Bilmek istediğin her şeye ulaş

Anneme eşcinsel olduğumu söyledim. Benim hasta olduğumu düşünüyor. Ona eşcinselliğin bir hastalık olmadığını nasıl anlatabilirim. Tavsiye edebileceğiniz belgeseller, kitaplar var mı?

Can Canan'ın LGBTli aileleriyle ilgili çekmiş olduğu "Benim Çocuğum" belgeseli var, kesinlikle öneririm, hatta büyük oranda yolda gösterecektir size de ailenizede.

LGBT hayatlar ve ailelerinin zorlu mücadelesini başarılı bir şekilde anlatıyor bu belgesel film.
Ayrıca bu konuyla ilgili LİSTAG'dan da yardım alabilirsin (
Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks Bireylerin Aileleri ve Yakınları Grubu).

Topluluk ağırlıklı olarak anne ve babalardan oluşuyor, topluluğun söylemi tam olarak şu: Bizler LGBTİ bireylere sahip aileleriz. Kimimiz çocuğumuzun, kimimiz kardeşimizin cinsel yöneliminin ve/veya cinsiyet kimliğinin bildiğimizden farklı olduğunu öğrendik. Çocuklarımız, aile yakınlarımız bize açıldıklarında önce şok olduk, inkar ettik. Sonra bu durumun sebebini merak ettik!

Umarım faydası olur.
  • Paylaş
Cemil ipekçi'nin çok güzel bir sözü var. Bir röportajdan hatırladığım... "Allah beni erkek vücuduyla yaratmış ama kadın ruhu vermiş. " diyordu. Fakat dostum eğitim seviyesi çok düşük bir memleketteyiz... İşin gerçekten zor... Solak çocukların dahi sağ elle zoraki yemek yedirilmeye çalışıldığı bu memlekette kime neyi nasıl anlatacaksın. Anneni en iyi sen tanıyorsun o zaten zamanla alışacak bence onu kafaya takma, ben de ateist olduğumu söylediğimde ilk tepkisi "tövbe de yavrum" olmuştu : -)
  • Paylaş
12

Ece Naz Sonat, Çok doğru şeyler yazmışsınız. Ateist bir aileye sahip olduğum için şanslı hissettim tekrar. :)

Mahir Uskan Batmaz, Ruhun cinsiyeti yoktur. Eşcinsellik bir hastalık değil, bozukluktur. Dolayısıyla tedavisi yoktur; yalnızca kişinin heteroseksüel bir yaşam sürebilmesi için psikolojik destek verilebilir. Kişi kendi iradesiyle yönelimini değiştirmek istemedikçe hiç bir destek sonuç tam olarak vermez.

esra dem, ah bu annelere babalar :)

Birkan Aydin, Yahu Mahir Bey, bir insan neyi isteyip neyi isteneyeceğine nasıl karar verir. Bir insan akıllı olmayı ya da yakışıklı olmayı seçebilir mi. Kör olmayı ya da sağır olmayı... Bazı şeyler genetiktir. Bir tercih değildir.

Mahir Uskan Batmaz, Yorumumu bir daha okursanız, eşcinselliğin tercih veya bir hastalık olmadığını, yönelimsel bir bozukluk olduğunu ifade ettim.

Yüksel Tan, "Allah beni erkek vücuduyla yaratmış, kadın ruhu vermiş " söz bu değil mi. Şimdi değerlendirelim. Allah yarattı zalimlik olsun o insana zulüm olsun diye erkek fizyolojisine kadın ruhu verdi, hayatı boyunca eziyet çeksin diye. 1. Si Ama Allah zulmetmez. diğer senaryo Allah erkek vücuduna yanlışlıkla kadın ruhu verdi. Bu da ikincisi ama Allah hata yapmaz öyle değil mi. Eşcinselliğin doğru olduğunu düşünen bir insanda Allah için yanlış algı oluşması şaşırılacak şey değil.

Yüksel Tan, Şu noktada haklısınız. Eğitim seviyemiz o kadar düşük ki eşcinsellik eğilimde bir gariplik görüp tedaviye yanaşmıyoruz. Tamamiyle cahillik. Hoş, ortada bunu tedavi edebilecek doğru dürüst bir tıp mevcut mu tartışılır. Eşcinsellik özgürlük değil, hastalıktır. Şeker hastasıyım özgürlüğümü yaşıyorum gibi bişey olabilir mi.

