Bilmek istediğin her şeye ulaş

Özenç Kılıçcıoğlu, 

Sosyal Medya & Dijital Pazarlama Uzmanı

SosyalMedyacci isimli sosyal medya, içerik pazarlama ve dijital pazarlama konularına odaklanan blogun kurucusuyum.

Buradaki amacım insanlara yardım etmek ve tecrübelerimi paylaşmak. Tıpkı diğer inploidciler gibi.

Ağustos 2013

Özenç KılıçcıoğluHilal Korkmaz kişisini takip etmeye başladı

Hilal Korkmaz, Meteoroloji Mühendisi Öğrencisi, @korkmazhi

Ağustos 2013

Özenç Kılıçcıoğlu  yeni bir  gönderide  bulundu.

Dijitalde Zirveye Tırmanmak İçin Bilinmesi Gereken 5 Pazarlama Sırrı

Sosyal Medya

”Sır”…

Başlı başına büyülü bir kelime. Bu kelimeyi ilk duyduğumuzda içimizdeki ”sırrın ardındakini keşfetme” isteği tavan yapıyor.
Bilir misiniz? Dünyanın en iyi pazarlamacılarının kimseyle paylaşmadıkları sırları vardır. Siz sadece buz dağının görünen kısmını bilirsiniz. Aslında onlar da sadece buz dağının istedikleri kısmını gösterirler ya da hedef şaşırtırlar.

Ortak noktaları kusursuz bir gözlemci olmaları, insan davranışlarını iyi bilmeleri ve psikolojik temelli pazarlama ile veriye dayalı pazarlama arasında mükemmel bir denge kurmalarıdır.

Dijital mecralarda ve sosyal medyada zirveye tırmanmak için geçerli olan sırlar da vardır.

Korkmayın… Size takipçi sayınızı nasıl arttıracağınızdan ya da Google’ı nasıl oyuna getireceğinizden bahsetmeyeceğim.

Verilere ve psikolojiye dayalı dijital pazarlamanın sırlarını anlatacağım…

1- Renklerin Büyüsünü Kullanmak

Renk psikolojisinin pazarlamadaki yeri ayrıdır. Renkler, müşteriye ulaştırılmak istenen mesaja paralel olarak seçilmelidir. Kissmetrics’in verilerine göre, alışveriş yapan kişilerin %85′i renk faktörünü bir ürünü satın almadaki öncelikli nedenleri arasına koymaktadır. Bunun yanısıra kurumsal renkler marka algısını, markanın hatırlanmasını %80′e kadar yukarıya çekebilmektedir.

Hangi Renk Hangi Mesajı Vermek İçin Kullanılır?

Sarı: Güneş ile özdeşleştirildiği için umut ve pozitiflik çağrışımı yapar. Optimist bir renktir.

Kırmızı: Kırmızı enerjinin rengidir. Kalp ritmini arttırır. Özellikle ”zaman kısıtının” olduğu kampanyalarda kullanılır. İlgi uyandırmak istiyorsanız kırmızıyı kullanın.

Mavi: Güven verir. Ağırlıklı olarak bankacılık sektöründe kullanılır.

Pembe: Romantik ve feminen bir renktir. Genel olarak kadınlara yön
elik ürün satışı yapan firmalar tercih eder.

Siyah: Gücü ve kararlığı temsil eder. Lüks ürünlerde daha sık rastlanır.

Turuncu: Agresif bir renktir. Satın alma, satma ya da abone olma çağrışımı yapar.

Hangi Şirket Hangi Rengi Kullanıyor?

KIRMIZI

Sosyal Medya


SARI

Sosyal Medya


MAVİ

Sosyal Medya


TURUNCU

Sosyal Medya



Öneri: Sosyal medyada ve dijitalde, kurumsal kimliğinizi oluştururken maksimum 3 renk üzerine odaklanın. Sosyal medya profillerinizdeki arka plan resimlerinizden, web site tasarımınıza kadar ağırlıklı olarak belirlediğiniz 3 rengi kullanın.

Yukarıda da belirtildiği gibi müşteriye güven mesajı vermek isterseniz ”mavi” üzerine odaklanmanız, satış mesajı vermek isterseniz kırmızı ya da turuncuya odaklanmanız gerekir.

Bu arada, İngiliz Havayolu şirketi BMI’ın ” Acele edin, sadece X koltuk kaldı” mesajına kırmızı arka plan ekleyerek satışlarını yüzde 2,5 arttırdığını biliyor muydunuz? Kar marjı %4 civarında olan bir sektör için %2,5 önemli bir rakam.

2- Mükemmel Tweetin Anatomisi

Mükemmel tweet nasıl olur diye düşündünüz mü hiç? Pazarlama mantığıyla bakılırsa en çok retweet edilen ya da favorilere eklenen tweet mükemmel tweettir.

Kendini sosyal medya verilerini incelemeye adamış olan Dan Zarella 40 milyon retweeti incelemiş ve daha çok retweet edilen tweetlerin özelliklerini sıralamış:
  • İçinde link barındıran tweetler daha çok retweet ediliyor. Fakat link kısaltma servisleri kullanıldığında retweet ihtimali zayıflıyor. Link kısaltma servisi kullanıldığın ise en çok retweet edilenler bit.ly servisini kullanmış. Diğer bir deyişle, bilinirliği daha yüksek olan kısaltma servislerinin linklerini barındıran tweetler daha çok retweet ediliyor.
  • Sırasıyla aşağıdaki kelimeleri barındıran kelimeler daha çok retweet ediliyor:
1- sen
2- Twitter
3- lütfen
4- retweet

Buradan çıkaracağımız sonuç: ”Lütfen retweet” yazanların inadına retweet etmediğini söyleyenlerin sayısı çok olsa da veriler tam aksini işaret ediyor. İnsanlar onlara hangi aksiyonu almaları gerektiği açıklandığında genelde bunu yaparlar. Aynı örneği: ”paylaş” kelimesi için de verebiliriz.

  • Öğlen saatleri 14:00 ve 15:00 civarı bir tweetin retweet edilme ihtimalinin en yüksek olduğu zamanlar. En çok retweet ise gün ise cuma gününde gerçekleşiyor.
Saatlere Göre Retweet
Sosyal Medya
  • 140 karakterin tamamının kullanılmamasına özen gösterilmeli. Birçok kaynak, ideal tweet uzunluğunun 120 karakter olduğunu belirtiyor.
3- Facebook Çözümlemeleri
Facebook ”beğen” sayısını daha da önemlisi yorumların sayısını arttırmak çoğu kişinin sosyal medya pazarlamasındaki en büyük hedefi. Peki, istatistiki veriler bize konu hakkında neler söylüyor?

Daha Çok Yorum ve Like Nasıl Alınır?

  • Hubspot’un yaptığı araştırmaya göre, içinde resim bulunan paylaşımlar resimsiz paylaşımlara göre %53 daha fazla like, %104 daha fazla yorum alıyor. Sonuç, görsel pazarlamanın ne kadar hayati olduğunun kanıtı…
  • 20:00-07:00 arasındaki gönderiler geri kalan tüm zamanlardaki gönderilere göre %20 oranında daha fazla yorum ve like alıyor. Diğer bir deyişle etkileşimi daha yüksek. Sonuç, çalışma saatlerinde paylaşılan gönderilerin daha etkisiz olduğunun göstergesi… (Kaynak: Buddy Media)
  • Çarşamba günlerindeki gönderilerin etkileşim oranı diğer günlere göre ortalama %8 daha yüksek.(Kaynak: Buddy Media)
  • Haftada 1 ila 4 kere paylaşım yapanların etkileşim oranı, haftada 5 ve 5′ten fazla paylaşım yapanların etkileşim oranına göre %71 daha yüksek.
Gönderi Sıklığı-Paylaşım Oranı
Sosyal Medya

  • 80 ya da daha az karakterden oluşan Facebook gönderileri, diğer gönderilere göre %66 oranında daha fazla etkileşim yaratıyor.
4- Sürü Psikolojisinin Reddedilemeyen Cazibesi

Sırf başkaları yapıyor diye yaptığımız şeyler yok mu? Var… Kendi beynimizi kullanmadan, başkalarının yaptıklarına ayak uydurmak ve onların yaptıklarını taklit etmek sürü psikolojisini tanımlar.

Dijital mecrada sürü psikolojini kullanmak, yatırımın geri dönüşüm oranını birkaç kat arttırabilir. Sürü psikolojisinin arkasında yatan bazı varsayımlar vardır:

” Eğer onlar üye olduysa ben de olmalıyım”

” Ahmet, ürünü kullanmış, memnun kalmış, o zaman ben de kullanayım”

” Bu adam eğer bu kadar konferansa katılıp konuştuysa, bir bildiği vardır, biz de danışalım” vb…

Burada sürü psikolojisi diye biraz kaba tabirle kullandığım olay aslında ingilizcede ”social proof” diye kullanılıyor. Yani ”sosyal kanıt” diyebiliriz.

Sosyal Kanıt Online Pazarlama İçin Nasıl Kullanılabilir? 5 Faydalı Örnek

1- ”Bu ürünü alanlari şunları da satın aldı” ya da ”Bu yazıyı okuyanlar şunları da okudu”

Bu taktiği kullanan en bilindik site Amazon.

