Bilmek istediğin her şeye ulaş
2. Murat zamanında kurulmuştur. Zamanla bazı değişikliklere uğramıştır.
Osmanlı devletinin son zamanlarına kadar varlığını sürdürmüş bir eğitim kurumudur.

Genellikle hıristiyan ailelerden devşirilen çocukların zeki ve dikkat çekenleri saraya alınarak özel olarak yetiştirilirler. Fatih Sultan Mehmet döneminde daha da geliştirilmiştir.

Tarih

Burada gösterilen alanlar;
  • Kur' an- Kerim, Tefsir,
  • Hadis,
  • Kelam,
  • Dini dersler,
  • Edebiyat, Şiir, Dil Bilgisi
  • Arapça,
  • Farsça,
  • Matematik, Coğrafya, Mantık
  • Çeşitli sanat kolları ve spor alanları
  • Paylaş
Osmanlı İmparatorluk sarayında iç örgütlenme ve burada bulunan şimdiki üniversite seviyesindeki yüksek okul "Enderun" diye isimlendirilirdi.

"Oda" olarak isimlendirilen 7 bölüm, "Enderun" un bütününü meydana getirirdi. Bu odaları şöylece sıralayabiliriz :

1 - Küçük Oda

2 - Büyük Oda

3 - Doğancı Odası

4 - Seferli Odası

5 - Kiler Odası

6 - Hazine Odası

7 - Has Oda

Galata Sarayı, Edirne Sarayı, İbrahimpaşa Sarayı, İskender Çelebi Sarayı gibi resmi okullardan, Büyük ve Küçük Odalar denilen sınıflara zeki, yetenekleriyle öğretmenlerinin taktirini kazanmış, yakın ilgilerine hedef olan öğrenciler alınır, burada özel bir eğitim görür ve geleceğin devlet memurları olarak yetiştirilirdi. Enderun'a alınan öğrenciler arasında, büyük devlet adamlarından bazılarının çocukları da bulunurdu. Ancak, bunların alınmaları için padişahın emri gerekliydi.

Enderunda Türk, Arap, Acem dilleri, edebiyatları, dini bilgiler, askerlik sanatının incelikleri öğretilirdi. Yeteneği olanlar, güzel sanat öğrenimi için ayrılırdı. 16. Yüzyılda Küçük ve Büyük odalarda 160 öğrenci olduğu halde, daha sonraları öğrenci sayısı 400 ü bulmuştu. 1675 yılında kaldırılan "Doğancı Koğuşu" yerine, daha yüksek seviyede öğrenciler için 1635 yılında kurulmuş olan "Seferli Koğuşu" ndan yararlanılıyordu. 17. Yüzyıl sonlarına doğru, bu sınıfta 100 ü aşkın öğrenci olduğu bilinmektedir. Bu öğrencilerin en kıdemsizi "subay" derecesindeydi. Bunların başında "Saray Kethüdası" ve 12 subay vardı.

"Kiler Odası" daha yüksek seviyede olup, Fatih tarafından kurulmuştu. Bu sınıfın yönetim ve düzeninden "Kilercibaşı" sorumluydu. "Hazine Odası" daha yüksek seviyedeydi. Bu koğuş da Fatih tarafından kurulmuştu ve "Hazinedarbaşı" diye tanımlanan komutan rütbece "sancakbeyi" ne eşitti.

Hazinedarbaşı, yaklaşık olarak 2000 işçinin çalıştığı saray atölyelerinden de sorumluydu. Maiyetinde yüksek rütbeli 5 subay vardı. Hazinedarbaşı'nın ve maiyetindekilerin en büyük görevi, 2 daire halinde 4 salonu kaplayan Enderun hazinelerini korumaktı.

Hazinedarbaşı, gündeliği şimdiki 600 Türk lirasına yaklaşık bir maaş alırdı. Saray hizmetinden ayrıldığı an "beylerbeyi" atanırdı. O tarihin "beylerbeyi", şimdinin orgeneral rütbesine eşitti.

Enderun'un en yüksek kademesi "Has Oda" örgütüydü. "Has Oda", Fatih döneminde 32 subayla kurulmuş, Yavuz Sultan Selim zamanında subay sayısı 40 a çıkarılmıştı.

