Bilmek istediğin her şeye ulaş

Aktiviteler & Haberler


Doğan Ataman

Doğan Ataman, "Muhasebe" konusunda bir yanıt verdi.18 dakika önce

Sermaye yeterlilik rasyosu hangi sektörlerde vardır?

Bilanço kullanan sermaye şirketlerinde vardır.

Hakan

Hakan, "Güçsüzlük" konusunda bir yanıt verdi.36 dakika önce

Neden insanlar ağlamanın güçsüzlük olduğunu düşünür?

Ağlamanın bir sebebi de çaresizlik olduğu için bence. Hani denir ya "kaderime ağlıyorum" İnsan başkasının yanında bu gibi sebeplerle ağladığında 'zayıflık' olarak görülmüş olabilir. Ama yoğun duygusal anlarda ağlamak, sevinç gözyaşları kimseye güçsüzlük gelmediği gibi bu gözyaşları insanın en derinindeki masumiyet hislerine dokunur. En yakın hissettiğin dostlarınla, sevgilinle beraber ağlayabilmek sizi birbirinize bağlar, güçsüzlüğünüzü göstermez.

Hakan

Hakan, "İnsan Davranışları" konusunda bir yanıt verdi.40 dakika önce

En çok neye tahammül edemezsiniz?

Tartışmada hakaret eden, bilgisi olmadan fikri olan seviyesiz insanlarla aynı dünyada yaşıyor olmak bazen tahammül edilemez geliyor.

Hakan

Hakan, "Sosyal Psikoloji" konusunda bir yanıt verdi.41 dakika önce

Hakikaten tuhaf, komik alışkanlıklarınız nelerdir?

Bir kitaba başlarken onu açar koklarım önce :) Sonra aklıma o kitap geldiğinde onu kokusuyla birlikte hatırlarım. İlkokul yıllarından kalmış bir alışkanlık bu bende, kimilerine tuhaf gelebiliyor.

Hakan

Hakan, "Yaşam" konusunda bir yanıt verdi.46 dakika önce

İmkanınız olsa dünyada neyi değiştirirdiniz?

Herkesi önyargılarından, korkularından arındırmak isterdim. Ve yine herkeste bilime, sanata ve felsefeye yönlenme isteği oluşturmak isterdim. Zorla yaptırmazdım ama :)

Hakan

Hakan, "Video Oyunları" konusunda bir yanıt verdi.50 dakika önce

Bilgisayarınızda oynadığınız en iyisi dediğiniz oyun hangisidir?

Assassin's Creed serisi, her oyunu bir diğerinden güzel.
Crysis 3
COD: Ghosts
Age of Empires III
Devil May Cry

Hakan

Hakan, "İnanç" konusunda bir yanıt verdi.Bugün 13:19

Tanrı var mıdır? Neden?

Zamanın başlangıcını bilmemek, doğadaki dört temel kuvvetin uyumu bize bir tanrı olduğunu göstermemektedir. Her bilinmeyene tanrı demek, her soruya Tanrı öyle yaptı diyerek geçiştirmek gibidir. Ayrıca değil insan vücudu, üzerinde yaşadığımız dünya bile 'mükemmel' değildir.
Karşıt-tez olarak, doğaya - evrene bu kadar sımsıkı bağlı canlılarız. Bizim diğer hayvanlarla ve onların birbirleriyle bağı o kadar sıkı ki sanki "o"ndan çok "doğa"ya bağlıyız. Sendeki C, H, O molekülleri bir bitkide olduğu gibi gezegenlerde de var. En ufağa indiğimizde "canlılık" denen şeyin "cansızlık"tan bir farkı olmadığını görebilmekteyiz.
Her şeyi apayrı ve özenle yaratan Tanrı'nın bütün yarattıklarını birbiriyle çokça benzer yaratması ve , altını çiziyorum, bütün yarattıklarını belirli fizik kurallarına bağlaması, sanki "onun" hiç de var olmadığını göstermektedir, kanımca.

Son olarak, Tanrı, cin, melek, ruh var diyen insanın beynimizin içinde çok küçük boynuzlu atlar var diyen insan ile benzer yanı fizik ötesi varlıklardan bahsettikleri için asla 'maddesel' olarak kanıtlanamayacağıdır. Evet, maddeden yola çıkarak (her sanatın bir sanatkarı var) madde-ötesi olanı bu kalıba sokmak, en kibar tabiriyle mantıkdışıdır. Bütün saydığım sebepler dolayısıyla "tanrı yoktur" ve o olmadan hayatımız çok daha güzeldir. İyi günler.