Sosyal Medya


2. Kaç Kişinin Siteye Abone Olduğunun Gösterilmesi

Mesela socialmediaexaminer.com e-mail kutusunda 220,000′den fazla kişinin arasına siz de katılın mesajı gönderiyor. Neden mi?
”Bakın bu kadar kişi sitemize abone oldu, demek ki bir bildikleri var” demek için… Güven verici bir gösterge.

Sosyal Medya


3- Ürünü Kullanan Ünlü Markaların Gösterilmesi


Dünyanın en çok kullanılan 2 paylaşım eklentisinden biri olan Addthis, ürünü kullanmanız için etkili olacak bir teknik benimsemiş.

Siteye girdiğinizde addthis’i kullanan Dailymotion, abcnews gibi bilindik markaların logolarıyla karşılaşıyorsunuz.

Sosyal Medya


4- Sözlü Referanslar ( Testimonials)

İkna özelliği en yüksek olan sosyal kanıt sözlü referanslardır. İnternette bir ürün hakkında başkalarının görüşlerini araştırmadan neredeyse birşey alamaz hale geldik. Bu yüzden başkalarının ürün hakkında söylediği pozitif görüşlere satış kampanyasında yer verilmeli.

Sosyal Medya

5- Az, Çoktur


”Yeni bir müşteri kazanmanın maliyeti, eldeki müşteriyi tutmanın maliyetinden 6 kat daha fazladır.”

Bu sözü duymayan kalmadı herhalde. CRM kelimesini duyan herkesin aşina olduğu bir araştırma sonucu. Ama doğru…

Dışarıda müşteri avına çıkmaktansa eldeki müşteriye odaklanıp, onu sadık hale getirmek daha akıllıca.

Az müşteri ama öz müşteri bir şirketi ayakta tutmaya yeterken, çok sayıda ama yönetilemeyen müşteri bir şirketi batırabilir.

Fazla ama anlamlandırılamayan müşteri verisi bir firmayı süründürebilirken, az ama anlamlandırılabilen müşteri verisi bir firmayı kalkındırabilir.

Mesele, az iken çoğu yaratabilmek…

Apple’ın tasarımlarına bakın. Iphone’u düşünün. Tamamen sade bir tasarım, gereksiz hiçbir ayrıntı yok. Ya da çok daha bilindik bir örnek vereyim. Google… Sizce Google neden bu kadar sade tasarımlı bir arama motoru yapıyor?

Elinde yeterince tasarım mühendisi yok mu? İşe alacak yazılımcı mı bulamıyorlar? Kimse Google’da çalışmak istemiyor mu? Hayır…

Sosyal Medya


Tabii ki bilerek yapıyor. Çünkü Google, sadeliğin kazandırdığını bilenlerden. Google ve Apple hepimizin bildiği fakat azın aslında çok olduğunu gösteren bilinen örnekler.
Azın çok olduğuna dair birkaç örnek daha:
  • İnternet sitesi ziyaretçilerinin %40′ı bir sayfanın yükleme süresini 3 saniyeden fazla beklemiyor. ( Yani, bloglara ya da web sitelerine sırf şekil olsun diye koyulan gereksiz eklentiler ziyaretçi sayınızı neredeyse yarı yarıya düşürüyor)
  • Web sitenize eklediğiniz fazladan her paylaş butonu içeriğinizin paylaşılma ihtimalini zayıflatıyor.
  • Lokasyon bazlı içerik, Facebook reklamı ya da sadece yerel bir haberi veren tweet, yerelleştirilmemiş içeriklere göre 7 ila 10 kat daha fazla etkileşim yaratıyor.(Kaynak: clickz.com)
Sonuç: Renklerin gücünü kullanın, Twitter ve Facebook’u bilimselleştirin, referanslarınızı pazarlayın, niceliğe değil niteliğe odaklanın.
Bunlar dijitalin davranış temelli sırları…

Sizin sırrınız hangisi?
(Kaynak:sosyalmedyacci.com)
Ağustos 2013

Özenç Kılıçcıoğlu bir yanıt verdi.

Yeni yerli sosyal paylaşım sitesi olan gunble.com hakkında neler düşünüyorsunuz? Gerçekten başarılı olabilir mi? Artıları ve eksileri ile bilgilerinizi alabilir miyim?

Merhaba,

Bir projeye baktığımda ilk olarak 3 saniye kuralına dikkat ediyorum.
Siteyi ilk defa ziyaret eden bir kişiye derdini anlatman için 3 saniyen var.

İstatistİkler gösteriyor ki ziyaretçilerin tamamına yakını 3 saniye içinde olayı anlamaz ve faydayı görmezse siteden çıkıyor.

Bu yüzden ilk önerim sayfa ilk açıldığında insanları üye yapmaya çalışmak yerine, onlara sitenin ne ile ilgili olduğunun anlatılması.

Çoğumuz cursoru aşağı indirmiyoruz, istersen heat map toolları incele.

Bu araçlar kullanıcı gözüyle bakıldığında sitenin hangi eksikleri olduğunu renkler yardımıyla gösteriyor.

Mesela ziyaretçiler cursorı aşağıya doğru indiriyorlar mı bunu görebilirsin.

Sanırım aşağıdaki aracın ücretsiz deneme periyodu var, bir incele.

crazyegg.com
Ya da google'da heat map tool yazarak arama yapabilirsin.

Bu büyük ve halledilmesi gereken ilk sorun gibi göründü.

Amaç-fayda ve üyelik sistemini cursorı aşağı indirmeden anlatabilmelisin.


Kolay gelsin.
Özenç Kılıçcıoğlu@sosyalmedyacci
Ağustos 2013

Özenç Kılıçcıoğlu bir yanıt verdi.

Twitter bir hesabı hangi durumlarda ve neden askıya alır?

Twitter'ın kurallarına uymadığınızda Twitter hesabınızı askıya alıyor.

Dolayısıyla çok fazla madde var.

Türkiye'de yaygın olarak gördüğüm kapanma/askıya alınma sebebi ise:

Takipçi kazanmak isteyen kişilerin/markaların çok fazla kişiyi takip edip ertesi gün takip ettikleri hesaplar tarafından geri takip edilmediğini gördüklerinde takibi bırakmaları.

Yani bugün 300 kişiyi takip ederim, yarın beni takip etmeyen 200 kişiyi bırakırım durumu Twitter'a ''ne oluyor burada?'' dedirtiyor ki algoritmaları bu işi hemen çözüyor ve hesabı banlıyor.

Diğer sebepleri Twitter aşağıdaki şekilde açıklamış. Bu maddelere uymayanlar hesaplarının askıya alınma tehditiyle her zaman karşı karşıya olacaklardır.

TWITTER KURALLARI

Amacımız size hem ilginizi çeken kaynaklardan gelen içeriği keşfedeceğiniz ve onlardan haberdar olacağınız hem de kendinize ait içeriği paylaşabileceğiniz bir hizmet sunmak. Kullanıcıların paylaştıkları içerik üzerindeki haklarına saygı duyarız ve her kullanıcı paylaştığı bilgilerin içeriğinden sorumludur. Bu prensiplerden dolayı, aşağıda belirtilen kısıtlı durumlar dışında, kullanıcıların paylaştıkları içeriği gözlemlemeyiz.

İçerik Kısıtlamaları ve Twitter Kullanımı

Twitter hizmetini ve başkalarıyla iletişim kurma ve bağlantıda kalabilme kabiliyetini sağlayabilmek için Twitter'da paylaşılması uygun olan içerik tiplerine bazı kısıtlamalar getirilmiştir. Bu kısıtlamalar yasal yükümlülüklerle uyumludur ve herkes için daha iyi bir Twitter deneyimi sağlar. Bu kuralları zaman zaman değiştirme ihtiyacı duyar ve bu hakkımızı saklı tutarız. Kuralların en son hallerini görmek için lütfen bu sayfayı kontrol edin.

  • Kimlik Taklitçiliği: Twitter hizmetlerini kullanarak başkalarını yanlış yönlendirmek, kafa karıştırmak ya da kandırmak amacıyla kimlik taklitçiliği yapamazsınız.
  • Marka: Kullanıcı adlarını, bu adlar üzerinde yasal haklara veya marka haklarına sahip olan işletmeler veya bireyler adına geri alma ve yeniden değerlendirme hakkını saklı tutarız. İşletme adlarını ve/veya logolarını başkalarını yanlış yönlendirmek amacıyla kullanan hesaplar kalıcı olarak dondurulacaktır.
  • Gizlilik: Bir başkasının kredi kartı numarası, ev adresi veya sosyal güvenlik/kimlik numarası gibi özel ve gizli bilgileri, bu kişilerin kesin onayı ve izni olmaksızın yayınlayamaz veya duyuramazsınız.
  • Şiddet ve Tehditler: Başkalarına yönelik açıkça şiddet içerikli tehditler yayınlayamaz veya duyuramazsınız.
  • Telif hakkı: Açık ve eksiksiz olarak bildirilen telif hakkı ihlal iddialarına cevap veririz. Telif hakkı usullerimiz Hizmet Şartları'nda belirtilmiştir.
  • Kanunsuz Kullanım: Hizmetlerimizi kanunsuz amaçlar için veya yasadışı etkinliklerin sürdürülmesinde kullanamazsınız. Uluslararası kullanıcılar çevrim içi davranışlar ve kabul edilebilir içerikler konusunda geçerli tüm yerel yasalara uymayı kabul etmiş sayılır.
  • Twitter Rozetlerinin Kötüye Kullanımı: Twitter tarafından sağlanmadığı sürece, Onaylanmış Hesap veya Sponsorlu Ürünler rozetlerini kullanamazsınız. Bu rozetleri profil resimlerinin ya da arka plan görsellerinin bir parçası olarak veya sahte bir Twitter bağlantısının göstergesi olarak kullanan hesaplar dondurulacaktır.