Tarık Gandur, Tüm dünya eşcinselliğin hastalık veya bozukluk olmadığını söylerken. Hayvanlarda dahi eşcinsellik gözlemlenirken, eşcinselliğin hastalık olduğunu iddia etmek sadece homofobikliktir.

Tarık Gandur, Yönelimsel bozukluk ne demek? Hangi tıp literatüründe böyle bir kavram var? Tıpta bozukluk viral bir sebebi olmayan rahatsızlıklara denir. Mesela ruh sağlığı ile ilgili tüm rahatsızlıklar bozukluktur. Bu sebeple de yönelimsel bozukluk kelimesi ile herkesin kast ettiği anlamda hastalık arasında bir fark yok.

Harun Tangöze, Tarık bey hayvanlar hiç hasta olmuyormuş gibi konuşmuşsunuz. Size samimi bir soru soracağım amacım tartışma yaratmak değil fikirlerinizi merak ediyorum.

Duruma bilim camiasındaki genel inanıştan biraz koparak biraz biyoloji felsefesine inerek bakmayı deneyelim. Canlıyı canlı yapan şey genetik materyalini aktarmak ve türünü devam ettirmek değil midir? Değilse sizce canlıyı canlı yapan şey nedir ?

Birkan Aydin, Harun Bey, Canlıyı canlı yapan şey üremek üzerine kurulu ise, kısır olan kişilerin canlı olmadığını ve yaşama hakları olmadığını mı düşünmeliyiz. Bu bir hastalık ise, bu virüsün adı nedir? Bin yıllardır var olan bu hastalığın sizce halen tanı konulamamış olması mümkün müdür?(tedaviden bahsetmiyorum.) Bu hormonlarınızla alakalı bir durum olmadığı için, bir hastalık değildir ve tedavi edilmesi gerekmemektedir. Eğer eşcinsellik bir seçim ise, siz heteroseksüel olmayı ne zaman ve nasıl seçtiniz? Bilinç ve duygu belli bir zeka seviyesi ile varolabilmektedir. bunun için akrepler yavrularını bize göre acımasızca yiyebilir. Duygusuz oldukları için akrepleri suçlayabilir miyiz? Homoseksüellikte duygusal ve içgüdüsel bir kavramdır. Kişilerin seçimlerine, yönelimlerine bağlı olmadığı gibi, bir hastalık olarakta görülmemelidir. Bu domatesi yiyemeyen kişileri aforoz etmek gibidir.

Harun Tangöze, Cevap tatmin etti teşekkür ederim sn birkan.

Her konuda olduğu gibi anneye olan açılım daha kolay oluyor... Yazılan yorumları okudum ancak ben aile bireylerinin belgesel veya makale ile kabullenme aşamasını atlatacagini düşünmüyorum. Eşcinsel olduğunu yıllar önce açıklayan buna rağmen aile üyelerinin üzerindeki evlilik baskısı ve torun hayallerinden duyduğu baskıyı hala atlatamayan yakinlarim var. Bizim algilarimiz Türk milleti olarak sabittir ve degistirmek uzun bir nesil bir nesil istiyor. Sadece zamanla alışılmış bir hal alır ama kabullenme zor. Böyle bir soru daha vardı yanılmıyorsam çocuğunuz eşcinsel olduğunu size itiraf etse ne yapardınız? Orda @samanbayyurt bi yanıtı vardı çok beğendiğim. . Benim çocuğum bunun itiraf edilecek bişe olmadığını bilir ve benimle bunu paylaşırdi diye. Üzgünüm arkadaşım bu ülkeye de insanlarına umudum inancım kalmadı. Sende ne hissediyorsan onu yasa ve yaşat.

Bit örnekle kapatayim geçen ay sabaha karşı bir bebek doğdu ve çift cinsiyetliydi. Bu tabi bir vaka olduğu için herkes gelip üzerinde değerlendirmeler yaptı. Hatta bence Kız yok ya erkek diye iddialara bile girildi. Aileye bunu söyleyince aile yıkıldı ve biz e sorulacakmi cinsiyeti dediler. Üzerine konuşacak ne var bilemiyorum.. Söz hakkı olmayan bir çocuğun üzerinde onların değil hormonların yetkisi ve etkisi vardı ama bunu tavana anlatmayı tercih ettim.
  • Paylaş
3

Şaman, Hoşgeldin Gonca, özlettin. ☺

Devrim Deniz Bardakcı, ..Şaman'ın yanıtı (size) yeterli gelebilseydi keşke böyle bir yorumu hiç yapmamış olsaydınız.

