp açılmamak kişiye bağlı bir durum. Son zamanlarda açılmak şartmış gibi bir algı oluştu. Bu doğru değil. Kime ne kadar bilgi vereceğin sadece seni ilgilendirir.
Tarık Gandur
Dün 11:44

Eşcinsellerin dini inancı var mıdır? Üç semavi dinde eşcinseller lanetlenmiştir. Homoseksüellik ile din çelişiyor mu?

Müslümanlığa göre alkol kullanmak ta günah değil mi? Ancak pek çok kişi bu durumu o kadar da sorun edinmiyor ve içki içiyor. Çünkü içki içme sosyal olarak kabul edilebilir bir davranış. Eşcinsellik ise sapıklık kabul ediliyor.
Ben din uzmanı değilim ancak okuduğum bir araştırmada Lut Kavimi ile ilgili anlatılanların farklı yorumları olduğunu ve musevilik dışında hiçbir dinin doğrudan kurallar ile eşcinselliği günah saymadığını okumuştum. Dediğim gibi ben uzman değilim, sadece okuduğumu aktarıyorum.
Aişe Nursima Dağ
Dün 11:31

İstanbul'daki özel üniversiteler için burs kesilme, şehirdeki konumu, eğitimi açısından hangilerini tavsiye edersiniz? Bu yönden uzak durun dediğiniz üniversiteler hangileridir?

Ben tıpları araştırdım biraz. Bezmialem de sınıfta kalınca son yılın parasını ödüyormuşsun

Acıbadem için de burs kesilme durumu yokmuş

Medipolü önermediler.

kime sorsam özelde hocalar ilgili ama devlet her zaman bi tık önde diyor. Eğer özele gideceksen haklarını bilerek git sonra karşına süpriz faturalar çıkmasın
Tarık Gandur
Dün 11:29

Çocuğunuz eşcinsel olduğunu itiraf etse nasıl bir tepki verirdiniz?

Tam olarak soruya yanıt olmayacak ama yorumları görünce bilgi verme ihtiyacı hissettim:
1- Eşcinsellik bir hastalık değildir. Tüm dünyadaki ruh sağlığı ile ilgili tüm resmi örgütler bunu kabul etmişlerdir.
2- Eşcinsellik tercih edilen birşey değildir. Nasıl ki karşı cinsi çekici bulanlar buna karar vermediler herşey kendiliğinden oldu ise aynı durum eşcinsellik için de geçerlidir.
3- Hastalık olmadığı için eşcinselliğin tedavisi yoktur. Tedavi ettiğini iddia edenlerin yaptığı tek şey kişide kalıcı olabilecek psikolojik hasarlara yol açmaktır.
4- Eşcinsellik sadece insanlarda yoktur. Doğada oldukça sık olarak görülen bir olgudur.
5- Eşcinsellik özenilerek gelişen bir durum değildir. Eşcinselliğin daha çok konuşuluk duruma gelmesi eşcinsel sayısını arttırmaz sadece eşcinsellerin gizlenme ihtiyacını azaltır, ki bu da onların özgürce yaşamaları anlamına gelir.
6- Uzman olduğunu iddia eden bazı şarlatanların söylemlerinin aksine eşcinsellik çocuğun yanlış eğitilmesi ile alakalı değildir ve anne babanın "suçu" değildir. Zaten ortada bir suç ta yoktur.
7- Eşcinsellik ve biseksüellik tıpkı karşı cinsten hoşlanmak olan heteroseksüellik gibi doğal bir yönelimdir. Tabu kabul edilmesi ve sapıklık olarak görülmesi modernite ile başlamıştır. Eski Yunan'da biseksüellik toplumsal olarak kabul görmekte idi. Bugün hala, homoseksüelliğin sosyal olarak kabul edildiği toplumlar var.

Cinsel yönelim konusunu daha detaylı öğrenmek isterseniz yazımı okuyabilirsiniz.


Yukarıda saydığım tüm bu nedenlerden dolayı çocuğumun bana eşcinsel olduğunu söylemesi ile heteroseksüel olduğunu söylemesi arasında benim için bir fark yok. Tek fark eşcinsel çocuğumun bu konuda benim desteğime daha çok ihtiyaç duyacak olması.
Tarık Gandur
Dün 11:08

Biseksüellik ile alakalı ?

Soru nedir tam olarak?
Mehmet Tursun
Pzt - 23:07

Üniversitelerde geri ödemeli bursu almayan pişman, alan bin pişman diyorlar. Bu konu hakkında deneyim yaşamış kişilerin görüşleri nelerdir?