Spam ve Kötüye Kullanım

Twitter kullanıcılarını spam ve kötüye kullanımdan korumak için mücadele eder. Teknik istismar ve kullanıcı istismarına Twitter.com'da asla göz yumulmaz ve bu davranışlar hesapların kalıcı olarak dondurulmasıyla sonuçlanır. Aşağıda belirtilen etkinliklerde bulunan tüm hesaplar kalıcı olarak dondurulur.

  • Seri Hesaplar: Zarar verme ve taciz amaçlı veya birbiriyle örtüşen kullanımlar için seri hesaplar oluşturamazsınız. Toplu hesap oluşturmak, tüm ilgili hesapların dondurulmasıyla sonuçlanabilir. Twitter Kuralları'nın herhangi bir şekilde ihlalinin tüm hesaplarınızın kalıcı olarak dondurulmasına sebep olabileceğini lütfen unutmayın.
  • Kullanıcı Adı İşgalciliği: Kullanıcı adı işgalciliği yapamazsınız. 6 aydan uzun süre boyunca etkin olmayan hesaplar önceden belirtilmeksizin ortadan kaldırılabilir. Hangi davranışların kullanıcı adı işgalciliği olarak kabul edildiğine dair kriterlerden bazıları aşağıdaki gibidir:
    • oluşturulmuş hesapların sayısı
    • başkalarının bu hesap isimlerini kullanmasını engellemek amacıyla çeşitli hesaplar oluşturmak
    • bu hesapları satmak amacıyla çeşitli hesaplar oluşturmak
    • üçüncü şahısların adına hesap güncellemeleri yapmak ve bu hesapların sürekliliğini sağlamak amacıyla üçüncü şahıslara ait içerik beslemeleri kullanmak
  • Spam Davetiye: Kitlelere tekrar eden davetiyeler göndermek amacıyla Twitter.com'un adres defterinden kişi aktarma özelliğini kullanamazsınız.
  • Kullanıcı adlarını satmak: Twitter ile ayrıca yapılan bir anlaşma ile size özel olarak izin verilmediği sürece; Hizmetleri herhangi bir amaçla çoğaltmayacak, kopyalamayacak, taklit etmeyecek, satmayacak, takas etmeyecek ve yeniden satmayacağınızı kabul etmiş sayılırsınız. "Hizmetler" şu şekilde tanımlanır: Twitter'ın ürünlerini, hizmetlerini ve internet sitelerini (bu belgede tüm bunlardan topluca "Hizmetler" olarak bahsedilir ve size Twitter tarafından yaptığınız özel bir yazılı anlaşma kapsamında sağlanan herhangi bir servisi içermez) kullanımınız, sizinle Twitter arasında var olan yasal bir anlaşmanın şartları tarafından belirlenir.
  • Kötü amaçlı yazılım/Kimlik hırsızlığı: Başka bir kullanıcının tarayıcısını veya bilgisayarını bozmak veya onlara zarar vermek ya da bir kullanıcının gizlilik haklarını tehlikeye atmak amacıyla kötü amaçlı bir içerik yayınlayamaz veya böyle bir içeriğe bağlantı sağlayamazsınız.
  • Spam (İstenmeyen iletiler): Twitter hizmetlerini başkalarına spam (istenmeyen iletiler) göndermek amacıyla kullanamzsınız. Nelerin "spam" olarak kabul edildiği, spam gönderen kişiler tarafından geliştirilen yeni yöntem ve taktiklere cevap verdikçe gelişecektir. Hangi davranışları spam olarak kabul edeceğimize karar verirken dikkate aldığımız bazı faktörler şu şekildedir:
    • Kısa sürede çok fazla sayıda kullanıcıyı takip ederseniz;
    • Kısa sürede, özellikle otomatik yöntemler kullanarak (saldırgan takipçi çalkantısı) insanları takip edip takibi bırakırsanız;
    • Takipçi sayınızı artırmak veya profilinize daha fazla dikkat çekebilmek için insanları tekrar tekrar takip edip takibi bırakırsanız;
    • Takip ettiğiniz kişilerin miktarına kıyasla çok az sayıda takipçiniz varsa;
    • Güncellemelerinizin çoğu kişisel güncellemelerden değil bağlantılardan oluşuyorsa;
    • Yanıltıcı bağlantılar paylaşıyorsanız;
    • Çok fazla kişi tarafından engelleniyorsanız;
    • Hakkınızda bildirilen spam şikayetlerinin sayısı;
    • Çok sayıda hesap üzerinden kopya içerik yayınlarsanız veya aynı hesapta çok sayıda kopya güncelleme yaparsanız;
    • Bir konuda # kullanarak konuyla alakasız çok sayıda güncelleme yaparsanız;
    • Gündem konularına veya popüler konulara çok sayıda ilgisiz güncelleme yaparsanız;
    • Çok sayıda kişiye birbirinin kopyası @cevap gönderir veya o kişilerden bahsederseniz;
    • Bir hizmet veya bağlantıya spam ile yönlendirmek amacıyla çok sayıda istenmeyen @cevap gönderir ve çok sayıda kişiden bahsederseniz;
    • Bir hizmet veya bağlantıya spam ile yönlendirmek amacıyla çok sayıda birbirinden alakasız kullanıcıyı listelere eklerseniz;
    • Başka kullanıcıların Tweetlerini sürekli kendinize aitmiş gibi yayınlarsanız;
    • Özellikle saldırgan takip veya takipçi çalkantısı kabul edilen taktikler kullanarak takipçi "satmaya" kalkıştıysanız;
    • Takipçi toplamak amacıyla hesaplar oluşturmak veya satın almak;
    • Size daha çok takipçi kazandıracağını iddia eden üçüncü parti siteleri kullanmak veya tanıtımını yapmak (takipçi trenleri, "kısa zamanda daha çok takipçi" sözü veren siteler veya hesabınıza otomatik olarak takipçi eklemeyi vaat eden herhangi bir site);
    • Yanlış veya yanıltıcı İlgi Çeken Noktalar oluşturursanız;
    • İsim işgalciliği veya spam amacıyla İlgi Çeken Noktalar oluşturursanız.
  • Pornografi: Profil resminiz veya kullanıcı arka planınızda müstehcen veya pornografik görseller kullanamazsınız.

Yukarıdakilerden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde hesabınız Hizmet Şartları ihlalleri nedeniyle dondurulabilir. Kuralların belirli hesap davranışları konusunda nasıl işlediğiyle ilgili daha detaylı bilgi için lütfen Takip Kuralları ve Önerilen Uygulamalar ve Otomasyon Kuralları ve Önerilen Uygulamalar başlıklı yardım sayfalarımıza göz atın. Dondurulmuş hesapların yerini almak için oluşturulan hesaplar kalıcı olarak dondurulacaktır.

Bahsedilen davranışlardan herhangi birinde bulunan hesaplar, kötüye kullanım gerekçesiyle incelenebilir. İncelemeye alınan hesaplar arama sonuçlarının kalitesini korumak amacıyla Arama'dan kaldırılabilir. Twitter, bu Kuralları veya Hizmet Şartları'nı ihlal ettiğinize kanaat getirmesi durumunda, sizi önceden uyarmaya gerek duymadan hesabınızı derhal sona erdirmek hakkını saklı tutar.

Ağustos 2013

Özenç Kılıçcıoğlu bu yanıtı beğendi:

E-okul.co adındaki yeni eğitim sosyal ağı hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce eğitim sektöründe büyüyebilmesi için ne gibi bir geliştirme gerekebilir?