Unluckypod

Unluckypod, "Gıda" konusunda bir yanıt verdi.Bugün 13:15

Yoğurt nasıl bulunmuştur?

Valla ben evde kendi probiyotik yoğurdumu kendim yapıorum. Kokusu olsun tadı olsun, en mikemmel benimkisi:) hele buzdolabına koymadan önceki o sıcak kokusu gerçekten mikimmil:))

Hakan

Hakan, "Ateizm" konusunda bir yanıt verdi.Bugün 13:09

Sizce insanlara cennet vaad edilmeseydi ibadet eden olur muydu? İnsanlar sadece cennete gitmek için ibadet ediyorsa bu dini kendi çıkarların için kullanmak olmuyor mu?

İnsanlar cehennemden kovulunca, cennete tekrar girmek için Tanrı'dan af dilemeleri (dua, tövbe, şükür) beklenir. Ya "şu kainatı yaratan tanrı"ya ibadet edersin ya da "kainatı yaratan tanrı yok" dersin. Olaya böyle bakınca evet, insanlar cennete girmek için ibadet etmektedirler. Çünkü inandıkları dinin onlara sunduğu çok değerli sonsuz hayata ve değersiz dünya hayatına şöyle bir bakınca herkes sonsuz hayatta "iyi" bir yere gitmek için ne yapması gerektiğini (ibadet) araştırır, ve onu yapar. Olay bence bundan ibaret.

S. Ahmet Saygıcı

S. Ahmet Saygıcı, "Bakteriyoloji" konusunda bir yanıt verdi.Bugün 12:13

Yoğurdu yapan bakteriler yoğurt mayalanırken belli bir sıcaklıkta iken aynı zamanda üreyip sayıları çoğalır mı?

Eski sınıflandırmada Lactobacillus bulgaricus (laktobasilus bulgarikus) olarak bilinen Lactobacillus delbrueckii subsp. Bulgaricus ve Streptococcus thermophilus (streptekokus termofilus) . Bu iki bakteriye ait koloniler, yoğurt kültüründe "simbiyoz" olarak yaşamakta, yani ikisi birbirinin yaşam şartlarını desteklemektedir. Lactobasiller adından da anlaşılacağı üzere hareketsiz, uzun ve kısa çomaklar şeklindedir. Streptokoklar ise genelde hareketsiz, ikili ve zincir şeklinde dizilen koklardan oluşur ve gelişmeleri için mutlaka karbondioksitli bir ortama ihtiyaç duyarlar.
Kaliteli bir yoğurt elde etmek için burada önemli olan bakteri dengesinin gerektiği şekilde sağlanmasıdır. Bu dengeyi de Streptecoccus thermophilus / Lactobacillus bulgaricus şeklinde belirtecek olursak 1/1 ve 2/1 olması gerektiği denemelerle belirlenmiştir. Bu arada bu mikroorganizmalar için en ideal gelişme sıcaklıkları 41 ile 43 ° C olduğundan daha aşağı derecelerde tam olarak faaliyet gösteremeyecek, yukarı derecelerde canlılıklarını yitirebileceklerdir. Gerekli şartlar tamamlandığı anda, bu mikroorganizmalar 1 mol glukoz ve 1 mol galaktozdan oluşan süt şekeri laktozun, özellikle glukoz birimlerine etki edip onları laktik asite çevirmeye başlarlar. Sütte aslında bu mikroorganizma çoğalması için hızlandırıcı olan peptidler ve aminoasitler çok düşük düzeydedir. Ama Lactobacillus bulgaricus proteolitik bir aktivite göstermekte, yani proteinleri parçalamaktadır. Bu şekilde valin, glisin, histidin vb. aminoasitler oluşturan Lactobacillus bulgaricus, ilk etapta çoğalma ortamı fazla elverişli olmayan Streptococcus'un yaşam şartlarını destekler. Streptococcus thermophilus ise ürettiği CO2 ve piruvat ile Lactobacillus bulgaricus'a destek olur.
Bu mikroorganizmaların sayı bakımından dengeleri aşama aşama sapma gösterir: Şöyle ki Streptoccus thermophilus, lactobacillus bulgaricusun desteğiyle ilk etapta daha hızlı bir çoğalma gösterirken, daha düşük bir asit geliştirme kabiliyetine sahip olduğundan ve gelişen süt asitliğinde daha çabuk öldüğünden sayıları azalır. Diğer taraftan Lactobacillus bulgaricus'da yüksek asitlik değerlerinde daha iyi geliştiğinden sayıları artış gösterir. Sonunda bu iki bakterinin ortak faaliyeti sonucunda süt asitliği 6.3 - 6.5 pH seviyelerinden, 4.6 pH'nın altına çekilir. Bu bakteriler bir taraftan yoğurtu oluştururken, diğer taraftan oluşturdukları asetaldehit başta olmak üzere diaseton, aseton ile asetik, kaprik ve kaprilik vb gibi asitler, uçucu yağ asitleri ve eksopolisakkaritler ile onun tat, aroma ve kıvamı üzerinde de etkili olurlar. Büyük bir lezzetle yediğimiz ürün yoğurdun son asitliği 3.8-4.2 pH civarında olduğu için patojen mikroorganizma riski içermez. Bu gıdada görülen mikrobiyolojik bozulmaya daha ziyade küf ve mayalar neden olurken, bakteriler asitliğin gelişmesine ve ekşimeye neden olur. Ama yoğurtlaşmanın tamamlanmasından sonra yapılacak uygun bir ısıl işlem bakteri populasyonunu azaltacağından yoğurtun ömrünü uzatacaktır. Aksi takdirde yoğurtun ekşimesi yani PH düşmesi devam eder.