Gonca Köse, Yanıtı bana değil keşke herkese yeterli gelebilseydi herkes bu şekilde dusunseydi bizde burada bunu tartismasaydik. Benim yorumumdan neyi çıkardığıniz bilemiyorum ama farklı fikirleri ortaya koymak için var inploid. Bu yüzden seviyorum..

Ben olsam babaya da söylerdim. İkisine de bunun genetik olduğunu anlatırdım. O genler sonuçta size ikisinden birinden geçmiş... Hastalık olduğunu düşünüyorlarsa demek ki sizi hasta etmişler, kendilerini bir tedavi ettirmeliler, sonuçta gizli taşıyıcı olmak hasta olmaktan bile tehlikelidir.

Burada bir bilimsel makale var:
dailymail.co.uk/sciencetech/article-2559...
  • Paylaş
5

Mahir Uskan Batmaz, Çok iyi bir cevap, Şaman A'bi :) Aileye kapak niteliğinde!

Şaman, Kapak değil de en yakinen muhatap olmak zorunda olanlar zevzeklik yapmasın. Ebeveyn olmanın fıtratında eşcinsel ya da hatta sakat çocuk ebeveyni olmak da var. Çocuğun olduğu gibi kabul görmesi gereken yer ailesidir öncelikle...

Mahir Uskan Batmaz, Evet, haklısın A'bi. Katılıyorum. Kapak biraz işin hafif mizaçlı boyutunu öne çıkardı gibi oldu.

esra dem, Saman bey cok haklisiniz ayni seyi bende onlara soyledim, bir cocuk getirdiysen bu dunyaya senin olene kadar analik ve babalik gorevin var. Evlat hayirsiz degilse herseyi ebeveynlerini mutlu etmek icin yapiyorsa , evladinin escinsel oldugunu ogrendiginde herseyinin bosa gittigini soylemek ve dusunmek cok yanlis.

Şaman, Kimbilir belki hayırsızlık geni bile vardır. Ya da hayırsızlığı oluşturan faktörlerin çoğunu ana ve baba ailede oluşturmuştur. Evlat hayırsız bile olsa evladın tüm genetiğinden anne ve babanın genetiği sorumludur. Nasıl ki çocuk kanser olursa genetik olarak sorumlu olmak zorundalarsa, çocuk eşcinsel olduğunda ve bunu beğenmediklerinde de yine kendileri sorumludur.

Daha önce paylaşmıştım. Belki anneniz ve babanız için kendilerine daha yakın hissedebileceği kişileri dinlemek iyi gelebilir. inploid.com/view/? Url=http%3a%2f%2fwww....
  • Paylaş
15

Şaman, Sakın ha neden beğendin deme!.. @bazarov'dan beri beğenme de seviyesizlik oldu bu sitede :)

Belgi Saygı, ahahahahaa yok bunun için demeyeceğim :) Ama geçen sefer gerçekten merak ettim. Ayrıca seviyesizlik demek çok yanlış olur :(

Şaman, Yalnız @bazarov çok fazla gönderi beğeniyorum diye beni takibi bırakmış :) En üst seviyeyi takip etmeyip aşağılarda bir yerde seviye oyunu mu oynuyor ne :D Tabii bu arada ben de onu takibi bıraktım...

Belgi Saygı, hmm belki senin kategori dışı olman gerekiyordur :) @serkanköse ne der buna bilemedim. Hatta doğru mu yazdım onu da bilemedim :)

Birkan Aydin, Filmin sonunda "Koskaca Dünyaya benim çocuğumu sığdıramadılar." yazıyor...Son zamanlar da okuduğum en anlamlı cümle bu sanırım. Bir anneye bunu söyletenlere yazıklar olsun.

Belgi Saygı, kesinlikle katılıyorum @Birkan Aydin! Alt yorumunuza benden +1 :)
Serkaaaaan! Hakaaaan! Köse kardeşleeer. Bu sese kulak verin! ;)

Şaman, Cümle süper acıklıymış @birkanaydin . @belgisaygi aslında durumumun çeşitli zorlukları ortaya çıkıyor, geçenlerde bahsettiğim gibi ve artıyor. Puan yok olsa daha da kötü olacak sanırım... Yine de biz seviyeyi kimseden öğrenecek değiliz :)

Belgi Saygı, :))) seviye konusuna katılıyorum. Ama artık şu puan konusu bir açıklığa mı kavuşsa. Kimseler takılmasa mı? Ben de bilemedim.