Öncelikle tebrik ederim, fikri gerçekten de çok beğendim. En hızlı şekilde wordpressten kurtulması gerektiğini düşünüyorum, acil bir segmentasyon gerekli videolar konusunda bu konuda wordpress dashboard oldukça kullanışsız, Özenç Kılıçcıoğlu (@sosyalmedyacci)'nun dediği gibi hedef kitle çok önemli, bu konuda eğer hedef kitlenizi doğru belirleyebilirseniz bence başarıya daha çabuk ulaşabilirsiniz. Mobil cihazlarda wordpress uyumu var ancak sitenin formatı wordpress'in çalışma mantığına pek uygun değil, siteyi kullanmak hakikaten bana biraz zor geldi, bunun üzerine gidilebilir. Kursa tıklıyorsunuz bir yerlere gidiyor, boş sayfa geliyor sonra başka bir konuda boş sayfada tek bir youtube linki geliyor o sizi bir yerlere yönlendiriyor yani bunu kullanacak kişi sıkılıp kaçabilir, hatta kaçar :) Sorduğun sorulardan biri de "Eğitim sektöründe büyüyebilmek için ne gibi geliştirme gerektiği" burada vurgulamak istediğin konuyu biraz daha açarsan fikri konusunda detay vermek daha kolay olabilir. Eğitim sektörü o kadar derya deniz bir dünya ve o kadar çok açığı olan bir dünya ki, yazmaya ömür yetmez ama kastettiğin eğitim sektörü ilkokul ortaokul düzeyi bir eğitimse ve isminden anladığım kadarıyla "e-okul" bu alana yönelmekse, öncelik hedef siteye gelen kişilere o bilincin açılış sayfasından itibaren veriliyor olması olacaktır. Açılış sayfasında pilates derslerini görüp çocuğuna matematik kursu alabileceğine insanlar inanmayabilirler. Kendi deneyimimden bahsedecek olursam, bende oluşan ilk algı uzman tv yakıştırması oldu, burada asıl önemli olan bir kullanıcının sizin sitenize geldiğinde ne düşünmesini istediğiniz. Bir diğer deneyimim de, istock mantığının damarlarıma nüfus etmesi. Yani site bana sadece içerik üretmemi, üretirsem kazanacağımı söylüyor (bu durum sanırım içeriği zenginleştirmek için basamak olarak kullanılıyor) bu yaklaşım ileride değişmeli diye düşünüyorum çünkü o içerikleri tüketecek kimse olmazsa ve oraya gelen kullanıcılar içerik üretmek için gelirlerse kimse mutlu olmayabilir, pazarlama konusunda belli bir süreden sonra üreticiden ziyade tüketiciye yönelmeli diye düşünüyorum. Hedef kitleden ve eğitim sektöründen bahsetmişken, siteyi iyi bir şekilde mobil cihazlara entegre edebilirseniz şu meşhur fatih projesiyle çocukların hayatına girecek tabletler sayesinde bu fikri istediği noktaya erişebilir. Naçizane fikirlerimi dile getirdim, doğrudur veya yanlıştır tartışılabilir ama tartışılamayacak şey; fikri gerçekten çok beğendim, ellerinize, emeğinize sağlık. Başarılar dilerim.
Temmuz 2013

Özenç Kılıçcıoğlu bir yanıt verdi.

Sosyal medyada duygularımızı anlatmak için sadece resim, müzik paylaşmaktan başka neler yapabiliriz? Bir anlamda bu alan sosyal medyanın zayıflığı sayılabilir mi?

Sosyal medyanın zayıflığından çok insanların zayıflığı olarak değerlendiriyorum bu durumu. Kaldı ki sosyal medya sadece sosyal ağlardan oluşmuyor.

Bu soruya cevap vermek için ''ne yapabiliriz'' sorusunun açılması lazım. İş hayatımızda fayda sağlamak için nasıl kullanabiliriz diyorsanız, cevap basit.

Google'a isminizi tırnak içerisinde yazın ve isminiz nerelerde görünüyor bakın. Emin olun İK'cılar bunu yapıyor.

Yıllar önce bir blogun altına yazdığınız amatörce bir yorum ilk sırada çıkabilir. (yaşadım bunu).

Herkes işe online itibarını yönetmekle başlamalı. Yani google sonuçlarını değiştirmek için çabalayarak başlanabilir. ( örneğin blog sahibiyle temas kurulur, yorumun kaldırılması rica edilir, ya da görüntülenmesini istemediğiniz sonucu google'da gerilere taşımak için çeşitli yöntemler izlenebilir)

Diğer taraftan bilgi edinmek için kullanılabilir. Sosyal medya müthiş bir haber kaynağına dönüşmüş durumda. Bir konu hakkında kafanıza takılan soru mu var, anahtar kelimelerle sosyal arama motorlarında arama yapın ve başkalarının konuyla ilgili düşüncelerini öğrenin.

Örneğin sorunla ilgili bir sosyal arama motorunda arama yaptım ve karşıma şu sonuçlar çıktı:

Sosyal Medya

Başkalarının Twitter'da, Facebook'ta ne konuştuklarını, Youtube'da konuyla ilgili ne paylaştıklarını kolayca öğrenebilirsin. Bunun için tek yapman gereken Google'a girip ''Social media search engine'' yazmak.

Diğer bir kullanım alanı:

Sosyal medya ile kişisel marka yaratılabilir, kaliteli bir blog açarak düşüncelerini, bugüne kadar yaptıklarını paylaşabilirsin.

Kolay gelsin.
Temmuz 2013

Özenç Kılıçcıoğlu  yeni bir  gönderide  bulundu.

Değişen Dünyada Bünyenize Adapte Etmeniz Gereken 5 Yeni Pazarlama Kuralı

Sosyal Medya

Sizce şirketler neden iflas ediyor?

Her biri için farklı neden sunabilirsiniz. Nakit akışının yetersizliği, yeterli sermayenin olmayışı, coğrafyadaki ekonomik krizler, itibar krizleri gibi birçok neden bir şirketin tüm planlarını altüst edip, iflas bayrağını açmasına neden olabilir. Bu farklı nedenlerin altında yatan ortak neden ise çoğu zaman müşteri beklentilerinin karşılanamamasıdır.

Müşteri beklentilerini karşılayamaz, müşteri memnuniyetini arttıramazsanız, en maliyetsiz pazarlama yöntemi olan ağızdan ağıza pazarlama süreci aksar, satışlar düşer, nakit akışı azalır, ekonomik darboğaz başlar ve? Sonucu tahmin ettiniz…

Hiç düşündünüz mü, elde taşınan ilk fotoğraf makinesini icat eden 100 seneyi devirmiş ”Kodak” geçtiğimiz sene neden iflas etmiş olabilir?

Türkiye’de ortalama birkaç yıl olan şirket ömürlerini göz önüne alırsak 1888′te kurulan köklü bir marka olan Kodak’ın iflas etmesinin şüphesiz en büyük nedeni, yeniliklere adapte olamayışıydı. Henüz 10 seneyi biraz geçen maziye sahip olan dijital fotoğraf makinelerinin bile cep telefon kameraları tarafından tehdit edildiği bir gezegende, Kodak’ın nostaljik makinelerini kim kullanacaktı?

Sony, Nikon, Samsung gibi firmalar, olağanüstü pazarlama bütçeleri ve stratejileriyle dijital marka ünvanını kimliklerine kazımışken, Kodak’ın çıkardığı dijital makineleri kim takardı?

Zaman artık daha hızlı işliyor… Sürekli yayılan finansal krizler, iflaslar, birleşmeler, satın almalar, anlık iletişim, talepkar müşteri ve neredeyse sınırsız seçenek. Kapitalizm, hani şu virüs gibi yayılan, girdiği bünyelerin gücünü test eden, güçsüz bulduklarını zehirli hücreleriyle donatıp ölümünü bekleyen acımasız kapitalizm… Rakipleri karşısında güçsüz konumda olan markaların da gözünün yaşına bakmıyor ve Kodak gibi yüzyıllık çınarları deviriyor.

Herşey her an değişirken, geleneksel pazarlama anlayışı hala etkisini koruyor mu? Hangi yanları aksıyor? Yeni düzende, hangi yeni pazarlama kuralları ve teknikleri markaların kaderini belirleyecek?

Yeni Dünyanın Yeni Pazarlama Kuralları

1- Görsel Hafızaya Hitap Etmek

Sadece 5 sene öncesini hayal edin. Hayatınızda bu kadar görsel öğe var mıydı? Benim hayatımda yoktu. Sabahları Facebook hesabımı açtığımda artık daha fazla resim, daha fazla video görüyorum. Dijital mecralar tamamen görsel öğelerle doluyor. Resim, daha hızlı yayılıyor, paylaşılıyor. Resmi üretmek de 5 sene öncesine göre daha kolay. Her an yanımızda taşıdığımız telefonlar artık yüksek kaliteli resimler çekebiliyor. Biz de bu resimleri Instagram gibi araçlarda işleyip, sosyal ağlarımızda paylaşıyoruz.

Yazılı tüketimimiz hızla azalırken, görsel tüketimimiz sürekli artıyor. Görsel hafızamız sürekli gelişiyor ve görsel yolla gelen mesajlara daha duyarlı oluyor, daha hızlı yanıt veriyoruz. Bu yüzden hangi ürünü pazarlarsak pazarlayalım, görsel hafızaya hitap edecek öğelere daha fazla yer vermeliyiz.

Çünkü görsel öğeler, kelimelerden daha güçlü bir ikna edicidir. Nereden mi biliyorum? Aşağıdaki çok da sempatik görünmeyen resme bir göz atın:

Sosyal Medya

Ne alakası var konumuzla bu resmin? Çok alakası var. Gördüğünüz bu pisuvarlar AVMler, restoranlar ve çoğu işletme için kabusa dönüşebiliyor. Sebebi de ”tutturma oranının” az olması. Özür dilerim, ama gerçek bu. İsabet oranının düşüklüğü hem hijyenden yoksun bir ortama hem de işletme sahipleri için daha yüksek bakım maliyetine neden oluyor. (Biz erkekler bu konuda sıkıntılıyız)

Zeka ürünü bir çalışma ve küçücük, neredeyse 0 maliyeti olan bir görsel, tuvalete isabet oranını %80 oranında arttırabilir mi? Evet… Araştırmacılar, bu sorunun üstesinden gelmek için pisuvarların üzerine minik bir sinek silüeti işliyor ve incelemeye koyuluyor.