Birkan Aydin

Birkan Aydin bir yanıt verdi.Bugün 11:00

Visual Studio for blend'de hazırlamış olduğum, soldan sağa doğru kayan bir ok var. bunu sayfanın bir çok yerinde kullanacağım ve copy/paste ile animasyon kopyalanmıyor. Bunu animasyonlu nesneye çevirebilmek için ne yapmam gerekmektedir. ya da bu konu ile ilgili başka ne yapabilirim?

Kurcalarken cevabı dün akşam buldum. Bir adet user control oluşturdum daha sonra animasyonu ekledim ve trigger 'dan da loaded 'a tetikleme verdim. Böylece obje olarak istediğim her yerde kullanabiliyorum.

Sami Ks

Sami Ks, "Yaşam" konusunda bir yanıt verdi.Bugün 02:19

Sözlükte bir kelime olsaydınız, hangi kelime olmak isterdiniz?

İlginç olurdum ben ya :)

Fatma Nur Metin

Fatma Nur Metin, "Kadın Erkek İlişkileri" konusunda bir yanıt verdi.Bugün 01:27

Aldatma (sadakatsizlik) affedilebilir bir suç mudur? Affedilse hangi şart ve durumlarda affedersiniz?

Bence her ilişkinin kendince bir yolu vardır.Dolayısıyla "aldatmak" durumu ilişki içinde farklı hal ve şartlarda yaşanmış olabilir.Ancak bence çok zor da olsa kesinlikle affedilmemelidir. Öncelikle ben şuna inanırım, (klişe de olsa bence doğru bir klişe) 'güven tek kullanımlıktır' düsturuyla hareket edilmelidir. Aldatmanın ardından ilişkinin eski halini alabilmesi ihtimali de bence mümkün değildir. Taraflarda biri zaten zamanla bunu silah olarak kullanmaya başlar, kendi yanlışlarında da karşı tarafın bu yanlışını öne sürerek durumu kurtarmaya çalışır. Bundan dolayı ben ilişkilerin sadakatsizliği aşabileceğini düşünmüyorum.

Gökhan Biçer

Gökhan Biçer bir yazı yazdı.Dün 23:34

Çoklu iş görebilmek

Kısa bir zaman dilimi içerisinde kaç işi birden yapabilirsiniz?
422

Gökhan Biçer

Gökhan Biçer bir yanıt verdi.Dün 23:19

Bu sitede sorduğunuz soruların altına, sizde sorunun cevabı yerine sorunuzu eleştiren cevaplar alıyor va bu durumdan rahatsız oluyor musunuz?

