Bilmek istediğin her şeye ulaş

Çocuklarda inatçılığın üstesinden nasıl gelinir?

Çocukla inatçılık olur! Ancak inatçı davranışlar olmaz. Çocuğun yapmak istediği davranış veya istediği bir şey yanlış olduğunu bildiğimiz halde "inatçılık yapmayayım" ya da "yazık çocuğa" diyerek boyun eğmek çok büyük bir yanlıştır. Ancak aynı oranda, önemsiz bir konu da ebeveynin yaptığı inatçılık da yanlıştır. O yüzden çocuklar hakkında karar verirken kesin kararlarımız olmalı. Eğer kararınız yoksa düşünüp de cevap verin. Önce yasaklayıp daha sonra çocuğun ısrarından sonra verilen izinler inatçılık davranışını pekiştirmektedir. Durumun derinine inecek olursak; çocuğun inatçılığı çevresinde görmesiyle inatçılık davranışı başlar ve önüne geçilmezse bu davranış daha sonraları çok büyük sorunlara yol açabilir. O yüzden öncellikle kendi davranışlarımızı gözden geçirmeliyiz. Çevremize karşı inatçı davranışlarda bulunduğumuz sürece çocuk da bizi rol model olarak benimseyerek bizi taklit edecek ve inatçılık davranışı onda oturmaya başlayacaktır. İş işten geçti ve çocuğumuz çoktan inatçılık yapıyorsa bu durumda çocuğun inatçılık davranışını kabaca ikiye ayırıp ona göre değerlendirelim. Birincisi, çocuk bazı zamanlarda inatçılık yapıyor ve bu davranışı sergilediğinde ikna etmek zor oluyor. O halde yapmamız gereken; kesin kurallar konulmalı (mümkünse kurallar çocukla beraber anlaşarak konulmalı) ve kuralların dışına çıkılmamalı. Özellikle de çocuk ağladığında ve inatçı davranışlar sergilediğinde. İkincisi, çocuk çoğu zaman (özellikle küçük yaştaki çocuklarda "bu kırmızı renk" dendiğinde "hayır, sarı" gibi şeklinde ikna etmeye dönük aşırı inatçılık davranışları olabilir; ayrıca ergenlikte de aşırı bir inatçılık söz konusu olabilir. Ancak ergenlik başlı başına ayrı bir psikoloji olduğu için burada bahsetmeyeceğim.) inatçılık yapıyor ve bu davranışı sergilediğinde vazgeçen taraf hep ben oluyorum. Malesef bu durum çok daha ciddi çözümler istiyor. Çocuğumuz inatçılıkla elde ettiği kazançların farkında ve bundan nemalanıyor. Biliyorum, çocuğunuzu çok seviyorsunuz ancak artık günü değil geleceği düşünmeliyiz. Üniversitede hocamın güzel bir sözü vardı hemen yazmıştım: "çocuğuna şimdi kıymayan, onun geleceğine kıyar. " çocuğumuzun ilerde yaşayacağı muhtemel sorunları burada yazmayacağım. Ancak lütfen buna dur diyelim. Dur demenin en büyük adımı, otoritenin siz olduğunu fark etmesini sağlamanız. Birinci durumda olduğu gibi kesin kurallar konulmalı ve buna uyulmalı. Bunun yanında ise çocuğunuz örneğin çikolatayı çok seviyor ve sürekli onun için ağlıyorsa eve kesinlikle almayın. İstediğinde evde olmadığını ve alamayacağınızı güzelce somut bir şekilde gösterin. Dışarı çıktığınızda onun ağlamasını engelleyemecekseniz sakın otorite kurmaya çalışmayın. Bir dediğini iki etmeyin. Ancak bir süre sonra çocuğumuz daha normal seviyelerde inatçılık yapmaya başladığında kurallarınızı genişletin. Örneğin dışarda çikolata almasına göz yumarken artık yemek yemeden asla yiyemeyeceğini güzelce anlatın, kuralı koyun ve benimsemesi için ikna edin, uygulayın... Daha kısa yazmak yarar sağlamayacağını düşündüğüm için sanırım çok uzun oldu. Tabi ki halen tam açıklık getirememiş de olabilirim :)
  • Paylaş
1

June, Ancak bu kadar güzel yorumlanabilirdi şu an oğlumu gözümün önüne getirdim arada oda bu kareketleri sergileyebiliyor, kesin kati tavrımı koyarak hareket etmem gerektiğini anlıyorum teşekkürler...