Şaman, Şimdi bu rumuz mevzusu işlemiyor ya, ben bir çözüm buldum, kişiyi üstüne orta tuşla tıklayarak ayrıca açıyorsun ve en tepede adres satırında kişini rumuzu yazıyor, oradan kopyalayıp yapıştırıyorsun. :) @serkan @hakank ben olsam bunu düzeltme yoluna giderdim, cidden gidilen yol uzun, engebeli ve teknolojik bir site için çok ilkel :)

Belgi Saygı, bir +1 de bu yoruma gelsin

Şaman, Acaba diyorum bunu yazı olarak hatta soru olarak paylaşsam bu soruna bir çözüm bulurlar mi :)

Belgi Saygı, daha iyi olur. en azından buradaki konunun dışında çok konuşmamış oluruz.

Hakan Köse, Alt yorumlarda rumuz meselesi; istek alındı arkadaşlar. Ne zaman hayata geçer o konuda bir şey diyemiyorum şu an :)

Belgi Saygı, sadece bunu anladığınız için +1, beğeni durumunu anlamadığınız için -1 :)

Öncelikle gerçekte olduğunuz kişiyi gizlemek yerine ailenize açıldığınız için sizi tebrik ederim. Ben ilerleyen yıllarda bunların atlatılacağını ve zamanla herkesin bu konuda çok daha saygılı olacağına inanıyorum. Ama şu sıralar hala çok sıkıntılı bir durum. Çok fazla bilgim yok maalesef kitap olarak ama oldukça eski yapımlı bir film vardı "Word Is Out" adında. Her ırktan, yaştan eşcinsel kadın ve erkekler kendi hayat hikayelerini anlatıyordu. Belki annenizin sizi daha iyi anlaması için faydalı olabilir diye düşünüp cevap yazmak istedim.
  • Paylaş
Söyleyebilirsin, ifade edebilirsin, ama anlatabilir misin orasını bilmek bizim için imkansız.
Eşcinselliğini yıllarca saklayan tanıdığım da var, ailesine söyledikten sonra yıllarca görüşmeyeni de biliyorum.
Kabullenseler de, reddetseler de önemli olan senin eşcinsel olduğunu söyleyecek medeni cesaretin.
Unutma, ne olursa olsun et tırnaktan ayrılmaz. Bu yüzden sana ne kadar ters olurlarsa olsunlar, senin sakin kalman önemli. Senin, kendine saygın önemli.
  • Paylaş
Uçak yapmadan önce, uçmanın ne olduğunu öğrenmeli diye düşünüyorum. Aynı şekilde eşcinselliğin hastalık olmadığını kabul ettirmek öncesinde, hastalığın ne olduğunu anlamalısınız annenizin fikrince.
Ezelden bu yana kimi çok uç noktalarda, kimi toplumun deyimiyle "normal"e daha yakın taraflarda bulunan 'farklı' insanlar hasta olarak nitelendirilirler. Çünkü insanlar onlardan bir bakıma korkar/çekinir ve anlayamaz. Haliyle de garip gelir insana ve garip olan hasta olandır genelde sonuç böyle çıkar.

Öncelikle bilimsel açıklama yapamam ama bildiğim kadarıyla her cenin başlangıçta dişidir ve eğer söz konusu bebek erkek olacaksa, belli bir evreden sonra önce vücudun erkek vücuduna dönüşmesi için bebek daha anne karnındayken vücuduna testosteron hormonu verilmeye başlanır. Bu da tabii dna kodu baz alınarak yapılır. Bir süre sonra anne karnındaki bebeğin vücudu erkek vücuduna döndükten sonra, bu kez de beynin kendisi erkek beynine dönüşmesi için testosteron yağmuruna tutulur. Ancak bilim insanlarına göre sebebi henüz bilinmiyor olsa da bazı insanlarda bu süreç iyi işlemez ve beyin, tam olarak erkek beynine dönüşmeden süreç tamamlanmış kabul edilr. Böylece erkek bedeninde bir kadın beyni ile doğar o bebek. Yani sonuç olarak toplumdaki genel kanılar baz alınarak buna hastalık dense bile bu aslında bir hastalık değil, farklılıktır. Ama kabul görür, ama görmez, orası başka mesele.
  • Paylaş
Eş cinsellik normalde bir hastalık mıdır bilmiyorum. Ancak vücudunda hem erkek, hem kadına ait organ mevcut olan ve tıbbi açıdan gerçekten çift cinsiyetle doğmamışsanız veya hormonal bir bozukluğunuz yoksa eş cinsel değilsiniz bir kere.