Sonuçlar şaşırtıcı: Amsterdam Schipol Havaalanındaki pisuvarlara isabet oranı %80 oranında artıyor. Erkek psikolojisi hedef almaya yatkın olduğu için, erkekler hedefi yok etmek üzere tüm güçleriyle çalışıyorlar. Peki ,araştırmadan ne anlıyoruz?
Sadece görseller bile ikna etmek için yeterli olabilir. Tasarım ve göze hitap etmek işte bu kadar önemli bir pazarlama aracı.

2- Ulaşılabilir Olmak

Önceden bir ürün hakkında şikayetiniz olduğunda şikayetinizi ileteceğiniz yetkili birini bulmanız büyük zaman alırdı. Zar zor bulduğunuz telefon numarasına talebinizi iletirdiniz, eğer dönerse şanslıydınız. 2000′lerden sonra sayıları sürekli artan çağrı merkezleri ”ulaşamama” sorununa bir nebze olsun çözüm sağladı. Fakat bir müşteri temsilcisine bağlanana kadar yaşadığınız sorunlar, sorununuza çözüm bulunmaması gibi problemler daha etkili bir kavramı doğurdu. Sosyal CRM…

Yeni müşterinin sürekli talepkar yapıda olması, seçenek şansının çok olmasın markaları her an ulaşılabilir olmaya itiyor. Sosyal müşteri ilişkileri yönetimi, Twitter ve Facebook gibi sosyal ağlarda müşteriyle ilişki geliştirmenize aynı zamanda şikayet yönetimi yapmanıza olanak sağlayan bir kavram.

Artık markalar her an ulaşılabilir olmak zorunda. Kaçacak bir yer yok… Ulaşılabilirlik nasıl arttırılır?
  • Müşteriden kaçmak yerine müşterinin olduğu her platformda onlara doyurucu yanıtlar verin.
  • Web sayfanızda, kartvizitlerinizde ve sosyal mecralarda onlarla diyalog kurun. Tecrübelerinizi paylaşın.
  • Size gelen olumlu ya da olumsuz her geribildirime samimiyetle yanıt verin.
Size bu konu hakkında başımdan geçen bir örnek vereyim. Sitemi WordPress’e taşıdıktan kısa süre sonra yüklediğim ücretsiz bir plug-in(eklenti) ile ilgili sorun yaşadım, bunun üzerine plug-inin yaratıcılarıyla iletişime geçtim ve sorunuma yardımcı olmalarını rica ettim.

Yanıt olarak, yazdığım e-mailin iki katı uzunluğunda (copy-paste) olmayan, doyurucu, sorunuma tam olarak çözüm bulan bir e-mail aldım. E-maili atan kişinin ismi kulağıma aşina geldiği için küçük bir araştırma yaptım. ( Aşağıdaki resim e-mailin sadece bir kısmı )

Sosyal Medya

Yukarıdaki kişi, Yahoo’nun yerel aramalarından sorumlu olan eski başkanı G. Gale. Diğer bir deyişle, Yahoo’nun en tepesindeki birkaç kişiden biriydi. ( Şu anda da Nokia’nın Global Topluluk Başkanı ve yine Nokia’da sözü geçen birkaç adamdan biri). Bu mütevazi adamla 3-4 kere e-mailleştik ve sorduğum her soruya uzun uzun yanıtlar verdi.

Soralım o zaman: ”Bu ülkede herhangi bir karşılık beklemeden, müşterisinin memnuniyetsizliğini gidermek için komplekssiz şekilde onunla direkt temasa geçebilecek kaç tane üst düzey yönetici var? Kaldı ki ne yazık ki ülkemizden Yahoo, Nokia gibi büyük markalar bir türlü çıkmıyor. Belki de küçük oynamamızın sebeplerinden biri yukarıdaki örnek olabilir. Markaların, müşteriyle kopuk olması…
Sonuç olarak, ulaşılabilir olun ve markanızı insanileştirin. Müşteri baş ağrısı değildir, fırsat yaratır. Yeni dünyada, iletişim yollarını tıkamak yerine gerçekleri kabullenmek ve kurduğunuz ilişkileri fırsata çevirmelisiniz. Sadakat gösterirseniz, sadakat kazanırsınız.

3- Yardım Etmek

Yardım etmek mi? Pazarlama ve yardım etmek dediğinizi duyar gibiyim. Bazılarınız kavramı küçümsüyor olabilir ama bence yardım etmek, işe dönüşüp getiri sağlayacak en ciddi pazarlama argümanı olacak. Gerçi oluyor da…

Yahoo’nun Answers servisini bilirsiniz. Sorularına yanıt arayanlarla, sorulara yanıt verenlerin buluştuğu bir platform.

Kafanıza ne takılırsa soruyorsunuz ve o konu hakkında bilgi sahibi olan -çoğu zaman uzman- kişiler, sorularınızı yanıtlıyor. Cevap verdikçe puanınız artıyor, böylece sistem sizi daha çok yanıt vermeye teşvik ediyor.

Çoğu kişi farkında olmasa da Yahoo Answers, şirketlerin ve kişilerin yıllardır kendi hizmetlerini pazarlamaları için kullandıkları bir platform. Konularıyla ilgili sorulara doyurucu yanıt veren kişiler&markalar ”kendi işlerini ne kadar iyi bildiklerini”
yüzbinlerce kişiye göstererek ürünlerini gizli şekilde pazarlıyorlar.

Sosyal Medya
Sosyal Medya

Günümüzde bu kavramı Convince&Convert‘in kurucusu Jay Baer farklı bir boyuta taşıdı. New York Times’ın en çok satanlar listesine giren Youtility ismini verdiği kitap, başkalarına yardım etmenin ve fayda sağlamanın yeni pazarlama tekniklerinden biri olacağını söylüyor. Jay Baer’e göre: ”Yardım etmek ve satmak arasında birkaç harflik fark vardır.”

Yardım etmek, fayda sağlar. Fayda sağlamak karşı tarafa güven verir. Güven ise satışı gerçekleştirir.

4- İtibarı Yönetmek

Yeni medyanın hükümdarlığında pazarlama kalıpları değişiyor. Tüketici, bir ürünü almadan önce forumlarda, bloglarda, şikayet sitelerinde, başkalarının görüşlerini dinliyor ve satın alma ya da almama kararını veriyor. O yüzden internette marka hakkında konuşulanlar yeni pazarlama anlayışında satışları etkileyen faktörlerin başında geliyor.

( Aşağıdaki satırlar konu hakkında geçmişte yazdığım bir içerikten alıntı)
Sosyal Medya

Müşteriler dijital mecrada bu kadar aktifken, sadece seyirci gibi oturup izlemek olası krizlere davetiye çıkarmaktan başka bir şey değildir. Yeni medyanın evriltmek zorunda bıraktığı yeni pazarlama, online itibarın iyi yönetilmediği bir ortamda düşünülemez.


5- Bağ Kurmak

Yeni müşteri, yıllardır süre gelen baskıcı pazarlama kampanyalarından bıktı. Televizyon reklamları, billboardlar, gazeteler… Bizimle iletişim kuramayan, kalbimizi tam anlamıyla fethedemeyen, hep birşeylerin eksik olduğu tek yönlü, etkileşimsiz ve herşeyden önemlisi bizimle bağ kuramayan, ilişki geliştiremeyen pazarlama modeli 21. yüzyıla ne kadar daha direnebilecek? Bu düşüncenin sahibi Unmarketing (Pazarlama-ma) kitabının yazarı Scott Stratten.

Müşteriyle bağ kurmanın en önemli ayaklarından biri de müşterinin taleplerini kısa süre içerisinde karşılamak, onları bekletmemek. Müşterinin dediklerine haftalar ya da aylar sonra yanıt vermek artık sadece ciddiyetsizliğin göstergesi.

Stratten, kargo şirketi FedEx’in yaşadığı sosyal medya krizindeki zamanlama ustalığını, markaların taleplere hızlı tepki vermesine örnek olarak gösteriyor. Aşağıdaki videonun internette yayılmaya başladığını gören FedEx, birkaç saat içinde, yani çok hızlı bir şekilde medyaya konuyla ilgili doyurucu bir açıklama yapmış, böylece müşteriyle bağ kurararak krizin yayılmasını engellemişti. ( Videoda FedEx görevlisi elektronik eşyayı kırılma ihtimaline aldırmadan umarsızca yere fırlatıyor )



Anlayacağınız sadece komünite yaratmak bir işe yaramıyor. Önemli olan oluşturduğunuz komüniteyle kurduğunuz samimi ilişki ve onları ne kadar harekete geçirdiğiniz, beklentilerini ne oranda ne kadar hızlı karşıladığınız.

Sonuç: Herşeyin her an değiştiği bir dünyada araçlara ve trendlere odaklanmayın. İkisi de geçicidir. Yeni pazarlama ile başarıyı yakalayacak olanlar, ellerindeki araçları yenileriyle değiştirip yola devam edenler değil, pazarlamaya olan bakış açılarını değiştirenler olacaktır.

Yazı bu adresten alıntıdır: sosyalmedyacci.com/2013/07/degisen-dunya...
Temmuz 2013

Özenç Kılıçcıoğlu bir yanıt verdi.

Dijital pazarlama trendleri en iyi nasıl takip edilir?