Bu örgütün en yüksek subayı olan Hasodabaşı'nı, rütbe sırasıyla Silahtar, Çuhadar ve Rikaptar'dı. Hasodabaşı, aynı zamanda bütün Enderun örgütünün de başı durumundaydı.

Hünkar Müezzini, Sır katibi (şimdiki özel kalem müdürü) Sarıkçıbaşı, başçuhadar (hükümdarın ayakkabılarıyla ilgilenirdi ),kahvecibaşı, berberbaşı, tüfekçibaşı ve tırnakçıbaşı (her Perşembe günü hünkarın tırnaklarını keserdi),Has Odanın diğer önemli kişileriydi.

Enderun örgütü 1833 yılında II. Mahmut tarafından kaldırılmıştır. Enderun'da öğretime çok özen gösterildiğinden, bu örgütten gerek siyasi ilimler, gerekse güzel sanatlar alanında gerçekten değerli kişiler yetişmiştir.
  • Paylaş
Bir şeyin iç yüzü, büyük konakların iç kısmı; eski saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu kısım.

Topkapı Sarayı'nda da Babüssaade veya Akağalar bölümünden sonra başlayan kısmın adı.

Padişahın günlük hayatını geçirdiği Enderun, Osmanlı siyasi tarihinin de bir anlamda sahnesidir. Enderun, ayrıca İmparatorluğu yönetecek elemanların yetiştirildiği bir okuldur. Bu özellikleri ile devlet yönetiminde hizmet alanı ve sarayın en önemli bölümüdür. Enderun Murad Hüdavendigar tarafından yaptır-tılan Edirne Sarayı'nda bu amaçla ayrılan bir bölümde kurulmuştu. Ancak kuruluşu gerçekleştiren kesin çizgileriyle ilk padişah Fatih oldu. Onun kanunnamesinde enderun halkının görev, hak ve yetkileri tek tek belirtildi. Sonraki hükümdarlar tarafından teşkilat geliştirildi. Töre, gelenek ve örfleri kesin çizgileriyle belirerek, imparatorluğun yıkılış tarihine kadar yaşadı.
  • Paylaş
Bir şeyin iç yüzü, büyük konakların iç kısmı; eski saraylarda harem ve hazine dairelerinin bulunduğu kısım.

Topkapı Sarayı'nda da Babüssaade veya Akağalar bölümünden sonra başlayan kısmın adı.

Padişahın günlük hayatını geçirdiği Enderun, Osmanlı siyasi tarihinin de bir anlamda sahnesidir. Enderun, ayrıca İmparatorluğu yönetecek elemanların yetiştirildiği bir okuldur. Bu özellikleri ile devlet yönetiminde hizmet alanı ve sarayın en önemli bölümüdür. Enderun Murad Hüdavendigar tarafından yaptır-tılan Edirne Sarayı'nda bu amaçla ayrılan bir bölümde kurulmuştu. Ancak kuruluşu gerçekleştiren kesin çizgileriyle ilk padişah Fatih oldu. Onun kanunnamesinde enderun halkının görev, hak ve yetkileri tek tek belirtildi. Sonraki hükümdarlar tarafından teşkilat geliştirildi. Töre, gelenek ve örfleri kesin çizgileriyle belirerek, imparatorluğun yıkılış tarihine kadar yaşadı.

Enderunda ilk okulu Sultan I. Murad saray hizmetlerinde çalışacak görevliler yetiştirmek üzere Edirne'deki eski sarayda kurdu. Üç sınıflı olan bu okulda birinci sınıfa seferli koğuşu, ikinci sınıfa Kiler koğuşu, üçüncü sınıfa da Hazine koğuşu denirdi. Okulda Kur'an, ilmihal, tecvid, akaid ve mesail-i diniye gibi dersler okutulurdu. Sultan II. Murad devrinde bu derslere tefsir, fıkıh, hadis, efraiz, şiir ve inşa, musiki, heyet hendese, coğrafya, ilmi kelam, siyer-i nebevi, mantık, belagat, felsefe dersleri eklendi. Ve bu dersleri okutmak için çeşitli İslam ülkelerinden bilginler getirtildi. Fatih İstanbul'u aldıktan sonra, Eski ve yeni saraylara bu mektebi taşıdı. Edirne'den seçilen bazı enderunlu gılmanlar, İstanbul'a getirtildi. II. Bayezid Galatasaray'da ikinci bir Enderun okulu açtırdı. Bu okulda ilk öğrenim yapılırdı. Okutulan dersler Kur'an, Arapça, Farsça, hüsnühat (güzel yazı) ve musiki idi. Galatasaray Enderun'unu bitirenler Yeni Saray'daki Enderun Mektebi'ne girerler ve öğrenimlerini burada tamamlarlardı.