Anatomik olarak herhangi bir farklılığınız yoksa sadece kendi cinsine ilgi duyan birisi olursunuz o kadar.
Cinsel tercihinizi eşcinselim diye ortaya koymanız tıbbi değil bir kere. Buradan hareketle cinsel tercihinize saygı duymak adına bunu çok irdelemek elbette haddim değil ancak şu da var ki organik yada hormonal sebeplerle tıbbi gerekçesi olmadan kendi cinsine ilgi duyan insanlar sadece haz duygusunun esiri olarak normal dışı tercihler yapabilirler.
Tarihte bir çok ünlü insanın kendi cinsleri ile birlikte olduğu biliniyor. En meşhuru büyük İskenderdir mesela adam Hindistan'a kadar fetih etmiş bir savaşçı ama erkek seviyor.
Doğal ve yaradılışçı hangi açıdan bakarsanız bakın üreme tekniği açısından erkek erkeğe yada kadın kadına ilişki bilimsel yada dinsel olarak normal dışıdır.

Eğer bedenim erke, ruhum kadın kafasında bir tercih ile kendi cinsinize ilgi duyuyorsanız ve tıbbi delilleriniz yoksa sizde normal olmayabilirsiniz ki bu durumda anneniz çok ama çok halı oluyor.

Sizin tercih haklarınız sadece haz ve hissi duygularınız özgürce tatmin olsun diye annenizi haksız görme hakkını kimseye vermez. Size de vermez.

Anneni dinle bir doktora git bir öğren bakalım gerçek eşcinsel misin bunu bile bilmiyorsun belkide.

Hormon denilen zıkkımlar insana kendini doğasının dışında hareket ettirecek kadar etkilidir ve bu etki insana normal dışı şeyleri normalmiş gibi gösterir ve hissettirir. Ancak böyle hissediyorum demek bunun doğal akışta normal olduğu anlamına gelmez.

Doğal olsaydı erkek erkeğe yada kadın kadına da üreme olurdu bu kadar bilimsel işte sorunuzun cevabı.

O doktora gidiniz. Anne sözü dinleyiniz.

İnsanların cinsel tercihlerinize saygı duyuyor olması sizi aldatmasın, durum normal değil dostum.

Sonuç olarak;
Vücudunuzda erkek ve kadın üreme organlarından ikisine de sahipseniz ya da emareleri varsa veya hormonal bir bozukluğunuz varsa eş cinsel sayılırsınız ve bu tespitlerin de bir doktor tarafından yapılması lazım. Aksi halde eş cinsel filan değilsiniz sadece haz ve hisleriniz size böyle hissettiriyordur bu da sadece aynı cinse yönelimdir eş cinsellik filan hiç değildir. bunu da yine bir doktorun tespit etmesi lazım ve duruma göre seçeneklerinizi bilim ışığında değerlendirmelisiniz.

Yazımı birkaç hakkan sözü ile (şiir ile değil, bazrovun isteği üzerine önemli uyarı :)) ) bitireyim.

1.SAKAL SAKALA DEĞİYORSA SAKATLIK SAKALDA DEĞİLDİR.

2. İNSAN SEVMİYORUM, HELE ERKEK HİÇ SEVMİYORUM.

3. ERKEK SEVEN ERKEK RAKI ŞİŞESİNİ SALLIYARAK AÇMAYA ÇALIŞIR.

: -)
  • Paylaş
7

Bazarov, Bu Hakkan eğer sen isen, gözünü seveyim şiir yazma :)

Hakan, :)))) insan sevmiyorum dediysem o kadar değil bazrov. dost sözü dinlerim. :)))

Bazarov, :) Şaka yaptığımı biliyorsun.. Ama böyle cümlelere çevirerek yırtmaya falan çalışmışsın onu da yutmadık haberin olsun :)

Hakan, şaka candır patron :)

Tarık Gandur, Cinsel Tercih diye birşey yok. Cinsel Yönelim var. Dünyada 450'den fazla hayvan türünde eşcinsel davranış olduğu tespit edilmiştir. Sizce bu hayvanlar bu davranışı "tercih" mi ediyorlar? Bu sebeple tercihten değil yönelimden bahsedilmektedir.
"Doğal olsaydı erkek erkeğe yada kadın kadına da üreme olurdu bu kadar bilimsel işte sorunuzun cevabı." demişsiniz. Bu durumda bu hayvan türleri içinde anormal mi diyeceğiz. Peki doğada azımsanmayacak kadar sık görülen bir olguya doğal değil demek nasıl bir mantık? Cinselliğin sadece üreme amaçlı olduğu fikrinin hayvanlarda da geçerli olmadığını eklemem gerek. Pek çok hayvan üreme amacı olmadan iletişim veya zevk amacı ile cinsellik yaşamakta hatta bazı hayvanlar kendini tatmin etmektedir. Cinselliğin tek amacı üremek değildir.