PSFK.com,Springwise.com,Fastcompany.com içeriklerine inandığım siteler.

Ayrıca slideshare.com'da genelde sene sonuna doğru gelecek seneyi belirleyecek trendler yer alır. Orada PSFK'nın slayt şeklindeki raporları müthiş.
Amazon'da satışa çıkan güncel pazarlama kitaplarına bakabilirsin. Çünkü eğer bir konu trend olmaya başladıysa birileri kesin o konu hakkında kitap çıkartır.

Seth Godin, Brian Solis gibi dijitalin ünlü isimlerinin dedikleri takip edilir ve genelde ağızlarından çıkanlar kısa süre içinde trend olur. O yüzden bu iki ismin bloglarını takip edersen ki ikisi de aynı zamanda yazardır, bir adım önde olursun.

TED.com'u takip etmeni öneriririm. TED düşünce liderlerinin konuşma yaptığı bir platform. Eğer siteye abone olursan her konuşma e-mail kutuna gelir. Konuşmaların neredeyse tamamı Türkçe altyazılı.


Kolay gelsin.
Temmuz 2013

Özenç Kılıçcıoğlu bir yanıt verdi.

E-okul.co adındaki yeni eğitim sosyal ağı hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce eğitim sektöründe büyüyebilmesi için ne gibi bir geliştirme gerekebilir?

Levent merhaba,

1sosyalmedya ajansını takip ediyorum, yapmak istedikleriniz, yaptıklarınız müthiş. Kafama tek takılan şey, çok fazla proje üretiyorsunuz, hepsine odaklanmanız zor olmayacak mı? Tamamen kişisel ve iyi niyetli olarak söylüyorum. Mesela bloglifetr'ye odaklandığınızda çok daha fazla kişiye ulaşacağınızı düşünüyordum ve hala düşünüyorum.

E-okul.co'dan şimdi haberim oluyor. inceledim ve gerek yaptıklarınız gerekse yapmak istedikleriniz adına teşekkür ederim. Düşüncelerimi hemen sıralıyorum:

1- Fikir süper. Çünkü birşeyler öğretmek, birşeyler vermek adına üretilmiş bir proje. Bu yüzden herkesin tükettiği bir ortamda üretmeye yatırım yapmak takdir edilesi bir şey ve siz bunu sürekli yapmak istiyorsunuz.

2- Projenin başarılı olmasın için tabi ki kaliteli içerik gerekiyor. Kaliteli derken, yani katılımcı olup kursu alan bir kişi, gerçekten hayatında kendisine fayda sağlayacak bir bilgiyi alıyor mu? Yani, bugün kullanabileceği, kendisine kesinlikle pozitif katkı sağlayacak bilgiler elde edebiliyor mu? İnsanlar neden e-okul.co'yu seçecekler? Kaç tane sebep sıralanabiliyor? ''Fayda'' sağlamak günümüzde çok önemli hale geliyor.

3- Levent bir de arkadaş önerisi olarak alırsan: Hedef kitle çok önemli. Yani, e-okul.co projesi hangi kitleyi hedefledi? Neticede güzel bir ürününüz var fakat bu ürüne yanlış kişiler ilgi gösterirse bir faydası olacağını düşünmüyorum.

Son olarak projenin daha fazla kitleye yayılması için önerim, ekibinizin kaliteli olan pazarlama bloglarındaki yazıların altına sık sık kaliteli yorumlarıyla katkı vermesi ve web sitesi olarak da e-okul.co'yu link verebilirler.

1sosyalmedyaajansı'nın dinamik bir ekipten oluştuğunu biliyorum ve kaliteli bloglara sık sık yorum yapmak, bence maliyetsiz ve etkili bir yöntem.

Gönülden tebrik ederim ve başarılarınızın devamını dilerim. Herkes elini taşın altına koymaktan çekinirken siz bunu yapıyorsunuz. (Senli konuştum, sen de benimle senli konuş lütfen).

Özenç.
Temmuz 2013

Özenç KılıçcıoğluLevent Cem Aydan kişisini takip etmeye başladı

Levent Cem Aydan, İnternet Girişimcisi, @eokulco

e-okul.com - Eğitimi Sevdiren Sosyal Ağ - Gerçek E-okul :)

Temmuz 2013

Özenç Kılıçcıoğlu bir yanıt verdi.

Dijital pazarlama alanında yüksek lisans yapılabilecek en iyi okullar hangileridir?

Türkiye'de dijital pazarlama alanında yüksek lisans yapılabilecek üniversite sayısı çok kısıtlı. Evet, Kadir Has Üniversitesi alternatiflerden biri fakat dijital pazarlama yüksek lisansı yok diye biliyorum, sadece sertifika programı var ve bu konuya paralel olan ''yeni medya'' bölümü var.(Yanlışım varsa lütfen düzeltin) Sertifika programlarını İstanbul'daki üniversitelerin çoğu eğitim kurumlarıyla bir araya gelerek düzenliyor.

Eğer olaya sertifika ya da eğitim diye bakıyorsan, sana Google'dan yatırım alan bir şirket olan Hubspot'un ücretsiz akademisini öneririm. Akademideki eğitimleri tamamladığında Hubspot sertifikası almaya hak kazanıyorsun.

Diğer yandan dijital pazarlama ile ilgili bir üniversitede eğitim ne kadar mantıklı olur bilmiyorum. Neden?

Eğer iktisat eğitimi alırsan ,derslerin bellidir. Makro, mikro, liberalizm, marksizm vb. Yıllardır müfredatlar klasik kalıpların üzerinde işlenir.

Ya da matematik. Yine aynı durum geçerli.

Fakat dijital pazarlamanın itici gücü sürekli değişmesi... Bugünkü eğitimde öğretilen araçlar yarın geçerliliğini kaybedebilir ki örneği çok. Trendler neredeyse her an değişir. Her sene yeni bir alan moda olur.

O yüzden dijital pazarlama sürekli kendini geliştirmen gereken bir alan. Yani öğrenip bitirebileceğin bir şey değil.

Sana önerim, işe Google'ın ücretsiz olarak dağıttığı rehberleri okuyarak başlaman.

Örneğin: static.googleusercontent.com/external_co...

Daha sonra eğer ingilizcen iyiyse dünyada saygınlığı olan moz.com, convinceandconvert.com gibi bloglarla işe devam etmen.

Eğer yeterli değilse Türkçe bloglardan kaliteli olanları da takip edebilirsin. Bloglar dışında sana iki tane daha önerim olacak. scribd.com ve prezi.com'daki dijital pazarlama, sosyal medya gibi konulardaki belgeleri oku, araştır.

Sürekli oku, dene ve geliştir. Formül bu. Bu arada html'i orta seviyede öğrenirsen çok faydasını görürsün. Wordpress altyapısını mutlaka öğren. Ekstra olarak photoshop bilgin olsun ( bir blogun olduğu gün değerini anlarsın)

Kolayı gelsin.
Temmuz 2013

Özenç Kılıçcıoğlu  yeni bir  gönderide  bulundu.

Lokasyon Bazlı Optimizasyon: Markanızı 6 Adımda Nasıl Üst Sıralara Çıkartırsınız?

SEO öldü mü ölmedi mi tartışmalarını bir kenara bırakırsak, Google’ın son senelerde alışıldık optimizasyon kurallarının giderek dışına çıktığını ve markaların online dünyada kişisel bir kimlik kazanmasını, insanileşmesini istediğini anlıyoruz. Nereden mi anlıyoruz?
  • Google yöneticileri yaptığı açıklamalarda sosyal sinyallere önem verdiklerini birçok kez belirttiler. Yani sosyal hesaplarınızda müşteri ya da fanlarınızla kurduğunuz iletişim sıralamalardaki kaderinizi belirleyen 200 sıralama faktörün içine dahil oldu.
  • Son güncellemeler birçok içeriğin Googledaki pozisyonunu olumsuz yönde etkiledi. Bunun en büyük nedenlerinden biri, SEJ‘in sıralama faktörlerinden biri olarak tahmin ettiği ”multimedya ve resim etkisi” . Diğer bir deyişle, Google bir siteyi ya da içeriği ön sıralara taşırırken o içeriğin okuyucuyla yaratmış olduğu engagement seviyesini de ölçmeye başladı. Dolayısıyla video, infografik, grafik gibi görsel ögeler içeren, böylelikle okuyucunun site içerisinde eğlenmesini, öğrenmesini ve aksiyon almasını sağlayan (içeriği paylaşma gibi) gönderiler sıralamaları artık domine ediyor. Kısacası Google, semantik şekilde davranarak insan zekasına yaklaşıyor.
  • Diğer dikkat çekici ve belki de en etkili unsur ise lokasyon bazlı optimizasyonu gerçekleştiren markalara ve sitelere Google’ın torpil yapması.
Lokasyon bazlı seo ile tıpkı Adwords’de reklam veriyormuş gibi, adaletsiz bir avantaj elde edebilirsiniz. Hem de para vermeden. Bunu nasıl yapacağınızı açıklamadan önce lokasyon bazlı optimizasyon kavramına göz atalım:
Lokasyon Bazlı Optimizasyon Nedir?

Lokasyon bazlı optimizasyon, online mecrada varlık teşkil eden bir markanın ya da internet sitesinin Yelp, Google Haritalar, Foursquare ve Yellow Pages (Sarı Sayfalar) gibi lokasyon bazlı servisleri kullanarak online görünürlüğünü arttıracak ya da geliştirecek aksiyonları almasıdır.