Şöyle diyelim:
İnsanlar (cevap veren bir kişi olarak buna ben de dahilim) sorunun cevabından fazlasını veriyorlar.
Biraz daha açmam gerekirse, örneğin cevabı salt hayır ya da evet olacak bir soruya, bu şekilde cevap verdikten sonra açıklaması da geliyor.
Inploid'e katıldığım ilk günlerde bunu yadırgamış olsam da artık normal karşılıyorum.
Neticede burası da bir sosyal paylaşım ortamı.
Internet'te paylaşımı sınırlamanın zor ve bir o kadar da anlamsız olabileceği ortamlardan biri.
(Sınırlamak derken kastettiğim, bir özel ya da kamu kuruluşu, mesela bir sigorta şirketi size bir form doldurtur, orada bilgilerinizi paylaşırsınız. Karşı taraf sizden gerektiği kadar bilgi istediği için paylaşımda sınırlı kalırsınız)
Burada paylaşıma bir sınır konmadığı için eleştiri mahiyetinde de olsa fazlasıyla cevap gelmesini yadırgamamak lazım.

Muhammet Bozkurt

Muhammet Bozkurt, "Erkekler" konusunda bir yanıt verdi.Dün 22:55

Kadının değeri nereden gelir?

İnsan olmasından gelir.

Ayrıca bir varlığın önce ya da sonra yaratılmasına bakarak değer biçmek basit insanın işidir.

Nafiye Doğru

Nafiye Doğru bir yanıt verdi.Dün 19:48

İlkokul çağında dürtü bozukluğu ve hiperaktivite tanısı konmuş bir çocuk ailede ve okulda nasıl eğitilmelidir?

En önemlisi sabır , gözlem ve tutarlı davranmak. Çocuklar zaten zor bu tür çocuklar daha zor nöbet zamanları incelenmeli ve temeline inilmeli kurallar çocuğun sevdiği şeylerden mahrum kalmadan düzenlenmeli aksi taktirde daha kötü sonuç verir . Bir konuda kurallar konulacaksa çocuğunda fikri alınmalı hatta birlikte yazıya dökenilirsiniz ve sürekli görüle bilen yere asılması da etkili olur ve olmazsa olmaz sevginiz her zaman belli edin sevginin aşamıyca engelin olmadını düşünüyorum

İlke Winterwitch

İlke Winterwitch bir yanıt verdi.Dün 19:08

Geçmişi ne hatırlatır size?

Koku. İnsan kokusu, bir mekanın kokusu, eşyaların kokusu, araba kokusu... Kokular bana çocukluğumdaki anılarımı bile hatırlatıyor. Koku benim için hakikaten muazzam birşey.

Gözde Ünal

Gözde Ünal bir yanıt verdi.Dün 18:34

Bir kitaptan makalenin tamamını kaynaklı olarak web siteme ekleyebilir miyim?

Sayın Çakmak,
Eğer alıntı yaptığınız makalenin kaynağını (kitapsa yazarı; websayfasıysa websayfasının adresini gibi) hiçbir sorun çıkmaz.
Başarılar!
Gözde Ünal

Birisi

Birisi, "Aile Sorunları" konusunda bir yanıt verdi.Dün 18:09

Aileden ayrı başka bir şehirde yaşamanın zorlukları veya güzellikleri nelerdir?

Her şeyden önce kendini daha iyi tanıyorsun. Sevdiğin-sevmediğin şeyler, güçlü yanların- zorlandıkların, özlediğin her şey daha net hale geliyor senin. Hatalarını şefkatle kimsenin telafi etmeyeceği düşüncesiyle olgunlaşıyor ve hayat bağışıklığını kazanmış oluyorsunuz :) ayrıca senin ailenin bulunduğun yerden uzaklarda olduğunu bildiklerinde, insanlar gerçek yüzlerini daha rahat gösteriyorlar bence :) Yalnız yaşıyorsan hem olumlu hem olumsuz açıdan resmen gözün daha çok açılıyor. Hayatının sorumluluğu tamamen sana ait oluyor ki eve gelince mis gibi yemekler, temiz ütülü kıyafetler, ki titizsen hele temiz düzenli bir ev için olaya el atmak zorunda oluyorsun. Yine de canın istediği gibi yaşa, paranı istediğin gibi harca, gez, anlık planlar yap, ertelemek istediğin şeyler için karar sana kalmış, dilediğin gibi ertele kafan rahat ;) Toparlayacak olursam ; ailemi korkunç derecede özlesem de, uzakta, tek başıma, iyisiyle kötüsüyle kendi hayatımı kendim kurabilmeyi çok seviyorum. İnsanın olgunlaşma sürecinde kesinlikle tecrübe etmesi gereken böyle bir zaman dilimi olmalı bence... .