Hakaninploid.com/tgandur öncelikle düzeltmeler için teşekkür ederim bu sebeple yazımın konu hakında ki bilgisizliğimi vurgulayıp kendi düşüncelerimi yazdığımı ifade etmiştim.

örneklerinizin bilimsel açıklamaları muhakkak vardır nacak şöyle bir tereddütü gidermekten yoksun. Hayvanların bilişsel gelişimi ile inanların gelişimi aynı değil. Takdir edersiniz ki sosyalleşme , modernleşme, gelişme yönleri ile insanlar hayvanlardan çok öndedir. O kadar önde dir ki bu gelişim dünyanın kendine sunulmuş bir nimet olduğu egosunu din olarak kabul etmiştir adeta , bu sebeple verdiğiniz hayvan örneklerinden insan içinde uygundur sonucuna ulaşmak çok zorlayıcı ve adaletsiz olur kanaatindeyim. Örnekleştirmek gerekirse primatlar insan genetiğine ve kısmen sosyolojisine yakın bir toplumsal hayat sürerler ve dediğiniz gibi eşcinsel yönelimler oldukça da yaygındır ve sadece üreme güdülü değil haz güdülü de çiftleşirler. Ki burada ki çiftleşmenin başlıca unusurlarından biri de üstünlük ve otoritedir, ancak bu tespitler insalara meç edilerek tabiatta böyle ve doğaldır denilemez çünkü bilimsel bilinç primatlarda yoktur, değerler örgüsü ahlaki bıyutta değildir, din ve hukuk anlayışları insan medebiyetleri ile aynı yapıda değildir. Evet insansı bir bakış açısı ile de primatların ya da diğer hayvanlarında eşcinsel yönelimleri doğaya aykırıdır.

Tarık Gandur, Hayvanlarda eşcinselliğin olması bunun insana özgü olmadığını ve doğaya aykırı bir durum olmadığını gosterir.
Bilimsel bilgi veya gelişmiş biliş doğal olarak bulunan bir takım özelliklerin yok olacağı anlamına gelmez.
Ahlaka gelince, ahlak zaten tamamen toplumsal bir olgu.
insandaki bilimsel bilincten bahsetmissiniz. Escinselligin anormal bir davranis olmadini soyleyen de zaten bu bilincin urettigi bilimdir. İnsanin gelismis bilişi onun ahlaki ve sosyal degerlerin otesinde bu olguyu anlamasını saglamistir zaten.
Din bambaska bir konudur ve benim gorusume gore bireysel bir meseledir.

