Bilmek istediğin her şeye ulaş

Suat Köroğlu, 

Avukat

Hakkın dahi hakettiğince değer gördüğü hukuki düzen idealisti. Hukuki bilgi, tecrübe, deneyim ve yardımlar hakettiği değer karşılığında paylaşılır.

Ağustos 2016

Suat Köroğlu bir yanıt verdi.

Satıcı, taahhüt ettiği zaman ve yerde bir malın teslimini gerçekleştiremiyorsa (mal gelmemişse vs), alıcı bu durumu notere tasdik ettirebilir mi? Yani noter huzurunda "satıcı teslimi gerçekleştirememiştir" benzeri bir belge düzenlenebilir mi?

Bu belirttiğiniz durum ihtarname gerektiren bir mevzudan ibarettir. Noter kanalıyla gönderilen ve olayın gidişatını barındıran bir ihtarnameyi ilgili şahsa çekmeniz durumunda edimin ifa edilmemesinden kaynaklanan haklarınızı kullanacağınızı ihtaren bildirmeniz Hakkı'nızın ispatı için yerinde ve yeterli olacaktır. Karşı yan gerekli süre zarfında taahhüdünü ifa ettiğine yarar bilgi ve belgeleri ihtarnameye cevap şeklinde yine noter kanalıyla geri bildirime tabi tutamadığında ihtarnameniz ilgili dava sürecinde elinizde güçlü bir resmi belge olarak bulunacak ve belki de davayı kısa ve kesin bir şekilde çözüme kavuşturacaktır. Bu bağlamda ihtarnamenizin düzenlenmesi aşamalarının ve düzenlenme şeklinin oldukça önem arz ettiğini bilmelisiniz. Bu noktada hukuki yardıma ihtiyaç duyarsanız iletişime geçebiliriz. Kolay gelsin.
Ağustos 2016

Suat Köroğlu bir yanıta alt yorum yaptı

Bu gibi bir durumda riskin gerçekleşip bankanın ödeme yaptığı meblağı ihtarla size bildirimi sonrası verilen süre zarfında açık kapatılmadığı taktirde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılır. Bu icra yolunda bankalara özgü takip ve sonuca ulaşmayı kolaylaştıran hükümler mevcuttur. Birden fazla mektup verilmesi halinde ise banka sizin aklınıza takılan kısmı zaten bir şekilde hüküm altına almıştır. Ya riski kapamatmamanız sonrası diğer teminat mektuplarının hükümsüz kalacağını önceden öngörmüştür bir maddeyle ya da diğer mektupların sunmuş bulunduğunuz teminat değeri kapsamında geçerliliğini koruduğuna ilişkin bir ibareyle bu nokta aydınlatılmıştır.
Çok teşekkürler, süper açıklayıcı olmuş. Madem sizi yakaladım, bir iki soru daha sorayım :)
1- Teminat mektubu tanımı gereği şart-şurt ileri sürülmeden ilk talepte ödenmesi gereken bir şey olmasına rağmen, sözleşmeyle şarta bağlanmış mektuplar da var. Riskin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin çok kolay ispatlanabilir ve sözleşmeyle netleştirilmiş olması halinde, bankalar, mektubu verenden riskin gerçekleştiğine dair kanıt isterler mi? Yoksa tanımı gereği "derhal" öderler mi?
2- Risk gerçekleşti ve mektubu elinde bulunduran şahıs bunu kanıtladı. Banka da ödemeyi yaptı. Bankanın izleyeceği yol nedir? Benim ipotek ettirdiğim mülk için hemen haciz işlemleri mi başlatır? Aynı ipoteke ilişkin diğer mektuplarin akıbeti ne olacak?

Uzun oldu farkındayım ama cevaplarsanız çok sevinirim.
Ağustos 2016

Suat KöroğluRedeye kişisini takip etmeye başladı

Redeye, Avukat, @Redeye

Nevbet-i köhne-fürûşân dergüzeşt. Nev fûrûşânîm ü in bâzâr-i mâst
Docendo discitur = Öğrenerek öğretilir.

Ağustos 2016

Suat Köroğluİş Hukuku konu başlığını takip etmeye başladı.

İş Hukuku

YÖNLENDİR İş hukuku

Ağustos 2016

Suat Köroğlu bir yanıt verdi.

Bir işletme karşı tarafa boş kağıda imza attırmıştır ve kişi daha sonra bu kağıdı yırtıp atmıştır. Kişi daha sonrasında işletmenin kendisine bizzat imzaladığı kağıdı verdiğini ve şahsının şirkete borcu olmadığını belirten bir belge imzalatmıştır. İmza paraf imza olmasına rağmen belge geçerli midir?