Ayhan Şimşek

Ayhan Şimşek bir yazı yazdı.Dün 16:43

Dine Maruz Bırakılan Çocuklar Gerçek ile Kurguyu Ayırt Etmekte Zorlanıyor!

Temmuz 2014'te Cognitive Science dergisinde yayımlanan bir makale, dini hikayelere maruz bırakılmayan çocukların "fantastik hikayeler" içerisindeki karakterlerin kurgu olduğunu dini hikayelere maruz bırakanlara göre daha kolay ayırt ettiğini ve hatta dindar çevrelerde yetiştirilen çocukların "tanıdık olmayan, fantastik hikayelere esnek şekilde yaklaştığını" ortaya koydu.

1188
Yazının devamı için aşağıda ki linki kullanabilirsiniz.
evrimagaci.org/fotograf/73/6186

Gorkem Ata

Gorkem Ata, "Eşcinsellik" konusunda bir yanıt verdi.Dün 15:53

Eşcinseller hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce eşcinsellik kadınsılık mıdır? Ya da eşcinsel olmak gerçekten tiksindirici bir durum mudur? Eşcinsellik sadece cinsel birliktelikten ibaret midir? Eşcinseller aşık olamazlar ya da senelerce beraberlik yaşayamazlar mı?

Eşcinsellik kadınsılık demek değildir. Feminen eşcinsellerde vardır evet ama bunu tüm eşcinseller kadınsıdır şeklinde yorumlayamayız. Eşcinsellik tiksindirici bir şey değildir. Bu bir tercih ya da hastalık değildir. Eşcinsellerin şuan toplumda gordükleri hakaretler aşikar aklı başında kimse bu kadar ayrımcılığın olduğu bi yerde eşcinselliği tercih etmezdi. Nasıl heteroseksüeller doğuştan gelen istekleriyle karşı cinse yöneliyorsa eşcinsellerde kendi cinslerine yöneliyor ve bu değiştirilebilen bir şey değil. Eşcinsellerde mutlu bir şekilde gayet uzun süreli duygusal ilişkiler kurabilir çünkü onlarda insan her insanın duygusal ilişkiye ihtiyacı vardır ve eşcinsellerde mutlu bir aile kurabilirler. Nr demişler eşcinsellik hastalık değildir ama homofobi tedavisi olan bir hastalıktır :)

Gökhan Biçer

Gökhan Biçer, "Matematik Problemi" konusunda bir yanıt verdi.Dün 15:18

Matematikte neden artı (+) ile eksi (-)nin çarpımı eksi (-) veya neden eksi (-) ile eksi (-)nin çarpımı artı (+)'dır?

Günlük hayatta eksi(-), negatif; olumsuz, kaybedilen, olmayan şeyler için kullanılan bir sıfattır. Bu yüzden iki tane olmayan, var olmayan, kaybedilen şeyin çarpımı nasıl olur da artı(+), pozitif olur, diye düşünebilir insan.

Aslında böyle düşünmeye iten bir sebep de, matematiği ilk öğrenmeye başladığımız zaman, çıkarma işleminin eksi işaretiyle yapılmasıdır. Hatta sözlü olarak da 3-2'yi "üç eksi iki" olarak ifade ederiz. Elimizden kayıp giden şeyleri anlatır eksi bize. Sepetle bir yerden bir yere yumurta taşırken, düşüp kırılanlardır onlar.

Aslında önünde eksi işaretiyle belirtilen bir sayı (-5 gibi), negatif bir sayıdır ve bir büyüklüğü belirtir. Nasıl ki +5 sayısı, 0'dan +5'e kadar beş miktar ilerlemeyi gösteriyorsa; -5 de, 0'dan -5'e kadar beş miktar ilerlemeyi gösterir sadece ilerlemenin yönü farklıdır.

Gerisini burada arkadaşlar açıklamışlar zaten.

Daha fazla göster

MÜZİKFOTOĞRAFSEYAHATTEKNOLOJİHUKUKEĞİTİM hakkında soru sor, yanıt ver, yazı yaz...

Sosyal hesaplarınla üye ol
FacebookTwitterLinkedin

← GERİ DÖN



veya sosyal hesaplarınızla giriş yapın

FacebookTwitterLinkedin