Eşcinsellik bir hastalık değildir. Heteroseksüellik kadar doğal bir cinsel varoluştur.
Cinsel yönelim ile ilgili kavramlar maalesef çok bilinmiyor ve karıştırılıyor. aycaevhali.com/cinsel-yonelimi-anlamak/ adresinde konu ile ilgili bir yazım var. Belki bunun üzerinden giderek temel kavramları açıklamayı deneyebilirsiniz.
CETAD derneği özellikle 3 büyük şehirde ailelere yönelik bilgilendirme ve destek toplantıları yapıyorlar. Bunun bir hastalık olmadığını anlatıyor ve aynı aşamalardan geçmiş aileler ile buluşturuyorlar. Kesinlikle yararı olacaktır: cetad.org.tr
Belgesel olarak da Benim Çocuğum filmini öneririm. Ailelerin bakış açısı ile yapıldığından yararlı olacaktır. dr.com.tr/film/benim-cocugum/sule-ceyla.
  • Paylaş
Aslında özgürlük ile alakalı bakış açınızı değiştirirseniz sorun çözülür. Sen bunu kabul ettirmek zorunda değilsin, elbette onlar da bunu kabul etmek zorunda değil. Bazı tercihler, yaşantımızda büyük değişimlere yol açar ve bu değişimlere göğüs germenizi öneririm.
Yeni bir yol çizin kendinize, önceliğiniz tercihlerinize olan saygınız olsun. Yoksa kendinize olan saygınızı da kaybedersiniz.
Yine de alışmalarını ve seni olduğun gibi kabul etmelerini içtenlikle istiyorum.
  • Paylaş
Cesaretini toplayıp konuşarak en zor kısmı başardın. Şimdi önemli olan sakin olup yıllarca kulaktan dolma bilgilerle yaşayan bir insana iyi bir öğretmen olabilmek var. Erkekler Ağlamaz, Filedelfia gibi filmleri izleyebilirsiniz bence hatta annenle birlikte Metin Hara okumaya çalış. Sen sen ol pes etme. X ve Y kromozomlarının geliş ve sende birleşme hikayesini anlat. Dinlemek zorunda çünkü senin oluşumunu başlatan kendisi...
  • Paylaş
Bu dünyadaki yaşam amacınız nedir? Ölüme inanıyor musunuz? vs. vs.
Lafı fazla uzatmayacağım, eğer bu konuyla alakalı çekilmiş güzel, romantik, abartılı filmleri bulup ailenize izletirseniz, o duygusal boşlukta sizi kabullenmek ve hatta o halinizle sevmek zorunda kalacaktır.
  • Paylaş
Eğer siz annenize bir türlü anlatamıyorsanız, birlikte psikoloğa gitmenizi öneririm (tabii önyargılı olmayan bir psikoloğa) Psikolog önermemdeki amaç hem annenizin böyle bir duruma yaklaşımı konusunda ona yol göstermesi için hem de sizin içindir. Belki eşcinsel değilsinizdir. (Bu son cümlemi, durumunuz hakkında fazla bilgi vermediğiniz için sarfettim. Özel hayatınız olduğu için saygı duyuyorum size, yanlış anlamayın. Naçizane kanaatim, eşcinselliğin basit olmadığı, gizli ya da aleni yaşansın, bir hayat tarzı olduğudur)
  • Paylaş
Eşcinselliğin genetik olduğunu nerden çıkarıyorsunuz yapmayın lütfen!
  • Paylaş
1

Tarık Gandur, Siz olmadığını nereden çıkartıyorsunuz? Kalıtımsal veya doğumdan gelmediğine dair bilimsel bir makale veya araştırma gösterebilir misiniz?

Rusya 2013'te "Gelenek dışı yaşam tarzlarının yüceltilmesini"Rusya "Transeksüellik akıl hastalığıdır. " dedi... "Transeksüeller de diğer akıl hastaları gibi ehliyet alamazlar" diye karara bağladı.
  • Paylaş
9

Tarık Gandur, Yanlış anlamadıysam sizde Rusya'nın bu fikrini destekliyorsunuz. Bir PDR öğrencisinin hiçbir bilimsel dayanağı olmayan böyle bir savı desteklemesini çok acı buluyorum.

İbrahim Öztürk, Ben elhadülillah müslüman olmam hasebiyle bu gibi şeylere karşı çıkarım.Bu güne kadar gelmiş bütün ilahi dinlerde yasaklanmış ve toplu helaklara sebep olmuş bir şeyi ben savunamam .

Tarık Gandur, Dini inanışlarınızdan dolayı tasvip etmemenizi anlıyorum ve saygı duyuyorum. Sonuçta herkes aynı düşünmek zorunda değil ve herkesin düşüncesini, inancını açıklama ve buna göre yaşama hakkı var. Diğer taraftan "karşı çıkarım" dediğinizde karşı tarafın özgürlüğünü kısıtlamış olmuyor musunuz?
Ayrıca bilim bu bir hastalık veya anormali değildir diyor. Bu noktada geleceğin ruh sağlığı uzmanı olarak mesleğinizi icra ederken ruh sağlığı biliminden yararlanmanız gerekmez mi? İnanç sizinle Allah arasında olan ve başka kimseyi ilgilendirmeyen birşeydir. Ancak mesleğinizi nasıl icra ettiğiniz hizmet verdiğiniz herkesi etkiler. Eşcinselliğin hastalık olduğunun savunulması ve tedaviye çalışılmasının ruh sağlığında kalıcı olabilecek hasarlar doğurduğu bilimsel olarak gösterilmiştir.