Birader, onu diyen cok dogru söylemiş öncelikle onu belirtmek istedim. Alırsan üniversiteye gittginde net hiç kesinte yapmadan adamlar takır takır her ay yatırıyolar paranı. Hıı alması güzel, harcaması daha güzel, ee bunu okul bitimi ödemesi var. Ailenin durumu iyise bence ilk yılında alma baktın gecinemiyorsun gittiğin şehirde, daha sonraki yılında yada yıllarında alırsın. Her yıl Kyk'dan başvuruları oluyo zaten.
Winterwitch
Pzt - 12:41

Suda kramp girdiğinde ne yapılmalı?

Alkol alarak denize girmeyin. Alkol kramp riskini arttırır. Palet kullanımı da kramp riskini arttırır. Ya yanınızda biri olsun yada hiç bulaşmayın açılayım diye=). Kramp girerse yapılacak en iyi şey kendinizi fazla yormadan sırtüstü kıyıya yüzmeye çalışmaktır.
Ceyhun Çakar
Pzt - 12:31

Elektriksel Alan ve Elektriksel Potansiyel arasındaki fark nedir?

Elektriksel potensiyel birim yükü referans noktasına (genelde toprak veya sisteme sonsuz uzaklık), götürbilmek için gerekli ENERJİDİR. Yani o noktadaki bir yükün potensiyel enerjisinin, yük miktarına oranıdır. Enerji üzerinden tanımlandığı için SKALER'dir. Yaygın olarak V ile gösterilir ve volt ile ölçülür. Yük miktarına bölünerek elde edildiği için yükten bağımsızdır.

Elektriksel alan, birim yüke etki eden elektrik KUVVETİDİR. Yani o noktadaki bir yüke etki eden kuvvetin, yük miktarına oranıdır. Kuvvetle ilişkili olduğu için VEKTÖRELDİR (yönü vardır). Yaygın olarak E ile gösterilir. Özel bir birim atanmamış ve kuvvetin yüke oranı olduğu için N/C ile ölçülür.

Klasik fizik açısından açısından elektrik alan ve manyetik alan iki ayrı şeydir. Ama birbilerini üretebilirler. Her ikisi de bir kaynağa muhtaçtır (elektrik alan sabit yüklere, manyetik alan elektrik akımına). Bununla beraber, elektrik alanın ürettiği manyetik alan, kaynağı olan elektrik alanı tekrar üretiyorsa, her ikiside kaynaktan bağımsız olarak çift olarak var olabilirler ve bu çift ışık hızıyla gider. Bu çift elektromanyetik alan olarak adlandırılır (Karıştırılmasına rağmen elektromanyetik alan elektrik alandan ve manyetik alandan farklıdır. Onların özel bir durumudur). Görünür ışık elektromanyetik alandır.

Modern fiziğe göre elektrik alan ve manyetik alan aynı şeyin farklı referanslardaki görünümüdür.
Ceyhun Çakar
Pzt - 12:06

Akıl kalpte midir beyinde mi?

Akıl (düşünce) ve duyguların (korku, aşk, tiksinti) tamamı beyindedir. Kalp, bu açıdan yalnızca insan duygularının bütününü ifade eden bir mecaz olarak kullanılıyor (Her ne kadar bu mecaz, bilimin geçmişindeki bir yanlışlığa dayanıyor olsa da mecaz gerçekle karışıtırılmadığı zaman bunun bir sakıncası yok ve pedagojik açıdan yararlı).

Kalp, güçlü bir kan pompasıdır ve bedendeki görevi kanın tüm bedeni dolaşmasıdır. Duygu oluşumu ile hiçbir ilgisi yoktur. Duygulanan kişinin kalbi hızlı attığı ve kişinin ölümü kalbin durmasıyla anlaşıldığı için bilimin geri olduğu antik dönemlerde duygu merkezi zannedilmiştir.
Adnanbayrak
Pzt - 09:38

İngilizceyi öğrendikten sonra unutmamak için yapılması gereken en gerekli şeyler nelerdir? Özellikle uzman görüşleri nelerdir?

Yabancı ile evlen partnet bul internette bu işler için var olan ücretli ücretsiz chat servisleri var ... Bir insanın dil öğrendiğinde unutması kafayı bir yere vurmadıysa mümkün değildir.. Olay bisiklete binmek yada araba sürmek gibidir.. Mesele zaten öğrenmiş olsan bu paradoks oluşmaz... Rahat ol... Bu ülkede 80 yıldır iki şeyi öğretemedik matematik ve ingilizce tek şeyi herkes biliyor El fatiha süresi
Adnanbayrak
Pzt - 09:34

İTÜ gemi makineleri işletme mühendisliği bölümünü tavsiye eder misiniz?