Bi kere çocuğun inatçılığının üstesinden gelmek için onunla inatlaşmamak gerekir, mesela bu inatlaşmalara alışveriş mağazalarında rast geliyoruz: çocuk çok fazla çikolata almak istiyor, anne-baba kızıyor ve çırpınmalar başlıyor, anne- baba sinirleniyor, bağırmalar başlıyor vs vs... Tablo az çok canlanmıştır zihinimizde... İşte burada ya markete gelmeden bi anlaşma yapmak gerekirdi, ya da çocuğun olumsuz davranışını ''söndürmek'' için yanıtsız bırakmanız gerekir... Tabi çocuğun kaç yaşında olduğu önemlidir, bu çerçevede sorunun cevabı da şekillenecektir; ancak çocuklara davranışta ebeveynlerin tutarlı ve uyumlu davranması çocukların davranışlarının şekillenmesinde önemlidir... .
  • Paylaş
Herhangi birşeye sahip olmak, biryere ulaşmak gibi kelime anlamı olarak 'olumlu yönde' olan inatçılıklar varsa ve istediği şeyi elde ettiğinde siniri geçiyorsa, bu biraz çocugun hırslı kişiliği ile ilgilidir. Siz farkında olmayabilirsiniz ama o bir şekilde birileri ile yarış, rekabet halinde olabilir. Diğerlerinden üstün olmak, yada sahip olduklarını paylaşmamak ya da hızlı olup o şeyi önce kapmak yoksa ona kalmayacağını düşünmek gibi sebepleri olabilir. Öncelikle onu bu rekabet ortamından uzak tutmak ve paylaşım konusunda güvende hissetmesini sağlamanız gerekir.
Ancak bahsedilen şey, her durumda sırf karşı fikirde olmak uğruna inatlaşması ise; mesela dışarı çıkarken giyinmek istememek, orada eğleneceğini bildiği halde oyuna dahil olmayı reddetmek gibi : burada aslında kendince bir isyan, size karşı bir protesto söz konusudur. Konu ile hiç alakası olmayan bir sebebi bile olabilir, ama mutlaka birşeye takılmıştır. Onu istemediği bir okula, sevmediği bir bakıcıya maruz birakıyor olabilirsiniz mesela, o bu konuda açık bir şikayet dile getirmiyor ama herşeye direnerek öfkesini ortaya çıkarıyor olabilir. İletişim yetenekleri henüz yeterince gelişmemiştir, içinde kopan fırtınaları anlamanız için çok doğru gözlemlemeniz, onu neyin 'üzdüğünü' bulmanız gerekmektedir. Hiç kolay olmayan bu süreç için sabırlı ve tutarlı olmalısınız.
  • Paylaş
Kendinizi onun yerine koyun ... siz de bir zamanlar onun gibi çocuktunuz , empati yapın bol bol ve sevginizi sınırsız vermeyin. çünkü sevmenin de sevilmenin de hayatta sınırları olması gerekir. Onun yaşına inin bazen oyunlar oynayın, iyi insan olun ki sizi örnek alsın, masallar okuyun herşeyi elinin altında zannetmesin ve disiplin kuralları içinde bunları bir deneyin :)
  • Paylaş
Bir çocuğun isteği, ağladıktan sonra gerçekleştirilirse, başarıya giden yolun ağlamak olduğunu öğrenecektir. Ebeveynlerin bu konuda kararlı olması gerekir.
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

196 Görüntülenme10 Takipçi5 Yanıt