Öncelikle merhabalar. Uzun bir aradan sonra siteye ilk girişim sonrası ilk yanıtımı sizden yana kullanıyorum.
Şirket sorumluluğu için şirketi temsile yetkili şahsın imzası, şirketin belirleyici özelliklerini ve vergi numarasını da barındırır kaşesini taşıyan bir kağıdın olması durumunda, bahsi geçen şahıs şizofreni dahi olsa bu şirketin sorunu olmuş olur. Sonuç olarak bir şizofreniyi şirket temsilcisi olarak atamak herhangi bir suç oluşturmuyor. Sonuçlarına katlanmak da gerekir doğal olarak.
İnploide yazmayı bırakmamın sebeplerinden biri cevap yazarken soruyu hatırlamaya çalışmak adına herhangi bir aktivasyon yok. Sorunun gerisini hatırlayamadın mı kalıyorsun. Çözüm üretilmesini temenni ediyoruz.
Sonuç olarak kuru bir paraf imzadan sorumluluğu şirket adına doğurmak zor. Fakat imzayı atan yerine göre ilgili davada adli tıp kurumu imza sükülerleri karşılaştırma işlemine tabi tutulup şahsen sorumlu tutulabilir belli durumlarda.
Ocak 2015

Suat Köroğlu bir yanıt verdi.

Bir kurum size kötü hizmet sağladığında nereye şikayet eder, nasıl hakkınızı ararsınız?

Kurumun üst birimine, varsa halka ilişkiler departmanına şikayette veya belli bir talepte bulunabilirsiniz. Bu yollardan sonuç alamamanız halinde kurumun idari bir kurum olması halinde, idari müddetlere uyularak idare mahkemesine dava da açılabilir. Fakat bundan önce kurumun ilgili/ilişkili olduğu bakanlık il/ilçe teşkilatlarına şikayette de bulunabilir. Valiliğin illerde idarenin üst amiri olduğu hatırlanırsa, devlet idari birimlerinden olan bir kurum söz konusuysa bu şikayet valiliğe de yazılı veya yazılı hale geçirilmek üzere ilgili memura sözlü olarak da yapılabilir.
Ocak 2015

Suat Köroğlu bir yanıt verdi.

Ocak 2015

Suat Köroğlu bir yanıt verdi.

Komik, zeki, yakışıklı bir erkeğin en itici yönü nedir?

Bu sıfatların vermiş olabileceği özgüvenin kendisinde yeni sıfatlar türetmesi olabilir. Misal; patavatsızlık, egoist, umursamaz-iplemez vb. Bunlar da doğal ve vazgeçilmez iticilik halleri olarak kabul görür kanımca. :)
Ocak 2015

Suat KöroğluMurat Telci kişisini takip etmeye başladı

Murat Telci, Hukuk Öğrencisi, @murattelci

Aralık 2014

Suat Köroğlu bir yanıt verdi.

Siyaset okumak istiyorum kendimi nasıl geliştirebilirim?

Güzel, hoş, masumane ve genel şartlarda anlamlı da bir soru. Soruna cevaptan çok sana bi abi tavsiyesi olarak Türkiye şartlarında siyasetten uzak durmanı söyleyebilirim. Eleştrilen bir mevcudiyet varsa bunu yeni jenerasyonun değiştirme çabası içerisinde olması gerekmiyor mu diye düşünebilirsin. Haklı da olursun bu konuda. Fakat ülkemizde sorun sistemde ve sisteme entegre olabilmek için onurlu ve tutarlı insan tanımının dışında yaşamaya alışık olmak gerek malesef. Tabi bi okadar da vurdumduymaz... Kısacası tavsiye etmiyorum.
Aralık 2014

Suat Köroğlu bir yanıt verdi.