Uygulanması neredeyse tamamen ücretsiz olan bu strateji, hem marka imajı açısından hem de sitenin ziyaretçi sayısının artması açısından son derece önemli.
Önemi hala yeterince anlaşılamasa da akıllı hareket edildiğinde şirketler için büyük bir maliyet avantajı sağlama potansiyeline sahip.

Lokasyon Bazlı SEO İçin Hangi Servisler Kullanılabilir?
Lokasyon Bazlı Optimizasyon Neden Önemli?

Televizyona verdiğiniz reklamda ya da çok okunan bir dergiye verdiğiniz ilanda mesajı almasını istediğiniz hedef kitlenizi tam tutturamayabilirsiniz. Sadece yerel pazarda iş yapan bir şirketiniz varsa o şehirdeki billboardlar, yerel gazeteler ve yerel dergiler reklam vermeniz için en doğru adreslerdir.

Fakat tiraj düşüklüğü, içerik tüketicisinin yaş,cinsiyet,meslek vb. gibi profil özelliklerinin bilinmemesi gibi etkenler sebebiyle hedef kitle hiçbir zaman tam anlamıyla tutturulamaz.

Lokasyon bazlı optimizasyon, diğer pazarlama yöntemlerinden farklı olarak hedef kitleniz üzerinde neredeyse %100′lük bir isabet tutturur.
Örneğin, tatilde Antalya bölgesine gittiniz ve bu bölgedeki restoranları görüntülemek istiyorsunuz. Arama yapalım:

Arama Motoru Optimizasyonu

Lokal optimizasyonu yapılmış internet siteleri ilk sıralarda görünecektir:

Arama Motoru Optimizasyonu


Kafanıza takılıyor olabilir. Diyelim bir anahtar kelimede lokal optimizasyon çalışması yapmış yüzlerce şirket var. Bu durumda ilk sayfada görüntülenmeyi etkileyen faktörler nelerdir? Yani, eğer Antalya restoran kelimesi için Google Haritalarda yer işaretleyen çok fazla şirket var ise neden bazıları ilk sıralarda görüntüleniyorken bazıları en gerilerde görüntüleniyor?
İlk sayfada görüntülenmek için yapılması gereken çalışmalar nelerdir?
Yerel Arama Optimizasyonu İçin 6 Adım

Lokasyon bazlı optimizasyonda ilk sıralarda görüntülenmek için yapabileceğiniz en önemli şey, işletmeniz hakkında olabildiğince çok bilgiyi paylaşmaktır. Çünkü arama motorları güven duyabileceği şirketleri ön sırada çıkarmak istiyor. Son zamanlarda arama motorlarının Pagerank dışında Trustrank(Güven İndeksi denilebilir) isimli algoritmasının da sonuçları yüksek oranda etkilediği kanıtlandı. İşletmenizin gerçek bilgilerini vermesi, Google’a ”bana güvenebilirsiniz”, ”ben gerçeğim” mesajı iletiyor.

1- Rakiplerinizi Analiz Edin
Rakipleri analiz ederek işe koyulmak her zaman işi kolaylaştırır. Bunun nedeni sizden daha önce başarılı olanın güçlü ve zayıf yanlarını ortaya çıkarmanızdır. Eğer rakibinizin neden ilk sırada görüntülendiği hakkında yorum yürütebilirseniz, aynı yöntemleri siz de uygulayabilirsiniz. Ayrıca ondan fazlasını yaparak 1 adım öne geçme şansını yakalarsınız. Rakibin lokal optimizasyon yöntemini test etmek için ilk sıralarda görüntülenen işletmelerin adreslerini kopyalayıp Google’da aratın.
Çıkan sonuçlarda firmanın lokal rehberlerden birine kayıt yaptırdığını fark ederseniz siz de aynı rehbere firmanızı kaydedin. Lokal firma rehberleri Google sonuçları için yol gösterici olabiliyor.

2- Firma Rehberlerini Kendiniz Arayın

Google’a şehir isminizi ve firma rehberi kelimelerini yazarak aratın. Örneğin: ”İzmir Firma Rehberi”. Çıkan sitelere firma bilgilerinizi ekleyin. Bunun dışında Google’a sadece ”firma rehberi” yazarak da çıkan sitelere gerekli eklemeleri yapabilirsiniz.
Önemli olan noktalardan biri mümkünse kaliteli ve güvenli firma rehberlerine kayıt yapmanız. Hangisi güvenli diyorsanız fikir almak için Mozrank eklentisini tarayıcınıza indirin ve Trustrank’i yüksek olan online rehberlere kaydınızı yaptırın.

3- Başlık ve Açıklama Kısmında Şehrinizin İsmini Bulundurun

Site içi optimizasyonla işe başlayın. Unutmayın, önemli olan arama motorlarına ”alaka, ilgi” sinyallerini göndermeniz. Arama motorları, başlık ve açıklama kısmında şehir ismi gördüğünde gerekli ”alaka” mesajını alırlar ve lokal aramalarda sizin sonuçlarınızı öne taşırlar.

Örnek:

Arama Motoru Optimizasyonu


4- Sosyal Ağlar

Twitter ve Google Plus gibi sosyal ağlardaki profillerinizin biyografi ve açıklama kısımlarında şehir isminizi bulundurun.

Arama Motoru Optimizasyonu


5- Google Rehbere Kaydolun

Arama Motoru Optimizasyonu

Google Places, diğer adıyla Google rehbere işletmenizi buraya tıklayarak kaydedebilirsiniz. Kayıt yaparken bilmeniz gerekenler:
  • Google sizden onay için iletişim bilgilerinizi isteyecek. Google’ın verdiği kodu ilgili alanlara girdiğiniz takdirde Google işletmenin size ait olduğunu onaylıyor. Google kodu 3 şekilde paylaşıyor. Bunlar telefonunuzu arayarak, mektupla ve SMS ile. Mektubun ulaşması birkaç haftayı bulduğu için kodu almak için SMS ya da arama yöntemini tercih edin. Eğer Google’ın kodu arayarak vermesini tercih ediyorsanız, işletmenizde otomatik yanıtlama sistemi olmamalı. (Örneğin, ”satış için 1′e, müşteri hizmetleri için 2′ye…”). SMS en garanti yöntem gibi görünüyor.
  • Google’a işletmeniz hakkında ne kadar fazla resim gönderirseniz, üst sıralarda olma şansınız o kadar artar.(değişkenlerden sadece biri). Burada bir formül verelim. Gönderdiğiniz resimleri coğrafi olarak etiketlemeniz size büyük bir avantaj sağlayacak ve Google’a ”alaka” sinyalleri gönderecektir.
Resimde coğrafi etiketleme kolay şekilde (geotagged pictures) nasıl yapılır?
1- Google Picasa yüklü değilse indirin. Etiketleyeceğiniz resmi seçin → Üst menüden ”Araçlar”ı seçin → Coğrafi Etiket’i seçin → Google Earth ile Coğrafi Etiket Uygula’yı seçin.(Google Earth bilgisayarınızda yüklü değilse indirin).

2- İşlem sonunda otomatik olarak Google Earth açılacaktır. Şirket isminizi arama kutucuğuna yazın ve resmi etiketleyin.

Not: Google Places’a kayıt olduğunuz gibi Bing’in Rehber( Bing Places ) servisine de kayıt olup firmanızı ekleyebilirsiniz.
6- Foursquare, Yelp ve Google Review

Online itibarın korunması için Foursquare ve Yelp gibi sitelerde bulunan markanız hakkındaki yorumlar giderek önem kazanıyor.

Google’ın GPS teknolojisinden faydalanarak yer bildirmeye olanak tanıyan bu iki hizmette bulunan kullanıcı yorumlarını ön sıralarda göstermeye ne kadar hevesli olduğunu biliyoruz.

Bu durumda Foursquare ve Yelp’te yer alarak ve aktif olarak müşterilerinizi bu platformlarda yorum yapmaya teşvik edebilirsiniz. Örneğin, Foursquare’i pazarlama aracı olarak kullanmak ve platformda kampanyalar, yarışmalar düzenlemek müşterilerinizin Foursquare’de işletmeniz hakkında yorum yapmaların,ı aktif olmalarını sağlar.

Google Reviews’e burada ayrı parantez açmak lazım. Google’ın insan zekasına yakın şekilde hareket eden bir arama motoru geliştirmesi sürecinde umut bağladığı en büyük yeniliklerden biri Google’ın ”inceleme” hizmeti.

Google Reviews kullanıcıların tıpkı Foursquare ve Yelp’te olduğu gibi mekanlar hakkında görüş bildirmesine olanak tanıyor. Bir mekan hakkında pozitif yorumlar arttıkça, işletmeye verilen puanlar yükseldikçe o işletmenin sitesinin Google’ın gözünde değerlenmesi muhtemel. Google Reviews’i kullanıcıların nasıl kullandığını merak ediyorsanız buradan bilgi alabilirsiniz.

Not: Ne Foursquare ne Yelp ne de Google Reviews için müşterilerinizi yorum yapmaya zorlamayın. Yorum yapmalarını teşvik edecek kampanyalar düzenleyin ya da nazikçe rica edin. Yanlış anlamayacaklardır.