1570 yılında Galatasaray Mektebi II. Selim tarafından kapatıldı ve gılmanlardan bir kısmı da Eski Saray'a gönderilerek Galatasaray, medrese haline getirildi.

Enderun teşkilatı, Enderun öğretmenleri, hocaları ve sarayın iç hizmet görevlilerinden oluşurdu. Teşkilatın bölümleri a-Küçük Oda b-Büyük Oda c-Doğancı Odası d-Seferli Odası e-Kiler Odası f-Hazine Odası g-Has Oda, olmak üzere yediye ayrılır.

Bu teşkilat II. Mahmud devrinde köklü değişiklikler geçirdi. Vaka-i Hayriye'den sonra orduda yapılan yeniliklere paralel olarak gelişme gösteren değişikliğin ilki, Enderun-ı Hümayun Nezareti'nin kurulması oldu. Daha sonra Mabeyn-i Hümayun Müşirliği kuruldu. Enderun ağalarının yerlerini mabeynciler aldı. 1839'da ise mabeyn müşirliği unvanı "serkurenalık" adıyla değiştirildi.

Enderun'a en ağır darbe, Sultan Abdülmecid'in Dolmabahçe Sarayı'nı yaptırmasından sonra indirildi. Topkapı Sarayı, Devlet'in merkezi olma niteliğini kaybedince, Enderun'da sönmeye ve unutulmaya mahkum oldu. Bunun bir sonucu olarak, Hırka-i Saadet ve Hazine-i Hümayun hizmetleri hazine kethüdalarına bırakıldı. II. Abdülhamid devrindeyse bütünüyle ihmal edildi. II. Abdülhamid ödüllendirmek istediği tüfekçi, kapıcı, ahçı oğullarını, akrabalarını buraya göndermekle, Enderun'un eski usul ve eğitimini bozacak derecede büyük bir kalabalıkla doldurdu. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra, Enderun'da ayıklama yapıldı. Öğrenciler değişik okullara bir kısmı da Dolmabahçe Sarayı'nın hizmetlerine alındı.

XV. Yüzyılda yakın tarihe kadar yönetim, bilim, askerlik, şiir, edebiyat, yazı ve çeşitli sanat konularında yüzlerce değerli adamın yetiştiği Enderunlular arasında, Nakkaş Hasan Paşa, Kemankeş Kara Mustafa Paşa, Hattat Hasan Paşa, Kavukçu Mustafa Paşa gibi hem sanatçı hem asker, hem de idareci olanlar Tırnakçı Hasan Paşa, Baltacı Mehmet Paşa, Sarıkçı Mustafa Paşa, Deli Hüseyin Paşa, Çorlulu Ali Paşa, Şehit Ali Paşa, Kanijeli İbrahim Paşa, Karavezir Mehmet Paşa, Silahtar Ali Paşa gibi yöneticiler vardı. Bunlardan 6O'ı sadrazam, 3'ü şeyhülislam, 23'ü de kaptan paşa olmuşlardır. Silahdar Fındıklı Mehmet Ağa gibi tarihçiler, Vasıf ve Fazıl gibi şairler Enderun'dan çıkan edebiyatçılara örnektir.


Enderun resmi olarak 3 Nisan 1924 tarihinde Topkapı Sarayı'nın (Yeni Saray) müze haline getirilmesi üzerine kaldırılmıştır.
  • Paylaş
Gayrimüslimlerin eğitildiği yer olarak da geçer.
  • Paylaş
Onu biz laz arkadaş söyledi o gerçekte 'Enderin' yanı çok derin anlamında
  • Paylaş
Sonraki Soru
HESAP OLUŞTUR

İstatistikler

523 Görüntülenme6 Takipçi6 Yanıt

Konu Başlıkları