Bilmek istediğin her şeye ulaş

Çocuklar sizce neden depresyona girer?

En başta gelen neden kıskançlıktır . Kardeş kıskançlığı çocuklarda çok farklı formlarda ortaya çıkabilir . Bazan aşırı sevgi gösterileriyle , bazan da içe atılarak depresyon şeklinde kendini belli eder . Profesyonel tekniklerle anlaşılabilir bu kıskançlık . Eğer kıskançlık değilse aile içi davranışlardan kaynaklanan olumsuz duygular da depresyona yol açabilir . Kaybetme korkusu , istenmediğini ve sevilmediğini düşünme , değersizlik duygusu çocuğu depresyona itebilir . Bunlar benim okul çağındaki çocuklarda gözlemlediğim depresyon nedenleri . Bir de aileden çok sevdiği birilerinin kaybı da ciddi anlamda mutsuzluk verebilir . Ölen veya evlenip giden bir yakın çocukları beklenmedik bir düzeyde etkilemiş olabilir .
  • Paylaş
Depresyon birikmiş stresin dışavurum şeklidir. Çocukta depresyon, kendisinden (yani fiziksel bir rahatsızlığının olması), genetik ya da çevresinden kaynaklanabilir.
Örneğin, öğrenme ve yazma güçlüğü olan bir çocuğun okuma yazmayı öğrenme süresi ile normal bir çocuğunki eşit olmayacaktır. Ya da dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bir çocuk derslerinde normal bir öğrencinin yakaladığı başarıyı yakalayamayacaktır. Bu durumda, ailesinin bunu çocuğun haylazlığı ve ders çalışmayı istememesi olarak algılayıp çocuğu çalışmaya zorlaması, fiziksel veya duygusal şiddet uygulaması sonucunda çocuk üzerinde bir baskı hisseder. Bunun sürekliliği, çocukta kaygıya, başarısızlık ve değersizlik hislerine ortam hazırlar. Tüm bunların birikimiyle çocukta depresyon belirtileri olarak adlandırdığımız, sosyal hayattan kendini çekme, sürekli hüzün hali, uzun süren mutsuzluk, iştah artışı ya da azalması, isteksizlik, öfke, bağırma ve ağlama nöbetleri, huysuzluk, değersizlik ve suçluluk hissi vb. belirtiler baş gösterir.
Diğer bir sebep ise direkt olarak çocuğun çevresi ile ilgili olduğunu düşünüyorum. Örnek verecek olursak; ebeveynlerin kendi aralarındaki problemler, çocuğun (11-12 yaşına kadar soyut düşünebilme yetisi olmadığından) bu problemlere kendisinin sebep olduğunu düşünmesine yol açabilir. Bu da suçluluk duygusuna ortam hazırlar.
Çocuğun temel fizyolojik ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanmaması da değersizlik, güvensizlik ve ilgi eksikliği hissine sebep olup ağlama ve bağırma gibi sonuçları doğurabilir.
Ve yine yapılan en büyük hatalardan biri, “çocuktur anlamaz” düşüncesiyle çocuğa birçok şeyin düzgün açıklanmaması ve bunun geçiştirilmesidir, oysaki 12 yaşından önce soyut kavramları anlayabilecekleri ölçüde somutlaştırarak örnekler vererek, çocuk ile konuşarak, sabırla düzgün bir iletişim kurulmasının en doğrusu olduğunu düşünüyorum. Ve doğru iletişimin de çevreden kaynaklanan sorunları en aza indirgeyeceğini ve fiziksel problemlerinin çözümünde en büyük desteklerden biri olduğu inancındayım.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

43 Görüntülenme4 Takipçi2 Yanıt

Konu Başlıkları