Lokal SEO, arama motorlarındaki kaderinizi hızlı şekilde değiştirebilir. Tek birşeyi unutmamanız kaydıyla:
”Ne kadar bilgi verirsen o kadar farklısın” yani Google’ın haykırdığı gibi: ” Ne kadar ekmek, o kadar köfte”.
(Kaynak: sosyalmedyacci.com/2013/07/lokasyon-bazl...)
Temmuz 2013

Özenç KılıçcıoğluTolga Sayan kişisini takip etmeye başladı

Tolga Sayan, Elektrik Elektronik Mühendisi, @tsayan

Temmuz 2013

Özenç Kılıçcıoğlu bir yanıt verdi.

Twitter hashtag analizi için bildiğiniz bir sayfa var mıdır?

Evet çok fazla analiz aracı var, ama en favorilerim ve nispeten ücretsiz olanlar:
  1. Topsy: topsy.com
  2. Twitonomy: twitonomy.com

Kolay gelsin.
Temmuz 2013

Özenç Kılıçcıoğlu bir yanıt verdi.

Sosyal medya kampanyalarının başarıya ulaşması için gerekli faktörler nelerdir?

Sadece sosyal medya için değil, hayatın her alanında başarının belirlenmesi için en önemli olan nokta başarı kriterlerinin açıkça ortaya koyulmasıdır.

Başarı kriterlerini ve hedefleri maddeler halinde sıraladıktan sonra başarıya ulaşmak için hangi stratejilerin izleneceği belirlenmeli ve başarı mutlaka ölçülmelidir.

Sosyal medya kampanyaları için konuşursak başarı kriterleri genel olarak:

1- Kampanya kaç kişiye ulaştı? Kampanyaya dönüş yapan kitle hedef kitle mi?

( Eğer kozmetik ürünlerin reklamını yapacaksanız, hedef kitleniz ev hanımları ya da genel olarak bayanlardır. Erkeklerin kampanyaya daha fazla tepki vermesi olumsuz bir sonuçtur)

Dolayısıyla hedef kitlenin belirlenmesi çok önemlidir.

2- Etkileşim Oranı: Etkileşimi basit bir şekilde açıklamak istersek: Şu anda benim yaptığım şeyin bir engagement olduğunu söyleyebiliriz.

İnploid'in kurucularının en büyük hedefi muhtemelen sitedeki etkileşimi arttırmak. Bu sitedeki etkileşimi arttıracak, yani insanları birbiriyle kaynaştıracak, oyunun içine karıştıracak etkenler neler?

  • Şu anda sorduğun soruya cevap vermem bir etkileşim belirtisi. Eğer bu soruya daha çok kişi cevap verirse bu soru altında bir komünite yaratılır, insanlar birbirini görür, takip eder, birbirine soru yöneltir ve böylece etkileşim artar.
Bu kuralı sosyal medya için düşünürsek: Bir tweetin kaç kişi tarafından retweet edildiği, Facebook'ta bir gönderinin ne kadar paylaşıldığı, like edildiği vb. birçok değişken etkileşim oranını belirler.

Dünyada bu konuda itibarı yüksek olan socialbakers.com'un engagement rate(etkileşim oranı) hesaplama formülünü aşağıda görebilirsin:

Sosyal Medya
Sosyal Medya

3- Kullanıcı Deneyimi: Ben kullanıcı deneyiminin bir kampanyanın kaderini belirleyen en kritik konu olduğunu düşünürüm. Özellikle interaktif kampanyalar kullanıcı deneyimini daha iyi yaşatır. Yaptığınız kampanyada kullanıcı henüz ürünü almadan onu deneyimleyebilirse alma ihtimali artacaktır. Son zamanlarda bu konuda arttırılmış gerçeklik uygulamalarını görüyoruz. Mesela Audi'nin çıkardığı Audi Vision isimli uygulama müthiş.

Uygulamada kullanılan yazılım, Audi modellerinin resim, ses ve teknik verilerine dokunarak ulaşmanızı sağlayarak showroom’u ayaklarınıza getiriyor. Dokunmatik ekran sayesinde arabanın içinde gezinti yapabilirken, arabayı çalıştırıp motorun gerçek sesini duyabiliyorsunuz.

4- Marka İmajına Katkısı: Diğer bir kriter de kampanyanın marka imajına zarar vermemesini, pozitif katkı yapmasını sağlamak. Kampanya yapayım derken sosyal medya krizi yaşayan çok fazla marka var.

Aynı şekilde sosyal medyayı sosyal sorumluluk projeleriyle birleştirip PR çalışması yapan markalar da uzun vadede müşterinin güvenini kazanıyor.

SONUÇ: Her kampanyanın başarısı koyulan hedeflere ve oluşturulan başarı kriterlerine göre değişkenlik gösterir. Önemli olan soru:

''Ne bekliyordum, ne aldım?''

P.s: Eğer başarılı sosyal medya kampanyalarını incelemek istersen, ücretsiz olarak indirebileceğin ''Fark Yaratan 36 Sosyal Medya Kampanyası'' isimli e-kitabı okuyabilirsin. Eminim, vizyonunu ciddi derece geliştirecek.

İNDİRME LİNKİ: sosyalmedyacci.com/ucretsiz-e-kitap-fark...
Temmuz 2013

Özenç KılıçcıoğluSibel Öğretmen kişisini takip etmeye başladı

Sibel Öğretmen, Fotoğraf Sanatçısı, @sibelogretmen

Temmuz 2013

Özenç KılıçcıoğluTeknoloji konu başlığını takip etmeye başladı.

Teknoloji

Teknoloji (Yunanca τέχνη (sanat) ve λογία (bilmek)), sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. İnsanoğlunun gereklerine uygun yardımcı alet ve...

Temmuz 2013

Özenç KılıçcıoğluSerkan Köse kişisini takip etmeye başladı

Serkan Köse, Girişimci, @serkan

inploid.com kurucu ortağı, fotoğraf meraklısı (https://www.flickr.com/photos/koseserkan/ ve https://instagram.com/koseserkan/), motosiklet sevdalısı, elektronik yüksek mühendisi, insan ve bir adam. Dünyanın değişebileceğine inanan bir adam...

Temmuz 2013

Özenç KılıçcıoğluHakan Köse kişisini takip etmeye başladı

Hakan Köse, İnternet Girişimcisi, @hakank

Web Application Development, ASP.NET, C#, SQL Server, Web Design and some passion..

Temmuz 2013

Özenç Kılıçcıoğlu bir yanıt verdi.

Sosyal medyada zaman zaman, düşüncelerden daha çok özlü sözler ile karşılaşılıyor olmasının sebebi nedir?

Merhaba Hasan,

İnsanlar, kendileri düşünmektense, isim yapmış kişilerin düşüncelerini paylaşmayı tercih ederler. Bunun en büyük sebebi bence düşünmenin çoğu kişi tarafından zahmetli bulunması.

''Başkası en iyisini düşünmüşken ben neden kafa yoruyum ki?'' mantığı.

Facebook için konuşursak ise biliyorsun hepimizin profil sayfasını Mevlana'nın sözleri kaplıyor, hepimizin birgün Mevlana kitabı çıkarma potansiyeli olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

Peki insanlar neden bunu devam ettiriyor?

Kanıtlanmış bir bilgi var ki bu da referans kişilerin dediklerini paylaşmak daha çok retweet ve like alıyor. Neden sosyal medyadayız? Dürüst olalım. Birileri bizi beğensin, konuşsun, dediklerimiz paylaşsın diye. Çünkü o zaman kendimizi değerli hissediyoruz.

Twitter için konuşursak, toplum tarafından kabul görmüş, kendi işlerinde başarılarını ispat etmiş, otorite olarak kabul edilen önemli şahısların ağzından çıkan her kelime altın değerinde algılanıyor. İstersen, Twitter profillerine göz at. Sadece özlü sözler paylaşarak 50 binin üzerinde takipçi yakalayan kişiler biliyorum.

Troll denilen sosyal medya korsanları ise güzel sözler paylaşmayı bir iş olarak kabul ediyorlar. Nasıl mı?

  1. Öncelikle ilgi çekici bir isimle hesap açarsın, mesela: ''@kafasicokguzel''
  2. Dikkat çekici bir resim koyarsın ( Buna sektördekiler catchy diyor )
  3. Başkalarının sözlerini paylaşmaya başlarsın.
  4. Takipçilerin artar.
  5. Diyelim 20 bin takipçiye ulaştın, ismini resmini herşeyini değiştirir ve ürününü pazarlama başlarsın, insanlar da çoğu zaman seni takip ettiklerini hatırlamadıkları için ( ki zaten aslında takip ettikleri sen değilsindir) pazarlama mesajlarını almaya başlarlar. İstersen oluşturduğun ucuz ayakkabı sitesinin linkini ver, istersen porseleninin tanıt.
Nihai sebebi ise ''Üreten değil, tüketen bir toplum olmamız''.

Bunun üzerine güzel bir söz gider:
''Dünyanın yarısı söyleyecek bir şey olan ama söyleyemeyen, öteki yarısı da söyleyecek bir şey olmayan ama durmadan konuşan insanlardan oluşur.''
Robert Frost

Sosyal Ağlar
Daha Fazla