İbrahim Öztürk, Anlayışınız için teşekkür ederim küresel çeteye hizmet eden bir çok doktor eşcinselliğin hastalık olmadığına dair millete normalmiş gibi gösteriyorlar amaçları dünya nüfusunu azaltmak(bir çok doktor bir zamanlar margarin yağı sağlığa iyi geliyor derken son yıllarda tere yağı iyi geliyor demedi mi ve hala kısırlık yapan aşıları sağlığınız için gerekli göstermediler mi. ) İnanç kulla allah arasındadır demişsiniz öyle ise cihat neden farz kılındı bir kafirin müslüman olmasını sağlamak üzerine güneşin doğup battığı her şeyden hayırlıdır sözü neden söylendi.Bizim dinimizde neme lazımcılık yok bana lazımcılık var .Her koyun kendi bacağından asılmaz bizim dinimizde.AYRICA DAHA BİLİM RUHU TAM ANLAYAMAMIŞ AÇIKLAYAMAMIŞKEN Mİ EŞCİNSELLİĞİN RUHA KALICI ZARALAR VERDİĞİ SÖYLENİYOR( BU KOMİKLİKTEN ÖTEYE GİDEMEZ) eşcinsellik hastalık değilse nedir?.

Özgürlük kısmına kiç girmek istemiyorum şu cümle yeter galiba.Özgür olarak geldik mi ki dünyaya özgür olalım.Daha en önemli varlığımız olan anne ve babamızı bile seçemiyorken.

Tarık Gandur, İbrahim bey:
Ruh derken kast ettiğim şey Ruh Sağlığı kelimesindeki ruh. Dilimize bu terim ruh sağlığı olarak geçmiş İngilizcesi Mental Health. Yani ben burada metafizik bir kavram olarak ruhtan bahsetmiyorum. Eşcinselliği tedavi ettiği öne süren reparatif adı verilen sözde tedavilerin insanın psikolojisine kalıcı hasarlar verdiği kanıtlanmıştır. Siz de bu meslekte okuyan biri olarak kütüphaneye gidip kontrol edebilirsiniz.
"Küresel çeteye destek veren bir çok doktor" demişsiniz. Bir çok kelimesini düzeltmek gerek. Uluslarası tüm bilim ve meslek kuruluşları "eçcinsellik hastalık değildir" demektedir. Dünya çapındaki sağlık, psikiyatri, psikoloji örgütlerinin bu fikirilerini benimsemiyor olabilirsiniz elbette ancak okuduğunuz bölümün bu örgütlerin ve bu örgütlerde çalışan kişilerin ürettikleri bilimsel bilgi ile şekillendiğini hatırlatmak isterim. Yine de "beni ilgilendirmez ben doğru bulmuyorum" diyebilirsiniz o zaman da bu örgütlerin azınlığı değil çoğunluğu temsil ettiğini azınlık olanın "tedavi edilir" diyen uzmanlar olduğunu hatırlamakta fayda var.

Küresel çete derken kapitalizm ile şekillenmiş emperyalist mantıktan bahsettiğinizi varsayıyorum. Gerek LGBTİ bireyler ile ilgili teoriler gerekse genel olarak toplumsal cinsellik ile ilgili teoriler eşcinselliğin kapitalizm tarafından istenmeyen bir olgu olduğunu savunur. Son yıllarda batıda bunun değişmiş olması şaşırtmasın. Sermaye aslen heteroseksüelliği ve sadece üremek için yapılan seksi uygun bulur. Bu konuda yazan ilk kişilerden biri Foucault'dur.

Anne babanızı seçememek ile özgür olmak arasında nasıl bir bağlantı kurduğunuzu tam anlayamadım. Dünyadaki her insanın belli hak ve özgürlükleri vardır. İstediği dine inanma veya inanmama gibi. Cinsel yönelim (tercih değil yönelim) ve bu yönelimi yaşamak bu temel hak ve özgürlüklerden biridir. Türkiye'nin de altında imzası olan pek çok uluslarası anlaşmada da belirtilmiştir.

Tarık Gandur, Din ile ilgili söylediklerinize birşey diyemeyeceğim. Benim görüşüme göre hiç kimse kendi görüşünü bir başkası zorla kabul ettirme hakkına sahip değildir. Bu din de olsa bana göre değişmez. Sizin yok dediğini özgürlük ise en başta istediğini düşünebilme ve bunu dile getirebilme özgürlüğüdür.

İbrahim Öztürk, Bilgileriniz için teşekkürler belki olaya dini inanışlarımdan dolayı anlam veremiyor olabilirim.Ancak daha fazla araştırmam gerektiği konusunda farkındalık oluşturduğunuz için ayrı teşekkür ediyorum size.

Tarık Gandur, Ben teşekkür ederim. Bu konuda CETAD'ın guzel kaynakları var ve din ile ilgili çeşitli tasvirlere bakarak yapılan araştırmalar da var. Belki bakmak istersiniz.

Brokeback Mountains filmi. Korsan cd lerdeki adı ise 'Ibne Kovboylar' 😁
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

422 Görüntülenme23 Takipçi17 Yanıt