Güzel bölüm İtu hala ekol okul denizcilik özellikle deniz logistiği büyüyecek global bir performans işi hem işletme hem mühendislik hem itu yerdirirsen iyi iş... Tavsiye edilen şirket ise ARKAS lucien amca efsanedir... Kolay gelsin
Muhammed Göksu
Pzt - 06:09

Başbakanlık Bursu (geri ödemeli) herkese veriliyor mu, özel de okuyanlar için de geçerli midir?

Öncelikle bahsettiğin başbakanlık bursu değil başbakanlık bünyesinde bulunan Kredi Yurtlar Kurumu(KYK) kredisidir. Bu ayrımı neden yaptım çünkü başbakanlık bursu diye ayrı bir burs var Türkiye derecesi yapan öğrencilere verilen. Senin merak ettiğin mevzuya gelince devletin öğrencilerin eğitim hayatlarını daha kolay sürdürebilmesi için sağladığı bir imkan bu. Aranan koşul öğrenci olman , devlet üniversitesi öğrencisi olman değil. Özel üniversitede okuyup da kredi alan çok arkadaşım var. Bakarsın geri ödemesiz bile çıkar.
Irfan Bahadır
Pzt - 01:51

Psikolojinizi derinden etkileyen kabullenemediğiniz film hangisidir?

La piel que habito - İçinde Yaşadığım Deri
imdb.com/title/tt1189073/

Kesinlikle izlenmemeli (Kanaatimce).
Irfan Bahadır
Pzt - 01:47

Yandex, Google vs. arama motorları olmasaydı internet nasıl bir yer olurdu ve istediğimiz siteye nasıl ulaşırdık?

Şu an aya yada başka gezegenlere gitmek için bir toplu taşıma aracı yada hususi araç yok. Hayat devam ediyor.
İbrahim Öztürk
Pzt - 00:24

ANTİBİYOTİKLERİ YANLIŞ MI KULLANIYORUZ?

• Antibiyotikler ateş düşürücü ilaç değildir. Her ateşi olan antibiyotik kullanmamalıdır.
• Antibiyotik doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Yanlış kullanımlar ciddi problemlere sebep olabilir.
• Antibiyotik doğru dozda ve doğru sürede kullanılmalıdır.
• Antibiyotikler virüslerin yayılmasına engel olmaz.Grip ve soğuk algınlığı gibi viral enfeksiyonlar antibiyotiklerle tedavi edilmemelidir.
• Antibiyotikler sadece bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde etkilidirler.
• Gebelerde ve emziren annelerde bebeğe zarar vermeyecek antibiyotikler tercih edilmelidir.
• Doğru olmayan antibiyotik kullanımı dirençli bakterilern ortaya çıkmasına sebep olur.
• Devamlı ilaç kullanan kişilere verilen antibiyotiklerin diğer ilaçlarla etkileşmemesine dikkat edilmelidir. 

plus.google.com/107077758367291665079/po...
4574
Düşünce Hırsızı
Paz - 21:59

Futbol neden bu kadar popüler?

Popüler kültürün ve medyanın perçinlemesiyle şişirilen tek alan futbol değildir; ama futbol da tıpkı diğer popüler kültür ürünleri gibi çok 'popüler'dir. Endüstri Devrimi ile birlikte giderek daha da tüketici olmaya başlayan insanların ve buna bağlı olarak adeta tüketim için üretim yapan toplumlar neticesinde futbol gibi sayısız popüler kültür ürünü, insanların sistemin birer parçası haline gelmelerini sağlamaktadır.

Bunun yanı sıra futbolun sürekli gözler önünde ve güncel kalmasını sağlayan medya ve bununla bağlantılı uluslararası ekonomik güçler sayesinde sürekli bir çekicilik yaymaktadır. Buna neden olanlar arasında sürü psikolojisi de kesinlikle vardır. Çoğunluğun beğenisini kazanan aktiviteler, sportif faaliyetler vb azınlıkta kalan pek çok kesimi de etkileyerek, onların da bu sürü içerisinde erimelerine yol açar.

Futbolu güncel hayatta sürekli gözler önüne seren güçler, aynı çabayı başka bir spor dalı için yaparlarsa uzun vadede o spor dalı da futbol gibi popülarite kazanacaktır.
Düşünce Hırsızı
Paz - 21:54

Mutluluk bir amaç mı, bir sonuç mu olmalıdır?

Kısa ve öz: Duruma göre değişir.
Daha fazla göster

INPLOID NEDİR?


DAHA FAZLA BİLGİ
şifremi hatırlat
Sosyal hesaplar ile  Giriş Yapın