Taşıyıcı annelik hakkında dini, hukuki ve duygusal boyutları yorumlarsanız sizler bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Taşıyıcı annelik kurumu Türk tıp hukuku literatür kapsamına alınmamıştır. Bunun sosyolojik ve kültürel bir çok etkeni olduğu söylenebilir. Türk kültürel aile yapısının etkilerinden tutun, kukuki soybağı tespitine, medeni hukuğun soybağı ve aile birliğini korumaya yönelik diğer bir çok hükmüne kadar uzanan, toplumsal yaşayışca benimsemesi gereken ve henüz Türkiye'de benimsenmeyen alternatif çocuk sahibi olma yolu olarak özetlenebilir bu kurum. Tercih sebepleri ise, kadının doğurtkanlık özelliğinin olmaması veya bu özelliği olmasına rağmen vücut yapısının bozulmasından endişe duyulması denebilir. Tabi bu iki ihtimalle de birlikte bulunması gereken en önemli şık, başvuran kişinin varlıklı olması. Etikliği konusuna gelince, salt bir birey olarak baktığımda, pek adil ve insancıl bulmadığımı söyleyebilirim.
Aralık 2014

Suat Köroğlu bir yanıt verdi.

Kamuya açık alanda sevişmenin cezası nedir?

Sevişme cinsel ilişki boyutuna varmadığı ve aynı zamanda teşhircilik kapsamına girmediği sürece cezası yoktur.
Aralık 2014

Suat Köroğlu bir yanıta alt yorum yaptı

Ufkunuz dahilince cevaplamanız yeterli olacaktır benim adıma. Bilinçli bir şekilde, bilmediğim ayrıntıların bildirilmesi adına yelpazeyi geniş tuttuğumu bilmenizi isterim. Teşekkürler
Soruyu biraz daha anlaşılır hale Getirirseniz daha kolay yanıt alabilirsiniz. İlgili kanun ve planlanan kelimesi ciddi geniş bir çerçeve çiziyor yanıt için.
Aralık 2014

Suat Köroğlu bu yanıtı beğendi:

Ceza muhakemesi adına CMK ve ilgili diğer kanunlarda yapılan ve yapılması planlanan güncel değişimlerin mevcut muhakeme sistemimize olumlu ve olumsuz ne gibi etkileri olabilir?

Soruyu biraz daha anlaşılır hale Getirirseniz daha kolay yanıt alabilirsiniz. İlgili kanun ve planlanan kelimesi ciddi geniş bir çerçeve çiziyor yanıt için.
Kasım 2014

Suat Köroğlu bu yanıtı beğendi:

Biriyle yeni başlangıçlar yaparken geçmişi sorgulanmalı mı?

Sizin geçmişiniz, deşilip sorgulanmalı mı? Tabii ki insanlar birbirlerini tanımak için birbirlerinin geçmişlerini bilmek isterler ama bu platformda gördüğüm üzere bu soruyu soran erkekler yok hiç seni öpen oldu mu, yok okşayan oldu mu, hiç seviştin mi, zar yerinde mi gibi ilkelliklerle iştigal ettiklerinden bu platformda bu soruyu soran erkek geçmişi sorgulamamalı. Sonra gururu kırılır, kıza kötü davranır hatta kızı hemen bırakır... Geçmiş eski sevgililerin sayıp dökülmesiyle sorgulamaz. İnsanın çocukluğundan başlarsın, yaşadığı şehirler, oynadığı oyunlar, gittiği okullar, okuduğu kitaplar, beğendiği filmler şeklinde olur... Türk gençlerinin bir kısmı cinsel hayatına eşekle bir kısmı da kerhanede başlıyor, bunları birinin sorgulamasını ister misiniz, siz bunları anlatırken, özellikle bir kadına eşekle yaşadığınız ilk ilişkinizi anlatırken sıkılmaz mısınız. Sizi geçtim kız bundan iğrenmez mi...

Ben kimsenin geçmişini sorgulamam, karşımdakinin geçmişi hakkında bilmem gerekenler zaten zamanla anlatılır. Hele eski sevgililer hakkında hiçbir şey sormam, ola ki kıyaslarım kendimi, ola ki eksik hissederim, ola ki moralim bozulur ve ola ki ilişkim bu nedenlerle sonlanır...
Kasım 2014

Suat Köroğlu bir yanıt verdi.

İleri demokrasi ne anlama gelir? Demokrasiden farkı nedir? Hangi ülkelerde uygulanıyor?

Demokrasi terimi ülkemizde zaten gereğinden fazla yöne çekilip durulmaktadır. Demokrasiye bile tam tanımlama getiremiyenlerin ileri demokrasiyi hedeflemeleri bana göre samimiyetsiz ve söylemden ibarettir. Olumlu algılanan bişeylerin ilerisi her zaman daha iyidir ya hani, yedir yedirebildiğine... .
Kasım 2014

Suat Köroğlu bu yanıtı beğendi:

Kendilerince, her fiili eleştri noktası haline getirilebilen bir iktidarı eleştirmekten öteye gidemeyen, örgütlenemeyen, aternatif oluşturamayan, alt tabakalarca samimi bulunmayan bir kitlenin siyasal yaşamda başarı sağlaması için ne tür önerilerde bulunabilirsiniz?

Bence de bir Gezi partisi olmalıydı... Park forumları falan bu işe çare değil. Önce yasal bir örgüt kurulmalı. Belki bir dernek. Yönetim kurulu ve üyeler olmalı, hepsi yasal olacak, defteri kitabı tutulacak, bürokrasi ne diyorsa harfiyen uyulacak. Bir manifesto yazılmalı, örgütün amaçları nelerdir... Tabii ki amaçların en önemlisi partileşmek. Bir partinin amacı iktidar olmaktır, iktidar olduğunuzda ihtiyacınız olacak bakanları, konularının uzmanlarını toplayın. Tabii ki uzmanlarla çalışılmalı, bir değil bir çok sosyolog, antropolog ihtiyacınız olacak. Toplumun nabzı tutulmalı. Uzmanları topladınız, sponsor bulmalı, Gezi'nin deli gibi sponsoru oldu, siz de bulursunuz. Daha önce belli projeler için nasıl sponsor bulunduğu araştırılır ve sponsorlar bulunur. Artık particilik oynayabilirsiniz. Yani önce hareketin çatısı oluşturulmalı ki sponsor arayışına da hemen başlayabilesiniz. Çatı var, proje hazır, gerisi çorap söküğü gibi gelecektir. Taksim dayanışmasıyla bağlantıya geçebilirsiniz ya da siyasi düşüncenize bağlı olarak ulusalcılarla mesela TGB. Bunlar hepsi yapılabilir şeyler ama asıl önemli olan iktidarı nasıl eleştirdiğiniz. Eğer aradığınız anarşik bir devlet yapısıysa hiç girişmeyin. Anarşik devlet yapısı zaten olmaz devlet varsa anarşi yoktur. Komunizm gibi idealleriniz varsa da girişmeyin, o sistemin yaşama şansı yok, zaten gerek de yok, bir avrupa sosyal demokrasileriyle gayet adilane ve mükemmel işliyor. Ülkeyi nasıl yönetmek istediğinize karar vermelisiniz. Bu ülke için en yakını ya şeriattir ya da laik demokratik cumhuriyet. Parti pazarındaki açıklar sosyal demokrat ve milliyetçi partilerde, bu yollardan birini seçerseniz sizin için avantajlı olur sonuçta AKP hem merkez sağ, hem muhafazakar hem de liberal kesime hitap ediyor. Eğer projeniz sağlamsa merkez sağ ve liberal kesimi de kazanabilirsiniz. İlk iş, iş... Çatıyı oluşturmak, kurucu yoldaşları bulmak. . .
Daha Fazla

İlgilendiği KonularTümü

Avukat

115 Kişi   46 Soru

Tezsiz

55 Kişi   2 Soru

Öğrencilik

2177 Kişi   122 Soru

Miras

26 Kişi   3 Soru

Siyaset (Türkiye)

1424 Kişi   470 Soru

Tüketici Hakları

81 Kişi   23 Soru

Mal

651 Kişi   367 Soru

Yazılım

2917 Kişi   548 Soru

Müzik

2853 Kişi   472 Soru

Eğitim

4008 Kişi   629 Soru

Bilgisayar

2531 Kişi   438 Soru

Sinema

3103 Kişi   300 Soru

İnsan Davranışları

3603 Kişi   955 Soru

Girişimcilik

3476 Kişi   358 Soru

Genel Kültür (Muhabbet)

3453 Kişi   280 Soru

Varoluş Hakkında

2776 Kişi   1061 Soru

Filmler

3201 Kişi   191 Soru

Web Siteleri

3047 Kişi   264 Soru

Kişisel Gelişim

1862 Kişi   145 Soru

Muhabbet

2083 Kişi   2355 Soru

İş Hayatı

2333 Kişi   325 Soru

Yaşam

1165 Kişi   390 Soru

Bilgisayar Programları

1792 Kişi   179 Soru

Futbol

858 Kişi   196 Soru

Dinler

1054 Kişi   327 Soru

Üniversiteler (Türkiye)

2236 Kişi   175 Soru

Felsefe

1851 Kişi   496 Soru

Kitaplar

2918 Kişi   267 Soru

Mekan Önerileri (İstanbul)

798 Kişi   69 Soru

Teknoloji

1855 Kişi   577 Soru